T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA "TÜRK MİLLETİ ADINA "
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/186 Esas
KARAR NO : 2024/521
..
DAVA : Alacak (Adi Ortaklık Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/03/2022
KARAR TARİHİ : 10/07/2024
KARAR YAZMA TARİHİ : 16/07/2024
Mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonucunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ;
DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Müvekkilin Alüminyum işi ile ilgilenen tamir, bakım , tadilat işleri yapan bir zanaatkar olduğunu, müvekkili davacı ile davalı firma yetkisi ... ihalesine katılmak için bir araya geldiklerini, davacı müvekkili ile davalı şirketin verdikleri teklif ile ihale işini aldıklarını, bunun üzerine müvekkili ile davalı şirket arasında 23/11/2021 tarihli " ...2021 yılı ... idari bina tadilat işini ... olarak aldığım işi, ... anlaşmalı olarak beraber üstlenerek ortak yapacağız. başkent organize sanayi ile yapmış olduğumuz sözleşmedeki KDV dahil olarak alacağımız , toplam meblağdan malzeme, işçilik,... yemek, vergi vb, masraflar iş süresi boyunca oluşacak giderler toplam meblağdan düşüldükten sonra geriye kalan meblağ ortak pay edilecektir. ... sadece kendi adına oluşabilecek iş kazası ve yaralanma giderleri ve tazminatından kendi sorumludur. " şeklinde hizmet sözleşmesi imzaladıklarını, davalı tarafın ise 19/11/2019 tarihinde ...ile sözleşme akdedildiğini, müvekkili tarafından işin başlamasından bitirilmesine tüm aşamalardan birebir işin takibini yaptığını, iş için gerekli malzeme alımlarında davalı firma adına fatura düzenlettiğini, fatura - fiş bedelleri 10.709,55 TL olduğunu, 08/01/2022 tarihinde iş teslimi yapıldığını, sonrasında müvekkili talebi ile davalı firma yetkilisi ...bir araya gelerek işin teslimi adına yapılan giderlerde mutabık kalmak istediğini, aralarında var olan sözleşme gereği kalan tutarın ikiye bölüneceği ve tutarı netleştirmek istediğini belirttiğini, ancak davalı firma yetkilisi tarafından her defasında farklı hesaplamalar sunulduğunu, Davalı şirketin yapmış oldukları 23/11/2021 tarihli ticari hizmet sözleşmesi gereği bakiye alacak tutarının bulunduğunu, alacağının tahsil edilmesi mümkün olmadığını anlayınca arabuluculuğa başvurduklarını anlaşma sağlanamadığını davacı müvekkilinin davalı şirketten bakiye alacak tutarının bulunduğunu, buna göre müvekkili davacı ile davalı firma arasında akdedilen ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacağın fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile, şimdilik 25.000,00.TL alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini avukatlık ücretini ve yargılama giderinin karşı tarafa bırakılmasını, talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların haksız ve mesnetsiz olduğunu, görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğunu, davacının davalı şirkette çalışan işçi olduğunu, davacı tarafın taraf olmadığı söz konusu sözleşmeden kaynaklanan herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını, 19/11/2021 tarihinde tadilat işine ilişkin olarak sözleşme akdedildiği tarihte işe başlama hususunda tarih değişikliği yaşandığından ileri tarihli yeni sözleşmeler imzalandığını, ancak davacıya bu sözleşmelerden bir nüsha verilmediğinin iddia edilmiş olduğunu, yeni sözleşmenin imzalandığını davacı yan tarafından da buna göre ikrar edildiğini, dolayısıyla iptal edilen bir sözleşme sunarak hak iddia etmesinin mümkün dolmadığını, davacının belirttiği 23/11/2021 tarihli sözleşmenin ticari hizmet sözleşmesi niteliği taşımadığını, davacı taraf tacir olmamakla birlikte davacı davalı tarafın firmasında çalışan ... olduğunu, 23/11/2021 tarihli sözleşmenin davacının yükümlülüklerine yerine getirmemiş olması sebebiyle taraflarca feshedilmiş olduğunu, davacının işçi olarak ...'lı çalışan olup iş bitiminde de ... kaydının sonlandırıldığını dilekçe ekinde sundukları ödemelerden de anlaşılacağı üzere davacının işçi olup ticari hizmet sözleşmesinin bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde sunduğu el yazısı hesap tablolarının belge niteliği dahi taşımadığını, kimin el ürünü olduğunu ve kim tarafından nereden ele geçirildiği, veya kim tarafından hangi niyetle oluşturulduğunun taraflarınca bilinmediğini, yapılan ödemelerin işçilik ödemesi maaş ödemesi açıklamasıyla davacıya ödendiğini, davacının buna rağmen haksız kazanç elde etmek amacıyla masraf adı atında para gönderdiğini iddia ettiğini, davacının gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu, haksız kazanç elde etme amacıyla davanın açıldığının görüldüğünü, davacının bina tadilat işine ilişkin herhangi bir harcama yapmamış olduğunu, tüm harcamaların davalı müvekkili firma tarafından karşılandığını haksız davanın reddini savunmuştur.
