T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/150 Esas - 2025/352
T.C.
...
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/150 Esas
KARAR NO : 2025/352
................
........................
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/11/2013
KARAR TARİHİ : 11/06/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 01/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olan şirket ile, davalı ... arasında 30/06/2000 tarihinde yapılan sözleşme gereğince, müvekkil şirketin Hamitabat - Bulgaristan (Sınır Enerji İletim Hattı) yapım işini üstlendiğini, 2001 yılında Türkiye'de meydana gelen ağır ekonomik kriz nedeniyle döviz kurlarında aşırı artışın olduğu, buna bağlı olarak fiyatlarda artış meydana geldiğini, zararların telafi edilmesi amacıyla hükümetin 18/08/2001 tarihinde resmi gazetede yayınlanan 2001/2862 sayılı kararname yayınladığını, müvekkilinin bu kararnameye dayalı olarak kararname kapsamındaki hak ediş ve imalatlar için fiyat farkını talep etmiş, fiyat farkı talebinin davalı ... tarafından kabul edilmemesi nedeniyle ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2001/790 esas sayılı dava dosyası ile dava açtıklarını, mahkemenin vermiş olduğu karar temyiz incelemesinde yargıtay tarafından bozulması üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda ... 8. ATM'nin 2012/260 esas 2012/452 karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, verilen karar Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2013/105 esas 2013/2922 karar sayılı kararı ile onandığını, ilama dayalı olarak ... 13. İcra Müdürlüğünün 2012/13681 sayılı dosyası üzerinde müvekkil şirketin alacağını tahsil ettiğini, ... 8. ATM'nin kararı gereğince temerrüt tarihi olarak kabul edilen 26/11/2001 tarihinde alınması gerekirken müvekkil şirketin fiyat farkı alacağını faiziyle birlikte 11/06/2013 tarihinde tahsil edebildiğini, hükmedilen reeskont faizin zararlarını karşılayamadığını, alacağın geç tahsilinden dolayı müvekkil şirketin büyük zarara uğradığını, maddi sıkıntılar yaşadığını, bir çok iş fırsatını kaçırdığını, ayrıca faizle karşılanmayan ve faizi aşan somut zararların olduğunu, müvekkil şirketin ...'dan ihale aldığını, ... direk ve diğer hat malzemesinin üretimini ve ticaretini yaptığını, bu nedenle sürekli olarak köşebent demir alıp satan ve stoklayan bir şirket olduğunu, müvekkil şirketin alacağını geç tahsil etmesi nedeniyle demire gelen zammın müvekkilini olumsuz etkilediğini, 2001 yılında ton fiyatı 215 - 250 USD olan köşebent demirin alacağın tahsil edildiği 2013 yılında ise 1400 USD 'ye kadar çıktığını, fiyat farkının geç alınması nedeniyle hükmedilen faizin zararlarını karşılayamadığını, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak kısmi olarak açmış oldukları davalarında munzam zararlarının tespit edilerek dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmişlerdir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşamına uğradığını, faizi aşan zarar sözleşme ilişkisine dayanıyor ise Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin istikrar kazanmış kararlarında belirtildiği gibi, 10 yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğunu, teşekküllerince yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunu, kendilerine atıf edilecek bir kusurun bulunmadığını, sözleşme tarihi dikkate alındığında, talebin zamanaşımına uğradığını, davacının davasına dayanak olarak gösterdiği ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/260 esas sayılı dava dosyasının konusu olan fiyat farkına ilişkin talebinin dayanağı olan Bakanlar Kurulu Kararnamesinin uygulanmasının mutlak olmadığını, buna ilişkin emsal kararlar sunduklarını, ... 8. ATM'de açılan davanın kısmi olarak kabul edildiğini, yargılamanın gecikmesi nedeniyle bir zararın olması durumunda bu zararın munzam zarar olarak değerlendirilemeyeceğini, buna ilişkin emsal yargıtay kararı sunduklarını, munzam zarar için BK'nun 105. Maddesinde düzenlenen şartların hiç birisinin bu davada mevcut olmadığını, davacının varsa munzam zararının ispat etmesinin gerektiğini, yasal dayanaktan yoksun olarak açılan davanın öncelikle zamanaşımı yönünden usulden reddedilmesi, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddedilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
