T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/801 Esas - 2025/406
T.C.
ANKARA
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/801 Esas
KARAR NO : 2025/406
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 18/01/2018
KARAR TARİHİ : 30/05/2025
KARAR YAZMA TARİHİ : 29/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ: Davacı Vekili Dilekçesinde; 21/08/2012 Tarihinde davalı tarafından ZMMS ile sigortalanan ... plakalı minibüs şoförünün kontrolünü kaybetmesi neticesinde aracın yoldan çıkarak takla atması sonucunda, araç içerisinde yolcu olarak bulunan müvekkillerinin oğlu ...'ın vefat ettiğini ve müvekkillerinin ölenin desteğinden mahrum kaldıklarını, Daha önce ... sorumluluğu nedeniyle ... A.Ş hakkında ..... Esas sayılı (yeni esası ..... ) dosyası ile destekten yoksun kalma nedeniyle tazminat davası açtıklarını, dosya kapsamında 2013 yılında alınan bilirkişi raporunda; Baba ... için 143.776,05 TL, Anne ... için ise 153.920,50 TL olmak üzere toplam 297.696,55 TL zarar hesap ediliğini, raporda bilirkişinin hata yaparak, Ferdi koltuk sigortası kapsamından her bir davacıya ödenen 75.000,00 er TL yi güncelleyerek tazminat miktarından mahsup ettiğini ve ... için 62.100,03 TL, Anne için ise 62.100,03 TL eksik tazminat hesaplaması yaptığını, 25/11.2013 tarihinde söz konusu dosyaya bilirkişi raporuna itiraz ve değer arttırım dilekçesi ..... Mahkemesi dosyasına sunularak, bu husustaki talep haklarını saklı tuttuklarını, söz konusu dosyada sigorta limiti ile tazminata karar verildiğini ve dava temyiz aşamasında iken karar gereğince sigorta şirketinin ödeme yapması nedeniyle sorumluluğunun sona erdiğini, ancak müvekkillerinin zararlarının ... sigorta limitinin üzerinde olduğunu, ... sigortasının limitini aşan kısımdan ise Davalı ZMMS'nin sorumlu olduğunu, Ölenin Uzman Jandarma Çavuş olarak görev yaparken vefat ettiğini, müvekkilinin zararının karşılanması için davalı sigorta şirketine müracaat etmesine rağmen zararının karşılanmadığını belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak her bir davacı için 100,00 TL olmak üzere 200,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 02/07/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı Vekili Cevap dilekçesi; ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından kaza tarihinde ZMMS sigortası ile sigortalı olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını bu nedenle reddine karar verilmesini, davacının asker kişi olması nedeniyle emeklilik yaşının 42 yaş alınması gerektiğini, ayrıca bilirkişinin ömür boyu davacının ölenlere %20+%20 destek olacağını kabul ettiğini, bu durumun mümkün olmayacağını, ayrıca davacıya 2330 S.Y kapsamında Nakdi tazminat ve aylık bağlanmış ise bu miktarın indirilmesinin gerektiğini, ayrıca davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusurunun nazara alınması gerektiğini, ayrıca tazminattan erken ödeme nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, yine davacının zararını kanıtlaması gerektiğini, davacının ticari faiz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
DAVANIN NİTELİĞİ VE UYUŞMAZLIK: Dava; Trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma nedenyle tazminat istemidir. Davacılar 225.000 TL ye kadar olan zararları dava dışı ... kapsamıda karşılamış, söz konusu zarar miktarını aştığını iddia ettiği kısmı ZMMS sigortasından talep etmektedir. Uyuşmazlık sigorta sözleşmesinden kaynaklandığından mahkememiz görevlidir.
Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık; Kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsünün kusurunu bulunup bulunmadığı Kusurunun bulunması halinde davacının destek tazminatı taebinin haklı olup olmadığı, Zamanaşımı, ... sigortası tarafından yapılan ödeme sonrasında, Daha önceki kararda hesaplama yapılan tarihe göre sorumluluğun sona erip ermediği, sorumluluğunun kabulü halinde, ... tarafından yapılan ödeme güncellenerek yapılacak hesaplamaya göre talep davacının talep edebileceği alacak miktarı, Ölenin uzman çavuş olması ve son düzenleme ile emeklilik yaşının 52 ye çıkarılmış olmasına göre aktif dönemi ve ölenin evlenme ihtimali ve 2 çocuğu olma ihtimaline binaen kademeli olarak daha önceki hesap tarihine göre önceki rapordan bağımsız olmak üzere yeniden hesaplama yapılarak ... yi aşan bir zarar bulunup bulunmadığı, Ölenin davacıya destek olduğunun veya alacağının kabulü halinde talep edilebilecek tazminat miktarı ve faizin başlangıcı ve niteliğine ilişkidir.
Davada mahkememizin ..... Esas sayılı dosyasında verilen davanın kabulüne yönelik verilen karar davalı tarafından istinaf edilmiş, ..... Dairesi'nin 16/09/2021 tarih ve ..... sayılı ilamı ile mahkememiz kararının kaldırılması sonrasında dosya mahkememizin ..... Esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuş, davada mahkememizin ..... Esas sayılı dosyasında verilen davanın kabulüne yönelik verilen karar davalı tarafından istinaf edilmiş, ..... Dairesi'nin 05.11.2024 tarih ve ..... sayılı ilamında; "...Dairemizin kaldırma kararında mahkemece 2330 Sayılı Kanun'a göre desteğin görevini ifa ettiği sırada meydana gelen davaya konu trafik kazası nedeniyle 2330 Sayılı Yasa uyarınca davacılara herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, ödeme yapılmış ise ödeme tarihi ile yapılan ödemenin maddi tazminatın mı, manevi tazminatın mı karşılığı olduğunun, ne kadarının maddi, ne kadarının manevi tazminatın karşılığı olduğunun rakamsal olarak ..... 'ndan ve ..... sorularak, dayanak ödeme belgelerinin temin edilmesi, bu tespitten sonra davacılara yapılan maddi tazminat ödemesinin tazminattan mahsubu ile davacıların bakiye maddi tazminat alacağının hesaplanması konusunda yeniden rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı gereğine değinilmiştir. Mahkemece kaldırma kararından sonra bu konuda yazılan müzekkereye ..... verilen 06.01.2022 tarihli cevabi yazıda 28.11.2012 tarihli ..... Nakti Tazminat Komisyon Kararı gereğince ...’ın kanuni hak sahiplerine 68.009,55 TL nakti tazminat ödenmesine karar verildiği, ..... ‘ya ait 14.12.2012 tarihli dekontla ...’a 33.780,34, ...’a 33.789,35 TL nakti tazminat ödendiği, bu ödemenin ne kadarının maddi tazminat ne kadarının manevi tazminat olarak ödendiği konusunda idarenin takdir yetkisi bulunmadığı belirtilmiş; davacılar vekili de 02.02.2022 tarihli dilekçesi ile davacılara yapılan nakdi tazminat ödemesinin maddi tazminattan tenzilinin mümkün olmadığını, tenzil yapılması halinde manevi tazminattan düşülmesi gerektiğini belirterek ödemenin varlığını kabul etmiştir.Bu durumda mahkemece 28.11.2012 tarihli ..... Nakdi Tazminat Komisyon Kararı gereğince ...’ın kanuni hak sahiplerinden 14.12.2012 tarihli dekontla ...’a ödenen 33.780,34 TL, ...’a ödenen 33.789,35 TL nakti tazminatın maddi tazminat karşılığı ödenen kısmı belirlenerek bakiye tazminattan mahsubu gerekirken bu yönde kaldırma kararının gereğinin yerine getirilmemesi doğru görülmemiştir.
Kaldırma kararından önce alınan 17.10.2018 tarihli aktüer bilirkişi raporunda bakiye ömür süreleri PMF yaşam tablosuna göre hesaplandığı halde 16.03.2022 tarihli aktüer bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu esas alınarak hesaplama yapılması davalı lehine oluşan usulü kazanılmış hakların ihlali mahiyetinde olduğundan isabetli görülmemiştir..." gerekçeleriyle mahkememiz kararının yeniden kaldırılması sonrasında dosya iş bu esasa kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.
