T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/191 Esas - 2025/379
T.C.
ANKARA
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/191 Esas
KARAR NO : 2025/379
DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ : 14/12/2023
KARAR TARİHİ : 23/05/2025
KARAR YAZMA TARİHİ : 04/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından ... numaralı poliçeden doğan sorumluluk kapsamında 27.07.2020 tarihinde meydana gelen yangın sebepli hasarı karşıladığı, sonrasında tazminat alacağının rücuen tahsili amacıyla rizikonun meydana gelmesinde kusuru bulunan davalı aleyhinde ...... Esas dosyası ile icra takibi başlattığı, yangın sonrasında yapılan eksper incelemesi doğrultusunda meskende ortaya çıkan hasar davacı sigorta şirketi tarafından giderilmiş olsa da sigortacının rizikonun meydana gelmesinde kusuru bulunanlara rücu hakkını kullanarak davalıdan rücuen tahsil etmek istediği, nitekim sigorta hükümlerini düzenleyen TTK'nin 148.maddesi ve 1472.maddesi doğrultusunda zararın rizikoyu doğuran olayda kusuru bulunanlardan rücuen tahsil edilebileceğine dayanak oluşturduğu, ... yönetiminin borca itiraz talebinde "27.07.2020 tarihinde ...... bitişiğinde ... alanında başlayan ve ... İŞ MERKEZİ'ne sıçrayan yangın hasarı ile ilgili olarak Müvekkillerin herhangi sorumluluğu yoktur." diyerek sorumluluğu olmadığını belirttiği, ancak ekspertiz raporunda tespit edildiği üzere yangının başladığı yer olan ... 5. Kat terasının, ...'e bağlı olmadığı, ayrıca ... yönetiminin yapılması gereken denetimleri yapmayıp izin alınmayan inşaatı durdurmadığı, yapılan işin niteliği sonucu gözden kaçmasının mümkün olmadığı, işbu sebeple haksız fiilden sorumlu olduğu, 28/08/2020 tarihli ... dosya numaralı ekspertiz raporunda "kesilmiş ahşap çıtaların çıkardığı talaşların üzerine bizce kimliğini tespit edemediğimiz kişi ya da kişilerce söndürülmeden atılan sigara izmaritinin talaşları tutuşturduğu, sıcak hava ve rüzgarın etkisiyle yanmaya müsait membran zemin kaplamasını yaktığı, yükselen alevlerin teras içerisinde istif halinde bulunan ahşap malzemelere, diğer yanmaya müsait eşyalara ve bina dış izolasyon malzemelerine sirayet ederek genişlediği, yangının da bu şekilde çıktığı kanaatindeyiz." Dendiği, bu alan üzerinde yapılmış olan değişikliklerin işbu raporda "ortak alan olan teras bölümünün ... Yönetiminden izinsiz bir şekilde çelik çıkma konstrüksiyon ile kapatıldığı, zemin membran kaplamaları üzerine ise dekoratif ahşap kaplama imalatının yapılmakta olduğu bilgileri alınmıştır." şeklinde belirtildiği, yangının başladığı alanın sigara tüketimine tahsis edilmiş olduğu. gerekli özenin gösterilmediğini, malzemelerin bu alanda bulundurulamayacağı, ... yönetiminin denetimi altında bulunan bir alanda gerçekleştiği için yönetimin kesin olarak sorumlu olduğu belirtilerek davalının yapmış olduğu haksız itirazın iptali ve takibin devamına, davalının haksız itirazı sebebiyle alacağın %20'sinden az olmamak üzere hakkında icra inkâr tazminatına, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya tahmiline karar verilmesi talep edilmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı adına usulüne uygun tebligat yapıldığı halde davaya cevap vermediği görüldü.
