T.C. ... 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/282 Esas - 2024/273
T.C.
... "TÜRK MİLLETİ ADINA "
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/282 Esas
KARAR NO : 2024/273
DAVA : Tazminat (Trafik- Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 26/04/2023
KARAR TARİHİ : 03/04/2024
KARAR YAZMA TARİHİ : 08/04/2024
Mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonucunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ;
DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; 20/10/2017 günü, müvekkili ... ... ... Caddesi üzerinden bulunan A101 market önünden karşıdan karşıya YAYA geçerken yolu kontrol edip, sağına soluna bakıp sonrasında geçmeye başlamışken plakası tespit edilemeyen aracın gereken dikkat ve özeni göstermemiş aracın hızını trafiğin akışına göre ayarlamamış, müvekkiline çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin olay yerinde öylece bırakıp kaçtığını, kazaya sebebiyet veren araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, mahkemece kusur incelemesi yaptırılmasını talep ettiklerini, müvekkilinin kaza neticesinde ağır şekilde yaralandığını, ayak bileği kırılmış, hareket kaybına uğramış malul-sakat kaldığını, müvekkilinin Bunun yanında müvekkil için Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca rapor alındığını, müvekkilinin %6 özür oranı bulunduğunu, 3 ay süreyle geçici iş göremezlik halinde kaldığını ve 1 ay süreyle başkasının bakımına muhtaç kaldığı tespit edildiğini, ilerleyen aşamalarda müvekkilinin özür oranının artmasına ilişkin tüm haklarını saklı tuttuklarını, 06/02/1996 doğumlu olan müvekkili ..., kaza tarihinde 21 yaşında olup, TRH-2010 tablosuna göre tahmini yaşam süresi yaklaşık 53 yıl civarında olduğunu, bakiye ömür düşünüldüğünde, müvekkilinin evlilik hayatında ve kendi hayatının idamesinde normal insanlardan fazla güç-efor sarf edecek, kısaca maluliyeti-özrü oranında ömrü boyunca zorlanacağını, kazaya asli ve tam kusuru ile sebebiyet veren faili meçhul araç sürücüsünün bulunamadığını, faili meçhul araçların verdiği zararlardan davalı tarafın yürürlükte bulunan poliçe miktarına kadar sorumlu olduğunu, bu nedenle kaza tarihi itibariyle davalı yanın sorumlu olduğu kişi başına sakatlık tazminatı teminat limiti 330.000,00-TL olacağını, müvekkilinin aylık net geliri en az net asgari ücret seviyesinde olduğunu, tazminat ödemesi yapılması için davalılara başvuru yapıldığını, ancak ispat edilemediği iddiası ile başvurularının reddedildiğini, zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığını, anlaşma sağlanamadığını, bu nedenle dava açarken -belirsiz alacak davası- net tazminat miktarını bilmediklerini ilerde eksik harcı tamamlayarak dava değerini artırma ve diğer fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile 500,00-TL geçici iş göremezlik, 500,00-TL bakıcı gideri tazminatı ve 19.000,00-TL daimi iş göremezlik tazminatı olmak üzere 20.000,00-TL maddi tazminatın davalıdan tahsili ile taraflarına verilmesini, davalıya başvuru tarihini izleyen 15 gün sonrası temerrüt tarihi olduğundan 03.05.2022 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizine-avans faize hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; 20.10.2017 tarihinde meydana geldiği iddia edilen trafik kazası neticesinde davacı ... ... 'ın zarara uğradığı öne sürüldüğünü, davacı ... tarafından yazılı başvuru dilekçesi müvekkiline tebliğ edildiğini ve başvurusunun eksik olduğu tespit edildiğini ve vekiline bu durum yazı ile bildirildiğini, kazaya neden olan aracın varlığı, plakası ve ZMMS poliçesinin bulunup bulunmadığı hususlarının tespiti için gerekli bilgi ve belgeler müvekkiline iletilmediğini, zararın ZMMS poliçesi bulunmayan aracın neden olduğunun yine kesin bir biçimde ispatlanması gerektiğini, davacı ...'