BİRİNCİ KALDIRMA KARARI ÖNCESİNDE DOSYAYA KAZANDIRILAN VE KARARA ESAS ALINAN DELİLLER: Mahkememiz ..... Esas sayılı dosyası dosyamız içerisine kazandırılmış, Davacısının ... ve ...; davalısının ise ... A.Ş olduğu, davacıların 27/11/2012 tarihinde açılan dava ile davacıların 21/08/2012 Tarhinde vefat eden çocukkları ...'ın vefat etmesi nedeniyle, tek taraflı kaza yapan araç Karayolları Zorunlu Taşımacılık Mali Mesuliyet Sigortasından tazminat talep ettiği, Mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre davacıların toplam zararı 225.000,00 TL yi aştığından bahisle ... içn 108.666,40 TL, ... için 116.333,60 TL destekten yoksun kalma tazminatına ..... . Sayılı ilamı ile 19/12/2013 tarihinde karar verildiği, kararın davalı tarafından temyiz ve davacı tarafından katılma yolu ile temyiz edilmesi sonrasında, davacılarının zararlarının tazmin edilmesi ve tarafların sulh olması nedeniyle davadan feragat etmesi üzerine, ..... . Sayılı ilamı ile, feragat hususunda karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar verildiği, akabinde ..... Esas sırasında kayıtlı davanın taraflarca takip edilmemesi nedeniyle işlemden kaldırıldığı görülmüştür. Sözkonusu kararda bilirkişi hesaplamasının Yargıtay uygulamasına ve aktüer hesaplama tekniğine uygun olmadığı görülmüştür.
... Plaklı araca ait ZMMS sigortası poliçe ve hasar dosyası dosyamız içersine kazandırılmış, kaza yapan aracın Davalı tarafından ZMM Sigortası ile sigortalı olduğu, davalılara ödeme yapılmadığı görülmüştür.
Kazanın oluş şekline göre yeniden kusur raporu alınmasına gerek görülmemitşir.
Mahkememiz dosyasında alınan tazminat hesabının Yargıtay Uygulamasına ve İçtihatlara uygun olmaması nedeniyle, ... tarafından yapılan ödemenin tüm zararı karşılayı karşılmadığını belirlemeye yeterli olmaması nedeniyle Aktüer bilirkişiden Daha önceki hesap tarihine göre ... limitini aşar ödeme olup olmadığı hususunda rapor hazırlaması, aşan miktar olması halinde tazminat miktarını belirlemesi istenmiştir. Aktüer Bilişirkişi ... 17/10/2018 tarihli raporunda; 21/08/2012 tarihinde meydana gelen trafi kazası neticesinde araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacıların oğlu ...'ın bekar ve çocuksız olarak vefat ettiğini, Davacıların ..... olan Dava dışı ... Sigortanın Sorumluluğunu aşan miktardaki tazminat taleplerinin ZMMS olan davalından talep ettiklerini, Hesaplamanın ..... taplosuna göre teknik faiz olmaksızın, geliri %10 arttırım ve %10 eksilme yöntemi ile yapıldığını, Vefat edenin ölmeden önce Uzman Çavuş olmasına göre ölmeden önceki 3 adet maaş bodrosunun ortalaması olan 2.637,82 TL olmasına göre hesaplama yapıldığını, ölenin ..... olmasına göre 3269 Sayılı Yasanın 5. Maddesi gereğince hizmetinin 52 yaşına kadar devam edeceğinin kabul ediliğini, pasif dönemi gelirinin ise Agisiz Asgarü ücret üzerinden hesap ediliğini, Vefat eden ...'ın kaza tarihinde 23,775 yaşında, davacı olan babasının 48,496 yaşında, davacı annesinin ise 46,668 Yaşında oduğunu, buna göre davacıların kendi yaşam süreleri boyunca ölenin desteğinden kaldığını, ... Verilerine göre illere göre ortalama evlenme yaşı ile ölenin kaza tarihindeki yaşı naza alındığında 27 yaş olarak bul ediliğini, ayrıca 3'er yıl ara ile 2 çocuğunun olacağının kabul edilerek, ölenin evlenme ihtimali ve çocuklarının olma ihtimallarine göre davacıların destek paylarının hesap ediliğini, Davacılara daha önce 15/11/2013 tarihli rapora istinaden tazminat hesaplaması yapılarak, dava dışı ... A.Ş tarafıından 225.000,00 TL ödeme yapılmış olmasına göre öncelikle söz konusu tarih itibariyle tazminat miktarının hesaplandığını buna göre davacının ...'