T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/156 Esas - 2025/67
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/156 Esas
KARAR NO : 2025/67
...
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/02/2022
KARAR TARİHİ : 04/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında ön ödemeli akaryakıt alışverişine ilişkin olarak şifahi anlaşmaya varıldığını, işbu anlaşma çerçevesinde davacının talep etmiş olduğu akaryakıt bedellerini davalıya ait banka hesabına göndermesinden sonra davalı yanca davacının talep ettiği noktalara akaryakıt ikmali yapılacağını, davacının Nisan-Ağustos 2017 tarihlerine yönelik toplam 1.208.000 TL ödeme yapıldığını, ancak davalının, işbu ödemelerden kaynaklı akaryakıt teslimlerini gerçekleştirmediği gibi davacının kendilerine başkaca ilişkiler nedeniyle borçlu bulunduğunu ileri sürerek ödenen bedelleri de iade etmediğini, davacı tarafından keşide edilen... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile bedeli ödenen akaryakıtın veya ödenen bedellerin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle iade edilmesi gerektiğini ihtaren davalıya bildirildiğini, davalıca, keşide edilen... yevmiye sayılı cevabi ihtarnamesinde taleplerin gerçeğe ve hukuka aykırı olduğunu, davacıya herhangi bir borç bulunmadığının iddia edildiğini, ödenen akaryakıtın teslimi veya ödenen bedellerin ticari faiziyle iadesi için zorunlu arabulucuya başvurulmakla ilgili taleplerin davalı tarafından kabul edilmediğinden arabuluculuk görüşmelerinin 29.12.2020 tarihinde sonlandırıldığını ve işbu davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, dava dilekçesi ekinde çeşitli deliller sunulmuş olup, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL'nin ödeme tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; basiretli tacir olan davacının 2017 yılı içerisinde toplam 1.208.000 TL gibi çok yüksek bir meblağı ödedikten yaklaşık 5 yıl geçtikten sonra bu ödemeler karşılığında davalının akaryakıtı teslim etmediğini ileri sürmesinin inandırıcılıktan uzak olduğu gibi ticari hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, davalı'nın ....'in lisanslı bayisi olduğunu, işletmekte olduğu istasyondan doğrudan tüketiciye akaryakıt satışı yaptığı gibi yüksek miktarda tüketimi olan müşterilerine istasyon dışı toptan satış da yaptığını, yüksek miktarlı toptan satışlarda müşterilerden gelen taleplere bağlı olarak.... 'den akaryakıt alım talebinde bulunulduğunu, talebin kabul edilmesi sonrasında satın alınan akaryakıtın, ... 'in ikmal yaptığı rafineri ve depodan gerek kendi araçlarıyla gerekse nakliye hizmeti veren üçüncü kişilere ait araçlarla teslim alınarak müşterinin adresine veya müşterinin belirttiği adrese gönderildiğini, ... tarafından davalıya satılan akaryakıt ile ilgili düzenlenen akaryakıt faturasında ürün cinsi ve fiyat bilgilerinin yanında akaryakıtı teslim alan şoförün ismi, tankerin plakası ve yapılan mühürleme işlemiyle ile ilgili olarak mühür numaralarının yer aldığını, şoför ve plaka bilgileri ile mühür numaralarının da aynı şekilde davalı tarafından müşteriye satılan akaryakıta ilişkin düzenlenen faturalarda yer aldığı, 5015 sayılı ...'nın 1240 sayılı Kurul Kararı gereğince davalının yapmış olduğu bu toptan satışlara ilişkin fatura bilgilerini bağlı bulunduğu dağıtıcı olan ... 'e bildirmekle yükümlü olduğunu, bu mevzuat kapsamında, davalı tarafından ...'e bildirilen dış satış bilgilerinin yine ... tarafından düzenli olarak ...'ya bildirildiğini, bu hususların gerek davalının gerekse de bağlı bulunduğu dağıtıcı ...''in ticari defter, kayıtları ve faturaları ile sabit olduğunu, söz konusu bilgilerin aynı zamanda.... 'ya bildirildiği için otomasyon sistemi kayıtları ile de sabit olduğunu, yapılan toptan satışın istasyon dışı satış olduğu için davalının bu akaryakıtı müşteriye teslim etmeyip istasyona dökmesinin ilgili mevzuata aykırı olması dolayısıyla fiilen mümkün olmadığını, otomasyon sisteminde dış satış olarak görülen akaryakıtın tanka dolumunun yapılması halinde sistemin bu dolumu eşleşmeyen kayıt dışı dolum olarak algıladığını, davacıya satışı yapılan akaryakıtın davacıya teslim edilmeme ihtimalinin söz konusu olamayacağını, davalının yıllardan beridir, akaryakıt işletmeciliği ve toptan akaryakıt satışı yapmakta olduğunu, davacının yapmış olduğu ödemelere karşılık da akaryakıt satışı ve teslimatları gerçekleşmiş olduğundan davacının maddi gerçeklerden ve hukuki dayanaktan yoksun iddialarına itibar edilmesinin mümkün olmadığını, davalının davacı şirkete borcu olması bir yana alacaklı olduğunu, satılan akaryakıtın bedellerinin davacı tarafından bütünüyle ödenmediğinden icra takibi başlatıldığını beyan etmiştir.
