T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA "TÜRK MİLLETİ ADINA "
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/506 Esas
KARAR NO : 2025/585
DAVA : Tazminat (Trafik- Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 29/07/2024
KARAR TARİHİ : 17/09/2025
KARAR YAZMA TARİHİ : 19/09/2025
Mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonucunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ;
DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; 21.10.2022 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı ... marka motosiklet ile .... caddesinde en sağ şeride girdiği esnada, sağ tarafında .... caddesi üzerinde seyir halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin ön kısımlarıyla, ... plakalı motosikletin sağ ön ve yan kısımlarının çarpışması sonucu maddi ve yaralanmalı kaza meydana geldiğini, kazada müvekkili ... yaralandığını ve hayatı olumsuz yönde etkilendiğini, .... Yönetmelik’e göre kişinin sürekli maluliyet oranının %6 (yüzde altı) olduğu, kişinin iyileşme süresinin 3 (üç) aya kadar uzayabileceği, kişinin tedavi süresince ortaya bakıcı ihtiyaç süresinin 1 (bir) ay olduğunun belirtildiği, karşı taraf sigorta şirketi tarafından taraflarına ödeme yapıldığını, müvekkilinin kusurlu olduğu nazara alınarak ödeme yapıldığı, ancak alınan adli tıp raporlarında müvekkilinin kusursuz olduğunun tespit edildiği, bu nedenle eksik ödeme oluştuğu, bunun üzerine davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı ancak bir netice alamadıklarını, arabuluculuk başvuru yaptıklarını, ancak anlaşma sağlanamadığı, bu nedenlerle Fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik kalıcı iş göremezlik tazminatı olarak 500,00-TL’nin , geçici iş göremezlik tazminatı olarak şimdilik 500,00 TL, geçici bakıcı gideri olarak 500,00 TL olmak üzere toplam 1.500,00TL'nin kaza tarihinden işleyecek temerrüt faizi ile Müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır.
CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Usule ilişkin olarak zanaaşımı derdestlik, husumet, hukuki yarar, kesin hüküm itirazında bulunduklarını. Kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı araç müvekkili şirket nezdinde ... numaralı zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile 29/04/2022-29/04/2023 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçe teminat limiti kişi başına 500.000-TL Olup müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zararı nispetinde olduğunu, davacı taraf huzurdaki davayı kısmi dava şeklinde ikame ettiğini, dava türünün değiştirilmesi mümkün olmayıp bu husus gözetilerek yargılama yapılması gerektiğini, müvekkili şirketine usulüne uygun şekilde başvuru yapılmadan dava açıldığını, dava şartı yokluğundan davanın reddini talep ettiklerini, sebepsiz zenginleşme teşkil eden ödemelere ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmakla ve kusur ile maluliyet oranını kabulü anlamına gelmemekle birlikte, davacının aynı kaza ve aynı taleplerine ilişkin ...'na başvuruda bulunulduğunu yapılan başvuru sonu müvekkili şirket ile sulh olunduğunu, .... 2023/254332 sayılı dosyası ile müvekkil şirket dava öncesi sorumlu olduğu tutarı fazlasıyla ödediğini, müvekkilinin başkaca bir sorumluluğunun kalmadığını, kaza tarihindeki yönetmeliğe göre sağlık kurulu raporu alınması gerektiğini, kusur oranının tespiti amacıyla bilirkişi raporu alınması gerektiğini, TRH 2010 yaşam tablosu ve %1,65 teknik faiz) hesaplama yapılması gerektiğini, aktüerya hesaplama yapılırken davacı lehine sebepsiz zenginleşmeye neden olunmaması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere zarar hesabı yapılması halinde asgari ücret esas alınması gerektiğini, davacının geçici iş görmezlik zararı bulunmadığını davacın devlet memuru olduğunu geçici iş görmezlik için maaşından kesinti yapıldığını. Geçici iş görmezlik ile geçici bakıcı giderinin ve tedavi giderlerinin teminat dışı olduğunu. ... tarafından karşılanması gerektiğini. Davacıya ... tarafından yapılan rücuya tabi ödeme var ise hesaplanacak tazminattan düşülmesi gerektiğini, davacının kaza esnasında emniyet kemeri takmadığının sabit olup müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini, davacının avans faiz talebinin reddine karar verilmesini, faiz başlangıç tarihine itiraz ettiklerini, açıklanan sebeplerle, müvekkili şirket hakkında açılan davanın dava şartlığı yokluğundan reddine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine, aksinin kabulü halinde ise, sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasına, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesine, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulmasını savunmuştur.
