T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/81 Esas - 2025/678
T.C.
ANKARA
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/81 Esas
KARAR NO : 2025/678
DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/01/2023
KARAR TARİHİ : 17/10/2025
KARAR YAZMA TARİHİ :03.11.2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının 22.09.2022 tarihinde ... Köyü mevkinde bulunan demir zenginleştirme tesisi su yalıtım işinin malzeme tedarikini ve yapım işinin yapılması için davalı firma ile eser sözleşmesi niteliğinde "Havuz Yalıtım İş Sözleşmesi" akdettiğini, Taraflar arasında imzalanan sözleşmede “4- ...” bendinde yer aldığı üzere ürünlerin uygulama alanına tesliminden sonra 1 gün içinde uygulanmaya başlanacağı, 15 gün sonra da teslim edilmesi konusunda mutabık olunduğunu, ürünlerin uygulama alanına 09.10.2022 tarihinde teslim edildiğini, bu tarihte yüklenicinin muaccel olan borcunun sözleşmede belirlenen teslim tarihinden 15 gün sonra muaccel hale gelmiş fakat aynı gün işe başlanması ve sözleşme gereğince 24.10.2022 tarihinde işin tamamıyla bitirilip teslim edilmesi gerekirken, davalının işi tamamlamadığını, yaptığı kısımlarda da ayıp mevcut olduğunu, bu hususun ...LTD. ŞTİ tarafından tespit edildiğini, EK-2 olarak sunulan Durum Tespit Raporuna göre davalının sadece ifayı temerrüde düşürmediği aynı zamanda ifa ettiği kısmın da ayıplı nitelikte olduğunun tespit edildiğini , yapılan sözlü ve yazılı uyarılara rağmen randımanlı bir çalışma gerçekleştirmediğini ve devamında da gerçekleştirimeyeceğinin anlaşıldığını, bu sebeple yükleniciye 07.12.2022 tarihli ... yevmiye numaralı ihtamame keşide edildiğini, İşbu uyuşmazlık sebebiyle zorunlu arabuluculuğa 22/12/2022 tarihinde başvuru yapıldığını, ... dosya numaralı arabuluculuk görüşmesi neticesinde anlaşma sağlanamadığını, Söz konusu ayıplı ifa sebebiyle, müvekkilin zarara uğradığını ve ayıplı yapılan işin düzeltilmesi için hem ekstra para, hem de zaman kaybı oluştuğunu, Davalı yükleniciye 07.12.2022 tarihinde ... yevmiye numaralı ihtamame keşide edildiğini, mevzu bahis ihtarnamede davalının çalışma prensiplerinin basiretli ve özenli bir yüklenicinin davranışlarından oldukça uzak olması sebebiyle aynen ifanın taraflar açısından mümkün olmadığını, müvekkil şirketin zararlarının tazmini için yasal yollara başvurulacağı ihtarında bulunulduğunu, TBKm. 12512 uyarınca, yenilik doğuran hak niteliğinde olan müspet zararlarının tazmininin talep edildiğini aynen ifadan vazgeçildiğini, aynen ifadan vazgeçip, Yüklenicinin asli edim yükümlülüğünün eserin teslimi değil de borçlunun temerrüde düşmesi nedeniyle TBK m. 125/2 gereğinde tazminat olarak talep etmeleri nedeniyle mevcut sözleşme ilişkisi devam edeceğinin, bu sebeple müvekkili iş sahibinin (alacaklı) malvarlığının mevcut bulunan durum ile yüklenici (borçlu) sözleşmede yer alan şekilde borcunu ifa etmiş olsaydı bulunabileceği durum arasındaki farkın tazmininin talep edildiğini, Müspet zararın başlıca iki unsurdan oluştuğunu, bu unsurların ifa edilmeyen edimin değeri ve gecikmeden doğan diğer zararlar olduğunu, Yüklenicinin, iş sahibinin tüm bu zararlarını tazmin etmek zorunda olduğunu, eserin teslimindeki gecikmeden dolayı iş sahibinin uğramış olacağı zararlara bakıldığında bunların; filli zarar ve yoksun kalınan kar olarak ortaya çıktığını, fili zarardan kasıtın, iş sahibinin bulunan malvarlığındaki azalma olduğunu, azalmanın, malvarlığının aktifinde bir azalma veya pasifinde bir artış meydan gelmesi ile ortaya çıktığını, iş sahibinin yoksun kaldığı karın ise onun eserin teslimindeki gecikmeden ötürü uğradığı zarar neticesinde ortaya çıkacağını, Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı tarafın sözleşmesel yükümlülüklerini aykırılık sebebiyle HMK 107/1 maddesi gereğince alacağının miktarının tam olarak belirleme olanağı olmadığından zarar miktarının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin ardından artırılmak üzere henüz belirsiz olan tazminat davası için belirsiz alacak davası olarak şimdilik 10.000-TL'nin 24.