T.C. ... 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/116 Esas - 2024/389
T.C.
... "TÜRK MİLLETİ ADINA "
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/116 Esas
KARAR NO : 2024/389
DAVA : Tazminat (Destekten Yoksun Kalma Tazminatı)
DAVA TARİHİ : 16/02/2023
KARAR TARİHİ : 22/05/2024
KARAR YAZMA TARİHİ : 23//05/2024
Mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonucunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ;
DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; 27.08.2009 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda, davalı şirketçe zorunlu trafik sigortalı ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası neticesinde, sürücü konumunda olan ...'ın vefat ettiğini, kaza tespit tutanağına göre ... plakalı araç sürücüsü ...'ın 2918 sayılı KTK m.47/1-d ''trafik güvenliğini tehlikeye düşürmek' kuralını ihlal ederek asli kusuruyla kazaya sebebiyet verdiğini, davalı şirket tarafından düzenlenmiş Karayolları Trafik Zorunlu Mali Sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında kişi başına vefat halinde ödenmesi gereken destekten yoksun kalma tazminat tutarı ve cenaze/defin giderlerinin teminat miktarını 150.000,00 TL olarak belirlendiğini, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek fazlaya ait alacaklar ile munzam zarar, manevi tazminattan kaynaklanan alacak ve maluliyet, kusur ve gelir durumundaki lehe olan değişmelerden doğacak alacaklar saklı kalmak kaydıyla, belirsiz alacak davası olmak kaydıyla şimdilik 54.000,00-TL DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATININ (... için şimdilik 18.000,00-TL, ... için şimdilik 18.000,00-TL, ... için şimdilik 18.000,00-TL) temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılması talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır.
CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, destek şahsın kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri trafik sigortası teminatı dışı olduğunu, müteveffa ...'ın dava konusu kazaya karışan aracın sürücüsü ve işleteni olmakla, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun içtihadı ile değiştirmiş olduğu görüşü doğrultusunda kendi kusuru ile vefat eden sürücünün zararından işletenin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, konu olayda vefat eden kişinin aynı zamanda araç sürücüsü olmakla, trafik sigortası teminatı kapsamında olmayan işbu zarardan müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının kabul edilemeyeceğini, KTK'nun 92. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (h) bendine göre ilgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan taleplerinin teminat kapsamında olmadığının belirtildiğini, olayda da sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan bir talebin söz konusu olduğunu, dolayısıyla genel şartlar gereği de talebin teminat kapsamında olmadığını, kabul manasında olmamak üzere kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere müteveffanın gelirinin resmi belgelerle kanıtlanması aksi takdirde asgari ücret olarak alınması gerektiğini,davacı tarafından, sigortalılarının kusuru ve kusur ile zarar arasında illiyet bağı bulunduğu usulen ispat edilmesi gerektiğini, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere müvekkili şirketyönünden kaza tarihinde temerrüt gerçekleşmiş sayılamayacağından kaza tarihinden itibaren faiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini hükmedilecek faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere hesaplanacak tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılıp yapılmayacağı açısından değerlendirme yapılması gerektiğini, başvuranın gerekli emniyet tedbirlerini (kask ve koruyucu tertibat) alıp almadığının tespitinin gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere hesaplanacak tazminattan hatır taşıması nedeniyle indirim yapılıp yapılmayacağı açısından değerlendirme yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin ön inceleme duruşmasında verilen ara karar ile; her ne kadar davalı vekili tarafından zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de dava destekten yoksun kalma tazminatı olup müteveffanın 27/08/2009 tarihinde vefat ettiği TBK 72 KTK 109 ve ceza zaman aşımı olarak da TCK 66 maddesine göre ölüm vukunda zaman aşımı 15 yıl olduğundan son zaman aşımı süresi 2024 tekabül ettiğinden davalı vekilinin zaman aşımı itirazının reddine, karar verilmiştir.
Kazaya karışan ... plakalı aracın hasar dosyası ZMMS trafik poliçesi davalı sigorta şirketinden celp edilerek dosya içerisine alınmıştır.
