T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/282 Esas - 2025/355
... MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/282 Esas
KARAR NO : 2025/355
..................
................................
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat).......................................
DAVA TARİHİ : 11/04/2022
KARAR TARİHİ : 04/06/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30.12.2019 tarihinde, ... plakalı kamyon sürücüsü davalı ... in karşıdan karşıya geçmekte olan davacıya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının ağır yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davacının kusuru olmadığını, dava konusu kaza İle ilgili olarak araç sürücüsü aleyhinde açılan ... 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/1160 E. sayılı dosyası üzerinden düzenlenen Adli Tıp Kurumu Raporu ile davalı araç sürücüsü ... in asli kusurlu, davacının ise kusursuz olduğunun tespit edildiğini, kaza sonucu davacının ayak küçük parmağının kesildiğini, 3 ay boyunca yatalak durumda kaldığını, geçici olarak bakıcıya muhtaç hale geldiğini, 31.12.2019 tarihli ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Raporu ile; davacının engel oranının %36 olduğu, 3 ay süre ile işgöremezlik halinde kaldığı ve 3 hafta süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğunun tespit edildiğini, davacının tekstil sektöründe kalite kontrol şefi olarak çalıştığını, 20 yıllık kıdemi olduğunu, kaza tarihi itibarıyla ücretinin 3.000,00-3.500,00.-TL arasında olduğunu, davacının kaza nedeni ile mesleki yeterliliğini kaybettiğini, efor kaybına uğradığını, tedavi süresince tedavi ve ulaşım masrafı yapmak durumunda kaldığını, kaza nedeni ile davacının ekonomik ve psikolojik olarak zor bir sürece girdiğini, ayağında yaşadığı fonksiyon kaybının yanı sıra estetik olarak da deformasyonun mevcut olduğunu, davacının çektiği acı ve sıkıntıyı giderebilmek için manevi tazminat taleplerinin mevcut olduğunu, davalı sigorta şirketine posta yolu ile yapılan yazılı başvurunun 17.02.2020 tarihinde davalı sigorta şirketine tebliğ edildiğini, davalı sigorta şirketinin başvuruya rağmen ödeme yapmayarak 26.02.2020 tarihi itibarıyla temerrüde düştüğünü, arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 400,00.-TL geçi iş göremezlik tazminatı, 4.500,00.-TL sürekli işgöremezlik tazminatı, 50,00.-TL bakıcı gideri ve 50,00.-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 5.000,00.-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi için temerrüt tarihinden, diğer davalılar için kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte; 250.000,00.-TL manevi tazminatın davalı sigorta dışındaki diğer davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli Mahkemenin İdare Mahkemesi olduğunu, müvekkili İdare aracının sigortalı olması nedeni ile husumetin sigorta şirketine yöneltilmesi gerektiğini, kaza tespit tutanağında davacıya da kusur atfedildiğini, araç sürücüsünün kusurunun tali kusur olabileceğini, kazaya karışan aracın kar küreme aracı olup kamu hizmetine özgülendiğini, nedenle aracın ticari amaç için kullanılacağının düşünülemeyeceğini, davacı taleplerinin belirsiz olduğunu, manevi tazminatın fahiş miktarda olduğunu ileri sürerek davanın reddin istemiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça dava açmadan önce yasada öngörülen gerekli belgelerle birlikte başvuru yapılmadığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, davacı taleplerinin belirli ve net olmadığını, dava konusu trafik kazasına karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, poliçe teminatının 360.000,00.