GEREKÇE:
DAVA:
Davacı vekili; taraflar arasında akdedilen 30/06/2000 tarihli sözleşmeyle müvekkili şirketin H-171-II referans nolu 154 Kwlık Batman.............. nolu 380 Kwlık Hamitabat - Bulgaristan (sınır) Enerji İletim Hattının yapımı işini üstlendiğini, taahhüt konusu iş devam ederken 2001 yılında meydana gelen ağır ekonomik kriz nedeniyle fiyatlardaki aşırı artıştan dolayı 2001/2862 sayılı kararnamenin hazırlandığını, 18/08/2001 tarihinde Resmi Gazetede yayımlandığını, müvekkilinin bu kararnameye dayalı olarak istediği fiyat farkı talebinin davalı tarafından kabul edilmemesi üzerine ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan dava neticesinde 2012/260 E-2012/452 K sayılı kararla davanın kısmen kabul edilerek 722.203,04 TL'nın dava tarihi olan 26/11/2001 tarihinden itibaren işletilecek reeskont faiziyle birlikte tahsiline dair verilen kararın Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2013/105 E -2922 K sayılı kararıyla onandığını ve ilamın ... 13. İcra Müdürlüğü'nün 2012/13681 sayılı dosyasında takibe konularak alacağın faiziyle birlikte 11/06/2013 tarihinde tahsil edildiği, ancak alacağa işletilen reeskont faizin müvekkilinin zararını karşılamadığını, alacağın geç ödenmesinden dolayı müvekkilinin büyük maddi sıkıntılara girdiğini, bir çok iş fırsatını kaçırdığını, müvekkilinin yaptığı işler kapsamında sürekli olarak köşebent demir alıp-satan, stoklayan bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin 722.203,04 TL'lık fiyat farkı alacağının davalı yanca ödenmesi gereken tarih olan Ekim veya Kasım 2001 aylarında ödenmiş olsaydı müvekkilinin o tarihte ton fiyatı 215-250$ arasında olan köşebent demiri bu fiyatlardan alabilecekken bizzat davalının ihale ettiği 31/05/2002, 29/07/2002, 21/08/2002 sözleşme tarihli ve sırasıyla Gaziantep- ..................sa iletim yapımı hattı işlerinde ihtiyacı olan köşebent demiri tonunu 780$ ile 720 Euro arasında fiyatlarla alabildiğini, müvekkilinin ticari defterleri incelendiğinde alım yaptığı köşebent demire ilişkin birçok faturanın mevcut olduğunu, müvekkilinin munzam zarara uğradığını, ihtiyacı olan demiri daha ucuza alabilecekken %300'ü aşan oranda daha yüksek fiyata satın almak zorunda kaldığını, nitekim bu ihalelere ilişkin sözleşmelerin de davalı ... tarafından haksız olarak feshedildiğini, buna ilişkin açılan davanın ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/329 Esas sayılı dosyasında devam ettiğini belirterek fazla hakları saklı kalmak üzere fiyat farkı alacağının geç ödenmesi nedeniyle alınan faiz uğranılan zararı karşılamadığından 10.000,00 TL munzam zararın dava tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 16/08/2017 tarihli ıslah dilekçesiyle davadaki talebini 806.587,42 TL'na yükselterek bu miktarın dava tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili; Husumet ve derdestlik itirazlarının olduğunu, davaya dayanak olarak belirtilen dava konusu sözleşmelerin 30/06/2000 tarihli olup, bu tarihten itibaren 10 yıldan fazla zaman geçtiğinden davanın zamanaşımına uğradığını, yargılamanın uzaması söz konusu ise bu konuda müvekkiline atfı kabil bir kusur olmayacağından davanın Adalet Bakanlığı'na ihbarı gerektiğini, belirsiz alacak davası açılmasının HMK'na aykırı olduğunu, esas bakımından ise ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/260 Esas sayılı ilamının davacı tarafından ... 