ın trafik kazasındaki kusur oranın tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilin sorumluluğunun ZMMS'Si tespit edilemeyen araç sürücüsünün kazanın oluşumundaki kusuru ile sınırlı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin kaza tarihindeki poliçe limiti dahilinde ZMMS poliçesi bulunmayan araç sürücüsünün kusur oranı ve gerçek zarar ile sınırlı olduğunu, meydana gelen kaza ile davacının gerçek zararı arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı, zarar görenin müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı , olayda hatır taşıması olup olmadığı, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından zarar görene gelir bağlanıp bağlanılmadığının, geçici iş göremezlik tazminatı ödemesinin yapılıp yapılmadığının belirlenmesi gerektiğini, davacının maluliyet durumu adli rapor ile ispat etmesi gerektiğini, müvekkilinin geçici iş göremezlik ve bakıcı giderleri ile ilgili sorumluluğunun bulunmadığını, başvuru tarihinden itibaren avans faiz talep edildiğini, kazaya neden olan aracın varlığı şüpheden uzak ve kesin bir biçimde ispat edilemediğinden temerrüt oluşmadığını, müvekkili ile sigortasız araç maliki ve sürücüsü arasında akdedilmiş bir poliçe bulunmadığını, taraflar arasında ticari bir ilişki olmadığından avans faizi talebinin de reddi gerektiğini, ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davacının sosyal ve ekonomik durumu kolluk vasıtası ile araştırılmış olup SGK'dan peşin sermaye geliri veya rücuya tabi bir gelir bağlanıp bağlanmadığı sorulmuş olup ayrıca davalı Güvence Hesabından hasar dosyası ile yapılan başvuru ile varsa yapılan ödemeye ilişkin belgeler sorulmuş olup ayrıca davacıya ait hasta belge, grafi ve raporları ilgili hastanelerden istenilmiş olup gelen yazı cevapları dosya içerisine alınmıştır.
... 11.Sulh Hukuk Mahkemesinin 03/03/2022 tarihli 2022/383 Esas, 2022/377 Karar sayılı kararı Uyap üzerinden mahkemesinden istenilmiş olup davacı ...'ın hükümlü olduğundan TMK.nun 407.maddesine göre babası Nedim CEYLAN'ın velayeti altına alındığı kararın 04/03/2022 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir.
... Cumhuriyet Başsavcılığına yazılan müzekkereye verilen 27/04/2023 tarihli yazı cevabı ve ekindeki belgelere göre, müşteki ...'ın suç tarihi 20/10/2017 olan Trafik güvenliğini tehlikeye sokma, taksirle yaralama suçundan dolayı şüphelisi meçhul sanık olan 2018/53472 Soruşturma nolu dosyada, şüpheli veya şüphelilerin gösterilen 20/10/2032 zamanaşımı tarihine kadar aranmasına ilişkin DAİMİ ARAMA KARARI verildiği tespit edilmiştir.
Dosya arasında bulunan Sigorta Tahkim Komisyonu UYUŞMAZLIK Hakem Heyeti Kararı olarak Başvuru tarihi ve sayısı: 25/05/2022- 2022.E.187246 olan Karar tarihi ve sayısı 04/12/2022- K-2022/316694 olan Başvuranı davacı ..., Sigorta Kuruluşu GÜVENCE HESABI olan, başvuru tarafından talep edilen tazminat isteminin kabulüne ilişkin 04/12/2022 tarihli karar Sigorta Tahkim komisyonu nezdinde itiraz yolu açık olmak üzere karar verildiği tespit edilmiş olup itiraz üzerine Sigorta Tahkim Komisyonu İTİRAZ Hakem Heyeti Kararı olarak İTİRAZ tarihi ve sayısı: 14/12/2022- 2022.i.70371 olan İtiraz hakem heyet Karar tarihi ve sayısı 08/01/2023- 2023/İHK-2624 olup İTİRAZ EDEN GÜVENCE HESABI olan heyetin, 08/01/2023 tarihli kararı ile trafik kazasının gerçekleştiğine ilişkin olarak dosyaya sunulan evrakların yetersiz olup eksik belgelerin sunulması, tanık dinlenmesi ve gerektiğinde keşif yapılarak maddi vakıa tespiti yapılmadığından, dosyadan el çekilmesine başvurunun Adli Yargıda yeni dava açmakta muhtariyetine kesin olarak karar verildiği tespit edilmiştir.
