T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/41 Esas
KARAR NO : 2025/120
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 14/04/2015
KARAR TARİHİ : 21/02/2025
KARAR YAZMA TARİHİ : 21/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili, müvekkillerinin desteği olan ...'ın davalı tarafından ZMMS sigortası ile sigortalanan araçta yolcu olarak bulunduğu sırada geçirdiği kazada vefat ettiğini, sigortalı arac sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, bu nedenle vefat edenin anne ve babası olan müvekkillerinin desteğinden mahrum kaldıklarını belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak her bir davacı için 3.000,00'er TL'nin dava tarihinden itibaren faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacılar vekili bilirkişi raporu sonrasında 02/02/2016 tarihli dilekçesi ile dava değerini davacı ... için 51.086,47 TL'ye, Davacı ... için 13.856,47 TL'ye arttırarak 64.942,94 TL'ye arttırarak, eksik harcı ikmal etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde; İstanbul Mahkemelerinin yetkili oduğunu, müvekkilinin kusur ve sigorta limiti ile sorumlu oduğunu, davacının zararını ispat etmesi gerektiğini, zarar görenin fazla olması halinde teminatın paylaştırılması gerektiğini, yasal faiz talep edilebileceğini, hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Ayrıca dava değerinin arttırılması talebinide kaul etmediklerini belirtmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Dava, davalı tarafından ZMMS sigortası ile sigortalanan aracın kaza yapması neticesinde araç içersinde yolcu olarak bulunan, vefat eden oğulların desteğinden mahrum kaldıklarından bahisle destekten yoksun kalma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Davada mahkememizin 2015/881 Esas sayılı dosyasında verilen Davacı ...'ın oğlunun ölümü nedeniyle destekten yoksun kalması nedeniyle 10.473,90 TL tazminatın dava tarihi olan 14.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı ...'ın oğlunun ölümü nedeniyle destekten yoksun kalması nedeniyle 26.460,90 TL nin dava tarihi olan 14.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacıların fazlaya ilişkin istemlerinin reddine kararı davacılar vekilince temyiz edilmiş; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 22/05/2019 tarih ve 2016/15476 Esas 2019/6594 Karar sayılı ilamında; "...Kaza tarihinde destek 47 (47 yıl 3 ay) yaşında olup hükme esas alınan 08.04.2016 tarihli bilirkişi ek raporunda destek yaşasaydı, 2 sene sonra evleneceği, evlendikten 2 sene sonra çocuğunun olacağı kabul edilerek destek paylarının dağıtımı yapılmıştır. Dairemiz uygulamalarına göre hayatın olağan akışına göre bekar olarak ölen desteğin ileride evleneceği ve bir yıl sonra bir çocuğu daha sonra ikinci çocuğunun olacağı varsayılarak hayatın olağan akışına göre bekar olarak ölen çocuğun ileride evleneceği ve en az iki çocuk sahibi olacağı kabul edilerek, desteğin evleninceye kadar gelirinin yarısını kendi ihtiyaçları yarısını da anne ve babası için ayıracağı varsayılarak bu dönemde desteğe iki anne ve babaya birer pay vermek suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında evlenmeden önceki dönem için de anne ve babanın her birine %25 pay verilmesi gerektiği, desteğin ileride evlenmesi ile birlikte desteğe iki, eşe iki, anne ve babaya birer pay verilerek, yine desteğin tüm gelirinin oranlanarak anne ve babaya %16’şar pay ayrılması, desteğin bir çocuğunun olması durumunda iki pay desteğe, iki pay eşe, bir pay çocuğa ve birer pay anne ve babaya ayrılmak suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında anne ve baba için %14'er pay verilmesi daha sonra ikinci çocuğun doğacağı varsayılarak bu kez desteğe iki, eşe iki, çocukların her birine birer ve anne ve babaya birer pay verilerek desteğin tüm gelirine oranlanarak anne ve babaya %12,5’er pay verilmesinin uygun olacağı, daha sonra anne ve babadan yaşam tablosuna göre hangisi destekten çıkacaksa kalan kişiye diğerinin payının ilave edilerek destek tazminatlarının varsayımsal hesabının yapılması gerekeceği, Dairemizin yerleşik uygulaması gereğidir. Bu haliyle, temyiz edenin sıfatı dikkate alınarak bilirkişi raporunda desteğin 1 çocuğunun olacağı kabul edilerek hesaplama yapılması bozma nedeni yapılmamışsa da desteğin evlendikten sonra ve çocuk sahibi olacağı dönemler bakımından yukarıda açıklanan ilkelere göre hesaplama yapılması gerekirken davacı anne ve baba için destek payları eksik belirlenerek hesap yapılması doğru görülmemiş olup, bozmayı gerektirmiştir..." gerekçeleriyle mahkememiz kararının bozulması sonrasında dosya Mahkememizin 2019/425 Esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuş, mahkememizin 2019/425 Esas sayılı dosyasında Davanın kısmen kabulü ile Davacı ...'