T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2021/558 Esas
KARAR NO: 2023/841
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ: Av. ... -...
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ: Av. ... -...
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/09/2021
KARAR TARİHİ: 13/11/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 12/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili A... davalı... ile distribütörlük sözleşmesi imzaladığını, distribütörlük sözleşmesi kapsamında müvekkilinin, davalı şirketten 02.11.2020 tarihli .... nolu , 312.061,48 fatura bedeli içinde gelen 28.512 adet delete sprey 500 ml' den 24.248 adet ürünlerin ambalajının yanık olması şeklinde ayıplı çıktığını, satın alınan mallar için düzenlenen aynı fatura içinde ayrıca Mıcrogel 5 gr 11.520 adet ürünün 11.520 adedi de Nisan 2022 miatlı olup, ayıplı mallara ilişkin taraflarınca tespit yapılarak tutanak tutulduğunu ve davalı şirkete bilgi verildiğini, davalı şirket ile yapılan görüşmeler neticesinde davalı şirketin, kendilerine ait fabrikalarında yangın çıktığını ve bu ürünlerin de o süreçte zarar gördüğünü, ayıplı malların yenisi ile değiştirileceğini belirttiğini, davalının bu taahhüdü kapsamında 03/03/2021 tarihinde 113.003,60 liralık 14.688 adet ürüne iade faturası kesilerek, 26.03.2021 tarihinde de ...nolu 113.003.60 liralık fatura ile 14.688 adet ürünün davalı şirket tarafından birebir değişim yapılması sağlandığını, ancak kalan 9.560 adet ürün için de değişim yapılacağı belirtilmesine rağmen herhangi bir değişim işleminin davalı şirket tarafından yapılmadığını, yukarıda belirtilen satın alma işlemi için müvekkili şirket tarafından davalı şirkete .... .... çek numaralı 15.10.2021 tarihli ve 90.000TL bedelli,.... çek numaralı 18.10.2021 tarihli ve 80.000 TL bedelli, 3...çek numaralı 20.10.2021 tarihli ve 80.000 TL bedelli ve 3597621 çek numaralı 22.10.2021 tarihli ve 90.000 TL bedelli çeklerin teslim edildiğini, davalının değişim taahhüdünü yerine getirmemesinin sonucu olarak taraflarınca davalı şirkete 7 gün içerisinde ayıplı çıkan malların ayıpsız misliyle değiştirilmesini, aksi halde söz konusu mallar için davalıya teslim edilen çeklerin iadesinin talep edildiğini ihtaren bildirdikleri halde davalı şirketin verilen süre içinde ayıplı malları ayıpsız misli ile değiştirmediği gibi çekleri de iade etmediğini, açıklanan nedenlerle davalıya verilen çeklerin bedelsiz kaldığını, müvekkilinin bedelsiz kalan çekler nedeniyle cebri icra tehdidi altında olup davalının kötü niyetli bir şekilde haksız menfaat elde etmeye çalıştığını belirterek davalarının kabulü, bedelsiz kalan çekler nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti ile çeklerin taraflarına iadesi ve davalının müvekkili lehine asıl alacak üzerinden %20 kötü niyet tazminatına hükmolunmasını talep ve beyan etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ile davacı arasındaki distribütörlük sözleşmesinin 3. maddesine göre sözleşmeye konu ürünün tesliminden itibaren 150 gün içerisinde ürün bedelinin ödenmesi gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca 02.11.2020 tarihinden başlamak üzere farklı tarihlerde müvekkili tarafından sözleşmeye konu mal tesliminde bulunulduğunu ancak geçen süreye rağmen davacı tarafından müvekkiline gerekli ödemenin yapılmadığını, bu nedenle distribütörlük sözleşmesinin 16. maddesine uygun olarak taraflarınca ....yevmiye ve 06.05.2021 tarihli ihtarnamesi ile davacı tarafa ihtarname gönderilerek bakiye alacağın ödenmesinin talep edildiğini, böylece ödeme yapılmaması durumunda sözleşmenin taraflarınca fesih edileceğinin yazılı olarak bildirildiğini, buna rağmen davacı tarafından ödeme yapılmaması nedeni ile sözleşmenin taraflarınca fesih edilmediğini, davacı tarafın ise sözleşmenin 1. ve 16. maddelerine aykırı olacak şekilde iyi niyet kurallarına ve fesih yapılmadan önce yazılı bildirim ile uyarma kurallarına uymadan ... Noterliği'nin.... yevmiye numaralı ve 24.05.2021 tarihli ihtarnamesi ile usul ve yasaya aykırı olarak sözleşmeyi tek taraflı fesih ettiğini, davacı taraf her ne kadar 02.11.2020 tarihinde satın alınan ürünlerden 9.560 tanesinin ayıplı olduğuna ilişkin bildirimlere rağmen iade alınmadığını belirtmiş ise de bu hususun gerçeği yansıtmadığını, nitekim iadesi yapılan ürünler dışında müvekkili davalı tarafından davacıya ayıplı mal teslim edilmediğini, ayıplı olduğu belirtilen malların tamamı yazılı bildirim olmamasına rağmen sözleşmenin devamlılığının sağlanması ve ahde vefa ilkesi gereğince müvekkili tarafından iade alınarak yeni ürünler ile değiştirildiğini, geriye kalan ürünlerin ayıplı olduğuna ilişkin sözlü ya da yazılı olarak müvekkile herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, malların 9.560 tanelik kısmının daha ayıplı olduğu iddiasını kabul anlamına gelmemek üzere dava dilekçesi ve eklerinden de anlaşılacağı üzere, ayıplı olduğu iddia edilen malların 02.11.2020 tarihinde satıldığını, ayıp bildiriminin 24.05.2021 tarihinde yani satış tarihinden yaklaşık olarak 6 ay sonra yapıldığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için davacı tarafın iddia ettiği gibi malların ayıplı olarak teslim edildiği düşünülse dahi dava dilekçesi ekinde sunulan ve malların ayıplı olduğunu ispat etmeyi amaçlayan fotoğraf içeriklerinden de anlaşılacağı üzere mallarda var olan ayıpların fark edilmeme ihtimali bulunmadığını, son derece açık olan ve herhangi bir muayene yapmadan hemen anlaşılan ayıbın olduğunu, dolayısıyla da bu ayıplardan haberdar olunmadığı ileri sürülemeyeceğini, davacının iddia ettiği gibi 9.560 ürünün ayıplı olduğu ve iade edilmesi gerektiği varsayımında dahi davacının talebinin hiç bir hukuk düzenince korunamayacağını, nitekim satım sözleşmesine konu her bir adet ürünün değerinin 7,84 TL olduğu gerçeği karşısında, davacının iddia ettiği ayıplı malların bedeli 7,84*9560=74.950,4 TL olduğunu, bu durumda tüm satış bedelinden bu miktar çıkarıldığında 312.061,47-74.950,4=237.111,07 TL bakiye alacak kaldığını belirterek, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddini talep ve beyan etmiştir.
Tarafların ticari defterlerinin yerinde incelenmesi suretiyle düzenlenen 21/02/2022 tarihli mali müşavir bilirkişi raporunda özetle; 02.11.2020 tarihli davalı tarafından davacıya düzenlenen fatura toplam tutarı 312.061,47-TL olup, bu tutardan her iki tarafın ticari defter kayıtlarında yer alan iade faturası toplam tutarı 113.003,60-TL mahsup edildiğinde, davalı alacağının 199.057,87-TL olduğu, faturaya konu diğer emtia iade koşullarının bulunup bulunmadığı ile ilgili değerlendirme atanmasına karar verilen sektör bilirkişisinin düzenleyeceği rapor sonrasında yüksek mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
17/04/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; kök raporda herhangi bir değişikliğe gidilmediği bildirilmiştir.
Davaya konu ürünlerin yerinde incelenmesi suretiyle düzenlenen 08/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; streç kaplı karton koliler içinde bulunan bu özel ambalajlı ürünlerin, karton koliler açılarak bizzat tarafınca ürünler üzerinde yapılan incelemede, sadece hafif nitelikte tozlanmalar olduğu, bunun dışında hiç bir bozulma, yangın vb. dış etkenlerden zarar gördüğüne dair ciddi bir yanık izi veya emare tespit edilemediğinden, kullanıma hazır olduğu tespit ve beyan edildiğinden, dava konusu olan ürünlerin (Delete Sprey İnsektisit 500 ML. ... "Karınca ve Hamam Böceği Jeli" ürünler.) ayıplı mal olmadığı, dava konusu ve tamamı Nisan 2022 miatlı olduğu iddia olunan ürünlerin yine Raporun 3. Bölümünde detaylı olarak belirtildiği üzere, muhtelif tarihlerde üretilen
tarafların yazılı beyanları ile mevcut faturaların da belirtilen satış tarihleri göz önüne alındığında, ayrıca 24.03.2022 tarihinde örnekleme alınan ve fotoğrafları da sunulan ürünlerde bile son kullanma tarihinin, ...5 Gr. Ürünün son kullanma tarihi; 28 Mayıs 2022, Delete Sprey İnsektisit Ürünün Son kullanma tarihi; 10 Temmuz 2022 olarak tespit edildiğinden, satılan ürünlerin satışının yapıldığı tarihlerde son kullanma tarihlerinin uygun süreli olduğu bildirilmiştir.
20/06/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; yaklaşık 550 adet karton koliler içinde bulunan bu özel ambalajlı ürünlerin, tek tek tespitinin yapılması mümkün olmamış, ancak 3 adet microjel ürünün iade edildiği ve ayıplı mal kabul edileceği, bunun dışında dava konusu olan ürünlerin ayıplı mal olarak kabul edilemeyeceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
08/04/2022 tarihli kök ve 20/06/2022 tarihli ek raporun hükme esas alınmaya elverişli olmadığı kanaatine varıldığından, mahallinde keşif yapılmak suretiyle rapor tanzimi için mahal mahkemesine talimat yazılmış olup; .... Mahkemesince 23/12/2022 tarihinde keşif icra edilmek suretiyle düzenlenen 01/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 23/12/2022 tarihinde mahkeme heyeti ile beraber dava dosyasında yer alan ....adresindeki iş yerine gidilip dava dosyasına konu olan ürünlerden .... 500 ml 1200 adet tespit edilmiş 336 adet hasarlı ayıplı olduğu , ürünlerin hepsinin son kullanma tarihinin geçmiş olduğu, dava dosyasına konu olan diğer ürünün Microjel 5 gr 1653 adet tespit edilmiş 117 adet hasarlı ayıplı olduğu 1536 adet ürün de hasar tespit edilmemiş olup bütün ürünlerin son kullanma tarihinin geçmiş olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir.
Ayıbın niteliği ve neden kaynaklandığını açıklar mahiyette ek rapor düzenlenmesi istemi üzerine sunulan 06/07/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; ürünlerin açık ayıplı olduğu, yangından dolayı oluşan ısıdan kaynaklı bozulduğunun tespit edildiği bildirilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen distribütörlük sözleşmesi kapsamında ürünlerin davacıya teslim edildiği noktasında bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık; tacir olan davacının ayıplı ifa ile ilgili olarak süresinde ve usulüne uygun olarak ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı, ürünler ayıplı ve süresinde ayıp ihbarı yapıldı ise, ürün karşılığı verilen çeklerin bedelsiz kalıp kalmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda tacirler arasındaki ihbar ve ihtarların ne şekilde yapılacağı 18/3. maddesinde düzenlenmiş ve"Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır." denilmiştir.
Tacirler arasında satışa konu malın ayıplı çıkması halinde, alıcının yasal haklarını kullanabilmesi için (6102 sayılı TTK.'nun 18/1-c) maddesindeki süreler içerisinde ayıp ihbarında bulunması zorunludur. Bu süreler, satılan malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise iki gün, açıkça belli değilse sekiz gündür. Alıcı ihbar külfetini yerine getirmiş ise zamanaşımı süresi içinde Borçlar Kanunun 227. maddesinin kendisine tanınan hakları dava yoluyla talep edebileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, mahallinde yapılan keşif ve 01/02/2023 tarihli kök ve ek bilirkişi raporları doğrultusunda, davaya konu ürünlerin bir kısmının hasarlı olduğu, ürünlerin basit muayene ile anlaşılabilecek nitelikte açık ayıplı olduğu belirlenmiştir. Davaya konu ürünler davacıya 02/11/2020 tarihinde teslim edilmiş olup, davacı kendisine teslim edilen malların ayıplı olduğuna dair davalıya bildirimde bulunduğuna dair delil sunmamıştır. Bu suretle; ihbar yükümlülüğüne uymayan davacı alıcının malı o hali ile kabul etmiş sayılacağı, ayıplar için kanunun kendisine tanıdığı hakları kaybedeceği dikkate alınarak, davacının ürün karşılığı verilen çeklerin bedelsiz kaldığı iddiasıyla, çekler nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti istemi yerinde görülmemiş ve davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 269,85 TL harçtan peşin alınan 5.977,13 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.707,28 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 2.991,80 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 54.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
6-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, bu amaçla karar kesinleştiğinde işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/11/2023
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
YARGILAMA GİDERİ DÖKÜMÜ:
Bilirkişi Ücreti: 500,00 TL
Posta Masrafı: 1.348,00 TL
Keşif Harcı: 1.143,80 TL