T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2022/206 Esas
KARAR NO: 2023/796
BAŞKAN: ... ...
ÜYE: ... ...
ÜYE: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI : 2- ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 20/02/2012
KARAR TARİHİ: 01/11/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 30/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Mahkememizin 2012/80 esas sayılı dosyasında;
Davacı vekili dava dilekçesi ile; idare tarafından yapılan ihale sonrasında müvekkil idare ile davalı ... ... A.Ş.'nin ".... ... Konut ile Genel Altyapı Adaiçi Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İnşaatı İşi"nin yapılması için 13/01/2004 tarihli sözleşme imzalandığını, işin müşavirlik hizmetleri içinde ....ile sözleşme imzalandığını, yapılan iş tam ve tamammış gibi bedelinin ödendiğini, inşaatın geçici kabulünün 12/10/2005 tarihinde yapıldığını, konut alıcılarına teslim edildiğini, 17/09/2008 tarihinde de kesin kabul işlemlerinin gerçekleştirildiğini, konut alıcıları tarafından.... sayılı dosyayla eksik ve ayıplı imalatların tespit ettirildiğini ve buna dayalı olarak ....esas sayıl dosyası üzerinden idare aleyhine dava açıldığını, anılan davanın davalılara ihbar edildiğini, ... bozması sonrasında .... esasını alan davada idare aleyhine 1.154.957,00.-TL üzerinden hüküm kurulduğunu, daha sonra kararın .... esas sayılı takip dosyasına konu edildiğini, 1.350.000,00.-TL üzerinden teminat yatırtılarak mahkeme kararının temyiz edildiğini,...esas sayılı dosyasında verilen karar nedeniyle idarenin ödemek zorunda kaydığı miktardan davalıların sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500.000,00.-TLnin kesin kabul tarihi olan 17/09/2008 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davacı 19/03/2015 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini artırarak dava değerini 1.376.982,00 TL'ye yükseltilmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ:
Davalı Metroplan vekili cevap dilekçesi ile;... Mahkemesince verilen kararın halen temyiz aşamasında olduğunu, davacının BK'nun 126/4.maddesine göre dava açtığını beyan ettiğini, ancak davacının alacaklı olup olmadığının henüz belli olmadığını, işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, eksik ve kusurlu işlerin tamamlanarak 01/09/2008 tarihinde işin kesin kabulünün yapıldığını, davacının denetim ve kontrol yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebiyle sorumlu olduğunu, mahallinde keşif yapılması halinde işin tamamlandığının tespit edileceğini, müvekkilinin mesleki sorumluluk sigortası olması nedeniyle davanın ....'ye ihbar edilmesini ve davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; davanın belirsiz alacak davası olmadığını rücuan tazminat davası niteliğinde olduğunu, davacının henüz alacaklıya ödeme yapmaması nedeniyle dava açmakta hukuki yararının olmadığını, bahse konu konutların geçici ve kesin kabullerinin yapıldığını, ayrıca blok yöneticilerinden ... 620 konut uygulamasında çevreye ve ortak alanlara ilişkin eksik imalat bulunmadığına dair ibranamelerinin olduğunu, ... Belediye Başkanlığından iskanlarının da alındığını, kabuller, ibranameler ve iskan raporu birlikte değerlendirildiğinde imalatın tam ve eksiksiz olarak tamamlandığının anlaşılacağını, yine peyzaj işlerinin tamamlandığına dair ibranameyi de ...Mahkemesinin dosyasına sunduklarını, ... Mahkemesinin kararının hukuka uygun olmadığını, .... İş sayılı dosyasının 6 yıl önce düzenlendiğini, tüketici mahkemesinde oluşturulan bilirkişi heyeti ile tespit dosyasında