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle beraber tahsilini, ileride telafisi zor bir zararın doğmaması için davalının taşınmaz ve taşınır mallarına dava kesinleşinceye kadar, tensiple birlikte, 3. Kişilere devrini engeller nitelikte ihtiyati haciz konulmasını, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini, Talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin konusunun, davacıya ait demir zenginleştirme tesisi geçici atık barajına 500 gr keçe serilerek 1 mm HDPE jeomebran ile su yalıtım işinin malzeme ve işçiliğinin yapımı olduğunu, Sözleşmeye göre, ürünlerin uygulama alanına tesliminden sonra 1 gün içinde müvekkilce işe başlanacak olup, 15 gün sonra da işin teslim edileceğini, ancak müvekkilin işe başlamasının ardından sözleşmeye konu sahayı su bastığını, yüksek su seviyesi nedeniyle su yalıtım işinin ifasının imkansız hale geldiğini, sahaya su basmasına rağmen, sözleşmenin ifasını sağlamak amacıyla bir çözüm arayışında olan müvekkil şirket çalışanları sahada iken, 22.11.2022 tarihinde davacı şirket çalışanlarınca "sinkaflı sözlere, hakaret ve tehditlere" maruz bırakılarak çalışma sahasından kovulduklarını, Bu vahim hadise sonrası 25.11.2022 tarihli 09884 yevmiye numaralı ihtarname ile davacı tarafa, "sözleşmeyi ifa etme isteğinde olmamıza karşın sözleşmeye konu sahayı su bastığı, yüksek su seviyesi nedeniyle su yalıtım işinin ifası imkansız hale geldiği, saha yalıtım işinin ifasına hazır hale getirildiğinde sözleşmeyi ifa etme dileğinde olduğumuzu, şuan füli sebepler nedeniyle sözleşmenin ifasında gecikmeler yaşandığını ve davacı tarafça saha yalıtım işinin ifasına hazır hale getirildiğinde ivedi şekilde işe başlanacağı, saha yalıtım işinin ifasına hazır hale getirildiğinde ve müvekkil şirket çalışanlarımız için güvenli bir çalışma alanı oluşturulduğunda müvekkilimizin sözleşmeyi ifa etmeye hazır olduğu” bildirildiğini, Davacı tarafça çekilen 07.12.2022 tarihli ihtarda ise "tesis denemeleri sırasında 03.11.2022 tarihinde su sızıntısının gerçekleştiği belirtilmesi ardından şirketin sözleşmenin aynen ifasından vazgeçtiği” belirtildiğini, 22.09.2022 tarihli sözleşmenin 4- ...” bendinde ürünlerin uygulama alanına tesliminden sonra 1 gün içinde uygulanmaya başlanacak olup, 15 gün sonra da teslim edileceği kararlaştırıldığını, bu durumda sözleşme ile belirlenen vadenin BELİRLİ VADE olduğunun açık olduğunu, şöyle ki; Sözleşmede tarafların, ifanın ne zaman gerçekleştirileceğini net bir şekilde kararlaştırmaları halinde belirli vadeden bahsedilebilir. Belirli vadenin mevcudiyeti için belli bir günün veya sürenin kararlaştırılması gerekir. "teslimden itibaren 10 gün içinde ödeme yapılacağı, faturanın kesilmesinden itibaren 10 gün içinde ödeme yapılacağı" vb ifadeler vadenin belirli vade olduğunu gösterir. Kesin vade ise borcun belirli bir süre içinde ifa edilmesinin ve bu tarihten ya da sürenin dolmasından sonra yapılacak ifanın mutlak surette kabul edilmeyeceğinin kesin olarak kararlaştırıldığı vade türüdür. Kesin vadeli işlemlerin iki temel özelliği, ifa zamanının kesin olarak belirlenmesi ve tarafların ifanın mutlaka kesin olarak belirlenmiş bu ifa zamanında gerçekleştirileceğini kararlaştırılmış olmaları gerektiğini, tüm bu nedenlerden ötürü davanın reddini talep etmiştir.
DAVANIN NİTELİĞİ VE UYUŞMAZLIK:Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesi uyarınca davalı tarafından edimin süresinde ve sözleşmeye uygun şekilde ifa edilmediğinden bahisle davacının uğramış olduğu müspet zararının tazmini istemine ilişkin olduğu görüldü. Mahkememiz yetkisine itiraz edilmemiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalının taraflar arasındaki eser sözleşmesi uyarınca edimlerini süresinde ve sözleşmeye uygun ifa edip etmediği, ifa edilmemiş olması halinde ifa edilmeme sebebinde davacının kusuru bulunup bulunmadığı, süresinde teslim edilmemesi ve ayıplı teslimi nedeniyle davacının uğramış olduğu müspet zararının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise davalının müspet zarardan sorumlu olup olmadığı, olması halinde sorumlu olduğu tazminat miktarının tespiti, taraflar arasındaki sözleşmenin kesin vadeli ya da belirli vadeli olup olmadığı, davalının temerrüdünün oluşup oluşmadığı, faizin başlangıcı ve oranına ilişkin olduğu tespit edildi.
