T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/682 Esas - 2025/455
T.C.
ANKARA "TÜRK MİLLETİ ADINA "
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/682 Esas
KARAR NO : 2025/455
DAVA : Tazminat (Şirket Genel Müdürlüğünden Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 21/20/2011
KARAR TARİHİ : 18/06/2025
KARAR YAZMA TARİHİ : 01/07/2025
Mahkememizce verilen 29/12/2021 tarihli ......, ...... Dairesinin 06/07/2023 tarihli ...... sayılı ilamıyla BOZULMAKLA, dosya mahkememize gönderilmek ile yukarıdaki esas numarasına kayıt edilmek ile yapılan açık yargılama sonunuda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ;
DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Davacı vekili ......Esas sayılı dosyasına sunduğu dava dilekçesinde özetle: Davacının davalı yanında Ağustos 2000 tarihinde işçi-memur olarak işe girdiğini, 16.06.2006 tarihinde genel müdürlük makamına getirildiğini, makama geldiğinde zarar eden kurum sonrasında kar etmeye başladığını, ortaklar kurulu tarafından ...... 2001-2004 yılları arası asfalt işlerine ait hesaplarda yapılan inceleme neticesinde fazla olarak ödendiği tesbit edilen 1.928.000.TL nin 23/08/2011 tarihine kadar ödenmesine dair yapılan talebin yerine getirilmesinin kendisinden istendiğini,kendisinin de istenen alacağın rapora, mahkeme kararına veya teftişe dayalı olmadığından ödemeyi red ettiğini,bu denli büyük bir meblağın kendisinin tek imzası ile ödenmesinin doğru olmadığını belirterek durumu ortaklar kurulunda açıklayarak kurul kararı alınmasını talep ettiğini ancak kurulun kendilerini sıkıntıya sokacağını belirterek sadece genel müdür imzası ile işlemin yapılmasını istediklerini, kendisinin mahkeme kararı olmadan işlem yapmayacağını belirtmesi üzerine ortaklar kurulu tarafından apor topar toplanarak davacıyı görevden alarak danışman kadrosuna atandığını, genel müdürken aylık net 4.600,00.TL ücret aldığını, danışmanlık görevine atanması ile maaşının aylık net 2.000,00 TL 'ye düşürüldüğünü, muvafakati alınmadığını, iş şartlarında esaslı değişiklik yaratan bu durum nedeni ile iş akdinin haklı olarak sonlandırılmasını talep ettiğini, genel müdürken 8.30-00.00 arası sürekli çalıştığını, hafta sonları da çalıştığını, yıllık izin ücretinin danışman maaşından ödendiğini beyanla ödenmeyen 1.000,00.TL kıdem tazminatının, 1.000,00.TL fazla mesai ücretinin, 500.00 TL yıllık izin ücretinin, 500.00 TL hafta tatili ücretinin kıdem tazminatına fesih diğer alacağa ise dava tarihinden itibaren toplam 4.000,00.TL'nin yasal faizi ile tahsilini fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak tahsilini talep ve dava etmiştir
CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Davalı şirket vekilinin ...... Mahkemesine sunduğu cevap dilekçesinde özetle:Öncelikle zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının fesih sebebi ile bağlı olduğunu ve feshin haksız olduğunu, davacının ... kadrosunda olduğunu ve vekaleten genel müdür makamında bulunduğunu, genel müdür yardımcılığı maaşının danışmanlık maaşının altında olduğunu, yıllık izin ücretlerinin çek vermek suretiyle ödendiğini, hafta tatili ücretlerinin ödendiğini, 2007 Aralık ayında fazla mesai alacakları için 9.451,35.TL'lik ödeme yapıldığını, maaşlar peşin ödenmekle son eylül ayı maaşından 25 günlük fazla ödemeye yönelik ve yine 3.599,99.TL'lik değerde bilgisayarı iade etmediğinden takas mahsup talebinde bulunduklarını beyanla davanın reddini savunmuştur.