rapor düzenleyen heyette ortak bilirkişi olduğunu, Tüketici Mahkemesinde hükme esas alınan raporda belirlenen tespitlerin tamamının kullanımına bağlı olduğunu, davacıların bakım ve koruma yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin anılan dosyada incelenmediğini, anılan dosyada derin kuyunun açılmadığı ve sulama ağının yapılmadığından bahsedildiğini, oysa sözleşmede böyle bir hükmün mevcut olmadığını, arazinin kuyu açmaya elverişli bir yapıda olmadığını, anılan dosyada yeterli ağaç dikilmediğinden bahsedildiğini ancak dikilmesi gereken yükümlülüklerini yerine getirmemelerinden dolayı ağaç ve ağaçcıkların kuruduğunu, çim alanına ekim yapıldığını, site yöneticiliğinin imzasına havi belgeyle bu durumun sabit olduğunu, konut sahipleri tarafından kullanılmaya başlandıktan sonra hiçbir peyzaj korumasının yapılmadığını, yaz aylarında çimlerin su ihtiyaçlarının fazla ve maliyetli olduğunu, blok yöneticileri tarafından peyzaj alanlarının korunması için ayrı bir bütçe ayrılmadığını, .... dosyasının temyiz edildiğini, bekletici sorun yapılması gerektiğini, ayrıca davacının ve diğer davalının kusuru oranında müvekkilinin tazminatından indirim yoluna gidilmesi gerektiğini, davacının kesin kabul tarihinden itibaren faiz isteminin de hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmazlık; davacı idare ile davalı yüklenici Uransan arasındaki eser sözleşmesine dayalı olarak yapılan imalatın eksik/ayıplı olması nedeniyle açılan rücuen tazminat ve diğer davalı .... müşavirlik sözleşmesinin kusurlu ifasından dolayı uğranılan zararın tazmininden kaynaklanmaktadır.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, .... Esas sayılı dosyası davalı ... davalı ... arasındaki 14/01/2004 tarihli sözleşme ile davalı ... ... arasındaki 13/01/2004 tarihli sözleşme geçici ve kesin tablo tutanakları, kesin kabul eksiklikleri tamamlama formu, ...D.İş sayılı dosyası, ....0 sayalı dosyası tarafların karşılıklı imza ve savunmaları, uzman bilirkişi heyetinden alınan asıl ve ek rapor ile tüm dosya kapsamına göre; davacı .... tarafından yapımı üslenilen dairelerdeki eksik ve ayıplı işler nedeniyle .... esas sayılı dosyasında ilama dayalı olarak 1.376.982,00 TL ödenmek zorunda kalındığı sözleşmeye göre yüklenici .... ile müşavirlik hizmetlerini üstlenen diğer davalı....' nin sözleşme gereklerini yerine getirmedikleri gerekçesi ile sorumlu oldukları nedeni ile tazminat davası açılmıştır.
.... esas sayılı dosyasında eksik ve ayıplı işler nedeni ile mahkemece verilen kararın ... karar sayılı ilamı ile onandığı ve mahkeme ilamı doğrultusunda 13/06/2012 tarihinde .... esas sayılı dosyasında borçlu.... tarafından 1.376.981,09 TL tutarında ödeme yapıldığı mahkeme dosyaları ve icra takip dosyası ile sabittir. Bu kapsamda davalıların kesinleşen mahkeme ilamındaki eksik ve kusurlu işler ve bedeline ilişkin itirazlarının bu davada tartışılma olanağı bulunmayıp bu konuda kesinleşen mahkeme ilamının ve ödeme miktarının sözleşme kapsamında yapılan işler nedeni ile davacı ..'nin zararı olarak kabul zorunludur.
Uyuşmazlıkta özellikle davalı ... Müşavirlik sözleşmesinde yüklendikleri işlere göre sorumlu tutulan tutarın hakkaniyete aykırı olduğu sözleşmenin 51. Maddesinin Borçlar Kanununun 20. Maddesindeki genel işlem koşullarına aykırı olduğu zira dürüstlük kurallarına aykırı olarak davalı şirket aleyhine ve onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte bir hüküm olduğu aynı zamanda Borçlar Kanununun 25. Maddesine aykırı olduğu ve geçersiz sayılması gerektiği itirazında bulunmuştur.