Ayrıca davacı vekilinin 01/04/2024 tarihli beyan dilekçesinde dosyaya sunduğu davacının trafik kazası sonrası ambülans ile 20/10/2017 tarihinde, ...-Altındağ, Çankırı Caddesindeki yaya- trafik kazası nedeniyle hastaneye nakil edildiğine dair Sağlık Bakanlığı Acil sağlık hizmetleri Genel Müdürlüğünce düzlenen vaka raporu ve ekindeki belgelerini dosyaya sunmuştur.
HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ ADLİ TIP ANABİLİM DALI BAŞKANLIĞI TARAFINDAN DÜZENLENEN 02/05/2023 TARİHLİ MALULUYET RAPORUNDA ÖZETLE; 06/02/1996 doğumlu ...'ın; 20/10/2017 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı hastada meydana gelen sol medial malleol kırığı dikkate alınarak; 1-) 30 Mart 2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazete'deyayımlanan “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik” ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla,- 20/10/2017 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı kişinin tüm vücut engel oranının %6 (altı) olduğunu, sürekli olduğu ve sekel halini aldığını, 2-) Kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin (bir) ay olduğunu, 3-) Tıbbi iyileşme süresinin 3 (üç) aya kadar uzayabileceği kanaatine varılmıştır.
Adli Trafik Uzmanı Bilirkişi Haydar KÖKTEN Tarafından Düzenlenen 12/10/2023 Tarihli Raporda Özetle; Faili meçhul aracın faili meçhul sürücüsü açısından kusura ilişkin değerlendirmede; Sevk ve idaresindeki plakası ve modeli belli olmayan aracı ile seyrine devamı sırasında seyrine açık olan taşıt yolunun azami 50 km ile sınırlandırılmış ve seyir yönünde köprülü kavşağında oluşu nedeniyle gün durumunun” da gece olduğunu göz önüne alarak mevcut seyir hızını; 2918 sayılı karayolları trafik kanununun 52/1-a-b yönetmeliğin 101/a-b maddelerine riayetle daha dikkati ve tedbirli olarak seyrine devam etmesi gerekirken olay yerine geldiğinde seyir yönüne göre yolun solundan A-101 önünden kendi seyir yönüne yolun karşısına geçiş yapmakta olan davacı yayaya aracıyla çarparak yayanın dosya kapsamına göre yaralanmasıyla meydana gelen olay yeri terke bağlı trafik kazasının oluşumunda Tali Kusurlu olduğunu, Davacı Yaya ... Açısından Kusura ilişkin değerlendirme : Davacı yaya olay mahallinde yaya alt, üst ve kontrollü ve kontrolsüz yaya geçidinin olmadığı yolda gün durumunun” da gece olduğunu göz önüne alarak geçiş yaptığı A-101 önünden orta refüj bölümüne kadar yolun 1- bölümünü sorunsuz geçiş yapıp, diğer 10 m genişliğindeki yol bölümüne geçişine başlamadan önce kendi can güvenliği açısından; sağından gelen araç trafiğini yeterince kontrol ederek yolun boş ve müsait olması durumunda hızlı ve çabuk adımlarla geçişini sürdürmesi şayet kendisine duramayacak kadar yaklaşmış araçlar varsa bu araç sürücülerine ilk geçiş hakkını vererek ondan sonra yolun müsait olması durumunda geçişini sürdürmesi gerekirken, çarpılma noktasının belli olmamasına rağmen yayanın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun de söz konusu oluşu nedeniyle Asli Kusurlu Olduğunu, sonuç olarak yukarıda açıklanan keşfe dayalı kanun ve yönetmelik maddeleri ile gerekçelere istinaden; KUSUR YÖNÜNDEN: Davacı yaya ...' ın dava konusu yaralandığı trafik kazasının oluşumunda %75 Oranında Kusurlu Olduğunu, olay tarihinde Meçhul Aracın Faili Meçhul sürücüsü; dava konusu davacı yayanın dosya kapsamına göre yaralanmasına sebebiyet verdiği olay yeri terke bağlı trafik kazasının oluşumunda %25 oranında Kusurlu sonuç ve kanaati belirtilmiştir.
