T.C. ... 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/689 Esas - 2024/693 Karar
Türk Ulusu Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
... 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2024/689 Esas
KARAR NO : 2024/693
DAVA : TAZMİNAT
DAVA TARİHİ : 18/10/2024
KARAR TARİHİ : 21/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 21/10/2024
Mahkememizde açılan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı Necibe YILMAZ vekili ; Müvekkilinin ücreti karşılığı şehir içi yolu taşımacılığı yapan .... .... .... plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunduğunu, bu aracın 02/07/2019 tarihinde kendisi ile aynı yönde seyir halinde olan ... plaka sayılı araca arkadan çarparak trafik kazasına neden olduğunu, araç içerisinde sıkışan davacının bacaklarından birinin diz altından kesildiğini, ceza yargılaması sırasında alınan rapor ile davacı ve ... plaka sayılı araç sürücünün kusursuz, ... plakalı araç sürücüsü davalı Dursun'un tam kusurlu olduğunun belirlendiğini belirtip, bedeni zararlar ve bakıcı ihtiyacı nedeni ile 20.000,00 TL'nin her üç davalıdan, 500.000,00 TL manevi tazminatın davalı gerçek kişilerden tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Bir örneği dava dosyası içerisinde bulunan ... Bölge Adliye Mahkemesi .... .... .... ... ... ... Karar sayılı kararında belirtildiği gibi;
Dava tarihinden önce 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 Sayılı Tüketici Kanunu'nun 73/1 maddesi gereğince, "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda, tüketici mahkemeleri görevlidir.", aynı Yasa'nın 3.maddesinin 1.fıkrasının 1.bendinde; "Tüketici, işlemi, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzer sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Yukarıda açıklanan yasa maddeleri ve düzenlemeler ışığında, somut uyuşmazlıkta, davacı tüketici konumunda olup, davalılar minibüs işleteni ve sürücüsü ile aralarında aktedilen yolcu taşıma sözleşmesi bir tüketici işlemidir. O halde, tüketici işleminden kaynaklanan bu uyuşmazlığın, Tüketici Mahkemesi tarafından görülmesi gerekir.
Davanın açıldığı tarih (18/10/2024) itibariyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, buna göre yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca işbu davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait bulunduğu açıktır. Dava konusu olayda davalı sigorta şirketi ile davacı arasındaki uyuşmazlığı inceleme görevi ticaret mahkemesine ait ise de işbu dava, taşıyan olan diğer davalılara karşı birlikte açılmıştır. Bu durumda davalılar arasında bağlantı olduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği de muhtemeldir. Hal böyle olunca usul ekonomisi, daha isabetli bir karar verilmesi ve davaların makul bir süre içinde bitirilmesi yükümlüğü açısından, davaların birlikte görülmesi gereklidir. Ayrıca davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın da ticaret mahkemesine göre daha özel nitelikteki tüketici mahkemesinde görülmesi, göreve ilişkin usul kurallarına da uygun düşecektir.
Somut olayda; taraflar arasındaki ilişkinin taşıma sözleşmesinden kaynaklanması ve davacının da tüketici vasfına sahip olması, davacı yolcu ile davalı taşıyan/sürücü arasındaki temel ilişki olan taşıma sözleşmesinin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalması gözetilerek, davanın görülmesinde Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu kabul edilip, aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c, 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı eksikliği nedeni ile DAVANIN USULDEN REDDİ ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,
Davaya bakmakla görevli mahkemenin ... TÜKETİCİ MAHKEMELERİ OLDUĞUNA,
Kararın kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye göndermeyi talep etmeleri halinde dosyanın ... NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
Süresi içinde yapılan başvuru yapılması ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde HMK'nin 331/2. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına,
Süresi içinde başvuru yapılmaması halinde ise HMK'nin 20/1-son cümlesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine ve yargılama giderlerinin verilecek ek kararda hüküm altına alınmasına,
Dair, davacı vekili ile davalıların YOKLUĞUNDA, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nin 345/1. maddesi uyarınca 2 (iki) hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.21/10/2024
e - imzalıdır e - imzalıdır
Bu gerekçeli karar güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.