DELİLLER:
... E. Sayılı dosyası, banka kayıtları, tarafların tarafların ticari defter ve belgeleri, tarafların BA-BS formları, bilirkişi raporu ve bilirkişi ek raporları ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE:
Davanın, ön ödemeli akaryakıt alışverişine ilişkin anlaşmadan kaynaklandığı, davacı tarafça taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden dava dilekçesinde belirtildiği şekilde, ... aracılığı ile ödemeler yapıldığı ancak yapılan ödeme bedeline ilişkin petrol teslimatının yapılmadığı ileri sürülerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00-TL ödemenin iadesinin talep edildiği, davalı tarafça ise aradaki sözleşme ilişkisinin kabul edildiği ancak davacı tarafça ödeme yapılmadığı ve davalının davacıdan alacaklı olduğunun ve bunun için ....E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığının ileri sürüldüğü, zaman aşımı def'inde bulunulduğu, buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Yapılan sözleşme hükümlerine göre davacının bedelini ödediği halde teslimi yapılmayan petrol bulunup bulunmadığı ve bu konuda alacaklı olup olmadığı, bu hususta tarafların ticari defter ve belgelerinde kayıt olup olmadığı noktasında olduğu anlaşılmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyadaki deliller ve tarafların ticari defterleri incelenmek suretiyle uyuşmazlık konusunda, HMK'nın 273.maddesi gereğince rapor düzenlenmesi için dosya mali müşavir, enerji piyasası uzmanı ve nitelikli hesap bilirkişisinden oluşan 3'lü bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından dosyaya sunulan 15/08/2022 tarihli raporda özetle; "... Davanın, ön ödemeli akaryakıt alışverişine ilişkin anlaşmadan kaynaklandığı, taraflar arasında bu hususta yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı ancak anlaşmanın varlığının taraflarca kabul edildiği, - Davalı tarafından dosyaya sunulan faturalar, sevk irsaliyeleri, irsaliyeli faturalar ve fişler incelendiğinde Davacı ile Davalı arasında Nisan(dahil) — Ağustos (dahil) 2017 tarihleri arasında akaryakıt (motorin) ticaretine yönelik toplam 28 işlem bulunduğu, iptal damgası bulunmayan 26 ticari işlemde toplam miktarın 535.943 It olduğu, Dağıtıcı ... firmasının ... için kesmiş olduğu irsaliyeli faturalar arasında miktar açısından bir çelişki bulunmadığı, ...için kesilen toplam irsaliyeli fatura tutarının ise 2.110.532 TL olduğu, Uyuşmazlığa ilişkin ticari işlemin *istasyon dışı satış” ya da “dış satış” adı verilen satış çerçevesinde olduğu, dava dışı dağıtıcı ... firmasının davalıya kesmiş olduğu faturalar ile davacının davalı için kesmiş olduğu irsaliyeli faturalar arasında miktar açısından bir çelişki bulunmadığı, - Davacının bedelini ödediği halde teslimi yapılmayan akaryakıt bulunup bulunmadığının tespiti hususunda yapılan incelemede, tarafların 2017 yılına ilişkin olarak mal ve hizmet alımları ve satışlarını beyan ettikleri BA BS formlarının dosya kapsamında bulunmadığı, bu formların ilgili vergi dairelerinden celp edilerek dosyaya kazandırılması hususunda takdir Mahkemeye ait olmakla, teslimine ilişkin davalı tarafından sunulan sevk irsaliyeleri ve irsaliyeli faturalarda davacı tarafın imzasının bulunmadığı ancak faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Davacının ticari defterlerine göre, Davacının 31.12.2017 yılsonu itibariyle Davalıya 1.114.431,15 TL tutarında borçlu olduğu, Davacının 2018-2019-2020-2021 yıllarına ilişkin ticari defterleri incelemede ibraz edilmediğinden incelenemediği, Davalının ticari defterlerine göre, Davalının 04.01.2021 tarihi itibariye Davacıdan 784.683,71 TL alacaklı olduğu, - Davacı ve Davalı defter kayıtlarındaki toplam (1.114.431,15 — 784.683,71 —) 329.747,44 TL tutarındaki farkın, davalı defter kayıtlarında yapılan inceleme sonuçlarına göre 53.052,50 TL tutarındaki borç ve 382.800,00 TL alacak kaydının davacı kayıtlarında yer almadığından kaynaklandığı, " şeklinde rapor düzenlendiği anlaşılmıştır.
Ardından dosya sunulan yeni kayıt ve belgeler ile tarafların beyan ve itirazları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilmek suretiyle ek rapor tanzimi için bilirkişilere tevdi olmuş, bilirkişiler tarafından dosyada eksiklik bulunduğu, eksikliklerin tamamlanması ve görev verilmesi halinde yeniden tespit ve değerlendirmelerin yapılacağının bildirildiği görülmüştür.
