T.C. ...14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/526 Esas - 2025/85
T.C.
ANKARA "TÜRK MİLLETİ ADINA "
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/526 Esas
KARAR NO : 2025/85
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 06/08/2024
KARAR TARİHİ : 12/02/2025
KARAR YAZMA TARİHİ : 13/12/2025
Mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonucunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ;
DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Davalının maliki olduğu ... plakalı araç ile müvekkili şirkete Z.M.M trafik poliçesi bulunan ... plakalı aracın 10/06/2021 tarihinde karışmış olduğu kaza neticesinde sehven fazla ödenen limit üstü tutarın iadesini ilişkin iş bu davanın açılma zorunluluğu doğduğunu, Borçlar Kanunu sebepsiz zenginleşme hükümleri gereği huzurdaki davanın açılması zorunluluğu doğduğunu. Fazlaya ilişkin yapılan ödemenin rücuen tahsili amacıyla davalı aleyhine TOPLAM 13.740,00.TL üzerinden ...7.İcra Müdürlüğünün 2023/224975 Esas sayılı dosyası ile yasal takip başlatıldığını, ise de davalının süresi içerisindeki itirazı ile takip durduğunu , arabuluculuğa başvuru yapıldığını, ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davalı şirketin itirazının iptali ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına ve ayrıca davalı şirket aleyhine %20 den az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır.
CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Müvekkiline ait ... plakalı araç ile yine müvekkiline ait 06 ABE 290 plakalı araç ile davacı sigorta şirketinde sigortalı olan ... plakalı araç arasında 10/06/2021 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasının gerçekleşmiş olduğunu. Kaza tespit tutanağına göre ... plakalı aracın tam kusurlu bulunduğunu. Kazada müvekkiline ait iki aracın hasar aldığını, müvekkiline ait aracın tazminatının eksik ödenmiş olması sebebiyle 08/09/2021 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonu 2021.E.176636 ve 2021.E. 176655 esas sayılı dosyasının açılmış olduğunu. 2021.E.176636 dosyada 19/02/2022 tarihli 2022/36326 sayılı kararı ile 5.000.TL değer kaybı bedelinin tespit edilmiş olduğunu. İtirazı itiraz Hakem Heyeti tarafının 2022.i.8767 numaralı dosya ile sigorta şirketinin itirazı reddedilmiş olduğunu. 2021.E. 176655 esas sayılı dosyada 12/02/2022 tarihli K-2022/36320 sayılı kararı ile 11.356,36.TL hasar bedeli tespit dosyasına davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine itiraz hakem heyeti tarafından 2022.i.10055 numaralı dosya ile sigorta şirketinin, itirazının reddine karar verildiği. Sigorta şirketinden yapılan tahsilatların tamamı kesinleşmiş ilama dayalı olarak yapıldığını, ilamlar haricinde fazladan hiç bir ödeme alınmadığını, poliçenin 86.000.TL kısmının bile dolmadığını. Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan itirazların red edilmiş olup tahkim başvurusunun kesinleşmiş olouğundan kesin hüküm olmasına rağmen yapılan icra takibinin kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle; Davanın reddıne, karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin tensip ara kararı ile ...7. İcra Müdürlüğünün 2023/224975 Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden istenilmesine, Sigorta Tahkim Komisyonuna müzekkere yazılarak Sigorta Tahkim Komisyonunun 2021.E.176636 ve 2021.E.176655 Esas sayılı kararlar ile -İtiraz Hakem Heyeti 2022.i.8767 ve 2022.i.10055 sayılı dosyaların suretlerinin gönderilmesi istenilmiştir.