DELİLLER: Tarafların ticari defter kayıtlarının mahkememize sunduğu, tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, 3 farklı heyetten kök ve ek raporların dosyaya kazandırıldığı görüldü. Mahkememizce alınan ilk kök rapor ile
BİLİRKİŞİ RAPORU: ..., ... ve ... mahkememize sunduğu kök raporda özetle: Dava konusu uyuşmazlık hakkında nihai bir sonuca varılabilmesi için; sözleşmenin 4. Maddesinde yer alan “Ürünler uygulama alanına tesliminden sonra | gün içinde uygulama başlatılacaktır. Uygulama teslim süresi 15 gündür” hükmü gereğince malzeme tedarikinin sahaya ne zaman geldiğine ilişkin dokümanların, varsa sözleşme kapsamına ait projelerin dosyaya kazandırılması gerektiği, Davacının maruz kaldığını iddia ettiği zararları ispata yarayan her türlü belge ile zarar kalemlerine ilişkin bilgilerin de dosyaya sunulması gerektiği; Bu eksiklikler tamamlandıktan sonra nihai bir sonuca varılmasının daha isabetli olacağı; Sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizdeki eksiklikler giderildikten sonra dosya tekrardan heyete tevdi edilmiş ve ek rapor düzenlenmiştir.
Ek Raporda Özetle: Sözleşmede işe başlama tarihinin; ürünlerin uygulama alanına tesliminden bir gün içinde başlanacağının hükme bağlandığı, ürünlerin fabrika sevk tarihinden bir gün sonra 08.10.2022 tarihinde sahaya indirilebileceğinin kabulü halinde, sözleşmenin 4. maddesine göre uygulama başlama tarihinin 09.10.2022, iş bitim tarihinin 24.10.2022 olarak tespitinin yapılabileceği; Davalının davacıya keşide ettiği ... . Noterliğinin 25.11.2022 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarından; 25.11.2022 tarihine kadar sözleşme konusu işin henüz tamamlanmamış olduğunun anlaşıldığı; Davacı firmanın sözleşme konusu işte davalı firmaya yaptırmadığı; sözleşme konusu işin ... Ltd. Şti.' ne 16.12.2022 tarihinde yaptırıp tamamlattığı ve bunun karşılığında 224.200,00 TL (KDV dahil) hakediş düzenlendiği;Davalının sözleşme konusu işlerle ilgili ne kadar imalatı gerçekleştirdiğinin dosya kapsamından anlaşılamadığı; buna ilişkin somut bir bilgi ve belgenin dosya kapsamında mevcut olmadığı; Davalı tarafından, sözleşme konusu saha zemininin, kazının, ankraj çukurlarının, kullanılacak malzemenin uygun olup olmadığı konusunda davacı firmaya her hangi bir uyarıda bulunduğuna ilişkin somut bir bilgi ve belgenin dosya kapsamında mevcut olmadığı; Ayıplı imalatları nedeniyle davacı firma tarafından davalı firmaya keşide edilen 07.12.2022 tarihli ihtarnameye kadar herhangi bir uyarı yapıldığına ilişkin somut bir bilgi ve belgenin dosya kapsamında mevcut olmadığı; Davacının ispatlanamamış bir kar mahrumiyetinin hesaplanmasını talep etliği, bilirkişinin görevi kar mahrumiyetini ispatlamak değil; davacı tarafından ispatlanan zarara göre kar mahrumiyetini hesaplamak olduğu, davacı tarafından maruz kaldığı zarar ispatlandığı taktirde, buna göre yoksun kaldığı kar için de bir tespit yapılabileceği; sonuç ve kanaatine varmışlardır.
Taraf vekillerinin itirazı doğrultusunda dosya ..., ... ve ...'den oluşan yeni bir heyete tevdi edilmiştir.
BİLİRKİŞİ RAPORU: Taraf ticari defterlerinin tasdik yönünden TTK ve VUK hükümlerine aykırı bir hususu bulunmadığı, defter kayıtlarının birbirini teyit ettiği, Taraflar arasında 22.09.2022 tarihinde sözleşme akdedildiği, davalı tarafından ilk ürün sevkiyatının 08.10.2022 tarihinde gerçekleştirildiği, sözleşme hükümlerine göre uygulamanın 09.10.2022 tarihinde başlaması, 24.10.2022 tarihinde bitirilmesi gerektiği, Davalı tarafından sözleşme kapsamında ürün teslimine ilişkin 709.206,00 TL bedelli fatura düzenlendiği, davacı tarafından 697.400,00 TL ödeme yapıldığı, ilgili teslime istinaden davacının davalıya 11.806,00 TL borcu bulunduğu, Dava konusu işin hizmet ifasının dava dışı firmadan temin edildiği, firmaya davalı ile anlaşılan tutardan 7.552,00 TL fazla ödeme yapıldığı, Davacı, davalının sorumlu olduğu müspet zarara ilişkin hesaba yönelik delil sunmadığı, söz konusu ifanın yapılacağı gün taraflarca kesin olarak bilindiği ve sözleşme yer alması nedeniyle kesin vade söz konusu olduğu, 24.10.2022 tarihinde işin bitirilmesi gerekirken bu tarihten itibaren yıllara göre değişen ticari işlerde uygulanan avans faizi üzerinden faiz hesaplanması gerektiği, 24.10.2022 tarihinde avans faizinin %10,75 olduğu, sonuç ve kanaatine varmışlardır.
