T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/818 Esas - 2025/664 Karar
Türk Ulusu Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2024/818 Esas
KARAR NO : 2025/664
DAVA : ALACAK
DAVA TARİHİ : 02/06/2021
KARAR TARİHİ : 14/10/2025
YAZIM TARİHİ : 17/10/2025
Mahkememizde açılan alacak davasının yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili ; Taraflar arasında davalının iskontolu olarak davacıya cam satmayı taahhüt ettiği protokol imzalandığını, davacı tarafından yapılan talebe rağmen protokol kapsamındaki miktarda cam tesliminin yapılmadığını, davacının başka bir firmadan cam temin etmek zorunda kaldığını ve fazla bedel ödediğini belirterek, taraflar arasında imzalanan protokol kapsamında teslim edilmeyen camların davacıya teslim edilmesine, aksi halde uğranılan zararlara karşılık olarak 7.500,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YANIT :
Davalı vekili ; Protokol kapsamında sabit fiyat garantisi ve taahhüdünün bulunmadığını, talep üzerine davacı tarafından davalıya cam teslim edileceğinin kararlaştırıldığını ve birim fiyatlarının belirlendiğini, sözleşme kapsamında belirlenen birim fiyatının sözleşme tarihi ve sözleşmede belirtilen süre içerisinde geçerli olduğunu, davacının sözleşme ile kararlaştırılan miktarda alım taahhüdünün yerine getirilmediğini, ayrıca sözleşme kapsamında ödeme yapılması halinde sevkiyatın yapılacağının kararlaştırıldığını, davacının üzerine düşen edimlerini yerine getirmediğini, ödemelerin yapmaması nedeniyle hakkında icra takibi yapıldığını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
-27.03.2020 tarihli protokol,
-.... Noterliği'nin 16.10.2020 tarih ... yevmiyeli ihtarnamesi,
-... Arabuluculuk Bürosu’nun ... arabuluculuk nolu dosyası,
-Tarafların ticari defter, kayıt ve belgeleri,
-Bilirkişi raporları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davadaki talep, taraflar arasında imzalanan alım satım sözleşmesine ilişkin protokol hükümlerinin yerine getirilmesi, mümkün olmadığı takdirde oluşan zararın ödenmesine istemine ilişkindir.
Dosya kapsamına taraflar arasında yapılan protokol, protokol kapsamında taraflar arasında oluşan teamüle ilişkin olarak cam talebine yönelik mail yazışmaları, protokol kapsamında talep edilen ve teslim edilen camlara ilişkin düzenlenen tutanaklar ile diğer tüm belgeler alınmıştır.
Taraflar arasında imzalanan 27/03/2020 tarihli sipariş formu başlıklı belgenin incelenmesinde, davalının alıcı, davacının tedarikçi olarak yer aldığı, sözleşmenin konusunun tedarikçi tarafından alıcının talep ettiği protokol kapsamındaki camların belirlenen bedeller ile karşılanması olduğu, sözleşme süresinin imza tarihinden itibaren Ağustos 2020 ayı olarak belirlendiği, bitiş ayına ilişkin olarak gün belirlemesi yapılmaması nedeniyle bitiş tarihinin 31/08/2020 olarak kabul edilmesinin gerektiği, sözleşmede alıcı tarafından cam talebinin ne şekilde yapılacağına ilişkin bir belirleme bulunmadığı, sözleşmenin iki tarafa da edim yükleyen nitelikte sözleşme olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce verilen davanın reddine ilişkin 04/10/2022 Tarih, ... sayılı kararın ... Dairesinin 22/11/2024 Tarih, ... sayılı kararı ile kaldırılmasına karar verilmekle dosyanın yazılı esas sırasına kaydı yapılarak yargılamasına devam edilmiştir.