...... Mahkemesi tarafından alınan İş ve Sosyal Güvenlik Uzmanı Hesap bilirkişisi ...'nin 06/07/2013 tarihli raporunda özetle: Davacının 15.09.2000 -05.09.2011 arası fiilen çalıştığı anlaşılmakla 10 yıl, 10 ay 19 gün hizmet süresinin bulunduğu, dosyaya ibraz edilen delillere göre iş akdinin davacı işci tarafından İş Kanunun 24. Madde ve devamı hükümleri gereği haklı fesih sebebi ile fesh ettiğine dair dilekçesinin görülmekte olduğunu. Davacının 2006-2011 yılları arası 5 yıl boyunca fiilen genel müdürlük görevini yürüttüğü görülmekle vekaleten yürütülen görevlerin geçici olmasının aksine davacının kadro olarak atanmadığı halde fiili olarak bu makamı 5 yıl gibi bir süre yerine getirdiği, işbu makam maaşınını aldığı açık olup işbu makamın alt kadrosuna atanması yapılarak maaşının 6.970,83.TL brüt çıplak ücretten 3.377,25.TL brüt maaşa düşürüldüğü ve 01 Eylül itibariyle peşin ödendiği görülmekle bordrolardan tespiti ile bu duruma muvafakat etmeyerek çalışma şartlarında esaslı konum ve ücret değişikliği yarattığı görülmekle feshin haklı olduğu kanaati ile feshin hususunda hukuki kabul ve değerlendirmenin mahkemeye ait olduğunu. Davalı tarafça davacıya kullanılmak üzere verildiği beyan edilen bilgisayarın davacıya teslimi ispat edilmemekle yine iş bu malzemenin satın alındığı tarih bedeli değil aksine kullanım süresi dikkate alınarak, fesih tarihi itibariyle değer tespiti bulunmadığından bu yönde değerlendirme yapılmadığını. Davacının Eylül 2011 maaşını maaş bodrosuna göre peşin ödediğinin görülmekte olduğunu, 5 günlük ücret mahsubu ile 25 günlük ücret takas mahsubu hesabında bunun 3.789,84.TL net fazla ödemenin görüldüğünü.Hukuki değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olmak üzere, Davacının aylık brüt ücretinin 6.970,83.TL olduğunu. Davacının taleplerine ilişkin hesaplamaların; 29.767,14 TL . Net kıdem tazminatı (en yüksek banka mevduat faizi), 21.671,19 TL. Net bakiye yıllık izin ücreti (Yasal faiz), 27.660,02 TL . Net hafta tatili ücreti ( en yüksek banka mevduat faizi), 53.155,68 TL. Net fazla mesai ücreti ( en yüksek banka mevduat faizi), davalı işveren fazla ücret ödemesi mahsup tutarının 3.789,84 TL olduğu sonuç ve kanaati belirtilmiştir.
Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 22/07/2013 havale tarihli ISLAH DİLEKÇESİNDE özetle: Dava dilekçesinde belirttikleri alacaklarına ek olarak Kıdem tazminatı 28.767,14.TL, yıllık izin ücreti alacağının 21.171,19.TL, hafta tatili ücret alacağının 28.209,00.TL, fazla mesai ücreti alacağının 44.514,00.TL olmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ıslah taleplerinin kabulüne, dava dilekçesine ilave olarak istenen 122.661,33.TL'nin davalıdan kıdem tazminatı için iş akdinin feshi tarihinden itibaren diğer alacaklara dava tarihinden en yüksek banka mevduat faizi uygulanmasına mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Bilirkişi ...'nin raporuna itiraz üzerine bu bilirkişinin 28/05/2014 tarihli ek raporunda özetle: Öncelikle ıslah tarihine göre alacaklarına ilişkin 5 yıllık zamanaşımı uygulamakla 22.07.2008 öncesi hesaplamalar dava dilekçesindeki tutarla sınırlı olmak üzere zamanaşımına uğramış olduğunu. Davacının 15.09.2000 ile 05.09.2011 arası fiilen çalıştığı anlaşılmakla hizmet süresinin 10 yıl 10 ay 19 gün olduğunu. Akdin feshi hususundaki itirazlara ilişkin ilk rapor değerlendirmelerinin geçerli olduğunu. Yıllık izin ücretine ilişkin ilk raporda çekle ödeme dikkate alındığından hesaplamayı değiştirir itiraz görülmediğini. Fazla mesai ve hafta tatili ücreti yönünden İlk rapor hesaplamalarını değiştirir zamanaşımı dışında itirazları görülmemekte itibar edilmemekle mevcut delil durumuna göre yapılan hesaplamalar yeniden zamanaşımı defi açısından yeniden değerlendirildiğinde, zamanaşımı def'ine göre 22.07.2008 öncesi ilk talep tutarları ile sınırlı tutarak yeniden yapılan hesaplamada, hafta tatili ücreti: 19.510,50.TL, fazla mesai ücreti: 46.701,06.TL olup davalı tarafın takas talebi bulunduğundan, yapılan ücret ödemesinin kıdem tazminatı hariç takas mahsubun yapılabileceğini, sonuç olarak hukuki değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olmak üzere, Davacının taleplerine ilişkin hesaplamaların, 29.767,14.TL net kıdem tazminatı, 21.671.19.TL net bakiye yıllık izin ücreti, 19.510,50.TL net hafta tatil ücreti, 46.701,06.TL net fazla mesai ücreti olup davalı işverenin fazla ücret ödemesinin mahsup tutarının 3.789,84.TL olduğu sonuç ve kanaati belirtilmiştir.
...... Mahkemesinin 16/02/2015 tarihli ...... sayılı kararına göre; 1.DAVANIN KISMEN KABULÜNE, Net 29.767,14 TL kıdem tazminatının 15.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte, Net 21.671,19 TL yıllık izin alacağının 500,00 TL'sinin dava tarihi olan 21.11.2011 tarihinden, bakiyesinin ıslah tarihi olan 2.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranını geçmemek şartıyla yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmeeine, Fazlaya dair talebin reddine, karar verilmiştir.
...... Mahkemesinin 16/02/2015 tarihli ...... sayılı kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olup ...... Dairesinin 19/10/2017 tarihli ...... sayılı ilamına göre görev yönünden bozma kararı vermiştir.
...... Dairesinin 19/10/2017 tarihli ...... sayılı BOZMA ilamına göre; " ...4857 sayılı Kanun'un 1. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 4. maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, işverenler ile işveren vekillerine ve işçilerine, çalışma konularına bakılmaksızın bu Kanunun uygulanacağı belirtilmiştir. Aynı Kanunun 2. maddesinde, bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişi işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişi ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar işveren olarak tanımlanmıştır. İşçi ve işveren sıfatları aynı kişide birleşemez. 4857 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasına göre, iş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir. Ücret, iş görme ve bağımlılık iş sözleşmesinin belirleyici öğeleridir.
İş sözleşmesini eser ve vekâlet sözleşmelerinden ayıran en önemli ölçüt bağımlılık ilişkisidir. Her üç sözleşmede, iş görme edimini yerine getirenin iş görülen kişiye (işveren-eser sahibi veya temsil edilen) karşı ekonomik bağımlılığı vardır. Tüzel kişilerde yönetim hakkı ile emir ve talimat verme yetkisi organlarını oluşturan kişiler aracılığıyla kullanılır. Tüzel kişiler yönünden tüzel kişinin kendisi soyut işveren, tüzel kişinin organını oluşturan kişiler ise somut işveren sıfatını haizdir. Ticaret şirketleriyle tüzel kişilerde somut işveren sıfatını taşıyan organ bir kurul olabileceği gibi tek başına bir kişiye verilen yetki çerçevesinde gerçek kişinin de organ sıfatını kazanması mümkündür.