13. İcra Müdürlüğünün 2012/13681 sayılı dosyasında takibe konulduğunu, temyiz edilen kararın tehiri icrası için icra dosyasına müvekkilince sunulan 3.274,703,16 TL bedelli teminat mektubunun kararın onanması üzerine icra müdürlüğünce nakde çevrildiğini, ayrıca müvekkiline gönderilen muhtıra üzerine bakiye borç olan 65.317,40 TL'nın ise 27/06/2013 tarihinde söz konusu icra dosyasına ödendiğini, dava konusu edilen alacağın ihtilaflı olup talep üzerine resen ödenecek bir alacak olmadığını, yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılığın ya da kusurun bulunmadığını, yargılamadaki herhangi bir gecikmeden dolayı munzam zararın doğmayacağını, davada munzam zarar için B.K'nın 105.maddesinde aranan şartlarının hiçbir gerçekleşmediğini, davacının munzam zararı varsa bunu kesin olarak ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiş, davalı vekili 16/05/2014 havale tarihli dilekçesiyle müvekkili tarafından ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/329 E sayılı dosyasında birleşen davalarda hüküm altına alınan alacakların( kabul anlamına gelmemek üzere) takas ve mahsubunu talep etmiş, 26/11/2014 tarihli dilekçesiyle bildirdiği Sulh Hukuk Mahkemesi kararları ve ayrıca ... 5. Asliye Ticaret. Mahkemesi'nin 2014/1046 Esas, ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin. 2014/1575 Esas sayılı davaları nedeniyle takas-mahsup talebinde bulunmuştur.
Feri müdahil vekili; Açılan davada müvekkili idareye izafe edilecek hiçbir kusurun bulunmadığını, yargılamanın olağan akışında ilerlediğini, davanın zamanaşımına uğradığını, munzam zarar için aranan şartların hiçbirisinin gerçekleşmediğini belirterek davanın zamanaşımı ve esas bakımından reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan munzam zarar alacağının tahsili istemine ilişkin olarak belirsiz alacak istemli olarak açılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda 13/12/2017 tarih ve 2013/728 Esas, 2017/964 Karar sayılı kararı ile; "...davanın kabulüne, 806.587,42-TLnin 10.000,00-TL için dava tarihinden itibaren, 796.587,42-TL için ise ıslah tarihi olan 16/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,..." şeklinde karar verildiği, verilen karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurduğu, kararı inceleyen ... BAM 27.H.D.'nin 04/02/2021 tarih ve 2020/1303 Esas, 2021/120 Karar sayılı kararı ile; "...İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin, Anayasa Mahkemesi'nin kararına atıfla son emsal kararları uyarınca (28.11.2018 tarihli, 2018/3499 E, 2018/4739K. sayılı ve 25/04/2018 tarihli 2017/2736 E, 2018/1742 K.sayılı ilamları) ülkemizde yaşanan ve herkes tarafından bilinen enflasyon olgusu nedeniyle her zaman alacaklının zararının temerrüt faizi ile karşılanması mümkün olmayacağı, gecikme halinde faizle karşılanmayan zararın varlığı karine kabul edilip bu karinenin aksi davalı borçlu tarafından ileri sürülüp kanıtlanamadığından öncelikle temerrüt tarihleri ile tahsil tarihlerindeki enflasyon verilerini gösterir TEFE, TÜFE-ÜFE oranları, bankalardan mevduat faiz oranları, döviz kurları devlet tahvil faiz oranları, işçi ücretleri ve diğer yatırım araçları ile ilgili bilgiler resmi kurumlardan sorulup tespit edildikten sonra tahsiline karar verilen alacakların temerrüt tarihleri itibariyle bu yatırım araçlarından oluşacak sepete yatırılması halinde tahsil tarihlerinde ulaşabileceği miktar ile bulunacak bu miktardan davada kabul edilen alacakların temerrüt faizi ile birlikte tahsil edildiği miktar hesaplattırılıp, munzam zarara uğranılıp uğranılmadığı konusunda bilirkişi kurulundan denetime elverişli ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi davalının takas mahsup talebi konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın hüküm kurulması da hatalı olmuştur.
