T.C. ... 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
... "TÜRK MİLLETİ ADINA "
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/306 Esas
KARAR NO : 2024/390
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/05/2024
KARAR TARİHİ : 22/05/2024
KARAR YAZMA TARİHİ : 23/05/2024
Mahkememize açılan davanın yapılan tensip ön incelemesi sonucunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ;
DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Davalının müvekkili ... hakkında ... ... İcra Dairesinin 2024/27862 esas sayılı dosyası ile 06/09/2021 vade tarihi 16/04/20014 düzenleme tarihli senede ilişkin icra takibi başlatıldığını, ancak senedin tarafların iradesine aykırı bir şekilde doldurulmasından dolayı senedin iptaline karar verilmesi gerektiğini, müvekkili davalı/alacaklı şahısa karşı icra takibine konu senet miktarı ile borcu bulunmadığını, müvekkili ...'ın 2014 yılında peyzaj işi ile uğraşmakta olup yaptığı iş neticesi ile ... ile tanıştığını, ... adına kayıtlı Sultan Sekisi Turizm Seyahat Otelcilik Anonim Şirket ile birlikte ortak işler yaptığını, müvekkili Hacı İbrahim, ... ile olan ticaretlerinin ilerlemesi ile birlikte işbirliği oluşturduklarına, aldıkları işi birlikte yürütmeye başladıklarını, müvekkili ..., ...'dan aldığı para neticesinde müvekkili ...'a senet düzenlendiğini, müvekkili babası ... ve müvekkilinin abisi ... kefil olarak seneti imzaladıklarını, senedi düzenleyen Müvekkili ... düzenlenen senetin üzerine vade tarihi ve düzenleme tarihi yazmadığını, olup senet müvekkilinin iradesi dışında iradesine aykırı bir şekilde daha sonraki bir tarihte düzenlendiğini ve tedavüle çıkarıldığını, davacıların davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, bu nedenlerle ... 8. İcra Dairesinin 2024/27862 esas sayılı icra dosyası hakkında teminatsız olarak durdurulmasına mahkeme aksi kanaatte olması durumunda uygun bir teminat karşılığında söz konusu icra dosyasının tedbiren durdurulmasına karar verilmesini, Davanın kabulü ile fazlaya dair talep, dava ve sair hukuksal hakları saklı kalmak kaydıyla öncelikle dava konusu senedin iptaline, müvekkillerinin senet üzerinde yazan ve icra takibine konu borcu bulunmadığının tespitine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili ...'ın yaptığı 30.000,00. TL yönünden borçlu müvekkillerinin bu miktar üzerinden borçlu olmadığının tespitine, Alacaklı olmadığını bildiği halde haksız ve kötü niyetli olarak açtığı icra takipleri nedeniyle %20 den az olmamak üzere ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin UYAP üzerinden dava açıldığını öğrenmesi üzerine dosyaya cevap dilekçesi gönderdiği tespit edilmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Davanın, dava şartı arabuluculuğa tabi bir uyuşmazlık olduğunu, davanın öncelikle dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, dava konusu senedin borçlular tarafından düzenlendiğini ve müvekkiline verildiğini, davacıların soyut, mesnetsiz iddialarını kabul etmediklerini, davanın öncelikle husumet yokluğundan reddi, mahkeme aksi kanaatte ise esas bakımından davanın reddinin gerektiğini, davacıların menfi tespit istemleri ve ileri sürdükleri ödeme defi bakımından müvekkilinin iyiniyetli 3. kişi konumunda olduğundan davanın müvekkili şirket bakımından husumet yokluğundan usulden reddine, davanın esasına girilecekse davacıların davasının esas bakımından reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekiline 09/05/2024 tarihinde muhtıra tebliğe çıkartılarak,Mahkememize açılan menfi tespit davaları 7445 Sayılı Yasanın 31.Maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK.nun 5/A.maddesine göre 01/09/2023 tarihinden itibaren dava şartı arabuluculuğa tabi davalardan olduğu, dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Mevcut dava açılmadan önce arabuluculuk son tutanağı alınması gerektiğinden,
Bu nedenle, 6325 sayılı Arabuluculuk Kanununun 18/A-2. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca iş bu muhtıranın tebliğinden itibaren 1 (bir) haftalık kesin süre içinde daha önceden alınmış arabuluculuk son tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylı bir suretini mahkememize sunmanız, aksi takdirde aynı maddenin üçüncü cümlesi uyarınca davanın usulden reddine karar verileceği hususu 14/05/2024 tarihinde TEBLİĞ ve İHTAR olunmuştur.
Dava, kambiyo senetinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlıkların, davacının dava konusu senet nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığına ilişkin olduğu anlaşıldı.
01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinin (1.) fıkrası "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmünü içermektedir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun Dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 18/A. maddesinin (2.) fıkrasının son cümlesi "Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmünü içermektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Dava şartlarının incelenmesi başlığını taşıyan 115/1. maddesi "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." hükmünü, 115/2. maddesinin (1.) cümlesi "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." hükmünü içermektedir.
Menfi tespit davalarına da 7445 Sayılı Yasanın 31.Maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK.nun 5/A.maddesine göre 01/09/2023 tarihinden itibaren dava şartı arabuluculuğa tabi davalardan sayılmış olduğundan, Mahkememize 08/05/2024 tarihinde açılan menfi tespit davasının açılış tarihi dikkate alındığında arabuluculuğa tabi olduğu anlaşılmaktadır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, 08/05/2024 tarihinde açılan davanın 7445 Sayılı Yasanın 31.Maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK.nun 5/A.maddesine göre 01/09/2023 tarihinden itibaren dava şartı arabuluculuğa tabi davalardan olduğu, gerek dava dilekçesi içeriğinde, gerekse dava dilekçesi eklerinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesi hükmü uyarınca arabuluculuğa başvurulduğuna dair bir beyanın ve buna dair bir belgenin bulunmadığı tespit edilmesi üzerine 09/05/2024 tarihinde davacı vekiline arabuluculuk son tutanak aslını veya arabulucu tarafından onaylı bir suretini (1) haftalık süresi içerisinde sunması hususunda e-muhtıra çıkarıldığı, muhtıranın 14/05/2024 tarihinde e-tebliğ edildiği tespit edilmiş olup, (1) haftalık yasal süre içinde arabuluculuk son tutanağı dosyaya sunulmadığı tespit edilmiştir.
Bu hali ile davacı vekili tarafından, HMK.nuna göre dava şartı olan re'sen gözetilmesi gereken arabuluculuğa başvurma şartının yerine getirilmediği anlaşıldığından, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, ayrıca davacı tarafça dava şartı yerine getirilmemiş olduğundan ... 8 İcra Dairesinin 2024/27862Esas Sayılı dosyasındaki icra takibinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M ; Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-)Davanın 7445 Sayılı Yasanın 31.Maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5/A, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-2.son, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/2, 115/2. maddeleri uyarınca DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE REDDİNE,
2-) Davacı tarafça dava şartı yerine getirilmemiş olduğundan ... 8. Genel İcra Dairesinin 22024/27862 E sayılı icra dosyasında icranın durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE;
3-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. Red karar ve ilam harcı peşin alınmış olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5) Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00.TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-)Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak davacıya iadesine,
Dair, dosya üzerinden tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren HMK'nin 345/1. maddesi uyarınca 2 (iki) hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/01/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.
¸* Bu karar 5070 sayılı kanun gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır*¸