-TL olduğunu, çelişkili kusur durumunun netleşitirilmesi için kusur tespiti yapılması gerektiğini, mevzuat hükümlerine ugun olarak düzenlenmiş maluliyet raporu alınması gerektiğini, hesaplamanın TRH-2010 Ömür Tablosu ve teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi giderlerinin poliçe teminat kapsamında olmadığını, ceza yargılaması sırasında uzlaşma olup olmadığının tespiti gerektiğini, temerrütün gerçekleşmediğini, avans faizi talep edilemeyeceğini, vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kullandığı aracın ... Belediyesine ait olduğunu, aracın kamu hizmetinde kullanıldığını, davacı ile müvekkili ve diğer davalı işvereni arasında ticari ilişki bulunmadığını, bu nedenle görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, müvekkilinin kaza tarihinde Belediyenin şirketi olan ... ... Katı Atıkları Ayıklama Enerji Değerlendirme Bilgisayar İnş. Nak. Taah. ve Tic. A.Ş. bünyesinde şoför olarak çalıştığını, meydana gelen olayda taraflar arasındaki toplu iş sözleşmesi gereği işverenin de sorumluluğu bulunduğunu, bu nedenle davanın ihbarını talep ettiklerini, davacı tarafça sunulan maluliyet raporu ile belirlenmiş maluliyet oranını kabul etmediklerini, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurlu olduğunu, talep edilen tazminat tutarlarının çok yüksek olduğunu, davacı tarafça bildirilen ücretin kabul edilmediğini, davacının işinin ne olduğunun ve ücretinin tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
İhbar olunan ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; zaman aşımı, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, manevi tazminatın kısmi dava olarak açılamayacağını, davacının maluliyetinin tespit edilmesi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün kusuru olmadığını, müvekkili şirketin bu kaza ile ilgisi bulunmadığını, dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
GEREKÇE:
Dava, haksız fiilden kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalıların işleten, sürücü ve trafik sigortacısı bulunduğu aracın davacıya çarpması sonrası davacının yaralanması şeklinde gerçekleşen olayda kusur oranları, davacının bu nedenle daimi ve geçici şekilde iş göremez hale gelip gelmediği, gelmiş ise oranı, yaralanmasının bakıcı gerektirip gerektirmediği, tedavi gideri zararının olup olmadığı, mahkememizin görevli bulunup bulunmadığı, davanın ihbarının gerekip gerekmediği, istemin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı yönleri ile dava ve cevap dilekçelerinde açıklanan diğer noktalarda toplandığı tespit edilmiştir.
Somut olayda; 30 Aralık 2019 tarihinde davalı sürücü ...’in yönetimindeki, davalı ... Belediyesine ait ve davalı ... ... Sigorta Şirketi A.Ş.’ye Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (KZMMS) poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı kamyonun davacı yaya ...’a çarpması sonucunda yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, söz konusu kaza nedeniyle davacı tarafından davalılar sürücü, işleten ve sigorta edene karşı fazlaya ilişkin haklan saklı tutularak 4.500,00 TL sürekli iş göremezlik, 400,00 TL geçici iş göremezlik, 50,00 TL bakıcı ve 50,00 TL tedavi giderinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen; 250.000,00 TL manevi tazminatın ise davalı sigorta şirketi dışındaki diğer davalılardan faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu Kanunun 85/1.maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “ İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir. Buna göre, zorunlu mali sorumluluk sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, davalı sigorta şirketi kazaya karışan sigortalı aracın trafik sigortacısı (KZMSS) sıfatıyla bu aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda oluşan zarardan, kendisine sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olacaktır. Davalı taraf, trafik kazası nedeni ile oluşan gerçek zarar ile sorumludur.
Dava konusu trafik kazasına karışan, davalı ... Belediyesine ait ... plakalı araca ilişkin KZMMS'nin 23/06/2019-23/06/2020 tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenmiş olduğu, kaza tarihi itibarıyla geçerli poliçe limitinin sakatlanma ve sağlık giderleri klozunda ayrı ayrı olmak üzere 360.000,00.-TL olduğu anlaşılmaktadır.
