T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/610 Esas - 2025/352
T.C.
ANKARA
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/610 Esas
KARAR NO : 2025/352
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/09/2024
KARAR TARİHİ : 16/05/2025
KARAR YAZMA TARİHİ : 12/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı yana ..... hizmetine binaen 40.500,00 TL bedelli 14.05.2024 tarihli fatura düzenlendiğini, fatura bedelinin ödenmemesinden kaynaklı ..... E sayılı dosyası ile takip gerçekleştirildiğini, Davalı tarafın itirazı ile takibin durduğunu, ürün teslimi sonrası düzenlenen faturaya 8 gün içinde itirazda bulunulmadığını, açıklanan nedenlerle davanın kabulünü, davalının borca yetecek miktarda menkul, gayrimenkul ve 3.şahıslardaki hak ve alacaklarının teminat şartı aranmaksızın ihtiyaten haczine, itirazın iptali ve takibin devamını, asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı yana yükletilmesini, talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı adına usulüne uygun olarak tebligat yapıldığı halde davaya cevap vermediği görüldü.
DAVANIN NİTELİĞİ VE UYUŞMAZLIK:Dava; davacının taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalıya hizmet verdiğinden bahisle düzenlendiği faturanın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu görüldü. Mahkememiz yetkisine itiraz edilmemiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; cevap dilekçesi verilmemiş olduğundan dava dilekçesindeki tüm hususlar uyuşmazlık konusu olmakla birlikte, davacının faturaya konu hizmeti ifa edip etmediği, takibe konu faturadan kaynaklı alacağının olup olmadığı, varsa miktarı, davalının takibe itirazda haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı, faizin başlangıcı ve oranına ilişkin olduğu tespit edildi.
DELİLLER: ..... Esas Sayılı dosyası dosyamız içerisine kazandırılmış, alacaklısının dosyamız davacısı, borçlusunun dosyamız davalısı olduğu, alacaklı tarafından 38.362,90 TL asıl alacak ve 2.991,52 TL işlemiş faiz toplamı 41.354,42 TL faturalardan kaynaklı alacağının tahsili için genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin 10/07/2024 tarihinde davalıya tebliğ edilmesi üzerine davalı vekili tarafından 17/07/2024 tarihinde borca itiraz edildiği, borca itirazın ve davanın yasal süresi içerisinde olduğu görülmüştür.
Tüm deliller toplandıktan sonra tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde SMMM bilirkişi vasıtasıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi ... 04/03/2025 tarihli raporunda özetle; Davacı tarafın E-Defter mükellefi olduğu, defter beratlarının süresi içinde ... sistemine yüklendiği, defterin bu yönü ile TIK ve VUK hükümlerine aykırı bir hususu bulunmadığı, Taraflar arasında cari hesap şeklinde ticari ilişki bulunduğu, Takip konusu edilen faturanın davacı yan defter kayıtlarında bulunduğu, davalı tarafın defter ve belgelerinin inceleme için ibraz edilmediği, ancak davacı tarafından düzenlenen faturaların 'e- belge" şeklinde (BA Form) ... sistem kayıtlarında bulunduğu, davacı yanın incelenen defter kayıtlarına göre takip tarihi ile davalıdan 38.362,90 TL alacağı bulunduğu, faiz ve tazminat talebinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu mütalaa edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Toplanan delillere, tarafların ticari defter ve kayıtları, gerekçeli bilirkişi raporu, tarafların beyan ve itirazları ile takibe konu faturalara göre;
Taraflar arasında ticari hizmet/satım ilişkisinin tarafların ticari defter ve kayıtları ile sabit olduğu, davacı tarafça düzenlenen ve takibe geçilen davaya konu faturanın davacı ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı, davalının ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun çıkartılan muhtıraya rağmen mahkememize sunulmaması nedeniyle tarafların ticari defter ve kayıtlarının birbirini teyit edip etmedikleri tespit edilememekle birlikte, davalının ilgili döneme ilişkin dosyaya celp edilen BA formunda davaya konu fatura kaydının mevcut olduğu ve kaydın davacı ticari defter ve kayıtları ile uyumlu olduğu, davalı tarafça faturaya ilişkin iade ve itiraz edilmediği gibi, faturaya ilişkin ödeme yapıldığına dair hiç bir delilin dosyaya sunulmaması nedeniyle davalı tarafın ödeme/borcunun bulunmadığı savunmasının yerinde olmadığı anlaşılmakla; davacı taraf, kendi ticari defterlerinde kayıtlı ve davalının BA formu ile birbiriyle uyumlu olan ve ödemeleri ispat edilemeyen 38.362,90 TL'den ibaret asıl alacağını talep edebilecektir. Her ne kadar davacı vekili faiz yönünden fazlaya ilişkin talepte bulunmuşsa da, davalı yanın temerrüde düştüğünü ispat edemediği anlaşılmakla, fazlaya ilişkin talebi mahkememizce yerinde görülmemiştir. Yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda mahkememizce kabul ve tespit edilen 38.362,90 TL'lik asıl alacak miktarı dikkate alınmakla, davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulü ile davalının icra takibindeki itirazının iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %51,75 oranını geçmemek üzere avans faiz işletilmesine ve davalı takibe haksız olarak itiraz etmiş olduğundan itirazın iptaline karar verilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle;
1)Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının ..... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 38.362,90 TL asıl alacak üzerinden devamına, 38.362,90 TL'den ibaret asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %51,75 oranını geçmemek üzere avans faiz işletilmesine,
Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
Davalı haksız olarak takibe itiraz ettiğinden devamına karar verilen alacağın %20'si oranında olan 7.672,58 TL icra inkar tazminatının İİK 67/2 md. Uyarınca davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.620,57 TL harçtan, dava açılışında alınan 499,47 TL peşin harcın düşülmesi ile kalan 2.121,10 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
3) 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 260,42 TL arabuluculuk ücretinin DAVACIDAN, 3.339,58 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4) Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 420,00 TL tebligat ücreti, 4.500,00 TL bilirkişi ücreti, toplamı 5.347,60 TL'nin davanın kabul oranı dikkate alınarak hesaplanan 4.960,76 TL'si ile dava açılışında alınan 499,47 TL peşin harç toplamından oluşan 5.460,23 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5) Davacının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6) Davalının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 2.991,52 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7) Kullanılmayan avansların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/05/2025
Katip .....
¸
Hakim .....
¸