Mahkememizin tensip ara kararı ile, ...ne müzekkere yazılarak 2021 yılı İdari Bina Tadilat İşi Sözleşmesi ile ihaleye ilişkin belgeler ile hak edişler, metrajlar ve kesin hesap kayıtlarının ( CD)'ye kayıt edilerek mahkememize gönderilmesi istenilmiş, davacı vekiline , müvekkili ...'ın hangi vergi dairesine kayıtlı olduğunun bildirilmesi için 2 haftalık süre verilmesine, vergi dairesi bildirildiğinde davacı ...'ın tacir olup olmadığının kayıtlı bulunduğu vergi dairesinden araştırılmasına karar verilmiş olup gelen yazı ve belgeler dosya içerisine alınmıştır. Davalı şirket... olduğu belirtilmiştir.
Davalı vekili tarafından görev itirazında bulunulmuş ise de dava dosyaya sunulan 23/11/2021 tarihli belgeye göre ortaklık sözleşmesi olup adi ortaklık olarak değerlendirileceğinden adi ortaklıktan ve ticari işten kaynaklanan davalar ticaret mahkemesinde görevli olduğundan davalı vekilinin görev itirazının reddine karar verilmiştir.
Duruşmada dinlenen davacı tanığı ... alınan yeminli beyanında: " Davacı benim arkadaşım olur, kendisiyle beraber aynı işi yapıyorum, alüminyum dış cephe üzerine montaj yapıyoruz, bana davalı firma ile iş ortaklığı adı altında ... tadilat işini aldığını söyledi, bana da birlikte yapalım dedi, ben yardımcı olamayacağımı söyledim, yoğunluğumdan dolayı böyle belirttim yaptığımız hesaplama da belirtilen yerin tadilatını 230.000,00 TL tuttuğunu hesapladık, davalı taraf ile bu konuda ortaklık olarak anlaşmışlar ancak ben hangi şartlarda anlaştıklarını bilmiyorum, binanın tadilat dış cephe alüminyum doğramasını tarafların ortak olarak bitirdiklerini davacıdan duydum, ancak iş bittikten sonra hesap kitap paylaşımından dolayı anlaşamadıklarını duydum, daha sonra davacı bana geldi, benden davalı şirket ile kendisinin uzlaştırmamı istedi, şirketin yetkilisi olduğunu duyduğum ...bey ve davacıda olmak üzere oturduk, tarafları anlaştırmaya çalıştım, davalı şirketin yetkilisi... giderlerim oldu, dedi, davacı da giderleri fazla yazdıklarını söyledi, tarafların arasında bir uzlaşma ve anlaşma olmadı, biz tekrar gittiğimizde ...bey ben en fazla 70.000,00 TL verebilirim dedi, davacı arkadaşım ise 88.000,00 TL istedi, taraflar arasında anlaşma olmadı, dedi," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Duruşmada dinlenen davacı tanığı ... alınan yeminli beyanında: " Ben davacının eniştesi olurum, davacıda benim kayınbiraderimdir, kendisi alüminyum dış cephe montaj işleri yapar, bu konuda iş bulmuş ancak firması olmadığından kendi adına çalıştığından öncelikle ortak aradı, çalıştığı arkadaşının yanına gittiğinde işinin yoğun olduğunu söyleyerek arkadaşı bu nedenle bulduğu işte yardımcı olmamış, bunun üzerine davacı davalı şirketin yetkilisi... beyle görüşmüş, ... müdürlük idare binasının tadilat işini yarı yarıya ortak olarak birlikte alarak bu konuda anlaşmışlar, tadilat işini taraflara yaptılar en son paranın paylaştırılması konusunda anlaşamadılar, para davalı taraf şirket olduğundan hakedişler onun hesabına yattığından davacı kendi payını istedi, davalı şirket yetkilisi öncelikle davacının yapmış olduğu 28.000,00 TL masraflarını ödedi, ancak taraf ise yarı yarıya ortaklıktan dolayı 88.000,00 TLnin kendisine ayrıca ödenmesi gerektiğini davalı tarafa söylediğinden kabul etmemiş bende bankacılık üzerine çalıştığımdan davacı eniştem ile birlikte gittik... bey ile görüştük fatura ve muhasebe işlerimden anladığımdan davalı tarafın başka inşaatlarına ait fatura ve inşaat malzeme giderlerini davacı ile