İSTANBUL ADLİ TIP KURUMU TRAFİK İHTİSAS DAİRESİ TARAFINDAN DÜZENLENEN 20/11/2023 TARİHLİ RAPORDA ÖZETLE; A) Kimliği tespit edilemeyen sürücü sevk ve idaresindeki araç ile yerleşim yeri içinde seyri esnasında hızını mahal şartlarına göre ayarlamadığı, sol tarafından kaplamaya girip karşıdan karşıya geçiş yapan yayalara karşı zamanında ikazla birlikte etkin tedbir alması gerekirken bu hususlara riayet etmediği anlaşılmakla; kazada tali kusurlu olduğunu, B) Davacı yaya ... karşıdan karşıya geçişi sırasında yaklaşan araçların hız ve konumlarını dikkate almadığı, ilk geçiş hakkını araç sürücüsüne vermediği, dikkatsiz ve kontrolsüz şekilde karşıdan karşıya geçiş yaparak kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği anlaşılmakla; kazada asli kusurlu olduğunu, Sonuç olarak ; A) Kimliği tespit edilemeyen sürücünün %25 oranında kusurlu, B) Davacı yaya ...'ın %75 oranında kusurlu olduğu sonuç ve kanaati belirtilmiştir.
Mahkememizce tarafların delilleri toplanmış, tüm deliller toplandıktan sonra dosya aktüerya hesap bilirkişisi Suat ÜFELEK'e tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 22/02/2024 tarihli hesap raporunda, ...'ın 20.10.2017 tarihinde yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazası nedeniyle; 1. Davacı vekilince; zarar gören ... lehine 19.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 20.000,00 TL maddi tazminat talebinde bulunulduğunu, 2. Dava konusu kazanın oluşumunda, kimliği tespit edilemeyen araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...'ın % 75 kusurlu olduğunun tespiti sonucu, hesaplanan maddi zarardan TBK 52 inci maddesi kapsamında % 75 kusur indirimi yapıldığını, 3. Zarar gören ...'ın 20.10.2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle, tüm vücut engel oranının %6 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceği, ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 1 ay olduğunun tespit edildiğini, 4. Davacı lehine 1.084,39 TL geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığını, 5. Davacı lehine 141.256,57 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığını, 6. Davacı lehine 444,37 TL geçici bakıcı gideri tazminatı hesaplandığını, 7. Kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçe limiti 330.000,00 TL olup, hesaplanan toplam tazminatın police limiti dahilinde kaldığı sonuç ve kanaati belirtilmiştir.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN DOSYAYA SUNULAN 07/02/2024 TARİHLİ TALEP ARTIRIM DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Harcın artırımı taleplerinin ve davanın kabulü ile: 1.084,39-TL geçici iş göremezlik, 141.256,57-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 500,00-TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere 142.840,96-TL maddi tazminatın (HMK 107/2. maddesi uyarınca arttırılmış tüm dava değeri) davalıdan tahsili ile taraflarına verilmesine, Davalının temerrüt tarihinden (03.05.2022) itibaren harcı tamamlanarak arttırılmış tüm dava değerine de ticari temerrüt-avans faizi yürütülmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davacının yaya olarak yürürken meydana gelen trafik kazasından dolayı kendisi çarpıp kaçan plakası ve sürücüsü tespit edilemyen faili meçhul aracın verdiği verdiği zarardan dolayı Güvence Hesabına karşı , bu kaza nedeniyle uğradığı cismani zararından kaynaklı olarak sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderine ilişkin maddi tazminat davasına ilişkindir.
