T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2022/245 Esas - 2023/109
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2022/245 Esas
KARAR NO: 2023/109
HAKİM:....
KATİP:...
DAVACI :...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ: Av...
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 25/03/2022
KARAR TARİHİ: 21/02/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/02/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı 22/03/2022 tarihli dava dilekçesinde müvekkili..... arasında imzalanan hizmet alımı işi sözleşmesi kapsamında çalıştırılan personellerden; ....'in işten çıkartılması sonucunda hem müvekkili İdare hem de yüklenici şirket/karşı taraf aleyhine 4857 sayılı yasadan kaynaklı alacaklar için dava açıldığını, ..... Sayılı ilamı ile hükme bağlanan alacak kalemleri (kıdem tazminatı-ihbar tazminatı- yargılama gideri ve ilam vekalet ücreti) ....E. Sayılı dosyası üzerinden takibe konulduğunu ve takip sonrası müvekkili İdare tarafından icra dosyasına 16.361,86 TL yatırıldığını, yukarıda belirtilen Mahkeme kararı ve yürürlükte olan mevzuat gereği müvekkili İdare tarafından ödenmek zorunda kalınan alacak bedellerinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkili İdare’ye iadesi hususunda taraflarınca arabulucuya başvurulduğunu, ancak davalı ile anlaşmaya varılamadığını, davalı yüklenici şirket ile imzalanan Teknik Şartnamenin 14.6 maddesine göre; “Yüklenici yürürlükteki İş Kanunu ve... Mevzuatı hükümlerine göre çalıştıracağı elemanların her türlü özlük haklarını karşılamak zorundadır. Mevzuata göre işçi alınması, işçi çıkarılması, işçi haklarının ödenmesi ve sair konularda tüm sorumluluk yükleniciye aittir." hükmüne göre davalının, ilgili sözleşme, teknik şartname, Borçlar Kanunu ve Sair Mevzuat gereğince sorumlu olduğunu, konuyla ilgili ... Sayılı 04.07.2019 tarihi kararının da bu yönde olduğunu, müvekkili İdare tarafından ödenmek zorunda kalınan bedellerden yüklenicinin sorumlu olduğu için, ödenen bedellerin yüklenici tarafından İdare’ye ödenmediği için dava açmak zaruretinin hasıl olduğunu, müvekkili İdare tarafından davalıya karşı açılan ve muhtelif ticaret Mahkemelerinde görülen davalara ilişkin kabul kararlarını ekte sunduklarını, mahkemece dikkate alınarak huzurdaki davanın da kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere; davanın kabulüne, işçilik alacaklarından kaynaklanan ve müvekkili İdare tarafından ödenmek zorunda kalınan toplam 16.361,86 TL’ nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın, davacı kurum tarafından işçilik alacağından kaynaklı ödenen toplam 16.361,86- TL'nin müvekkili şirketten tahsili talebine ilişkin olduğunu, söz konusu taleplerin hukuki dayanaktan yoksun olup ilgili mevzuat ve yargı kararları gereği işçilik alacaklarından tüm sorumluluğun yalnızca ....'ne ait olduğunu, davacı kurum davaya konu ...” ihale sözleşmesini müvekkil şirketin iradesi dışında feshettiğini,...talebi neticesinde yönetim kurulu kararı neticesinde "asgari ücretin artışı” gerekçe gösterilerek sözleşmeler süresinden önce feshedildiğini, müvekkili şirketin bu hizmet alımı sözleşmelerinin feshine sebebiyet vermediği açık olduğundan ilgili kanun hükümleri ve güncel içtihatlar gereğince işçilik alacaklarından sorumlu olmadığını, müvekkili şirketin bitim süresinden önce feshedilen hizmet alım sözleşmeleri sebebiyle maddi ve manevi zarara uğradığını, davacı idare müvekkil şirketin hakediş ve teminat alacaklarını ödemediğini, davacı idare tarafından müvekkil şirketin iradesi dışında alınan fesih kararları sebebiyle doğan işçilik alacaklarının ödenmesine ilişkin müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirketin ihalenin feshinde hiçbir kusuru bulunmadığını, söz konusu sözleşmelerin fesihleri için alınan kararların, fesihlere ilişkin tüm belgelerin kuruma yazılacak ihtaratlı müzekkere ile celbini talep ettiklerini, davacı kurum ... tarafından alınan yönetim kurulu