T.C. ... 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/435 Esas - 2024/292
T.C.
...
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/435 Esas
KARAR NO : 2024/292
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/06/2023
KARAR TARİHİ : 19/04/2024
KARAR YAZMA TARİHİ : 18/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ: Davacı tarafından, servis ve satış hizmeti karşılığında yapılan iş ve işlemler ile satılan parçalara ilişkin olarak davalı şirkete 04.12.2020 tarih, BT02020000001053 numaralı, 213.611,02 TL bedelli ve 20.01.2021 tarih, BT02021000000047 numaralı, 17.957,63 TL bedelli olmak üzere, toplam 231.568,65 TL bedelli faturalar düzenlendiğini, alacakların ödenmesi istemi ile ... 17. İcra Müdürlüğü'nün 2023/6705 E. Sayılı icra dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin icra takibine İtiraz etiğini ve takibin durduğunu, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, anlaşma sağlanamadığını, davalının itirazının haksız, dayanaksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı yanca faize de itiraz edildiğini, ancak takip konusu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek TTK 153017. Maddesi gereğince belirlenen faiz talebinin haklı ve yerinde olduğunu, TTK 1530/7. Maddesinin : "Bu madde hükümleri uyarınca alacaklıya yapılan geç ödemelere ilişkin temerrüt faiz oranının sözleşmede öngörülmediği veya ilgili hükümlerin geçersiz olduğu hâllerde uygulanacak faiz oranını ve alacağın tahsili masrafları için talep edilebilecek asgari giderim tutarını Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası her yıl ocak ayında ilan eder. Faiz oranı, 4/12/1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerüt Faizine İlişkin Kanunda öngörülen ticari işlere uygulanacak gecikme faizi oranından en az yüzde sekiz fazla olmalıdır" şeklinde olduğunu, talep edilen faiz haklı ve yerinde olduğunu, kanuna uygun olduğunu, takip konusu alacak likit olduğundan takip konusu miktar üzerinden 9620'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davanın kabulünü, itirazın iptali ve takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahküm edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini, talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirkete ait olan CASAGRANDE B300 makinasının TCD 2015 9176422 seri nolu motorunun, arıza nedeniyle yetkili servis olarak davacı şirkete tamir edilmek üzere teslim edildiğini, Davacı ile yapılan anlaşma gereği arızalı motorun tekrar çalışabilir halde müvekkil şirkete iade edileceği ve ilgili makinanın arıza çıkarmaksızın çalışmasının davacı tarafça sağlanacağını, bu tamir işlemine ilişkin davacı tarafından 04.12.2020 tarihli BT 02020000001053 numaralı faturanın düzenlendiğini, ancak motorun tamir edildiği söylendiği halde, müvekkil şirkete iade edildiğinde tekrardan arızalandığını, motorun blok kısmı, garanti kapsamında olmasına rağmen kullanıcı hatası olmaksızın kırılmış ve parçalanmış olduğunu, kullanılamaz hale geldiğini, dolayısıyla bu fatura kapsamında davacının taahhüt ettiği arıza giderme-tamir işleminin gereği gibi yerine getirilmediğini, bu hususun davacıya şifahi ve taraflar arası yazışmalar ile bu bildirildiğini, anılan ana blok arızasının meydana gelmesinden sonra davacı ile yapılan görüşmelerde motorun kendilerine teslim edilmesini ve teslim neticesinde davacı tarafın yapacağı araştırma ile arızanın nedeninin saptanacağının müvekkil şirkete iletildiğini, bu doğrultuda motorun sökülerek yeniden davacı şirkete götürüldüğünü, ancak davacı şirketin tamirat parçalarının temininin uzun süreceğini bu sebeple de müvekkil şirkete yeni bir motor alınması gerektiğini söylediğini, dolayısıyla müvekkil şirket tarafından TCD20157 ZXL15.9065 seri numaralı yeni bir motor alındığını, alınan yeni motorun makineyle uyumlu hale getirilmesi için davacı şirkete teslim edildiğini, taraflar arasında yapılan anlaşma gereği ikinci işleme ilişkin servis ücreti ve işçilik ücretinin alınmayacağının söylendiğini, ancak daha sonrasında davacı tarafından ikinci tamirat işlemine ilişkin 20.01.2021 tarihinde BT02021000000047 numaralı fatura tanzim edildiğinde fatura kapsamında servis ve işçilik ücretlerinin de dahil edildiğinin anlaşıldığını, her ne kadar davacı tarafından huzurdaki davada iki ayrı fatura bedeline yapılan itirazın iptali talep edilmiş ise de; ilk fatura konusu hizmetin ayıplı şekilde ifa edilmesi, davacı tarafından taahhüt edildiği şekilde yerine getirilmemesinin söz konusu olduğunu, dolayısıyla davacının işbu fatura bedelini talep etmesinin açıkça kötü niyetli olduğunu, davacının tanzim ettiği ikinci faturada ise; taraflar arasında yapılan anlaşma gereği İlk tamiratın devamı olduğu göz önüne alınarak servis ve işçilik ücretinin alınmayacağının davacı tarafça taahhüt edildiğini, ancak işbu fatura içeriğinde bu kalemlerin de anlaşmaya aykırı olarak talep edildiği görüldüğünü, kaldı ki ilk arızalanan ve parçalanarak kırılan motorun halen davacı nezdinde bulunmakta olduğunu ve müvekkile teslim edilmedi Davacı şirketin yükümlülüğünü tam, sorunsuz ve ayıpsız bir biçimde ifa etmediğini, dolayısıyla müvekkil şirketin hem ayıplı hizmet hem de ilk motorun halen davacı nezdinde bulunması göz önüne alındığında; maddi zarara uğradığının ortada olduğunu, davacı taraf %20 'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı talebinde bulunmuş ise de; müvekkil şirketin itirazı haksız ve kötü niyetli olmadığından bu talep reddedilmesi gerektiğini, davanın reddini, davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini; yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı tarafa tahmilini, talep etmiştir.