BAM iade kararında belirtildiği şekilde her iki taraf defterlerinde yer alan konuların karşılıklı olarak incelenip, incelenen konularla taraf kayıtlarının uyuşup uyuşmadığı, sözleşmenin birim fiyat garantili nitelikte olup olmadığı belirlendikten sonra, sözleşme kapsamında mal tesliminde davalı yanın gecikmesinin olup olmadığı, davacının teslimden sonra 120-150 gün vadeli çekler ile ödeme taahhüdünü yerine getirip getirmediği, cam talebinin yerine getirilmemesi çekle ödemenin sözleşmeye uygun şekilde yapılmadığı gösterilmekle, davacının ödeme yükümlülüklerini sözleşmeye uygun şekilde yerine getirip getirmediği, davacının 26/08/2020 tarihli talebinin sözleşmenin ifasının peyderpey istenebileceğine ilişkin sözleşme hükmünü ihlal edip etmediği, 26/08/2020 tarihli talep sözleşmenin tesliminin peyderpey yapılacağına ilişkin hükmünü ihlal etmiyor ise oluşan davacı zararının miktarını gösterir şekilde rapor düzenlenmesi istenilmiştir.
Davadaki taleplerin dayanağı her iki taraf yetkililerinin imzalarını taşıyan sipariş formu başlıklı belgedir. Belgenin içeriği incelendiğinde davacı şirketin cam alıcısı davalı şirketin cam üretim ve teslimi ile yükümlü oldukları, belgede hangi proje için hangi cinste, ne miktarda, hangi tür camın hangi birim fiyat ile satılacağı, indirim oranı ile birlikte toplam satış bedelinin KDV dahil 1.951.681,00 TL olduğu, bu fiyatların sözleşmenin sona ereceği 2020 Ağustos ayı sonuna kadar geçerli olacağı belirlenmiş olup, bilirkişi raporlarında da belirtildiği gibi satış ve temin işinin sabit garantili fiyat ile yapılacağının kararlaştırıldığı kabul edilmiştir.
Taraf kayıtlarını inceleyen bilirkişilerin tespitlerine göre, sözleşmenin 4.maddesinde" camlar siparişi takip eden 3 gün içerisinde sevk edilecektir." şeklindeki kararlaştırmaya rağmen davalının raporlarda belirtilen miktarda camı siparişe aykırı olarak geç veya eksik teslim ettiği, davacının 26/08/2020 tarihli siparişinin ise davalı tarafından hiç karşılanmadığı anlaşılmıştır.
Davalı işletmesinin üretim kapasitesi ve davacının 26/08/2020 tarihli siparişinin miktarı itibarı ile davalının bu talebi karşılayabilecek kapasiteye sahip olması nedeni ile son siparişin sözleşmenin peyderpey teslim şeklinde yapılacağına ilişkin hükmünü ihlal etmediği, siparişin davalıyı zora sokup sözleşme hükümlerine ihlal etmesini sağlamak için kasıtlı olarak yapıldığının kabul edilemeyeceği, davacının bu siparişin açıklanan nedenlerle iyiniyet kurallarına aykırı olmadığı kabul edilmiştir.
Davacının ödemelerini nasıl yapacağı sözleşmenin 4. maddesinde " alıcı camların teslimine müteakip C/H de mutabık kalınan tutar için ortalama 120-150 gün vadeli çekler ile ödeme yapacaktır." şeklindeki kararlaştırma ile düzenlenmiştir. Taraflar üzerinde mutabık kalınan cari hesap mutabakatının varlığını ispat edememiştir.
