T.C. ... 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/411 Esas - 2025/171
T.C.
...
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/411 Esas
KARAR NO : 2025/171
DAVA : Menfi Tespit (Alım Satım)
DAVA TARİHİ : 16/06/2022
KARAR TARİHİ : 14/03/2025
KARAR YAZMA TARİHİ : 14/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalıya 17/02/2018 Tarihinde 32.640 KG ve halk arasında I4lük ve 16 lık diye tabir edilen demir siparişi verdiğini, demir siparişinin KDV dahil 127.100 TL olduğunu, talep üzerine davalı şirketin aynı gün müvekkilene talep edilen malın faturasını kestiğini, ancak uzun beklemelere rağmen davalı şirketin talep edilen demir miktarını müvekkilene teslim etmediğini, Tacirler arasında alışverişin gerçekleşmesi için talep fatura ve irsaliye ayrıca teslim ve tesellüm tutanağı şart olduğunu, yaklaşık olarak 8 ay sonra müvekkili şirket hakkında davalının ... 14. İcra Müdürlüğünün 2018/15427 Esas Sayılı dosyası ile faturaya dayalı ilamsız icra takibinde bulunduğunu, müvekkilinin malın teslim edilmediğinden bahisle 7 gün içerisinde takibe konu ödeme emrine itiraz etmek üzereyken davalı şirket yetkilisi Yalçın Koç'un müvekkilini arayarak ilgili malın ...'dan tıra yüklendiğini en geç 2 gün içerisinde malın kendisine teslim edileceğini beyan ve taahhüt ettiğini, davalı şirket temsilcisinin sözüne güvenen müvekkilin iyi niyetli olarak icra takibine itiraz etmediğini, Uzun süre beklenilmesine rağmen faturası kesilen malın müvekkiline teslim edilmediğini, müvekkili şirket temsilcisi ile davalı şirket temsilcisinin defalarca malın teslim edilmesi noktasında görüşmeler yaptığını, her defasında davalı şirket temsilcisi sen bir kısım ödeme yap bu ödemeden sonra biz sana malı teslim edeceğiz şeklinde oyalama taktiğine girdiğini, müvekkilinin kısım kısım ilgili borcu ödemeye başladığını çünkü davalı alacaklı taraf bir yandan malı teslim edeceği beyanında bulunurken diğer yandan da müvekkilinin sürekli haciz tehdidi altında bıraktığını, müvekkilin araçlarına haciz ve yakalama yazıldığını, bunun üzerine müvekkilin aşağıdaki tabloda yazılı şekilde borcu ödemeye başladığını; davalı tarafa toplamda 180.794 TL icra dosyasına mahsuben ödeme yapıldığını, Alacaklı vekili ve alacaklı taraf haricen tahsil ettiği miktarların hiç birini icra dosyasına bildirmediğini, alacaklı taraf güveni alacaklı vekili ise görevini kötüye kullandığını, dosya borcunun ilk 5 parçası ödendikten sonra davalı tarafın müvekkilden borcu sabitlemek suretiyle yapılandırma ve bu yapılandırma karşılığında senet tanzim etme talebinde bulunduğunu, amacı icra müdürlüğüne mahsuben alacak olduğu senetleri ciro etmek suretiyle piyasada kullanmak olduğunu, talep üzerine taraflar arasında 17/03/2021 tarihinde dosya borcunu 200.000 TL ya sabitlemek suretiyle 10 adet 20.000 TL lik senet tanzim edildiğini, arada yapılan protokole göre ödemeler düzenli bir şekilde yapıldığı takdirde icra dosyasında işlem yapılmayacağı ve üst üste 2 taksitin gecikmesi veya ödeme yapılmaması durumunda ise o ana kadar yapılan ödemelerin icra müdürlüğünün, geçmiş dosya borcuna mahsup edileceği, karar ve hüküm altına alındığını, müvekkil alınan