ın oğlunun ölümü nedeniyle destekten yoksun kalması nedeniyle 10.473,90 TL tazminatın dava tarihi olan 14.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı ...'ın oğlunun ölümü nedeniyle destekten yoksun kalması nedeniyle 51.086,47 TL tazminatın dava tarihi olan 14.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacıların fazlaya ilişkin istemlerinin reddine kararı davacılar vekilince temyiz edilmiş; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 19/12/2022 tarih ve 2021/21504 Esas 2022/170188 Karar sayılı ilamında; "Bozmadan önceki karara dayanak yapılan bilirkişi raporunda davacılardan ölenin babası olan ... için o tarihte sağ olduğundan 08.04.2016 tarihinde 10.473,90 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmıştır. Davacı baba ... karardan sonra 12.01.2017 tarihinde vefat etmiştir. Bu nedenle bozma sonrası alınan 10.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda destekten yoksun kalma tazminatı vefat tarihine kadar hesaplanmış ve 7.454,39 TL bulunmuştur.
TBK'nın 53. maddesi gereği, destekten yoksun kalma tazminatının mahiyeti ve amacı, ölenin eylemli yardımını alanların, desteğin ölümünden sonra da bu yardımdan mahrum kalmaması olduğuna göre; destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilebilmesi için, herşeyden önce, destek alma hakkı olan kişinin destek alma ihtiyacının devam etmesi gerekir. Yine destekten yoksun kalma tazminatının amaç ve kapsamı somut gerçeğin bulunduğu durumlarda varsayımlara dayalı hesaplama yapılmamasını gerektirir.
Somut olayda davacı 12.01.2017 tarihinde vefat etmiştir. Bu durumda davacının vefatı nedeniyle destek zararının vefat tarihinde bittiği kabul edilmelidir. Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemece davacılar yararına usuli kazanılmış hak oluştuğundan bahisle 7.454,39 TL yerine 10.473,90 TL’ye hükmedilmesi doğru olmamıştır. " gerekçeleriyle mahkememiz kararının bozulması sonrasında bozma kararına karşı davacılar vekilinin karar düzeltme yoluna başvurusu akabinde, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 10/06/2024 tarih ve 2023/12746 Esas 2024/5985 Karar sayılı ilamında; "... 2. Davacılar vekilinin diğer karar düzeltme itirazlarına gelince;
a. Dosyanın incelenmesinde; davacılar vekili tarafından müvekkillerinin oğlunun, davalı tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan araçta yolcu olduğu sırada meydana gelen trafik kazasında ölmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiği, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu uyarınca davanın ıslah edildiği ve dava değerinin davacı ... yönünden 51.086,47 TL, davacı ... yönünden 13.856,47 TL'ye yükseltildiği, mahkemenin 27.06.2016 tarihli ilk kararında davacılardan ... yönünden 10.473,90 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verildiği, kararın yalnızca davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin yukarıda anılan ilamı ile mahkeme kararının davacılar yararına bozulmasına karar verildiği, bu sırada davacı ...'ın 12.01.2017 tarihinde vefat ettiği, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında alınan 10.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda davacı ... yönünden bilinen ölüm tarihine kadar destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığı ve 7.454,39 TL tazminat belirlendiği, mahkemece bu rapor hükme esas alınarak verilen 31.05.2021 tarihli kararda davacı ... yönünden verilen ilk karar, davalı tarafından temyiz edilmediğinden davacı ... lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gerekçesiyle davacı ... yönünden 10.473,90 TL tazminata hükmedildiği, kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin yukarıda anılan 19.12.2022 tarihli ilamı ile davacı ... yönünden, bu davacının 12.01.2017 tarihinde vefat ettiği, bu durumda destek zararının vefat tarihinde bittiğinin kabul edilmesi gerektiği, mahkemece davacılar yararına usuli kazanılmış hak oluştuğundan bahisle 7.454,39 TL yerine 10.473,90 TL’ye hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Bir davada mahkemenin veya tarafların yapmış oldukları bir usul işlemi nedeniyle taraflardan biri lehine, dolayısıyla diğeri aleyhine doğan ve gözetilmesi zorunlu olan hakka usuli kazanılmış hak denilir. Buna göre mahkeme kararının, Yargıtay ilgili hukuk dairesi tarafından bozulmasından ve yerel mahkemece bozmaya uyulmasından sonra mahkemece, hükmün Yargıtay bozma kararı dışında kalarak kesinleşmiş olan kısımları hakkında yeni bir karar verilemez.
