T.C. ...14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/643 Esas - 2025/136
T.C.
ANKARA
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/643 Esas
KARAR NO : 2025/136
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 30/09/2023
KARAR TARİHİ : 28/02/2025
KARAR YAZMA TARİHİ : 28/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09/11/2018 tarihinde, davacı müvekkili ...'un içerisinde yolcu olarak bulunduğu dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS ile sigortalı ... plaka saylı araç ile dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı çekicinin çarpışmaları neticesinde trafik kazasının meydana geldiğini ve müvekkilinin ağır şekilde yaralanarak sürekli bakım ihtiyacı doğduğunu, kazasının meydana gelmesinde davacı müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, dava açmadan önce maddi zararların tazmini için gerekli bilgi ve belgelerle birlikte davalı ...Sigorta A.Ş.'ne başvuruda bulunulduğunu herhangi bir ödeme yapılmadığını, arabuluculuğa da başvurulduğunu, taraflar arasında anlaşmaya varılamadığını ileri sürerek, HMK madde 107/2 uyarınca başlangıçta belirtilen talebi arttırım hakkımız saklı olmak üzere şimdilik 20.000,-TL bakıcı gideri tazminatının kaza tarihi olan 09/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile müvekkili davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle kesin hüküm nedeniyle ayrıca davacı tarafından müvekkiline yapılan başvuruda eksik evrakların bulunduğunu, usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, arabuluculuğa da başvurulmadığını bu nedenle öncelikle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, davacının bakıcı ihtiyacı doğu doğmadığının adli tıp kurumunca tespiti gerektiğini, müvekkil şirketin yalnızca kaza tarihindeki teminat limiti olan 360.000,00TL'ye kadar sorumlu olacağını ve bakiye teminat limitinin 274.000,00 TL olduğunu, Anayasa Mahkemesi iptal kararının dikkate alınmaması gerektiğini, maluliyetin kaza tarihi itibari ile geçerli olan Özürlülük Ölçü Sınıflandırılması ve Özürlülere verilecek Saglık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas dairesi tarafından düzenlenmesi gerektiğini, tazminat hesaplamasında kullanılması gereken yaşam tablosunun TRH 2010 ve hesaplamada esas alınması gereken teknik faizin %1,8 olduğunu, gelirin asgari ücret düzeyinde esas alınmasını, söz konusu olayda yolcu davacının müterafik kusurunun olup olmadığı araştırılmalı ve hesaplanacak tazminat tutarından işbu kusur indirilmesi, davacıya kaza nedeniyle SGK tarafından bağlanan gelir var ise tespit edilmesi gerektiğini, dava konusu taleplerin haksız fiilden kaynaklandığını faiz tarihi kaza tarihi olarak belirlenemeyeceğini ve yasal faiz olması gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
DAVANIN NİTELİĞİ VE UYUŞMAZLIK:Dava; davacının yolcu olarak bulunduğu araç ile davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığından bahisle sürekli bakıcı giderinden kaynaklanan zararı olduğundan bahisle maddi tazminat istemine ilişkin olduğu görüldü. Mahkememiz yetkisine itiraz edilmemiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; kesin hüküm dava şartı itirazı, dava öncesinde davalı sigorta şirketine başvurulmadığı itirazı, arabuluculuk dava şartı itirazı, kusur, müterafik kusur, hatır taşıması, davacının kaza nedeniyle sürekli bakıcı ihtiyacının doğup doğmadığı, maluliyetinin tespiti halinde bunlardan kaynaklanan zararlarının miktarının tespiti, zararları var ise davalının bu zararlardan sorumlu olup olmadığı, sorumlu olması halinde sorumlu olduğu tutarın ve sorumluluğunun niteliğinin tespiti, faizin başlangıcı ve oranına ilişkin olduğu tespit edildi.
İş göremezlik durumunun tespitinde uygulanacak yönetmeliğin belirlenmesine ilişkin olarak, trafik kazasından kaynaklanan, işleten ve sürücü ile sigorta şirketi hakkında açılan maddi tazminat davalarının temyiz incelemesini yapmakla görevli Yargıtay dairelerinin yerleşik kararlarına göre 11/10/2008 tarihinden önce gerçekleşen kazalar için Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 - 01/09/2013 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 - 01/06/2015 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği (anılan yönetmeliğin % 60 ve üzeri iş göremezlik durumunun bulunması halinde rapor düzenlemeye elverişli nitelikte olması nedeniyle bu oran altındaki iş göremezlik durumlarında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği), 01/06/2015 - 20/02/2019 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra gerçekleşen kazalar için Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca geçici iş göremezlik ve bakıcı ihtiyacı süresi ile sürekli iş göremezlik oranının tespit edilmesinin gerektiği, bu hali ile dava konusu kazanın meydana geldiği 09/11/2018 tarihi dikkate alındığında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasının gerektiği anlaşılmıştır. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 02/06/2021 tarih 2021/2620 - 2021/2238 E.K.)