Konuya ilişkin Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 21. Maddesinde "yüklenici ve alt yükleniciler, işin fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapılmaması, hileli malzeme kullanılması vb nedenlerle ortaya çıkan zarar ve ziyandan yapının tamamı için işe başlama tarihinden itibaren kesin kabul tarihine kadar sorumlu olacağı gibi, kesin kabul onay tarihinden itibarende 15 yıl süre ile müteselsilen sorumludur. Bu zarar ve ziyan genel hükümlere göre yüklenici ve alt yüklenicilere ikmal ve tazmin ettirilir..." hükmü yer almaktadır.
Davalı müşavirlik ve denetim hizmetini sunan ... arasındaki sözleşmenin 51. Maddesinde ise "danışman bu sözleşme ile taahhüt ettiği işlerin yürürlükteki mevzuata uygun yapılmaması, meslek ahlakına uygun davranılmaması, bilgi ve deneyimin idare yararına kullanılmaması vb nedenlerle meydana gelen zarar ve ziyandan, yapı denetim hizmetinin sunulduğu durumda ise yapım işini üstlenen yüklenici ve alt yükleniciler ile birlikte 15 yıl süre ile müteselsilen sorumludur."
Konuya ilişkin emsal niteliğinde olan ... karar sayılı ilamda ana ilkeleri belirtildiği üzere ayıplı ve noksan işlerden taraflar arasında sözleşme mevcut ise öncelikle sözleşme hükümlerine göre sorumluluğun belirtilmesi ve sözleşmenin eki olan Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi hükümlerinin uygulanması gereğine işaret edilmiş; hatta iş sahibinin ayıba bağlı haklarını kullanabilmesi için satın alan 3. Kişilere tazminat ödediğini ispat etmesine gerek olmadığı, oluşan zarardan yüklenici ile birlikte müşavirlik ve kontrollük hizmetini özenle yerine getirmeyen müşavirin de sorumlu olduğunu belirtmiştir.
Bu kapsamda yapılan değerlendirmede taraflar arasındaki sözleşmede yukarıda belirtildiği üzere oluşacak zarardan yüklenici ile denetim görevini üstlenen müşavir firmanın müteselsilen sorumlu olduğu açıkça kararlaştırılmıştır. Hukukumuzda sözleşmeye bağlılık ilkesi geçerli olup davalılar sözleşme ile açıkça oluşacak zarardan ve sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesinden doğan sorumluluğun tazminini müteselsilen üstlenmişlerdir. Müşavirlik ve Denetim Hizmetini bedelinin uğranılan zarardan düşük olması, bir başka deyişle davalı denetim firmasının aldığı bedele göre daha ağır bir sorumluluk altına girmesi sözleşme hükümlerinin genel işlem koşullarına aykırı olduğunu göstermez. Zira taraflar tacir olup sözleşmedeki sorumluluklarını ve sonuçlarını ön görebilecek durumdadırlar.
Diğer yandan denetim firması ile sözleşme yapılmasının amacı yüklenicinin işte daha fazla dikkat ve özen göstermesini sağlamak, yüklenicinin yaptığı işlerin fen ve sanat kurallarına aykırı olup olmadığını, ayıplı olup olmadığını denetleyerek işin sözleşmeye uygun olarak yapılmasını sağlamaktır. Dolayısı ile denetim firmasının sözleşmede yüklendiği edimleri bir başka deyişle denetim görevini yerine getirmiş olması halinde eksikliklerin ve ayıplarn tespit edilerek giderilebileceği ve zararın doğmayacağı açıktır. Bu nedenle sözleşmedeki edimini yerine getirmeyen denetim firması ile birlikte kuşkusuz yüklenici de kesinleşen mahkeme ilamı ile sabit olan zarardan sözleşmenin açık hükmü gereğince müteselsilen sorumludur.
Davacı ilk dava dilekçesi ile belirsiz alacak davası açmak sureti ile henüz mahkeme kararı kesinleşmediğinden 500.000,00 TL'nin kesin kabul tarihinden itibaren tahsilini istediği, ıslah dilekçesi ile talebini artırarak 876.982,00 TL'nin ise ıslah tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş olup, davacının oluşan zararın ödenmesi istemi ile davadan önce davalıları temerrüte düşürmediği, zararın kaynağının sözleşmeye dayalı olduğu dolayısı ile temerrütün davalıların sözleşmedeki edimlerini yerine getirmelerinin istenmesi ile oluşacağı ve bunun dava açılması ile gerçekleştiği anlaşılmakla, alacağın ilk dava ile talep edilen alacağın dava tarihinden ıslah ile artırılan miktarın ise ıslah tarihinden itibaren davalılardan müteselsilen tahsiline ilişkin 01/04/2015 tarihinde karar verilmiştir.