Yukarıda açıklandığı üzere; mahkemece davacı ... yönünden 10.473,90 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline dair verilen 27.06.2016 tarihli ilk karara karşı yalnızca davacılar vekili tarafından temyiz kanuna yoluna başvurulmuş; davalı vekili tarafından karar temyiz edilmemiştir. Mahkemenin ilk kararı da Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin yukarıda anılan ilamı ile davacılar yararına bozulmuştur. Bu durumda davacı ... lehine usuli kazanılmış hak oluştuğundan ve mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davacı ... yönünden verilen karar yerinde olduğundan davacılar vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairenin 19.12.2022 tarihli ve 2021/21504 Esas ve 2022/17188 Karar sayılı bozma ilamının (2) numaralı bendinin kaldırılmasına karar verilmiştir.
b. Davacı ... yönünden; davacılar vekili tarafından ıslah dilekçesi ile davacı ... yönünden 51.086,47 TL tazminat talep edildiği, mahkemenin 27.06.2016 tarihli ilk kararında davanın kısmen kabulü ile ... yönünden 26.490,90 TL tazminata hükmedildiği, kararın davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin yukarıda anılan ilamı ile kararın davacılar yararına bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında alınan 10.03.2021 tarihli ek raporda davacı ...'ın zararının 58.659,88 TL olduğunun belirlendiği, mahkemece de bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda verilen kararın gerekçesinde davacı ... yönünden 10.03.2021 tarihli raporun hükme esas alındığı ve taleple bağlı kalınarak karar verildiği belirterek davacı ... yönünden 51.086,47 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesine rağmen hüküm fıkrasında davacıların fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiştir. Bu şekilde gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşmuştur.
Şu durumda mahkemece; Yargıtay bozma ilamına uygun olan 10.03.2021 tarihli ek rapor uyarınca davacı ... yönünden taleple bağlı kalınarak ve fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Mahkeme kararının bu nedenle bozulmasına karar verilmesi gerekir ise de davalı yararına bozulmasına karar verildiğinden davacılar vekilinin karar düzeltme istemi 1086 sayılı Kanun'un 440-442 nci maddeleri uyarınca kabul edilmeli, Dairenin 19.12.2022 tarihli, 2021/21504 Esas ve 2022/17188 Karar sayılı bozma kararı kaldırılmalı ve karar gösterilen nedenlerle değişik gerekçe ile davacılar yararına bozulmalıdır.
VII. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer karar düzeltme istemlerinin REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2/a ve b) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin KABULÜ ile değerlendirme bölümünün (2/a) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Dairenin 19.12.2022 tarihli, 2021/21504 Esas ve 2022/17188 Karar sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA, değerlendirme bölümünün (2/b) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle mahkeme kararının davacılar yararına BOZULMASINA" karar verilerek mahkememiz kararının kaldırılması sonrasında dosya iş bu esasa kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.