Tazminat hesabında kullanılacak yaşam tablosunun ve hesap yönteminin belirlenmesine ilişkin olarak, trafik kazasından kaynaklanan, işleten ve sürücü ile sigorta şirketi hakkında açılan maddi tazminat davalarının temyiz incelemesini yapmakla görevli Yargıtay dairelerinin değişen ve yerleşik hale gelen kararları uyarınca tazminat hesabında bakiye yaşam süresinin belirlenmesinde kaza tarihi dikkate alınmaksızın TRH-2010 olarak adlandırılan yaşam tablosunun kullanılmasının gerektiği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda 26/04/2016 tarihinde yapılan değişiklikler sonrasında Yargıtay dairelerinin vermiş olduğu kararların kanunun yürürlük tarihinden önce meydana gelen kazalarda prograsif rant olarak adlandırılan (% 10 artırım - eksiltim) yöntemin, kanunun yürürlük tarihinden sonra meydana gelen kazalarda ise kanunda yapılan değişiklik dikkate alınarak genel şartlar ile belirlenen yöntemin (1,8 teknik faiz) uygulanmasının gerektiği yönünde olduğu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı, Yargıtay'ın yerleşik kararları ile kanunların geçmişe yürüyemeyeceği ilkesi ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda 19/06/2021 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanmak suretiyle yürürlüğe giren değişikliğin geçmişe yürüyeceğine ilişkin bir hükmün bulunmaması karşısında 19/06/2021 tarihinden önce meydana gelen kazalara ilişkin davalarda prograsif rant usulünün, bu tarihten sonra meydana gelen kazalara ilişkin davalarda ise kanun ile yürürlüğe konulan usulün uygulanmasının gerektiği ve bu hali ile dava konusu kazanın meydana geldiği tarih dikkate alındığında TRH-2010 yaşam tablosu kullanılmak ve prograsif rant olarak adlandırılan (% 10 artırım - eksiltim) yöntemi uygulanmak suretiyle tazminat hesabının yapılmasının gerektiği anlaşılmıştır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 14/01/2021 tarih 2020/2598 - 2021/34 E.K.; ...Bölge Adliye Mahkemesi 25/02/2021 tarih 2019/59 - 2021/379 E.K.)
DELİLLER: Hasar dosyaları, olaya ilişkin ... ACM'nin 2019/800 Esas sayılı dosyası, tedavi evrakları, SGK kayıtları, davacının sosyal ekonomik durum araştırması, nüfus kaydı dosyamız içerisine kazandırılmıştır.
Hasar dosyalarına göre davacının yaralanması nedeniyle bir kısım ödemenin yapıldığı görülmüştür.
Davacının maluliyet raporu Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD Başkanlığından alınmış, 14/03/2024 tarihli raporda davacının, 09/11/2018 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı yaralanmaları dikkate alınarak; 30 Mart 2013 tarih ve 28603 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik” ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla iş gücü kaybı oranı hesaplandığında; kişinin bedensel özür oranının %80 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 12 aya kadar uzayabileceği, davacının olay tarihinden itibaren 12 aylık iyileşme süresinin tamamında günlük yaşam aktivitelerinde bir başkasına tam bağımlı olduğu, bu nedenle olay tarihinden itibaren 12 ay boyunca bakıcıya ihtiyaç duyacağı mütalaa edilmiştir.
Davacı vekilinin sürekli bakıcı ihtiyacının tespiti için ek rapor alınması talebi üzerine Davacının ek maluliyet raporu yine Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD Başkanlığından alınmış, 06/06/2024 tarihli raporda davacının, 09/11/2018 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı yaralanmaları dikkate alınarak; 30 Mart 2013 tarih ve 28603 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik” ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla iş gücü kaybı oranı hesaplandığında; kişinin bedensel özür oranının %80 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 12 aya kadar uzayabileceği, davacının olay tarihinden itibaren ömür boyu bir başkasının sürekli bakım ve yardımına muhtaç durumda olduğu, Yeni gelen şartlarda bakıcı giderlerinin de harigi kriterlerle hesaplanacağının gösterildiği, bunu göre davacının maluliyetine karşılık gelen %80-89 aralığında asgari ücretin %75'i orun üzerinden bakıcı giderinin hesaplanacağı mütalaa edilmiştir.