kararı neticesinde feshedildiğini, bu sebeple söz konusu işletmesel kararın .. yönetiminin almış olduğu müvekkili şirketten bağımsız bir karar olduğunu, müvekkili şirketin feshe sebebiyet vermediğinin açık olduğunu, bununla birlikte kanun ve yargı kararları gereğince işçilik alacaklarından sorumlu olmadığını, davacı kurum tarafından müvekkil şirkete hak edişler ödenmediği gibi açılan işçilik alacakları davalarında, davacı kurumun müvekkil şirkete ödemesi gereken hak edişlerin içerisinden işçilerin alacaklarını ödediğini düşündüklerini, iş bu sebeple işçilere yapılan ödemelerin davacı kurum tarafından elde tutulan hak edişlerden mi yapıldığını öğrenebilmek adına davacı kurumdaki müvekkil şirkete ait muavin defter kayıtlarının celbini talep ettiklerini, davacı kurumun kendi sebep olduğu fesihler neticesinde hükmedilen alacak kalemlerini kötü niyetli olarak zarara uğramış olan müvekkili şirketten tahsili amacını güttüğünü, davacı kurumun mahkeme kararıyla hükmedilen alacak kalemlerinin tahsilini hem müvekkili şirketin kurumdan alması gereken hak edişlerden hem de huzurdaki davayı açarak tekrar müvekkili şirketten tahsili amaçladığını, dava dışı işçi .... nezdinde ikame edilen işçilik alacakları talepli dava kapsamında yargılamanın istinaf aşamasında olduğunu, ... E. numarası ile görüldüğünü, söz konusu dosyanın derdest olup henüz kesinleşmediğini, davayı kabul anlamına gelmemekle beraber davacı tarafça ..K. Sayılı dosya henüz kesinleşmeden icra kanalıyla ödeme yapıldığını, söz konusu dosyanın ... henüz istinaf aşamasında derdest olup incelemesi devam ettiğini, davacı kurumun dosyanın kesinleşmesini beklemeden ödeme yapması ve bu alacak kalemlerine ilişkin rücu etmesi hakkaniyete aykırı olduğunu davanın usulden reddini gerektirdiğini, davacı ....nin kendisinin sorumlu olduğu işçilik alacağı kalemlerini müvekkili şirkete rücu etmesi sebepsiz zenginleşmeye yönelik olduğunu, bu hususta ayrıca yasal haklarımızı saklı tuttuklarını, davacı kurumun müvekkili şirkete ait hakedişlerden ve nakit teminatlardan kesinti yaparak ödemesi yapılan dava dışı işçilerin alacaklarının rücuen tazmini talebiyle ... Esas sayılı dosyasını ikame ettiğini, Davacının mükerrer tahsilata sebebiyet veren işbu talepleri hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, İşbu hususun.... esaslı dosyaya davacı kurum tarafından sunulan kurum iç yazışmaları ile de sabit olduğunu, iş bu dava ile tarafları ve konusu aynı olan...esaslı dosyaya davacı kurum tarafından sunulan evraklar arasında yer alan ... tarafından dağıtım yerlerine hitaben yazılan.... evrak sayılı yazıda da "... E. Sayılı dosyasına... bütçesinden karşılanarak ödendiğini, 02.10.2019tarihinde de ödenen bedellerin teminat alacağından tahsil edildiği" ve ... ....E. Dava nedeniyle ...dosyasına yapılan ödeme ile... Sayılı dava nedeniyle Av. ...'a yapılan ödemenin ..... 'nin hakedişinden kesinti yapılarak ödendiği tespit edilmiştir." açıklamasına yer verilmiş olup, adı geçen işçiler için müvekkili şirkete ait hakedişlerden ve nakit teminatlardan kesinti yapıldığı kurumun kendi iç yazışması ile ispat edildiğini, davacı kurumun dağıtım yerlerine hitaben yazmış olduğu ... evrak sayılı yazıda ismi geçen dava dışı işçilere yapmış olduğu ödemelere yönelik müvekkil şirkete ait hak edişlerden ve kesin teminat kesintilerine ilişkin olarak detaylı bir şekilde incelemelerinde;
1.Davacı kurum tarafından dava dışı işçilerin tabi olduğu 1192'lik ihale kapsamında çalışan.... sayılı dosyası ikame edildiğini,
... tarafından dağıtım yerlerine hitaben yazılan ... evrak sayılı yazıda Davacı kurum tarafından adı geçen işçilerden...' a yapılan ödemenin müvekkili şirketin teminat alacağından tahsil edildiği açıkça yazıldığı, davacı kurum tarafından dava dışı işçinin aynı işçilik alacağı dosyası için hem müvekkil şirkete ait teminattan kesinti yapılarak ödemesi yapıldığı, aynı bedelin müvekkil şirketten tahsili için rücuen tazminat davası ikame edilmesi mükerrer tahsilata sebebiyet vereceğinden davacının haksız davasının reddi gerektiğini,