Her ne kadar hesap mutabakatı sonrası 120-150 gün vadeli çekler ile davacının ödeme yapacağı karalaştırılmış ve mutabakat ile ilgili belgeye ulaşılamamış ise de, davacının 24/09/2025 tarihli 2.ek raporun 2.sayfasında yer alan listeye göre, 14/04/2020 tarihinde 295.460,00 TL bedelli, 28/05/2020 tarihinde 138.936,00 TL bedelli, 25/06/2020 tarihinde 400.000,00 TL bedelli, 20/07/2020 tarihinde 100.000,00 TL bedelli, 11/08/2020 tarihinde 156.000,00 TL bedelli, 14/09/2020 tarihinde 135.000,00 TL bedelli ve 06/10/2020 tarihinde 85.405,04 TL bedelli çekleri davalıya vermek sureti ile ödeme yapmış olmasının, ödemeye konu çek bedellerine konu miktarlar kadar borçlu olunduğu konusunda mutabakata varıldığını, çeklerinde üzerinde mutabakata varılan borç miktarı kadar düzenlendiklerini kabul etmeyi gerekli kıldığı kabul edilmiştir.
Bu kabul sonrası bu kez davacının çek ile yaptığı ödemelerin sözleşmede belirlenen 120-150 gün vade aralığında olup olmadığının, yani davacının ödeme yükümlülüğüne uygun davranıp davranmadığının belirlenmesine gelmiştir. Bilirkişilerin 24/09/2025 tarihli 2.ek raporlarının 2.sayfasında yer alan listesine göre, 14/04/2020 tarihinde 295.460,00 TL bedelli çekin ortalama vadeden 29 gün sonrası için, 25/06/2020 tarihinde 400.000,00 TL bedelli çekin ortalama vadeden 54 sonrası için ve 20/07/2020 tarihinde 100.000,00 TL bedelli çekin ortalama vadeden 45 sonrası için verildikleri, bu çekler nedeni ile davacının vadesinde ödeme yapmayarak sözleşmedeki ödeme yükümlülüğünü ihlal ettiği, 11/08/2020 tarihinde 156.000,00 TL bedelli, 14/09/2020 tarihinde 135.000,00 TL bedelli ve 06/10/2020 tarihinde 85.405,04 TL bedelli ve 28/05/2020 tarihinde 138.936,00 TL bedelli çeklerin ise ortalama vadeden önceki tarihlere ait olduğu, bu ödemelerin erken yapılmasına rağmen yukarıda belirtilen üç adet çek ile yapılan ödemenin vadeden sonra olması nedeni ile davacının da sözleşmeye uygun ödeme tarihlerini içeren çekleri vermediği için ödeme yükümlülüğüne aykırı davrandığı kabul edilmiştir.
Yukarıda belirtildiği gibi, davalının süresinde ve istenilen miktarda cam teslimi yapmadığı için sözleşmenin kendisine yükümlülük getiren maddesine aykırı davrandığı, davacının ise kendisine ödeme yapma yükümlülüğü getiren sözleşme maddesine aykırı davranıp ortalama vade içerisinde ödeme yapmadığı için her iki tarafın da sözleşmeye aykırı ve kusurlu davranışları ile kusurlu oldukları kabul edilmiştir.
Davacı tarafından sipariş edilen ama teslim edilmeyen ürünlerin üçüncü kişilerden temini nedeni ile davacının fazladan ödeme yaptığı miktar bilirkişi raporu ile belirlenmiş ise de, davacının süresinde ödeme yapma yükümlülüğüne, davalının ise süresinde ve talep edilen kadar cam teslim etme yükümlülüğüne aykırı davrandığı, bu hali ile her iki tarafında sözleşmenin feshinde kusurları bulunduğu, kısmen dahi olsa kusurlu olan tarafın karşı taratan zararlarını talep etmesinin mümkün olmadığı kabul edilip, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davanın REDDİNE,
2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harçtan, dava açılışında alınan 128,09 TL peşin harcın düşülmesi ile kalan 487,31 TL harcın DAVACIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
3-) 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin DAVACIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
4-) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-) Davalının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 7.500,00 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE,
6-) Kullanılmayan avansların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin YÜZÜNE KARŞI, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nin 345/1. maddesi uyarınca 2 (iki) hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/10/2025
Katip ... Hakim ...
e - imzalıdır e - imzalıdır
Bu gerekçeli karar güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.