birlikte yaptığı ortaklığın hesabına yazdığını tespit ettim, davalı yetkili ise hayır bu iş ortaklığının inşaatının gideri diye söyledi, taraflar arasında anlaşma sağlanamadı, dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Duruşmada dinlenen davacı tanığı ... alınan yeminli beyanında: " Ben davacının eniştesi olurum, davacıda benim kayınbiraderimdir, bu nedenle sık sık görüşüyoruz, davacının kendi firması yoktu, bulduğu işi davacı şirkete söyleyerek birlikte ... müdürlüğünün binasının tadilat işini aldılar ortaklık olarak, alüminyum dış cephesinin değişeceğini söyledi, işi yaptılar ancak daha sonra paranın paylaşılması konusunda taraflar anlaşamadılar, halen bende diğer bacanağım olan ...la beraber davacı kayınbiraderimizle beraber davalı şirketin yetkilisi ile ... bey ile görüşmeye gittik, taraflar yapılan harcama ve masrafları çıkardılar ancak anlaşamadılar, duyduğum kadarıyla davacı tarafa yaptığı masraflar için 28.000,00 TL ödemiş ancak davacı taraf ise 88.000,00 TL ödenmesini istiyordu, ancak bu konuda anlaşma sağlanamadı, davalı vekilinin bana sorduğu soruya göre 28.000,00 TLnin istenen miktar içinde olup olmadığını bilmiyorum, ayrıca ben tanık ... ile bir kere gittim, bacanağım olan diğer tanık ... ile de bir kere olmak üzere toplam iki kere gittim dedi. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Duruşmada dinlenen davalı tanığı ...'in alınan yeminli beyanında: " Ben davalı ... firmasında halen çalışıyorum. Davalı şirkette ince işler ustası olarak çalışmaktayım. Dosya kapsamında bana okuduğunuz 23/11/2021 tarihli adi ortaklık sözlemesinden haberim var. Taraflar ... idare bina tadilat işini birlikte yapmak için anlaştılar. Ancak ... anlaşmaya rağmen malzeme getirmedi. Ancak davacı ... bu idari binan çatı yapımında 17,5 gün çalıştı. Usta olarak çalıştı. Bunun karşılığında ücret ödendiğini biliyorum. Ancak sözleşme kapsamında malzeme de getirmediği gibi, sözleşmedeki işleri de yapmadı. Sadece kendi adına 17,5 gün çalıştı. Adamda getirip çalıştırmamıştır. Benim bilgim görgüm budan ibarettir dedi. Davacı vekilinin bana sorduğu soruya göre de benim olaya vakıf olmamın sebebide davacı ... bir kaç kere davalı şirketin yetkilisi ... beyin yanına gelerek hak ediş almışsın benim payıma düşeni de ver demiş. Davalı şirket yetkilisi ... bey de beni çağırarak davacı ...'in baskın yaptığını söyledi. Ancak davacı ...'e kendisinin çalışma karşısında parasını ödediğini söyledi. Ben gittiğimde davacı ... Arslankılıç'ta ordaydı. Onada davacıya ...e ayıp oluyor davalı şirketin ekmeğini yedin dedim. Salihde bana şirkete ben sizi götürdüm. Buna göre bana fazla para vereceksiniz dedi. Davalı şirketin yetkilisi ...'de ben senin paranı verdim dedi. Benim bilgim görgüm bundan ibarettir dedi. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce tarafların delilleri toplanmış, tüm deliller toplandıktan sonra dosya İnşaat Mühendisi Bilirkişisi ... tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 14/02/2024 tarihli raporda, Yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; Mahkemenin 23.11.2021 tarihli dava konusu sözleşmenin ayakta olduğuna kanaat getirmesi durumunda, sözleşmenin adi şirket hükümlerini ihtiva ettiği, yerinde inceleme sonrasında yapılan mali tespitler sonucunda davacı tarafın 4.008,25.TL bakiye alacağının bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraf vekillerinin beyan itiraz dilekçesi üzerine dosya yeniden değerlendirilmek üzere kök rapor düzenleyen bilirkişi heyetine tevdi