Limited, hisseli komandit ve kolektif şirketlerde yönetim yetkisi şirket ortaklarından birine bırakıldığında, bu kişi müdür sıfatıyla kişi-organ sayılır. Türk Ticaret Kanunu'nun 319. maddesine göre, anonim şirketler yönünden yönetim ve temsil yetkisinin yönetim kurulu üyelerine bırakılması halinde, bu kişi veya kişiler kişi-organ sıfatını kazanır. Şirketi temsil ve yönetime yetkili kişi-organ sıfatını taşıyan kişiler işveren konumunda bulunduklarından işçi sayılmazlar.
4857 sayılı Kanun'a tabi genel müdür olarak çalışanların aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olmaları halinde kişi-organ statüsünü taşıyıp taşımadıklarının araştırılması gerekir. Genel müdürün organ sıfatını kazanmaksızın yönetim kurulu üyesi olması halinde, “genel müdürlük görevi” sebebiyle iş ilişkisinin devam ettiği sonucuna varılmalıdır. Buna karşın şirketi temsil ve ilzama yetkili kişi-organ sıfatı kazanılmışsa, işçi ve işveren sıfatı aynı kişide birleşemeyeceğinden iş ilişkisinin bulunmadığı kabul edilmelidir.
5521 sayılı Kanun'un 1. maddesine göre, iş mahkemelerinin görevi “İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi”dir. İşçi sıfatını taşımayan kişinin talepleriyle ilgili davanın, iş mahkemesi yerine genel görevli mahkemelerde görülmesi gerekir. Somut olayda, davacının genel müdür vekili olarak davalı şirketi temsil ve ilzama birinci derece yetkili bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacının görevi değerlendirildiğinde işçi ve işveren sıfatı aynı kişide birleşemeyeceğinden davacının kişi organ vasfında olması sebebiyle işçi vasfı bulunmamaktadır. Hal böyle olunca mahkemece bu durumda GÖREVSİZLİK KARARI VERİLMESİ GEREKİRKEN, yazılı gerekçe hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir." şeklinde karar vermiştir.
......Mahkemesi ...... Dairesinin görev yönünden bozma kararına uyarak, 19/04/2018 tarihli ......ile; " Mahkemelerinin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın ...... Mahkemesine gönderilmesine," karar verilmiş olup bu kararında temyiz edilmesi üzerine, ......Dairesinin 05/11/2018 tarihli ...... sayılı ilamına göre görev yönünden bozma kararı vermiştir.
...... Dairesinin 05/11/2018 tarihli ...... sayılı BOZMA ilamına göre; " ...Uyuşmazlık, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi mi yoksa asliye ticaret mahkemesi mi olduğu noktasında toplanmaktadır. Dava tarihinde yürürlükte olan mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 541. maddesi gereğince şirket mukavelesi veya umumi heyet kararıyla şirketin idare ve temsili ortak olmayan kimselere de bırakılabilir. Bu gibi kimselerin salahiyet ve mesuliyetleri hakkında ortak olan müdürlere ait hükümler tatbik olunur. Somut olayda, davacının, şirket ortağı olmayan şirketi temsil ve ilzama yetkili müdür vekili olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, 6762 Sayılı Kanun'un 541. maddesi gereğince ortak olmayan kimselerden atanan müdürlerin salahiyet ve mesuliyetleri hakkında ortak olan müdürler hakkındaki hükümler uygulanacağından ve Kanun'un 4. ve 5. maddeleri gereğince bu kanunda düzenlenen hususlar mutlak ticari dava niteliğinde olduğundan Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olması nedeniyle davanın usulden reddine kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir." şeklinde karar vermiştir.
...... Mahkemesi ...... Dairesinin görev yönünden bozma kararına uyarak, 14/06/2019 tarihli ...... ile sayılı kararı ile "... Açılan davanın USULDEN REDDİNE, Mahkememizin görevsizliğine, görevli Mahkemenin ...... Mahkemeleri olduğunun tespitine, Dosyayı görevli mahkemelerden birine tevzii edilmek üzere ...... Mahkemeleri tevzii bürosuna gönderilmesine," karar vermiş olup bu kararın temyiz edilmesi üzerine, ...... Dairesinin 12/09/2019 tarihli ...... sayılı ilamına göre, usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA karar vermiştir.