2. Davacı kurum tarafından adı geçen işçilerden ....'a..... sayılı ilamı gereğince ... E. sayılı dosyasına ödenen 14.016,70 TL'nin rücuen tahsili talebi için... E. sayılı dosyası ikame edildiğini,
...” tarafından dağıtım yerlerine hitaben yazılan...evrak sayılı yazıda davacı kurum tarafından adı geçen işçilerden ...a yapılan ödemenin müvekkil şirketin teminat. alacağından tahsil edildiği açıkça yazdığını, (ödeme emri EK-4) davacı kurum tarafından dava dışı işçinin aynı işçilik alacağı dosyası için hem müvekkil şirkete ait teminattan kesinti yapılarak ödemesi yapıldığı, aynı bedelin müvekkil şirketten tahsili için rücuen tazminat davası ikame edilmesi mükerrer tahsilata sebebiyet vereceğinden davacının haksız davasının reddi gerektiğini,
3. Davacı kurum tarafından adı geçen işçilerden ... sayılı ilamı gereğince .... sayılı dosyasına ödenen 11.887,36 TL'nin rücuen tahsili talebi için.... E. sayılı dosyası ikame edildiğini,
... tarafından dağıtım yerlerine hitaben yazılan ... evrak sayılı yazıda davacı kurum tarafından adı geçen işçilerden...’a yapılan ödemenin müvekkil şirketin hakedişinden kesinti yapılarak ödendiği açıkça yazdığını (EK-5 Ödeme Emri) davacı kurum tarafından dava dışı işçinin aynı işçilik alacağı dosyası için hem müvekkil şirkete ait hakedişinden kesinti yapılarak ödemesi yapıldığı, aynı bedelin müvekkil şirketten tahsili için rücuen tazminat davası ikame edilmesi mükerrer tahsilata sebebiyet vereceğinden davacının haksız davasının reddi gerektiğini,
4. Davacı kurum tarafından adı geçen işçilerden ... sayılı ilamı gereğince Davacı Vekili Av. ... a ödenen 22.555,30 TL’ nin rücuen tahsili talebi için....E. sayılı dosyası ikame edildiğini,
....” tarafından dağıtım yerlerine hitaben yazılan ... evrak sayılı yazıda davacı kurum tarafından adı geçen işçilerden ...'a yapılan ödemenin müvekkil şirketin hakedişinden kesinti yapılarak ödendiği açıkça yazdığını (EK-6 Ödeme Emri) davacı kurum tarafından dava dışı işçinin aynı işçilik alacağı dosyası için hem müvekkil şirkete ait hakedişinden kesinti yapılarak ödemesi yapıldığı, aynı bedelin müvekkil şirketten tahsili için rücuen tazminat davası ikame edilmesi mükerrer tahsilata sebebiyet vereceğinden davacının haksız davasının reddi gerektiğini,
İş bu dava ile tarafları ve konusu aynı olan ... Esas Sayılı Dosyasına Davacı Kurum tarafından sunulan muavin defter kayıtları incelendiğinde Kurum tarafından Müvekkili şirkete ait hakedişlerinden kesinti yapılmak suretiyle dava dışı işçilere ödemeler yapıldığı görüleceğini,
İş bu dava ile tarafları ve konusu aynı olan... Esas Sayılı Dosyasına Davacı Kurum tarafından sınırlı bir tarih aralığına ait muavin defter kayıtları sunulmuş olup, söz konusu kayıtlarda huzurdaki davaya konu İhale Sözleşmeleri ile aynı ihale sözleşmişlerinde çalışan işçilerin işçilik alacaklarının müvekkili şirkete ait hakediş bakiyelerinden ve nakit teminatlarından kesinti yapıldığının açıkça görüleceğini,
Davacı Kurum bünyesinde bulunan muavin defter kayıtlarının celbi veya yerinde incelenmesi taleplerinin kabul edildiği emsal ara kararlarının dosyaya sunulduğunu,
Dava dışı işçilerce fazla mesai ve yıllık izin talepleri ile ikame edilen .... sayılı kararı ile davacının dava konusu talepleri kabul edildiğini, söz konusu davada müvekkili şirket ile diğer davalının müteselsil sorumlu addedildiğini, açılan dava kapsamında dava konusu ücretlere hak kazanan işçilere ödeme yapan davacı kurumun ödemiş olduğu tutarın azami %50 oranında müvekkili şirkete başvurması uygun düşerken davacı idare tarafından söz konusu ücretin tamamı bakımından müvekkili şirkete başvurulması hukuka ve adalet duygusuna aykırılık teşkil ettiğini, ihale sözleşmesinin feshedilmesi sürecinde herhangi bir ihmal veyahut kusuru bulunmayan müvekkili şirkete söz konusu alacak yönünden % 50 oranında başvurulması dahi adaletli olmadığını, ilgili mevzuat gereği söz konusu alacak kalemlerinin tahsilinden sorumlu olan davacı kurumun yapılan ödeme nedeniyle müvekkil şirketten rücu istemi haksız ve mesnetsiz olduğunu,