ın söz konusu rapor tarihi itibariyle hesap edilen destek zararının 119.911,16 TL olduğu, ... İçin Destek zararının 126.940,15 TL olduğunu, tazminttan yapılan ödemler mahsup edildikten sonra KZTMM Sigortasından karşılanmayan (limiti aşan) ...'ın zararının 11.244,76 TL, ...'ın zararının 10.606,55 TL oduğunu dolayısı ile ... limitini aşan davacıların zararlarının bulunuduğunu, Buna göre 17/08/2018 tarihi itibariyle davacıların destek zararını hesap ettiğini, buna göre yeniden yapılan hesaplamada davacının 17/08/2018 tarihi itibariyle Davacı ...'ın destek zararının 222.085,73 TL, davacı ...'ın destek zararının 236.912,80 TL olacağını, söz konusu zararlardan Dava dışı ... tarafından yapılan ödemelerin güncellenmiş değerleri mahsup ediliğinde Davacı ...'ın bakiye tazminat miktarının 82.203,79 TL, davacı ...'ın destek zararının ise 87.161,18 TL olacağını raporunda mütalaa etmiştir.
Davacılar vekili tarafından dava değeri bilirkişi raporuna göre davacı ... yönünden 87.161,18 TL, Davaı ... Yönünden 82.203,79 TL olarak belirlenmiştir.
Davalı tarafından bilirkişi raporuna ve dava değerinin belirilenmesi itiraz edilmiş ise de, itirazları yerinde görülmemiştir.
BİRİNCİ KALDIRMA KARARI SONRASINDA DOSYAYA KAZANDIRILAN VE KARARA ESAS ALINAN DELİLLER: ..... kaldırma kararı doğrultusunda yazılan müzekkere cevapları dosyaya celp edilmiştir.
Akabinde bozma kararı doğrultusunda rapor düzenlenmesi için dosya aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi ... 16/03/2022 tarihli raporunda; 21.08.2012 tarihinde dava dışı sürücü ...’un idaresindeki ... plakalı aracı
ile seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen trafik kazasında
araçta yolcu olarak bulunan ...’ın vefat ettiği, geride annesi ve babasının destekten
yoksun kalma kaldıkları ve tazminat talep ettikleri, kazaya karışan ... plakalı aracın
... numaralı ZMMS poliçesi ile davalı ... Şirketi tarafından
25.11.2011-2012 tarihleri arasında sigortalandığı, 21.08.2012 vefat tarihinde poliçe teminatının
sakatlanma ve ölüm halinde kişi başına 225.000,00 TL olduğu, ..... Dairesi’nin 16.09.2021 tarih ve ..... . sayılı kararı ile; davaya konu trafik kazası nedeniyle davacıların KTZMSS limitini aşan ve
davalı ZMMS şirketinin sorumluluğunda olan bakiye destek tazminatları olup olmadığı hususunda
öncelikle 15.11.2013 tarihli bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihteki verilere göre davacıların talep
edebileceği destek tazminatlarının hesaplanması gerektiği yönündeki hüküm gereği;
13.11.2018 tarihindeki veriler ve karardaki diğer hususlar dikkate alınarak yapılan
hesaplamaya göre davacılar için toplam 300.936,73 TL zarar hesaplanmış olup kaza tarihi 21.08.2012
itibariyle poliçe limiti 225.000,00 TL’nin aşıldığının belirlendiği, bu sebeple, ..... Dairesi’nin ilgi kararı gereğince dava
dışı sigorta şirketi tarafından yapılan tazminatın güncellenmiş değerinin mahsubu ile 17.10.2018
tarihli bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihteki verilere göre yeniden destek tazminatı hesabı
yapıldığı, 17.10.2018 tarihindeki verilere göre yapılan hesaplama sonucu davacılar için toplam
533.215,25 TL destekten yoksun kalma zararı hesaplandığı, Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza sigortacısı dava dışı ... A.Ş.
tarafından ödenen 225.000,00 TL tazminatın, ..... Dairesi’nin
ilgi kararı gereğince güncellenerek hesaplanan zarardan mahsup edilmesi sonucu davacı ... için belirlenen bakiye destekten yoksun kalma zararının 140.044,21 TL, davacı ... için belirlenen bakiye destekten yoksun kalma zararının 103.537,48 TL olduğu mütalaa edilmiştir.