Yine tarafların itirazları doğrultusunda 2. Heyetten kök rapor alınmıştır.
BİLİRKİŞİ EK RAPORU: Eser sözleşmesine aykırı olgunun su baskını nedeniyle gerçekleştiği, su kontrolüne ilişkin sorumluluğun davacı iş sahibinde olduğu, davacının su baskını oluşumu ile ilgili sözleşme bitiş tarihinden sonra olduğunu ispat edecek deliller sunmadığı, ancak tarafların sözleşme hükümlerine aykırı hususları karşı tarafa açık ve kesin olarak bildirimde bulunmadığı, Dava konusu maden zenginleştirme havuzunun yalıtım yapılması hususunda, davacının gerekli yapım ortamını hazırlamadığı, ihbar yükümlülüğüne uygun davalıya bildirimde bulunmadığı, davalının kusurlu olduğuna İlişkin somut delilleri dosya içeriğine kazandırmadığı, sonuç ve kanaatine varmışlardır.
Mahkememizce yapılan yargılamada raporlar arasındaki çelişkileri gidermek ve tarafların itirazlarını gidermek için dosya tekrardan yeni bir heyete tevdi edilmiştir. ..., ... ve ... oluşan heyetin mahkememize sunduğu rapor ile :
BİLİRKİŞİ RAPORU: Davanın, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, müspet zararın tahsili istemine ilişkin olduğu, taraflar arasında "Havuz Yalıtımı İş Sözleşmesi" başlıklı 22.09.2022 tarihli sözleşme imzalandığı, davacının iş sahibi, davalının yüklenici olduğu, -Sözleşmede edimin yerine getirileceği tarih (kesin vade) 10.10.2022 tarihi olup, yüklenicinin bu tarihte işi teslim etmesi gerektiği, bu nedenle davalının 10.10.2022 tarihinde temerrüde düştüğünün değerlendirildiği, Davacının, davalının edimini ayıplı yaptığını ileri sürmesine rağmen ayıpların giderilmesi amacıyla yaptığı masraflar için talepte bulunulmadığı, Davacı iş sahibinin, sözleşmede ödenmesi katrarlaştırılan bedel ile süresinde bitirilmiş olsaydı eserin ulaşacağı bedel (veya o iş için başka yükleniciye ödediği bedel) arasındaki net farkı isteyebileceği, bu miktarın da 7.552 TL olarak tespit edildiği, diğer taleplerin teknik ve mali bölümde değerlendirildiği, davalı ...'in taraflar arasındaki açık hesap ilişkisinde davacı ...'den 11.806 TL alacaklı olduğu, avalı şirketin eksik bıraktığı iddia edilen iş kısmının dava dışı ... İnşaat ltd.şti.'ne kdv dahil 224.200 TL bedelle yaptırıldığı, ... firmasına yaptırılan iş bedeline göre 7.552 TL fazla ödeme yapıldığı, davacının .... Noterliğinin 07.12.2022 tarihli ihtarnamesi için 477,72 TL noter masrafı yaptığı, dosyaya sunulan ücret bordrolarının okunamadığı, davacı defterlerinin de incelenemediği, bu nedenlerle davacı şirketin işçilik giderlerine ilişkin mali değerlendirme yapılamadığı, buna karşılık dosyaya sunulmuş olan 2022/11.ay elektrik faturasına göre tüketim bedelinin kdv dahil 35.567,92 TL olduğu, davacı şirketin hem tesisin açık olmadığı 2022 yılında, hem açık olduğu 2023 yılında faaliyet zararı ve işletme zararı ettiği, bu kapsamda kar kaybı talebinin mali yönden hesap edilemediği, sonuç ve kanaatine varmışlardır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesi uyarınca davalı tarafından edimin süresinde ve sözleşmeye uygun şekilde ifa edilmediğinden bahisle davacının uğramış olduğu müspet zararının tazmini istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalının taraflar arasındaki eser sözleşmesi uyarınca edimlerini süresinde ve sözleşmeye uygun ifa edip etmediği, ifa edilmemiş olması halinde ifa edilmeme sebebinde davacının kusuru bulunup bulunmadığı, süresinde teslim edilmemesi ve ayıplı teslimi nedeniyle davacının uğramış olduğu müspet zararının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise davalının müspet zarardan sorumlu olup olmadığı, olması halinde sorumlu olduğu tazminat miktarının tespiti, taraflar arasındaki sözleşmenin kesin vadeli ya da belirli vadeli olup olmadığı, davalının temerrüdünün oluşup oluşmadığı, faizin başlangıcı ve