T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Karar
Türk Ulusu Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2024/598 Esas
KARAR NO : 2025/284
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ
DAVA TARİHİ : 11/09/2024
KARAR TARİHİ : 22/04/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 28/04/2025
Mahkememizde açılan İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili ; Taraflar arasındaki ticari ilişki nedeni ile oluşan ve faturaya bağlanan alacaklarının ödenmemesi üzerine davalı borçlu hakkında ....esas sayılı icra takibini başlattıklarını, davalının itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğunu belirtip, itirazının iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
YANIT :
Davalı vekili ; Davacının dava konusu faturalara konu malları davalı müvekkiline teslim ettiğini ispat etmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili 11/10/2024 tarihli olup ilk itirazlarını da içeren dilekçe ile, alacağın zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü sürenin gerçekleştiğini, .... Mahkemelerinin yetkili olmadıklarını, ticaret mahkemelerinin görevli olmadıklarını, davalı sıfatları olmadığı gibi zorunlu ara buluculuk dava şartının da eksik olduğunu ileri sürmüştür.
DELİLLER :
-....Esas Sayılı dosyası,
-03/11/2023 tarihli fatura,
-Tarafların mal alım ve mal satım beyannameleri,
-Ara bulucu anlaşmazlık son tutanağı,
-Bilirkişi raporları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davadaki talep, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeni ile oluştuğu ileri sürülen davacı alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Aralarındaki ticari ilişki nedeni ile davalıdan alacaklı olduğunu düşünen davacı taraf davalı hakkında alacağının tahsilini sağlamak için .... esas sayılı icra takibini başlatmıştır. Ödeme emri davalı borçluya 07/03/2024 tarihinde tebliğ edilmiş, davalının 12/03/2024 tarihinde ve süresi içerisinde takibe, borca ve ferilerine yapmış olduğu itiraz nedeniyle takibin durdurulmasına karar verilmiştir.
Ticari ilişki 2023 yılı içerisinde gerçekleşmiş olup, 10 yıllık dava ve takip tarihi itibarı ile dolmadığı için zamanaşımı itirazının, borca itiraz dilekçesi tebliğ edilmediği gibi 11/03/2024 tarihli itiraz üzerine 11/09/2024 tarihinde dava açıldığı için hakdüşürücü süre itirazının, genel yetkili mahkeme olan davalının yerleşim yerinde dava açıldığı için yetkisizlik itirazının, arabuluculuk anlaşmazlık ile sonuçlanıp, tutanak sunulduğu için özel dava şartı eksikliği itirazının, davanın dayanağı fatura davalının mal alım beyannamesinde yer aldığı için davalı sıfatı yokluğuna ilişkin itirazın reddine karar verilmiş, her iki taraf tacir ve uyuşmazlık ticari işletmeleri ile ilgili olduğu için Ticaret Mahkemelerinin görevli olduklarının kabulüne karar verilmiştir.
Tarafların ticari defterleri mahkememize bildirilmiş, mal alım beyannameleri ilgili .... temin edilmiştir.
Davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapmak suretiyle sunulan, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile, davacının davalıya 2022 yılı toplam satışlarının 32.909,98 TL olduğu, yine davacının 2023 yılı içerisinde davalıya 30/06/2023 tarihli 42.050,00 TL ve 10/11/2023 tarihli 129.659,00 TL bedelli olmak üzere 171.709,00 TL satışı olup, toplam 214.618,98 TL bedelli satış bedelinden 75.000,00 TL tahsilat kaydı sonrası sonrası davacının davalıdan 129.618,98 TL alacağının bulunduğu belirlenmiştir.
Davalı defterlerini inceleyen bilirkişi raporuna göre, davacıya ait ve toplam bedeli 42.050,00 TL olan davacı faturalarının davalı kayıtlarında yer alması nedeni ile her iki tarafın 2022 yılı kayıtlarının uyuştuğu anlaşılmıştır.
Davacının 03/11/2023 tarihli ve 129.659,00 TL bedelli faturası davalının ticari kayıtlarında yer almadığı ve ürünlerin teslimine ilişkin davalı şirket yetkililerinin imzasını taşıyan teslim belgesi sunulmadığı için davalı taraf bu fatura kapsamının kendilerine tesliminin davacı tarafından kanıtlanması gerektiğini ileri sürülmüştür.
Uyuşmazlığı konu fatura her ne kadar davalı defterlerinde kayıtlı değil ve fatura kapsamının teslimine ilişkin belge de sunulmamış ise de, söz konusu faturanın davalının davacıdan mal alımını beyan ettiği beyannamede yer almaktadır.
