T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/510 Esas - 2025/859
T.C.
ANKARA
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/510 Esas
KARAR NO : 2025/859
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 12/07/2025
KARAR TARİHİ : 05/12/2025
KARAR YAZMA TARİHİ :15.12.2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili ... A.Ş., 4628 sayılı Kanun (mülga) ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu kapsamında ..... illerinde elektrik dağıtım faaliyetlerini yürüten lisanslı dağıtım şirketi olduğunu, 24.07.2006 tarihinde, davalı ... ile müvekkil arasında İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi (...) imzalandığını ve bu sözleşme kapsamında ilgili illerdeki mevcut elektrik dağıtım tesislerinin işletme hakkı müvekkil şirkete devredildiğini, ...'nin 7.4., 7.6. ve 7.7. maddeleri uyarınca; işletme hakkının devrinden önceki döneme ait hukuki ve mali yükümlülüklerin tamamı ...’a ait olduğunu, ...... Sayılı ilam gereğince ödenmesine hükmedilen kamulaştırmasız el atma davası 13.07.2015 tarihinde kesinleştiğini, vacı vekili tarafından ..... sayılı icra takibi neticesinde 5.859,66 TL Kamulaştırma bedeli 27.07.2015 tarihinde ödendiğini, 22.07.2015 tarihli ödeme, davalı ...’ın sorumluluğunda bulunan özelleştirme öncesi bir döneme ilişkin olduğundan, söz konusu bedelin tamamı için rücu hakkı doğduğunu, Bu sebeple müvekkil, Türk Borçlar Kanunu’nun 127. maddesi uyarınca asıl borçlu yerine ödeme yapan üçüncü kişi olarak, borçluya rücu etmek durumunda kaldığını, Ödeme miktarının kalemlere ilişkin itirazlar ve uyuşmazlık olması nedeniyle şu an net olarak tespit edilememesi sebebiyle, işbu dava HMK m.107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını, tüm bu nedenlerden ötürü şimdilik 5.000,00 TL’nin, ödeme tarihi olan 22.07.2015’ten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı ...’tan tahsiline, davanın belirsiz alacak davası olarak kabulüne, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Eldeki rücuen tazminat davasında talebi kabul anlamına gelmemek kaydıyla; ödeme tarihi itibari ile 2 yıllık zamanaşımı süresinin aşıldığını, Kök davaların incelenerek tescil hükmünün kimin adına verildiğinin incelenmesinin gerektiğini, Müvekkil adına tescil edilmemiş mülkiyet-irtifak hakkı için ödeme yapması düşünülemeyeceğini, ... ve dağıtım şirketleri arasında 24.07.2006 tarihinde İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi imzalanmadan önceki ve sonraki süreç, özelleştirmeyi düzenleyen yasal çerçeve içinde ..... talimatları doğrultusunda gerçekleştiğini, Bölgede faaliyet gösteren ayrı bir tüzelkişiliğe sahip Elektrik Dağıtım Müesseselerinin tüzel kişilikleri sonlandırılarak İl Müdürlüklerine dönüştürülmüş ve tüm hak ve borçları ile ... ... bağlandığını, Davaya dayanak teşkil eden davanın konusu kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminattır. Bu tür dosyaların mahiyeti itibari ile özel kanuna tabi oldukları hususunun atlanmaması gerektiğini, kök dosyalara konu el atma işlemi, ..... akdedildiği 24/07/2006 tarihinden sonra olduğundan davanın reddinin gerektiğini, müvekkili kurumun yalnızca mahkeme kararında belirtilen tutardan sorumlu olduğunu, Davacı tarafça rücuya dayanak dava/icra dosyasına yapılan ödeme avans faiz ile birlikte ödenmemişken huzurdaki dava yönünden avans faiz talep edilmesi, hukuka hakkaniyete aykırı olacağı ve davacı yönünden sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını, tüm bu nedenlerden ötürü haksız ve yersiz olarak açılan iş bu davanın öncelikle usulden reddine; usulden reddedilmemesi halinde davanın esas yönünden reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
DAVANIN NİTELİĞİ VE UYUŞMAZLIK: Dava; taraflar arasında imzalanan işletme hakkı devir sözleşmesi kapsamında dava dışı alacaklının ..... ve ..... sayılı ilamının ..... onama dosyasında kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı açılmış olan davada hüküm altına alınan alacağın icra dairesinde ödenmesi nedeniyle iş bu alacağın davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; zaman aşımı, husumet ve hukuki yarar yönünden davalı tarafından usul yönünden itiraz edilmiş olup öncelikle itiraz ve defilerin değerlendirilmesi gerektiği, daha sonra davacının işletme hakkı devir sözleşmesi uyarınca davalıdan, Sulh hukuk mahkemesinin kararı sonrası icra aşamasında ödediği tazminat alacağını rücuen isteyip isteyemeyeceği, isteyebilmesi halinde miktarı, faizin oranı ve başlangıcına ilişkin olduğu tespit edildi.