Dosya arasında bulunan 27/08/2009 tarihli Trafik kazası Tespit Tutanağına göre, 06 BR0894 plakalı araç sürücüsünün yolun sağında banket kısmında bulunan mucura kaptırıp yoldan savrularak aracının sağ yan kısımları ile banket kısmında bulunan karayolları levhasına çarpıp yol üzerine çıkması neticesinde Ölümlü yaramalı ve maddi hasarlı trafik kazasında, 2918 sayılı KYTK'nun 84. Maddesinde yer alan sürücülere ait diğer kusurlardan 47/1-d: Trafik güvenliği ve düzenli ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak ve yönetmelik hükümlerine uymamak (Yorgun, dalgın, dikkatsiz) araç kullanmak kusurunu ihlal ettiği kaza yeri ve ölçümlerden anlaşılarak kanaate varıldığı belirtilmiştir. Bu kapsamda, mahkememizin 11/10/2023 tarihli duruşmanın ara kararı ile davacıların desteği müteveffa ...'ın sürücüsü olduğu araç mucura kaptırıp tek taraflı olarak trafik kazası yapmış olduğundan buna göre kusur raporu alınmamıştır.
Mahkememizce tarafların delilleri toplanmış, tüm deliller toplandıktan sonra dosya Aktüerya Bilirkişisi ... 'E tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 27/03/2024 Tarihli raporda, 27.08.2009 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle ... 'in hayatını kaybetmesi nedeniyle, taraflar arasında görülmekte olan tazminat davasının yargılaması aşamasında, Mahkemece re'sen bilirkişi olarak seçilmemiz üzerine, dosya ve ekleri tarafınca incelenerek, talep konusu destekten yoksun kalma tazminat miktarına ilişkin rapor hazırlandığını nihai takdirin Mahkemeye ait olmak üzere aşağıdaki sonuç ve kanaatlere ulaşılmıştır. Müteveffa ...'in dava konusu olay sonucu ölmesi nedeniyle, eş ... için 18.000,00 TL, çocuklar ... için 18.000,00 TL ve ... için 18.000,00 TL olmak üzere toplam 54.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiğini, Müteveffanın eşi ...'ın araç işleteni olduğu tespit edildiğinden, müteveffanın eşi için destek payı ayrıldığını, ancak tazminat hesaplamasına dahil edilmediğini, TRH-2010 yaşam tablosu kullanılarak bakiye ömür belirlendiği, 1,8 teknik faiz kullanılmadan, bilinmeyen devre gelirleri her yıl %10 arttırılıp % 10 iskonto edilmek suretiyle, progresif rant yöntemine göre hesaplama yapıldığını, ...'ın dava konusu trafik kazasında hayatını kaybetmesi sonucu; hak sahipleri lehine toplam 1.516.315,21 TL destekten yoksun kalma maddi zararı hesaplandığını, Kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçesi limiti 150.000,00 TL olduğundan, hesaplanan toplam tazminatının ZMMS poliçe limitini aştığını, Davacıların tazminatlarının ZMMS poliçesi limitine garameten dağıtılması sonrasında, davalı sigorta şirketinden; ...'nin 55.997,71 TL ve davacı ...'nin 33.030,14 TL destekten yoksun kalma maddi tazminatı talep edebileceğinin hesaplandığını, Davacı tarafça, davalı sigorta şirketlerine yapılan başvurunun, 30.06.2022 tarihinde tebliğ edildiğinin kargo belgesinden tespit edildiği, Sayın Mahkemece temerrüd koşullarının gerçekleştiğinin kabulü halinde, tebliğ tarihinden itibaren 8 iş günü (09.07.2022-12.07.2022 tarihleri arası Kurban Bayramı resmi tatiline denk gelmektedir.) sonrasına gelen 18.07.2022 tarihinde davalı Güneş sigorta şirketinin temerrüde düşeceğinin hesaplandığını, Dava konusu kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın hususi- otomobil olduğunun ZMMS poliçesinden tespit edildiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davacı vekili tarafından sunulan 02/04/2024 tarihli talep artırım dilekçesinde özetle; 27.03.2024 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak; ... için destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin 18.000,00-TL'den 55.997,71-TL'ye, ... için destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin 18.000,00-TL'den 33.030,14-TL'ye arttırarak, eş ... için ise 18.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 107.027,85,00-TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsili talep etmişlerdir. Talep artırım dilekçesi davalı vekiline tebliğ edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davacıların desteklerinin tek taraflı trafik kazasında ölmesi nedeni ile açtıkları destekten yoksun kalma maddi tazminat davasına ilişkindir.
Destekten yoksun kalma tazminatı; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53. maddesinin 3. bendinde düzenlenmiş olup, “Ölüm halinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpların tazmini gerekmektedir”. Bu maddeye göre, haksız fiilin doğrudan doğruya muhatabı olmayan, ancak bu haksız fiil nedeniyle ortaya çıkan ölüm olayından zarar gören ya da ileride zarar görmesi güçlü olasılık içinde bulunan kimselere tazminat hakkı tanınmıştır.
İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesine göre; ''Destekten yoksun kalma tazminatının doğumu için destek ile tazminat talebinde bulunan kişi arasında bir destek ilişkisi bulunmalıdır. Burada bahsedilen destek ilişkisi hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar. Destek ilişkisinin varlığında destek olunanın ihtiyaçlarının sürekli ve düzenli olarak karşılanması yer almaktadır. Burada ifade edilmek istenen süreklilik ve düzenlilik hali yardımın belirlenen zamanlarda ve belirli miktarlarda yapılması değil, eğer destek ölmeseydi yardımların devam edeceğine dair bir beklentinin bulunmasıdır. Eğer yardım devamlı destek saiki ile değil de, tek seferlik, geçici, düzensiz ya da gelişigüzel zamanlarda yapılıyor ve ileride yardımın devam edeceğine dair bir beklenti yaratmıyorsa , bu durumda desteğin sürekli ve düzenli olduğundan bahsetmek mümkün olmayacaktır".
Türk Borçlar Kanununun ilgili hükümlerinden anlaşıldığı üzere; destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan yardımdır. Bu tazminatın amacı, ölüm olayı olmasaydı ölenin yardımda bulunduğu kimselere yardımda bulunmaya devam edeceğinin düşünülmesi ve ölüm olayının bu süreci kesmesi sonucu destekten yararlanan kimselerin uğradıkları zararın peşin ve toptan şekilde tazmin edilmesi, bu kimselerin ölüm olayından önceki durumlarına kavuşturulmasıdır. Eş deyişle amaç; destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. (Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin 2019/213 Esas, 2019/7417 Kararı)
Burada önemle üzerinde durulması gereken husus, trafik kazasında ölen müteveffanın destek gücünün, anne ve/veya babanın, eşinin ve çocuğunun destek ihtiyacı ile beklenilen destek şeklinin ve miktarının yaşam deneylerine uygun olması gereğidir. Yapılan kolluk araştırmasında ölen müteveffanın, davacı olan bekar kızları ile birlikte yaşayıp ekonomik yönden destek olduğu tespit edilmiştir.
Tazminat hesabına gelince, Borçlar Kanunu hükümlerine göre tazminatın saptanması için öncelikle zararın belirlenmesi gerekir. Bu nedenle ilk olarak zararla ilgili indirim sebepleri uygulanarak gerçek zarar belirlenerek, önce kusur indirimi, sonra da tazminattan indirim nedenleri olan 6098 sayılı TBK’nın 51. maddesinde düzenlenen hatır taşıması indirimi ve 6098 sayılı TBK’nın 52. maddesinde düzenlenen müterafik kusur indirimi uygulanacaktır.
Davacılardan, ... eş, ... ile ... ise trafik kazasında ölen müteveffanın kız çocukları olup, destekleri müteveffa ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracı ile 27.08.2009 tarihinde tarihinde tek taraflı olarak yaptığı taraflı trafik kazasında vefat etmiş olduğu sabit olup dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihi olan 27.08.2009 tarihini kapsayan 12/01/2009 ile 12/01/2010 tarihleri arasında geçerli olan 200200006149787 poliçe nolu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında teminat altına alan davalı sigorta şirketinin kazada davacılar ... ile ... açısından meydana gelen zarardan sorumlu bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacı ... müteveffanın ölümü neden olan ... plakalı aracın isleteni olduğundan, kazaya karışan aracın ZMMS trafik poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketinden talep hakkı olmadığından bu davacı yönünden açılan destekten yoksun kalma tazminatının REDDİNE, karar verdilmiştir.