Açıklanan nedenlerle, eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, esası incelenmeksizin mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne,
2- ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/12/2017 gün ve 2013/728Esas 2017/964 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,..." şeklinde karar verilerek dosyanın Mahkememize gönderilmesi üzerine yukarıdaki esasa kaydedildiği anlaşılmaktadır.
Söz konusu istinaf kararı gereğince;
-TÜİK'e yazı yazılarak 26/11/2001-11/06/2013 tarihleri arasındaki döneme ilişkin TEFE, TÜFE ve ÜFE oran ve endeks bilgileri,
-T.C.Merkez Bankasına yazı yazılarak 26/11/2001-11/06/2013 tarihleri arasındaki döneme ilişkin hazine bonoları ve devlet tahvili faiz ve getiri oranları ve endekslerinin Amerikan Doları ve AVRO kur bilgileri,
-... İstanbul A.Ş.'ye yazı yazılarak 26/11/2001-11/06/2013 tarihleri arasındaki döneme ilişkin altın ONS fiyatları ve endeks bilgileri,
-T.C.Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına yazı yazılarak 26/11/2001-11/06/2013 tarihleri arasındaki döneme ilişkin asgari ücret bilgileri ve artış oranları,
-... A.Ş., ...A.Ş., 26/11/2001-11/06/2013 tarihleri arasındaki döneme ilişkin bir yıllık mevduat azami faiz oranları,
Dosya arasına celp edilmiştir.
Daha sonra dosya Mahkememizce resen belirlenen bilirkişiler .......................u'ndan oluşan bilirkişi kuruluna tevdi edilmiş olup, alınan 27/01/2022 tarihli raporda özetle; farklı parametrelere göre hesaplanan davacı şirketin talep edebileceği munzam zararı tutarlarının ortalamasının 1.528.999,91 TL olduğu sonuç ve kanaatine ulaşıldığı bildirilmiştir.
Rapora karşı taraf vekillerinin itirazı üzerine aynı bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 27/06/2022 tarihli ek raporda özetle; farklı parametrelere göre hesaplanan davacı şirketin talep edebileceği munzam zararı tutarlarının ortalamasının 1.146.749,94 TL olduğu sonuç ve kanaatine ulaşıldığı bildirilmiştir.
Yine, ek rapora karşı taraf vekillerinin itirazı üzerine aynı bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 03/06/2024 tarihli ek raporda özetle; farklı parametrelere göre hesaplanan davacı şirketin talep edebileceği munzam zararı tutarlarının ortalamasının 1.310.571,35 TL olduğu, davalı vekilinin dilekçesinde belirttiği icra dosyaları ve mahkeme ilamlarına ilişkin dava dosyası kapsamında herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığı, söz konusu icra dosyaları ve mahkeme ilamlarının bir örneğinin dava dosyasına kazandırılması halinde davalı tarafın takas mahsubuna konu alacağına ilişkin gerekli hesaplamaların yapılabileceği sonuç ve kanaatine ulaşıldığı bildirilmiştir.
İlgili Mahkeme ve icra dosyaları da değerlendirilmek suretiyle aynı bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 20/01/2025 tarihli ek raporda özetle; davalı vekilinin 16.05.2014 ve 28.11.2014 tarihli takas ve mahsup talepli dilekçelerine konu 51 ayrı mahkeme kararlarına konu alacakların toplamının 6.319.761,98 TL + 129.803,68 USD olduğunun belirlendiği anlaşılmaktadır.