......Mahkemesinin 14/06/2019 tarihli ......ile verilen görevsizlik kararının ...... Dairesinin ilamı ile onanması üzerine dosya mahkememize tevzi edilmesi üzerine mahkememizin ...... Esas numarasına kaydı yapılmıştır.
Mahkememiz tarafından alınan Nitelikli Hesap Bilirkişisi ..., Mali Müşavir ... ve Nitelikli Hesap bilirkişisi ... 'den oluşan heyet raporunda özetle: Yukarıda yapılan açıklamalar ve hesaplamalar sonucunda, hukuki takdiri Mahkemeye ait olmak üzere; Davacının 4857 sayılı yasa uyarınca iş sözleşmesine tabi çalışmalarının karşılığında talep edebileceğini, Kıdem tazminatının: 15.678,82.TL net , Yıllık izin ücreti alacağının: 21.671,19.TL net olarak hesaplandığını, Fazla mesai ücreti alacağının: davaya karşı ileri sürülen zamanaşımı defi nedeniyle işçilikte geçen sürenin tamamı zamanaşımı süresine tabi olduğu için hesaplanamadığı ve danışmanlık döneminde de fazla mesaiyi ispatlar delil bulunmadığını, Hafta tatili ücreti alacağının: davaya karşı ileri sürülen zamanaşımı defi nedeniyle işçilikte geçen sürenin tamamı zamanaşımı süresine tabi olduğu için hesaplanamadığı ve danışmanlık döneminde de haftanın 7.günündeki çalışmayı ispatlar delil bulunmadığını, Davacının ... çalışmalarının geçtiği dönemde yürürlükte olan 818 sayılı BK'da kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediğini, davacının 818 sayılı BK'nun 313 vd.maddeleri uyarınca hizmet akdine tabi çalışmalarının (... dönemi) karşılığında talep edebileceğini, Fesih nedeniyle muhik tazminat tutarının 1.984,73.TL net olarak hesaplandığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından beyan itiraz dilekçeleri sonucunda dosya yeniden bilirkişilere tevdi edilmiş, bilirkişiler tarafından düzenlenen 29/06/2021 tarihli EK raporda özetle; Taraf itirazları kök raporlarında belirtilen kanaatlerini değiştirecek nitelikte görülmediğinden kök raporda belirtilen kanaatlerinin aynen muhafaza edildiğinin beyan etmişlerdir.
Mahkememiz 27/10/2021 tarihli ara kararı ile, Davalı şirkete müzekkere yazılarak; Davacı ...'un genel müdür olarak çalıştığı dönem olan 21/10/2006 - 26/08/2011 tarihleri arasında şirkette işe alma , işten çıkarma, mesai saatlerinin düzenlenmesi ücretlerinin belirlenmesi gibi hususlarda yetkili organın kim olduğunu, genel müdür veya vekilinin bu yönde tek başına karar alma yetkisinin olup olmadığının, bu yetkinin ortaklar kurumunda olup olmadığına ilişkin hususların sorulmuş olup davalı tarafın cevabi yazısında; İlgi yazınıza istinaden, sirket kayıtlarında vapılan araştırma neticesinde ... ile ilgili olarak 16.06.2006 tarih 1028 sayılı Ortaklar Kurulu kararı ile “Sirket kaşesi altında temsil ve ilzam icin Ortaklar Kurulu üyesi ... ile Genel Müdür Vekili olarak atanan ... 'a 1. derecede imza yetkisi verilmesine iş bu imza yetkilerinin müstereken kullanılmasına” karar verildiği, ardından 02.08.2006 tarih 1032 sayılı Ortaklar Kurulu Kararı ile “Mezkur kararda verilen imza yetkilerinin iptal edildiği, sirket kasesi adı altında temsil ve ilzam için Genel Müdür Vekili ... 'a 1. derece imza yetkisi verildiği” anlaşılmıştır. Ayrıca ilgi yazıda belirtilen işe giriş, işten çıkış ve ücretlerin belirlenmesi gibi işlemler hakkında karar verme yetkisinin Ortaklar Kurulunda olduğu belirtilmiştir.