protokol uyarınca senetlerin ilk 7 adetini yukarıda yazılı olduğu şekilde ödediğini, son 3 adetini ise ödemediğini çünkü o ana kadar bütün verilmiş sözlere rağmen icra takibine konu mal müvekkile teslim edilmediğini, Taraflar arasında yapılan protokol gereğince 2 taksit üst üste ödenmediği için protokol geçersiz duruma düştüğünü, gerek icra dosyasına, gerek alacaklı vekilinin hesabına ve gerekse protokol gereği yapılmış olan senetler karşılığı ödemesinin toplamının 180.794 TL olduğunu, ödenen her bir tarihte icra dosyasından mahsup edildiğinde alacaklı tarafa 839 TL fazladan ödeme yapıldığını, alacaklı taraf malı teslim etmediği, dosya borcunu fazlasıyla tahsil ettiği halde alacaklı vekilinin 01/02/2022 tarihinde icra dosyasına talep açarak müvekkilin maliki bulunduğu 5 adet aracına haciz konulmasını | adet aracına ise yakalama yazılmasını talep ettiğini, müvekkilin maliki bulunduğu 28NN379 plakalı aracı ise emniyet birimlerince yakalanarak otoparka çekildiğini, müvekkilin büyük zarara uğradığını, alacaklı vekilinin müvekkilinin kullanmakta olduğu telefona mesaj atarak, 200.000 TL daha para talep ettiğini, aksi takdirde icra dosyasına devam edileceği tehdidinde bulunduğunu, alacaklı vekilinin hukuki olmayan bu yöndeki talebinin gerçekleştirildiği halde teslim edilmeyen bir mal için müvekkilin 127.100 TL fatura karşılığına toplam ödeme miktarı 380.794 TL olacağını, böyle bir istemde müvekkilinin ticari hayatta batmaya götüreceğini, yapılan ödemelerin açıklamalar kısmına ödemenin davaya konu icra müdürlüğü icra dosya numarası yazılarak yapıldığını, ayrıca iş bu dava sonuçlanıncaya kadar müvekkilinin aracı üzerine konulan yakalamanın haciz kalmak şartıyla kaldırılmasını talep ettiklerini, güncel hukuk genel kurulu kararlarına göre menfi tespit davalarında davacı tarafın davasını ispat yül altında olduğu gibi davalı taraf da aradaki hukuki ilişki nedeniyle üzerine düşen edimi ifa ettiğini ispatla yükümlü olduğunu, ilgili karara göre davalı tarafın ilgili malı irsaliye ve teslim tesellüm tutanakları ile birlikte teslim edildiğini ispatla yükümlü olduğunu” belirterek davalı alacaklı tarafın icra takibine kötü niyetli olarak devam etmesini engellemek amacıyla, ... 14. İcra 2018/15427 Esas Sayılı Dosyasının tedbiren durdurulmasına, açılan Menfi Tespit davasının kabulü ile müvekkilinin ... 14. İcra 2018/15427 Esas Sayılı Dosyası ile birlikte takip talebinde yazılı 127.000,16 TL ile tüm ferileri üzerinden borçlu olmadığının tespitine, açılan İstirdat davasının kabulü ile İcra dosyasına konu faturada yazılı mal müvekkiline teslim edilmediğinden, davalıya yapılan 180.794 TL ödemenin her birinin ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalı taraftan alınıp müvekkiline verilmesine, borç tüm ferileri ile ödenmiş olmasına rağmen alacaklı tarafın tahsil edilen miktarları icra dosyasına bildirmeyip, müvekkilin araçlarına haciz ve yakalama talep edip, işlem gerçekleştirerek müvekkilinin aracının bağlanmasına sebebiyet verdiğinden dolayı, kötü niyetin belge ile sabit olduğundan alacak miktarının %40'ından aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, tensip ile birlikte ... 