T.C. ... 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/416 Esas - 2024/441
T.C.
...
14. ASLİYE TİCARET
MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/416 Esas
KARAR NO : 2024/441
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/05/2017
KARAR TARİHİ : 06/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 02/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ... Büyükşehir Belediyesi mücavir alan sınırları içerisinde doğal gaz dağıtımına, ilk kez... Genel Müdürlüğü ile davalı ... Genel Müdürlüğü arasında 21.10.1988 tarihinde imzalanan sözleşme ile başlandığını, akabinde 4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunu'nun ve 4646 sayılı doğal gaz Piyasası Kanunu'nun yayımlanması ile birlikte doğal gaz piyasası faaliyetlerine ilişkin tarifeler ile ilgili karar alma görevinin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (...)'na devredildiğini, ... tarafından 05.06.2003 tarihinde... Genel Müdürlüğüne, ... Büyükşehir Belediyesi sınırlarını kapsayan bölgede doğal gaz dağıtım faaliyetini göstermek üzere dağıtım lisansı verildiğini, 2007 yılına gelindiğinde ise 4646 sayılı doğal gaz Piyasası Kanunu'nun Geçici 3.maddesine, 5669 sayılı Kanun ile eklenen (e) bendi doğrultusunda doğal gaz dağıtım faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi amacıyla müvekkili ... Doğal Gaz Dağıtım GYO AŞ'nin kurulduğunu ve... Genel Müdürlüğünün mülkiyet ve işletmesinde bulunan doğal gazın şehir içi dağıtımı ile ilgili tüm alt yapı tesislerinin, varlıkların, taşınır ve taşınmazların, hak ve alacakların müvekkili şirkete devredildiğini, akabinde 31.08.2007 tarih ve 1298/162 sayılı ... Kurul Kararı ile 30 yıl süreli Doğal Gaz Dağıtım Lisansı ile doğal gaz dağıtım hizmetinin müvekkili şirket tarafından devam ettirildiğini, bu kapsamda serbest tüketicilere veya serbest olmayan tüketicilere (abone), üretim veya ithalatçı şirketlerden alınan doğal gazı ulaştırma faaliyetini gerçekleştirdiğini, serbest tüketicilerin ihtiyaç duydukları doğal gazı dilerlerse bulundukları illerdeki dağıtım şirketlerinden (... için müvekkili şirketten), dilerlerse toptan satış şirketi ve ithalatçı şirketlerden (örneğin ...) satın alabildiklerini, ancak doğal gaz kimden temin edilirse edilsin doğal gazın müşteriye o bölgede lisans sahibi olan doğal gaz dağıtım şirketinin şebekesi kullanılarak ulaştırıldığını, müvekkili şirketin (öncesinde...) doğal gaz dağıtım lisansını aldığı 05.06.2003 tarihinden itibaren dağıtım bölgesi sınırları içerisindeki tüm doğal gaz dağıtım faaliyetleri ile diğer tedarikçilerden doğal gaz temin eden serbest tüketicilerin doğal gazının dağıtım şebekesi aracılığı ile taşınması yetkisi ve haklarına münhasıran sahip olduğunu, Doğal Gaz Piyasası Lisans Yönetmeliğinin 28. maddesinin 5. fıkrası ile, dağıtım şirketlerine, serbest tüketicilere ve bu tüketicilerin seçtikleri tedarikçilere talepleri halinde doğal gaz taşıma hizmetini ve yan hizmetlerini sağlama hakkı ve yükümlülüğünün getirildiğini, Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 4. maddesinin 1. fıkrasının 39. bendinde taşıma hizmet sözleşmesinin tarif edildiğini ve doğal gazın taşınma yetkisinin doğal gaz taşıma şirketine verildiğini, 26.09.2002 tarih ve 24888 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Doğal Gaz Piyasası Tarifeler Yönetmeliğinin 4. maddesinin 24. bendinde, Taşıma Bedeli'nin "Dağıtım şirketi tarafından bir kwh doğal gazın nakli karşılığında alınacak bedel" olarak tanımlandığını, ...'nın 10.02.2004 tarih ve 297 sayılı Kurul Kararı'nın 2. maddesinde, "Bu karar ile onaylanan 2004 yılı ulusal iletim şebekesi yatırım programı dahilinde ..., 4646 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 4. fıkrasının (g) bendi uyarınca doğal gazın şehir içi dağıtım faaliyetine ilişkin yatırım faaliyetinde bulunamaz." hükmünün