Somut olay incelendiğinde; taraflar arasında 30/06/2000 tarihli 154 k.W' lık Bat.............., 380 k.W' lık Hamitabat-Bulgaristan (sınır) enerji iletim hattı yapım işine ilişkin eser sözleşmesinin düzenlendiği, davacının yüklenici davalının ise işveren olduğu, 2001 yılında meydana gelen ekonomik kriz nedeniyle davacının sıkıntıya girmesi nedeniyle Bakanlar Kurulu Kararı gereğince yayınlanan Kararname ile fiyat farkını talep etmek için ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesine dava açtığı, davanın yapılan yargılaması neticesinde 2012/260 esas 2012/452 karar sayılı ilamı ile, davanın kısmen kabulüne karar verilerek 722.203,04 TL'nin 26/11/2001 olan dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, ... 13.İcra Müdürlüğünün 2012/13681 Esas sayılı dosyası ile alacağın tahsil edildiği, ancak davanın açıldığı tarih olan 2001 yılından tahsilatın yapıldığı 2013 yılına kadar demir fiyatlarında aşırı artış olması nedeniyle zararın mahkemenin hükmetmiş olduğu reeskont faizi ile de karşılanmadığını ileri sürerek, ... 8.ATM'nin 2012/260 Esas sayılı dosyasında hükmedilen 722.203,04 TL fiyat farkı alacağının davanın açıldığı 26/11/2001 tarihten tahsilatın yapıldığı 11/06/2013 tarihine kadarki dönemde ödenmemesi nedeniyle reeskont faizi ile de karşılanamayan munzam zararının tahsilinin belirsiz alacak davası olarak şimdilik 10.000,00 TL'lik kısmının talep edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı vekili talebini 16/08/2017 tarihli ıslah dilekçesi ile 806.587,42 TL olarak artırmıştır.
Daha sonra ise 21/04/2025 tarihli dilekçesi ile talebini 1.310.571,35 TL olarak artırmıştır.
Görüldüğü üzere dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan munzam zarar alacağına ilişkindir. Dava, belirsiz alacak olarak HMK'nın 107.maddesi hükümlerine göre açılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.6.2023 tarih ve 2022/10-795 Esas, 2023/641 karar sayılı kararı ile de kabul edildiği üzere; belirsiz alacak davasında ikinci kez talep artırım dilekçesi verilmesine yasal bir engel bulunmadığı, bu sebeple davacı vekilinin 21/04/2025 tarihli ikinci talep artırım dilekçesi dikkate alınarak değerlendirme yapılmıştır.
Öte yandan, munzam zarar, davanın dayanağı sözleşme tarihi ile munzam zarara dayanak davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 105 ve eldeki davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 122/1. maddesinde düzenlenmiştir.
Munzam zarar sorumluluğu, kusur sorumluluğuna dayanır. BK'nın 105. maddesi kusur karinesini benimsemiştir.
Munzam zarardan kaynaklanan tazminat borcunun doğması için aranan kusur, borçlunun temerrüde düşmekteki kusurudur. Kural olarak munzam zarar alacaklısı, öncelikle temerrüde uğrayan asıl alacağının varlığını, bu alacağın geç veya hiç ifa edilmemesinden dolayı temerrüt faizi ile karşılanmayan zararını, zarar ile borçlu temerrüdü arasındaki uygun illiyet bağını ispat etmekle yükümlüdür.
Az yukarıda belirtilen söz konusu istinaf kararı ile; temerrüt tarihleri ile tahsil tarihlerindeki enflasyon verilerini gösterir TEFE, TÜFE-ÜFE oranları, bankalardan mevduat faiz oranları, döviz kurları devlet tahvil faiz oranları, işçi ücretleri ve diğer yatırım araçları ile ilgili bilgiler resmi kurumlardan sorulup tespit edildikten sonra tahsiline karar verilen alacakların temerrüt tarihleri itibariyle bu yatırım araçlarından oluşacak sepete yatırılması halinde tahsil tarihlerinde ulaşabileceği miktar ile bulunacak bu miktardan davada kabul edilen alacakların temerrüt faizi ile birlikte tahsil edildiği miktar hesaplattırılıp, munzam zarara uğranılıp uğranılmadığı konusunda bilirkişi kurulundan denetime elverişli ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna uygun bir karar verilmesi ile davalının takas mahsup talebi konusunda değerlendirme yapılmaması gerekçeleri ile mahkememiz 13/12/2017 tarihli kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
İstinaf kararı doğrultusunda ilgili kayıt ve belgeler cepl edilerek, oluşturulan bilirkişi kurulundan rapor ve ek raporlar alınmış olup, buna göre farklı parametrelere göre hesaplanan davacı şirketin talep edebileceği munzam zararı tutarlarının ortalamasının 1.310.571,35 TL olduğu belirlenmiş olup, Mahkememizce de bu yöndeki 03/06/2024 tarihli ek rapor hükme esas alınarak davacının munzam zarar alacağının 1.310.571,35 TL olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Diğer yandan, davalı tarafın TAKAS talebinde bulunmuştur.
