T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2022/499 Esas - 2023/640
T.C.
ANKARA
14. ASLİYE TİCARET
MAHKEMESİ"TÜRK MİLLETİ ADINA"
KARAR
ESAS NO: 2022/499 Esas
KARAR NO: 2023/640
DAVA: Alacak (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 29/07/2022
KARAR TARİHİ: 02/11/2023
KARAR YAZIM TARİHİ: 17/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında 05.12.2019 tarihinde Elektrik Satış Sözleşmesinin akdedildiğini, tarafların ilk bir yıllık sürenin dolması ile birlikte 23.12.2020 tarihinde akdettikleri ek protokol 3. maddesinde 01.01.2021 - 31.12.2021 tarihleri arasında tüm şirket lokasyonları için aktif enerji birim fiyatının 490 TL/mwh olacak şekilde sabitlenmesinin kararlaştırıldığını, davalı tarafından birim fiyat üzerinden faturalandırma yapılmakta iken ilk olarak 30.11.2021 tarihinde sözleşmede kararlaştırılan sabit birim fiyatları uygulamaksızın KLA2021000010352,KLA2021000010351,KLA2021000010350,KLA2021000010349,KLA2021000010348,KLA2021000010347,KLA2021000010346,KLA2021000010345, KLA2021000010344,KLA2021000010343,KLA2021000010342,KLA2021000010341, KLA2021000010340,KLA2021000010339,KLA2021000010338,KLA2021000010337, KLA2021000010336,KLA2021000010335,KLA2021000010334,KLA2021000010333, KLA2021000010332,KLA2021000010331,KLA2021000010330,KLA2021000010329, KLA2021000010328,KLA2021000010327,KLA2021000010326,KLA2021000010325, KLA2021000010324,KLA2021000010323,KLA2021000010322,KLA2021000010321, KLA2021000010320,KLA2021000010319,KLA2021000010318,KLA2021000010317, KSE2021000008808 numaralı ve toplam 2.021.893,67 TL bedelli 37 adet faturayı düzenlediğini, faturalara ... 2. Noterliğinden keşide edilen 16.12.2021 tarihli ve 46679 yevmiye numaralı ihtarname ile itiraz edilerek anılan faturaların iade edildiğini, taraflar arasında doğrudan borçlandırma sistemi yürürlükte olduğundan ilgili fatura bedellerinin müvekkilinden haksız şekilde tahsil edildiğini, davalı şirketin anılan hatalı faturaların hemen akabinde bu defa 31.12.2021 tarihli, KLA2021000011902, KLA2021000011901, KLA2021000011900, KLA2021000011899, KLA2021000011898, KLA2021000011897, KLA2021000011896, KLA2021000011895, KLA2021000011894, KLA2021000011893, KLA2021000011892, KLA2021000011891, KLA2021000011890, KLA2021000011889, KLA2021000011888, KLA2021000011887, KLA2021000011886, KLA2021000011885, KLA2021000011884, KLA2021000011883, KLA2021000011882, KLA2021000011880, KLA2021000011879, KLA2021000011878, KLA2021000011877, KLA2021000011876, KLA2021000011875, KLA2021000011874, KLA2021000011873, KLA2021000011872, KLA2021000011871, KLA2021000011870, KLA2021000011869, KLA2021000011868, KLA2021000011867, KLA2021000011866, KLA2021000011865, KLA2021000011860 numaralı ve toplam 2.433.254,44 TL bedelli 38 adet fatura daha düzenlendiğini, bu faturaların da ... 10. Noterliği'nin 21.01.2022 tarihli ve 002376 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iade edildiğini, davalının fatura bedellerini doğrudan borçlandırma sistemi üzerinden tahsil ettiğini, bilirkişi incelemesi neticesinde ilgili faturalarda taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı birim fiyatlar üzerinden hesaplama yapıldığının tespit edileceğini, böylelikle davalı şirketin sabitlenen fiyat taahhüdüne aykırı şekilde davrandığını, davacının bu tutarlar sebebiyle davalı yana borcunun bulunmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı tarafça müvekkilinden doğrudan borçlandırma sistemi ile taraflar arasındaki ek protokole aykırı olarak düzenlenen faturalar çerçevesinde haksız suretle tahsil edilen enerji bedellerine karşılık şimdilik 10.000,00 TL'nin müvekkili şirket tarafından yapılan ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsilini/iadesini talep edilmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davalı şirketin enerji sekti öncü şirketlerinden olduğunu, Türkiye genelinde yaygın abone ağına elektrik tedarik hizmeti faaliyetini yürüttüğünü, taraflar arasında 05/12/2019 tarihli elektrik satış sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında müvekkili şirketin davacı şirkete son derece avantajlı fiyat ile elektrik tedarik ettiğini ve davacının ciddi bir kazanç elde etmesini sağladığını, sözleşmenin davacı tarafın hukuka ve sözleşme hükümlerine aykırı davranışları nedeniyle feshedildiğini, davalı şirketin ciddi bir zarara uğradığını ve başka ticari faaliyetlerinin bozulduğunu, davacının davasının sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu, hukuki yarar bulunmadığından davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının dava niteliği ve koşulları çerçevesinde işbu davayı açmasının mümkün olmadığını, hukuki ilişkinin sözleşme ilişkisine dayandığını, sözleşme hükümleri uyarınca düzenlenen faturaya karşı davacı tarafından fazla ödendiği iddia edilen meblağın hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davacının davalıya olan borcunu ödemediği ve borcun sözleşme hükümlerinde doğrudan borçlanma sistemi aracılığıyla tahsil edildiğini, bu durum ile ilgili ihtarların bulunduğunu, bu nedenle davanın esasa girilmeden öncelikle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının davasını belirsiz alacak davası olarak açmasının hukuka aykırı olduğunu, hukuki yarar bulunmadığından davanın usulden reddinin gerektiğini, sözde fazla yapılan ödemelerin iadesini talep eden davacının ödemeye razı olduğu birim fiyat ile oluşacak fatura tutarı ile müvekkili şirket tarafından tahsil edilmiş olan tutar arasındaki farkı hesaplayarak işbu hukuki mesnetten yoksun davayı açması gerekirken belirsiz alacak davası açmış olması nedeniyle işbu davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının davalı ile imzaladığı sözleşmede düzenlenen yükümlülükleri yerine getirmediğini, sözleşmenin 1. maddesi uyarınca müvekkili şirketin elektrik enerjisini kullanıma hazır bulundurmayı, sözleşmenin diğer tarafı olan davacının ise kullandığı elektriğin bedelini sürekli olarak ödemeyi taahhüt ettiğini, sözleşmenin iki tarafa borç yükleyen ve sürekli borç ilişkisi oluşturan bir sözleşme niteliğinde olduğunu, tek bir tarafın edimine devam edip diğer tarafın yükümlülüğünü yerine getirmemesinin karşılıklı borç yükleyen sözleşmenin ayakta kalmasına imkân vermediğini, davacının sözleşme hükümlerine göre revize edilmiş fiyat ile düzenlenen fatura borçlarını tam olarak ödemediği ve hemen akabinde işbu davayı ikame ettiğini, davacının bu hamlesinin sözleşmenin kendi kusurundan feshedilmiş olması nedeniyle yol açtığı zarardan kurtularak sorumluluğu müvekkili şirkete yükleme çabasından ibaret olduğunu, davacının basiretli tacir olma yükümlülüklerine ve sözleşme hükümlerine göre revize edilen fiyattan tanzim edilen faturaları tam olarak ödemeyerek müvekkili şirketten haksız olarak iade talep ettiğini, sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut bulunan şartlar önemli surette değişmiş olsa bile artık tarafların sözleşme ile bağlı olmayacağını, buna beklenmeyen hâl şartı ilkesi adı verildiğini, sözleşmelerin yapıldığı zamandaki durumların değişmemesi örtülü şartıyla yapıldığının varsayıldığını, ancak sözleşmenin yapıldığı zamandaki şartların önemli ölçüde değişmesi hâlinde sözleşmeye bağlı kalmayı beklemenin adil sonuçlar doğurmayacağını, Türk Borçlar Kanununda beklenmeyen hal şartının “Aşırı ifa güçlüğü” başlıklı 138. maddede düzenlendiğini, elektrik alım-satım sözleşmelerinde TBK 138. maddenin uygulanabilir olduğu, TBK'nin 138. maddesine göre sözleşmenin kurulmasından sonra