T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/640 Esas - 2024/431
T.C.
ANKARA "TÜRK MİLLETİ ADINA "
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/640 Esas
KARAR NO : 2024/431
DAVA : Alacak (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 28/09/2023
KARAR TARİHİ : 05/06/2024
KARAR YAZMA TARİHİ : 06/06/2024
Mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonucunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ;
DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Davanın konusunun, taraflar arasında su teminine ilişkin bir ticari ilişkiden kaynaklı olup davalıların ödemediği faturalarından kaynaklı olarak bakiye alacağın ödenmesine ilişkin olduğunu. Arabuculuk görüşmesinin olumlu sonuçlanmadığını. Davalılar arasında bir iş ortaklığı söz konusu olup, ... ... ... Adet Dükkan İnşaatları İle Altyapı ve Çevre Düzenlemeleri İşi'ni T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'ndan 24.10.2022 tarihli sözleşme ile üstlenmiş olduklarını. Müvekkili davacının su bayisi olup, inşaatın içme suyu teminini sağlamış olduğunu. Teslim edilen ürünlere ilişkin olarak davalıların kurmuş olduğu ortaklık adına 28/02/2023 tarihli 20.144,00 TL bedelli, 01/04/2023 tarihli 23.910,00 TL bedelli, 02/05/2023 tarihli 17.980,00 TL bedelli ve 31/05/2023 tarihli 3.380,00 TL bedelli toplam 4 adet fatura düzenlenmiş olduğunu. Davalılardan ...Enerji İnş. Ve Madencilik A.Ş, 28/02/2023 tarihli 20.144,00 TL bedelli faturayı ödemiş, diğer fatura bedelleri ödenmemiş olduğunu. Ödenmeyen alacakları için fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak üzere şimdilik 500,00 TL'sini fatura tarihi olan 01/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek olan ticari avans faizi ile birlikte davacıya ödenmesini talep ettiklerini. Diğer fatura alacakları için talep ve dava haklarını saklı tuttuğunu. Davalıların iş ortaklığı kurduğu için her bir ortak TBK m.638'e göre ortaklığın borçlarından müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu. Tahsilde tekerrür olmamak üzere ödenmeyen fatura bedelinin davalılardan müteselsil olarak tahsili zorunluluğu hasıl olduğunu. 01/04/2023 tarihli 23.910,00 TL bedelli faturadan kaynaklı fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak üzere şimdilik 500,00.TL bakiye alacağın düzenlenme tarihi olan 01/04/2023 itibaren işleyecek olan ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsil olarak tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALI İMAJ ŞİRKET VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE : Dava konusu faturaların adına düzenlendiği "İmaj Altyapı Üst Yapı Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi - ...Enerji İnşaat ve Madencilik Anonim Şirketi İş Ortaklığı" 19.10.2022 tarihli Ankara 56. Noterliği 14759 Yevmiye Numaralı sözleşme ile kurulmuş olup ekte yer alan sözleşmeden de anlaşılacağı üzere iş ortaklığının temsili için iki ortağın da imzasının yer alması gerektiği öngörülmüş olduğunu. İş ortaklığının temsili ve borçlanması ancak iki ortağın müşterek imzaları ile mümkün olduğunu. İş ortaklığının ortaklarından olan müvekkili İmaj Altyapı'nın iş ortaklığını temsili konusunda imza şartı yerine getirilmediğinden iş ortaklığı adına düzenlenen faturalardan dolayı müvekkile karşı sorumluluk yüklenilmesi mümkün olmadığını. Bu nedenle davanın müvekkili yönünden husumet yokluğu nedeniyle öncelikle usulden reddini talep ettiklerini. Davacı tarafından, müvekkil yönünden imza şartının yerine getirildiğini gösterir sözleşme ve sair hiçbir delil dosyaya sunulmamıştır. Bu nedenle asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla varsa bile müvekkilin ödenmemiş herhangi bir fatura bedelinden sorumlu tutulması hukuken mümkün olmadığını. İş ortaklığının ortaklarından olan müvekkil İmaj Altyapı... A.Ş.'nin iş ortaklığının temsili konusunda imza şartı yerine getirilmediğinden borçlu olarak gösterilmesi hukuken mümkün olmadığını. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 07.11.2017 tarih, 2016/22053 E. ve 2017/13723 K. sayılı kararı da bu yönde olduğunu. Davaya konu faturalar müvekkile tebliğ edilmemiş olduğunu, faturanın tek başına alacağın varlığını gösteren bir belge olmadığını. Bir an için faturalar geçerli sayılacak ise dahi ilgili mal/hizmetin verildiğinin davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, satış/hizmet sözleşmelerinde malın teslim edildiği, hizmetin sunulduğu, teslim makbuzu, sevk irsaliyesi, irsaliyeli fatura ile ispat edileceğini. Bu belgelerin imzalı ve imzaların, alıcıya veya alıcının çalışanına ait olması gerektiğini. Bu durum alacaklının aleyhine olup malın teslim edildiğine ilişkin ispat külfeti davacı/ alacaklıya ait olduğunu. Ticari defterler üzerinde davacı tarafından iddia edilen mal alım satımının varlığının incelenmesi gerektiğini. Ayrıca ticari defterde faturanın varlığı bulunsa dahi Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin 1986/5016 Esas, 5415 K. sayılı kararında da görüldüğü üzere alacağın varlığının ispatı için yeterli olmayacağını. Malın teslim edildiği/hizmetin sunulduğu ile ilgili davacı üstünde ispat yükümlülüğünün olduğunu, tam olarak müvekkili şirkete teslim ettiğini, yükümlülüklerini yerine getirdiğini ispatlaması gerektiğini, faturaya yasal süresinde itiraz edilmemiş olması yazılı işin yapılarak müvekkili davalıya teslim edildiğini, faturanın kesinleştiğini göstermeyeceğini. Müvekkili şirketin temerrüde düşürülmesi ve fatura tarihi itibariyle faiz işlemesi de kabul etmediklerini. Müvekkil bakımından imza şartı yerine getirilmediğinden müvekkilin sorumlu tutulması mümkün olmadığını. Müvekkil yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, aksi kanaat halinde ispatlanamayan davanın esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
DAVALI ...ŞİRKET CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Haksız davanın reddine, 28 .09.2023 tarihinde davacı Uğur Domurcuk tarafından müvekkili davalı şirket aleyhine açılan haksız ve mesnetsiz davayı kabul etmelerinin mümkün olmadığını. Davacının dava dilekçesinde her ne kadar müvekkili şirketin adına düzenlediği faturaları ödemediğini dile getirse de işbu faturalar tek tek ödenmiş olup daha sonra tarafınca ibraz edileceğini. Ticari defter kayıtlarında da bu hususun açıkça görüneceğini, buna göre haksız davanın reddini, davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini savunmuştur.
Mahkememizin ön inceleme duruşmasında verilen ara karar ile davalı İmaj vekili tarafından ek süre talep dilekçesinde zaman aşımı def'inde bulunulmuş olup zaman aşımı defi yönünden alacak davasına konu fatura 01/04/2023 yılında olup zaman aşımı süresi geçmediğinden bu definin reddine karar verilmiştir
Mahkememizce tarafların delilleri toplanmış, tüm deliller toplandıktan sonra dosya SMMM bilirkişisi Banu KILINÇARSLAN 'a tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 04/03/2024 tarihli raporda, Hukuki değerlendirme ve nihai takdirin Mahkemeye ait olmak üzere; yukarıda yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; Davacının davalı adına düzenlediği KDV Dahil 65.414,00.TL dört adet satış faturasını hem davacının hem de davalının muhasebe kayıtlarına aldığını, Davalı ortağı ...A.Ş. tarafından 08.03.2023 tarihinde 20.144,00 TL ve ... tarafından 19.05.2023 tarihinde 30.000,00 TL olmak üzere toplam 50.144,00 TL ödemenin davacı banka hesabına yapıldığı ve kalan tutarın 15.270,00.TL olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN SUNULAN 29/04/2024 TARİHLİ ISLAH DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Islah taleplerini 15.270,00 TL olarak kabulüne, ıslahla birlikte toplamda 15.270,00.TL'nin 500 TL'lik kısmının fatura tarihi olan 01/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek olan ticari avans faizi ile geriye kalan 14.720,00 TL'lik kısmının ıslah tarihi olan 29/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek olan ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasında su teminine ilişkin ticari ilişkiden kaynaklı olarak davalı adi ortaklık tarafından ödenmediği iddia edilen faturalarından kaynaklı olarak bakiye alacak davasıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24/04/2013 tarihli 2012/13-798 Esas, 2013/568 Karar sayılı ilamında: "...TBK.nun “temsilin sonuçları” başlıklı 638.maddesinde, “Ortaklık için edinilen veya ortaklığa devredilen şeyler, alacaklar ve aynî haklar, ortaklık sözleşmesi çerçevesinde elbirliği hâlinde bütün ortaklara ait olur. Ortaklık sözleşmesinde aksine bir hüküm bulunmadıkça, bir ortağın alacaklıları, haklarını ancak o ortağın tasfiyedeki payı üzerinde kullanabilirler. Ortaklar, birlikte veya bir temsilci aracılığı ile, bir üçüncü kişiye karşı, ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan, aksi kararlaştırılmamışsa müteselsilen sorumlu olurlar.”....Davalılar aleyhine dava açmasında ve husumet yöneltmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır." şeklinde karar vermiştir.