Güvence Hesabı 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14/1. maddesi uyarınca oluşturulmuştur. Güvence Hesabının sorumlulukları ise aynı Kanunun 14/2. maddesinde "sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar, rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar, sigorta şirketinin malî bünye zaafiyeti nedeniyle sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası halinde ödemekle yükümlü olduğu maddî ve bedensel zararlar, çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın karıştığı kazada, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca işletenin sorumlu tutulmadığı hallerde, kişiye gelen bedensel zararlar, Yeşil Kart Sigortası uygulamaları için faaliyet gösteren Türkiye Motorlu Taşıt Bürosunca yapılacak ödemeler" yönünden kuruma başvuru yapılabileceği düzenlenmiştir.
Dava konusu olayın 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun: " Sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için, başvurulabilir." hükmünü içeren 14/2-a maddesi kapsamında davalı Güvence Hesabının sorumluluğunda olduğu anlaşılmıştır.
Trafik kazasında, sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali BK m. 46/I’de ( TBK.nun 54.maddesi) özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince “Cismani bir zarara düçar olan kimse külliyen veya kısmen çalışmaya muktedir olamamasından ve ileride iktisaden maruz kalacağı mahrumiyetten tevellüt eden zarar ve ziyanını ve bütün masraflarını isteyebilir”. Bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlâli halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddî zararın türleri; masraflar, çalışma gücünün kısmen veya tamamen kaybından doğan zararlar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar şeklinde düzenlenmiştir. Borçlar Kanunu'nun 46. Maddesinde ( TBK.nun 54.maddesi) belirtilen “bütün masraflar” deyimi çok geniş kapsamlıdır. Bu giderlere zarara uğrayanın katlanmak zorunda kaldığı bütün giderler dahildir. Bu bakımdan zarara uğrayan barınma, beslenme, ulaşım, paramedikal ve bu gibi giderleri de isteyebilir. (Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2019/952 Esas, 2020/2508 Kararı)
Tüm dosya kapsamı ile alınan maluliyet, kusur ve aktüerya hesap bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, Tazminata konu olayın 20/10/2017 günü, davacı ...'ın ... - Çankırı Caddesi üzerinden bulunan A101 market önünden karşıdan karşıya YAYA geçerken plakası tespit edilemeyen aracın gereken davacıya çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiği, kazaya neden olan araç tespit edilemediğinden, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/53472 Soruşturma nolu dosyada, müşteki ...'a çarpan şüpheli veya şüphelilerin gösterilen 20/10/2032 zamanaşımı tarihine kadar aranmasına ilişkin DAİMİ ARAMA KARARI verildiği araç ve sigorta şirketi tespit edilemediğinden, davacı tarafça davanın Güvence hesabına açıldığı tespit edilmiş olup, 20/10/2017 tarihinde, ...-Altındağ, Çankırı Caddesindeki yaya- trafik kazası nedeniyle hastaneye nakil edildiğine dair Sağlık Bakanlığı Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünce düzlenen vaka raporu ile kaza tarihinde hastaneye giriş evrakları bulunduğu tespit edilmiş olup Kazaya sebebiyet veren araç tespit edilemediğinden, davalı Güvence Hebası Yönetmeliğinin 9-b maddesi uyarınca davalı Güvence hesabının sorumlu olup Türk Borçlar Kanununun 54.maddesine göre, zarar veren zarar görenin tüm gerçek zararından sorumludur.
Bu kapsamda, Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı Tarafından Düzenlenen 02/05/2023 Tarihli Maluluyet Raporunda, 20/10/2017 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı hastada meydana gelen sol medial malleol kırığı dikkate alınarak; “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik” ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla, gerçekleşen trafik kazasına bağlı kişinin tüm vücut engel oranının %6 olduğunu, sürekli olduğu ve sekel halini aldığını, Kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 1 (bir) ay olduğunu, Tıbbi iyileşme süresinin 3 (üç) aya kadar uzayabileceği kanaati belirtilmiştir. İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Tarafından Düzenlenen 20/11/2023 Tarihli Trafik Kusur Raporunda: Kimliği tespit edilemeyen sürücünün %25 oranında kusurlu, Davacı yaya ...'ın %75 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir.