Davada, davacılar ... ile ... açısından Destekten Yoksun Kalma Maddi Tazminatı yönünden, trafik kazasında ölen müteveffa ...'ın destekten yoksun kalma tazminatı davasında desteğin, davacı olan bekar kız çocuklarına, yanında kaldıklarından destek olduğu yapılan kolluk sosyal ve ekonomik araştırma yazısı ile de tespit edilmiştir. Türk Borçlar Kanununun 55. maddesine göre maddi delillerle hesaplanabilir sürekli ve düzenli fiili bir desteğin varlığı da kanıtlanmamış olsa dahi farazi desteğin karine olduğu kabul edilmektedir. Davacılar ... ile ... açısından desteği müteveffa ...'ın sürücüsü olduğu aracı mucura kaptırıp tek taraflı olarak meydana trafik kazasında kendi ölümüne sebep olduğundan tek taraflı trafik kazasında %100 oranında kusurlu olması, desteğinden yoksun kalan davacılar ... ile ... açısından kaza tarihi olan 27/08/2009 tarihi dikkate alındığında destekten yoksun kalma tazminat taleplerini etkilemeyeceğini, ölenin kusurunun davacılara yansıtılmayacağı. TBK.nun 53/3.maddesine göre ölenin desteğinden yoksun kalan kişiler uğradıkları kayıplar için için tazminat davası açabileceğinden ( Yargıtay HGK.nun 2011/17-787 Esas, 2012/92 Kararı, Yargıtay HGK.nun 2011/17-142 Esas, 2011/411 Kararı ve Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 25/03/2021 tarihli 2020/2063 Esas, 2021/3301 Kararı ) davacılar ... ... açısından desteği müteveffanın kusuru olsa dahi kaza tarihi olan 27/08/2009 tarihi itibari ile kusurun davacılara yansıtılmayacağı, davacılar ... ... açısından zarar gören 3.kişi konumunda bulunduğundan, müteveffa ile maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardım aldığından destekten yoksun kalma tazminatı talep etme yetkilerinin bulunduğu, davacılar ... ile ...'ın müteveffanın, bekar kız çocukları olduğundan, müteveffanın ailesine destek olacağından, davacıların müteveffası ...'ın davalı sigorta şirketinde ZMMS poliçesi sigortalı olan araçta sürücü olarak bulunduğu sırada tek taraflı olarak geçirdiği trafik kazası sonu vefat ettiğinden, kaza tarihi olan 27.08.2009 tarih itibariyle, davalı sigorta şirketinin araç işleteni ve sürücüsünün kusuru ile üçüncü kişilere verdiği bedeni zararlardan trafik poliçesindeki azami limitlerle sorumlu olduğundan, desteğinden yoksun kalma tazminatının sigorta teminatı kapsamını geçtiği, aktüer hesap bilirkişi tarafından sunulan denetime elverişli ve Yargıtay uygulamalarına uygun hesap raporuna göre ise, garameten paylaştırma hesabı da dikkate alınarak, kaza nedeniyle, davacıların desteğinden yoksun kalma maddi tazminatının, Davacı ... için 55.997,71.TL Destekten yoksun kalma tazminat ile davalı ... için 33.030,14.TL Destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere TOPLAM 89.027,85.TL tazminatın davalı sigorta şirketinin poliçe limiti kapsamında sorumlu olmak üzere temerrüt tarihi olan 18/07/2022 tarihinden itibaren yasal faizi işletilecek şekilde (araç hususi araç olduğundan) davalıdan tahsili ile davacı ... ile davacı ...'a ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Buna göre, öncelikle davacıların tam zararlarının hesaplanması, yapılan hesaplamadan sonra tam zararlarının poliçe limiti aşması nedeniyle yukarıda açıklanan KTK'nın 96. maddesine göre garame hesabı yapılması gerektiğinden (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 2021/2127 Esas, 2021/3135 Karar sayılı ilamı, ... Bölge Adliye Mahkemesi 35.Hukuk Dairesinin 2023/127 Esas, 2024/563 Esas sayılı ilamı), önce garame hesabı yapılıp daha sonra hatır ve müterafik kusur indirimi yapılması gerekmektedir.
Bu kapsamda, davalı sigorta vekili tarafından hatır taşıması def'i ile müterafik kusur savunmasında bulunulmuş olup bu def'i ve kusur savunması mahkememizce değerlendirildiğinde; Davaya konu trafik kazası tek taraflı kaza olup, kazaya karışan ... plakalı araç davacı ...'ın maliki olduğu araç olup kazada ölen müteveffa ... ise araç sahibinin kocası olup taraflar karı-koca olduğundan hatır taşıması şartları bulunmadığından hatır taşınması def'ine göre hatır taşıması indirimi yapılmayarak davalı vekilinin bu konudaki talebinin red edilmiştir.
Müterafik kusur yönünden; KTK'nın 96. maddesindeki hükme göre, garameten ödeme ilkesi; bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını ifade etmektedir. Burada amaç, zarar görenlerin birden fazla olması halinde, sigortacının poliçede gösterilen limitle sorumlu olacağı da dikkate alınarak, zarar görenler arasında eşitliği sağlayıcı biçimde ve poliçe limitini de aşmayacak şekilde eşit paylaştırmanın sağlanmasıdır.