Davalılar vekili tarafından kararın temyiz edilmesi üzerine .... karar sayılı ilamı ile "Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, eksik ve ayıplı işlerin giderilme bedellerinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay Kanunu'nun 41/III. fıkrasına göre bir işin duruşmasında bulunan başkan ve üyelerin çoğunluğunun kurul kadrolarında değişiklik, izin veya hastalık gibi nedenler dışında o işin görüşülmesinin yapıldığı kurullarda yeralması zorunlu ise de, duruşmada hazır bulunan üyeler ...ın emeklilik ve ... üyeliğinin sona ermesi sonucu kurul kadrolarındaki değişiklik nedeniyle duruşmada bulunanların çoğunluğunun işin görüşüldüğü kurullarda yeralması mümkün olmadığından incelemenin Daire Başkanı ...tarafından yapılmasına karar verilerek işin esasının incelenmesine geçildi.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı yüklenici ....'nin tüm, davalı ...'nin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık 13.01.2004 tarihli inşaat yapım ve 14.01.2004 tarihli müşavirlik sözleşmelerinden kaynaklanmıştır. Davacı iş sahibi, davalı ... D... yüklenici, diğer davalı ise müşavirlik hizmetlerini yürüten şirkettir.
Davada yükleniciye ihale edilen ... 620 adet konut ile genel altyapı, ada içi altyapı ve çevre düzenlemesi inşaatı işinin geçici ve kesin kabulünün yapıldığı, bağımsız bölüm satın alan üçüncü kişilerce .... dosyası üzerinden yapılan tesbit sonucu eksik ve ayıplı imalâtların belirlendiği, tesbit bilirkişi raporuna dayanılarak.... tarafından ....aleyhine dava açıldığı, yapılan yargılama sonucu ... aleyhine karar verildiği bilirtilerek, eksik ve ayıplı işler bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istenilmiştir. Mahkemece eksik ve ayıplı işler bedelinden davalılar müteselsilen sorumlu tutularak hüküm kurulmuştur.
Davacı iş sahibi adına inşaatın yapımını denetlemek ve iş sahibini uyarmakla görevli olan müşavir firma eksik işler ve açık ayıplar nedeni ile uğranılan zarardan davacıyla yaptığı 14.01.2014 tarihli Müşavirlik Sözleşmesi'nin (Danışmanlık Hizmet Alımları Tip Sözleşmesi) 51. maddesi uyarınca yüklenici ile birlikte müteselsilen sorumludur. Nitekim anılan sözleşmenin 51. maddesinde "Danışman, bu sözleşme ile taahhüt ettiği işlerin yürürlükteki mevzuata uygun olarak yapılmaması, meslek ahlakına uygun davranılmaması, bilgi ve deneyimin idarenin yararına kullanılmaması ve benzeri nedenlerle meydana gelen zarar ve ziyandan, yapı denetimi hizmetinin sunulduğu durumda ise yapım işini üstlenen yüklenici ve alt yüklenicilerle birlikte onbeş yıl süre ile müteselsilen sorumludur." hükmüne yer verilmiştir. Ancak müşavir firmanın sonradan ortaya çıkan gizli ayıplardan sorumluluğu düşünülemez ise de, teknik kontrolün yeterince yerine getirilememesine bağlı gizli ayıplar var ise onlardan da ayrıca sorumlu tutulacağı açıktır. Dairemizin bu konudaki emsal kararlarına (18.02.2004 tarih ve .... Karar) göre müşavir firmanın sorumluluğu yönünden inceleme yaptırılarak alınacak ek raporla sorumluluk miktarı tesbit ettirilip sonucuna uygun karar verilmelidir.
Davalı müşavir firmanın sorumluluğu hatalı değerlendirilerek yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş ve dosya mahkememize gönderilmiştir.
Mahkememiz tarafından Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda bilirkişi kurulundan rapor alınmış, yapılan yargılama sonucunda; bilirkişi ek raporundaki teknik bilirkişinin tespitlerine göre; işlerin açık ayıp imalat sınıfında olduğu belirlenmiştir. İşlerin açık ayıp niteliğinde olması nedeniyle bu ayıplardan müşavirlik firmasının sorumlu olduğu kanaatine varılarak eksik ve ayıplı işler nedeniyle davacı tarafından ilama dayalı olarak ödenen 1.376.982,00 TL'den davalı müşavirlik firmasının sorumlu olduğu, diğer taraftan her ne kadar davalı ... ... Yönünden önceki hüküm bozulmamış ise de, söz konusu şirket hakkında kurulan hüküm açıkça onanmadığından .... yönünden yeniden hüküm kurularak 1.376.982,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı temyiz yoluna başvurulması üzerine, ....Karar sayılı kararla "O halde mahkemece, kapatılan ... az yukarıda belirtilen bozma ilamı gözetilerek, davalı müşavir şirketin eksik işler ve açık ayıplar nedeniyle davacının bağımsız bölüm satın alan dava dışı 3. kişilere yaptığı ödemeler sebebiyle zararın tamamından, sonradan ortaya çıkan gizli ayıplar nedeniyle yapılan ödemeler sonucu oluşan zarardan ise, teknik kontrolün yeterince yapılmamasına bağlı gizli ayıplar varsa onlardan sorumlu olacağı ilkesinden hareketle, davacının davalı müşavir firmadan tazminini isteyebileceği zarar miktarı konusunda 6100 sayılı HMK’nın 266 ve devamı maddeleri hükümlerine uygun olarak yeniden seçilecek konusunda uzman her üçü de teknik bilirkişi olan yeni bir heyetten, davalı müşavir şirketin itirazları da karşılanarak, gerekçeli ve Yargıtay ile taraf denetimine elverişli rapor alınıp sonucuna uygun karar verilmesi gerekir.
Mahkemece bozma ilamında gösterildiği şekilde müşavir firmanın sorumluluğu bakımından “Eksik işler, açık ayıplar ve teknik kontrolün yeterince yapılmamasına bağlı gizli ayıplar” yönünden bir ayrım ve değerlendirme içermeyen yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur." gerekçesiyle davalı yüklenici ....Vekilinin tüm, davalı müşavir firma ...'nin diğer temyize itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı müşavir şirket yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay bozma ilamına uyularak, mahkememizce dosya bilirkişi kuruluna tevdi edilerek, bilirkişilerden kök, 20/03/2023 tarihli ek ve 08/09/2023 tarihli 2. Ek rapor alınmıştır.