Davalı tarafın hukuki sorumluluğunun dayanağının, 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun
Dava konusu olayın 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun: " Sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için, başvurulabilir." hükmünü içeren 14/2-a maddesi kapsamında davalı Güvence Hesabının sorumluluğunda olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesinde; sigortacının poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği düzenlenmiştir.
Davacıya çarparak yaralanmasına sebep olan araç bulunmadığından davalı güvence hesabı, işletenin ve sürücünün üçüncü kişilere verdiği zararları kaza tarihinde geçerli olan zorunlu sigorta limiti kapsamında sorumlu olduğundan, davacının, davalı güvence hesabından bedensel zarardan dolayı, aktüerya hesap bilirkişinin raporunda; 1.084,39.TL geçici iş göremezlik zararı tazminatı, 141.256,57.TL sürekli iş görmezlik zararı tazminatı ile 444,37.TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 142.785,33.TL maddi tazminat tespit edilmiş olup buna göre davacı tarafın talep artırım dilekçesi ile Sigorta Tahkim Komisyonu İTİRAZ Hakem Heyetinin davacının adli yargıya başvurmasına ilişkin kararı da dikkate alınarak, buna göre açılan davanın kısmen kabulü ile, 1.084,39.TL geçici iş görmezlik tazminatı, 141.256,57.TL sürekli iş görmezlik tazminatı, 444,37.TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere TOPLAM 142.785,33.TL maddi tazminatın, kaza tarihinde geçerli olan poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile temerrüt tarihi olan 06/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Dava konusu kazaya karışan aracın cinsinin ve kullanım amacının tespit edilemediğinden, buna göre hükmedilen tazminata temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir. Her ne kadar davalı vekilince, “dava konusu olayda müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi yapılması gerekip gerekmediğinin belirlenmesi gerektiği” belirtilmişse de, davacının yaya olarak bulunurken trafik kazası geçirdiğinden şartları bulunmayan müterafik kusur indirimi ve hatır taşımasına ilişkin def'i ve itirazları uygulanmayarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1)Davanın KISMEN KABULÜ İLE, 1.084,39.TL geçici iş görmezlik tazminatı, 141.256,57.TL sürekli iş görmezlik tazminatı, 444,37.TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere TOPLAM 142.785,33.TL maddi tazminatın, kaza tarihinde geçerli olan poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile temerrüt tarihi olan 06/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 9.753,67.TL karar ve ilam harcının, dava açılışında davacıdan alınan 179,90.TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 419,56 TL talep artırım ıslah harcı olmak üzere toplam 599,46.TL harcın düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 9.154,21.TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
3) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13.maddesi uyarınca alınması gereken 3.120,00.TL arabuluculuk ücretinin, 1,22.TL'sinin DAVACIDAN; 3.118,78.TL'sinin DAVALIDAN alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4) Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 179,90.TL başvurma harcı, 147,50.TL tebligat ücreti, 4.000,00.TL bilirkişi ücreti, 1.912,35.TL keşif harcı, 900,00.TL keşif araç ücreti gideri, 2.250,00.TL ATK rapor ücreti olmak üzere toplamı 9.389,75.TL yargılama giderinin davanın kabul oranı dikkate alınarak hesaplanan 9.386,09.TL'si ile dava açılışında alınan 179,90.TL peşin harç ve yargılama sırasında yatırılan 419,56.TL talep artırım ıslah harcı toplamından oluşan 9.985,55. TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5) Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 22.845,65.TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6) Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2.maddesi uyarınca hesaplanan 55,63.TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,
Dair; davacı vekili e-duruşmada yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda olmak üzere, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nin 345/1. maddesi uyarınca 2 (iki) hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 03/04/2024
¸* Bu karar 5070 sayılı kanun gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır*¸