Mahkememizin 29/12/2021 tarihli ...... sayılı kararı ile: " ...Mahkememiz tarafından, dosya kapsamında iş ve sosyal güvenlik uzmanı hesap bilirkişisi ...'den alınan 06/07/2013 tarihli ve 28/05/2014 tarihli ek raporları değerlendirildiğinde, bu bilirkişinin dava konusu işçi alacakları konusunda, konunun uzmanı olup hazırladığı raporlar dosya kapsamına ve İş Kanuna uygun olduğundan, karar ve hüküm kurmaya elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, bu raporlar kapsamda;Davanın KISMEN KABULÜ İLE, A-)Net 29.767,14.TL Kıdem tazminatının, 15.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, B-)Net 21.671,19.TL Yıllık izin alacağının, 500,00.TL'sinin dava tarihi olan 21.10.2011 tarihinden, bakiyesinin ıslah tarihi olan 22.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, C-)Net 19.510,50.TL Hafta tatili ücreti alacağının, 500,00.TL'sinin dava tarihi olan 21.10.2011 tarihinden, bakiyesinin ıslah tarihi olan 22.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, D-)Net 45.514,00.TL Fazla mesai ücreti alacağından, davalı tarafın takas talepli alacağı olarak tespit edilen 3.789,84.TL.nin MAHSUBU İLE (45.514,00.TL- 3.789,84.TL= 41.724,16.TL) 41.724,16.TL Fazla mesai ücreti alacağının, 1.000,00.TL'sinin dava tarihi olan 21.10.2011 tarihinden, bakiyesinin ıslah tarihi olan 22.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE," karar verilmiş olup bu karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkememizce verilen kararı davalı vekilinin temyizi üzerine ...... sayılı ilamıyla bozulmasına karar vermiştir.
..... sayılı Bozma kararında "... 1. ...... Dairesi'nin 19.10.2017 tarih, ....... sayılı, yine aynı Daire'nin 05.11.2018 tarih, ....... sayılı kararları ile davacının davalı şirkette genel müdür sıfatıyla davalı şirketi temsil ve ilzama yetkili, kişi organ vasfında olduğu, işçi vasfının bulunmadığı, davaya bakma görevinin Ticaret Mahkemesine ait olduğu belirtilerek İş Mahkemesi tarafından verilen karar görev yönünden bozulmuş, İş Mahkemesince bozma kararına uyularak dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir.2.Kesinleşen bu karar karşısında davacının İş Kanunu'ndan kaynaklı alacak talebinde bulunamayacağı kabul edilerek, davacının genel müdür vekili olarak görev yaptığı döneme ilişkin dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Kanun'un hizmet akdine ilişkin hükümleri çerçevesinde bir alacağının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekmekte olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. " şeklinde karar verildiği görülmüştür.