edilerek 24/04/2024 tarihli bilirkişi kurulu EK raporunda: Davacı tarafa ödenen 28.000,00 TL tutarın mahsubuna ilişkin olarak her ne kadar yapılan masraflara ilişkin fatura ve ödeme kaydedici fişler bulunsa da –ödeme kaydedici fişlerin işe ait olup olmadığının anlaşılamayacağı- bu faturaların davalı şirket muhasebe kayıtlarına dahil edilmediği, yani davacının fatura ve ödeme kaydedici fişleri davalı şirkete teslim etmediği, bu tutarlar dahil edilse bile tüm giderler düşüldükten sonra ortak pay kararına istinaden maliyet tutarının bu tutar kadar artacağı oysa bakiye alacağı bu tutarın yarısı kadar değişecektir. Bu durum davacının aleyhine gerçekleşmiş olacaktır. Yapılan bu açıklamalar doğrultusunda; kök raporumuzda tespiti yapılmış 4.008,25 TL bakiye alacak tutarını değiştirecek bir husus bulunmamaktadır.
Kök raporlarında herhangi bir değişiklik olmadığı sonucu belirtilmiştir.
Taraf vekilleri raporu kabul etmeyerek yeni bilirkişi heyetinden rapor aldırılması talebinde bulunulmuş olup mahkememizce dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporu da dikkate alınarak davacı ve vekilinin yeni heyetten rapor aldırılması konusundaki taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf talep edilen miktarda dikkate alınarak yazılı kesin delille ispat edilmesi gerektiğinden dava dilekçesinde yemin deliline de dayanıldığı anlaşıldığından davacı ve vekiline yemin deliline dayanacak iseler yemin metnini sunmak üzere 2 hafta süre verilmesine , Davacı ve vekili Yemin metni sunuldukları takdirde sundukları yemin metninin davalı ile davalı şirket yetkilisi olan ...'a tebliğe çıkarılmasına, yemin teklifini kabul etmeleri halinde davalı şirket yetkilisinin gelecek duruşma hazır bulunmasına, karar verilmiştir.
Davacı vekilinin sunduğu, YEMİN METNİ ile; Dava konusu yapılan "... ile ilgili olarak davacı ...'ın tarafımda herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığı hususunda namusum, şerefim ve kutsal saydığım tüm değerler üzerine yemin ederim." şeklinde sunduğu yemin metni davalı şirket yetkilisine ve şirket vekiline tebliğ edilmiştir.
Yemin metnine ilişkin muhtıralı tebligat davalı şirket yetkilisi .. ile davalı vekiline tebliğe çıkartılmış olup davalı şirket yetkilisine 12/06/2024 tarihinde, davalı vekiline 09/06/2024 tarihinde tebliğ olmuş olup Ekte gönderilen yemin metnine göre davacı vekilinin teklif etiği hususları yerine getirmeniz için geçerli bir Özrünüz olmaksızın yemin için tayin olunan gün ve saatte mahkemeye bizzat gelmediğiniz veya gelip de yemini iade etmediğiniz yahut yemini eda etmekten kaçındığınız Takdirde, HMK 224 uyarınca yemin konusu vakaları ikrar etmiş sayılacağınız ihtar ve tebliğ olunmuştur.
Davalı vekili dosyaya sunduğu 09/07/2024 tarihli mazeret dilekçesi sunulmuş ise de mazeretini delillendirmediği gibi mazerete ilişkin tevsik belgede sunmadığından mahkememizin yetkili hakimi olarak da izinli olmak gibi bir durum da olmadığından davalı şirket vekilinin mazeretinin reddine karar verilmiştir. Davalı şirket yetkilisi ve davalı şirket vekili geçerli bir mazeret bildirmeden duruşmaya katılmayarak HMK.nun 224.maddesine göre yemini eda etmekten kaçındıkları tespit edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davacı ile davalı firma arasında akdedilen adi hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacağın istemine ilişkindir. Davacı tarafın davalı şirket ile aralarında imzaladıkları 23/11/2021 tarihli adi hizmet sözleşmesini dava dilekçesi ekinde sunmuştur.
