T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2016/903 Esas - 2025/165
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2016/903 Esas
KARAR NO : 2025/165
...
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/11/2016
KARAR TARİHİ : 07/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 07/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan "Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)" davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili 25/11/2016 tarihli dava dilekçesinde özetle, ... 08/06/1984 tarih ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi tüzel kişiliğe sahip olan kamu iktisadi kuruluşu olduğunu ve işletmekte olduğu havalimanlarındaki temizlik hizmetlerinin piyasaya yaptırıldığını, ... Havalimanın temizlik hizmetlerinin davalı şirketlere farklı dönemlerde sunulduğunu, davalılar bünyesinde ... Limanında çalışmakta iken iş akitlerine son verildiği iddiası ile bir kısım işçiler tarafından kıdem, ihbar tazminatı, ... ve yıllık ücretli izin alacaklarının tahsili istemiyle Genel Müdürlüğümüz aleyhine dava açıldığını, bu davalar neticesinde işçiler lehine hükmedilen işçilik alacaklılarından genel müdürlüklük ile davalıların müteselsilen sorumlu tutulduğunu ve ödemeler yapıldığını, bu davalara ve verilen kararlara istinaden icra müdürlüklerine Genel Müdürlüğümüzce yapılan ödemelere ilişkin tablo Ek-3 de yer aldığını, söz konusu tabloda her bir işçinin işe giriş ve işten çıkış tarihlerine yer verildiğini, davalılar ile imzalanan muhtelif tarihli sözleşmelerin eklerinde yer alan teknik şartnamelerin 5.1. maddesinde, özel şartnamelerin 8.1.12 ve 7.10 maddelerinde "yüklenicilerin istihdam ettiği işçilerin; iş kanun, ... mevzuatı ve diğer kanun ve mevzuatlarla belirlenen uygulamalar, hak ve alacaklar bakımından muhatabının da sorumlusunun da yüklenici olduğunu, yüklenici tarafından istihdam edilen işçilerin İş Kanunu, ...mevzuatı ve diğer kanun ve mevzuatlarla belirlenen tüm hak ve alacakları, yüklenici tarafından karşılanır. ...bu gibi konularda sorumlu sayılmayacaktır." şeklinde düzenleme olduğunu, ... Karar sayılı ilamında; “davalı tarafın taşeron olarak çalışan kişilerin değişmesine rağmen işçilerin işini aynen ve aralıksız sürdürdüğü şeklindeki savunmasına itibar edilmediğini ve taraflar arasındaki sözleşme hükümleri dikkate alınarak davalı tarafın sorumluğunun belirlenmesi gerektiğine” karar verildiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 176.530,36.-TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle, davalılar arasında mecburi dava arkadaşlığı varmışcasına tek bir alacak davası açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraflarca imzalanan sözleşmelerin sadece anılan sözleşmeyi imzalayan tarafa karşı hukuki sorumluluk doğurduğunu, davalı şirketin taraf olmadığı bir sözleşmeden yapılan ödemenin talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacı hava alanı temizlik işlerini ihaleye çıkardığını, ihaleyi kazanan şirketin sözleşmeyi imzaladığını, imzalanan hizmet sözleşmesi neticesinde ödemek zorunda olduğu bedelleri ancak ihaleyi kazanan sözleşme imzaladığı şirketten tahsil edebileceğini, davacının tüm bedelleri davalılardan müştereken ve müteselsilen talep etmesinin hukuka ve usule aykırı olduğunu, davacı yanın 14 çalışanına yapmış olduğu ödemeyi 14 şirketten tahsili yoluna gitmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, rücu davası sadece rücu alacağının kaynağını oluşturan sözleşmenin tarafı olan şirketten sözleşmenin süresi ile sınırlı olmak kaydıyla isteyebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
... vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın zaman aşımına uğradığını, davalı şirketlerin asıl iş verenin ödeme miktarınca çalışana ödeme yaptığını,...'nin fazla mesai ücretini davalı şirkete ödemediği takdirde bundan davalının sorumlu tutulamayacağını, davacının işçilik alacaklarından kaynaklanan icra vekalet ücreti ve icra masraflarından sorumlu tuttuğunu, bu icra masraflarından DHMİ'nin sorumlu olduğunu, kıdem tazminatlarının ödenmesine ilişkin yönetmeliğinin 5. Maddesine göre kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı ödemelerinden davacı kurumun sorumlu olduğunu, Yargıtay içtihatlarına göre her taşeron firmanın kendi dönemindeki borçlardan sorumlu olduğunu, çalışanın tüm sürelerinden sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
... vekili cevap dilekçesinde özetle, Borçlar Kanunun 73. maddesinde göre zaman aşımına uğradığını, davanın rucüen tazminat davası olduğunu ve davalının kendisine tazminat ödenen işçinin ihale süresi ile sınırlı olarak işvereni olduğunu, davacının istihdam ettiği işçilerin tüm çalışma dönemlerine ilişkin tüm hak ve alacaklarından sorumlu olduğunu, davacının rucüen tazminat davası açabilmesi için işçiye yapmış olduğu dönemleri sözleşme hükümlerine göre davalıya ödemesi, ihale bedelinin içerisinde bu bedellerin olması gerektiğini, davacını hizmet alım sözleşmesine göre davalıya kıdem tazminatı, işçilik hak ve alacaklarını ödemesi gerektiğini, ihale şartnamesi ve sözleşme hükümlerine göre davacı tarafından davalıya ödenmemiş olan bir alacaktan sorumlu tutulmayacağını, davacının rücuen tazminat talebinin kabul olması halinde davacının sorumluluğunun ancak davacıyı çalıştırdığı dönem ve süre ile sınırlı olduğunu, ... karar sayılı ilamında rücuen tazminat durumu halinde bu meblağ davacının yapmış olduğu dönemin tamamı değil yarısı oranında olması gerektiğini beyan etmiş, davanın öncelikle zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönününden ve haksız ve hukuki dayanaktan davanın reddini istemiştir.
... cevap dilekçesinde, davalı, davacı idareden ihale ile temizlik işini 2001-2002 yıllarında iş aldığını ve bu tarihlerde işçi çalıştırdığını, dava dışı işçilerden çoğunun davalıda firmada hiç çalışmadığını, işçilere ödenen alacaklardan dolayı davalıdan rücu edilebilmesi mümkün olmadığını, alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığını, davalı ile davacı arasındaki sözleşme ve eki niteliğindeki tüm teknik-idari şartnameler yüklenicinin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına ilişkin açık bir hüküm bulunmadığını, 11/09/2014 tarihli resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı İş Kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması ile bazı alacakların yeniden yapılandırılmasına dair kanunu madde 8'de kıdem tazminatlarının işçinin çalıştığı kamu kurum veya kuruluşları tarafından ödeneceği hükme bağlandığını, davalının sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Eldeki dava, üst işveren sıfatıyla ödendiği ileri sürülen işçilik haklarının rucuan tahsili istemine ilişkindir. Bu kapsamda taraflar arasındaki çekişmenin, davacının, dava dışı işçiler... nedeniyle ödemek zorunda kaldığı işçilik haklarının, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi ve ekleri uyarınca davalılardan rucuan tahsili koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktalarında toplanmaktadır.
İşbu dava ilk olarak 15 ayrı şirkete karşı yöneltilmişken, yargılama devam ederken davacı vekilinin davalılardan ... yönünden davaya devam etmediklerini bildirmesi nedeniyle adı geçen davalı yönünden dosya tefrik edilmiş ve yargılamaya gerekçeli karar başlığı altında yazılı şirketler yönünden devam edilerek hüküm tesis edilmiştir.
Bilindiği üzere, hizmet alım sözleşmeleri, ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur.
Yargıtay'ın konuya ilişkin emsal içtihatları uyarınca da, işçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin, yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında, davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğu kabul edilmektedir (... Karar sayılı ilamı).
