T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/6 Esas - 2023/22
T.C.
ANKARA "TÜRK MİLLETİ ADINA "
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2022/6 Esas
KARAR NO: 2023/22
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/01/2022
KARAR TARİHİ: 18/01/2023
KARAR YAZMA TARİHİ: 19/01/2023
Mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonucunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Müvekkili davacı ... aah. Ve Tic. Ltd. Şti. Ortaklığına aralarında gerçekleşen ticari ilişki neticesinde dava dilekçesinde belirtilen ;- 11/03/2021 tarih ve YSM2021000000001 fatura numaralı 5.884,66-TL E-Arşiv faturası,- 11/03/2021 tarih ve YSM2021000000003 fatura numaralı 12.550,09-TL. E-Arşiv faturası,- 16/03/2021 tarih ve YSM2021000000006 fatura numaralı 3.799,25-TL E-Arşiv faturası, - 08/04/2021 tarih ve AYE20210000000021 fatura numaralı 1.623,23-TL E-Arşiv faturası, - 29/04/2021 tarih ve AYE20210000000042 fatura numaratmi 1.500,08 TL E-Arşiv faturası, - 11/09/2021 tarih ve AYE20210000000179 fatura numaralı 10.503,71-TL E-Arşiv faturası, - 11/09/2021 tarih ve AYE20210000000180 fatura numaralı 18.537,09-TL E-Arşiv faturası ve - 11/09/2021 tarih ve AYE20210000000181 fatura numaralı 1.694,90-TL E-Arşiv faturasında Yer alan malları satarak teslim etmiş olduğunu. Ancak davalı-borçlu şirket tarafından davaya konu faturalardan kaynaklanan toplamda 56.093,01-TL ödenmediğini, borcun ödenmemesi üzerine ortaklığı oluşturan ... Yapı Dek. İnş. Otom. Tic. Ve San. Ltd. Şti. ve Venedik Kartonpiyer İnş. Taah. Ve Tic.Ltd. Şti. Aleyhine ... Esas sayılı dosyası ile toplam 56.093,01 TL üzerinden ilamsız takip başlatıklarını Davalı borçlu tarafından 12/11/2021 tarihinde itiraz edilerek takibin durduğunu arabuluculuğa başvurduklarını anlaşma sağlanmadıklarını buna göre davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına davalı tarafın %20 az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafın üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmişler.
DAVALILAR VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Öncelikle, yetki, husumet ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını. Müvekkil Şirketler ile davacı firma arasında sözleşmeye dayalı ilişki bulunmaması, fatura borçlusu gösterilen Erce-Venedik İş Ortaklığının icra takibinde taraf olarak gösterilmemesi, yinede müvekkili şirketin ticari yerleşim yerinin Mersin olduğundan Mersin Mahkemeleri ile İcra Mahkemelerinin yetkili olduğunu , yetki ve husumet itirazlarının göz önüne alınarak işbu davanın usulden reddine, ayrıca icra takibinde iş ortaklığına yer verilmemesi sebebiyle icra takibinin hukuken geçersiz olduğunu, davanın usulden reddi gerektiğini. Esasa ilişkin olarakta faturaların imzasız olması, fatura konusu ürünlerin Müvekkil davalı Şirketler'e tam ve gereği gibi teslim edildiğinin teslim formu, servis fişi ya da sevk irsaliyesi gibi yazılı deliller ile ispatlanamaması nedeniyle işbu davanın esastan reddine, söz konusu faturalardan davacı firma tarafından imza atılmış isede müvekkil şirketlerin faturaların hiç birinde imzasının yer almadığını, davacı firmanın Erce-Venedik iş ortaklığını borçlu olarak gösterip alt kırılmalarında ortaklığı oluşturan şirketlerin ünvanlarına yer vermek yerine adi ortaklığı borçlu taraf olarak göstermemiş olduğunu, davanın reddi gerektiğini. Davacı aleyhine icra takibine konu alacağın %20 oranından az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur.
Her ne kadar davalı vekili tarafından yetki ve zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de mahkememizin ön inceleme duruşmasının 2.nolu ara kararı ile; icra takibi fatura para alacağına dayanmış olduğundan BK'nun 89. Maddesine göre davalı tarafın yetki itirazı ile beraber yine fatura tarihleri de dikkate alınarak zamanaşımı itirazının reddine, Ankara 16. İcra Dairesinin 2021/14499 Esas sayılı dosya suretinin UYAP üzerinden gönderildiği anlaşıldı.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25/05/2021 2018/12-164 Esas, 2021/613 Karar sayılı ilamı ile: "Türk Borçlar Kanunu’nun 620. maddesine göre adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. Ortaklık ilişkisinin kurulabilmesi için iki ya da daha çok kişinin iradelerinin birleşmesi gerekir. Gerçek ya da tüzel kişiler ortak olabilirler. Ortaklık, katılanların karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamalarıyla kurulur ve bir borçlar hukuku sözleşmesidir. Ancak bu sözleşme ile tüzel kişiliği olmayan bir kişi birliği oluşur.
Hukuk Genel Kurulunun 08.10.2003 tarihli ve 2003/12-574 E., 2003/564 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından, aktif ve pasif dava (takip) ehliyeti de yoktur. Bu nedenle takibin veya davanın bütün ortaklar aleyhinde açılması zorunludur. Taraf ehliyeti kamu düzeninden olup, mahkemece kendiliğinden göz önüne alınmalıdır. Ancak, gerçek ya da tüzel kişi olan adi ortaklığın ortaklarından her birinin, adi ortaklık hakkında yapılan takibe yönelik olarak şikâyet haklarının bulunduğu izahtan varestedir.