Buna göre, müterafik kusur yönünden ise emniyet kemeri takılı olmadığına yönelik savunmada ise, kaza tespit tutanağında müteveffanın kaza esnasında emniyet kemeri takılı olmadığı belirtilmiş olup dosya ekindeki müteveffaya ait ... Cumhuriyet Başsavcılığına ait 27/08/2009 tarihli 2009/1553 soruşturma nolu otopsi raporunda belirtildiği gibi trafik kazasına bağlı kafa kısmında ve kafatasında yaralanmalar mevcut olup travmaya bağlı iç ve dış kanama neticesinde kardio pulmener yetmezliği sonucu ölümün meydana geldiği belirtilmiş olup bu kapsamda müteveffanın kaza esnasında emniyet kemeri takılı olmadığından müteveffanın kaza neticesi yaralanması ve ölümünde müterafik kusuru bulunduğu kanaatine ulaşılmış olup hükmedilen tazminattan %25 müterafik kusur indirim yapılması gerekmekte olduğu ancak davacıların hak sahipleri lehine toplam 1.516.315,21.TL destekten yoksun kalma maddi zararı aktüerya bilirkişi tarafından hesaplanmış olup Kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçesi limiti 150.000,00 TL olduğundan, müterafik kusur durumu garemete paylaştırma üst limit kısmını kapsadığından, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2021/2127 Esas, 2021/3135 Karar sayılı ilamı, ... Bölge Adliye Mahkemesi 35.Hukuk Dairesinin 2023/127 Esas, 2024/563 Esas sayılı ilamları kapsamında, ZMMS trafik poliçesi limiti 150.000,00 TL olduğundan, sigorta limit kapsamında hükmedilen tazminatlar üzerinden sigorta limitini aleyhe düşürecek şekilde müterafik kusur indirimi yansıtılmamıştır. Ayrıca kazaya karışan aracın plakası dosya kapsamı ve aracın trafik tescil kaydına göre ... olmasına rağmen hüküm kısmının 1-A. bendinde sehven ... yazıldığı, gerekçeli karar yazılırken fark edilmesi üzerine bu maddi hata, hükümde belirtilen tarafların hak ve hukukunu etkilemeyeceğinden hüküm kısmında doğru plaka düzeltilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1) Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
A) Davacı ... müteveffanın ölümü neden olan ... plakalı aracın isleteni olduğundan, kazaya karışan aracın ZMMS trafik poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketinden talep hakkı olmadığından bu davacı yönünden açılan destekten yoksun kalma tazminatının REDDİNE,
B) Davacılar ... ile ... tarafından açılan Destekten yoksun kalma tazminat davasının KABULÜ İLE;
Davacı ... için 55.997,71.TL Destekten yoksun kalma tazminat ile davalı ... için 33.030,14.TL Destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere TOPLAM 89.027,85.TL tazminatın davalı sigorta şirketinin poliçe limiti kapsamında sorumlu olmak üzere temerrüt tarihi olan 18/07/2022 tarihinden itibaren YASAL faizi işletilecek şekilde davalıdan tahsili ile davacı ... ile davacı ...'a ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 6.081,49.TL karar ve ilam harcının, dava açılışında davacıdan alınan 184,44.TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 910,00.TL talep artırım ıslah harcı olmak üzere toplam 1.094,44.TL harcın düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 4.987,05.TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
3) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13.maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00.TL arabuluculuk ücretinin, 222,00.TL'sinin davacı ...'dan;1.098,00.TL'sinin DAVALIDAN alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4) Davacıların yargılama sırasında yapmış olduğu 179,90.TL başvurma harcı, 82,45.TL tebligat ücreti, 2.250,00.TL bilirkişi ücreti, toplamı 2.512,35.TL yargılama giderinin davanın kabul oranı dikkate alınarak hesaplanan 2.089,82.TL'si ile dava açılışında alınan 184,44.TL peşin harç ve yargılama sırasında yatırılan 910,00.TL ıslah harcı toplamından oluşan 3.184,26.TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı ... ile davacı ...'a verilmesine,
5) Davacı ... yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00.TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,
6) Davacı ... yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00.TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,
7) Davalı yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından talebi red edilen davacı ... yönünden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00.TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalıya verilmesine,
7) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,,
Dair, davacılar vekili e-duruşmada yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda olmak üzere, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nin 345/1. maddesi uyarınca 2 (iki) hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/05/2024
¸* Bu karar 5070 sayılı kanun gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır*¸