Bilirkişi kurulu 2. Ek raporunda;.... Değişik İş dosyasındaki eksik ve kusurlu imalatlar incelendiğinde genel olarak her blokta benzer eksikliklerin olduğunun görüldüğünü, bilirkişilerin bu eksiklikleri 27 adet ana başlıkta topladığını ve daire bağımsız bölüm başına 1.500,00 TL olacak şekilde ayıplı imalat bedeli tespit ettiklerini, tüketici mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasında karara esas bilirkişi raporunda ise 27 adet ana başlığın 20 tanesini eksik olarak ifade ettiklerini belirtmişler, 20 adet ayıplı imalat ...bozma ilamı doğrultusunda değerlendirilerek sonuç olarak; davalıların açık ve gizli ayıplı imalatlar nedeniyle sorumlu tutulabileceği ayıp giderim bedelinin 514.389,25 TL hesaplandığı, 2. Tüketici Mahkemesinde görülen davada 930.000,00 + 224.957,00 TL = 1.154.957,00 TL ayıp giderim bedeli için faiz, dava giderleri ve sair ilaveler nedeniyle davalı (huzurdaki davda davacı) TOKİ tarafından 1.376.982,00 TL olarak ödenmek durumunda kalındığı, esas borç haricinde yapılan diğer ödemlerin tutarı 1.376.982,00 - 1.154.957 = 222.025 TL olup iş bu tutarın az yukarıda hesaplanan 514.389,25-TL ayıp giderim bedeline bağlı olarak aynı oranda hesaplanması hususundaki takdirin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
... Dairesi'nin 30/09/2021 tarihli bozma ilamında davalı yüklenicinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş olması, bozma gerekçesinin, müşavir firmanın sonradan ortaya çıkan gizli ayıplar nedeniyle oluşan zarardan teknik kontrolün yeterince yapılmamasına bağlı ayıplar varsa onlardan sorumlu olacağı ilkesinden hareketle müşavir firmadan davacının tazminini isteyebileceği zarar miktarı konusunda yeniden seçilecek bilirkişi kurulundan davalı müşavir şirketin de itirazları karşılanarak rapor alınmasına yönelik olması dikkate alındığında, daha önceki kararda hükmedilen 1.376.982,00 TL tutarında davacı zararının bulunduğu, davacının bu miktarı talep edebileceği hususu Yargıtay bozma ilamı ile kesinleşmiştir.
Bozma gereğince araştırılması gereken husus, davacının tespit edilen bu zararından müşavir firmanın ne kadarlık kısmından sorumlu olduğudur.
Bilirkişi kurulunun ek raporunda tüketici mahkemesi kararına konu bilirkişi raporunda belirtilen her bir ayıp yönünden açık ayıp, gizli ayıp niteliği tespit edilerek, ayrıca bu ayıpların teknik kontrolün yeterince yapılmamasına bağlı olup olmadığı da değerlendirilmiştir.
Bilirkişi raporuna göre gizli ayıp olduğu tespit edilen tüm ayıpların teknik veya yetersiz kontrolün yeterince yapılmamasına bağlı ayıplar niteliğinde olduğu anlaşılmıştır.
Yapılan yargılama sonucunda, toplanan delillerden; davacı ile davalı ... Dış .... arasında imzalanan eser sözleşmesi kapsamında yüklenici tarafından yapılan ayıplı imalatlar nedeniyle davacı aleyhine ...nde açılan dava sonucunda verilen karar gereğince davacı tarafından toplam 1.376.982,00 TL ödeme yapıldığı, davalı yüklenici ...'nin temyiz itirazlarının reddedilmesi nedeniyle önceki hükümde tespit edilen davacının 1.376.982,00 TL zararının bulunduğu hususunun kesinleştiği, davalı müşavirlik şirketiyle imzalanan sözleşmenin 51. Maddesi gereğince davalının açık ayıplardan ve teknik kontrolün yeterince yapılmamasına bağlı gizli ayıplardan sorumlu olduğu, bilirkişi 2. Ek raporuna göre; tüketici mahkemesi kararına esas bilirkişi raporunda tespit edilen ayıplardan gizli ayıp niteliğinde olanların teknik kontrolün yeterince yapılmamasına veya yetersiz kontrol sonucu oluşan ayıplar niteliğinde olduğu, buna göre davalı müşavirlik firmasının tüketici mahkemesi kararına konu tüm gizli ve açık ayıplardan sorumluluğunun bulunduğu, davacının 1.376.982,00 TL zararını hem yükleniciden hem de müşavirlik şirketinden talep edebileceği kanaatine varılmakla, davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜ ile, 1.376.982,00 TL alacağın 500.000,00 TL yönünden dava tarihi olan 20/02/2012, 876.982,00 TL'lik kısım yönünden ise ıslah tarihi olan 06/01/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
2-Alınması gerekli 94.061,64 TL harçtan peşin ve ıslah harcı olarak alınan 30.941,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 63.120,64 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Peşin ve ıslah harcı olarak alınan karar ve ilam harcından 30.941,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 181.468,02 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafça yapılan 11.225,00 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/11/2023
Başkan ...
✎e-imzalıdır
Üye ...
✎e-imzalıdır
Üye ...
✎e-imzalıdır
Katip ...
✎e-imzalıdır