Bu açıklamalar çerçevesinde eldeki dava dosyası incelendiğinde, davanın, üst işveren sıfatıyla ödendiği ileri sürülen işçilik haklarının rucuan tahsili istemine ilişkin olduğu görülmüştür. Bu çerçevede Mahkememizce nitelikli hesap bilirkişisine dosya tevdi edilmiş ve bilirkişiden uyuşmazlık kapsamında rapor alınmıştır. Tüm dosya kapsamı uyarınca, dava dışı işçiler ... tarafından açılan davalarda işçilik alacaklarına ilişkin verilen kararların kesinleştiği, kesinleşmiş mahkeme kararlarının dava dışı işçiler tarafından icraya konulduğu, davacı tarafından başlatılan takip sonucu icra dosyalarına ferileri ile birlikte ödemeler yapıldığı görülmektedir. Ödemelere ilişkin tüm mahkeme kararları celp edilmiş ve dosyamız arasına alınmıştır. Davacı kurum ile davalı alt işverenler arasında hizmet alım sözleşmesi akdedildiği, bu suretle taraflar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu, davacı ile davalılar arasında imzalanan sözleşme ve sözleşmelere ilişkin idari şartnamelerin ilgili maddelerinde personellerle ilgili işçilik ücretleri ve bu uğurdaki zararların yüklenici tarafından karşılanacağının ve bu yönde yüklenicilerin sorumluluğunun düzenlendiği, bu sebeple davalı şirketlerin sorumluluğunun belirlenmesinde öncelikle davacı kurum ile davalı arasındaki hizmet alım sözleşmesindeki düzenlemelerin esas alınması gerektiği şüphesizdir. Bu nedenle ödenen işçilik alacakları nedeniyle davacının davalıya rücu hakkı bulunduğu, rücu alacağına ilişkin olarak 6098 sayılı Kanunun 73. maddesinde yapılan düzenlemeye göre, “rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesi ile zamanaşımına uğrar” hükmü uyarınca bir kısım davalılar tarafından zaman aşımı defi ileri sürülmüşse de, ödeme tarihlerinden itibaren on yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından, ileri sürülen zamanaşımı def'inin yerinde olmadığı, dava dışı işçilere ödenen işçilik alacaklarının tamamından taraflar arasındaki sözleşme uyarınca yüklenicinin işverene karşı sorumlu olduğu, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, işçiye ödenen kıdem tazminatının iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplandığı ve bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yüklenicilerin işverene karşı sorumlu olduğu, yıllık izinlerin kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüştüğü, bu nedenle yıllık izin ücretinden son yüklenicinin sorumlu olduğu, aynı şekilde ihbar tazminatından da son işverenin sorumluluğu bulunduğu, bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yüklenicilerin işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu oldukları, bilirkişi raporunun da kesinleşmiş mahkeme kararlarını ve icra dosyalarını dikkate alarak hemen yukarıda bahsi geçen esaslar kapsamında düzenlendiği ve denetime açık, anlaşılır, hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmelşe, yapılan ödemelerin 791,75 TL'sinden davalı .....'nin, 3.860,93 TL'sinden davalı....'nin, 1.231,40 TL'sinden davalı ... sorumlu olduğu anlaşılmış, davacının davasının kısmen kabulüne hükmedilerek, dava tarihinden itibaren avans faiz işletilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1- DAVANIN KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
2-791,75 TL'nin davalı ....'den dava tarihi olan 25/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine,
6-26.043,48 TL'nin davalı ....'den dava tarihi olan 25/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine,
9-17.921,74 TL'nin davalı ....'den dava tarihi olan 25/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine,
11-10.666,80 TL'nin davalı ....'den dava tarihi olan 25/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine,
12-3.195,21 TL'nin davalı ...'den dava tarihi olan 25/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine,
14-2.297,21 TL'nin davalı ....'den dava tarihi olan 25/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine,
16-Davacının fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE,
17-Alınması gerekli 9.337,33 TL harçtan peşin alınan 3.014,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.322,63 TL harcın (36,62 TL'sinin davalı...'den, 565,55 TL'sinin davalı ... davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
19-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin (173,77 TL'sinin davalı ... kendilerini vekil ile temsil ettirmiş bulunduklarından karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 3.962,10 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...) davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
22-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olarak karar verildi. 07/03/2025
...