T.C. ... 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/629 Esas - 2025/355 Karar
Türk Ulusu Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
... 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2024/629 Esas
KARAR NO : 2025/355
HAKİM : .........
KATİP : ........
DAVACI :.........
VEKİLİ : Av. ..........
DAVALI : ........
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ
DAVA TARİHİ : 23/09/2024
KARAR TARİHİ : 20/05/2025
YAZIM TARİHİ : 22/05/2025
Mahkememizde açılan İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili, davalının kullanımında olan adreste abonelik sözleşmesi olmaksızın kaçak elektrik ktüketildiğinin tespit edildiğini, kaçak elektrik bedelinin tahsili için başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirtip, ... ....... Esas sayılı icra takibine yönelik itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
YANIT :
Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilen davalı taraf cevap dilekçesi sunmamış, beyanda da bulunmamıştır.
DELİLLER :
-... ......
-20.04.2024 tarihli ....... nolu kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı,
-Arabuluculuk anlaşmamaya ilişkin son tutanak,
- Bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davadaki talep, davalıya ait işyerinde harici hat aracılığı ile elektrik enerjisi tüketildiği iddiası ile oluşan davacı alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı şirketten abone sözleşmesi ve ekleri, sayaç ile ilgili 20/04/2024 tarihli kapama işleminden önceki sayaç okuma ve düzenlenen faturalar ile 20/04/2024 tarihinden önceki son okuma ile ilgili kayıtlar mahkememize gönderilmiştir.
Davacının tacir olup olmadığı hususunda ilgili yerlere yazılan yazı cevapları dosyamıza gönderilmiştir.
Davalı adına abonelik oluşturulan adreste 20/04/2024 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenmiş, tutanak ile yapılan tüketimin kayıt altına alınmasında kullanılan sayacın harici hat çekilerek devre dışı bırakıldığı, bu şekilde kaçak elektrik tüketildiği belirlenmiştir.
... ....... esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı hakkında 103.716,08 TL nin tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edilmiş, davalı borçlu vekilinin 13/06/2024 tarihinde ve süresi içerisinde itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4.maddesinde nisbi ve mutlak ticari davalar düzenlenmiş olup her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nisbi ticari dava olup, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddenin ilk fıkrasında a,b,c,d,e ve f bentlerinde sayılan hususlardan doğan hukuk davaları ise mutlak ticari dava niteliğindedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 19/II.maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 sayılı Kanun'un 2.maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5.maddesi uyarınca, ticari davalar ......Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1 inci maddesi gereğince kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce re'sen dikkate alınması gerekir.
Davadaki talep Türk Ticaret Yasasında düzenlenen bir konudan kaynaklanmadığı gibi, uyuşmazlık ile ilgili yasal düzenlemede ticaret mahkemelerinin açıkça görevli oldukları belirtilmediği için uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı kabul edilmiştir.
Uyuşmazlığın nispi ticari dava olabilmesi için, davanın her iki tarafının tacir ve uyuşmazlığın da tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olması gerekir. Somut olayda davacı şirketin tacir olduğu tartışmasız olup, davalı gerçek kişi yönünden yapılan araştırma sonucu davalının elde ettiği gelir itibarı ile tacir sayılma ölçütlerini taşımadığı, adına kayıtlı ticari işletme de bulunmadığı ve esnaf sayılması geretiği, bu hali ile davanın nispi ticari dava olarak ta kabulünün mümkün olmadığı için ticaret mahkemeleri görevli olmayıp, davalının mesleki faaliyeti bulunması nedeni ile tüketici de sayılamayacağı, uyuşmazlık için genel mahkeme niteliğindeki Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli oldukları kabul edilip, aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4, 5, HMK'nin 114/1-c, 115/2. maddeleri uyarınca DAVANIN USULDEN REDDİ ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,
2-) Davaya bakmakla yetkili ve görevli mahkemenin ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA,
3-) Kararın kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye göndermeyi talep etmeleri halinde dosyanın ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
4-) (a) HMK'nin 331/2. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına,
(b) Süresi içinde başvuru yapılmaması halinde HMK'nin 20/1-son cümlesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine ve yargılama giderlerinin verilecek ek kararda hüküm altına alınmasına,
Dair, davacı vekilinin YÜZÜNE KARŞI, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren HMK'nin 345/1. maddesi uyarınca 2 (iki) hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.20/05/2025
Katip ....... Hakim ......
e - imzalıdır e - imzalıdır
Bu gerekçeli karar güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.