...7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/376 Esas sayılı dosyasında ...ATK Trafik İhtisas Kurulundan alınan 14/01/2021 tarihli kusur raporunun, kaza tespit raporu ile uyumlu olduğu, hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu, dosyamız davalısına ilgili dosyada tebliğinin sağlandığı dikkate alınmakla, iş bu dosyamız açısından yeterli olduğu anlaşılmış olup, ayrıca kusur raporu alınmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Akabinde dosya aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş, Aktüerya konusunda uzman bilirkişi ...tarafından düzenlenen 27/11/2024 tarihli raporunda özetle; Adli Tıp Kurulu raporunda, "şahsın olay tarihinden/ itibaren ömür boyu bir başkasının sürekli bakım ve yardımına ihtiyaç duyduğu.." tespit edilmiş olup, bu doğrultuda davacı için Toplam bakıcı gideri tazminatı olarak: 6.565.556,15-TL 'nin belirlendiği, Dosya kapsamında yer alan, adli tıp kurumu raporuna göre; dava konusu olayda; Çekici sürücüsü ...’un %85 (yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğu, Otomobil sürücüsü ...’un %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, davacının araç içerisinde yolcu olması, kendisine kazanın oluşumunda herhangi bir kusur atfedilmemiş olması gözetilerek müterafik kusur hususunu takdir sayın mahkemeye ait olmak üzere hesaplanan tazminatlardan kusur indirimi yapılmadığı, davalı sigorta şirketi tarafından ... plakalı araç için tanzim edilen, ZMMS poliçesinde, kişi başına bedeni zarar teminat limitinin 330.000,00-TL olduğu, yasal mevzuat gereği kaza tarihi itibari ile ilgili teminat limitinin 360.000,00-TL olarak güncellendiği, davacı vekili tarafından, davalı sigorta şirketine yapılan ilk başvuru tebliğ tarihinin; 13.12.2022 olduğunun, dava dilekçesi ekinde yer alan kargo teslim formundan tespit edildiği, bu başvurunun sayın mahkemeniz tarafından geçerli bir başvuru olarak kabul edilmesi halinde, tebliğinden itibaren 8(sekiz) iş günü sonrasına gelen 24.12.2022 tarihi itibari ile davalı sigorta şirketinin temerrüde düşmüş sayılabileceği, Davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı olan dava konusu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın sigorta poliçesinde; kullanım şeklinin "Otomobil" olarak belirtildiği, davacı vekili tarafından dava dilekçesi ile talep edilen faiz türünün avans faizi olduğu, söz konusu aracın hususi kullanımda olması halinde uygulanacak faizin yasal faiz olabileceği, takdirin sayın mahkemeye ait olduğu, mütalaa edilmiştir.
DAVA DEĞERİ ARTIRIM DİLEKÇESİ : Davacı vekili dava değeri artırım dilekçesinde özetle, Bilirkişi raporu sonrasında başlangıçta; müvekkil ... için 20.000,-TL olarak belirttikleri sürekli bakıcı giderine ilişkin taleplerini 360.000,-TL olarak arttırılmasını, bu hususta karar verilmesini talep etmiştir.
Yargılama devam ederken asgari ücret miktarının güncellenmesi üzerine, dosya güncel verilerin kullanılması ve davacı vekilinin rapora karşı beyanlarını değerlendirir şekilde ek rapor düzenlenmek üzere yeniden aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi ...02/01/2025 tarihli ek raporunda; 09.11.20218 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında yaralanarak malul kalan davacı ...'un Adli Tıp Kurulu raporunda, "şahsın olay tarihinden itibaren ömür boyu bir başkasının sürekli bakım ve yardımına ihtiyaç duyduğu.." tespit edilmiş olup, bu doğrultuda davacı için toplam bakıcı gideri tazminatı olarak: 9.685.542,70-TL 'nin belirlendiği, dosya kapsamında yer alan, adli tıp kurumu raporuna göre; dava konusu olayda; Çekici sürücüsü ...’un %85 (yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğu, Otomobil sürücüsü ...’un %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, davacının araç içerisinde yolcu olması, kendisine kazanın oluşumunda herhangi bir kusur atfedilmemiş olması gözetilerek müterafik kusur hususunu takdir sayın mahkemeye ait olmak üzere hesaplanan tazminatlardan kusur indirimi yapılmadığı, davalı sigorta şirketi tarafından ... plakalı araç için tanzim edilen, ZMMS poliçesinde, kişi başına bedeni zarar teminat limitinin 330.000,00-TL olduğu, yasal mevzuat gereği kaza tarihi itibari ile ilgili teminat limitinin 360.000,00-TL olarak güncellendiği, davacı vekili tarafından, davalı sigorta şirketine yapılan ilk başvuru tebliğ tarihinin; 13.12.2022 olduğunun, dava dilekçesi ekinde yer alan kargo teslim formundan tespit edildiği, bu başvurunun sayın mahkemeniz tarafından geçerli