sözleşmenin uyarlanabilmesi için olağanüstü bir durumun gerçekleşmesi gerektiğini, özellikle değişen koşulların olağanüstü olmasının yanı sıra objektif nitelikte de olmasının önem arz ettiğini, toplumun tamamını etkileyen olaylar siyasi veya doğal nedenler, savaş, ekonomik kriz ve para değerinin düşmesi, salgın ve bulaşıcı hastalıklar, ani işsizlik, genel açlık, borsa fiyatlarının alt üst olması, ülke ekonomisine etki eden büyük bankaların iflas etmesi, yeni vergilerin yürürlüğe girmesi, ithalat veya ihracat yasağı gibi sebeplerin bu olaylara örnek gösterilebileceği, değişen hâl ve koşullar sebebiyle tarafların yüklendikleri edimler arasındaki denge aşırı ve açık biçimde bozulmuşsa edimlerin dengelenmesi ve adil çözüme ulaşılmasının TMK 2. maddesi kapsamında dürüstlük ilkesinin de gereği olduğunu, davacının tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmede yükümlülüklerini yerine getiremediğini, fatura borçlarını ödemediğini, taraflar arasında ihtarlaşmaların yaşandığı ve nihayetinde DBS ile borç tahsili gerçekleştiğini, kötü niyetli davacının kullanmış olduğu elektrik enerjisi borcunu ödemediğini, tamamen müvekkili şirketin sözleşmede taraflarca imza altına alınmış hakkına dayalı olarak tanzim ettiği faturanın birim fiyatının artırılamayacağı şeklinde sözleşmeye ve hukuk ilkelerine aykırı bir hususu ileri sürdüğünü, davacının muaccel fatura borçlarını tam olarak ödemediği ve hukuki mesnetten yoksun olarak faturaları iade ettiğini, davacının doğmuş fatura borcunu ödemeyerek DBS ile tahsilinden sonra iade talep etmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek davanın öncelikle usul yönünden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise esas bakımdan reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasında imzalanan elektrik enerjisi satış sözleşmesi ve ek protokoller kapsamında düzenlenen faturaların sözleşme hükümlerine aykırı olduğu iddiasına dayalı olarak fazladan ödendiği öne sürülen bedellerin iadesine ilişkin alacağa ilişkindir.
Mahkememizce tarafların delilleri toplanmış ve bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davacı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde rapor düzenlenmesi hususunda ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat uyarınca düzenlenen 17/01/2022 tarihli raporda özetle; davacı Hastavuk Gıda Tarım Hayvancılık San. ve Tic. A.Ş. ve Davalı ...Elektrik Toptan Satış İthalat İhracat A.Ş. Aarasında 05.12.2019 tarihinde Elektrik Satış Sözleşmesi yapıldığı, 23.12.2020 tarihinde de 01.01.2021 - 31.12.2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ek protokol imzalandığı, davacının davalı şirketi 320-07-0006-0009 hesap kodu ile ...Elektrik Toptan Satış İth. ve İhr. A.Ş.320 Satıcılar hesabında takip ettiği, davalının davacıya 2021 yılı Kasım ayında dava konusu 37 adet elektrik aboneliği için 17.12.2021 tarihinde 37 adet fatura karşılığı toplam 2.021.893,27 TL ödeme yaptığının resmi defterlerinden teyit edildiği, ek protokol gereği sabit fiyat ile hazırlanması gereken bu 37 fatura toplamının 1.241.275,47 TL olması gerektiği, Kasım 2021 döneminde 37 fatura için 780.617,81 TL fazla ödeme yapıldığı, davalının davacıya 2021 yılı Aralık ayında dava konusu 37 adet elektrik aboneliği için 17.01.2022 tarihinde toplam 37 adet fatura karşılığı toplam 2.433.346,39 TL ödeme yaptığı, ek protokol gereği sabit fiyat ile hazırlanması gereken bu 37 fatura toplamının 1.282.772,32 TL olması gerektiği, Aralık 2021 döneminde 37 fatura için 1.150.574,07 TL fazla ödeme yapıldığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce görevlendirilen bilirkişiler tarafından düzenlenen 08/05/2023 tarihli raporda özetle; taraflar arasında 04.12.2018 tarihinde imzalanan