yer aldığını, yine 11.01.2005 tarih ve 419 sayılı Kurul Kararı ile de "İletim şirketi, dağıtım şirketlerinin lisansları kapsamındaki dağıtım bölgesi içerisinde yer alan tüketiciye bağlantı yapamaz. Bağlantı talebine bulunan tüketiciye ait tesis, dağıtım lisansı kapsamındaki bir dağıtım bölgesi içinde ise bağlantı başvurusu ilgili dağıtım şirketine yapılır." denilmek suretiyle doğal gaz taşımacılığının lisans sahibi şirket tarafından yapılması hususunda dağıtım şirketinin münhasıran yetkili olduğunun bir kez daha tekrar edildiğini, 25 adet serbest tüketiciye doğal gaz arzının sağlandığı şebekenin 05.06.2013 tarihinde davalı tarafından müvekkili şirkete devredilmediğini, ... Genel Müdürlüğü tarafından davalıya dağıtım şebekesinin devri konusunda 11.03.2004 tarihinde hatların devri talebi ile yazı yazılmasına rağmen, davalı ... tarafından cevap verilmediğini, akabinde ... ile... arasında birçok yazışma yapıldığını ve söz konusu şebekelerin nihayet 01.02.2011 tarihinde müvekkili şirkete devredildiğini, davalı ...'ın dağıtım şebekesini devretme yükümlülüğünü doğuran 4646 sayılı Kanun'un 02.05.2001 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini, devir yükümlülüğünü düzenleyen 4/IV. maddesinin (g) bendinde, herhangi bir vade belirtilmediğinden devir borcunun lisans tarihinde muaccel hale geldiğini, lisans sahibi müvekkili şirket (o dönem...) tarafından ...'dan tesislerin devrinin talep edildiği ilk yazının 11.03.2014 tarihli olup, bu tarihten itibaren kendi temerrüdünden menfaat temin eden davalı şirketin, müvekkili şirketin taşıma bedeli gelirinden mahrum kalmasına neden olduğunu, taşıma hizmeti karşılığında ödenecek bedelin genel olarak 26.09.2002 tarih ve 24888 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Doğal Gaz Piyasası Tarifeler Yönetmeliği uyarınca belirlenmiş olsa da, müvekkili şirketin gerçekleştireceği taşıma hizmetine ilişkin alacağı taşıma bedelinin 5669 sayılı Kanun ile 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu'nun Geçici 3. maddesine eklenen (e) bendi ile "Sistem kullanım bedeli (taşıma bedeli) 0,0077 ABD Dolar/m3 karşılığı TL olarak" belirlendiğini, buna göre söz konusu yasanın yürürlüğe girdiği tarihten sonraki dönem için ... tarafından belirlenen taşıma bedeli tarifesinin yasanın yürürlüğe girdiği 12.06.2007 tarihinden sonrası için ise, dağıtım şebekesinden taşınan her bir m3 doğal gaz için 0,0077 ABD Doları karşılığının müvekkili şirkete ödenmesi gerektiğini, davalı tarafından 25 adet tüketiciye ne miktarda doğal gaz taşındığı müvekkili tarafından bilinmediğinden, taşıma bedelinin hesaplanamadığını, bu nedenle taşıma bedeli alacağı oluşan 05.06.2003 - 01.02.2011 tarihleri arasında ... tarafından serbest tüketicilere taşınan doğal gaz miktarı bilgilerinin davalı ...'dan celp edilerek toplam taşıma bedelinin hesaplanmasını talep ettiklerini belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 25 adet serbest tüketiciye, davalı kurum tarafından 05.06.2003 - 01.02.2011 tarihleri arasında taşınan doğal gaz çekiş miktarlarından doğan taşıma bedeli alacağı tahkikat sonucu belirleneceğinden talebin belirsiz alacak davası olarak kabulü ile şimdilik 2.000.000,00 TL'nin 11.03.2004 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının lisansının 16. maddesi ve Lisans Yönetmeliğinin 39. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümü için öncelikle Kurul'a başvurulması gerektiğini ve ancak Kurul tarafından verilen kararın yargıya taşınabildiğini, bu nedenle davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, davacı tarafından 05.06.2003 - 01.02.2011 tarihleri arasında taşınan doğal gaz çekiş miktarlarından doğan taşıma bedelinin tahsili talep edildiğinden 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun sebepsiz zenginleşmeye ilişkin zamanaşımını düzenleyen 66. maddesi uyarınca, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, ... Genel Müdürlüğü tarafından müvekkiline gönderilen 11.03.2004 tarih ve 12412 sayılı yazı ile 19.04.2004 tarih ve 18748 sayılı yazı da, ...'dan alınan dağıtım lisansı kapsamında, dağıtım bölgesi içindeki ... müşterilerinin, taraflarına devredilmesinin talep edildiğini, davacı şirketin söz konusu talebinin "Hat Devri" değil, "Müşteri Devri"ne ilişkin bulunduğunu ve piyasa kuralları gereği kabulü mümkün olmayan bir başvuru olduğunu, zira devri istenen müşterilerin "serbest tüketici" konumunda olmalarından dolayı bahsi geçen kullanıcıların tedarikçisini serbestçe seçme hakkının bulunduğunu, davacı şirketin müvekkili şirkete, devredilmemiş haklar dolayısıyla taşıma bedeli ödenmesine ilişkin olarak ilk defa 26.02.2009 tarihinde başvurduğunu, söz konusu talebin müvekkili tarafından kabul edilmediğini, davacı şirketin, müvekkili şirketin red işlemi hakkında idari yargıda iptal davası açması gerekir iken, açmamış olması nedeniyle bu husustaki talep hakkını kaybetmiş olması bir yana, davacının İdari Yargının görev alanına giren bir başvurusu bulunduğundan davanın görevsizlik nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkili ... aynı zamanda bir kamu kurumu olduğundan, tek yanlı idari işleri bakımından idari yargı denetimine tabi olduğunu, doğal gaz piyasasında tesis ettiği tüm idari işlemlerin geçmişte ve bugün itibariyle halen idari yargıda hukuka uygunluk denetiminden geçtiğini, davacı şirket devralmadığı haklara ilişkin taşıma bedeli talep etmekle birlikte söz konusu müşterileri besleyen hatların devrine ilişkin olarak yapmış olduğu idari başvuruların reddine ilişkin iptal davası açmadığından tazminat talebinde bulunamayacağını, davacı şirketin devrin yapılabilmesi için gerekli hiçbir yükümlülüğü yerine getirmemiş olmasının yanı sıra, bahsi geçen dönemde müvekkili ...'a olan borçlarının ana para tutarının 677 milyon TL'yi bulduğunu, ... halkının gazının kesilmemesi için yıllarca...'ya karşılıksız gaz verilmek zorunda kalındığını, ...'nun ise ... halkına peşin satılan gaz parasını tahsil ettiği halde müvekkiline hiçbir ödemede bulunmadığını, davacı şirketin ...'a olan borç tutarının ulaştığı boyutun, değil ...'daki hakların devralınması, dağıtım bölgesi içinde kalan hatların borca karşılık olmak üzere ...'a devrinin gündeme geldiğini, bir dönem aynı tutumun ... tarafından da aynı şekilde sürdürüldüğünü, bu borç tutarının yönetilemediği tutar da ise doğal gaz dağıtım faaliyetinin özelleştirilmesine karar verildiğini ve davacı şirketin bu faaliyeti özelleştirme yolu ile devraldığını, dolayısıyla yükümlülüklerini yerine getirmemiş bir şirketin ...'dan hakların devrini talep etmesinin ne kadar hakkaniyete aykırı olunduğu bilindiğinden, bu durumun gerek... tarafından gerekse ... tarafından hiçbir zaman yargıya taşınmadığını, taraflar arasında devam eden tüm sürece Başbakan ve ilgili Bakanlardan müteşekkil Yüksek Planlama Kurulu (YPK)'nun 19.07.2017 tarih ve 2010/T-24 sayılı kararı ile ...'ın dağıtım bölgesinde bulunan tüm hatların devrine karar verilmesi suretiyle son noktanın koyulduğunu, söz konusu YPK kararında ...'ın, doğal gaz dağıtım lisansı kapsamındaki dağıtım bölgesi içerisinde kalan ...'a ait varlıkların, üzerilerindeki araziler de dahil doğmuş ve doğacak tüm hak ve vecibeleri ile beraber, devre konu varlıkların ikame değeri, tesislerin ortalama ömrü, kullanım süresi ve amortisman bedeli gözönünde bulundurularak, ...'ın devre konu varlıkların ...'da kaldığı süreye ilişkin bir talebinin olmaması ve devre ilişkin davalardan feragat etmesi koşulu ile ...'a devredildiğini, söz konusu kararda devrin yapılmasının koşula bağlandığını ve nitekim ...'