Davacı kurum tarafından ödenen ve talep edilen işçilik alacakları yönünden müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı hususuna ilişkin olarak ...16.02.2016 tarih ve .... sayılı olur yazısı ile ...17.02.2016 tarihli 62 karar sayılı toplantı karar tutanakları işbu cevap dilekçeleri ekinde Sayın Mahkemeye sunulduğunu, söz konusu belgeler incelendiğinde ihale kapsamında istihdam edilen işçilerin işçilik alacaklarını ödeme konusundaki sorumluluğun davacı kuruma ait olduğu görüleceğini, Davacı kurum tarafından sözleşmenin feshi için alınan tüm kararlar ile feshe ilişkin tüm belgelerin davacı kurumdan ihtaratlı müzekkere ile istenmesini talep ettiklerini,
Davacı kurum tarafından ihale sözleşmesi kapsamında müvekkili şirkete ödenmesi gereken hakedişleri ödemediğini, bu hususta müvekkili şirketçe davacı kuruma başvurulması gerekirken davacı kendilerinin sebep olduğu fesihler sebebiyle ortaya çıkan işçilik alacaklarını da müvekkili şirketten tahsil etme gayesiyle huzurdaki haksız ve mesnetsiz davayı açtığını,
Davacı kurum ile müvekkili şirket arasında personel istihdamına ilişkin olarak ihale sözleşmesi tesis edilen sözleşme gereği müvekkili şirket tarafından davacı ... bünyesinde çalıştırılmak üzere personel temini sağlandığını, söz konusu ihale sözleşmesinin 22.1 sayılı maddesinde “Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin Altıncı Bölümünde belirlenmiş olup, Yüklenici bunları aynen uygulamakla yükümlüdür. ” düzenlemesi ile iç ilişkide bahsi geçen mevzuatın geçerli olduğu karara bağlandığını,
22.02.2019 tarihinde yayımlanan 7166 no’lu 30694 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 11 inci maddesi ile 4857 sayılı İş Kanununun 112. maddesine “4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere, 11/9/2014 tarihinden sonra imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında, kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde 11/9/2014 tarihinden sonra geçen süreye ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemeleri için sözleşmesinde kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt işverenlere rücu edilmez.” hükmü eklendiğini, 22.02.2019 tarihli bu düzenleme gereği taraflar arasında yapılan ihale sözleşmesinde; ödenen tazminatlara ilişkin alt işverene rücu edileceği açıkça düzenlenmemiş ise alt işverene rücu edilemeyeceğini, buna göre müvekkil şirket ile davacı arasında yapılan ihale sözleşmesinde kanunun aradığı şartı gerçekleştirecek, ödenen kıdem tazminatları ve diğer işçilik alacaklarının alt işverene rücu edilebileceğine ilişkin açık düzenleme de bulunmadığını, taraflar serbest iradeleri ile yapmış oldukları bu sözleşme ile bağlı olup yapılan yasal düzenleme gereği davacı kurum ...’nin ödediği tazminatlara ilişkin müvekkili şirkete rücu edemeyeceği açık olduğunu, Davacının taleplerinin müvekkili şirket açısından kabulü mümkün olmadığını,
Önceden tesis edilmiş bulunan işlemlerin doğurduğu hukuki sonuçları ortadan kaldıracak şekilde yasama tasarrufunda bulunulması hukuki güvenlik ilkesinin ihlali anlamına geldiğini, Anayasa madde 153'ün sağladığı koruma, hukuki güvenlik ilkesi ve kazanılmış hakların korunması ilkesi gereği huzurda görülmekte olan davada müvekkili şirket lehine iptal edilen kanun hükmünün uygulanması gerektiğini, Hukuk kurallarının sık sık değişmesi, öncelikle bu hükümlere güvenerek işlem yapan tarafların hukuki güvenliği olmak üzere hukuki belirlilik ve istikrarın da zedelenmesine sebep olduğunu, Hukuk kurallarında sık sık değişiklikler yapılarak hukuki istikrarı ve belirliliği yok eden kurallar ihdas edilmemesi, temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması ve adil yargılanma hakkının zedelenmemesi adına