Türk Borçlar Kanunu’nun 139/1. maddesi uyarınca, iki kişi karşılıklı olarak bir miktar parayı veya konuları itibari ile aynı türden malı birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise iki tarafın her biri borcunu alacağı ile takas edebilir. Sonuçta her iki borç da az olanı oranında sona erer.
Takas edilecek alacaklar aynı nitelikte, aynı türden olmalıdır. Borçlar doğdukları anda aynı türden olabileceği gibi, sonradan da aynı türden olabilirler. Ancak takas hakkının kullanıldığı anda, mutlaka aynı türden olmaları zorunludur.
Takası için gerekli olan bir diğer şart da alacağın muaccel olmasıdır. Alacaklı tarafından zaman itibarıyla ifası istenebilir bir borç olması gerekir. Takas edilecek alacağın muaccel olması, buna karşılık asıl alacağın (karşı taraf asıl alacağının) sadece ifa edilebilir bulunması yeterlidir.
Takas hakkını ileri sürenin alacağı, dava edilebilir bir alacak olmalıdır. Takası ileri süren tarafın alacağının tartışmalı olması, takas ileri sürülmesine engel değildir.
Kanun takas için bir irade açıklaması aramaktadır. Takası gerçekleştirmek için irade açıklamasına takas beyanı denir. Bu beyan bir taraflı bir hukuksal işlemdir. Bu işlem bir yenilik doğuran hakka dayanır. Tarafların biri, borcu ile alacağını takas ettiğini karşı tarafa bildirerek, bu hakkını kullanmış olacaktır. Takas hukuki niteliği itibariyle bozucu yenilik doğuran bir haktır. Borçlunun takas hakkını kullanma isteğini, alacaklıya bildirmesi gerekir. Takas bir sözleşme olmadığı için karşı tarafın kabulüne bağlı değildir. Takas aynı zamanda borcu sona erdirdiği için bir tasarruf işlemidir. Bu nedenle, borçlu takas edilecek alacak üzerinde tasarruf yetkisine sahip olmalıdır.
Türk Borçlar Kanununun 143/I. maddesi uyarınca, takas halinde her iki borç, takas edilebilecekleri andan itibaren en az olan borç oranında düşer. Beyan yapılınca, bunun hükmü, takas şartları tamamlandığı ana kadar geriye etkili sayılmıştır. Böylece borçlar takas beyanının yapıldığı zaman değil, takas şartlarının gerçekleşeceği an düşmüş olacaktır.
Takas, karşılık dava olarak açılabileceği gibi, defi olarak da ileri sürülebilir.
Davalının takasa konu ettiği dosyalar celp edilerek incelenmiştir. Buna göre; bilirkişi kurulunun 20/01/2025 tarihli ek raporunda da tablolu olarak belirlediği üzere;
1-... 8.ATM'nin 21/12/2022 tarih ve 2022/817 Esas, 2022/720 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı,
2-... 8.ATM'nin 21/12/2022 tarih ve 2022/817 Esas, 2022/720 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı,
3-... 8.ATM'nin 21/12/2022 tarih ve 2022/817 Esas, 2022/720 Karar Sayılı kesinleşmiş ilamı,
4-... 8.ATM'nin 21/12/2022 tarih ve 2022/817 Esas, 2022/720 Karar Sayılı kesinleşmiş ilamı,
5-... 8.ATM'nin 21/12/2022 tarih ve 2022/817 Esas, 2022/720 Karar Sayılı kesinleşmiş ilamı,
6-... 8.ATM'nin 21/12/2022 tarih ve 2022/817 Esas, 2022/720 Karar Sayılı kesinleşmiş ilamı,
7-... 5.ATM'nin 14/07/2015 tarih ve 2014/1046 Esas, 2015/593 Karar Sayılı kesinleşmiş ilamı,
8-... 7.ATM'nin 18/02/2016 tarih ve 2014/1575 Esas, 2016/690 Karar Sayılı kesinleşmiş ilamı,
9-... 5.SHM'nin 18/10/2012 tarih ve 2011/2277 Esas, 2012/1703 Karar Sayılı kesinleşmiş ilamı,
10-... 5.SHM'nin 03/07/2012 tarih ve 2011/2278 Esas, 2012/1159 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı,
11-... 5.SHM'nin 03/07/2012 tarih, 2011/2280 Esas, 2012/1160 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı,
12-... 5.SHM'nin 03/07/2012 tarih, 2011/2282 Esas, 2012/1161 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı,
13-... 5.SHM'nin 03/07/2012 tarih, 2011/2284 Esas, 2012/1162 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı,