oranına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davacı işveren şirket ... vekili dava dilekçesinde ve sonraki beyanlarında özetle ; "davalı/yüklenici ile imzalanan 22.09.2022 tarihli.... köyünde yer alan demir zenginleştirme tesisine yapılacak "havuz yalıtımı iş sözleşmesi"nde davalının işi 24.10.2022 tarihinde bitirmesi gerekirken bitirmediğini, bu tarihte temerrüte düştüğünü, ayrıca yaptığı imalatın ayıplı olduğunu, TBK m.125/2 hükmüne göre tazminat alacağı ile müspet zararı talep etme hakkının doğduğunu" iddia etmiş ve "müvekkilinin tazminat alacağı ile müspet zararına ilişkin şimdilik 10.000,00 TL alacağının 24.10.2022 tarihinden işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini" talep etmiştir. Davalı yüklenici ... vekili ise özetle; "şantiye sahasını su bastığından işe süresinde başlanamadığını, sonrasında 22.11.2022 tarihinde personelleri sahadayken davacı personelinin taciziyle sahadan ayrılmak zorunda kalındığını" iddia ederek davanın reddedilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili sonraki beyanlarında talep ettiği zarar kalemlerini açıklamış olup gecikmeden doğan zarar talepleri ;
-Davalı şirkete gönderilmiş olan 477,72 TL ihtarname masrafı,
-Huzurdaki davaya ilişkin olarak yapılmış olan masraflar,
-Demir zenginleştirme tesisinin sözleşme ile belirlenen vade sonunda çalışır duruma geleceğine duyulan güven ile istihdam edilmiş olan işçilere 26.10.2022 - 14.12.2022 tarihleri arasında ödenmiş olan ücret ve sair ödemeler,
-davalının proforma faturasından anlaşılacağı üzere davalı tarafça 183.600,00 TL'ye yapılması gerekirken yapılmayan ve ... firmasına 224.000,00 TL'ye yaptırılan iş,
-Yoksun kalınan kar talebi ; 2022/9,10,11.aylar ve fabrikanın açıldığı tarihten sonra yani 2022/12 ve 2023/1.aylar itibariyle müvekkil şirket bilançolarının, satışlara ilişkin faturaların, muavin kayıtların ve carilerin incelenerek atık barajının tamamlanması- fabrikanın açılması ve sonrasındaki kar farkı tespiti şeklinde açıklanmıştır.
Dosya kapsamında üç ayrı heyetten kök rapor ve ek raporlar aldırılmış olup çelişkiyi gidermek amaçlı alınan 28.04.2025 tarihli üçüncü heyet raporu denetime elverişli bulunmuş olup hüküm kurmaya yeterli bulunmuştur. Buna göre rapor incelenmiş ve değerlendirilmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, müspet zararın tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında "Havuz Yalıtımı İş Sözleşmesi" başlıklı 22.09.2022 tarihli sözleşme imzalanmıştır. Davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir. Sözleşme uyarınca davalı yüklenici davacı şirkete ait demir zenginleştirme tesisi geçici atık barajı 500 gr keçe serilerek 1 mm ... ile su yalıtım işinin malzeme ve işçiliğinin yapım işini üstlenmiştir. Sözleşmede, yapılacak işler için malzeme ve işçiliğin yükleniciye ait olduğu belirtilmiş, malzeme ve işçilik birim fiyatları gösterilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı yüklenicinin sözleşme uyarınca edimini vade tarihinde ifa etmediğini ve temerrüde düştüğünü, yüklenicinin ifa ettiği kısımların ayıplı olduğunu, TBK m.125/2 uyarınca müspet zararlarının tazminini talep edip aynen ifadan vazgeçtiklerini, yüklenicinin edimini zamanında yerine getirmemesi, kesin vade tarihine kadar yapılan işin yarım olması sebebiyle davacının müspet zararlarının tazmini gerektiğini belirterek müspet zarara ilişkin alacağın tahsilini talep etmiştir. Sözleşmenin 7.maddesinde sözleşme süresi düzenlenmiş olup, sözleşme başlama tarihi 22.09.2022, sözleşme bitiş tarihi 10.10.2022 olarak kararlaştırılmıştır. Sözleşme süresinin taraflarca 18 gün olareak belirlendiği görülmektedir. Sözleşmenin 4.maddesinin D bendinde ürünlerin uygulama alanına tesliminden sonra 1 gün içinde uygulama başlatılacağı, uygulama teslim süresinin 15 gün olduğu yazılıdır.