...... Dairesinin bozma kararı kapsamında, Bilirkişiler ..., Nitelikle Hesap Uzmanı ... ve SMMM ... tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 24/05/2024 tarihli heyet raporunda: Kıdem tazminatı talebine karşılık "muhik tazminat" alacağının 818 sayılı BK'nun 345.maddesi uyarınca 2 haftalık ücret tutarında 4.253,00 / 30 X 14 = 1.984,73.TL net olarak hesaplandığını, ancak hakimin durumu ve mahalli adeti göz önünde tutarak takdir hakkının bulunduğu, buna göre takdirin Mahkemeye ait olduğunu, yıllık ücretli izin alacağı talebine karşılık 818 sayılı BK'da bir müessese bulunmadığını, bu nedenle bu talebi karşılar bir hesaplama yapılamadığını, Fazla mesai ücreti alacağı ve hafta tatili ücreti alacağı taleplerine karşılık 818 sayılı BK'nun 329.maddesindeki düzenlemeden yararlanılabileceğini, bu maddeye göre değerlendirme yapıldığında hukuki takdiri Mahkemeye ait olmak üzere, ... görevini ifa eden davacının mesai saatleri dışında fazla mesai yapmasının maddede tarif edilen halin icabı gereği olduğu ve adet mucibince beklenen durum olduğunu, bu nedenle ... kadrosunda ödenen ücretin de işçi statüsünde ödenen ücretten daha yüksek olduğunu, buna göre davacının ... dönemi için mülga BK’nun 329. maddesi uyarınca talep edebileceği mesai ve hafta tatili ücreti bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizin 05/03/2025 tarihli duruşma ara karar ile her ne kadar davacı vekili tarafından dosyanın görevsizlik kararı verilerek iş mahkemesine gönderilmesini, aksi halde dosyadaki belge ve evrakları göre dosya kapsamı iş mahkemesinin kapsamında kaldığından bu yönde işçi alacakları yönünden rapor aldırılmasını yönündeki talebinin dosyanın geçindiği safahatta dikkate alınarak Yargıtay ilamları da değerlendirildiğinden bu talebinin REDDİNE karar verilmiştir. Ayrıca davacı vekilinin itirazı kapsamında yeni bilirkişi heyetinden rapor aldırılmasına yönelik, Geçen duruşmanın 2 nolu ara kararında belirtilen 10.500,00,TL bilirkişi ücretini mahkeme veznesine yatırması için davacı vekiline (1) aylık kesin süre verilmesine, bu süre içerisinde yatırılmadığı takdirde mevcut dosya kapsamına göre karar verileceğinin ihtarına (ihtar yapıldı). Ara karar tamamlandığında geçen duruşmanın ...... nolu ara kararına göre bilirkişilerden rapor aldırılmasına, rapor geldiğinde taraflara tebliğine, rapora karşı beyanda bulunmak üzere taraflara 2 haftalık süre verilmesine yönelik ara karar sonrası davacı vekili tarafından bilirkişi gider ücretini hiç ödememiştir. Bu kapsamda davacı vekiline verilen ihtarat kapsamında mevcut dosya kapsamında alınan raporlar ile toplanan deliller değerlendirilerek sonuca ulaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ...... Dairesinin nitelendirmesine göre; davacının genel müdür vekili olarak görev yaptığı döneme ilişkin dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanun'unun hizmet akdine ilişkin hükümleri çerçevesinde talep edilen tazminat alacak davasına ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı, iddia, savunma, ... sicil dosyası, işyeri sicil dosyası, tanık beyanları, bilirkişi incelemesi ile davacı tarafın ıslah dilekçesi ile ...... Dairesinin bozma ilamı kapsamında tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, ...... Dairesinin bozma kararı kapsamında, Bilirkişiler ..., Nitelikle Hesap Uzmanı ... ve SMMM ... tarafından düzenlenen 24/05/2024 tarihli ek heyet raporunda; Kıdem tazminatı talebine karşılık "muhik tazminat" alacağının 818 sayılı BK'nun 345.maddesi uyarınca 2 haftalık ücret tutarında 4.253,00 / 30 X 14 = 1.984,73.TL net olarak hesaplandığını, yıllık ücretli izin alacağı talebine karşılık 818 sayılı BK'da bir müessese bulunmadığını, bu nedenle bu talebi karşılar bir hesaplama yapılamadığını, Fazla mesai ücreti alacağı ve hafta tatili ücreti alacağı taleplerine karşılık 818 sayılı BK'nun 329.maddesindeki düzenlemeden yararlanılabileceğini, bu maddeye göre değerlendirme yapıldığında hukuki takdiri Mahkemeye ait olmak üzere, ...... görevini ifa eden davacının mesai saatleri dışında fazla mesai yapmasının maddede tarif edilen halin icabı gereği olduğu ve adet mucibince beklenen durum olduğunu, bu nedenle ... kadrosunda ödenen ücretin de işçi statüsünde ödenen ücretten daha yüksek olduğunu, buna göre davacının ...... dönemi için mülga BK’nun 329. maddesi uyarınca talep edebileceği mesai ve hafta tatili ücreti bulunmadığı sonuç ve kanaati belirtilmiş olup bu rapor ile dosya kapsamında;
Bilirkişiler ..., Nitelikle Hesap Uzmanı ... ve SMMM ... tarafından düzenlenen 24/05/2024 tarihli ek heyet raporunda; davacının 818 sayılı BK'nun 313 vd.maddeleri uyarınca hizmet akdine tabi çalışmalarının (......) karşılığında talep edebileceğini, Fesih nedeniyle muhik tazminat tutarının 1.984,73.TL net olarak hesaplandığı, davalı tarafın takas mahsup talebi yönünden değerlendirildiğinde, Davalı tarafın takas/ mahsuba konu iddiası bilirkişi ...'nin raporunda belirtildiği gibi; Davacının Eylül 2011 maaşını maaş bordrosuna göre peşin ödediğinin görülmekte olduğunu, 5 günlük ücret çıkartıldığında, geriye kalan 25 günlük ücret takas/ mahsubu hesabında bunun 3.789,84.TL net fazla ödemenin görüldüğünü yapılan ücret ödemesinin takas / mahsubunun yapılabileceğinden, belirtilen bilirkişi raporları kapsamında, buna göre, davalı tarafın takas/ mahsup bulunma hakkı olduğundan, takas/ mahsup kabul edildiğinde, davacının talep edebileceği tazminat alacağı 1.984,73.TL olduğu, davalının alacağının ise 3.789,84.TL olduğu, takas/ mahsup sonucu davacının herhangi bir alacağının olmadığı ortaya çıktığından, davanın reddine karar verilmiştir. ( ...... Dairesinin 27/02/2020 tarihli ......, ......Dairesinin 17/12/2018 tarihli ......)
Davalı tarafça davacıya kullanılmak üzere verildiği beyan edilen bilgisayarın davacıya teslimi ispat edilmemekle yine iş bu malzemenin satın alındığı tarih bedeli değil aksine kullanım süresi dikkate alınarak, fesih tarihi itibariyle değer tespiti bulunmadığından bu yönde bilirkişice değerlendirme yapılmadığından, davalı tarafın bu konudaki mahsup talebi red edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-)Davanın REDDİNE,
2-) ...... Esas sayılı dosyasına ...... Şubesine ait 04/ 02/2022 tarihli, ... numaralı 322.877,59.TL bedelli teminat mektubu ile 455,00.TL nakit teminatın davalı ......Ltd. Şti. (Yeni Ünvan: ... A.Ş.) iadesine, ...... Esas sayılı dosyasına bildirilmesine,
3) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40.TL ret ilam harcının dava açılışında davacıdan alınan 44,55.TL peşin harç ile yargılama sırasında tamamlanan 2.094,75.TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.139,30.TL'den alınması gereken harcın düşülmesi ile fazla yatırıldığı anlaşılan 1.523,90.TL'nin harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine,
Ayrıca, Mahkememizin ......, ...... .'si tarafından bozulmadan önce yazılan 17/02/2022 tarihli ...... Harç Nolu 4.182,19.TL bakiye karar harcının davalıdan tahsili için ilgili ... yazılan harç tahsil müzekkeresi tahsil edilmemiş ise aynen iadesine, tahsil edilmiş ise ferileri ile birlikte tahsil edilen tarafa iadesi için ilgili ... talep halinde müzekkere yazılmasına,
4) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5) Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00.TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin e-duruşmada yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nin 373/4. maddesi uyarınca 2 (iki) hafta içerisinde Yargıtay TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 18/06/2025
Katip ......
¸e-imzalıdır.
Hakim ......
¸e-imzalıdır.
** Bu karar 5070 sayılı kanun gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır**