T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2021/549 Esas
KARAR NO: 2023/100
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVA: Tazminat (Posta İdaresinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/09/2021
BİRLEŞEN... 1. ATM'NİN 2022/468 ESAS SAYILI DOSYASI
DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24/06/2022
KARAR TARİHİ : 20/02/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Posta İdaresinin Sorumluluğundan Kaynaklanan), İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl davada davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, B... 'ye ulaşan kolilerin 10.12.2020 tarihine kadar, alıcıya teslim edilemediğini, bu tarihte teslim edilirken ise kolilerin parçalanmış, ıslanmış vaziyette, çuvalla teslimatının sağlandığını, koliler ve içindeki ürünlerin, Bodrum Belediye Başkanlığı Muayene Kabul Komisyonu'nun 10.12.2020 tarihli tutanağı ile de tespit olunduğu üzere, hasarlı ve kabul edilemez durumda olduğunun belirlendiğini, bu hasarların kargo aşamasında hizmet kusuru kaynaklı olduğunun açık olduğunu, kabule uygun bulunmayan ürünlerin Bodrum Belediyesi'nce kabul edilmediğini ve bedelinin ödenmediğini, müvekkilinin 10.12.2020 tarihinde ...'ye başvuru yaptığını, zararlarının giderilmesini talep ettiğini, davalının, 22.12.2020 tarihiyle e-posta aracılığıyla müvekkilinin başvurusuna verdiği yanıtta, ... Müdürlüğü'nü su bastığını, bu sebeple zararın meydana geldiğini beyan ettiğini, ancak zararın giderimi için herhangi bir girişim söz konusu olmadığını, taraflarınca yapılan 29.12.2020 tarihli başvuruyla müvekkilinin zararlarının tazmininin yeniden talep edildiğini, ... A.Ş. Muğla ... Baş Müdürlüğü tarafından verilen 22.01.2020 tarihli cevapla kontrolör görevlendirildiği bildirildiğini, ancak herhangi bir gelişme kaydedilemediğini, uyuşmazlığın çözümü için yaptıkları arabuluculuk başvurusunun da "görüşme sonucu anlaşama" ile sonuçlandığını, müvekkilinin, Bodrum Belediyesi'nin ürünleri kabul etmemesi sebebiyle 38.822,00- TL maddi zarara uğradığını, müvekkili şirket yetkililerinin bu durum sebebiyle...-Bodrum arası seyahat etmek zorunda kaldığını ve 765,13- TL zarara uğradıklarını, müvekkilinin maddi zararlarının artması ihtimaline binaen fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttukları, müvekkili firmanın ayrıca ticari itibar kaybına uğradığını, ticari güvenilirliğine halel geldiğini, ürünleri süresinde ve ayıpsız teslim edememesi sebebiyle başkaca işleri alma imkanını da kaybetmiş olduğundan bahisle, ayıplı kargo taşımacılığı hizmeti sonucu meydana gelen ve müvekkilinin uğradığı zararlar yönünden, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, 39.587,13- TL maddi ve 10.000,00- TL manevi tazminatın zarar tarihi olan 10.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini talep ve beyan etmiştir.
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabule etmediklerini, davanın görev yönünden reddinin gerektiğini, taraflar arasında kargo taşıma sözleşmesinin mevcut olduğunu, ... K. sayılı ilamı nedeniyle tüketici mahkemelerinin görevli olduğunu, ayrıca dava konusu gönderinin 04.12.2020 tarihinde... Kargo İşleme Merkezi Müdürlüğü tarafından kabul edilen Muğla varışlı 22 adet kargonun aynı gün ... adına düzenlenen 987 nolu ptb’ye kayden sevk edildiğini, kargolar hakkında herhangi bir gerçekleme alınmadığının tespit edildiğini, gerçekleme almanın, gönderim aşamasında olumsuz bir durumla karşılaşıldığında yapılan işlem olduğunu, dolayısıyla herhangi bir itirazı olmadan gönderiyi imza karşılığı teslim alan Bodrum Belediye Başkanlığı çalışanlarının sorumluluğundan dava dilekçesinde bahsedilmediğini, hasar ile ilgili müvekkili şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığını bu nedenle davanın davalıya açılmış olmasının hatalı olduğu, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Birleşen... ... K.sayılı dosyasında; davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı tarafa 10.12.2020 tarihli gönderiye ilişkin verilen hizmet bedeli karşılığı olan 1.194,24 TL’nin ödenmemesi üzerine... 12. İcra Müdürlüğü'nün 2021/9975 Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiğini, ancak takibin haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile icra takibinin aynen devamına ve % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini savunmuştur.
Birleşen davaya konu edilen... 12.İcra Müdürlüğü'nün 2021/9975 E.sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı ... A.Ş tarafından davalı Çumaysan ..Ltd.Şti. aleyhine "31/12/2020 tarihli fatura bedeli" dayanak gösterilerek 1.194,24 TL asıl alacak, 122.76 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.317,00 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yasal süre içerisinde borca ve ferilerine itiraz ettiği ve takibin durdurulduğu görülmüştür.
31/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ...’nin sorumluluğunun devam edeceğinin anlaşıldığı, tazminat miktarı için ise, davacının Bodrum Belediyesi Muayene Komisyonu Tutanağına göre malın teslime uygun görülmemesi sebebiyle iade edilmesi yani satışın gerçekleşmemesi sebebiyle ihale alımı nedeniyle alamadığı fatura bedeli olan 38.822,00 TL nedeniyle zararının olacağı, seyahatleri nedeniyle yaptıklarını beyan ettikleri zarar için ise yakıt fişlerine konu edilen seyahatlerin doğrudan bu işle ilgili olup olmadığının anlaşılamadığı, yakıt ikmal güzergahının Bodrum’a gidişi gösterdiği ancak tarafımızca bu işe özgü bir seyahat olup olmadığı hususunda kesin bir kanıya ulaşılamadığı, ancak Sayın Mahkemelerince aksi kanaatte olunması halinde davacı yetkililerinin yaptıkları seyahat nedeniyle ikmal ettikleri yakıt bedelinin de zarar hesabında dikkate alınabileceği ve davacının talebiyle sınırlı olarak 765,13- TL’nin de davacı zararı olabileceği kanısına ulaşılmakla birlikte takdirin Sayın Mahkemelerinde olacağı, manevi tazminat konusunun tarafımızın görevi olmaması sebebiyle bu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmadığı bildirilmiştir.
TTK'unun 882.maddesi uyarınca tazminat hesabı yapılması ve taraf itirazlarının değerlendirilmesi amacı ile ek rapor düzenlenmesi istenilmiş olup; 08/07/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle, dosya içeriğinde yer alan ve davacı tarafından dosyaya sunulu 11 adet gönderi alındı belgelerinde her bir belgeye bağlı yük için 19000 gr / 19 kg olduğu görüldüğü, buna göre; 04/12/2020 SDR oranı: 11,7673 TL, toplam taşıma ağırlığı: 19 * 11 koli = 209 kg, 209 kg x 8.33 1/kg x 11,7673 TL = 20.486,52 TL TTK 882.maddesine göre zarar bedeli olabileceği bildirilmiştir.
31/03/2022, 08/07/2022 tarihli kök ve ek bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı kanaatine varılmakla, dosya farklı bir bilirkişiye tevdi edilerek, TTK 882 maddesinde düzenlendiği şekilde hesaplama yapılması istenilmiş olup, 02/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı taşıyıcı ... A.Ş.'nin, ambalajın, emtiayı yerine sağlam olarak ulaştırma mükellefiyeti nedeniyle doğru yapılıp yapılmadığını kontrol etme, gözetme, yanlış ambalaj olması halinde bunu davacı'ya bildirmekle yükümlü (kontrol yükümlülüğü) olduğu, bununla birlikte davalı şirket'in, gönderilenin ambalajlanmasına dair davacı göndericiye yazılı bir bildirimde bulunduğu ve bu bildirimi yapmasına rağmen davacının aksine hareket ettiği hususlarının sübuta erip ermediği hususunda hukuki takdirin münhasıran Mahkemeye ait olduğu, davalı şirket, sorumluluktan kurtulmak maksadıyla taşıma senedine bu hususu şerh düşmüş olsaydı dahi, bu şerhin varlığına rağmen taşıyıcının ambalaj gözetim (kontrol) yükümlülüğü nedeniyle doğru ambalajlama yapılmamasından kaynaklı hasarlarda, Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları mucibince müterafik kusurlu sayılması gerekeceğinin hukuki değerlendirmesi münhasıran Mahkemenize ait olacağı, gönderilen emtianın davalı şirket'e teslimi tarihi olan 04.12.2020 tarihi itibarıyla dava konusu klasör cinsi eşyadan: toplam zararın fatura tutarı 38.822,00-TL olabileceği, ancak; TTK md. 882 maddesi kapsamında, sorumluluk sınırının; 8,33*415,25*11.2030= 38.751,54 TL olacağı, şayet Mahkemenin hukuki değerlendirmesine göre; TTK F) sorumluluk sınırı başlıklı MADDE 899/1 maddesinin uygulanması kanaatinde olması halinde ise, sorumluluk üst sınırının; (654*4,5)*11.2030 = 32.970,43 TL olacağı, davalı şirket'in taşıma akdine istinaden taşıyıcı sıfatıyla üstlendiği taşıma ediminin borçlusu sıfatıyla, gönderilende ambalajlama hatasından meydana gelen zarar nedeniyle taşıma sorumluluğunu üstlenen davacıya karşı TTK md. 856/2, 875; BK md. 112 dairesinde sorumluluğu ortaya çıktığı hususundaki hukuki değerlendirmenin münhasıran Mahkemeye ait olduğu, taşıyıcının sorumluluğunun sınırlandırılmasına dair TTK md. 882'nin istisnası olan TTK md. 886'da yer alan kriter ışığında davalı şirketin zarara neden olan fiiline veya ihmaline pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle sebep olduğu hususunda, dosya münderecatında davacının bunu ispata yarayacak vasıtalarla tespit edilemediği, TTK md. 886'nın davalı şirket yönünden uygulanıp uygulanmayacağı hususunda nihai takdirin münhasıran Mahkemeye ait olduğu, birleşen dosya (Ankara 1. Asliye Tic. Mahk. 2022/468 esas, 2022/662 karar) yönünden: davacı ... A.Ş. Genel Müdürlüğünün, ... numaralı 1.194,24 TL tutarlı fatura alacağını ödememesi üzerine tahsili olduğu, itiraz üzerine takibin durması üzerine, birleşen (2022/468 esas, 2022/662) dosyada itirazın iptali davası açıldığı, 22 koli eşyanın su basması sonucunda meydana hasardan tam kusurlu olduğunun asıl dosya yönünden yukarıda yer alan hususlara göre sayın Mahkemenin taşıyıcı ... A.Ş.'nin sorumluluğu bulunduğu kanaatinde olunması halinde, TTK 883. Maddesine göre taşıma bedeli olan ve icra takibine konu fatura bedeli 1.194,24 TL'den ... Yay. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin borçlu olmayacağı, davacı ...Mat. Yay. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin dava dilekçesinde talepte bulunduğu 10.000,00 TL manevi tazminat yönünden bilirkişi olarak bir değerlendirme yapılamayacağı bildirilmiştir.
Asıl dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, birleşen dava ise taşıma hizmet bedelinin tahsili amacı ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK’nın 875/1. maddesi uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın ziyaından, hasarından veya teslimdeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Şayet ziya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, bu durumda taşıyıcı sorumluluktan kurtulacaktır. Yine aynı Kanun’un 878. maddesinde düzenlenen koşullar nedeniyle ziya, hasar ya da gecikme meydana gelmişse taşıyıcının sorumluluğuna gidilemeyecektir.
Somut olayda, davacıya ait 22 koli eşyanın teslim edilmek üzere ... Müdürlüğü'nü su basması neticesinde ıslandığı ve hasar aldığı, Bodrum Belediye Başkanlığı'nın 14/12/2020 tarihli yazı ve muayene kabul komisyonunun 10/12/2020 tarihli tutanağı ile ürünlerin bozuk, deforme olmuş ve nemli ambalajlarda teslim edildiği gerekçe gösterilerek, eşyanın alıcısı tarafından teslim alınmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde meydana gelen zararlardan taşıyıcı sorumlu bulunduğundan, meydana gelen zarardan davalı sorumludur. Her ne kadar davalı tarafça, kolilerin yetersiz ambalajlandığı ve alıcı tarafından hasarsız teslim alındığı ileri sürülmüş ise de, Bodrum Belediye Başkanlığı'nın yazısı ve ekindeki muayene kabul komisyonu tutanağı ve taraflar arasındaki yazışmalardan hasarın ambalaj eksikliğinden kaynaklanmadığı, eşyanın bulunduğu ... Müdürlüğü'nü su basması neticesinde hasar aldığı anlaşıldığından, davalının anılan savunmalarına itibar edilmemiştir.
6102 sayılı TTK'nın 882. maddesi uyarınca taşıyıcının sorumluluğu sınırlı olup, aynı Kanunun 886. maddesinde ise zarara kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcının, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı düzenlenmiştir. Kanun'un 886. maddesinde düzenlenen kast, hukuka aykırı bir sonucun elde edilmesi için bilerek, isteyerek yapılan hareketi ifade etmekte olup taşıyıcının kasten zarara neden olması halinde sınırlı sorumluluktan faydalanamayacağı açıktır.
Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya dönüldüğünde; hasar ürün kolilerinin ıslanması ve deforme olması şeklinde meydana gelmiştir. İspat yükü üzerinde bulunan davacı yanca, davalının kasten veya pervasızca bir davranışla zarara sebebiyet verdiği ispat edilememiştir. Sırf, eşyaların hasara uğraması ya da kolilerinin ıslanması da, davalının sınırlı sorumluluğunu ortadan kaldırmayacaktır. O halde, davalının sorumluluğunun, TTK'nın 882. maddesi uyarınca sınırlı bulunduğu, TTK'nın 886. maddesi kapsamında davalının kasten veya pervasızca davrandığının da ispat edilemediği gözetilerek, tazminat hesabının anılan Kanun'un 882. maddesi uyarınca yapılması gerekmektedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 01.07.2020 tarih, 2020/12-3403 E.K. sayılı ilamı da bu yöndedir.
TTK'nın 882. maddesi uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8.33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Maddenin son fıkrasına göre Özel Çekme Hakkı, eşyanın taşıma amacıyla taşıyıcıya teslim edildiği tarihteki değerine göre Türk Lirasına çevrilecektir. Eşyanın teslim tarihi 4.12.2020 olup, bu tarihte Özel Çekme Hakkı'nın Türk Lirası değeri 11.2030 TL'dir. Eşyanın ağırlığı da, gönderi takip bilgi ekranı çıktısında belirtildiği üzere 415,25 kg olduğundan, buna göre davalının sorumluluğu 8.33*415,25*11.2030 =38.751,54 TL ile sınırlı bulunmaktadır. Her ne kadar 02/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda, TTK 899.madde kapsamında terditli hesap yapılmış ise de; dava konusu eşyanın taşınma eşyası niteliğinde olmadığı, davacı şirketin Bodrum Belediyesi için ürettiği ürünlerin teslim işi olduğundan, bilirkişinin TTK 899.maddesi kapsamında yaptığı hesaplama dikkate alınmamış ve TTK 882.maddesi kapsamında yapılan hesaplama yerinde görülerek, hükme esas alınmış olup, 38.751,54 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Asıl dosyada, davacı taraf ayrıca, dava konusu olay nedeniyle...-Bodrum arası seyahat edildiğini beyan ederek, buna ilişkin fiş fotokopilerini sunmuş ve seyahat nedeniyle 765.13 TL zararın da tazminini talep etmiş olup, bahse konu seyahatin ne amaçla yapıldığı belirlenemediğinden ve dava konusu olayla aralarında illiyet bağı kurulamadığından, davacının 765.13 TL'nin tazmini istemi yerinde görülmemiş ve talebi reddedilmiştir.
Davacı taraf asıl dava dosyasında, manevi tazminat isteminde de bulunmuş olup; somut uyuşmazlıkta manevi tazminat koşullarının oluşmadığı, zira her sözleşmeye aykırılığın manevi tazminat hakkı doğurabilmesinin mümkün bulunmadığı, davacı tarafça manevi tazminat istemine gerekçe olarak ticari itibar zedelenmesi, müşteri kaybedilmesi ve ticari kişiliğinin zarara uğraması belirtilmiş ise de bu iddiaların ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacının manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Birleşen dava dosyası yönünden ise;
TTK'unun 883.maddesi; "Taşıyıcı, ziya veya hasardan sorumlu olduğu hallerde, 880 ila 882'nci maddelere göre ödenmesi gereken tazminatı ödedikten başka, taşıma ücretini geri verir ve taşıma ile ilgili vergileri,resimleri ve taşıma işi nedeniyle doğan diğer giderleri de karşılar." şeklinde düzenlenmiştir. Asıl dava dosyası yönünden yukarıda açıklandığı üzere, dava konusu olayda, birleşen dosyanın davacısı ... A.Ş.'nin oluşan hasardan sorumlu olduğu kabul edildiğinden ve bu durumda taşıma ücretini talep edemeyeceğinden, birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Diğer taraftan, birleşen dosya yönünden davalının kötüniyet tazminatı istemi de, takibin kötüniyetli olarak başlatıldığı ispat edilemediğinden, yerinde görülmeyerek reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-ASIL DAVADA;
a-Davacının maddi tazminat isteminin KISMEN KABULÜ İLE, 38.751,54 TL'nin 10/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
b-Fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin REDDİNE,
c-Davacının manevi tazminat isteminin REDDİNE,
2- ASIL DAVADA MADDİ TAZMİNAT İSTEMİ YÖNÜNDEN;
a-Alınması gerekli 2.647,12 TL harçtan peşin alınan 846,83 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.800,29 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
b-Davacı tarafından yatırılan 846,83 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen ( kabul ve red oranına göre) 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
d-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen ( kabul ve red oranına göre) 835,59 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
e-Davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen toplam 1.512,80 TL yargılama giderinden ( kabul ve red oranına göre) 1.480,72 TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
f-Davalı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen toplam 500.00 TL yargılama giderinden ( kabul ve red oranına göre) 10,60 TL'lik kısmının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
g-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
h-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.292,01 TL'nin davalıdan, 27,99 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, bu amaçla karar kesinleştiğinde işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına,
2- ASIL DAVADA MANEVİ TAZMİNAT İSTEMİ YÖNÜNDEN;
a-Alınması gerekli 179,90 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
b-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Birleşen davanın REDDİNE,
a)Davacının icra inkar tazminatı ve davalının kötü niyet tazminatı isteminin ayrı ayrı reddine,
b-Alınması gerekli 179,90 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 99,20 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
c-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
d-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 1.194,24 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
e-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
f-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davanın reddine karar verilmiş olması nedeniyle, davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, bu amaçla karar kesinleştiğinde işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına,
Dair, tarafların yokluğunda, asıl dava yönünden kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık, birleşen dava yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/02/2023
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
YARGILAMA GİDERİ DÖKÜMÜ:
ASIL DAVADA
DAVACI
Bilirkişi Ücreti: 1.300,00 TL
Posta Masrafı: 145,00 TL
Başvurma Harcı: 59,30 TL
Vekalet Harcı: 8,50 TL
DAVALI
Bilirkişi Ücreti: 500,00 TL
BİRLEŞEN DAVADA
DAVACI
Posta Masrafı: 46,50 TL