14-... 5.SHM'nin 03/074/2012 tarih, 2011/2288 Esas, 2012/1164 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı,
15-... 5.SHM'nin 03/07/2012 tarih, 2011/2286 Esas, 2012/1163 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı,
16-... 5.SHM'nin 03/07/2012 tarih, 2011/2290 Esas, 2012/1165 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı,
17-... 5.SHM'nin 03/07/2012 tarih, 2011/2292 Esas, 2012/1166 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı,
18-... 5.SHM'nin 03/07/2012 tarih, 2011/2294 Esas, 2012/1167 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı,
19-... 5.SHM'nin 03/07/2012 tarih, 2011/2296 Esas, 2012/1168 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı,
20-... 5.SHM'nin 03/07/2012 tarih, 2011/2298 Esas, 2012/1169 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı,
21-... 5.SHM'nin 03/07/2012 tarih, 2011/2300 Esas, 2012/1170 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı,
22-... 5.SHM'nin 03/07/2012 tarih, 2011/2302 Esas, 2012/1171 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı,
23-... 5.SHM'nin 03/07/2012 tarih, 2011/2304 Esas, 2012/1172 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı,
24-... 5.SHM'nin 03/07/2012 tarih, 2011/2306 Esas, 2012/1173 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı,
25-... 5.SHM'nin 03/07/2012 tarih, 2011/2308 Esas, 2012/1174 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı,
26-... 5.SHM'nin 03/07/2012 tarih, 2011/2310 Esas, 2012/1178 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı,
27-... 5.SHM'nin 03/07/2012 tarih, 2011/2312 Esas, 2012/1175 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı,
28-... 5.SHM'nin 03/07/2012 tarih, 2011/2314 Esas, 2012/1176 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı,
29-... 5.SHM'nin 03/07/2012 tarih, 2011/2316 Esas, 2012/1177 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı,
30-... 5.SHM'nin 03/07/2012 tarih, 2011/2318 Esas, 2012/1179 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı,
31-... 5.SHM'nin 18/10/2012 tarih, 2012/368 Esas, 2012/1683 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı,
32-... 5.SHM'nin18/10/2012 tarih, 2012/369 Esas, 2012/1684 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı,
33-... 5.SHM'nin18/10/2012 tarih, 2012/370 Esas, 2012/1685 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı,
34-... 5.SHM'nin 18/10/2012 tarih, 2012/371 Esas, 2012/1686 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı,
35-... 5.SHM'nin 18/10/2012 tarih, 2012/372 Esas, 2012/1687 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı,
36-... 5.SHM'nin 18/10/2012 tarih, 2012/373 Esas, 2012/1688 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı,
37-... 5.SHM'nin 18/10/2012 tarih, 2012/374 Esas, 2012/1689 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı,
38-... 5.SHM'nin 18/10/2012 tarih, 2012/375 Esas, 2012/1690 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı,
39-... 5.SHM'nin 18/10/2012 tarih, 2012/376 Esas, 2012/1691 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı,
40-... 5.SHM'nin 18/10/2012 tarih, 2012/377 Esas, 2012/1692 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı,
41-... 5.SHM'nin 18/10/2012 tarih, 2012/378 Esas, 2012/1693 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı,
42-... 5.SHM'nin 18/10/2012 tarih, 2012/379 Esas, 2012/1694 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı,
43-... 5.SHM'nin 18/10/2012 tarih, 2012/380 Esas, 2012/1695 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı,
44-... 5.SHM'nin 18/10/2012 tarih, 2012/381 Esas, 2013/866 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı,
45-... 5.SHM'nin 18/10/2012 tarih, 2012/382 Esas, 2012/1696 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı,