İKİNCİ KALDIRMA KARARI SONRASI DOSYAYA KAZANDIRILAN DELİLLER: ..... Kaldırma karar ilamı uyarınca ek rapor düzenlenmesi için dosya yeniden aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi ... 06/03/2025 tarihli ek raporunda özetle; 17.10.2018 tarihindeki verilere göre bakiye zararın davacı ... yönünden 43.807,12-TL, davacı ... yönünden 39.071,78-TL olduğu mütalaa edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Toplanan delillere, bilirkişi raporlarına, kazanın oluş şekline, tarafların beyanlarına, ..... Dairesi'nin 05/11/2024 tarih ve ..... sayılı ilamına ve tüm dosya kapsamına göre;
Davacıların talebi, çocuklarının içersinde yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı kaza neticesinde vefat etmesi nedeniyle Zorunlu Karayolları Taşımacılık Sigortasının zararlarını aşan zararların davalı ZMM Sigortası tarafından karşılanması istemine ilişkidir.
Kazaya karışan araç Yolcu taşımada kullanılan minibüs olup, 4925 Sayılı Karayolu Taşıma Kanuna tabidir. Nitekim 4925 Sayılı Yasa kapsamında Karayolu Taşımacılık Mali Mesuliyet Sigortası da bulunduğundan, daha önce mahkememize açılan davada sigorta tarafından sigorta limiti olan 225.000,00 TL nin davacılara ödendiği anlaşılmıştır. 4925 Sayılı Yasa (mülga) 19. Maddesi " (1)Hak sahiplerinin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen teminattan fazla ise hak sahiplerinden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, teminat tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur. (2)Başka tazminat taleplerinin bulunduğunu bilmeksizin hak sahiplerinden birine veya birkaçına kendilerine düşecek olandan fazla ödemede bulunan iyiniyetli sigortacı, yaptığı ödeme çerçevesinde diğer hak sahiplerine karşı da borcundan kurtulmuş sayılır. (2)Meydana gelen zarar öncelikle taşımacının sorumluluk sigortasından karşılanır. Bu sorumluluk sigortası ile karşılanamayan zararlar için 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre yapılması zorunlu olan mali sorumluluk sigortasına müracaat edilir." hükmünü içerdiğinden, davacılar, Karayolu Taşımacılık Mali Mesuliyet Sigortası kapsamında karşılanmayan zararlarını Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasından talep edebilir.
... Kaldırma karar ilamı doğrultusunda tekrar davacıların talep edebileceği bakiye tazminatların bilirkişi vasıtasıyla hesaplaması yaptırılmış, 17/10/2018 tarihinde alınan bilirkişi raporu ile verilen karar uyarınca davalı lehine kazanılmış haklar ve davacılara 2330 Sayılı Yasa uyarınca yapılan ödemenin, ödeme her iki tazminata yönelik olup, her bir kaleme ilişkin meblağ ayrımı yapılmadığından nakdi tazminat ödemesinin takdiren %50’sinin maddi tazminat, %50’sinin manevi tazminata karşılık yapıldığı kabul edilerek yapılan hesaplamalara göre davacı ... için bakiye destekten yoksun kalma tazminatının 43.807,12 TL, davacı ... için bakiye destekten yoksun kalma tazminatının 39.071,78 TL olduğu ve kabul edilerek bu miktarlar üzerinden davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir. (..... )
Faiz hesabı yönünden ise; Taminat davalarında, Olayın haksız fiil olması nedeniyle kural olarak zarar kaza tarihi itibariyle belirlenir ve Davalalıların zarar verenler olması halinde kaza tarihine göre hesap edilen hasar göre tazminat belirlenir ve dolayısı ile de kaza tarihinden itibaren faiz talep edilebilir. Davalının ZMMS olması halinde ise sigortaya müracaat tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda temerrüt gerçekleşir. Bu durumda dahi hasar belirlemesi kaza tarihine göre belrlenir. Maddi hasarlı kazalarda bu durum tarafların adil yargılama ve mülkiyet haklarını zedelemediği faizin bu şekilde işletilmesi her iki tarafın hak ve yükümlülüklerini dengelememektedir. Ancak bu durum destekten yoksun kalma nedeniyle tazminatında veya cismani zarar nedeniyle tazminatta yönelik olduğundan, birberi uygulandığında adil yargılma hakkına, mülkiyet hakkına zarar verebilecek duruma geldiği aşikardır. Bu durum ..... gelen “hırsız her zaman mütemerrit addolunur” (semper moram fur facere videtur) ilkesi ile açıklanamaz veya geçiştirilemez. Zira ülkemizde Ölümlü kazalarda 15 yıllık ceza zamanaşımı olduğuda düşünüldüğünde, yıllar sonra açılabilecek bir dava , enflasyonist ortamda ve ayrıca gelirinde enflasyonun üzerinde arttığı , ülkemiz gibi ülkelerde Aktür hesaplama gerektiren ve kişinin yıllar içerisinde uğrayacağı kaybın peşin olarak ödendiği durumlarda, adil yargılanma hakkını zedeleyeceği gibi mülkiyet hakkını da zedeler, Bu nedenle yargının Aktüer Hesaplama gerektirine Ölüm ve Cismani zarar nedeniyle tazminata uygulanacak faizin belirlenmesinde uygun bir yöntem belirlenmesi zorunluluktur. Örneğin 2008 Yılında meydana gelen ölümlü trafik kazası neticesinde, 10 yıl sonra açılan bir davada, kişinin 2008 Yılında dava açması halinde 2008 ikinci yarısındaki veriler çerçevesinde asgari ücret 608,40 TL iken, 2018 Yılında Asgari ücret 1603,00 TL'ye artarak yaklaşık %200 artış kat etmiş olup, söz konusu miktar yasal faizin kat kat üzerinde bir rakamdır. Öte yandan aynı süre içersinde işleyen temerrüt faizide yıllık %9 üzerinden hesap eidliği takdirde %100 üzerinde faize oluşacağı ülkemizin realitesidir. Hal böyle olunca, Aktüer hesaplamda kaza tarihinde dava açıp hakkını alan ile kaza tarihinde yıllar sonra açılan dava arasında dengesizlik olacağı kuşkusuzdur. Buna göre kaza tarihinde dava açıp alacağını alan kişinin elde edileceği tazminat 100.000,00 seviyesinde iken on yıl sonra bu kişinin elde edebileceği gelir faiz hariç 300.000 TL ye kadar çıkabilmektedir. Öte yandan kaza tarihinde tazminatını alan kişinin elde edebileceği gelir 10 yılda faizi ile birlikte 200.0000,00 TL'yi bulabilecekken, Yargıtay'ın hakkaniyeti sarsacak şekilde hesap tarihindeki tazminata, işleten ve sürücü yönünden kaza tarihinden sigorta yönünden ise daha önce temerrüte düşürülmüş ise temerrüt tarihinden itibaren faiz işletildiğinden, gelir artışından kaynaklanan fark yanı sıra kaza tarihinde bilinmeyen sonradan oluşan verilerek tazminat hesap ediliğinden söz konusu tazminat zarar gören lehine faiş şekilde artmaktadır. Misalda belirtiliği 10 yıl sonra 300.000 TL ye çıkan tazminata kaza tarihinden itibaren yasal faiz hesap ediliğinde bu miktar yaklaşık 600.000 TL ye ulaşmaktadır. Bu durumda kaza tarihinde tazminat alanın on yıl sonra yasal faizli miktara 200.000 TL ye ulaşmakta iken, 10 yıl sonra dava açanın alacağı tazminat bu miktarın 3 katına kadar yani 600.000 TL ye kadar ulaşmaktadır. “hırsız her zaman mütemerrit addolunur” (semper moram fur facere videtur) ilkesi bu kapsamda bu şekilde uygulanması İnsan Hakları Sözleşmesine açıkça aykırıdır. Davalının temeerüt olduğu husus, kaza tarihindeki verilere hesaplanacak tazminata ilişkin olup, yıllar içersinde yasal faiznde üzerinde gelir artışı olan durumlarda, hem gelirin artışından kaynaklanan tazminat, hemde gelirin artışından kaynaklanan farka kaza tarihinden itibaren faiz işletilemez. Özellikle 15 yıl gibi bir zamanaşımının kabul ediliği durumlarda, bu ilkenin uygulanması hukukla bağdaşmaz. Somut olaya geldiğinde Davacı şayet kaza tarihi olan 2012 yılında Karayolları Zorunlu Taşımacılık Sigortasına müracaatı sonucunda alacağı ödenmiş olsaydı. 2012 yılı verilerine göre davacının tüm zararlarının Zorunlu Karayolları Taşımacılık Mai Mesuliyet Sigortası içersinde oluğu aşikardır. Zira 2012 yılı 2. Dönemide Asgari ücret 739,79 TL iken, 2018 Yılında ise 1603,12 TL olup, ZMMS'nin sorumlu olduğu kısım 2015 yılına kadar ilk davanın devam etmesinden kaynaklandığı aşikardır. Bu nedenle Aktüer hesaplama söz konusu olan davalarda, dengeleyi şekilde faiz başlangının belirlenmesi ve davanın açılmasının geciktirilmesini yahut uzatılmasının özendiri olan şuan ki sistemden vazgeçilmedir. Bu çerçevede mahkememizce değerlendirme yapılarak, Davacı tarafından 19/06/2014 tarihinde zararının karşılanmasın için Davalı Sigortaya müracaat etmiş olup, 8 günlük yasal süre içersinde istenilen tazminatın ödenmediği sabit olup, davalının 8 iş günü sonunda temerrüttü gerçekleşmiş ise de, şayet söz konusu tarihte ödeme yapılmış olsa idi, davacı ... için, ilk dava bilirkişi hesap tarihine kadar ödeyeceği miktar 11.244,76 TL, Davalı ... için ödeyeceği miktar 10.606,55 TL olacağından bu miktarlar yönünden 02/07/2014 tarihinden, kalan bakiyeler yönünden ise dava tarihi olan 18/01/2018 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 2/2 maddesi gereğince değişen oranlarda işlemiş faize hükmedilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle;
1)Davanın KISMEN KABULÜ ile; davacıların oğlunun vefatı nedeniyle davacı ... için 43.807,12 TL, davacı ... için 39.071,78 TL bakiye destek tazminatının davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,
Davacı ... için öngörülen tazminatın 10.606,55 TL'lik kısmına 02/07/2014 tarihinden, kalan bakiyesine hesaplamanın rapor tarihine göre yapılması ve gelir artışlarının da nazara alınmış olmasına göre dava tarihi olan 18/01/2018 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesine,
Davacı ... için öngörülen tazminatın 11.244,76 TL'lik kısmına 02/07/2014 tarihinden, kalan bakiyesine hesaplamanın rapor tarihine göre yapılması ve gelir artışlarının da nazara alınmış olmasına göre dava tarihi olan 18/01/2018 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesine,
Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 5.661,46 TL harçtan, dava açılışında alınan 35,90 TL peşin harç ve ıslah nedeniyle alınan 577,78 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 613,68 TL harcın düşülmesi ile kalan 5.047,78 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
3) Davacı tarafından yapılan 35,90 TL başvurma harcı, 657,80 TL tebligat ücreti, 1.450,00 TL bilirkişi ücreti, toplamı 2.143,70 TL'nin davanın kabul oranı dikkate alınarak hesaplanan 2.038,38 TL'si ile dava açılışında alınan 35,90 TL peşin harç ve ıslah nedeniyle alınan 577,78 TL ıslah harcı toplamından oluşan 2.652,06 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4) Davacının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5) Davalının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 4.282,28 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6) Kullanılmayan avansların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANA İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ..... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/05/2025
Katip .....
¸
Hakim .....
¸