sözleşme ve eki protokolle enerji satış birim fiyatının tüm aboneler için (PTF + YEKDEM) x 1,014 olarak belirlendiği, bu sözleşmeden sonra 05.12.2019 tarihinde yenilenen sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olan 23.12.2020 tarihinde imzalanan ek protokolünde enerji satış birim fiyatının SABİT ve DEĞİŞKEN olmak üzere 2 ayrı tarife ve 2 ayrı abone grubu koşullarıyla belirlendiği, sözleşme kapsamında faturalaurı davacı aboneliklerinde değişken olan son kaynak tedarik tarifesi ve limitine uygun koşullara sahip olan 2 adet sanayi aboneliği için SKTT ...tarifesinin, bunların dışında yer alan ve düşük tüketimli abone grubunda olan abonelikler için SABİT ...tarifesinden faturalandırılması gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmede “...Enerji birim fiyatı veya nasıl hesaplanacağı ekli protokolde belirlenmiş olup, belirlenmemiş ise abonenin ...'nca onaylanmış, aboneliğine uygun abone grupları ve/veya son kaynak tedarik tarifesi (SKTT) kapsamında tarife ve tarife sınıfı koşullarına uygulanan birim fiyat kullanılacaktır...fosil yakıtların maliyetlerindeki değişimlere, EPİAŞ fiyatlarındaki değişikliklere bağlı olarak fiyatı etkileyen PTF, YEKDEM maliyetinin değiştirilebileceği, fiyatların güncellenebileceği ifade edilmişse de PTF ve YEKDEM'in doğası gereği zaten değişken fiyatlar olduğu ve değişken maliyetli ...tarifesi olan SKTT ...tarifesinin sadece SKTT limitine eşit veya bu limiti aşan abonelere uygulanabileceği, sözleşmenin bu hükümlerine dayanılarak ... tarafından belirlenen SKTT koşullarının değiştirilemeyeceği ve sözleşmenin uyarlanamayacağı, tarafların 23.12.2020 tarihli ek protokol ile 05.12.2019 tarihli sözleşmenin esaslı noktası olan enerji satış birim fiyatında değişikliğe gittiği, sabit ve değişken olmak üzere 2 ayrı fiyat ile 2 ayrı abone grubu belirlediği ve bu fiyatların hangi abone grubuna hangi şartlarda uygulanacağı hakkında anlaşmaya vardıkları, doğası gereği zaten değişken olan tedarik maliyetindeki değişimi gerekçe göstererek SKTT tarifesine tabi olmayan düşük tüketimli abonelere de SKTT tarifesi uygulanması ya da sözleşmenin bu şekilde uyarlanmasının mümkün olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin süresinin 31.12.2021 tarihinde dolduğu, sözleşmenin feshine dair dosya kapsamında herhangi bir belge bulunmadığı, sözleşme ve eki protokole uygun şekilde ve kesinleşmiş PTF ve YEKDEM fiyatlarıyla yapılan hesaplama sonucunda; 01.11.2021-30.11.2021 tarihleri arasındaki 2021/11. Dönem için davacı tarafından fazla yapılan ödemenin KDV dahil 780.618,82 TL olarak hesaplandığı, 01.12.2021-31.12.2021 tarihleri arasındaki 2021/12. dönem için davacı tarafından fazla yapılan ödemenin KDV dahil 1.059.333,36 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafından yapılan fazla ödeme tutarının toplam 1.839.951,48 TL olarak hesaplandığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davacı vekili tarafından sunulan ıslah dilekçesinde; dava değerinin 1.829.951,48 TL arttırılarak 1.839.951,48 TL'ye ıslah ettiklerini, davalının müvekkilinden haksız olarak tahsil edilen enerji bedeli olan 1.839.951,48 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Toplanan deliller ve dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında 01/01/2019 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 04/12/2018 tarihinde davalının satıcı, davacının alıcı olduğu Elektrik Satış Sözleşmesinin imzalandığı, aynı tarihli protokol ile sözleşme uyarınca satışı yapılacak elektrik enerjisine ilişkin birim fiyat hesaplamasının ne şekilde yapılacağının düzenlendiği, taraflar arasında imzalanan ve 01/01/2021 - 31/12/2021 tarihleri arasında geçerli olması kararlaştırılan 23/12/2020 tarihli Elektrik