DAVANIN NİTELİĞİ VE UYUŞMAZLIK: Dava; davacı tarafından davalıya servis ve satış hizmeti kapsamında yapılan iş ve işlemler ve satılan parçalar için düzenlenmiş olduğu iddia edilen faturaların tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu görüldü. Mahkememiz yetkisine itiraz edilmemiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; icra dairesinin yetkisi, davacının takibe konu faturalara ilişkin edim ve malları davalıya usulüne uygun ifa/teslim edip etmediği, ayıplı ifanın olup olmadığı, davacının alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarının tespiti, davalının itirazında haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı, faizin başlangıcı ve oranına ilişkin olduğu tespit edildi.
DELİLLER: ... 17. İcra Dairesinin 2023/6705 Esas Sayılı dosyası dosyamız içerisine kazandırılmış, alacaklısının dosyamız davacısı, borçlusunun dosyamız davalısı olduğu, alacaklı tarafından toplam 231.568,65 TL asıl alacak yönünden genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin 05/04/2023 tarihinde davalıya tebliğ edilmesi üzerine davalı vekili tarafından 09/04/2023 tarihinde borca itiraz edildiği, borca itirazın ve davanın yasal süresi içerisinde olduğu görülmüştür.
Tüm deliller toplandıktan sonra tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde SMMM bilirkişi aracılığıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmış, Bilirkişi Sultan Erdoğan 14/02/2024 tarihli raporunda; Davalı firmanın 2020 yılı hesap dönemi Yevmiye Defteri açılış ve kapanış tasdiklerinin süresi içinde yapıldığı, davacı firmanın E-Defter mükellefi olduğu, berat onaylarının süresi içinde yapıldığı, ticari defterlerin bu yönü ile TTK ve VUK
hükümlerine aykırı bir hususu bulunmadığı, davacı tarafından düzenlenen 231.568,65 TL tutarlı 2 adet faturanın taraf defter kayıtlarında bulunduğu, BA-BS Form
beyannameleri ile beyan edildiği, defterlerin birbirini teyit ettiği,
taraflarca anlaşma şartlarına ilişkin bilgi ve belge dosyaya ibraz edilmediğinden var ise anlaşma içeriği (ürün ve
hizmet kalemleri) ile bedelleri ve davalı tarafın itiraza konu etmiş olduğu hususlar yönünden (işçilik bedellerinin
mükerrer talep edildiği, ifanın ayıplı olduğu) değerlendirme yapılamadığı, incelenen defter kayıtlarına göre takip tarihi ile davalının davacıya 231.568,65 TL borcu bulunduğu, faiz ve tazminat taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu mütalaa edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Toplanan delillere, tarafların ticari defter ve kayıtları, gerekçeli bilirkişi raporu, tarafların beyan ve itirazları ile takibe konu faturalara göre; taraflar arasında ticari ilişki sabit olup davalının, taraflarının ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu üzere davacıya 231.568,65 TL borçlu olduğundan, davacı takibe konu alacağının tahsilini talep edebilir. Davalı tarafından icra takibine takip tarihi itibariyle davacıya borcunun bulunmadığı ve işçilik bedellerinin
mükerrer talep edildiği, ifanın ayıplı olduğu iddia edilmişse de, ayıplı ifaya yönelik bildirimde bulunduğu ve işçilik bedellerinin mükerrer talep edildiğine dair iddialarını ispata yönelik delil sunamadığı, her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu üzere 231.568,65 TL borçlu olduğunun sabit olduğu, mahkememizce kabul ve tespit edilmiş, davacının toplam 231.568,65 TL alacaklı olduğu, alınan gerekçeli bilirkişi raporu, tarafların ticari defter ve kayıtları, davacı vekilinin sunduğu fatura suretleri ile doğrulanmıştır, bu nedenlerle davanın bilirkişi raporu ile tespit edilen değer üzerinden kabulü ile davalının icra takibindeki itirazının iptaline, takibin 231.568,65 TL asıl alacak üzerinden aynı şartlarda devamına ve davalı takibe haksız olarak itiraz etmiş olduğundan itirazın iptaline karar verilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle;
1)Davanın KABULÜ ile; davalının ... 17. İcra Dairesinin 2023/6705 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 231.568,65 TL asıl alacak üzerinden aynı şartlarda devamına,
Davalı takibe haksız olarak itiraz ettiğinden İİK’nun 67/2 maddesi gereğice itirazın iptaline karar verien alacağın %20'si oranında olmak üzere 46.313,73 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 15.818,45 TL harçtan, dava açılışında alınan 2.796,78 TL peşin harcın düşülmesi ile kalan 13.021,67 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
3) 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4) Davacı tarafından yapılan 2.796,78 TL peşin harç, 179,90 TL başvurma harcı, 118,00 TL tebligat ücreti, 2.500,00 TL bilirkişi ücreti, olmak üzere toplam 5.594,68 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5) Davacının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 36.735,30 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6) Kullanılmayan avansların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANA İADESİNE,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/04/2024