2021 yılından önce davalı gibi mal alıcıları kendilerine satılıp teslim edilen ürünlerin faturalarını yine kendileri vergi dairesine bildirmekte ve bu durum faturanın muhatabı tarafından fatura kapsamının teslim alındığı konusunda karine oluşturmakta idi. 2021 yılından itibaren ise ... yeni bir uygulamaya geçmiş, bu yeni uygulamaya göre, davacı gibi satıcılar fatura düzenlediklerinde ... lığının kurduğu sistem üzerinden faturayı somut olayda olduğu gibi alıcı davalının sistemine kayıt etmeye başlamıştır.
Her ne kadar davalı vekili otomatik olarak müvekkilinin sistemine yüklenen faturayı davalının görüp incelemesinin mümkün olmadığını, faturayı ret edebilmeleri için bu sistemde kendilerine tanınmış bir yol olmadığını, bu nedenle teslimin ayrıca kanıtlanması gerektiğini ileri sürmüş ise de, faturayı düzenleyenlerin alıcıyı aracı kılmaksızın ... lığının sistemi üzerinden karşı tarafın ( mal ya da hizmet alıcısının) sistemine aktarmaya izin veren ... lığının bunu dengeleyecek şekilde davalı konumunda olanlara faturayı görme ve kabullerinde değil ise aynı sistem üzerinden faturayı ret etme hakkı tanımış olması mümkün olmayıp, davalının sistemine davacı tarafından işlenilen faturanın yine davalı tarafından incelenip, kabulünde değil ise sistem üzerenden yada ihtarname ile ret yada iade etmesi gerekin iken bunları yaptığına ilişkin delil sunmayan davalının mal alım sisteminde kayıtlı fatura kapsamını teslim aldığının davacı tarafından kanıtlandığı kabul edilmiştir.
Toplanan delillere göre, davacı alacağının dayanağı olan davacı faturalarının bir kısmının davalı defterlerinde ve bir faturanında davalı mal alım beyannamesinde kayıtlı olması nedeni ile, davacının alacağının her iki taraf kayıtları ile kanıtlandığı, her iki taraf kayıtlarına göre davacının davalıdan 129.618,98 TL alacaklı olduğu ve bu alacağa yönelik davacı itirazının iptali gerektiği kabul edilmiştir.
Taraf kayıtları ile davacının davalıdan olan alacağı hesaplanabilir olup, itiraz nedeni ile davacı bu alacağına ulaşmakta geciktirildiği için hüküm altına alınan 129.618,98 TL nin % 20 si kadar icra inkar tazminatının davalıdan tahsili gerektiği, fazla miktar yönünden davacı icra takibi yapmakta haksız olmakla birlikte kötü niyetli olarak icra takibi yaptığı kanıtlanamadığı için davalının kötüniyet tazminatı isteme koşullarının oluşmadığı kabul edilip, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davanın KISMEN KABULÜNE,
Davalının .... esas sayılı icra takibine yönelik itirazının 129.618,98 TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE,
Takip tarihinden itibaren davacı asıl alacağına değişen oranlı avans faizi uygulanmak sureti ile takibin devamına,
Hüküm altına alınan 129.618,98 TL'nin %20'sine karşılık gelen 25.923,38 TL icra inkar tazminatının DAVALIDAN ALINIP DAVACIYA ÖDENMESİNE,
Davacının fazla isteminin reddine,
Fazla miktar yönünden davacı icra takibi yapmakta haksız olmakla birlikte kötü niyetli olarak icra takibi yaptığı kanıtlanamadığı için davalının koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı isteğinin REDDİNE,
2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 8.854,27 TL harçtan, dava açılışında alınan 2.214,26 TL peşin harcın düşülmesi ile kalan 6.640,01 TL harcın DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
3-) 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1,11 TL arabuluculuk ücretinin DAVACIDAN, 3.598,89 TL arabuluculuk ücretinin DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
4-) Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 490,00 TL tebligat ücreti, 9.000,00 TL bilirkişi ücreti, 304,00 TL posta gideri, toplamı 10.221,60 TL'nin davanın kabul oranı dikkate alınarak hesaplanan 10.218,45 TL'si ile dava açılışında alınan 2.214,26 TL peşin harç toplamından oluşan 12.432,71 TL yargılama giderinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
5-) Davacının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
6-) Davalının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 40,02 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE,
7-) Kullanılmayan avansların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin YÜZÜNE KARŞI, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nin 345/1. maddesi uyarınca 2 (iki) hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.22/04/2025
Katip ... Hakim ...
e - imzalıdır e - imzalıdır
Bu gerekçeli karar güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.