Yukarıdaki açıklamalara istinaden kesin vadeye ilişkin olarak:
Malzeme ve işçilik yükleniciye ait olup, malzeme bedelinin toplamının %30'u (209.238,60 TL) siparişte avans olarak ödenecektir. 4.maddenin C bendi uyarınca da ürün teslimi avans ödemesine istinaden 3 gün içinde yapılacak olup nakliye bedeli işverene aittir. Davacı iş sahibi tarafından yükleniciye 28.09.2022 tarihinde 209.238,60 TL avans ödemesi yapıldığı, davalının ticari defterlerinde de bu miktar avansın alındığının kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Avans ödemesinin sipariş tarihinde yapılması sözleşmede kararlaştırılmış olup, sipariş tarihinin sözleşme tarihi olarak belirlendiği dosyaya sunulan 22.09.2022 tarihli (sözleşme ile aynı tarihli) proforma faturadan anlaşılmaktadır. Davacı iş sahibi vekili de 07.09.2023 tarihli dilekçesinde, "yükleniciye sözleşmenin imzalanması ile sipariş verilmiş olduğunu, imzayı müteakip 3 gün içerisinde malzemeyi getirmesi hususunda anlaşıldığını" beyan etmiştir. Bu durumda ise iş sahibi tarafından avans ödemesinin 22.09.2022 tarihinde yükleniciye yapılması gerekecektir. Zira, malzeme bedelinin %30 (209.238,60 TL) unun siparişte avans olarak ödeneceği sözleşmede hükme bağlanmıştır. Avans ödemesinin sipariş tarihinden 5 gün sonra 28.09.2023 tarihinde yapıldığı tespit edilmiştir. Sözleşmenin 4.maddesinin C bendinde ürün tesliminin avans ödemesine istinaden 3 gün içinde yapılacağı yazılı olup, ürün tesliminin avans ödeme tarihinden itibaren 3 gün içinde yapılması gerektiği dikkate alındığında, davalı yüklenicinin en geç 28.09.2022+3 gün =01.10.2022 tarihinde ürünleri teslim etmesi gerekeceği sonucuna varılmaktadır. Bu durumda ise 4.maddenin D bendi uyarınca teslim tarihi 01.10.2022+15 gün=17.10.2022 tarihi olarak bulunmaktadır. Sözleşmede yüklenicinin edimi yönünden edimin yerine getirileceği tarih 10.10.2022 olarak belirlenmiştir. Sözleşmede edimin yerine getirileceği tarih (kesin vade) 10.10.2022 tarihi olup, yüklenicinin bu tarihte işi teslim etmesi gerekir. Ancak, sözleşme süresi 18 gün olup, yüklenicinin sözleşme tarihinden itibaren 3 gün içinde ürünleri uygulama alanına teslim etmesi gerektiği gibi, iş sahibinin de sözleşme tarihi aynı zamanda sipariş tarihi olarak belirlendiğinden avans ödemesini "siparişte" yani sözleşme tarihinde yükleniciye ödemesi gerekecektir. Aksi taktirde 18 günlük sözleşme süresinde işin ifası mümkün olmayacaktır. Bu durumda iş sahibi tarafından avans ödemesindeki gecikme nedeniyle davalı yükleniciye süre uzatımı verildiğinin bildirilmesi gerekecek olup, 10.10.2022 tarihi itibariyle yüklenici temerrüde düşmeyecektir. Ancak sözleşme hükümleri ve davacı beyan dilekçelerinden tespit edilen bu hususlarla ilgili olarak davalı yüklenici tarafından iş sahibine dava öncesinde gönderilmiş e-mail, ihtarname, yazı bulunmadığı gibi davanın açılmasından sonra da davalı bu yönde bir savunma ve beyanda bulunmamıştır. Bu nedenle davalının 10.10.2022 tarihinde temerrüde düştüğü değerlendirilmiştir olup raporlar arası çelişkiyi giderir şekilde alınan 28.04.2025 tarihli üçüncü heyet raporu denetime elverişli bulunmuş olup yerindedir.
Yüklenicinin edimini yerine getirip getirmediği hususu değerlendirildiğinde:
Davalı yüklenici davadan önce, iş sahibine gönderdiği e-mail ve ihtarnamede "sözleşmeye konu sahayı su bastığını", yüksek su seviyesi nedeniyle yalıtım işinin ifasının imkansız hale geldiğini ileri sürmüştür. E-mail taraihi 16 Kasım 2022, ihtarname tarihi ise 25.11.2022 'dir. Davalı yüklenici ihtarlarında ve e-mailinde sahayı hangi tarihte su bastığını açıklamamıştır. Yüklenicinin sözleşme uyarınca işe başlama tarihi 22.09.2022 olup, yüklenici bu tarihten yaklaşık 2 ay sonra sahayı su bastığını bildirmiştir. Sözleşme süresi 18 gündür. Davalı yüklenici sözleşeme süresinin 18 gün olduğunu dikkate alarak işe başlamasına veya işin yapımına engel olan hususu ( sahayı su basması) derhal işsahibine bildirmelidir. Davacı iş sahibi, davalı yüklenicinin e-mailine verdiği cevapta, uygulama sahasına 03.11.2022 tarihinden sonra tesis denemeleri esnasında su geldiğini, sahaya ilk su gelmesinden 10 gün önce işin teslim edilmesi gerektiğini bildirmiştir. Davacının bu cevabi e-mailine yüklenici tarafından cevap verilmemiş, 25.11.2022 tarihli yüklenici ihtarnamesinde su basma olayının ne zaman olduğu ile ilgili bir açıklama ve belgeden bahsedilmemiştir. Yüklenici, sahayı 03.11.2022 tarihinden önce su bastığını ileri sürmediği gibi, işe başlamasının ardından sözleşmeye konu sahayı su bastığına ilişkin tutanak, delil tespiti, ihtarname, e-mail sunmamıştır. Bu nedenle de davalı yüklenicinin 10.10.2022 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü değerlendirilmiş olup bu yöndeki rapor yerinde görülmüştür.