Tüm dosya kapsamı, iddia, savunma, arabuluculuk son tutanağı, tarafların ticari defter ve kayıtlar ile birlikte toplanan tüm deliller ile dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, bilirkişinin raporunda; Davacının davalı adına düzenlediği KDV Dahil 65.414,00.TL dört adet satış faturasını hem davacının hem de davalının muhasebe kayıtlarına aldığını, Davalı ortağı ...A.Ş. tarafından 08.03.2023 tarihinde 20.144,00 TL ve ... tarafından 19.05.2023 tarihinde 30.000,00 TL olmak üzere toplam 50.144,00 TL ödemenin davacı banka hesabına yapıldığı ve kalan tutarın 15.270,00.TL olduğu belirtilmiş olup bilirkişi tarafından dosyaya sunulan rapor denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli görülerek, davalı ...Enerji İnşaat Ve Madencilik A.Ş.- İMAJ Altyapı Üst Yapı Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin İŞ ORTAKLIĞI olup Ankara İli, Sincan İlçesi, Saraycık Mahallesi 6. Bölge 2. Etap 573 Adet Konut ve 4 Adet Dükkan İnşaatları İle Altyapı ve Çevre Düzenlemeleri İşi'ni T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'ndan 24.10.2022 tarihli sözleşme ile iş ortaklığı olarak üstlendikleri sırada inşaatın içme suyunu davacıdan su bayisi olarak sağlamış oldukları anlaşıldığından, iş ortaklığının tüzel kişiliği bulunmadığından iş ortaklığından doğan borçlardan iş ortaklığını oluşturan şirketlerin müteselsilen sorumlu ve borçlu olduklarından Yukarıda belirtilen Yargıtay Genel Kurul ilamında dikkate alınarak bu kapsamda davacı şirketin iş ortaklığını oluşturan davalı şirketlerden toplam 15.270,00.TL içme suyu satışından faturadan kaynaklı alacaklı olduğu tespit edilmek ile buna göre Toplam 15.270,00.TL alacağın 500,00.TL' lik kısmının dava tarihi olan 28/09/2023 tarihinden itibaren, geriye kalan 14.270.00.TL'nin ise ıslah tarihi olan 29/04/2024 tarihinden itibaren tüm alacağa işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Davacı taraf alacağı için iş ortaklığını oluşturan davalı şirketleri temerrüte düşürdüğünü ispat edemediğinden dava dilekçesinde ilk talebi olan alacağın 500,00.TL' lik kısmı için faiz başlangıç tarihi dava tarihi olan 28/09/2023 tarihi kabul edilmiş olup ayrıca taraflar tacir olduğundan alacağa avans faiz uygulanarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1)Davanın KABULÜ İLE, Toplam 15.270,00.TL alacağın 500,00.TL' lik kısmının dava tarihi olan 28/09/2023 tarihinden itibaren, geriye kalan 14.270.00.TL'nin ise ıslah tarihi olan 29/04/2024 tarihinden itibaren tüm alacağa işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.043,09.TL karar ve ilam harcının, dava açılışında davacıdan alınan 269,85.TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 427,60 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 607,45.TL harcın düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 345,64.TL harcın müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
3) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13.maddesi uyarınca alınması gereken 3.200,00.TL arabuluculuk ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4) Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 269,85.TL başvurma harcı, 269,85.TL peşin harç, 427,60.TL ıslah harcı, 101,75.TL tebligat ücreti, 2.200,00.TL bilirkişi ücreti, olmak üzere toplam 3.269,05.TL yargılama giderinin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5) Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2.maddesi uyarınca hesaplanan 15.270,00.TL vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalıradan alınarak davacıya verilmesine,
6) Davacı vekili tarafından ıslah harcı yatırırken sehven başvuru harcı olarak fazla yatırıldığı anlaşılan 427,60.TL başvurma harcının talebi halinde davacı tarafa iadesine,
7) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı İmaj vekillinin e- duruşmada yüzlerine karşı, davalı ...vekilinin yokluğunda, dava değeri karar tarihi itibariyle istinaf kesinlik sınırı olan 28.250,00.TL.nin altında olduğundan HMK'nin 341/2 maddesi gereğince kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunda usulen anlatıldı. 05/06/2024
¸* Bu karar 5070 sayılı kanun gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır*¸