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONUNUN 24/02/2022 İTİRAZ TARİHLİ, 2022.İ8767 SAYILI KARARI İLE ; " Uyuşmazlık yargılaması esnasında aldırılan bilirkişi raporunda piyasa rayiç değeri esas alınarak tazminat hesaplaması yapıldığını, Uyuşmazlık hakem kararında da 09.10.2020 Tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40.E, 2020/40.K sayılı kararı ile trafik poliçesi genel şartlarının bazı maddelerinin uygulanmasına yönelik olarak KTK 90.md.nin genel şartlara atıf yapan ibaresinin ve 92/i md. nin Anayasaya aykırı olduğu gerekçesi ile iptaline karar verilmiş olduğu gözetilerek gerçek zarar ilkesi çerçevesinde yapılan hesaplama esas alınarak hüküm kurulduğunu , bilirkişi raporunda piyasa rayici bedeli gözetilerek gerçek zarar ilkesi çerçevesinde hesaplama yapılmış olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığını, her ne kadar anayasa mahkemesi kararlarının geriye yürümezliği ilkesi anayasanın amir hükmü olsa da davalı şirketin davacının gerçek zararından sorumlu olduğunu, gerçek zarar ilkesine aykırı olan ikinci düzenleme hükümlerinin anayasa mahkemesi kararından bağımsız olarak normlar hiyerarşisi gereği uygulanmaması gerektiği sonucuna varıldığından bu yöndeki itirazların reddine karar verildiğini, Rayiç değerin Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde piyasa araştırması yapılarak belirlendiği görüldüğünden rayiç bedelin fahiş olduğu yönündeki itiraz kabul edilmediğini, davalı vekili ayrıca teminat limitinin aşıldığını beyan ettiğini, Uyuşmazlık yargılaması aşamasında bu yönde herhangi bir savunmada bulunulmadığını, itiraz dilekçesi ekine eklenen dekontta davacı ÇÖZÜM YAZILIM DONANIM ELEKT.İÇ VE DIŞ TİC.A.Ş.’ye 02.08.2021 tarihinde 43.000 TL hasar ödemesi yapıldığı görüldüğünü, Her ne kadar 43.000 TL ödeme ile teminat limitinin tükeneceği kabul edilse bile, davalı tarafından yapılan bu ödemenin dava konusu kaza ile ilgili olduğunu, hangi plakalı araç için yapıldığına dair herhangi bir delili dosyaya kazandırmadığı görüldüğünü, dosyada yer alan hasar ekspertiz raporuna göre hasar bedelinin 11.539,56 TL olduğu ifade edildiğini, tüm bu hususlar dikkate alındığında teminat limitinin tüketildiğine ilişkin itiraz da kabul edilmediğini, Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder.. Yargıtay 17.HD’nin 01.02.2021 tarih ve 2020/10182-2021/461 sayılı kararına göre de , 1/5 orandaki vekalet ücretinin maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete karar verilmesi gerektiğinden 5.100,00 TL maktu vekalet ücretine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğini, sonuç olarak davalının yapmış olduğu itirazların REDDİNE, İtiraz edenin yapmış olduğu itiraz giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, İşbu İtiraz Hakem Heyeti Kararı’nın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 436/3. maddesinin 3. bendi doğrultusunda taraflara Sigorta Tahkim Komisyonu aracılığıyla Tebliğe Çıkarılmasına ve diğer usul işlemlerinin tamamlanması için dosyanın Sigorta Tahkim Komisyonu’na Tevdiine Uyuşmazlığın miktarı itibarıyla 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 30/12. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildiği " tespit edilmiştir.
Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 02/03/2020 tarihli 2019/1154 Esas, 2020/2405 Karar sayılı emsal ilamında: "... Kesin hüküm, 6100 sayılı HMK'nın 114/I-i. maddesinde dava şartı olarak düzenlenmiştir. Dava şartı olan kesin hüküm nedeni ile davanın reddi için iki davanın taraflarının, konusunun ve dava sebeplerinin aynı olması gerekir. Somut olayda, davacı tarafından işbu davanın açılmasından önce kendi asına asaleten ve yaşı küçük çocuğuna velayeten aynı olay nedeniyle destek tazminatı ödenmesi için davalı sigorta şirketine başvurulmuş, davalı sigorta şirketince toplam 49.674.27 TL ödeme yapılmış; bu miktarın yetersiz bulunması üzerine davacı tarafından kendi adına asaleten ve çocuğuna velayeten bakiye 40.955.31 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinden tahsili için sigorta tahkim komisyonuna başvurulmuş, başvurusu Hakem Heyetince verilen 23.06.2011 gün, 2011/E 274-2 Esas ve 2011/513 sayılı kararla reddedilmiş, ilgili kararın temyizi üzerine Dairemizin 28.11.2011 tarih ve 2011/10888 E- 11330 K sayılı kararıyla hakem heyeti kararı onanarak kesinleşmiştir. Hakem Heyetinin ilgili kararı tarafları, konusu ve sebepleri aynı olduğundan işbu dosyada davacı ile davalı ... Sigorta A.Ş arasında kesin hüküm teşkil ettiğinden destekten yoksun kalma davasının davalı ... Sigorta A.Ş yönünden kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kesin hüküm, 6100 sayılı HMK'nın 114/I-i. maddesinde dava şartı olarak düzenlenmiştir. Dava şartı olan kesin hüküm nedeni ile davanın reddi için iki davanın taraflarının, konusunun ve dava sebeplerinin aynı olması gerekir. Somut olayda, davacı tarafından işbu davanın açılmasından önce kendi asına asaleten ve yaşı küçük çocuğuna velayeten aynı olay nedeniyle destek tazminatı ödenmesi için davalı sigorta şirketine başvurulmuş, davalı sigorta şirketince toplam 49.674.27 TL ödeme yapılmış; bu miktarın yetersiz bulunması üzerine davacı tarafından kendi adına asaleten ve çocuğuna velayeten bakiye 40.955.31 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinden tahsili için sigorta tahkim komisyonuna başvurulmuş, başvurusu Hakem Heyetince verilen 23.06.2011 gün, 2011/E 274-2 Esas ve 2011/513 sayılı kararla reddedilmiş, ilgili kararın temyizi üzerine Dairemizin 28.11.2011 tarih ve 2011/10888 E- 11330 K sayılı kararıyla hakem heyeti kararı onanarak kesinleşmiştir. Hakem Heyetinin ilgili kararı tarafları, konusu ve sebepleri aynı olduğundan işbu dosyada davacı ile davalı ... Sigorta A.Ş arasında kesin hüküm teşkil ettiğinden destekten yoksun kalma davasının davalı ... Sigorta A.Ş yönünden kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." şeklinde karar vermiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı sigorta şirketinin, davalı şirkete fazla ödemede bulunduğu iddiasıyla sebepsiz zenginleşme nedeniyle fazla ödenen kısmın rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itiraz edilmesi için açılan vaki itirazın iptali davasına ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı, arabuluculuk son tutanağı ile ...7. İcra Müdürlüğünün 2023/224975 Esas sayılı dosyası, Sigorta Tahkim Komisyonunun 2021.E.176636 ve 2021.E.176655 Esas sayılı kararlar ile İtiraz Hakem Heyeti 2022.i.8767 ve 2022.i.10055 sayılı dosyaları birlikte değerlendirildiğinde, tahkim komisyonunun uyuşmazlık hakem kararına itiraz edilmesi üzerine itiraz hakem kararı , itiraz edilen davalı ... .... .... vekilinin itirazının reddine karar verildiği, davalı vekili itirazında teminat limitinin aşıldığı beyan ettiği, heyetin ise bu itirazın reddine kesin olarak oy birliğiyle 17/04/2022 tarihinde karar verildiği tespit edilmiş olup yukarıda belirtilen Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 02/03/2020 tarihli 2019/1154 Esas, 2020/2405 Kararı ile Hakem Heyetinin ilgili kararı tarafları, konusu ve sebepleri aynı olduğundan işbu dosyada davacı ile davalı şirket arasında kesin hüküm teşkil ettiğinden itirazın iptali davası davacı sigorta şirketi ile davalı şirket yönünden kesin hüküm oluşturması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Kesin hüküm nedeniyle HMK'nın 114/1-i, 115/1-2 maddeleri uyarınca davanın USULDEN REDDİNE,
2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40.TL red harcının, dava açılışında alınan 427,60.TL peşin harcın düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 187,80.TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
3) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13.maddesi uyarınca alınması gereken 3.600,00.TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5) Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2.maddesi uyarınca hesaplanan 13.740,00.TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin e-duruşmada yüzlerine karşı olmak üzere gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren HMK'nin 345/1. maddesi uyarınca 2 (iki) hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 12/02/2025
¸* Bu karar 5070 sayılı kanun gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır*¸