... KARAR SAYILI BOZMA KARARI ÖNCESİNDE DOSYAYA KAZANDIRILAN VE KARARA ESAS ALINAN DELİLLER: Bucak ACM 2015/576 Esas sayılı dosyası UYAP ortamında dosyaya kazandırımış, sigorta araç sürücüsü hakkında "15 NU 330 plaka sayılı Orman İşletme Müdürlüğü'ne ait özel amaçlı itfaiye aracı ile Hisar Köyü istikametinden Taşyayla Köyü istikametine seyir halinde iken belirtilen mevkiye gelindiğinde daha önceden yağan yağmurlar nedeniyle yumuşayan ve gevşeyen toprak zeminli orman yolunda ilerlediği esnada aracın sağ ön lastiğinin gevşek zeminli bölüme girmesi sonucu direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağ tarafına doğru yoldan çıkarak dik yamaçlı ormanlık alanda devrilmesi sonucu kazanın meydana geldiği, kaza başlangıç yerinden aracın yaklaşık 100 metre aşağıya takla atarak devrildiği esnada araçta yolcu olarak bulunan maktul ... ve tanık Tevfik Yavuz ile araç şoförü Ekrem Tezcan'ın araçtan savruldukları, yolculardan ...'ın olay yerinde hayatını kaybettiği, şüpheli Ekrem Tezcan ile tanık Tevfik Yavuz'un yaralandıkları, şüphelinin kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğundan bahisle ceza davası açıldığı, dosyanın derdest olduğu görülmüştür.
Ölenin aile nüfus kaydı dosyaya kazandırılmış ölenin 01/01/1968 doğumlu, bekar ve çocuksuz olduğu davacıların ölenin anne ve babası olduğu görülmüştür.
Ölenin sosyal ekonomik durumu araştırılmış, kaza tarihinde Burdur Orman İşletme Müdürlüğünde TYP işçisi olarak çalıştığı bildirimiş gelirine ilişkin deliller toplanmıştır.
Kaza yapan 15 NU 330 plakalı aracın ZMMS sigorta poliçesi dosyamız içersine alınmış kaza yapan aracın, kaza tarihinde davalı tarafından sigortalandığı görülmüştür.
Olay tarihinde davacı tarafından sigortalı Orman İşletmesine ait aracın tek taraflı olarak şarampolden yuvarlanması neticesinde kazanın meydana gelmesi ve aracın kaza sonrasında yaklışık 100 mt takla atması neticesinde ölüm olayının meydana gelmesine ve öleninde araç içersinde yolcu olarak bulunmasına göre, kaza tespit tutanağında kabul edilen oluş şekline göre de yeniden kusur raporu alınmasına gerek görülmemiş, dosya Aktüerya uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Aktüerya Bilirkişi 28/01/2016 tarihli raporunda; 01/04/2015 tarihinde ...'ın yolcu olarak bulunduğu aracın tek taraflı kazası neticesinde vefat ettiğini, ölenin 01/01/1968 d.lu olup kaza tarihinde 47 yaşında ve bekar olduğunu, PMF tablosuna göre kaza tarihi itibariyle kalan ömrünün 24 yıl 1 ay 14 gün olduğunu ve 15/05/2039 tarihine kadar yaşayacağının kabul edileceğini, davacı ...'ın ise ölenin annesi olduğunu ve olay tarihinde 71 yaşında olduğunu kaza tarihine kadar muhtemel yaşam süresinin 5 ay 22 gün olduğunu ve 23/09/2023 tarihine kadar yaşayacağının kabul edileceğini, Davacı ...'ın ise ölenin babası olduğunu ve kaza tarihinde 84 yaşında oladuğunu 20/12/2018 tarihine kadar yaşayacağının kabulü gerektiğini, bu nedenle destek sürelerinin davacıların yaşam süresi kadar olduğunu, ölen bekar olması ve anne babası ile yaşamasına göre destek oranın her biri için gelirinin %25'i olduğu, Kaza tespit tutanağına göre de kazada araç sürücüsünün kusurlu olduğu, ölenin yolcu olması nedeniyle kusur indirimi yapılamayacağını, hatır taşıması iddiasının ise mahkemenin takdirinde olduğunu, Ölenin Orman İşletme Müdürlüğünde Asgari ücretle kadrolu işçi olmaksızın çalıştığını buna göre yapılan hesaplamaya göre Davacı ...'ın işlemiş dönem destek kaybının işlemiş ve işleyecek dönem destek kaybının toplam 51.086,47 TL olduğunu, davacı ...'ın ise 13.856,47 TL olduğunu raporunda mütala edilmiştir.