Edimin Ayıplı Olup Olmadığı hususu değerlendirildiğinde:
Davacı işsahinbinin sözleşmede belirtilen malzeme bedelini davalıya ödediği, yüklenici tarafından da malzemelerin uygulama sahasına teslim edildiği, davalı tarafından düzenlenen 3 adet faturanın sözleşmede ve proforma faturada kullanılacağı belirtilen malzeme miktarları için düzenlendiği anlaşılmaktadır. Yüklenicinin malzeme uygulamasını (işçilik) ayıplı yaptığı davacı tarafından ileri sürülmüş, yüklenicinin ayıplı yaptığı işlerin ... Ltd.Şti. tarafından düzenlenen raporla tespit edildiği, tespit edilen ayıpların düzeltilmesi ve eksik bırakılan işlerin yapılması için dava dışı ... İnş.Ltd.Şti. İLE 26.11.2022 tarihinde sözleşme yapıldığı açıklanmıştır. Dava dışı ... İnş.Ltd.Şti.yetkilisi tarafından mahkemeye sunulan 30.08.2023 tarihli dilekçede, sahada yer alan malzemeler kullanılarak ayıpların giderildiği, işin tamamlandığı bildirilmiştir. Davacı tarafından ... İnş.Ltd.Şti. ile yapılan sözleşme nedeniyle bu şirkete malzeme bedeli ödendiği ileri sürülmemiş, anılan dava dışı şirkete işçilik uyugulamaları nedeniyle davacı iş sahibince 224.200 TL ödeme yapılmıştır. Davacı vekili davalının edimini ayıplı yaptığını ileri sürmesine rağmen ayıpların giderilmesi amacıyla yaptığı masraflar için talepte bulunmamıştır. Davacı vekilinin 14.12.2023 tarihli dilekçesinin 5.sayfasında "müvekkilin uğramış olduğu zararlara ilişkin açıklamalarımız" başlığı altında zarar kalemleri 3 madde halinde '' ifa edilmeyen edimin değerine ilişkin açıklamalarımız. Gecikmeden doğan zarara ilişkin açıklamalarımız yoksun kalınan kara ilişkin açıklamalarımız" olarak gösterilmiş olup, yüklenicinin edimini ayıplı ifa etmesi nedeniyle uğranılan zarara ilişkin açıklama yapılıp talepte bulunulmamıştır.
Süresinde teslim edilmemesi ve ayıplı teslimi nedeniyle davacının uğramış olduğu müspet zararının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise davalının müspet zarardan sorumlu olup olmadığı, olması halinde sorumlu olduğu tazminat miktarının tespiti:
Davacı iş sahibi, davalı yüklenicinin temerrüde düşmesi üzerine 07.12.2022 tarihli ihtarnameyi yükleniciye göndererek "sözleşmenin aynen ifasından vazgeçtiğini" davalı yükleniciye bildirmiştir. Dava dışı ... İnş.Ltd.Şti. İle yapılan sözleşme tarihi ve dava dışı şirketin işe başlama tarihinin ise 26.11.2022 tarihi olduğu görülmektedir. Davacı, davalının temerrüdü üzerine seçimlik hakkını kullanmadan 10 gün önce yalıtım yapılacak sahayı dava dışı şirkete teslim etmiş ve dava dışı şirket işe başlamıştır. Bu durumda ihtarname tarihinden önce eylemli olarak sözleşmenin davacı tarafından feshedildiği sonucu doğmaktadır. Davalı yüklenici 25.11.2022 tarihli ihtarında, davalı çalışanlarının, davacı işsahibi çalışanlarınca çalışma sahasından 22.11.2022 tarihinde kovulduğunu ileri sürmüştür. Buna ilişkin bir belge sunulmamış olup, diğer yandan dava dışı şirketle yapılan sözleşmenin de 22.11.2022 tarihinden 4 gün sonra akdedildiği görülmüş olup yine de davacı işverenin ihtarnamesi gereği eylemli fesih olarak nitelendirilmesi uygun bulunmamıştır. Sözleşmenin ayakta olduğu kabul edilerek yapılan değerlendirmede, davacı iş sahibi, sözleşmeyi feshetmeyip, 07.12.2022 tarihli ihtarname ile sözleşmenin aynen ifasından vazgeçtiğini bildirmiştir. Bu durumda iş sahibinin, sözleşmede ödenmesi kararlaştırılan bedel ile süresinde bitirilmiş olsaydı eserin ulaşacağı bedel (veya o iş için başka yükleniciye ödediği bedel) arasındaki net farkı isteyebileceği değerlendirilmiştir. Somut olayda, malzeme bedeli yönünden davacı malzeme bedelini ödemiş, davalı da malzemeleri teslim etmiş, dava dışı yüklenici tarafından işçilik, bu malzemeler kullanılarak yapılmıştır. Malzemeler yönünden iş sahibinin müspet zarar talebi bulunmamaktadır. Dava dışı şirkete ödediği bir malzeme bedeli yoktur. Davacı iş sahibinin davalı yüklenici ile yaptığı sözleşme uyarınca, yükleniciye işçilik bedeli olarak 183.600 TL+KDV =216.648 TL ödeyeceği 22.09.2022 tarihli proforma faturadan anlaşılmaktadır. Dava dışı yüklenici şirkete ise işçilik bedeli olarak 224.200 TL ödenmiştir. Bu durumda yüklenicinin ifa etmediği edim borcunun (işçilik) yerini 214.200 TL'lik tazminat borcu aldığına göre, işsahibinin talepte bulunabileceği miktar 224.200 TL'den henüz ödemediği 216.648 TL iş bedelini düşerek kalan 224.200-216.648=7.552 TL olmaktadır.