müvekkili şirketin halen yürürlükte bulunan 08.02.2015 tarihli yönetmelik, davacı kurum tarafından yayımlanan genelgeler ve İş Kanunu madde 112 hükmü gereği sorumluluğunun bulunmadığına karar verilmesini talep ettiklerini, taraflar arasındaki ihale sözleşmesi gereği de müvekkil şirketin dava dışı işçilere ödenen alacak kalemlerinden sorumluluğu bulunmadığını, Davacı kurum tarafından yayınlanan 01.10.2014 tarihli 9416 sayılı genelge ile 8 Şubat 2015 tarihli yönetmelik hükümleri doğrultusunda davacı kurum tarafından ödenen tüm işçilik alacak kalemlerinden davacı kurum ...sorumlu olduğunu,
Müvekkili şirket ile davacı kurum arasında akdedilen 26.05.2015 tarihli sözleşmenin imzalanmasından önce “Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımları Kapsamında İstihdam Edilen İşçilerin Kıdem Tazminatlarının Ödenmesi Hakkında Yönetmelik” 08.02.2015 tarihinde 29261 sayılı Resmi Gazete ‘de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini, Taraflar arasındaki sözleşmelerin imza tarihinden önce yürürlüğe girmiş ve halen yürürlükte olan söz konusu Yönetmeliğin 5/2 hükmü ile 8'inci maddesi gereği ihale kapsamında ...’nin sevk ve idaresinde çalışan işçilere ait kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarını ödeme yükümlülüğünün davacı kamu kurumu ...’de olduğunu,
Davacı kurum tarafından ilgili yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden ve taraflar arasındaki ihale sözleşmesinin imzalanmasından yaklaşık bir yıl önce çıkarılan 01.10.2014 tarihli 9416 sayılı Genelge ve yine bizzat davacı kurum tarafından ilgili yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden sonra 23.02.2015 tarihinde çıkarılan... sayılı Genelge ile kurum bünyesinde alt işverenlerce çalıştırılan işçilerin tazminatlarının ve diğer işçilik alacaklarının kurum tarafından ödeneceği düzenlendiğini,
Davacı kurum tarafından hem ilgili yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce hem de yürürlüğe girmesinden sonra yayımlanan genelgeler gereği, müvekkili şirketin öncelikle kıdem tazminatı alacağı olmak üzere davacı kurum tarafından ödenmiş işçilik kalemlerinden hiçbir sorumluluğunun bulunmadığı açık olduğunu, Müvekkili şirketin bu genelgeler ve halen yürürlükte bulunan 08.02.2015 tarihli yönetmelik hükümlerine güvenerek söz konusu ihale sözleşmesini akdettiğini, bizzat davacı tarafça yayımlanan genelgeler ile kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğünün kendisinde olduğu ikrar edilmiş olmasına rağmen söz konusu rücu davası ile yapılan ödemelerin müvekkili şirketten talep edilmesi açıkça hukuka aykırı ve kötü niyetli olup söz konusu davanın reddi gerektiğini,
Müvekkili şirket tarafından öncesinde işçilik alacaklarına ilişkin kurumdan işçilik maliyeti içerisinde herhangi bir ödeme alınmadığını, Kanunun lafzı ve ruhu işbu düzenlemenin öncesinde de sonrasında da işçilik alacaklarının ödenmesinde kamu kurumunun sorumlu tuttuğunu, bu bakımdan kanun ve ilgili düzenlemeler alt işverenleri söz konusu ödemelerden sorumlu tutmadığını, tüm bu açıklamaları doğrultusunda getirilen düzenlemelerle personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarında ilgili kamu kurum ve kuruluşuna dolaylı yoldan değil doğrudan alt işveren işçisinin kıdem tazminatı alacağını ödeme yükümlülüğü getirildiğini,
Somut olayda, davacı kurumun zarara uğramış olduğu, mükerrer ödeme yapmak zorunda kaldığı ve bu ödemenin rücuya sebebiyet verdiği bir durum söz konusu olmadığını, Davacı kurum tarafından müvekkil şirkete hakedişler içerisinde ek olarak herhangi bir ödeme yapılmadığını, Keza 11.09.2014 tarihinden önce ve sonrası için her iki dönemde de bu sorumluğun kamu kurumuna yükletildiğini, 6552 sayılı kanunla getirilen değişiklik ile kıdem tazminatı sorumluluğunu doğrudan kamu kurumuna atfetmekle birlikte esasında kurumun zarara uğramamasına da yönelik olduğunu, ancak davaya konu alacaklar bakımından hakedişlerin taraflarına ödenmediği gibi müvekkili şirketi zarara uğratılarak müvekkili şirketin aleyhinde mükerrer tahsil yapılmaya çalışıldığını, dilekçe ekinde sundukları muavin defter kayıtlarından davacı tarafından müvekkil şirkete ait hak edişlerden kesinti yapılarak dava dışı işçilere ödeme yapılmış olduğunun görüleceğini,