DAVANIN NİTELİĞİ VE UYUŞMAZLIK:Davanın, davacının sigortalısının çıkan yangında meskeninde oluşan zararın rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu tespit edildi. Mahkememiz yetkisine itiraz edilmemiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davaya cevap verilmemiş olduğundan dava dilekçesindeki tüm hususlar uyuşmazlık konusu olmakla birlikte, özellikle, kusur, sigortalının zarara uğrayıp uğramadığı, uğramışsa zararın miktarının tespiti, davalının bu zarardan kaynaklı tazminattan sorumlu olup olmadığı, sorumlu olması halinde niteliği, faizin başlangıcı ve oranına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
KALDIRMA KARARI: Davada mahkememizin ...... Esas sayılı dosyasında; davanın reddine dair karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf talebi üzerine ...... Dairesi'nin 19/02/2025 tarih ve ...... sayılı ilamında; "...Dava, İşyeri Paket Yangın Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
...... 'nın 22.03.1944 tarih ve ...... . sayılı kararında;
"...Sigortacının, sigortacılık mutlak bir ticari muameledir diye kanuni halefiyetine istinaden açacağı rücu davası için dava ikamesi icap eder, denecek olursa, menşei, mahiyeti ve illeti aynı olan ve haksız fiil faili için tecezzisi mümkün bulunmayan bir borç için, iki ayrı kaza merciinde birden dava açılmış olabileceği kabul edilmiş olur. Bu ise kanuna ve hukuka uygun düşmez.
Bu itibarla, sigortacının, sigorta poliçesinden münbais olmayıp, kanundan aldığı selahiyete istinaden ve haksız fiil sebebiyle alacaklı yerine kaim olarak hareket ettiği davada hukuk mahkemesine başvurulması gerekir." denmiştir.
Buna göre, TTK'nın 1472. maddesine dayalı rücuen tazminat davaları, sigorta şirketince halefiyet hakkına dayalı olarak açılmış olup, sigorta poliçesinden doğmadığından, mutlak ticari dava olduğu söylenemez. Bu davalarda davacı sigorta şirketinin halefi olduğu sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine göre, görevli mahkemenin belirlenmesi gerekir. ...... Dairesi'nin 29.11.2016 tarih ve ...... . ...... Dairesi'nin 11.02.2016 tarih ve...... ., aynı dairenin 20.09.2016 tarih ve ...... Dairesi'nin 10.02.2016 tarih ve ...... . sayılı ilamları da aynı yöndedir.
Dosya kapsamından; sigortalı ... Sist. İnş. San. ve Tic. A.Ş.'nin ...isimli binanın üçüncü katındaki ofislerin kiracısı olduğu, 27.07.2020 tarihinde bu binanın bitişiğindeki ... isimli kulenin 5. kat teras bölümünde meydana gelen yangın olayı ve buna bağlı yangın söndürme çalışmaları neticesinde sigortalı ofiste su ve is etkisiyle hasar oluştuğu anlaşılmıştır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; yangının meydana geldiği 5. kat teras alanının binanın ortak alanlarından olduğu, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre teras alanları ortak alanlardan sayılmakta olup ortak alanlardaki sorumluluğun bina yönetimine ait olduğu, ancak ekspertiz raporundaki beyanlara göre, söz konusu teras alanına ... tarafından 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun kat maliklerinin yönetim planında aksi kararlaştırılmadığı sürece kat maliklerinin 4/5'inin muvafakatını almadan ortak alanlarda kendi başlarına tadilat yapamayacakları düzenlemesine aykırı olarak, bina yönetiminden de izin alınmaksızın ofisten kapı açılarak kullanıldığı, teras alanının üst kapatılma çalışmalarında elektrik ihtiyacının hukuk bürosundan sağlandığı, yangın olayının bazı kişi veya kişilerce bu alanda yer alan talaşların üzerine söndürülmemiş sigara izmariti atılması sebebiyle meydana geldiği, sorumluluğun dava dışı ...-...'da olduğu tespit ve görüşü bildirilmiştir.
Bilindiği üzere 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu; kat mülkiyetine ya da kat irtifakına konu ana gayrimenkulün bağımsız mülkiyete konu olan bağımsız bölümleri, eklentileri, ortak alanları ya da bir ya da birden fazla imar parseli üzerinde kurulmuş olan toplu yapı niteliğindeki yapılarda kat mülkiyeti ya da kat irtifakı sahiplerinin kendi aralarındaki veya yönetim arasındaki uyuşmazlıklarda uygulanır. 634 sayılı Kanununun Ek 1. maddesindeki "Bu Kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlık sulh mahkemelerinde çözümlenir." hükmü uyarınca bu uyuşmazlıklar ile ilgili davaların Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevi kapsamında olduğu tabiidir.
