T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2021/376 Esas
KARAR NO: 2023/757
BAŞKAN: ... ...
ÜYE: ... ...
ÜYE: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI
VEKİLLERİ: Av. ...
Av. ...
Av. ...
Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLLERİ: Av. ...
Av. ...
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 14/09/2012
KARAR TARİHİ: 25/10/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinin özeti ile; davalı ... ile yapılan sözleşme gereğince, davalının sözleşme kapsamın da tahhüt etmiş olduğu ekipmanları ve hizmetleri, sözleşme kapsamında yasal mevzuat gereğince uluslar arası kalite standartlarına aykırı, eksik ve ayıplı olarak yerine getirmiş olduğu gerekçesiyle müvekkilinin uğramış olduğu madid zarar ile talep etmiş oldukları manevi zararın davalıdan ticari faizi ile birlikte euro ve USD uygulanan döviz mevzuat faizi ile birlikte ödenmesini dava ve talep etmiştir. Ayrıca verilen cevaba cevap ve diğre beyan dilekçeleriyle bilirkişi raporuna yönelik itiraz ve beyanlarında aynı hususları tekrar etmişlerdir.
CEVAP:
Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesinin özeti ile; Davacı ile yapmış oldukları 19/01/2008 tarihli sözleşme gereğince tüm yükümlülüklerini yerine getirdiklerini, taraflar arasında bir satış sözleşmesinin olduğunu, sözleşme gereğince üstlendikleri tahhütleri yerine getirdikleri bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesini beyan ve talep etmiş, 2. cevap, bilirkişi raporlarına yönelik beyan ve itirazlarıyla aynı hususları tekrar etmişlerdir.
GEREKÇE:
Açılan bu dava; taraflar arasında yapılan 19/01/2008 tarihli sözleşme gereğince davalı yüklenici, davacının iş sahibi olduğu, davalının yüklenici olarak üstlenmiş olduğu işlerin zamanında, eksiksiz, sözleşme hükümlerine uygun fen ve sanat kuralları gereğnice yerine getirmediği gerekçesiyle davacının zarara uğradığını ileri sürerek açmış olduğu maddi ve manevi tazminata ilişkin davadır.
Taraflar arasındaki sözleşmenin varlığı taraflarcada kabul edilmektedir. Sözleşme gereğince davacının birden çok kalemden oluşan mal ve hizmet alımına ilişkin davalı ile sözleşme yaptığını, sözleşme gereğince bu mal ve hizmetin karşılanması amacıyla davalının tahhüt altına girdiğini, taraflar arasında yapılan sözleşmenin dosyaya kazandırılan bilirkişi raporu ile diğer tüm delillerin birlikte değerlendirilmesinde eser sözleşmesi niteliğinde bir sözleşme yapıldığını, eser sözleşmesi hükümlerine göre yüklenici davalının eseri sözleşme hükümlerine, yasal mevzuata ve fen ve sanat kurallarına uygun olarak tamamlayıp iş sahibi davacıya teslim etme yükümlülüğü olduğu, iş sahibinin de kendisine yapılan esere karşılık olarak ücret ödeme yükümlülüğü olduğu bir sözleşmedir.
Taraflar arasında yapılan eser sözleşmesi gereğince; davalı yüklenicinin, edimlerini tam, eksizsiz ve ayıpsız olarak ifa edip etmediği, ayıplı olduğu ileri sürülen hususlar için davacı tarafın ayıp ihbarında süresinde bulunup bulunmadığı, davalının, davacının edimini ifa etmesinde davacının maddi ve manevi zararlarına sebep olup olmadığı hususların taraflar arasındaki uyuşmazlık konuları olarak tespit edilmiştir.
