T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/333 Esas - 2025/588
T.C.
ANKARA
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/333 Esas
KARAR NO : 2025/588
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 06/05/2025
KARAR TARİHİ : 19/09/2025
KARAR YAZMA TARİHİ : 24/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı Borçlu, ... Şirketi müdürü olduğunu, davaya konu borçtan sorumlu olduğunu, iş bu davalı tarafından kaçak elektrik tüketimi gerçekleştiğini, kaçak elektrik tüketiminden sorumlu şirketin, elektrik tüketim dönemi olan 25.02.2020- 12.08.2020 tarihleri arasında şirket müdürü, davalı borçlu ... olduğunu, kaçak elektrik tüketiminin haksız fiil kapsamında olduğu göz önünde bulundurulduğunda, şirket müdürünün kaçak elektrik tüketimi bedelinden sorumlu olduğunu, müvekkili tarafından yapılan incelemelerde 12.08.2020 tarihinde kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağı düzenlendiğini, işbu tutanak ile davalının kaçak elektrik tüketimi yaptığının ortaya çıktığını, işbu ödemelerin celbi için ..... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, işbu nedenlerden ötürü davalının ..... esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptalini, davalı üzerine %20 'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı vekilinin haksız fiil talebinin zamanaşımına uğradığını, haksız fillerde zamanışımının iki –on yıl olduğunu, Davacını düzenlemiş olduğu kaçak elektrik tutanağı yok hükmünde olduğunu, Tutanağın yönetmeliğin öngördüğü şekilde düzenlenmediğini, Salgın hastalığın mücbir sebep olduğunda duraksama bulunmadığını, Ev hanımı olan müvekkilinin kaçak tutanağında imzası da bulunmadığını, Davacı taraf kaçak tutanağı ve kaçak elektrik tahakkuk hesap detaylarını ne icra takibinde takibin dayanağı belgeler olarak nede mahkeme aşamasında sunduğu delillerin müvekkiline gönderilmediğini, davacının sunduğu emsal kararın mahkemeyi bağlamadığını, Davacı, asıl borçlusu ... şirketi olmasına rağmen onu dava dışı bıraktığını ve dava dışı olması gereken müvekkilini davalı konumuna getirdiğini, Mahkeme, diğer borçlunun davaya dahil edilmesi kanaatinde ise davaya dahil edilmesi aksi kanaatte ise bu şirkete davanın ihbarına karar verilmesini talep ettiklerini, bu nedenlerden ötürü davanın reddi ile , davanın reddine, haksız ve kötüniyetle dava açılması nedeniyle kötüniyet tazminatına, yargılama masrafları ile vekalet ücretini davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVANIN NİTELİĞİ VE UYUŞMAZLIK:Dava; kaçak elektrik kullanılması iddiasına yönelik alacak nedeniyle başlatılan takibe karşı yapılan itirazın iptali davası olduğu görüldü.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; zamanaşımı defi, elektrik tüketiminin kaçak tüketim olup olmadığı, kaçak elektrik bedelinin hangi kriterlere göre hesaplandığı, aynı dönemlere ilişkin mükerrer alacak takibi olma ihtimali, davanın tüzel kişi ... ...şirketine ihbarına, husumet itirazına ilişkin olduğu tespit edildi.
....A.Ş'ye yazılan müzekkere verilen 09.09.2025/2025 yazı cevabında, ... tesisat numarası ile yapılan araştırmada ... vergi kimlik numaralı ... Şirketi adına abonelik kaydının bulunduğunun bildirildiği bir örneğinin gönderildiği görüldü. Dosyada yer alan davaya konu davacı tarafından düzenlenen 25.02.2020 tarihli kaçak elektirik tahakkuk hesap detayı tutanağı ile aynı olduğu görüldü.
..... sayılı ilamı ile: "...Husumet konusu, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 187. maddesinde (HMK m. 116) yer alan ilk itirazlardan olmadığından davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Taraflarca ileri sürülmese dahi gerek mahkemece, gerekse Yargıtay’ca tarafların bu yönde bir savunmasının olup olmadığına bakılmaksızın kendiliğinden gözetilir. Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine ( fiil ehliyetine ) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler. Taraf sıfatına gelince; bir hakkı dava etme yetkisi ( dava hakkı ) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, (o davada davacı sıfatının kime ait olacağı) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için, taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır.
Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki iliş- kidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (.....).
Bu nedenle davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani bir davada taraf olabilmek için, ya hakiki şahıs; ya da hükmi şahıs olmak gerekir. Zira taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder (.....).
Diğer taraftan, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkinin varlığı medeni usul hukukumuzda "sıfat" olarak tanımlanmaktadır ve bir davada taraf olarak gösterilen kişilerin o dava ile ilgili kimseler olması zorunludur. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olmasına karşın, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir. Sübjektif bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine ait olduğundan, anılan hakka ilişkin bir davada davacı olma sıfatı da hakkın sahibine aittir ve buna aktif husumet denilmektedir. Bir sübjektif hak kendisinden istenebilecek olan kişi ise, o hakka uymakla yükümlü olan kimsedir ve bu da pasif husumet (davalı sıfatı) olarak adlandırılmaktadır. Sübjektif hakkın sahibi olan kimse ile o hakka uymakla yükümlü bulunan kişinin kimler olduğunun saptanması, bir başka anlatımla davada davacı ve davalı sıfatlarının kimlere ait olduğu hususu, dava konusu (sübjektif) hakkın özüne ilişkin maddi hukuk sorunudur. Dava açan veya aleyhine dava açılan kişiler o davada davacı veya davalı olarak taraf sıfatına sahip değillerse, mahkemece dava konusu hakkın esası (var olup olmadığı) hakkında inceleme yapılmadan dava sıfat yokluğundan reddedilir. Taraf sıfatı (husumet) ve sıfat yokluğu, davada taraf olarak görünen kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olan bir itiraz niteliğindedir ve yargılamanın her aşamasında, isteme gerek kalmaksızın mahkemece kendiliğinden gözetilmesi zorunludur. " diye belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davadışı şirketin kaçak elektrik kullanımı nedeniyle şirket yetkilisi hakkında başlatılan icra takibine itiraz edilmesi üzerine açılan vaki itirazın iptali davasına ilişkindir.
Tüm dosya kapsalı iddia, savunma ile arabuluculuk son tutanağı ile dosya kap samında toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Kaçak tespit tutanakları ve kaçak tahakkuklarının faturasıda yine dava dışı şirket adına düzenlendiği anlaşılmıştır.
Davaya konu ve takibe dayanak olan kaçak elektrik tüketim tespit tutanağı incelendiğinde; ... Şirketi'nin, Tesisat numarası: ... olan şirketin abonelik sözleşmesinin bulunduğu tespit edilmiş olup, ....A.Ş'ye yazılan müzekkere verilen 09.09.2025 tarihli yazı cevabında, ... Şirketi'nin abonelik kaydının bulunduğu belirtilmiştir. Kaçak elektrik kullanıldığına ilişkin tutanakların dava dışı şirket adına tanzim edildiği ve işbu şirket adına kaçak elektrik kullanımına ilişkin tutanaklar baz alınarak düzenlenen faturalandırmanın da dava dışı şirket adına yapılmış olduğu görüldüğü, dolayısıyla davalı şirket yetkilisi ... hakkında kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenmemesine ve tüketim bedeline ilişkin faturaların adına tanzim edilmemesine rağmen davalı hakkında icra takibi yapıldığı ve itiraz sonrası işbu davanın açıldığı anlaşılmakla, hakkında kaçak elektrik tespit tutanağı ve tüketim bedeline ilişkin fatura düzenlenmeyen davalı şirket yetkilisine karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine dair karar verilmiştir. (Benzer mahiyette.....sayılı ilamı)
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle;
1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-d ve 115.maddelerine göre, taraf sıfatı dava şartı olup pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden REDDİNE,
2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harçtan, dava açılışında alınan 3.197,90 TL peşin harcın düşülmesi ile fazla 2.582,50 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde YATIRANA İADESİNE,
3) 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin DAVACIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
4) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5) Davalının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 42.365,06 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE,
6) Kullanılmayan avansların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANA İADESİNE,
Dair; E-duruşma sistemi üzerinden davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ..... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf başvuru yolu açık olmak üzere karar verildi. 24/09/2025
Katip .....
¸
Hakim .....
¸