HMK'nun 190 ve TMK'nun 6. maddeleri uyarınca herkes iddiasını ispatla mükelleftir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190. maddesine göre; ''İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.'', TMK'nun 6. maddesine göre ise; ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. '' şeklindedir.
Mahkememizce bilirkişi kuruldan alınan kök ve ek rapor taraf vekilleri tarafından kabul edilmemesi üzerine davacı taraf dava dilekçesinde yemin deliline başvurduğu tespit edilmesi üzerine, bu yemin delilini kulanacaklarını beyan etmeleri üzerine davacı tarafa yemin teklifinde bulunulmuş olup davalı tarafta muhtıralı yemin davetiyesi tebliğ edilmiştir.
Hukuk yargılamasında ispat araçlarından olan “Yemin” 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 225 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Yasa’nın 225. maddesine göre, yeminin konusunu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalar teşkil eder. Bir kimsenin bir hususu bilmesi onun kendisinden kaynaklanan vakıa sayılır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği vakıalar, bir işlemin geçerliliği için, kanunen iki tarafın irade açıklamalarının yeterli görülmediği hâller ve yemin edecek kimsenin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak konular yemin konusu olamaz ...
Tüm dosya kapsamı, iddia, savunma, arabuluculuk son tutanağı, dosyaya sunulan 23/11/2021 tarihli adi ortaklık sözleşmesi ile birlikte toplanan tüm deliller ile dosya kapsamında alınan bilirkişi kurulunun raporları birlikte değerlendirildiğinde, bilirkişiler kök ve ek raporlarında; Davacı tarafa ödenen 28.000,00 TL tutarın mahsubuna ilişkin olarak her ne kadar yapılan masraflara ilişkin fatura ve ödeme kaydedici fişler bulunsa da –ödeme kaydedici fişlerin işe ait olup olmadığının anlaşılamayacağı- bu faturaların davalı şirket muhasebe kayıtlarına dahil edilmediği, yani davacının fatura ve ödeme kaydedici fişleri davalı şirkete teslim etmediği, bu tutarlar dahil edilse bile tüm giderler düşüldükten sonra ortak pay kararına istinaden maliyet tutarının bu tutar kadar artacağını, davacı tarafın 4.008,25.TL bakiye alacağının bulunduğu belirtildiği, kök ve ek raporu taraf vekillerinin itirazı kapsamında, dosya kapsamda genel ispat kuralları çerçevesinde, dava konusu iddiaların ispata muhtaç olduğu sonuç ve kanaatine mahkememizce ulaşılmış olup davacı taraf dava dilekçesinde yemin delile dayanmış olup davacı tarafın sunduğu metinine göre davalı şirket yetkilisi ... muhtıralı yemin davetiyesi tebliğine rağmen, geçerli bir mazeret bildirmeyerek, duruşmaya gelmeyerek, yemin etmekten kaçınmış olduğundan. Yemin muhtırasında belirtildiği gibi duruşmaya gelmeyerek HMK 224 uyarınca yemin konusu vakaları ikrar etmiş sayılacağı ihtar ve tebliğ olunmuş olup davacı taraf dava dilekçesinde; davacı ile davalı firma arasında akdedilen ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacağın şimdilik 25.000,00.TL alacağını talep ettiğinden, hal böyle olunca, davanın kabulü ile, 25.000,00.TL'nin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1)Davanın KABULÜ İLE, 25.000,00.TL'nin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine,
2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.707,75.TL karar ve ilam harcının, dava açılışında davacıdan alınan 426,94.TL peşin harcın düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 1.280,81.TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
3) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13.maddesi uyarınca alınması gereken 1.560,00.TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4) Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 80,70.TL başvurma harcı, 426,94.TL peşin harç, 736,75 TL tebligat ücreti, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 225,00.TL tanıklık ücreti , olmak üzere toplam 7.469,39.TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5) Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00.TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,
Dair, davacı ve vekilinin yüzlerine karşı, ile davalı şirket vekilinin yokluğunda olmak üzere, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nin 345/1. maddesi uyarınca 2 (iki) hafta içerisinde ... kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/07/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.
¸* Bu karar 5070 sayılı kanun gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır*¸