Davacı tarafın, dava dilekçesinde ayrıntılı ve kalem kalem olarak tek tek yazmış olduğu davalı tarafın ifa etme yükümlülüğünde bulunan işlerin zamanında ayıpsız olarak ifa edilip edilmediği, davacının dava konusu etmiş olduğu alacak kalemlerini davalıdan talep etme hakkının bulunup bulunmadığı, bu kapsamda davalı tarafın talep etmiş olduğu manevi tazminat talebinin yapılacak değerlendirme neticesinde mahkemece takdir edilme koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarının tespit edilmesi için dava dosyası mahkememizce konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyetinin dosyadaki tüm delilleri değerlendirerek düzenlemiş oldukları kapsamlı kök raporlarında; sözleşme gereği, davalı ... tarafından temin edilmesi gereken ekipmanların (tribün, ses izolasyonu kabini hariç olmak üzere ) tamamının sözleşmede ön görülen zamanlama içinde teslim edildiğini tespit etmişlerdir. Bu hususta taraflar arasında da bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı ...'ın ses izolasyonu kabini için davacı Öztaş'ın yapmış olduğu harcamaları kabul ettiğini, bilirkişi heyetinin yapmış olduğu hesaplama neticesinde davalının davacıya eksik bıraktığı bu iş için 27.711,19 TL + KDV'yi ödemesi gerektiğini tespit etmişlerdir. Sözleşme gereğince her ekipmanın garanti süresini ayrı ayrı değerlendirilmesinin gerektiğini, tedarikçi davalının sağlamış olduğu ekipmanları kabul gününden sonra 12 ay veya Kırka 'a teslim tarihinden sonra 16 ay olduğunu, her ekipman için ayrı ayrı olmak üzere bu iki süreden hangisinin önce dolarsa garanti süresinin de o tarihte dolmuş sayılacağının, ekipmanların teslim tarihinden itibaren 16 aylık garanti süresinin taraflarca kararlaştırılmış olduğu, davalı ...'ın tedarik etmiş olduğu ekipmanların garanti süresinin 19/06/2010 tarihinde sona ermiş olduğu bilirkişi heyetince tespit edilmiştir.
Davacının buhar kazanı kızdırıcı boruları ile ilgili ayıp iddialarının bilirkişi heyetince incelenmesi neticesinde; buradaki değişikleri üretime esas tasarım aşamasındaki hesaplar sonucu sözleşmede ki asgari koşulların üzerine çıkma amacına yönelik olarak yapıldığı, değişikliklerin.... denetçilerine onaylatılıp imalatın buna göre yapıldığını, buna ilişkin bilgilerin her iki tarafa iletilmiş olduğu, buhar kazanında gizli ya da açık bir ayıbın olmadığını tespit etmişlerdir. Bunun dışında davalının tedarik etmiş olduğu diğer ekipman ve malzemelerde de, gizli ya da açık bir ayıba rastlanılmadığını, işletim sırasında ortaya çıkan bazı hataların ekipmanın iyi işletilmemesinden kaynaklandığını tespit etmişlerdir. Montaj aşamasında .... kayıtlarına göre, tutanak altına alınan 24 adet düzeltici faaliyette sadece 5 tanesinin davalı ... sorumluluğundaki işlerle ilgili olduğunu, davalının da bu hususu kabul ettiğini tespit etmişlerdir.
Gerek davacı tarafın gerekse de davalı tarafın bilirkişi heyetinin kök raporuna yapmış oldukları ayrıntılı itiraz ve beyanalrı mahkememizce değerlendirilmiş, mahkememiz bu itiraz ve beyanların tek tek cevaplandırılması için bilirkişi heyetine dosya tekrar tevdi edilerek ek rapor aldırılmıştır. Bilirkişi heyeti özellikle davacı tarafın tüm itiraz ve beyanlarını tek tek cevaplandırmış, toplam sunulan 20 adet klasörden oluşan dosyada ki tüm bilgi ve belgeleri inceleyerek ek rapor sunmuşlardır. Bilirkişi kurulu ek raporunda taraflar arasındaki sözleşmenin bir satış sözleşmesi olduğunu, bu satış sözleşmesinin 8.5. Maddesi uyarınca Kırka'ya teslim tarihinden itibaren garanti süresinin 16 ay olduğunu, garanti süresinin 19/06/2010 tarihinde sona erdiğini, davalı ...'ın ses izolasyonu kabini dışında ki ekipmanları sözleşme süresinde teslim ettiğini, davalı ... tarafından teslim edilen ekipmanlarda gizli ya da açık ayıbın bulunmadığını, davalı ...'ın sözleşme konusu ekipmanlardan ses izolasyonu kabininin teslim etmemesinden dolayı davacı tarafın kendisinin temin ettiği ses izolasyonu için yaptığı 32.699,20 TL'nin davalının davacıya ödemekle yükümlü olduğunu, ayrıca 30/06/2010 tarihli geçici kabul tutanağındaki tespitlere göre montaj aşamasındaki iddialara ilişkin olarak, davalı ...'ın kendi imzası da bulunan tutanaklarda yer alan 5 kalem iş için toplam 5.759,69 TL ödemekle yükümlü olduğunu, ayrıca davalı imzasını içermeyen tutanaklarla tespit edilen ve raporun 5. Bölümünde anlatılan montaj aşamasındaki 24 kalem işe ait masrafların tamamı olan KDV dahil 76.652,00 TL tuttuğunu, bunun davalının ödemesi gerekip gerekmeyeceği hususunda takdirin mahkemede olduğu ek raporlarıyla tespit ve beyan etmişlerdir.