46-... 5.SHM'nin 18/10/2012 tarih, 2012/383 Esas, 2012/1697 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı,
47-... 5.SHM'nin 18/10/2012 tarih, 2012/384 Esas, 2012/1698 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı,
48-... 5.SHM'nin 18/10/2012 tarih, 2012/385 Esas, 2012/1699 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı,
49-... 5.SHM'nin 18/10/2012 tarih, 2012/386 Esas, 2012/1700 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı,
50-... 5.SHM'nin 18/10/2012 tarih, 2012/387 Esas, 2012/1701 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı,
51-... 5.SHM'nin 18/10/2012 tarih, 2012/388 Esas, 2012/1702 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı,
Gereğince davalı vekilinin 16.05.2014 ve 28.11.2014 tarihli takas ve mahsup talepli dilekçelerine konu 51 ayrı mahkeme kararlarına konu alacakların toplamı 6.319.761,98 TL + 129.803,68 USD olup, toplam 38.905,87 TL tutarındaki 10 adet kararın kesinleşme şerhi, toplam 22.717,03 TL tutarındaki 8 adet kararın hem yerel mahkeme kararı hem de kesinleşme şerhi davalı vekilinin 13.06.2024 tarihli dilekçesi ekinde sunulmamış olduğu, diğer taraftan davalı vekilinin 13.06.2024 tarihli dilekçesi ekinde sunulan 51 ayrı mahkeme kararının toplam 6.174.787,95 TL + 129.803,68 USD tutarındaki 6 adet yerel mahkeme kararında ... ... Kont. Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tek davalı, toplam 144.974,03 TL tutarındaki 43 adet yerel mahkeme kararında ... ... Kont. Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., ... Ltd. Şti. ile birlikte müşterek ve müteselsil borçlu durumumda olduğu, yapılan bu tespit ve açıklamalar çerçevesinde, davalı velilinin takas ve mahsup talepli dilekçelerine konu mahkeme kararlarının takdirinin Mahkemeye ait olduğu hususları belirlenmiştir.
Buna göre, alınan bilirkişi raporu ve ek raporları ile; davalı vekilinin 16.05.2014 ve 28.11.2014 tarihli takas ve mahsup talepli dilekçelerine konu 51 ayrı mahkeme kararlarına konu alacakları toplamının az yukarıda açıklandığı şekilde toplam 6.319.761,98 TL+129.803,68 USD takasa konu alacağın bulunduğunun belirlendiği anlaşılmaktadır.
Sonuç olarak, davacının munzam zararının 1.310.571,35 TL olduğu, davalının takas define konu olup yukarıda belirtilen yasal koşulları taşıyan alacağının ise yukarıda açıklanan bilirkişi raporları ile 6.319.761,98 TL+129.803,68 USD olarak belirlendiği, sonuçta her iki borç da az olanı oranında sona ereceği, davacının alacağının daha az olduğu anlaşılmakla, davanın takas nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yargıtay 6.H.D.'nin 13/10/2022 tarih ve 2021/6133 Esas, 2022/4742 karar sayılı kararı ile belirlendiği üzere; davada maktu harç alınmış, takas defi nedeni ile reddedilen miktar üzerinden taraflar yararına vekâlet ücreti ve yargılama giderine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe uyarınca;
1-Davanın takas nedeniyle REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin ve ıslah harcı olarak alınan 13.774,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.159,40 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 195.479,99 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 195.479,99 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-Davalı tarafından yapılan 21.588,00 TL (bilirkişi ücreti, posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin 10.794,00 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafından yapılan 11.919,55 TL (bilirkişi ücreti, posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin 5.959,75 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK'nın 333.maddesine uygun şekilde iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/06/2025