T.C. ... 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/284 Esas - 2024/324
T.C.
... "TÜRK MİLLETİ ADINA "
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/284 Esas
KARAR NO : 2024/324
DAVA : Tazminat (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/04/2024
KARAR TARİHİ : 30/04/2024
KARAR YAZMA TARİHİ : 30/04/2024
Mahkememize açılan davanın yapılan tensip incelemesi sonucunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ;
DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE;
Müvekkili davacı şirket ile davalı şirket arasında 07.09.2022 tarihinde Mobil Takip Sistemi Taahhütlü Kiralama Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmesi uyarınca temelde müvekkili şirketin sözleşmeye konu "JIMI JC400" model kameraları kiralama yükümlülüğü karşı yan davalının ise kiralanan araçlar için belirlenen ücreti aylık olarak ödeme yükümlülüğü bulunduğunu, Aynı şekilde taraflar arasında 07.09.2022 tarihinde Mobil Takip Sistemi Taahhütlü Taksitli Satış Sözleşmesi imzalandığını, İmzalanan taksitli satış sözleşmesi uyarınca ise temelde müvekkil şirketin sözleşmeye konu "NT11_ET310_WAAD_N2M_V1.1.6_220506.2213" model araç takip cihazlarını 24 ay sonunda ,ifa yükümlülüğü düzenli yerine getirilirse, mülkiyeti karşı yana geçmek üzere teslimi karşı yan davalının ise taksitli satışı gerçekleşen araçlar için belirlenen ücreti aylık olarak ödeme yükümlülüğü bulunduğunu, ancak davalı şirketin sözleşme gereklerini yerine getirmediğinden temerrüde düştüğünü, bunun üzerine davalı aleyhine müvekkili şirket tarafından icra takibi başlatıldığını, icra dosyası haricen tahsil ile karşı yanca kapatıldığını, arabuluculuğa başvuru yapıldığını, Bu nedenlerle müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 07.09.2022 tarihinde imzalanmış olan Mobil Takip Sistemi Taahhütlü Kiralama Sözleşmesi ve Mobil Takip Sistemi Taahhütlü Taksitli Satış Sözleşmesi uyarınca davalının ödemede temerrüde düşmesi ile beraber davalı şirketin ellerinde kalan 12 adet cihazın (5 tane "jımı jc400" marka araç kamera cihazı ile 7 tane "nt11_et310_waad_n2m_v1.1.6_220506.2213" model araç takip cihazın) taraflarına teslimine; Bunun mümkün olmaması halinde şimdilik 52.000,00 TL tazminatın dava sonundaki güncel cihaz bedelleri üzerinden arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile taraflarına ödenmesine, bu hususta fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmasına; Cihazların müvekkili şirketçe halen kullanılamamasından kaynaklı olarak şimdilik 1.000,00 TL tazminatın arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile müvekkili şirkete ödenmesine bu hususta fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına; Müvekkili şirketin kiralama sözleşmesi kapsamında kiracının temerrüdü nedeniyle uğramış olduğu MÜSPET zararın tespiti ilke şimdilik 1.000,00 TL MÜSPET zararın arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile müvekkili şirkete ödenmesine, bu hususta fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmasına; müvekkili şirketin taksitli satış sözleşmesi kapsamında satın alanın temerrüdü nedeniyle uğramış olduğu MENFİ zararın tespiti ile 1.000,00 TL MENFİ zararın arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile müvekkil şirkete ödenmesine, bu hususta fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmasına; Haklı davanın kabulü ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı yana bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Görev kamu düzenini ilgilendirdiğinden re'sen dikkate alınması gerektiğinden, usul ekonomisi gereği davalıya tebligat çıkarılmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı şirket ile davalı şirket arasında 07.09.2022 tarihinde Mobil Takip Sistemi Taahhütlü Kiralama Sözleşmesinden kaynaklı tazminat davasına ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 154. ve devamı maddeleri hükmünce ticari dava sayılır. Buna karşılık Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir.
Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Bu kapsamda, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre; kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda "Sulh Hukuk Mahkemesi" görevlidir.
Görevle ilgili düzenlemeler HMK.nın 114/1-c maddesine göre kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi HMK.nun 115/1.maddesine göre yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. ( Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 2019/3063 Esas, 2019/7816 Kararı)
Somut olayda; uyuşmazlık taşınır kira sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, (Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 2017/6402 Esas, 2019/2883 Kararı, Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 2013/4054 Esas, 2013/15230 Kararı, ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 2022/353 Esas, 2022/361 Kararı) Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 4/1-a maddesi uyarınca, dava değerine bakılmaksızın davaya bakma görevi Sulh Hukuk Mahkemesi'ne aittir. HMK'nın 114/c maddesi gereğince görev dava şartı olduğundan anılan yasanın 115/2. maddesi uyarınca bu durumda, mahkememizce davanın görev yönünden usulden reddi ile ... Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M ; Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1- Uyuşmazlığın Sulh Hukuk Mahkemesinin görevine girdiği dikkate alınarak, dava mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığından mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-HMK'nın 114/c maddesi gereğince görev dava şartı olduğundan anılan yasanın 115/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan davanın USULDEN REDDİNE,
3-Tarafların, görevsizlik kararına karşı kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli ... NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
4-Yargılama giderlerinin HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair, dosya üzerinden tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren, HMK.nun 345.maddesine göre 2 (iki) hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı. 30/04/2024
¸* Bu karar 5070 sayılı kanun gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır*¸