Bilirkişi kök ve ek raporu taraflara tebilğ edilmiş, taraflar ek rapora karşı da beyan ve itirazlarda bulunmuşlar, mahkemece beyan ve itirazları değerlendirilmiştir.
Taraflar arasında yapılan sözleşme, toplanan deliller ve dosyaya kazandırılan bilirkişi heyetinin kök ve ek raporununu birlikte değerlendirilmesi neticesinde davacı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin mahkememizce bir eser sözleşmesi olarak kabul edilip, yargılama buna göre yürütülmüş ve kurulan hüküm buna göre kurulmuştur. Yapılan eser sözleşmesinin kapsamına göre, davalı ... davacı ...'a mal ve ekipman temin edip, bunun montaj ve kurulumunu sağlayıp, süpervizörlük hizmeti sonrasında... tarafından temin edilen Mimag dışı ekipmanlarla birlikte montajın tamamlanmasına bağlı ve garanti içeren bir sözleşme olarak mahkememizce değerlendirilmiştir.
TBK'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinde, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyip iş sahibinin de bu esere karşılık bir bedel ödemeyi garanti ettiği sözleşme türü olduğu, daval ...'ın yapılan sözleşme gereğince yüklenmiş olduğu edimini bilirkişi heyetinin tespit ettiği kısımlar dışında tam ve zamanında yerine getirdiği, ifa etmiş olduğu edimlerde bir ayıbın ya da eksiğin bulunmadığı ve dolasıyla davalının tedarik ettiği ve montajını yaptığı ekipmanlar için karşılığında ücret almayı haketmiştir. Davacının iddiası ise; davalının sözleşme gereğince edimini eksik ve ayıplı olarak yerine getirdiğini ileri sürerek bu eksik ve ayıplı işler için maddi tazminat ile manevi tazminat talep etmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, taraflar arasında yapılan sözleşme, tarafların dosyaya sunmuş oldukları tüm delil ve belgeler ile, dosyaya kazandırılan teknik bilirkişilerin ayrıntılı olarak düzenledikleri kök ve ek rapor birlikte değerlendirildiğinde davalı ...'ın sözleşmeden doğan yükümlülüklerini sözleşmeye ve yasal mevzuata fen ve sanat kurallarına uygun olarak yerine getirdiğini, yapmış olduğu imalatlarda gizli ya da açık ayıbın bulunmadığını, yapmış olduğu işlerle ilgili olarak garanti süresinin dolmuş olduğunu, bazı ekipmanlarda çıkan aksaklıkların işletme hatasından kaynaklandığını, davalının yerine getirmediği ekipmanların ses izolasyonu kabini işi ile montaj aşamasındaki bilirkişi raporunun 5. Bölümünde belirtilen 24 adet işten kaynaklanan ve dava dilekçesinde ki talep ve talep edilen alacağın döviz üzerinde olması nedeniyle bu eksik işlerden kaynaklı olarak döviz olarak hesaplanan 60.835,15 USD'nin yukarıda belirtilen iki eksik yapılan işlere karşılık olmak üzere 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince işletilecek faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacı tarafın talep etmiş olduğu manevi tazminat talebinin mahkememizce değerlendirilmesi neticesinde her iki tarafın tacir olması, yapmış oldukları sözleşmenin eser sözleşmesinden kaynaklanması, uyuşmazlığın konusunu davalının sözleşme gereğince üstlenmiş olduğu edimlerini eksik ve ayıplı olarak yerine getirmesine dayandırıldığı hususları birlikte değerlendirildiğinde manevi tazminat koşullarının oluşmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine ....Dairesi tarafından 23/03/2021 tarih....Karar sayılı kararla; "Bu durumda davacının, davaya konu ettiği talepleri yönünden, yeniden HMK 266 maddesine uygun şekilde oluşturulacak konusunda uzman bilirkişi kurulu atanmak suretiyle sözleşme konusu işin hukuki mahiyetinin tam olarak ortaya konularak baskın yönünün eser sözleşmesi mi satım sözleşmesi mi olduğu da belirlenerek davacının iddialarına konu ve davalı tarafından sözleşme kapsamında ifa etmiş olduğu ediminde eksik iş, açık ayıp ve gizli ayıp bulunup bulunmadığı, ayıp ihbar sürelerine uyulup uyulmadığı, sözleşmedeki garanti süreleri de gözetilerek ve davalının zamanaşımı itirazlarının da değerlendirilmesi suretiyle davacının zarara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise talep edilebilecek zararlarına dair rapor alınıp, niteliklerine uygun biçimde deliller de değerlendirilmek suretiyle sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi kurulu rapor ve ek raporu esas alınarak karar verilmesi doğru olmamış, bu sebeple davacı vekilinin istinaf başvurusu dairemizce haklı görülmüştür.
Bu durumda yapılması gereken iş sözleşmenin kapsamında bulunan imalâtların niteliği gereği konusunda uzman .....bilirkişilerden oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden denetime ve hüküm vermeye elverişli alınacak rapor ile iş sahibi yüklenicinin açtığı dava yönünden eksik/ayıpların giderilmesi bedeli ile ayıp nedeniyle uğranıldığı iddia olunan maddi ve manevi zararlar sebebiyle davacının talep edebileceği alacağının olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi uyarınca esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde yeniden inceleme ve araştırma yapılarak esasa ilişkin olarak yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı gereğince dosya bilirkişi kuruluna tevdi edilerek 08/08/2022 tarihli kök rapor alınmıştır. Bilirkişi Kurulu kök raporunda; " sözleşmede davalı tarafından tedarik edileceği kararlaştırılan ekipmanla ilgili olarak "satım akdi"ne ilişkin hükümlerin uygulanmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir. Bu noktada; taraflar arası sözleşmede davalı tarafından süpervizörlük hizmeti verileceği de kararlaştırılmış ise de, montaj ve sair inşaat işlerinin davacının sorumluluğunda olduğu nazara alındığında, süpervizörlük hizmetinin, sözleşmenin tamamını eser sözleşmesine dönüştürmeyeceği; zira ağırlıklı edimin mal tedariki ve teslimi üzerinde yoğunlaştığı kanaati hasıl olmaktadır.
Dosyaya sunulan 20/01/2017 tarihli kök rapor ve 07/09/2017 tarihli ek raporda da, taraflar arası sözleşmenin "satım sözleşmesi" niteliğinde olduğu görüşü bildirilmiş, Kurulumuzca da bu görüşe iştigal edilmiştir.
Anılan raporda da işaret edildiği üzere; ... Grubunun sahaya geliş tarihi 13/01/2009,....Grubunun sahaya geliş tarihi : 06/02/2009 ...- jeneratör grubunun sahaya geliş tarihi : 19/02/2009 olup, bu ekipmanların performans testleri 04/06/2009 tarihinde gerçekleştirilmiş, geçici kabul itibar tarihinin 04/06/2010 olduğu, geçici kabul işlemlerinin 30/06/2010 tarihinde tamamlandığı, dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Taraflar arası sözleşmeyle, garanti süresinin 16 ay olarak kararlaştırıldığı görülmekte olup, garanti süresinin, son ekipmanın teslim tarihi olan 19/02/2009 + 16 ay = 19/06/2010 tarihinde dolmuş olacağı kanaati hasıl olmaktadır.
Yine, dosya kapsamındaki belgelerden, .... tarafından .... Müdürlüğü'ne gönderilen 12/11/2010 tarihli yazı sonrasında, davalının sahaya alınmadığı görülmekte olup, geçici kabul tarihinden sonra, davacı tarafından ayıp ihbarlarının... Noterliği’nin ....yevmiye numaralı, 29.12.2010 tarihli; ....yevmiye numaralı, 11.01.2011 tarihli; .... yevmiye numaralı, 28.01.2011 tarihli; ... yevmiye numaralı, 18.01.2011 tarihli; .... yevmiye numaralı, 14.02.2011 tarihli; 07110 yevmiye numaralı, 09.02.2011 tarihli ve .... yevmiye numaralı, 28.04.2011 tarihli ihtarnameleriyle yapıldığı tarihe kadarki geçen sürede, gerek ekipmanların davacının sorumluluğunda olması, gerekse sözleşme ile montaj işlemlerinin davacı tarafından üstlenilmesi nedeniyle, davalıya atfı kâbil bir kusurdan söz edilemeyeceği görüşü, Kurulumuz tarafından da benimsenmiştir.
Davalı ...'ın sözleşme konusu ekipmanlardan ses izolasyonu kabininin teslim etmemesinden dolayı davacı tarafın kendisinin temin ettiği ses izolasyonu için yaptığı 32.699,20 TL. masrafın, davalı tarafından da cevap dilekçesinde yer alan " müvekkilinin ses izolasyonu konusunda yapılan masrafı -montaj tutarının çıkarılması şartı ile- kabul ettiği..." şeklindeki beyanı da nazara alınarak, davalı tarafından ödenmesinin uygun olacağı, davalı ...'ın kendi imzası da bulunan tutanaklarda yer alan 5 kalem iş için toplam 5.759,69 TL ödemekle yükümlü olmakla birlikte, ayrıca davalı imzasını içermeyen tutanaklarla tespit edilen ve anılan raporun 5. Bölümünde anlatılan montaj aşamasındaki 24 kalem işe ait masrafların tamamı (yukarıda sayılan 5 kalem iş de dahil olmak üzere) olan KDV dahil 76.652,00 TL. tutarındaki iş kalemlerinin de davalı sorumluluğunda olduğu görüşüne iştirak edilmektedir.
Bu durumda, davacının alacağı toplam; 32.699,20 + 76.652,00 = 109.351,20-TL. olarak hesaplanmış olup, davacı tarafından tazminat talebinin USD olarak talep ettiği kanaatine varılması halinde; dava tarihindeki USD efektif satış kuruna göre; 109.351,20 / 1,7975 = 60.835,16- USD olarak hesaplanmaktadır. " şeklinde görüş bildirilmiştir.
Rapora itiraz edilmesi üzerine mahkememizce dosya bilirkişi kuruluna tevdi edilerek davacı vekilinin kök rapora yaptığı itirazların değerlendirilerek ve ayrıca BAM kararında belirtilen eksik iş ve açık ayıp ve gizli ayıp hususlarının değerlendirilerek ek rapor düzenlenmesi istenmiş, bilirkişi kurulu tarafından sunulan 06/06/2023 tarihli raporda geçici kabul tutanağında belirtilen eksik ve ayıplı işlerin ayrımı yapılarak davacının 24 kalem işe ait masrafların tamamı ile kendi imzasını taşıyan tutanaklarda yer alan 5 kalem işin tamamı olan 109.351,21 TL yi talep edebileceği, USD karşılığının 60.835,16 olduğu belirtilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşme, bilirkişi kurulu raporu dikkate alındığında, sözleşmenin ağırlıklı edim kıstasına göre satım sözleşmesi olduğu, montaj, test ve devreye alma yükümlülüğünün davacıda olduğu, davalının yükümlülüğünde olan süpervizörlük işinin satım sözleşmesinin niteliğini değiştirmeyeceği, bu nedenle satım sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Davacı tarafından dava dilekçesinde ayıp ve eksik imalatlar nedeniyle oluşan zararın talep edildiği dikkate alındığında ayıba ilişkin TTK ve TBK 'nın hükümlerine göre değerlendirme yapılması gerekir.
6102 sayılı TTK'nın 23/3 maddesi; " Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır. " ve 6098 sayılı BK'nın 223. Maddesi; " Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.
Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. " hükmünü içermektedir.
Buna göre, davacı tarafından teslim edilen imalatlardaki açık ayıpların TTK 23/3 maddesi gereğince 8 gün içerisinde davacının incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbar etmesi gerekmektedir. Aksi halde ayıptan doğan haklarını kaybeder. Gizli ayıplar yönünden ise TBK 'nın 223/3 maddesi gereğince ayıbın sonradan çıkması halinde durumun hemen satıcıya bildirmesi gerekir. Eksik işlere ilişkin talep ise zaman aşımı süresi içerisinde her zaman talep edilebilir.
Bilirkişi raporuna göre, sözleşmeye göre garanti süresinin 16 ay olduğu, son ekipmanın teslim tarihine 16 ay eklendiğinde garanti süresinin 19/06/2020 tarihinde dolduğu anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından yapılan ayıp ihbarlarının ilki 29/12/2010 tarihinde yapılmıştır. Buna göre açık ayıplar yönünden süresinde ayıp ihbarının yapılmadığı kanaatine varılmıştır.
Yapılan yargılama sonucunda toplanan delillerden, davacının kendi imzasının bulunduğu tutanaklarda yer alan 5 kalem iş için toplam 5.759,69 TL ödemekle yükümlü olduğu, ayrıca ses izolasyonu kabinini teslim etmemesinden dolayı davacı tarafın temin ettiği ses izolasyonu için yaptığı 32.699,20 TL masrafı da talep edebileceği kabul edilmiştir.
Bilirkişi tarafından davalının kabul ettiği 5 kalem iş dahil olmak üzere toplam 24 kalem işe ait masrafların tamamı için 76.652,00 TL hesap yapılmış ve bu iş kalemlerden davalının sorumlu olduğu şeklinde görüş bildirmiştir. Bilirkişi tarafından yapılan hesaba göre davalının sorumlu olduğu miktar 60.835,16 USD 'dir.
Her ne kadar bilirkişi tarafından süresinde ayıp ihbarı yapılmayan açık ayıplar da dahil edilmek suretiyle zarar hesabı yapılmış ise de mahkememizce verilen ilk karardaki miktarın davalı tarafından istinaf edilmemesi üzerine davacı lehine kazanılmış hak oluştuğu, bu şekilde taraflar arasındaki satım akdindeki satıcının eksik teslim , açık ve gizli ayıp nedeniyle toplam 60.835,16 USD'yi alıcı davacıya ödemekle yükümlü olduğu kanaatine varılmakla davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirme sonucunda, davalının eyleminin akde aykırılık niteliğinde olduğu, satım sözleşmesindeki edimleri eksik ve ayıplı ifa ettiği, davalının tespit edilen ve yukarıda açıklanan eksik ve ayıplı ifasının davalının kişisel haklarını zedeleyecek nitelikte olmadığı, TBK 58. Maddesindeki şartların oluşmadığı kanaatine varılmakla manevi tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davacının maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile, 60.835,16 USD alacağın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4a maddesinde ön görülen faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
2-Davacının maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE,
3-Davacının manevi tazminat davasının REDDİNE,
4-Alınması gerekli 7.469,78 TL harçtan peşin alınan 52.112,45 TL harcın mahsubu ile bakiye 44.642,66 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,
5-Maddi tazminat ile ilgili olarak davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen (kabul ve red oranına göre) 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Maddi tazminat ile ilgili olarak davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen (kabul ve red oranına göre) 301.515,87 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Manevi tazminat ile ilgili olarak davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8-Davacı tarafından yapılan 40.538,75 TL (başvurma harcı, bilirkişi ücreti, posta gideri ve v.s.masraf olmak üzere) yargılama giderinden (kabul ve red oranına göre) 1.293,70 TL sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
9-Davalı tarafından yapılan 150,00 TL yargılama giderinden (kabul ve red oranına göre) 145,210TL sinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,
10-Davacı tarafından yatırılan 7.469,78 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
11-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde taraflara İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/10/2023
Başkan ...
✎e-imzalıdır
Üye ...
✎e-imzalıdır
Üye ...
✎e-imzalıdır
Katip ...
✎e-imzalıdır