ın da bu koşul ile söz konusu hakları devraldığı ve Devir Protokolü'ne de geçmişe ilişkin talepler konusunda hiçbir şerh koymadığını, dolayısıyla söz konusu hakların ... tarafından devralınmış olmasının YPK kararında yer alan geçmişe ilişkin herhangi bir talepte bulunulmaması koşulunun kabul edildiği anlamına geldiğini, bugüne kadar 70 dağıtım bölgesinde müvekkili ile dağıtım şirketleri arasında yürütülmüş olan devirlerde, dağıtım şirketlerinin başvurusu ile süreçlerin başladığını ve tarafların üzerilerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmesinin ardından fiili devir işleminin sahada gerçekleştirilerek hatların mülkiyet dahil işletim bakım sorumluluğunun dağıtım şirketlerine devredildiğini, bir bölgedeki dağıtım hatlarının, dağıtım lisansı alan şirkete devrinin, devir şartları konusunda taraf iradelerinin karşılıklı olarak uyuşmasını müteakip, tarafların üzerilerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeleri halinde söz konusu olacağından, devrin gerçekleşmesine ilişkin olarak mevzuatta bir süre bulunmadığını, bir dağıtım şirketinin taşıma bedeline hak kazanabilmesi için hattın mücavir alan sınırları içerisinde bulunmasının yeterli olmadığını, belli yükümlülüklerin yerine getirilmesi gerektiğini, bu yükümlülükler arasında işletme protokolü, devir protokolü, müşteri devir protokolü, taşıma sözleşmesi gibi bir çok düzenlemenin taraflarca imzalanması ve devir bedelinin ödenmesinin yer aldığını, 28.10.2004 tarihinde müvekkili ile... temsilcileri arasında toplantı yapıldığını ve ... Bölgesi'nde bulunan ...'a ait tesislerin devri ile ilgili olarak tüm istasyonların konumu değerlendirilerek... temsilcilerine devre yönelik bilgiler ve imzalanması gerekli taslak protokollerin teslim edildiğini, ancak... Genel Müdürlüğü tarafından söz konusu protokollere ilişkin olarak herhangi bir geri bildirim yapılmadığını, ... Genel Müdürlüğüne gönderilen 28.06.2005 tarih ve 2514 sayılı yazı ile taslak devir protokolü ve işletme protokolünün verildiğinin bir kez daha ifade edildiğini, bu tarihten sonra uzun bir süre davacı şirketin devir işlemleri ile ilgili olarak müvekkiline geri dönüş yapmadığını, süreç işlerken Yüksek Planlama Kurulu'nun 19.07.2010 tarih ve T24 sayılı kararının müvekkiline iletilmesi üzerine ...'ın 05.11.2010 tarih ve 20992 sayılı yazısı ile, müvekkili kuruluşun 28.10.2004 tarihinden beri imzalanmasını talep ettiği ancak ...'ın sürekli olarak bir takım bahaneler ile imzalamaktan imtina ettiği protokollerin gönderilmesini talep etmeye başladığını, akabinde yapılan yazışmalar sonrasında devre konu tesislere ilişkin Müşteri Devir Protokolü, Hat Devir Protokolü ve Baymina Enerji'ye ilişkin Taşıma Hizmet Sözleşmesine ilişkin 01.02.2011 tarihinde ... ile ... arasında imzalanarak devir sürecinin tamamlandığını, davacı şirketin kendi kusuru ile devir sürecine ilişkin süreçleri tamamlamaktan imtina etmiş olduğu ve gecikmesine sebep olduğu bu süreçten müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, ...'ın ...'ya yaptığı 17.10.2008 tarih ve 234/37387 sayılı başvurusunda, iş bu dava sebebi yaptığı tüm hususları ...'ya ileterek soruşturma açılmasını talep ettiğini, ...'nın tarafların savunmalarını aldıktan sonra ... hakkında herhangi bir yaptırım uygulamak bir yana, soruşturma açılmasına dahi gerek görmediğini, yine ...'nın 16.03.2004 tarih ve 1528 sayılı yazısında, "Söz konusu dağıtım hatları ve istasyonlarının devir şartları ve devir bedeline ilişkin hususların ... ile yapılacak ikili görüşmeler neticesinde varılacak mutabakat çerçevesinde taraflar arasında belirlenmesi gerektiği"nin belirtildiğini, müvekkili ...'ın söz konusu hatların kendisinde bulunduğu dönemde, bu hatlara ilişkin olarak yürüttüğü faaliyet nedeniyle bir taşıma bedelini de elde etmediğini, anılan dönemde yalnızca iletim bedeli aldığını, davacının, dava konusu ettiği taşıma bedelinin tahsil edilmediğini, dolayısıyla söz konusu hatları devretmemek suretiyle dağıtım şirketinin alması gereken bir bedel alınarak zenginleşilmediğini, davacı şirketin salt dağıtım lisansına sahip olmasının, devir tarihinden önce herhangi bir taşıma hizmeti vermemesi karşısında taşıma hizmet bedeline hak kazanacağı anlamına gelmediğini, bir an için davacı şirketin devrin yapılmadığı döneme ilişkin olarak taşıma bedeli talep edebileceği düşünülse dahi, taşıma bedelinin, verilen hizmet, maruz kalınan yatırım ve diğer masraflar ile taşınan doğal gaz miktarı gibi ilgili dönem parametrelerine bağlı olarak belirlenen bir bedel olduğundan, dava konusu edilen dönem için davacı şirketin henüz dağıtım şebekesini devralmadığı, bu nedenle de taşıma bedeli gelirine esas olabilecek işletme operasyon, sermaye ya da herhangi bir giderinin olmaması dolayısıyla maliyetine katlanarak gerçekleştirdiği bir taşıma hizmeti bulunmadığından taşıma bedeline hak kazanamayacağını, dağıtım şirketinin hiç vermediği bir hizmet karşılığında talepte bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Dava, davalı şirket tarafından doğal gaz boru hatlarının davacı şirkete geç devredildiği iddiasıyla 05.06.2003 - 01.02.2011 tarihleri arasında 25 adet serbest tüketiciye taşınan doğal gaz miktarlarından doğan taşıma bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; görev/yargı yolu, ...'ya başvuru yönünden dava şartı, zamanaşımı, davanın belirsiz alacak davası olarak görülüp görülemeyeceği, 19.07.2010 tarihli YPK kararı ile taraflar arasındaki yazışmalara göre varsa tarafların kusurlarıda gözönüne alındığında alacak talebinin haklı olup olmadığı, haklı ise alacak tutarı hususlarından kaynaklanmaktadır.
Mahkememizin 25.01.2018 tarihli ve 2017/330 Esas - 2018/60 Karar sayılı "yargı yolu nedeniyle davanın usulden reddi"ne ilişkin karara karşı davacı vekilinin İstinaf kanun yoluna başvurusu ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin 29.11.2018 tarihli ve 2018/1796 - 1258 sayılı kararı ile esastan reddedilmiş, davalı vekilinin temyiz talebi üzerine mahkememiz kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 11.12.2019 tarihli ve 2019/444-8053 sayılı ilamıyla "...Taraflar Özel Kanunlar ile kurulmuş özel hukuk hükümlerine göre idare edilen kamu kuruluşu olmaları yanında ticari şekilde veya iktisadi esaslara göre işletilmekte, yaptıkları işler itibariyle de tacir sıfatını taşımakta olan anonim şirket tüzel kişiliğine haiz olup, tarafların iş ve işlemlerinin 6102 sayılı Kanun’a tabi olduğu açıktır. Bu açıklamalar uyarınca, somut uyuşmazlık yönünden adli yargının görevli olduğu gözetilip taraf delilleri toplanıldıktan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın çözümünde idari yargının görevli olduğundan bahisle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulmasına..." gerekçesi ile bozulmuştur.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 11.12.2019 tarihli ve 2019/444-8053 sayılı bozma ilamı üzerine dosya, mahkememizin 2020/36 Esas sırasına kaydedilmiş ve 08.10.2020 tarihli duruşmada, mahkememizin 25.01.2018 tarihli önceki kararında direnilmesine karar verilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.03.2023 tarihli ve 2021/11-944 E.-2023/178 K. sayılı bozma ilamı üzerine dosya mahkememizin 2023/416 Esas sırasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizce görevlendirilen bilirkişiler tarafından düzenlenen 21.03.2024 tarihli raporda özetle; hem davalı hem de davacının doğal tekel şekilde faaliyet gösteren şirketler olduğu, doğal tekel alanda faaliyet gösterebilmeye yönelik imtiyaz hakkı verilirken kuralların idare tarafından net bir şekilde ortaya konulduğu, gerek imtiyazların verilmesi aşamasında ilgili idareler gerekse de faaliyetin devam ettiği sürede ... tarafından ortaya konulan düzenlemelerin bir bütünlük içerisinde ve birbiri ile ilişkili olduğu, düzenlenen şirketlerin idari otoritelerin düzenlemeleri dışına çıkamadıkları, ... ile ... Doğalgaz Dağıtım A.