Mahkememizin tensip ara kararı.... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden istenilmesine, .... müzekkere yazılarak davacı ... adına düzenlenen maluliyet raporunun istenilmesine, .... müzekkere yazılarak davacı ...'IN 21.10.2022 tarihinde geçirdiği kaza sonrasında gördüğü tedavilere ilişkin tüm hasta dosyasının istenilmesine, ...'ya müzekkere yazılarak ... plakalı motosikletin 21.10.2022 tarihinde karıştığı kazaya ilişkin hasar dosyasının istenilmiş gelen yazı ve belgeler dosya içerisine alınmıştır,
Mahkememizin öninceleme duruşmasında verilen ara karar ile her ne kadar davalı sigorta vekili tarafından cevap dilekçesinde Usule ilişkin olarak zamanaşımı derdestlik, husumet, hukuki yarar, kesin hüküm itirazı ile sigorta şirketine başvuru yapılmadan dava açıldığını, dava şartı yokluğundan davanın reddini talebi ile müterafik kusur savunmasına yönelik itirazları değerlendirildiğinde, trafik kazası 21/10/2022 tarihinde olup TBK 72. KTK 109 maddelerine göre 2 -10 yıllık süreler geçmediğinden davalı vekilinin zaman aşImı defisinin reddine, derdestlik, husumet, hukuki yarar, kesin hüküm itirazlarının ise şartları bulunmadığından reddine. Davalı Sigorta şirketine başvuru yapılmadan dava açıldığına dair dava şartı yokluğuna yönelik itirazı yönünden ise dosya kapsamındaki belgelere göre davalı sigorta şirketine ve .... başvurup bakiye alacak için dava açtığından başvuru yapılmadığında dair itirazın reddine, Müterafik kusur savunmasına yönelik itiraz yönünden ise mütevrafik kusur hakimin takdiri indinim nedenlerinden olduğundan esas hüküm ile birlikte değerlendirilmesine,
Davacının sosyal ve ekonomik durum araştırma yazısı için ilgili kolluğa yazılan yazı cevabının beklenmesine, geçici iş görmezlik ve rücuya tabi gelir bağlanıp bağlanmadığı konusunda ...'ye yazılan yazının cevabının beklenmesine, Kesin hüküm yönünden Sigorta tahkim komisyonuna yazılan müzekkerenin cevabının beklenmesine karar verilmiştir.
Dosya kapsamında alınan .... 24/02/2025 tarihli sayılı raporunda: Mevcut verilere göre; Davacı ... olay mahalli tek yönlü, üç şeritli yola katılım yaptıktan sonra en sol şeritten en sağ şeride kontrollü şekilde geçtikten sonra en sağ şeritte seyir halinde olan aracın sağından bir motosikletin gelmesini öngöremeyeceği anlaşılmış ve gerçekleşen kazada hatalı tutum ve davranışı bulunmadığından atfı kabil bir kusuru bulunmadığını, sürücü ... sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyri sırasında yola gereken dikkat ve özeni vermesi, olay mahalli cadde üzerinde seyri sırasında önündeki araçların arkasında seyrine devam etmesi gerekirken bu hususa riayet etmediği, araçların sağından nizamlara aykırı şekilde seyri sırasında ön ilerisinde sol şeritten en sağ şeride geçiş yapan davacı sürücüye karşı etkin fren tedbiri almadan çarpmasıyla meydana gelen olayda asli kusurlu bulunduğunu, olayda; Davacı ...'ın, kusursuz olduğu, Sürücü ...'ın, %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapor olduğu belirtilmiştir.
.... yazılan müzekkere üzerine gelen evraklarda davacı tarafın Sigorta Tahkimdeki davasından feragat ettiğinden .... , karar tarihi ve sayısı .... olan heyet kararında feragat nedeniyle başvurunun reddine karar verildiği, kararın bildirim tarihinden itibaren 10 gün içinde ... nezdinde itiraz yolu açık olmak üzere karar verildiği, tahkimden gelen evraklarda ise belirtilen kararın kesinleşip kesinleşmediği belirtilmediğinden sadece ... üzerinden yapılan ve tebligat belgelerinin gönderilmiştir.