Bunun yanında, 25.10.2014 tarihli Resmi Gazete ‘de yayımlanan... Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in 78.30. Maddesinin birinci fıkrasının (Ç) bendinde yer alan "kıdem ve ihbar tazminatları" ibaresi madde metninden çıkarıldığını, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesinin de ... kararı ile kaldırılmasının ardından bu sefer haksız ve hakkaniyete aykırı şekilde bu bedelin tamamını ödemek zorunda kalan alt yükleniciler olduğunu. Somut olayda davacının, müvekkili şirkete hak edişler içerisinde ek bir kıdem veya ihbar tazminatı ödemesi yapmadığını, İşçilik alacağı ile ilgili hem müvekkil şirkete hak edişler içerisinde ödeme yapılmadığını hem de bu bedelin tamamının haksız şekilde müvekkil şirketten tahsil edilmeye çalışıldığını, İşbu sebeplerle huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın Sayın Mahkemenizce reddi gerektiğini,
Davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; davacı yanın bu beyanı ile müvekkili şirket ile iç ilişkilerinde eşit sorumlulukları olduğunu ikrar ettikleri görüleceğini, İşbu sebeple, davacı yanın dava dışı işçiye ödenen işçilik alacakları, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin tamamını müvekkili şirketten rücu etmek amacıyla açtıkları huzurdaki dava haksız ve hukuka aykırı olup Sayın Mahkemece reddi gerektiğini,
Davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte yukarıda açıklanan nedenlerle müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun olmadığı açık olsa dahi Sayın Mahkeme aksı kanaatte ise; davacı idarenin TBK Md. 167 hükmü gereği sorumluluktan bütünüyle kurtulamayacağı, işçilik alacaklarını ödeme yükümlülüğünün yalnızca müvekkili şirkette olmadığı Kamu İhale Kurulu’nun incelemesi ile sabit olduğunu,
Taraflar arasında yapılan ... ihale kayıt numaralı "... İstasyonları ve Yeraltı Barajında Çalıştırılmak Üzere...” özel güvenlik hizmet alımı ihalesinde, somut olayda taraflar arasındaki şartname ile birebir aynı hükümleri içeren teknik şartname şikayet sonucu...İhale Kurulu'nun ... karar numaralı 29.07.2015 tarihli kararı ile incelendiğini, İşbu şikayete konu ihaleye ait teknik şartnamenin 14.6 maddesi ile huzurdaki davaya konu diğer iki ihaleye ait teknik şartnamelerin 14.6 maddesi aynı olup Kurul bu maddeye ilişkin olarak "Teknik şartnamenin 14.6'ıncı maddesinden kıdem tazminatının yüklenici tarafından ödeneceği anlamının çıkmadığı, ayrıca söz konusu hususun Teknik Şartname'de düzenlendiği ve kıdem tazminatının işçilerin işlerine kıdem tazminatı hak kazanacak şekilde son verilmesi durumunda ortaya çıktığı, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112'inci maddesinin de işçilere ödenecek kıdem tazminatının kimler tarafından ödenmesi gerektiğinin tereddüt olmayacak şekilde hüküm altına alındığı..." sonucuna varıldığı,
Kamu İhale Kurulu'nun kararından da görüleceği üzere teknik şartnamenin ilgili maddesinin davacı idareyi sorumluluktan kurtarmayacağı açık olduğunu, söz konusu madde kıdem tazminatının yüklenici tarafından ödeneceği anlamının çıkmadığını belirttiği ve ihbar tazminatını da içermediğini, Davacı yanın müvekkil şirketin dava dışı işçinin işçilik alacaklarından tek başına sorumlu olduğu iddiasının hukuka aykırı ve kötü niyetli olduğunu, Türk Borçlar Kanunu’nun 167. maddesi, müteselsil borçlulukta iç ilişkinin öncelikli olduğunu belirtmekle birlikte, somut olayda taraflar arasındaki Teknik Şartname ve davacı ...’nin yayımladığı genelgeler ile yönetmelik gereği işçilik alacaklarını ödeme yükümlülüğünün davacı ...’de olduğu sabit olmasına rağmen bu hususlar Sayın Mahkemenizce yeterli görülmediği takdirde TBK md. 167 