Ş. arasında Yüksek Planlama Kurulunun 19.07.2010 tarih ve 2010/T-24 sayılı kararı doğrultusunda ... tarafından ... Doğalgaz Dağıtım A.Ş'ye devredilecek varlıklara ilişkin devir şartlarını belirleyen 01.02.2011 tarihli "Arazi Devir Protokolünün" akdedildiği, söz konusu protokolün konusunu, "firmanın lisansında belirtilen dağıtım bölgesi içerisindeki ...'a ait tesislerin ve boru hatlarının geçtiği taşınmazlar üzerindeki hakların dağıtım şirketine devrinin" oluşturduğu, protokolün devir şartları ile ilgili 3.5 maddesinde "işbu 3. madde kapsamında tariflenen herhangi bir işlemin herhangi bir işlemin herhangi bir safahatında, herhangi bir sebepten kaynaklanacak gecikme veya olumsuzluk nedeniyle ...'ın herhangi bir sorumluluğu bulunmayacak bu sebeple ... Gaz A.Ş'nin ...'tan herhangi bir nam altında bir bedel talep edemeyecektir" hükmünün bulunduğu, bununla birlikte yine ... ile ... Gaz A.Ş. arasında ayrıca 01.02.2011 tarihli ... Doğalgaz Dağıtım Hattı Devir Protokolünün akdedildiği, protokolün devir bedeli devir şartları ve ödemeler ile ilgili 5.43. maddesi hükmüne göre devir protokolünün hüküm ifade edebilmesi için "devir bedelinin ödenmiş olduğunun belgelenmesi" gerektiği, ... vekilinin dilekçesine konu ettiği ve ek yaptığı ... Gaz A.Ş.'nin 01.02.2011 tarihli ... Doğalgaz Dağıtım Hattı Devir Protokolünden 3 gün önce olacak şekilde 28.01.2011 tarihli yazısında; "devir bedelini" yatırmakta güçlük çektiğini, bedeli devir tarihinden 10 gün sonra yatırmak konusunda ...'tan talepte bulunduğunun anlaşıldığı, ...'ın 31.01.2011 tarihli cevabi yazısında ise ... Doğalgaz A.Ş'nin teklifinin uygun bulunduğunun belirtildiği, 01.02.2011 tarihli ... Doğalgaz Dağıtım Hattı Devir Protokolünün Hak ve Yükümlülükler ile ilgili 65.2 maddesi hükmüne göre devir işlemlerinin sonuçlanması için "devir bedelinin" yatırılmasının ön koşul olduğu, ... Doğalgaz A.Ş.'nin 01.02.2011 tarihi itibari ile devir bedelini yatırmadığı, yatırılmayan devir bedeli nedeniyle "Devir Şartlarının" oluşmadığı, ... Doğalgaz A.Ş.'nin 05.06.2003 - 01.02.2011 tarihli arasında ... tarafından serbest tüketicilere taşınan doğalgaz üzerinden taşıma bedeli talep etmesinin taraflar arasında akdedilen protokol hükümlerine aykırı olacağı belirtilmiştir.
Toplanan deliller ve dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde; Yüksek Planlama Kurulu'nun 19/07/2010 tarihli ve 2010/T-24 sayılı kararından sonra taraflar arasında imzalanan 01/02/2011 tarihli protokolde tesislerin ve boru hatlarının devrinde herhangi bir sebepten kaynaklanacak gecikme veya olumsuzluk nedeniyle ...'ın herhangi bir sorumluluğunun bulunmayacağı, bu sebeple ... Gaz A.Ş'nin ...'tan herhangi bir nam altında bedel talep edemeyeceğinin kararlaştırıldığı, yine 01/02/2011 tarihli Hisse Devir Protokolü'nde devir protokolünün hüküm ifade edebilmesi için devir bedelinin ödenmiş olması gerektiğinin hüküm altına alındığı, bu tarih itibariyle devir bedelinin yatırılmamış olması nedeniyle de devir şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın REDDİNE,
492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL harçtan, dava açılışında alınan 34.155,00 TL harcın mahsubu ile 33.727,40 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Davalı vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 232.000,00 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE,
Kullanılmayan avansların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANA İADESİNE,
Dair, davacı vekili Av. Eda KARABABA ile davalı vekilleri ... ... yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ'ne İSTİNAF BAŞVURU YOLU açık olmak üzere, oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 06/06/2024