DELİLLER:Tensip ara kararlarının yerine getirilmiş olduğu anlaşıldı. ..... ve ..... sayılı ilamının ..... onama kararı ile hükmün 13.07.2015 tarihinde kesinleştiği, icra dairesine davacı tarafından 27.07.2015 tarihinde ödeme yapıldığı görüldü.kamulaştırmasız el atma dosyasına ... tarafından 22.03.2011 tarihinde dava konusu pilon yeri ve direğininin yapım tarihi olarak 01.12.2010 tarih bilgisinin beyan edildiği görüldü. Güncel tapu cevabına göre kesinleşen mahkeme ilamına göre ifraz işleminin yapılmadığı ve arazinin toplulaştırma ile Bingöl Kılçadır köyü 163 ada 10 parsel numarasını aldığı ve dava dışı malik adına kayıtlı olduğu görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, işletme hakkı devir sözleşmesinden (...) kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir.
..... sayılı ilamının ..... onama kararı ile hükmün 09.09.2015 tarihinde kesinleştiği; ..... sayılı ilamının ..... onama kararı ile hükmün 13.07.2015 tarihinde kesinleştiği , el atmaya konu yapının ... tarafından 22.03.2011 tarihinde dava konusu pilon yeri ve direğinin yapım tarihi olarak 01.12.2010 tarih bilgisinin beyan edildiği ve işletme hakkı devir sözleşmesi düzenleme tarihinden sonra yapıldığı dosya içeriğiyle sabit olan enerji nakil hattının geçirilmesi sırasında tesis edilen mülkiyet hakkı nedeniyle iş bu davada rücuen tazminat istendiği görüldü.
Öte yandan davalı tarafın zamanaşımına ilişkin istinaf itirazının incelenmesinde; alacak taraflar arasında imzalanan İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ne dayandığından bu davada uygulanması gerekli olan zamanaşımı süresi 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 125. maddesine (Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi) göre 10 yıllık süreye tabi olduğundan ve davanın da yasal süre içerisinde açıldığından zaman aşımı itirazı yerinde görülmemiştir. Rucuen tazminat talebi, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelen tazminat niteliğinde olup, davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren her iki tarafta tacir olduğundan avans faizi talep edebilir (.....Dairesinin 13/04/2016 tarih ve ...... Sayılı emsal kararı).
Taraflar arasında akdedildiği hususunda her hangi bir ihtilaf bulunmayan 24/07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 7.5 maddesinde; "dağıtım faaliyetinin şirket tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyet kapsamında gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerin bütün sorumluluğu şirkete aittir. Şirket tarafından yürütülmüş bulunan bu faaliyetler nedeniyle 3.kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhattabı şirkettir. Bu talepleri konu alan icra takibi ve davalar şirket tarafından yürütülür ve sonuçlandırılır. Bu takip ve davalardan doğacak her türlü mali yükümlülük şirket tarafından karşılanır." gereği dava konusu el atmanın davacı ... 2010 yılı yatırım projesi kapsamında 01.12.2010 yılında yaptırıldığı 22.03.2011tarihli yazı cevabından anlaşılmış olup sözleşme sonrası dağıtım faaliyeti sebebiyle yapılan el atma ve sonucu ödenen miktarlardan sözleşme gereği davacının sorumlu olduğu anlaşılmış olup davanın reddi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle;
1-Davanın REDDİNE,
2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harcı, dava açılışında alınan 615,40 TL peşin harcın karşıladığı anlaşıldığından HARÇ ALINMASINA YER OLMADIĞINA,
3) 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin DAVACIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
4) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5) Davalının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 5.000,00 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE,
6) Kullanılmayan avansların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANA İADESİNE,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren, HMK.nun 345.maddesine göre 2 (iki) hafta içerisinde ..... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı. 05/12/2025
Katip .....
e-imzalıdır
Hakim .....
e-imzalıdır