Sigortalının zarar gören ofisinin bulunduğu ...isimli bina ile yangının başladığı ... isimli binadaki büronun aynı ana gayrimenkulün bağımsız mülkiyete konu bağımsız bölümleri olup olmadığı veya aynı toplu yapı kapsamında bulunup bulunmadıkları dosyadaki delil ve belgelerden anlaşılamamaktadır. Davalı Yönetim tarafından ekspertiz raporundaki beyanlarında ve karar tarihinden sonra sunulan dilekçede her iki binanın birbirinden bağımsız oldukları belirtilmiştir.
Öte yandan; 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Mezkur Yasa'nın 5/1. maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. Somut olayda sigortalı tacir ve zarar gören ofis işyeri ise de davalı yönetimin tacir sıfatı bulunmamaktadır. Sigortalının zarar gören ofisinin bulunduğu ...isimli bina ile yangının başladığı ... isimli binanın ayrı parsellerde, aralarında toplu yapı ilişkisi bulunmayan ve komşu binalar olduğunun tespiti halinde de, TTK'nın 4. maddesi kapsamında nispi ticari dava söz konusu olmadığından Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olacaktır.
6100 sayılı HMK'nın "Hâkimin Davayı Aydınlatma Ödevi" başlıklı 31/1. maddesi "Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir." şeklinde düzenlenmiş ve bunun hakimin görevi olduğu açıkça vurgulanmıştır.
HMK'nın 194. maddesinde de somutlaştırma yüküne yer verilmiştir. Bir davada, ispat faaliyetinin tam olarak yürütülebilmesi, mahkemenin uyuşmazlığı doğru tespit ederek yargılama yapabilmesi, karşı tarafın ileri sürülen vakıalara karşı kendini savunabilmesi için, iddia edilen vakıaların açık ve somut olarak ortaya konulması gerekir.
6100 sayılı HMK'nın 1. maddesindeki göreve ilişkin kuralların kamu düzenine ilişkin olduğu hükmü ve HMK'nın 353/(1).a-3. maddesinde mahkemenin görevli olmamasının kararın kaldırılması nedeni olarak düzenlenmiş olması karşısında, görev hususu somut olayda olduğu gibi, açıkça istinaf istemine konu edilmese dahi istinaf mahkemesince re'sen gözetilmelidir.
Buna göre Dairemizce, davalının zarar sorumlusu olmadığı varsayımında dahi gerekli belirlemenin görevli mahkemece yapılması gerektiği gözetilerek, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a.3. maddesi uyarınca re'sen, İlk derece Mahkemesince sigortalı şirket ile davalı arasındaki hukuki ilişkinin HMK'nın 31/1 ve 194. maddeleri kapsamında açıkça belirlenmesi, sonucuna göre sulh hukuk veya asliye hukuk mahkemelerinden hangisinin görevli olduğunun tespiti, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda HMK'nin 114(1).c ve 115/2. maddeleri uyarınca görev yönünden usulden red kararı verilmesi ve HMK'nin 20. maddesinde belirtilen görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemlerin yerine getirilmesi, sonrasında dosyanın gerçekten görevli olan mahkemeye gönderilmesi için esası incelenmeden kararın kaldırılmasına..." gerekçeleriyle Mahkememizin 01/11/2024 tarih ve ...... sayılı kararının kaldırılması sonrasında dosya mahkememize gönderilmiş ve iş bu esasa kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.
KALDIRMA KARARI ÖNCESİNDE DOSYAYA KAZANDIRILAN VE KARARA ESAS ALINAN DELİLLER: ...... toplamı 64.386,40 TL rücuen alacağının tahsili için genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin tebliğine ilişkin çıkartılan tebligatın 23/12/2021 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından 23/12/2023 tarihinde borca itiraz ediliği, borca itirazın ve davanın yasal süresi içerisinde olduğu görülmüştür.
Davacıdan davaya konu haksız fiile ilişkin hasar dosyası, ...... yangın raporu ve dayanak belgeler delil olarak dosyaya celp edilmiştir.
Tüm deliller toplandıktan sonra dosya tespit edilen uyuşmazlıklar konusunda rapor düzenlenmesi için inşaat mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi ... bila tarihli raporunda; 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre kat maliklerinin yönetim planında aksi kararlaştırılmadığı sürece kat maliklerinin 4/5'inin muvafakatını almadan ortak alanlarda kendi başlarına tadilat yapamayacakları hükmüne istinaden yangının meydana geldiği 5. Katta yer alan teras alanında ...... tarafından izinsiz olarak tadilat yapıldığı, yangının da terası kullanan kişiler tarafından ahşap talaşların üzerine söndürülmemiş sigara izmariti atılması neticesinde meydana geldiği hususları birlikte değerlendirildiğinde dava konusu yangın olayında sorumluluğun dava ...... — ...'da olduğu, davalı bina yönetiminin bu zarardan kaynaklı tazminattan sorumlu olmadığı dosya içerisinde bulunan 28.08.2020 tarihli Ekspertiz Raporu'na göre; 27.07.2020 tarihinde ... İş Merkezi'nin 5. Katında meydana gelen yangın olayında sigortalının zarara uğradığı, Meydana gelen yangın olayından dolayı sigortalının ofisinde meydana gelen zarar miktarının 59.209,45 TL olacağı kanaatine varıldığı mütalaa edilmiştir.
KALDIRMA KARARI SONRASINDA DOSYAYA KAZANDIRILAN VE KARARA ESAS ALINAN DELİLLER: Davacının rücuen tazmini isteminde bulunduğu rizikonun gerçekleştiği taşınmaza ilişkin tapu kaydı ilgili tapu müdürlüğünden dosyamıza celp edilmiştir.
Davacı vekilince, sigortalısı ile davalı arasında mevcut hukuki ilişkiye ilişkin açıklama dilekçesi dosyaya sunması sağlanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Toplanan delillere, ...... Dairesi'nin 19/02/2025 tarih ve ...... sayılı ilamına, davacı vekilinin HMK 31/1 ve 194 maddeleri uyarınca sunduğu beyan dilekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; her ne kadar mahkememizde taraflar arasındaki sigorta mevzuatından kaynaklı rücuen tazminatın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali için mahkememize dava açılmışsa da, davacının halefi dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin ise sigortalının bulunduğu bina yönetimin sorumluluğundan kaynaklandığı, yani sorumluluğun Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 35 ve 38. Maddeleri uyarınca davanın açıldığının davacı vekili tarafından açıkça beyan edildiği ve davalının tacir olmadığının sabit olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemelerin görevi dava şartı olup her zaman resen ele alınır.
Buna göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın da TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen ticari davalardan olmamasına göre ve HMK'nin 4/1-ç, 114/1-c, 115/2. Maddeleri ile 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunun Ek 1. maddesi uyarınca davada sulh hukuk mahkemesi görevli olduğundan, mahkememizin görevine ilişkin dava şartı bulunmadığından ve davanın göreve ilişkin dava şartı bulunmadığından usulden reddi ile talep halinde dosyanın görevli Nöbetçi Sulh Hukuk mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle;
1) HMK'nin 4/1-ç, 114/1-c, 115/2. Maddeleri ile 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunun Ek 1. maddesi uyarınca DAVANIN USULDEN REDDİ ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,
2) Davaya bakmakla yetkili ve görevli mahkemenin ...... SULH HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA,
3) Kararın kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye göndermeyi talep etmeleri halinde dosyanın ...... SULH HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
4) (a) Süresi içinde yapılan başvuru yapılması ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde HMK'nin 331/2. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına,
(b) Süresi içinde başvuru yapılmaması halinde ise HMK'nin 20/1-son cümlesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine ve yargılama giderlerinin verilecek ek kararda hüküm altına alınmasına,
Dair, davacı vekili ve E-duruşma sistemi üzerinden davalı vekilinin yüzüne karşı taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ...... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/05/2025
Katip ......
¸
Hakim ......
¸