Tekrar .... müzekkere yazılarak belirtilen Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kesinleşip kesinleşmediğinin bildirilmesi istenilmiş olup gelen 21/05/2025 tarihli yazıda: " 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/12 maddesine göre; beş bin Türk Lirası ve üzeri uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarına karşı Komisyon nezdinde itiraz yoluna, kırk bin Türk Lirasını aşan uyuşmazlıklar hakkında itiraz üzerine verilen kararlar ile Kanun'un 30/12 maddesinde tahdidi olarak sayılan hallere dayanılarak uyuşmazlık miktarına bağlı olmal halükârda temyiz kanun yoluna başvurulabilmektedir. (28/02/2023 tarihli Sigortacılık Kanununun 30'uncu Maddesinin On İkinci ve On Beşinci Fıkralarında Yer Alan Parasal Sınırların Artırılmasına İlişkin Tebliğ'in 3'üncü maddesi ile itiraz sınırı on beş bin, temyiz sınırı ise iki yüz otuz sekiz bin yedi yüz otuz Türk Lirası olarak güncellenmiştir.) Komisyonumuzun .... sayılı uyuşmazlık dosyası incelendiğinde; dosyada uyuşmazlık hakem heyeti tarafından 10/01/2024 tarihli, .... sayılı kararın itiraz yolu açık olarak verildiği, kararın 16/01/2024 tarihinde ... üzerinden başvurucu ve davalı tarafa tebliğ edildiği, karara karşı itiraz yoluna başvurulmadığı ayrıca temyiz yoluna başvurulacağı beyan edilmediğinden Komisyon tarafından mahkemede hakem kararına karşı saklama (kanun yolu başvuru) dosyası oluşturulmadığı anlaşıldığından; .... sayılı karara karşı Komisyon içi başvuru yollarının tükendiği tespit edilmiştir." diye belirtilmiştir.
.... '.sinin (Kapıtılan) 02/03/2020 tarihli .... sayılı ilamı ile "Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Kesin hüküm, 6100 sayılı HMK'nın 114/I-i. maddesinde dava şartı olarak düzenlenmiştir. Dava şartı olan kesin hüküm nedeni ile davanın reddi için iki davanın taraflarının, konusunun ve dava sebeplerinin aynı olması gerekir. Somut olayda, davacı tarafından işbu davanın açılmasından önce kendi asına asaleten ve yaşı küçük çocuğuna velayeten aynı olay nedeniyle destek tazminatı ödenmesi için davalı sigorta şirketine başvurulmuş, davalı sigorta şirketince toplam 49.674.27 TL ödeme yapılmış; bu miktarın yetersiz bulunması üzerine davacı tarafından kendi adına asaleten ve çocuğuna velayeten bakiye 40.955.31 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinden tahsili için sigorta tahkim komisyonuna başvurulmuş, başvurusu Hakem Heyetince verilen 23.06.2011 gün, .... sayılı kararla reddedilmiş, ilgili kararın temyizi üzerine Dairemizin 28.11.2011 tarih ve .... sayılı kararıyla hakem heyeti kararı onanarak kesinleşmiştir. Hakem Heyetinin ilgili kararı tarafları, konusu ve sebepleri aynı olduğundan işbu dosyada davacı ile davalı ... A.Ş arasında kesin hüküm teşkil ettiğinden destekten yoksun kalma davasının davalı ... A.Ş yönünden kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." diye belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; çift taraflı meydana gelen trafik kazasından kaynaklı olarak cismani zararlara ilişkin olarak sürekli ve geçici işgörmezlik ile geçici bakıcı giderine ilişkin maddi tazminat davasına ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı, iddia, savunma ile dosya arasına kazandırılan .... karar tarihi ve sayısı ....olan heyet kararında feragat nedeniyle başvurunun reddine kesinleşen kararı ile yukarıda belirtilen Yargıtay ilamı birlikte değerlendirildiğinde, Kesin hüküm, 6100 sayılı HMK'nın 114/I-i. maddesinde dava şartı olarak düzenlenmiştir. Dava şartı olan kesin hüküm nedeni ile davanın reddi için iki davanın taraflarının, konusunun ve dava sebeplerinin aynı olması gerekir.
Bu kapsamda, eldeki dava ile Tahkim Uyuşmazlık Hakem Heyetinin KESİNLEŞMİŞ .... , karar tarihi ve sayısı ....olan heyet kararındaki, her iki davanın taraflarının, konusunun ve dava sebeplerinin aynı olduğundan kesin hüküm teşkil etmesi nedeniyle HMK'nın 114/1-i, 115/1-2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine, karar verilerek aşağıdaki şekilde
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Daha önceden Sigorta Hakem Komisyonuna başvurmuş olduğundan kesin hüküm oluşturduğundan davanın USULDEN REDDİNE,
2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40.TL red karar ve ilam harcının, dava açılışında alınan 427,60.TL peşin harcın düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 187,80.TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
3) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.200,00.TL arabuluculuk ücretinin, davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4) Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5) Davalı yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2.maddesi uyarınca hesaplanan 1.500,00.TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda olmak üzere, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren, HMK.nun 345.maddesine göre 2 (iki) hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı. 17/09/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.
** Bu karar 5070 sayılı kanun gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır**