T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2021/586 Esas - 2023/282
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2021/586 Esas
KARAR NO: 2023/282
HAKİM: ....
KATİP: ...
....
VEKİLLERİ: Av.....
Av.....
DAVALI : ...
VEKİLİ: Av...
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/09/2021
....
DAVACI :...
VEKİLİ: Av....
DAVALI : : ...
VEKİLLERİ: Av. ....
Av. ....
Av. ...
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 03/02/2022
KARAR TARİHİ: 18/04/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/04/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Mahkememizin işbu asıl... E. Sayılı dosyasında dava dilekçesinde özetle; davalı şirket aleyhine .... E sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin tebliğ edildiği fakat 20.04.2021 tarihinde davalı şirket tarafından borcun tamamına ferilerine itiraz edilerek takibin durdurulduğu, Arabuluculuğa başvurulmuş olup, tarafların talebi üzerine Covid-19 salgınından kaynaklanan risklerin en aza indirilmesi hususu da gözetilerek taraf vekillerinin birlikte katılımıyla telekonferans yöntemiyle görüşmeler yapıldığı ve anlaşamama ile sonuçlandığı, davalı şirketin haksız fiili nedeniyle meydana gelen hasarların müvekkil şirketçe karşılandığı, bu hasarlardan davalı şirketin sorumlu olduğu, 19.08.2020 tarihli hasar tespit raporunda da belirtildiği üzere şirket tarafından yürütülen inşaat çalışması dolayısıyla.... adresinde şantiye önünde bulunan kablolarda hasar meydana geldiği, montaj masraflarıyla birlikte toplam 10.709,87 TL hasar bedelinin müvekkili tarafından karşılandığı, Davalı şirketin TBK m. 49 uyarınca meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, davalı şirketin itirazının haksız ve kötü niyetli olduğu, öne sürülerek, Davalı/borçlunun aleyhine açılmış ....E sayılı dosyasında ödeme emrinde yazılı borca ve tüm ferilerine ilişken itirazın iptaline, davalı/ borçlu borçlunun takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen.... E. Sayılı dosyasında dava dilekçesinde özetle; davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin maliki olduğu....bulunan sonrasında parsellerin birleştirilmesi ile .... Parsel numarasını alan taşınmaz üzerinden davalı şirkete ait elektrik kabloları geçtiğini, mülkiyeti müvekkile ait olan taşınmazda davalıya ait herhangi bir ayni hak tesis edilmemiş olduğunu, haksız işgal tazminatı alacağı için şimdilik 100,00 TL'nin işgal tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte, yoksun kalınan kira bedeli alacağı için şimdilik 100,00 TL'nin işgal tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte davalının haksız işgali sebebiyle uğranılan menfi zararın (Kaçırılmış fırsatların) tazmini için şimdilik 100,00 TL'nin 21.02.2020 tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili, asıl dosyada sunduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin maliki olduğu ....Parselde bulunan sonrasında parsellerin birleştirilmesi ile aynı ada ... Parsel taşınmaz üzerinden davacı şirkete ait hiçbir ayni hak tesis edilmemiş olan elektrik kablolarının geçtiği, Müvekkilin kendi taşınmazı üzerinde mülkiyet hakkı kapsamında her türlü yetkisinin bulunmakta olup, bu hususta davacının intifa hakkı vb. bir hakkı bulunmadığından, davacının kendi kusuruna dayanarak hak elde etmesinin mümkün olmadığı, Müvekkili şirketin bahsi geçen arsa üzerinde dükkan inşa edip gelir elde edecekken elektrik kablolarının buna engel olduğu, Müvekkili şirketin davacı şirkete kablolarının ivedilikle kaldırılmasına dair 21.02.2020 tarihinde ihtar mahiyetinde yazılı bildirimde bulunduğu, talebe karşılık olarak davacı şirketin 01.04.2021 tarihide vermiş olduğu cevapta, 2020 ... Projesi hazırlanacağı, kısa sürede tamamlanacağını belirttiği, bu sürede kurumdan gelen görevliler tarafından da sözlü olarak oyalanan müvekkilin uzun bir süre bekleyip her hangi bir eylemde bulunmadığı, davacı şirketin tedbir almadığı, her hangi bir sorumluluk ya da zararın müvekkili şirkete yükletilemeyeceği, inşaat malzeme fiyatlarının, işçilik ücretlerinin, enflasyonun yükseldiği zamanlardan olumsuz yönde etkilenen müvekkili şirketin, 2020 Temmuz ayında arsa üzerinde inşaata başlamak zorunda kaldığı, Yapı Denetim şirketi ile öncesinde anlaşma yapılmış olup, daha fazla zarara uğramamak adına inşaata başlama zorunluluğu doğduğu, öne sürülerek, başlatılan icra takibinin iptaline, iş bu itirazın iptali davasının reddi ile alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, karar verilmesi talep edilmektedir.
Birleşen ... E. Sayılı dosyası bakımından davalı vekili, sunduğu cevap dilekçesinde özetle; inşaatın geç başlamasına elektrik kablolarının neden olduğunun ispatı yükünün davacıya ait olduğu, haksız işgal tazminatı istenebilmesi için taşınmaz üzerinde el atmanın mevcut veya gelecekte doğması gerektiği, Taşınmaz üzerinde davacı şirketin belirttiği üzere inşaatın tamamlandığı ve haksız işgalin devam ettiği veya ileride doğabileceğine ilişkin her hangi bir verinin dava dilekçesinde yer almadığı,... kararında haksız işgal tazminatı talep edilmesi için haksız işgalin devam etmesi gerektiği hususuna vurgu yapıldığı, davacının bağımsız bölümlere ilişkin kira kaybı ile ilgili çelişkili beyanlarda bulunduğu, davacı inşaata geç başlandığını iddia etmekte ise de, 2020 Temmuz yılında inşaat çalışması devam ederken çalışmasını engellemeyen kablolara zarar verdiği, müvekkili şirket tarafından deplase işlemlerinin tamamlanmış olup, taşınmazda haksız işgal durumunun mevcut olmadığı, davacı şirket tarafından müvekkili şirkete konu kabloların kaldırılması için başvurulmuş olup, başvuru sonrasında gerekli işlemlerin yapıldığı, başvuru tarihinin 21.02.2020 olup, bilindiği üzere ülkemizde ve tüm dünyada etkili olan korona virüs sebebiyle 01.04.2020 tarihinde önlemler getirildiği, önlemlerin devlet tarafından alman kararlar neticesinde uygulanmakta olup, müvekkili şirketin tasarruf hakkı olmadığı, deplase işlemlerinin yalnızca bir yerde yapılmamakta olduğu dikkate alındığında; projenin geniş çaplı olduğunun açık olduğu, proje çiziminin 10.08.2020 tarihinde yapılarak onaylandığı ve deplasesi istenen 4 x 16 NYM kablo ve 3 x 35 +16 mm2 NYY kablonun montaj yapıldığı 26.09.2020 tarihinde enerji verme protokolü ile bölgenin enerjilendirildiği, yapı ruhsat tarihinin 10.04.2020 tarihi olup, davacının inşaata ocak ayı itibariyle başlanacağı iddiasının mesnetsiz olduğu, davacı ile müvekkil şirket arasında sözleşme ilişkisinin mevcut olmadığı, öne sürülerek, davanın reddi talep edilmektedir.
DELİLLER:
.... E. Sayılı dosyası, tarafların ticari defter ve belgeleri, keşif, bilirkişi raporu ve ek raporları ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE:
Davanın, asıl dava bakımından haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacağı için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemli olduğu, davacı tarafça ...Sayılı dosyası ile davalı aleyhine 19/08/2020 tarihinde .... adresinde yapılan çalışma dolayısıyla hasar gören ... varlıklarına ödenen işçilik bedellerinin rücuen talepli olarak 11.093,89-TL alacak için genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, davalı tarafın itirazı üzerine takibin durmasına karar verildiği, davacı tarafça İİK 67. Maddesine göre işbu itirazın iptali davasının açıldığı, birleşen davada ise davalı dağıtım şirketinin talep edildiği halde enerji tesisini zamanında deplase etmemesi nedeniyle inşaat çalışmasının gecikmesine bağlı olarak, haksız işgal tazminatı, menfi zarar ve kira gelir kaybı talepleri bulunduğu, buna göre dava konusu yerde kazı çalışmasının yapıldığının tarafların kabulünde olduğu, ancak yapılan kazı çalışmasında davacıya ait elektrik kablolarının hasar görüp görmediği, hasar var ise bunda tarafların kusur durumu, hasar dolayısıyla davacı tarafın talep edebileceği tazminat miktarının bulunup bulunmadığı, öte yandan davalı tarafın haksız işgal tazminatı, menfi zarar ve kira gelir kaybı talep hakkının olup olmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır.
Buna göre somut olay incelendiğinde; dava konusunun asıl dava kapsamında; davalı şirket tarafından yapılmakta olan inşaat çalışması sırasında 19.08.2020 tarihinde davacı şirkete ait yer altı ...şebekesinde meydana gelen hasarın giderim bedelinin tahsili için yapılan takibe vaki itirazın iptali, birleşen davada ise davalı dağıtım şirketinin talep edildiği halde enerji tesisini zamanında deplase etmemesi nedeniyle inşaat çalışmasının gecikmesine bağlı olarak, haksız işgal tazminatı, menfi zarar ve kira gelir kaybı talepleri oluşturmaktadır.
Taraflarca ileri sürülen deliller ve tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi amacıyla refakate bir inşaat mühendisi, bir elektrik mühendisi, bir mali müşavir, bir harita mühendisi, bir nitelikli hesap bilirkişi alınmak suretiyle 26/05/2022 tarihinde keşif yapılmış olup, keşif sonrasında bilirkişi kurulu tarafından 27/06/2022 tarihli kök rapor sunulmuştur.
Kök raporda, bilirkişi kurulu özetle;
''1- Asıl Dava Kapsamında,
A-Davaya konu ... yer altı dağıtım tesisi kablolarının bina inşaatı sırasında değil bina karkas yapısı tamamlandıktan sonra bina kenanndaki alanda yapılan kazı çalışması sırasında hasar gördüğü ve davacı ...’ça hasarın giderildiği, davalının davacı ...’a ... yer altı şebekesinin deplase edilmesi için ( bu tür tesislerin hemen deplase edilmesinin söz konusu olmamasına bağlı olarak) başvuruda geciktiği, yaptığı başvuru sonrasında deplase işlemini beklemeden bina çevresinde kazı yaparak ve dikkatsiz ve tedbirsiz çalışarak hasara neden olduğu, davalı şirketin hasar kapsamında % 70 (Yüzde yetmiş) oranında , davacı şirketin yer altı kablolarını ... Yönetmeliğine uygun şekilde döşememesi nedeniyle %30 ( Yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu,
B- Davalının takip tarihi itibariyle 2.027,54 TL hasar bedelinin ( ferisi ile birlikte) ödenmesinden sorumlu olduğu,
2- Birlesen Dava Kapsamında;
A- Yapı inşaat süresinin, inşaata Yapı Kullanma İzni alındığı tarihten başladığı varsayılsa dahi yaklaşık 10 ay sürdüğü, bu sürenin özellikle pandemi dönemindeki ülkemiz şartlarında ve teknik kriterlere göre uzun değil kısa sayılabilecek bir süre olduğu, Kaldı ki davacının inşaatın kaba yapısı bittikten sonra bina çevresinde kazı yaparak hasara neden olduğu, davalı tarafından hattın hemen deplase edilmemesine bağlı olarak inşaat yapımında davacının gecikmesinin söz konusu olmadığının belirgin olduğu, Buna bağlı olarak, menfi zarar ve kira geliri kaybı ile ilgili taleplerinin yerinde olmadığı,
B- Davalı şirketin davacıya ait taşınmaz üzerinde çok önceden yer altı ... şebekesi geçirmiş olduğu, Tapu kayıtlarında her hangi bir kamulaştırma irtifak hakkı tesis edilmediği, Ancak, tevhit işlemi öncesinde 22428 ada 11 nolu parsel 04.01.2018 tarihinde, 10 nolu parsel ise 14.11.2019 tarihinde davacı tarafından satın alındığı, davacı tarafından satın alındıktan sonra; gözle kontrol sonucu taşınmazın kenarında bulunan demir direkten yer altı hattı geçtiği görülmesine karşılık ...’a (veya ...’a) hattın kaldırılması için bir müracaat yapılmadığı, Davacının yaptığı müracaat sonucunda Eylül 2020 ayı içinde deplase işlemi yapıldığı ve taşınmaza el atmanın sonlandığı tespit edilmekle, davacının haksız işgal tazminatı talebi konusundaki taktir ve değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu,'' hususlarının bildirildiği görülmüştür.
Rapora karşı, tarafların itirazları ile itiraz dilekçesi ekinde sunulan kayıt ve belgelerin değerlendirilmesi amacıyla dosya tekrar bilirkişi kuruluna tevdi edilmiş olup, alınan 26/01/2023 tarihli ek raporda; ''1-Her iki taraf vekilinin itirazlarının mevzuat, yerleşik Yargıtay ilamları ve dosya kapsamındaki belgelere göre uygun düşmediği, kök rapordaki görüş ve kanaatimizin korunduğu,
2-Asıl dava kapsamında; A-Davalının yaptığı başvuru sonrasında deplase işlemini beklemeden bina çevresinde kazı yaparak ve dikkatsiz ve tedbirsiz çalışarak hasara neden olduğu, davalı şirketin hasar kapsamında % 70 (Yüzde yetmiş) oranında, davacı şirketin yer altı kablolarını EKAT Yönetmeliğine uygun şekilde döşememesi nedeniyle %30 (Yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu,
B- Davalının takip tarihi itibariyle 2.027,54 TL hasar bedelinin (fer'ileri ile birlikte) ödenmesinden sorumlu olduğu,
3-Birleşen dava kapsamında; .... inşaat süresinin, inşaata Yapı Kullanma İzni alındığı tarihten başladığı varsayılsa dahi yaklaşık 10 ay sürdüğü, bu sürenin özellikle pandemi dönemindeki ülkemiz şartlarında ve teknik kriterlere göre uzun değil kısa sayılabilecek bir süre olduğu, Kaldı ki davacının inşaatın kaba yapısı bittikten sonra bina çevresinde kazı yaparak hasara neden olduğu, davalı tarafından hattın hemen deplase edilmemesine bağlı olarak inşaat yapımında davacının gecikmesinin söz konusu olmadığının belirgin olduğu, Buna bağlı olarak, menfi zarar ve kira geliri kaybı ile ilgili taleplerinin yerinde olmadığı, B-Davalı şirketin davacıya ait taşınmaz üzerinde çok önceden yer altı .... şebekesi geçirmiş olduğu, Tapu kayıtlarında her hangi bir kamulaştırma irtifak hakkı tesis edilmediği, Ancak, tevhit işlemi öncesinde 22428 ada 11 nolu parsel 04.01.2018 tarihinde, 10 nolu parsel ise 14.11.2019 tarihinde davacı tarafından satın alındığı, Daha önceki sahipleri ile davacı tarafından satın alındıktan sonra; gözle kontrol sonucu taşınmazın kenarında bulunan demir direkten yer altı hattı geçtiği görülmesine karşılık ...’a (veya ...’a) hattın kaldırılması için bir müracaat yapılmadığı, Davacının 20 Şubat 2020’de yaptığı müracaat sonucunda Eylül 2018 ayı içinde deplase işlemi tamamlandığı ve Taşınmaza el atmanın sonlandığı, Hasarın bina yapımından bağımsız olarak bina yanındaki boş arazi üzerinde gerçekleştiği, Bina yapımına hattın deplase edilmemesinin engel teşkil etmediği ve davacının bina yapımına ilişkin bir zararının söz konusu olmadığı, '' şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;
1-Davanın asıl dosyada; davalı şirket tarafından yapılmakta olan inşaat çalışması sırasında 19/08/2022 tarihinde davacıya ait yer altı AG şebekesinde meydana gelen hasarın giderim bedelinin tahsili için başlatılan .... E. Sayılı icra takip dosyasına itirazın iptali istemli olduğu, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu ve ek raporuna göre, davalının yaptığı başvuru sonrasında deplase işlemini beklemeden bina çevresinde kazı yaparak ve dikkatsiz ve tedbirsiz çalışarak hasara neden olduğu, davalı şirketin hasar kapsamında % 70 oranında, davacı şirketin ise yer altı kablolarını ... yönetmeliğine uygun şekilde döşememesi nedeniyle % 30 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, takibin dayanağı olarak dosyaya sunulan 25/01/2021 tarih ve .... nolu faturaya göre 6.568,52-TL hasar için montaj işçilik bedeli ve 2.507,64-TL kullanılan malzeme bedelinin icra takibi ile davalı taraftan talep edildiği, davacının yalnızca hasar bedeli olan 2.507,64-TL'nin kusur oranı olan % 70'i olan 1.755,35-TL'yi ve bu miktarın işlemiş faizi olarak 51,45-TL olmak üzere toplam 1.806,80-TL'yi talep hakkının bulunduğu, ancak hasar için yapılan montaj işçilik bedellerinin davacı tarafça talep hakkının olmadığı anlaşılmakla, davanın hasar için kullanılan malzeme bedeli bakımından kabulüne, işçilik bedelleri yönündeki alacak talebinin reddine karar verilerek, asıl davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
2-Birleşen .... E. Sayılı dosyası bakımından durum değerlendirildiğinde; davalı ... tarafından talep edildiği halde enerji tesisini zamanında deplase etmemesi nedeniyle inşaat çalışmasının gecikmesine bağlı olarak haksız işgal tazminatı, menfi zarar ve kira kaybı talep edilmiş ise de; yapı inşaat süresinin, inşaata yapı kullanma izni alındığı tarihten başladığı varsayılsa dahi yaklaşık 10 ay sürdüğü, davacının inşaatın kaba yapısı bittikten sonra bina çevresinde kazı yaparak hasara neden olduğu, davalı tarafından hattın hemen deplase edilmemesine bağlı olarak inşaat yapımında davacının gecikmesinin söz konusu olmadığının alınan bilirkişi raporu ve ek raporu ile belirlendiği, buna göre menfi zarar ve kira geliri kaybı ile ilgili taleplerinin yerinde olmadığı, davalı şirketin davacıya ait taşınmaz üzerinde çok önceden yer altı ... şebekesi geçirmiş olduğu, tapu kayıtlarında her hangi bir kamulaştırma irtifak hakkı tesis edilmediği, ancak, tevhit işlemi öncesinde 22428 ada 11 nolu parsel 04.01.2018 tarihinde, 10 nolu parsel ise 14.11.2019 tarihinde davacı tarafından satın alındığı, Daha önceki sahipleri ile davacı tarafından satın alındıktan sonra; gözle kontrol sonucu taşınmazın kenarında bulunan demir direkten yer altı hattı geçtiği görülmesine karşılık ...’a) hattın kaldırılması için bir müracaat yapılmadığı, davacının 20 Şubat 2020’de yaptığı müracaat sonucunda Eylül 2018 ayı içinde deplase işlemi tamamlandığı ve Taşınmaza el atmanın sonlandığı, hasarın bina yapımından bağımsız olarak bina yanındaki boş arazi üzerinde gerçekleştiği, bina yapımına hattın deplase edilmemesinin engel teşkil etmediği ve davacının bina yapımına ilişkin bir zararının söz konusu olmadığı hususlarının alınan bilirkişi raporu ve ek raporu ile belirlendiği anlaşılmakla, birleşen dosya yönünden ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;
1-Mahkememizin işbu ... Esas Sayılı) asıl dosyası bakımından; davanın Kısmen KABULÜ ile; davaya konu ....E. Sayılı dosyasına davalının itirazının kısmen İPTALİ ile takibin; 1.755,35-TL asıl alacak ve 51,45-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.806,80-TL üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
b)Alacağın (1.806,80-TL) % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
c-Alınması gereken 123,42-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 189,46-TL harcın mahsubu ile fazladan yatan 66,04-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,
d-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 189,46-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
e-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 1.806,80-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
f-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
g-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,
h-Arabuluculuk Son Tutanağı, iş bu davada verilen karar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 7 ve 18/A-13 maddeleri ile bu Kanuna göre hazırlanan ve 02/06/2018 tarih ve 30439 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Yönetmeliğin 26. maddesi hükümlerine göre; Bakanlık bütçesinden karşılanan/karşılanması gereken ve iki taraf ve iki saat üzerinden yapılan hesaba göre belirlenen toplam 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davanın KISMEN KABULÜNE karar verilmiş olması nedeniyle 215,03-TL'sinin DAVALIDAN, bakiye 1.104,97-TL'sinin ise DAVACIDAN alınarak 6183 sayılı AATUHK hükümlerine göre tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu amaçla işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına,
2-a)Birleşen ... E. Sayılı dosyası bakımından; davanın REDDİNE,
b)-Alınması gereken 179,90-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 99,20-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
c)-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 300,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
d)-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,
e)-Arabuluculuk Son Tutanağı, iş bu davada verilen karar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 7 ve 18/A-13 maddeleri ile bu Kanuna göre hazırlanan ve 02/06/2018 tarih ve 30439 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Yönetmeliğin 26. maddesi hükümlerine göre; Bakanlık bütçesinden karşılanan/karşılanması gereken ve iki taraf ve iki saat üzerinden yapılan hesaba göre belirlenen toplam 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davanın REDDİNE karar verilmiş olması nedeniyle DAVACIDAN alınarak 6183 sayılı AATUHK hükümlerine göre tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu amaçla işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına,
3-a) Asıl dosyada davacı/birleşen dosyada davalı olan... tarafından yapılan 1.450,75-TL toplam yargılama giderinin dava ve birleşen davada kabul ve ret oranına göre belirlenen 236,33-TL'sinin asıl dosyada davalı/birleşen dosyada davacı olan ....'den alınarak ...'a VERİLMESİNE, bakiyenin asıl dosya davacısı üzerinde BIRAKILMASINA,
b)Asıl dosyada davalı/birleşen dosyada davacı olan ..... tarafından yapılan 4.590,00-TL toplam yargılama giderinin dava ve birleşen davada kabul ve ret oranına göre belirlenen 747,71-TL'sinin asıl dosyada davacı/birleşen dosyada davalı olan....'ne verilmesine, bakiyenin birleşen dosya davacısı üzerinde BIRAKILMASINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, asıl dosya yönünden miktar itibariyle kesin olarak, birleşen dosya yönünden ise kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
18/04/2023
Katip ....
¸
Hakim ...
¸