bir başvuru olarak kabul edilmesi halinde, tebliğinden itibaren 8(sekiz) iş günü sonrasına gelen 24.12.2022 tarihi itibari ile davalı sigorta şirketinin temerrüde düşmüş sayılabileceği, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı olan dava konusu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın sigorta poliçesinde; kullanım şeklinin "Otomobil" olarak belirtildiği, davacı vekili tarafından dava dilekçesi ile talep edilen faiz türünün avans faizi olduğu, söz konusu aracın hususi kullanımda olması halinde uygulanacak faizin yasal faiz olabileceği, takdirin sayın mahkemeye ait olduğu mütalaa edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Toplanan delillere, bilirkişi ve ATK kök ve ek raporlarına, kazanın oluş şekline, tarafların beyanlarına ve tüm dosya kapsamına göre;
Olay tarihinde davalı tarafından sigortalı çekici sürücüsü ...'un, yönetimindeki araç ile seyrederek olay yeri (T) kavşağa geldiğinde, dönüş yapacağı Ürünlü Yolu’nun her iki yönünü de etkin biçimde kontrol etmesi, bu yol üzerinde doğru seyreden araçların geçişini beklemesi ve yolun müsait olması durumunda sola dönüşünü müteyakkız biçimde gerçekleştirmesi gerekirken aksine hareketle kavşaktan son derece kontrolsüz ve tehlikeli biçimde sola dönüş yaparak solundan gelen ve ilk geçiş hakkını bırakmayıp, seyir yolunu kapattığı sürücü ... yönetimindeki otomobil ile çarpışmalarına sebebiyet verdiği olaydaki; dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı davranışıyla %85 oranında asli kusurlu olduğu, davacının yolcu olarak bulunduğu otomobil sürücüsü ...'un ise, yönetimindeki araç ile her ne kadar Ürünlü Yolu üzerinde doğru seyrederek ilk geçiş hakkına sahip biçimde olay yerine gelmiş ise de kavşak yaklaşımında hızını azaltıp müteyakkız seyretmesi gerekirken bu hususa özen göstermemiş, seyir hızıyla geldiği kavşakta yakın mesafeden, kontrolsüz ve tehlikeli biçimde seyir yoluna giren sürücü Atila yönetimindeki çekiciye çarpmamak için frenli vaziyette sola yönelmesine rağmen çarpışmayı engelleyemediği olaydaki; dikkatsizliği ve tedbirsizliği ile %15 oranında tali kusurlu olduğu, dava dışı sürücü ...'un sevk ve idaresindeki otomobilde yolcu olarak bulunduğu sırada meydana gelen kazada yaralanan davacı ...'un ise yaralanma biçiminden, kaza sırasında emniyet kemerinin takılmamasının davacıda meydana gelen zararı artırıcı nitelikte olduğu, emniyet kemerini takmış olması halinde yaralanmanın bu düzeyde meydana gelmeme ihtimalinin olduğu ve meydana gelen kazadaki yaralanmada davacının müterafik kusurunun bulunduğu, kendi kusuru ile zararın artmasına neden olduğu, meydana gelen kaza nedeniyle davacının sürekli iş göremezlik oranının kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik uyarınca %80 oranında sürekli iş göremez kaldığı dikkate alınmakla hesaplanan ömür boyu bakıcı giderinin ise 9.865.542,70 TL olduğu, davalının iş bu zarardan sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında sorumlu olduğu ve emniyet kemeri takılmaması nedeniyle davacının meydana gelen yaralanmada müterafik kusurunun bulunduğu anlaşıldığından, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları uyarınca hükmedilen tazminattan % 20 oranında müterafik kusur indiriminin yapılması akabinde bile davacının talep edebileceği sürekli bakıcı ihtiyacının 6.708.569,03 TL olduğu dikkate alınmak ve taleple bağlı kalınmakla davacının davasının kabulüne dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle;
1)Davanın KABULÜ ile, davacının sürekli bakıcı giderinden kaynaklanan 360.000,00 TL maddi tazminatının 30/09/2023 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 24.591,60 TL harçtan, dava açılışında alınan 269,85 TL peşin harç ve talep artırım nedeniyle alınan 1.162,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.431,85 TL harcın düşülmesi ile kalan 23.159,75 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
3) 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4) Davacı tarafından yapılan 269,85 TL peşin harç, 1.162,00 TL tamamlama harcı, 269,85 TL başvurma harcı, 715,00 TL tebligat ücreti, 3.250,00 TL bilirkişi ücreti, 32,25 TL posta gideri, 8.815,00 TL ATK gideri olmak üzere toplam 14.513,95 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5) Davacının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 57.600,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6) Kullanılmayan avansların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/02/2025