14. İcra Müdürlüğünün 2018/15427 Esas Sayılı dosyasında takibin durdurulmasına, müvekkilin 28 NN 379 plakalı aracına konulan yakalama şerhinin haciz baki kalmak kaydıyla iş bu dava sonuçlanıncaya kadar kaldırılmasına, vekâlet ücreti ve dava masraflarının davalı üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; menfi tespit davası ve istirdat davasının birlikte açılamayacağını, dava dilekçesinin yasal unsurları taşımadığını, davacının her ne kadar talep ve sonuç kısmında menfi tespit ve istirdat davalarını birlikte açtığını ileri sürse de , söz konusu iki davanın birlikte açılmasının mümkün olmadığını, istirdat davası yönünden dava şartı arabuluculuk görüşmesinin gerçekleşmediğini, istirdat davası bakımından 1 yıllık hak düşürücü sürenin aşıldığını, takip konusu fatura irsaliyeli fatura olduğunu, sözleşme konusu malın davacıya teslim edildiğini, bunun ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, davacının iddialarının mesnetsiz olduğunu, davacının fazla ödemede bulunduğu hususunun gerçek dışı olduğunu, davacı şirketin müvekkili şirkete borçlu olduğunu, davacı ile müvekkili arasında uzun süredir devam eden bir ticari ilişkinin söz konusu olduğunu, işbu sebeplerden ötürü davanın reddini, her bir dava yönünden davacı tarafın dava konusu miktarın %20 sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DAVANIN NİTELİĞİ VE UYUŞMAZLIK:Dava; davacının taraflar arasındaki ticari alım satım sözleşmesi kapsamında düzenlenen fatura alacağının tahsili için başlatılan takip dosyasında ve icra takibi süresince taraflar arasındaki borcu sabitlemek için düzenlendiği senetlerden, kendisine teslim edilmesi gereken malların teslim edilmediğinden bahisle borçlu olmadığının tespiti ve icra tehdidi altında yapmış olduğu ödemelerin istirdadı istemine ilişkin olduğu görüldü. Mahkememiz yetkisine itiraz edilmemiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; menfi tespit ve istirdat davalarının bir arada açılıp açılamayacağı, istirdat davası yönünden arabuluculuk dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediği, istirdat davası bakımında davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı, taraflar arasındaki alım satım ilişkisi kapsamında takibe konu faturaya esas malları davalıdan teslim alıp almadığı, davacının davalıya davaya konu senet ve takibe konu fatura nedeniyle borçlu olup olmadığı, malları teslim almamasına rağmen yapmış olduğu ödemenin ve/veya fazla ödemenin olup olmadığı, davalı tarafça dosyaya sunulan 17/03/2021 tarihli protokolün tarafların borç alacak ilişkisi durumuna bir etkisi olup olmadığı, icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatının şartlarının oluşup olmadığına ilişkin olduğu tespit edildi.
DELİLLER: ... 14. İcra Dairesinin 2018/15427 Esas sayılı dosyası celp edilmiş alacaklısının davamız davalısı, borçlusunun davamız davacısı olduğu, alacaklı tarafından 27/12/2018 günlü 17/02/2018 tarihli 127.100,16 TL bedelli faturadan kaynaklı alacağın tahsili için genel haciz yolu ile takibe geçilmiş olduğu görülmüştür.
Davacı vekili tarafından taraflar arasında akdedilen 17/03/2021 tarihli protokol sureti dosyaya delil olarak sunulmuştur.