gereği müvekkil şirket ile davacı ...nin sorumluluğu paylaşması gerektiğine karar verilmesini talep ettiklerini, Normlar hiyerarşisi gereği ilgili Teknik Şartname kanunun açık hükümlerine aykırı olamayacağından ve hiçbir şart ve surette kanun hükmünü ortadan kaldıramayacağından davacı idarenin ödeme yükümlülüğünün bulunduğu ve yükümlülüğün tamamının müvekkil şirkete yüklenemeyeceği açıktır. Aksinin kabulü normlar hiyerarşisine ve hukuk devleti ilkesine aykırılık teşkil edeceği, Zira ödeme yükümlülüğünün tamamının müvekkil şirkete yüklenmesi hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu,
Yukarıda ayrıntılı şekilde izah edildiği üzere, davacı idare ödemiş olduğu işçilik alacaklarından münferit olarak sorumlu olduğunu, Ancak Sayın Mahkemenizin aksi düşüncede olması halinde, müvekkil şirket ile davacı kurum arasında kusur oranında sorumluğun oranlanmasını ve sözleşmenin feshinde müvekkil şirketin kusurunun bulunmadığının dikkate alınmasını veyahut yukarıda söz edilen bilirkişi raporundaki tespit dikkate alınarak müvekkil şirket ile davacı idare arasında söz konusu sorumluluğun %50 oranında paylaştırılarak davacı kurum tarafından talep edilen alacak tutarının yarısının reddedilmesini talep ettiklerini,
Davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 73'üncü maddesinde zamanaşımı 2 yıl olduğundan davacı tarafından müvekkil şirketten haksız ve hukuka aykırı olarak rücu edilmek istenen tazminata karşı zamanaşımı itirazımızı bildirdiklerini, davacının talep ettiği avans faizine ve faizin başlangıç tarihine de itiraz ettiklerini,
Yukarıda izah edilen sebepler ile Mahkeme tarafından re'sen gözetilecek nedenler ışığında; müvekkili şirketin dava konusu alacak kalemlerine ilişkin hiçbir sorumluluğu bulunmadığından davacının haksız ve dayanaksız davasının reddine, huzurdaki uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi adına davacı kurumda bulunan müvekkil şirkete ait hakedişlerin kaydedildiği muavin defter kayıtlarının huzurdaki dosyaya celp edilmesine veyahut söz konusu defterlerin yerinde incelenmesine, Mahkeme aksi kanaatte ise; davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte Kamu İhale Kurulu’nun incelemesi ile de sabit olduğu üzere işçilik alacaklarını ödeme yükümlülüğünün yalnızca müvekkil şirkette olmadığı, idarenin de sorumluluğunun bulunduğu dikkate alınarak TBK md. 167 gereği müvekkil şirket ile davacı ASKİ’nin eşit oranda sorumlu olduğuna, neticeten davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Hizmet alım sözleşmesi, idari, teknik ve genel şartnameler, ..... Sayılı dosyası, SGK kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE:
Davanın, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan ve asıl işveren sıfatıyla davacı tarafça alt işverenin fiilen işçisi olan...'e işçilik alacaklarından kaynaklanan alacak nedeniyle yapıldığı ileri sürülen ödemelerin rücuen davalı alt işverenden tahsili istemli olduğu, davacı tarafça dava dışı işçiye yapılan işçilik alacaklarının rücuen davalı taraftan tahsilinin istendiği, bu kapsamda... Sayılı dosyası ile ödeme yapıldığını ileri sürdüğü, davalı tarafça ise davacı tarafın yaptığını ileri sürdüğü ödemelerin aslında davalı şirkete ödenmesi gereken hak edişler olduğunu ve davacı tarafın mükerrer tahsilat talebinde bulunduğunun ileri sürüldüğü, buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı tarafça dava dışı işçiye yapılan ödemelerin rücuen davalı taraftan tahsil hakkının bulunup bulunmadığı, bu hususta taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinde genel, idari ve teknik şartnamede hüküm bulunup bulunmadığı, noktasında olduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre; iş bu davadaki uyuşmazlık davacı tarafından asıl işveren sıfatıyla hizmet sözleşmesi gereğince dava dışı işçi ... sayılı dosyalarına istinaden yapılan 16.361,86 TL ödemenin davalı alt işverenden talep hakkının bulunup bulunmadığına yöneliktir.
Mahkememizce belirlenen nitelikli hesap bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 19/07/2022 tarihli raporda; dava dışı işçinin davalı şirket nezdindeki hizmeti dolayısıyla ....Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı, davanın kabulüne karar verildiği, kararın infazının... Esas sayılı dosyası ile yapıldığı, bu kapsamda davacı asıl işverenin 14/04/2021 tarihinde adı geçen dava dışı işçiye toplam 16.361,86 TL ödeme yaptığının belirlendiği, davalının hak edişlerinden veya davalının hesaplarından davacı tarafça kesinti yapıldığına dair kayıt görülememiş olduğunun belirlendiği görülmüş olup mahkememizce söz konusu rapor bilimsel veriler içermesi, denetime elverişli olması ve dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu olması nedeniyle hükme esas alınmıştır.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir...kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
Kaldı ki, davacı ile davalı şirket arasında yapılan ve bir örneği dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan hizmet alım sözleşmesinin 22. Maddesinde; "yüklenicinin sözleşme konusu ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve genel şartnamesinin altıncı bölümünde belirlenmiş olup, yüklenicinin bunları aynen uygulamakla yükümlü olduğu,'' belirlenmiş, Genel şartnamenin 6. Bölümünde ise buna ilişkin düzenlemeler yer almaktadır.
Teknik Şartnamenin 14.6 maddesinde ise; “Yüklenici yürürlükteki İş Kanunu ve Sosyal Güvenlik Mevzuatı hükümlerine göre çalıştıracağı elemanların her türlü özlük haklarını karşılamak zorundadır. Mevzuata göre işçi alınması, işçi çıkarılması, işçi haklarının ödenmesi ve sair konularda tüm sorumluluk yükleniciye aittir. " hükmü yer almaktadır.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
Buna göre; yapılan yargılama, toplanın deliller, alınan bilirkişi raporu, ... kayıtları, icra takip dosyası ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında güvenlik hizmeti alınmasına ilişkin hizmet alım sözleşmesi düzenlendiği, bu kapsamda davalı şirket nezdinde özel güvenlik görevlisi olarak çalışan dava dışı işçi ..'in davalı alt işveren nezdindeki çalışmaları nedeniyle işçilik alacakları bakımından ... sayılı dosyası ile dava açıldığı, davanın kabulüne karar verildiği, kararın infazının.... Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile yapıldığı, bu kapsamda davacı asıl işverenin 14/04/2021 tarihinde adı geçen dava dışı işçiye toplam 16.361,86-TL ödeme yaptığının belirlendiği, alınan bilirkişi raporu ile davalının hak edişlerinden veya davalının hesaplarından davacı tarafça kesinti yapıldığına dair kayıt bulunmadığı, bu nedenle davacı tarafın rücuen alacak talebinin mükerrer tahsilata yönelik olduğu yönündeki savunmasının yerinde olmadığı, buna göre davacı asıl işverenin yapmış olduğu söz konusu ödemeyi taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinin 22.maddesi ile genel şartnamenin 6.bölümü, teknik şartnamenin 14.6 maddesine ve yukarıda yapılan açıklamalar gereğince davalı taraftan rücuen tahsilini talep etme hakkının bulunduğu sonuç ve kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilip aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;
1-Davanın KABULÜ ile; toplam 16.361,86-TL'nin ödeme tarihi olan 14/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa VERİLMESİNE,
2-Alınması gereken 1.117,68-TL harçtan dava açılırken peşin olarak yatırılan 279,42-TL harcın mahsubu ile bakiye 838,26-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 279,42-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafça yapılan 2.084,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 9.200,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,
7-Arabuluculuk Son Tutanağı, iş bu davada verilen karar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 7 ve 18/A-13 maddeleri ile bu Kanuna göre hazırlanan ve 02/06/2018 tarih ve 30439 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Yönetmeliğin 26. maddesi hükümlerine göre; Bakanlık bütçesinden karşılanan/karşılanması gereken ve iki taraf ve iki saat üzerinden yapılan hesaba göre belirlenen toplam 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin davanın KABULÜNE karar verilmiş olması nedeniyle DAVALIDAN alınarak 6183 sayılı AATUHK hükümlerine göre tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu amaçla işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, dava konusu miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.21/02/2023
Katip...
E-imzalıdır
Hakim ....
E-imzalıdır