Satış Sözleşmesi Ek Protokol ile ise 04/12/2018 tarihli sözleşme ve protokol ile abonelik grupları dikkate alınmak suretiyle ayrı ayrı olacak şekilde birim fiyat hesaplama yönteminin belirlendiği, buna göre taraflar arasında imzalanan sözleşme ve ek protokol kapsamında Kasım 2021 ve Aralık 2021 dönemlerine ilişkin faturaların SKTT tarifesinde olan abonelikler için birim fiyatın "Enerji Birim Fiyatı = (PTF + YEKDEM) * 1,0089" formülü üzerinden, diğer tarife grubunda yer alan abonelikler için ise "Enerji Birim Fiyatı = 490,00 TL MWh" formülü üzerinden hesaplanarak faturalandırılması gerektiği, davalı tarafından 2021 yılı Ekim ayı dahil faturaların sözleşme ve ek protokol hükümlerine uygun olarak düzenlendiği ve davacı tarafından da fatura bedellerinin davalıya ödendiği, ancak davalı tarafından Kasım 2021 ve Aralık 2021 ayına ilişkin faturaların taraflar arasındaki sözleşme ve ek protokol hükümlerine aykırı olacak şekilde ve tek taraflı olarak yapılan güncelleme ile belirlenen birim fiyat üzerinden düzenlendiği ve davacı tarafından faturaların iade edilmesine rağmen doğrudan borçlanma sistemi üzerinden ödemelerin alındığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 138. maddesinin sözleşmenin tarafının yapacağı başvuru üzerine hakimin müdahalesi ile sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme hakkını tanıdığı, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerine göre birim fiyatın belirlenmiş olması dikkate alındığında sözleşme hükümlerinin tarafların karşılıklı iradeleri ile yada uyarlamaya ilişkin mahkeme kararı ile değiştirilebileceği, dosya kapsamında buna ilişkin bir protokolün yada mahkeme kararının bulunmadığı ve bu hali ile de davalı tarafından tek taraflı olarak sözleşme ve ek protokol ile belirlenen birim fiyatın değiştirilmesinin mümkün olmadığı, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve ek protokol kapsamında belirlenen birim fiyatlara göre bilirkişi tarafından yapılan hesaplama sonucunda Kasım 2021 ayı faturalarında 780.618,82 TL, Aralık 2021 ayı faturalarında ise 1.059.333,36 TL fazla bedelin bulunduğu, davalının tek taraflı olarak sözleşme ve ek protokol ile belirlenen birim fiyatı değiştirerek düzenlemiş olduğu faturalar ile fazladan almış olduğu ödemeleri ödeme tarihinden itibaren davacıya iadesinin gerektiği anlaşıldığından davanın kabulüne, fazladan yapılan ödemelerin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Davanın KABULÜ ile,
1.839.951,48 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, hüküm altına alınan 780.618,82 TL'lik kısmına 17/12/2021 ödeme tarihinden, 1.059.333,36 TL'lik kısmına 17/01/2022 ödeme tarihinden değişen oranlarda AVANS FAİZİ yürütülmesine,
492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 125.687,09 TL harçtan, peşin alınan 170,78 TL harç ile 31.250,99 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 31.421,77 TL harcın mahsubu ile bakiye 94.265,32 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olması nedeniyle suç üstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettiren davacı yararına AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 219.196,12 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Davacının yaptığı 80,70 TL başvurma harcı, 170,78 TL peşin harç, 31.250,99 TL ıslah harcı, 112,60 TL vekalet harcı, 157,00 TL tebligat ve posta gideri ve 7.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 39.272,07 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Davacı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili Av. ... İle davalı vekili Av. ... 'nin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ'ne İSTİNAF BAŞVURU YOLU açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.02/11/2023