Davacının uğradığı iddia edilen gecikmeden doğan zararlar olarak:
davacının .... Noterliğinin 07.12.2022 tarihli ihtarnamesi için 477,72 TL noter masrafı yönünden davacının alacağı olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan ücret bordrolarının okunamadığı, davacı defterlerinin de incelenemediği, bu nedenlerle davacı şirketin işçilik giderlerine ilişkin mali değerlendirme yapılamadığı anlaşıldığından davacı iddiasını ispat edememiş olup kaldı ki dava konusu edilen o dönem için yine her şey yolunda gitseydi kendi işçilerine ödemek zorunda olacağı işçilik ücretini davalıdan isteyemeyeceği anlaşılmıştır. Elektrik faturası yönünden ise dosyaya sunulmuş olan 2022/11.ay elektrik faturasına göre tüketim bedelinin kdv dahil 35.567,92 TL olduğu, ancak bu tüketimin sadace davalı yüklenici nedeniyle mi oluştuğu yoksa davacının zaten var olan elektrik tüketimine ne miktarda davalı yüklenicinin artış yaptığı konusunda mukayese edilebilecek iddia ve delil sunulmadığından bu talep yönünden de mahkemece zarar kabul edilmemiştir. Yine mahrum kalınan kar yönünden raporda da belirtildiği gibi; davacı şirketin hem tesisin açık olmadığı 2022 yılında, hem açık olduğu 2023 yılında faaliyet zararı ve işletme zararı ettiği, bu kapsamda kar kaybı talebinin mali yönden hesap edilemediği görüldüğünden kar kaybı hesaplanamamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenler ile davacı iş sahibinin davalı yükleniciden 7.552 TL müspet zarar ve 477,72TL yapılmak zorunda kalınan masraf kalemini talep edebileceği; müspet zarar yönünden 10.10.2022 temerrüt tarihinden itibaren avans faizi isteyebileceği ancak dava dilekçesinde 24.10.2022 tarihinden itibaren avans faizi istendiğinden bu tarihten itibaren faize hak kazanacağı anlaşılmış olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE -
- 7.552,00 TL ifa edilmeyen edimler yönünden tazminatın 24.10.2022 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
- 477,00 TL gecikmeden doğan zararlara ilişkin noter ihtarname masrafının dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
- Fazlaya ilişkin 1.971,00 TL istemin REDDİNE,
2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harçtan, dava açılışında alınan 179,90 TL peşin harcın düşülmesi ile kalan 435,50 TL harcın kabul oranı dikkate alınarak 349,69 TL'sinin DAVALIDAN, 85,81 TL'nin DAVACIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
3) 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 319, TL arabuluculuk ücretinin DAVACIDAN, 1.301,00 TL arabuluculuk ücretinin DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
4) Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 25.500,00 TL bilirkişi ücreti, 205,00 TL posta gideri, ile dava açılışında alınan 179,90 TL peşin harç toplamından toplamı olan 26.064,80 TL'nin davanın kabul oranı dikkate alınarak hesaplanan 20.930,02 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye 5.134,78 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
5) Davacının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 8.029,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6) Davalının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 1.971,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7) Kullanılmayan avansların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/10/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