Tüm delillerin toplanması ve Davaya konu icra dosyasında güncel kapak hesabı ilgili icra dairesinden celp edilmesi akabinde dosya tarafların ticari defter ve kayıtlarının da incelenmek suretiyle rapor düzenlenmesi için SMMM ve borçlar ve icra mevzuatında nitelikli hesap uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler Mihriban Naillioğlu ve İnci Çamalan 07/05/2023 tarihli raporlarında özetle; Davacı şirket tarafından dava dosyasına sunulan 2 sayfa ticari defter fotokopisi ve davalı
şirketin dosyaya sunduğu 2018 yılı ticari defterin, Tek Düzen Hesap planına göre sadece ana
hesaplar şeklinde kayıtların oluşturulduğu ve yapılan kayıtlarla ilgili açıklama yapılmadığından
işbu dava konusu hususlar ile ilgili inceleme ve tespitin yapılmasının mümkün olmadığı, detaylı
defter kayıtlarının sunulması halinde ihtilafa konu hususlarla ilgili inceleme ve değerlendirme
yapılabileceği,
Davacının davalıya olan icra takibine konu edilmeyen ancak protokolde bahsi geçen borcunun
dayanağı ve tutarı konusunda detaylı defter kayıtlarının sunulması halinde ihtilafa konu bu hususta
inceleme ve değerlendirme yapılabileceği, Davalı şirket tarafından davacı şirkete tanzim edilen 17.02.2018 tarih A-007454 no.lu
127.100,16 TL tutarında faturanın davacı kayıtlarında yer aldığı, ancak faturanın ticari defterde
yer almasının faturaya konu emtinanın tesliminin yapıldığını göstermediği ve bu hususun davalı
şirket tarafından ıspatının gerektiği, ... 7.İcra Hukuk Mah.nin 2022/186 Esas sayılı dosyasından düzenlenen bilirkişi
raporunda 24/02/2022 tarihi itibariyle icra dosya borcunun tahsil harcı hariç 55.578,09 TL olarak
belirlenip (bir kısım ödemelerin protokol gereğince bir kısmının anlaşılamamış olması nedeniyle
dikkate alınmadığı), mahkemece 06/10/2022 tarihinde bu tutar üzerinden hüküm tesis edildiği mütalaa edilmiştir.
Dosya sunulan rapora karşı tarafların beyan ve itirazlarını karşılar şekilde ek rapor düzenlenmesi için yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler Mihriban Naillioğlu ve İnci Çamalan 04/10/2023 tarihli ek raporlarında özetle; Davacı şirket tarafından dosya sunulan yasal defter suretlerinden, davalı şirket tarafından davacı şirkete tanzim edilen 17.02.2018 tarih A-007454 no.lu 127.100,16 TL tutarlı faturanın 21.02.2018 tarih 9 no.lu yevmiye kaydında yer aldığı, davalı şirketin dosyaya sunduğu 2018 yılı ticari defterin, Tek Düzen Hesap planına göre sadece ana hesaplar şeklinde kayıtların oluşturulduğu ve yapılan kayıtlarla ilgili açıklama yapılmadığından işbu dava konusu hususlar ile ilgili inceleme ve tespitin yapılamadığı, bu defa dosya içeriğindeki mevcut veriler üzerinden hukuki takdiri mahkemeye ait olmak üzere faturadan kaynaklanan borç varmış gibi icra dosyasındaki takip yönünden hesaplama yapıldığı, ... 7. İcra Hukuk Mah.nin 2022/186 Esas sayılı dosyasından düzenlenen bilirkişi raporunda 24/02/2022 tarihi itibariyle icra dosya borcunun tahsil harcı hariç 55.578,09 TL olarak belirlenip, mahkemece 06/10/2022 tarihinde bu tutar üzerinden hüküm tesis edilmiş ise de, taraflarınca bu dosyaya (icra takip dosyası) ilişkin yapılan hesaplama neticesinde, davalının faturadan kaynaklı alacağının işbu davanın açıldığı tarih olan 16/06/2022 tarihi itibariyle 61.187,90 TL olduğu mütalaa edilmiştir.
Dosya sunulan rapora karşı tarafların beyan ve itirazlarını karşılar şekilde ek rapor düzenlenmesi için yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler Mihriban Naillioğlu ve İnci Çamalan 20/03/2024 tarihli 2. ek raporlarında özetle; Davacı şirket tarafından dava dosyasına sunulan 2 sayfa ticari defter fotokopisi ve davalı
şirketin dosyaya sunduğu 2018 yılı ticari defterin, Tek Düzen Hesap planına göre sadece ana
hesaplar şeklinde kayıtların oluşturulduğu ve yapılan kayıtlarla ilgili açıklama yapılmadığından
işbu dava konusu hususlar ile ilgili inceleme ve tespitin yapılmasının mümkün olmadığı, davanın
menfi tespit davası olduğu ve davacının borçsuzluğunun tespiti ile istirdat talebini içermesi
nedeniyle taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti, seyri, borç ve alacağa ilişkin cari ilişkinin
varlığı ve süreci bakımından ticari defterlerin sunulmasına ihtiyaç bulunduğu, taraflara ait Ticari
defterler sunulmadan dava konusu uyuşmazlık yönünden hüküm tesisine elverişli bir rapor
tanziminin mümkün olamayacağı, Davacı ile davalı arasında ticari ilişkinin (açık hesap, cari hesap vb.) varlığı bakımından
varsa sözleşmenin sunulmasını, aksi halde icra takibine konu edilmeyen ancak protokolde bahsi geçen borcun dayanağı ve tutarı konusunda detaylı defter kayıtlarının sunulması halinde ihtilafa konu ile ilgili olarak inceleme ve değerlendirme yapılabileceği,
Davalı şirket tarafından davacı şirkete tanzim edilen 17.02.2018 tarih A-007454 no.lu
127.100,16 TL tutarında faturanın davacı kayıtlarında yer almasının, faturaya konu emtianın
tesliminin yapıldığını göstermediği ve bu hususun davalı şirket tarafından ispatının gerektiği, ... 7. İcra Hukuk Mah.nin 2022/186 Esas sayılı dosyasından düzenlenen bilirkişi
raporunda 24/02/2022 tarihi itibariyle icra dosya borcunun tahsil harcı hariç 55.578,09 TL olarak
belirlenip (bir kısım ödemelerin protokol gereğince bir kısmının anlaşılamamış olması nedeniyle
dikkate alınmadığı), mahkemece 06/10/2022 tarihinde bu tutar üzerinden hüküm tesis edilmiş ise
de, tarafımızca bu dosyaya ilişkin yapılan hesaplama neticesinde, davalının faturadan kaynaklı
alacağının işbu davanın açıldığı tarih olan 16/06/2022 tarihi itibariyle 61.187,90 TL olduğu mütalaa edilmiştir.
Akabinde ... 7. İcra Hukuk Mahkemelerinin 2022/186 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu, gerekçeli kararı ve BAM kararı ile yine mahkemelerinin 2024/107 Esas sayılı dosyalarında alınan bilirkişi raporu dosyaya delil olarak celp edilmiş ve dosya yeniden tarafların beyan ve itirazlarını karşılar şekilde ek rapor düzenlenmesi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir, bilirkişiler... .... ... ... ... ... 27/01/2025 tarihli 3. Ek raporlarında özetle; Davacı şirket tarafından dosya sunulan yasal defter suretlerinden, davalı şirket tarafından davacı şirkete tanzim edilen 17.02.2018 tarih A-007454 no.lu 127.100,16 TL tutarlı faturanın 21.02.2018 tarih 9 no.lu yevmiye kaydında yer aldığı, Davalı şirketin dosyaya sunduğu 2018 yılı ticari defterin, Tek Düzen Hesap planına göre sadece ana hesaplar şeklinde kayıtların oluşturulduğu ve yapılan kayıtlarla ilgili açıklama yapılmadığından işbu dava konusu hususlar ile ilgili inceleme ve tespitin yapılamadığı, Bu defa dosya içeriğindeki mevcut veriler üzerinden hukuki takdiri mahkemeye ait olmak üzere faturadan kaynaklanan borç varmış gibi icra dosyasındaki takip yönünden hesaplama yapıldığı, taraflar arasında düzenlenen protokole istinaden borcun 200.000.-TL olarak sabitlendiği, 10 eşit takside bölündüğü, aylık 20.000.-TL taksidin ilk 8 adedinin ödendiği, 25.12.2021 tarihinde 20.000,00 TL ve 25.01.2022 tarihinde 20.000,00 TL'lik taksitlerin ödenmediği, Protokolün ihlalini düzenleyen 6. Maddesindeki düzenleme gereğince protokol kapsamında ödenen 85.000.-TL.lık ödemenin taraflar arasındaki önceki borç ilişkisine mahsup edilmesi ve icra işlemlerine devam edileceği kararlaştırıldığından, taksitlerin 85.000.-TL.lık kısmı önceki borca sayılmak suretiyle yeniden hesaplama yapılmak suretiyle dava tarihi olan 16/06/2022 tarihi itibariyle 102.708,85 TL bakiye borç bulunduğu, İcra dosyasına 09/11/2020 tarihinde ödenen 5.147,56 TL.lık harç ödemesinin tahsilat kalemi olarak dikkate alınmadığı ancak icra dairesince yapılacak nihai hesapta dikkate alınması gerektiği, Dosyaya sunulan icra hukuk mahkemeleri kararlarının kesinleşip kesinleşmediği yönünde dosyada herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı mütalaa edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Toplanan deliller, alınan gerekçeli bilirkişi raporları, taraflar arasında akdedilen 17/03/2021 tarihli protokol, tarafların beyan ve itirazları ve dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde,
Davacı tarafça taraflar arasında akdedilen ticari satım sözleşmesi kapsamında davalı tarafça fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibinde, faturaya konu malların teslim edilmediğinden bahisle menfi tespit ve istirdat istemiyle dava açıldığı, ancak açılan dava dosyası kapsamında davacının faturaya konu malların kendisine teslim edilemediğine ilişkin iddiasını ispat edemediği gibi, takibe ve davaya konu faturanın kendi defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak taraflar arasında düzenlenen protokole istinaden borcun 200.000.-TL olarak sabitlendiği, 10 eşit takside bölündüğü, aylık 20.000.-TL taksidin ilk 8 adedinin ödendiği, 25.12.2021 tarihinde 20.000,00 TL ve 25.01.2022 tarihinde 20.000,00 TL'lik taksitlerin ödenmediği, Protokolün ihlalini düzenleyen 6. Maddesindeki düzenleme gereğince protokol kapsamında ödenen 85.000.-TL.lık ödemenin taraflar arasındaki önceki borç ilişkisine mahsup edilmesi ve icra işlemlerine devam edileceği kararlaştırıldığından, taksitlerin 85.000.-TL.lık kısmı önceki borca sayılmak suretiyle yeniden hesaplama yapılmak suretiyle dava tarihi olan 16/06/2022 tarihi itibariyle 102.708,85 TL bakiye borç bulunduğu, dosya hesabı kapsamında toplam alacağın 165.628,82 TL olarak hesaplandığı dikkate alındığından, davacının ancak bakiye borç düşüldükten sonra kalan 62.919,97 TL'lik kalan borç yönünden borçlu olmadığının tespiti isteminin yerinde olduğu, alınan gerekçeli bilirkişi raporları vasıtasıyla mahkememizce kabul ve tespit edilmiş, bu nedenle davanın kısmen kabulü ile davacının takibe geçilen toplam 165.628,82 TL alacağın, 62.919,97 TL kısmından borçlu olmadığının tespiti ile, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalının kabul edilen miktar yönünden takip yapmakta kötü niyetli olduğu ispat edilmediğinden davacı lehine kötü niyet tazminatı talebinin reddine, davalı yanın tazminat talebinin ise dosyada verilen ihtiyati tedbir kararı uygulanmadığından reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle;
1)A-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davacının ... 14. İcra Dairesinin 2018/15427 Esas sayılı dosyası ile takibe geçilen toplam 165.628,82 TL alacağın, 62.919,97 TL kısmından BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
-Fazlaya ilişkin talebin ve istirdat isteminin REDDİNE,
Davalının takip yapmakta kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE,
B-Davalının tazminat talebinin dosyada verilen ihtiyati tedbir kararı uygulanmadığından REDDİNE,
2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 11.314,10 TL harçtan, dava açılışında alınan 80,70 TL peşin harç ve talep artırım nedeniyle alınan 2.088,15 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.168,85 TL harcın düşülmesi ile kalan 9.145,25 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
3) Davacı tarafından yapılan 80,70 TL peşin harç, 2.088,15 TL tamamlama harcı, 80,70 TL başvurma harcı, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti, 271,50 TL diğer giderler olmak üzere toplam 12.521,05 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4) Davacının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5) Davalının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6) Kullanılmayan avansların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatırana iadesine,
Dair, E-duruşma sistemi üzerinden davacı vekili ve E-duruşma sistemi üzerinden davalı vekilinin yüzüne karşı taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/03/2025