Davalı tarafından ölenin evlenme ihtimalinin değerlendirilmediğinden bahisle rapora itiraz edilmesi, ölenin kaza tarihinde 47 yaşında olmasına rağmen AYM tablosuna göre az da olsa evlenme ihtimali bulunmasını, bu ihtimali ortandan kaldıran delillerin de davacı tarafından sulunmaması nedeniyle bilirkişiden bu konuda ek rapor alınmış bilirkişi 08/04/2016 tarihli ek raporunda desteğin olay tarihinden 2 yıl sonra evleneceği, evlenme tarihine kadar anne ve babasına desteğinin %25'e olacağı, evlendikten sonra sonra ise ann ve babaya desteğinin %12,50'şer olacağı, davacı babanın destek ihtiyacı kaltığında ise anneye desteğinin %25 olacağını, evlendikten 2 yıl son bir çocuğunun olacağını bu durumda anneye desteğinin %20 olacağını buna göre yapılan hesaplamaya göre ise Davacı ...'ın talepedebileceeği tazminat miktarının 26.460,90 TL, davacı ...'ın talep edebileceği tazminat miktarının 10.473,90 TL olacağını raporunda mütalaa etmiştir.
... KARAR SAYILI BOZMA KARARI KARARI SONRASINDA DOSYAYA KAZANDIRILAN VE KARARA ESAS ALINAN DELİLLER:Kaldırma kararı doğrultusunda hesaplama yapılması için dosya Aktüer bilirkişiye tevdii edilmiş, Aktüer bilirkişi Serhat Sevinç 04/01/2021 tarihli ek bilirkişi raporunda; davacı baba ...'ın yargılama esnasında 12/01/2017 tarihinde vefat ettiği hususu göz önüne alınarak ve ayrıca Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin bozma ilamında belirtilen hususlara ek 2021 yılında hazırlanan güncel asgari ücret ile tekrar yapılan hesaplamada; davacı anne ...'ın destekten yoksun kalma zararı karşılığında davalıdan talep edebileceği toplam tazminat tutarının 55.036,65 TL, davacı baba ...'ın (12/01/2017 tarihinde vefat ettiği) destekten yoksun kalma zararı karşılığı toplam tazminat tutarının 7.454,39 TL, kaza tarihinde ZMMS poliçesi ölüm ve sakatlanma teminat limit tutarının 90.000,00 TL olduğunu mütalaa etmiştir.
Rapora karşı taraf vekillerinin itirazları sonrasında gerçeğin daha ziyade tezahürü için Yargıtay Bozma ilamında bozma nedeni yapılmayan hususların ve taraf itirazlarının dikkate alınarak ek rapor düzenlenmesi için dosya yeniden aktüer bilirkişiye tevdii edilmiş; Aktüer bilirkişi Serhat Sevinç 10/03/2021 tarihli ek bilirkişi raporunda; davacı baba ...'ın yargılama esnasında 12/01/2017 tarihinde vefat ettiği hususu göz önüne alınarak ve ayrıca Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin bozma ilamında belirtilen hususlara (destek payı açısından davacı lehine usuli kazanılmış hak durumu da gözetilerek) ve ek 2021 yılında hazırlanan güncel asgari ücret ile tekrar yapılan hesaplamada; davacı anne ...'ın destekten yoksun kalma zararı karşılığında davalıdan talep edebileceği toplam tazminat tutarının 58.659,88 TL, davacı baba ...'ın (12/01/2017 tarihinde vefat ettiği) destekten yoksun kalma zararı karşılığı toplam tazminat tutarının 7.454,39 TL, kaza tarihinde ZMMS poliçesi ölüm ve sakatlanma teminat limit tutarının 90.000,00 TL olduğunu mütalaa etmiştir.
YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ'NİN 10/06/2024 TARİH VE 2023/12746 ESAS 2024/5985 KARAR SAYILI KARAR DÜZELTME KARARI SONRASINDA DOSYAYA KAZANDIRILAN VE KARARA ESAS ALINAN DELİLLER: Dosyada karar düzeltme kararı uyarınca ayrıca bir delil toplanmamış, bozma ilamları öncesinde dosyada temin edilen deliller yeterli hükme esas olmak üzere yeterli görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Toplanan delillere, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 19/12/2022 tarih ve 2021/21504 Esas 2022/17188 Karar sayılı Bozma ilamına, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 10/06/2024 tarih ve 2023/12746 Esas 2024/5985 Karar sayılı karar düzeltme ile bozma ilamına ve tüm dosya kapsamına göre;
Olay tarihinde Orman İşletme şefliğinde çalışan ...'ın orman işletme şefliğine ait aracın şarampolden devrilerek 100 metre takla atması şekilde meydana gelen kazada öldüğü sabit olup, kazanın meydana geliş şekline ve kaza tespit tutanağına göre ölen izafe edilebilecek kusur olmamasına göre tek taraflı meydana gelen kazada meydana gelen zarardan sigorta şirketi sorumludur. Gerek Yargıtay gerekse de bilimsel doktorini göre ölenin anne ve babasına destek olduğu kabul edilir. Aksine destek olmadığı ispatlanamamıştır. Kaldı ki ölen bekar olup davacılar ile birlikte yaşadığından davacılara destek olma durumu da subuta ermiştir. Bu durumda davacılar kaza neticesinde meydana gelen destek zararlarını, ZMMS sigortası kapsamında davacıdan talep edebilirler. Tazminat hesabında Yargıtay içtihatlarında belirtildiği üzere aktüer hesaplamada ölenin bekar olması halinde evlenme ihtimali de değerlendirilmesi gereken bir husus olup evlenme ihtimali olması durumunda, ölenin evlenme ihtimaline ve bozma ilamında belirtildiği gibi iki çocuğunun olma ihtimaline göre destek paylarının değerlendirilmesi zorunludur. Öte yandan ölenin kaza tarihindeki yaşının evlenme ihtimali var ise de, evlenme ihtimali ortadan kalkmadıkça yapılacak hesaplamada evlenme ihtimali nazara alınması gerekir. Buna göre olay tarihinde 47 yaşında olan ölenin AYM tablosuna göre az da olsa evlenme ihtimali bulunmaktadır. Davacı tarafından bunun aksi ispatlanamamıştır. Bu durumda bilirkişi ek raporunda evlenme ihtimali nazara alınarak yapılan hesaplama çerçevesinde davacıların destek zararlarının olduğunun kabulü gereklidir. Davalı tarafından hatır taşıması savunması getirilmiş ise de, kazanın ölenin çalıştığı işyerinde ve işyerine ait aracın kazası neticesinde meydana gelmesine göre savunmasına itibar edilmemiştir.
Bu itibarla davanın kısmen kabulü ile; dosyada mevcut 10/03/2021 tarihli ek rapor ile tespit edilen miktarlar dikkate alınmakla, davacı ...'ın oğlunun ölümü nedeniyle destekten yoksun kalması nedeniyle taleple bağlı kalınmak ve fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak suretiyle 51.086,47 TL nin dava tarihi olan 14.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı ...'ın oğlunun ölümü nedeniyle destekten yoksun kalması nedeniyle 10.473,90 TL tazminatın dava tarihi olan 14.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile davalıdan alınarak davacının mirasçılarına verilmesine, ancak davacı ... yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine, reddedilen kısma yönelik Mahkememizin 27/06/2016 tarih ve 2015/881 Esas 2026/433 Karar sayılı kararı davalı tarafça temyiz edilmediğinden ve davacılar lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğundan, davalı yan lehine hükmedilen vekalet ücretinde bu husus dikkate alınmak suretiyle karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle;
1)Davanın KISMEN KABULÜ ile;
Davacı ...'ın oğlunun ölümü nedeniyle destekten yoksun kalması nedeniyle 10.473,90 TL tazminatın dava tarihi olan 14.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile davalıdan alınarak davacının mirasçılarına verilmesine,
Davacı ...'ın oğlunun ölümü nedeniyle destekten yoksun kalması nedeniyle taleple bağlı kalınmak ve fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak suretiyle 51.086,47 TL nin dava tarihi olan 14.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı ... yönünden fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.205,19 TL harçtan, dava açılışında alınan 27,70 TL peşin harç ve ıslah nedeniyle alınan 229,02 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 256,72 TL harcın düşülmesi ile kalan 3.948,47 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
3) Davacı tarafından yapılan 27,70 TL başvurma harcı, 600,00 TL bilirkişi ücreti, 1.314,70 TL posta ve tebligat gideri, toplamı 1.942,40 TL'nin davanın kabul oranı dikkate alınarak hesaplanan 1.807,58 TL'si ile dava açılışında alınan 27,70 TL peşin harç ve ıslah nedeniyle alınan 229,02 TL ıslah harcı toplamından oluşan 2.064,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4) Davacıların kendilerini vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5) Davalının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 1.800,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6) Kullanılmayan avansların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatırana iadesine,
Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda taraflara tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde temyizen Yargıtay'a başvuru yolu açık olmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/02/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.