Daha sonra taraflara 2018-2019-2020-2021 yıllarına ait ticari defter ve belgelere ilişkin kayıtları sunmak üzere süre verilmiş ve davacı tarafça 25/10/2023 tarihli dilekçede belirtilen sevk irsaliyelerine ilişkin kayıtların celbi için ... firmasına müzekkere yazılmış, bu eksiklikler tamamlandıktan sonra dosya tekrardan kök raporu düzenleyen bilirkişi heyetine tevdi edilerek ek rapor düzenlenmesi istenmiş, bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 09/09/2024 tarihli ek raporda özetle; " ... Davalı şirket tarafından 2017 yılında Davacıya tanzim edilen 2.343.552,21 TL tutarındaki 32 adet faturadan 2.314.999,65 TL tutarındaki 31 adet faturanın davacının defterlerinde işli olduğu, davalı şirket tarafından davacıya tanzim edilen 2.343.552,21 TL tutarındaki 32 adet faturanın tamamının Davacı tarafından Ba formu ile beyan edildiği, 2. Davalı şirket tarafından Davacıya tanzim edilen 2.343.552,21 TL tutarındaki 32 adet faturadan 1.964.160,97 TL tutarındaki 22 adet faturadaki sevk adresleri ile dava dışı ... firması tarafından tanzim edilen sevk irsaliyelerinde yer alan sevk adreslerinin uyuşmadığı, 65.282,50 TL tutarındaki 2 adet faturadaki satışın akaryakıt istasyonundan yapıldığı, 314.108,74 TL tutarındaki 8 adet faturadaki sevk adresleri ile ... tarafından tanzim edilen sevk irsaliyelerinde yer alan sevk adresleriyle örtüştüğü, ancak akaryakıtın teslimine ilişkin sunulan sevk irsaliyeleri ve irsaliyeli faturalarda davacı tarafın imzasının bulunmadığı, 3. Davacı tarafından yapılan 1.208.000,00 TL tutarındaki ödemenin hangi sevk irsaliyesine ilişkin olduğu ve hangi faturalardan kaynaklandığının tespit edilmesinin mümkün olmadığı, " hususlarının belirlendiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından 09.12.2024 tarihli dilekçe ile dava ıslah edilerek dava değeri 857.161,26 TL'ye yükseltilmiştir.
Davanın, ön ödemeli akaryakıt alışverişine ilişkin sözlü anlaşmadan kaynaklandığı, bu hususta taraflar arasında anlaşmazlık olmadığı, davacının sözleşmeye istinaden davalıya akaryakıt bedellerini ödemesine rağmen teslimat yapılmadığı iddiasıyla iş bu davanın ikame edildiği anlaşılmaktadır.
Davalı taraf zamanaşımı def'i ileri sürmüş olup; sözleşmeden kaynaklı para alacağının tahsili istemi ile açılan davada, zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu, davacının 2017 yılına ilişkin olarak alacağını talep ettiği, iş bu davanın 25/02/2022 tarihinde açıldığı, bu suretle 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı dikkate alınarak, davalının zamanaşımı def'i yerinde görülmemiş ve davanın esası incelenmiştir.
Davacı tarafa yemin delili hatırlatılmış olup, yemin teklifinde bulunmak istemediklerini beyan etmiştir.
Yapılan yargılama ve toplanan deliller ışığında; davacının 2017 yılına ilişkin defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemede, davacının davalıya 2016 yılından devreden 7.431,50 TL borcunun olduğu, davalının davacıya 2017 yılında 2.314.999, 65 TL tutarında 31 adet fatura düzenlediği, karşılığında davacının 1.208.000,00 TL ödeme yaptığı, davacının 31.12.2017 yıl sonu itibariyle davalıya 1.114.431,15 TL borcunun olduğu, 09.09.2024 tarihli bilirkişi raporu ile davacının 2018,2019,2020 yıllarına ait elektronik ortamdaki kayıtları üzerinden yapılan incelemede, anılan borcun 2020 yılına kadar devretmiş olduğu, davalının defter belgeleri üzerinde yapılan incelemede ise; davalının davacıya 2017 yılında 2.343.552, 21 TL tutarında 32 adet fatura düzenlediği, davacının 04.01.2021 itibariyle davalıya 784.683,71 TL borcunun olduğu tespitleri yapılmıştır. Tarafların 2017 yılına ilişkin BA/BS formları incelenmiş olup 2017 yılında davacıya keşide edilen toplamda 2.343,552,21 TL tutarındaki 32 adet faturanın tamamının hem davalı hem davacı şirketler tarafından vergi dairesine beyan edildiği, davacı tarafından yapılan 1.208.000,00 TL tutarındaki ödemenin hangi sevk irsaliyesine ilişkin olduğu ve hangi faturalardan kaynaklandığının belirlenmesinin mümkün olmadığı tespit edilmiştir. Böylelikle davalının davacı tarafa borçlu gözükmediği, aksine ilişkin davacı tarafça kesin ve yazılı delil sunulmadığı anlaşılmakla; davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40 TL harcın peşin olarak alınan 14.638,88 TL peşin ve ıslah harcının mahsubu ile fazladan yatan 14.023,48 TL harcın davacıya İADESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 132.002,58 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Taraflarca tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
6-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde... yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/02/2025
...