15. Türk Borçlar Kanunu’nun 638. maddesinin 1. fıkrası uyarınca ortaklık için edinilen veya ortaklığa devredilen şeyler, alacaklar ve ayni haklar, ortaklık sözleşmesi çerçevesinde elbirliği hâlinde bütün ortaklara ait olur.
Elbirliği (iştirak) hâlinde mülkiyet ise yasa veya yasada belirtilen sözleşmeler uyarınca aralarında ortaklık bağı bulunan kişilerin, bu ortaklık nedeniyle bir mala veya hakka birlikte malik olma durumudur. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK)’nun 701–703. maddelerinde düzenlenen elbirliği mülkiyetinin (ortaklığının) tüzel kişiliği olmadığı gibi, ortaklardan her birinin doğrudan doğruya bir hakkı da bulunmamaktadır. Mülkiyet, bir bütün olarak ortakların hepsine aittir. Elbirliği (iştirak) hâlinde mülkiyet türünde malikler, mülkiyet payları ayrılmadığından paydaş değil, ortaktır. Bu ilke TMK’nın 701. maddesinde “...Kanun ve kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti, elbirliği mülkiyetidir. Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına yaygındır...” biçiminde yer almıştır.
Diğer taraftan adi ortakların, ortaklık çerçevesinde borçlanmaları TBK’nın 638. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenmiştir. Her bir ortak ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçtan şahsen, sınırsız ve müteselsilen sorumludur. Bunun aksi de kararlaştırılabilir. Müteselsil sorumluluğun bulunduğu durumda ise TBK'nın 163. maddesinin 1. fıkrası gereğince alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir. " şeklinde belirtmiştir.
Mahkememiz tarafından alınan, SMMM bilirkişi B... E. sayılı dosyasındaki bilirkişi incelemesinde olması nedeniyle incelenemediği belirtilmiştir.
Davalı şirketlerin ticari defter ve kayıtlarının Mersin ilinde olması nedeniyle talimat yazılmış olup, bilirkiş... Esas sayılı dosyasına ibraz edildiğinin bildirildiği belirtilmiştir.
Tarafların raporlara karşı beyan ve itirazları doğrultusunda mahkememizce görevlendirilen bilirkişi ... Ltd. Şti.'nin alacak tutarı olan 56.093,01 TL'yi 05.11.2021 takip tarihi itibariyle takipteki 9016,75 yasal faiz oranı üzerinden işletilecek faiz tutarı ile birlikte talep etme hakkına sahip olduğu, bu anlamda takibin devamının gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, davacı tarafın faturaya dayalı alacağının tahsiline yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasına ilişkindir.
Davalılar vekili tarafından davanın adi ortaklığa karşı açılması gerektiği beyan edilmişse de; Yukarıda belirtilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ilamından da anlaşıldığı gibi; Adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından, aktif ve pasif dava (takip) ehliyeti de yoktur. Bu nedenle takibin veya davanın bütün ortaklar aleyhinde açılması zorunludur.
Tüm dosya kapsamı, iddia, savunma, arabuluculuk tutanağı ile birlikte ... Esas sayılı icra dosyası, davacı ile davalı tarafların ticari defter ve kayıt bilgileri ile birlikte toplanan tüm deliller ile birlikte alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, bilirkişi Bahadır Uysal'ın kök ve ek raporunda belirtildiği üzere; takibe konu toplam bedeli 56.093,01 TL olan 8 adet faturanın hem davacı ... Ortaklığı'nı oluşturan davalı şirketlere inşaat malzemesi ürünlerin satışından dolayı faturaya davayı alacak olarak davacının davalı şirketlerden 56.093,01 TL alacaklı olduğu tespit edilmek ile, buna göre davanın kabulüne karar verilerek, davalının icra dosyasına yöneltilmiş olan itirazının İİK.nun 67/1.maddesi uyarınca iptali ile 56.093,01.-TL alacak üzerinden takip tarihinden itibaren takip talebinde belirtildiği şekilde faiz işletilerek takibin devamına, karar verilmiş olup ayrıca alacak likit olduğundan takip tarihindeki asıl alacak üzerinden davalılardan icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M; Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1)Davanın KABULÜ İLE, Davalının, ... Esas sayılı ilamsız icra dosyasına yöneltilmiş olan itirazının İİK.nun 67/1.maddesi uyarınca İPTALİ İLE, 56.093,01.TL asıl alacağın takip talebinde belirtilen şekilde faiz işletilecek şekilde TAKİBİN DEVAMINA,
2)Asıl alacak likit olduğundan İİK'nun 67.maddesi gereğince asıl alacağın %20'si olan 11.218,60.TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,
3) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.831,71.TL karar ve ilam harcının, dava açılışında davacıdan alınan 677,46 TL peşin harcın düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 3.154,25 TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13.maddesi uyarınca alınması gereken 1.360,00.TL arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
5) Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 80,70 TL başvurma harcı, 677,46 TL peşin harç, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 197,10 TL posta masrafı olmak üzere toplam 3.955,26 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6) Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 9.200,00.TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,
Dair; davacı vekili yüzüne karşı davalılar vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren, HMK.nun 345.maddesine göre 2 (iki) hafta içerisinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı. 18/01/2023
¸* Bu karar 5070 sayılı kanun gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır*¸