Tarafların kusur durumlarının tespitine ilişkin yapılan inceleme sonucu; dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış ... plakalı araç sürücüsü davalı ...’in % 100 oranında tam kusurlu olduğu, davacının ise kusursuz olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Dava dilekçesinde davacının kaza tarihi itibarıyla tekstil sektöründe kalite kontrol şefi olarak çalıştığı bildirildiğinden Mahkememizce emsal ücret araştırması yapılmış ve davacı vekiline davacının gelir durumu ile davacının ücret bordrolarını mahkememize sunmak üzere süre verilmiştir. Gerekli araştırmaların ardından davacının kazancı TÜİK verileri uyarınca emsal ücret ve davacı vekilince sunulan Kasım 2022 yılına ait bordro dikkate alınarak tespit edilmiş ve bilirkişi ek raporundaki hesaplamalar mahkememizce hükme esas alınmıştır.
Davacı tarafça dava açılmadan önce alınmış 29.06.2021 tarihli, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı Raporu ile; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca; davacının engel oranının % 36 olduğu, 3 ay süre ile işgöremezlik halinde kaldığı, 3 hafta süresince başkasının yardımına muhtaç olduğu görüş ve kanaatine varıldığının bildirildiği, yargılama sırasında düzenlenmiş olan 31.05.2023 tarihli Adli Tıp Kurumu Raporu ile ise; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca; davacının tüm vüvut engellilik oranının % 10 olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı görüş ve kanatine varıldığının bildirildiği, taraflarca 31.05.2023 tarihli Adli Tıp Kurumu raporuna itiraz edilmesi üzerine Mahkememizce dosyada mevcut raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi için Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından rapor alınmış olup, raporda özetle; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca; davacının engel oranının % 39,3 olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği, sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı görüş ve kanaatine varıldığının bildirildiği anlaşılmakla, Mahkememizce Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan rapor hükme esas alınmıştır.
Diğer yandan, davacı tarafça dosyaya ibraz edilen 05.01.2024 tarihli beyan dilekçesi ile; davalı sigorta şirketi ile yapılan sulh sözleşmesi gereği maddi zararlarının poliçe teminat limiti dahilinde karşılandığı, bu nedenle zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında davalı sigorta şirketinden maddi tazminat alacaklarının kalmadığının; diğer davalılar yönünden ise poliçe limiti üzerinde kalan maddi tazminat ile manevi tazminat taleplerinin devam ettiğinin bildirildiği, 19.01.2024 tarihli duruşmada da poliçe limiti kapsamında davalı sigorta şirketi yönünden açılan davadan feragat edildiğinin, diğer davalılardan bakiye zararın tespitinin talep edildiği, davalı sigorta şirketi tarafından 19.01.2024 tarihli dilekçe ekinde dosyaya ibraz edilen “İbraname- Feragat Beyanı ve Sulh Anlaşması” uyarınca davalı sigorta şirketi tarafından 350.000,00.-TL maddi tazminat, 213.018,00.-TL faiz, 500,00.-TL yargılama gideri, 92.918,25.-TL dava ve icra vekalet ücreti olmak üzere toplam 656.436,25.-TL ödenmesi halinde; davalı sigorta şirketi ile araç işleteni ve araç sürücüsünün 30.12.2019 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile davacının maluliyetinden dolayı meydana gelen sürekli işgöremezlik tazminatı, geçici işgöremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri, tedavi gideri, ulaşım gideri, rapor ücreti ve maluliyet artışı olma durumu da dahil olmak üzere tüm tazminat ve ferilerinden poliçe teminat limiti kadar ibra edildiği, ibra beyanının poliçe limiti ile sınırlı olduğu, poliçe limitinin üzerinde kalan kısmı kapsamadığı hususlarının belirtilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve ek raporlar ile; davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme dikkate alındığından davacının; davalılar işleten ve sürücüden 2.863.090,15 TL alacağının bulunduğunun belirlendiği anlaşılmaktadır.
Buna göre Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davanın trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, 30.12.2019 tarihinde davalı sürücü ...’in yönetimindeki, davalı ... Belediyesine ait ve davalı ... ... Sigorta Şirketi A.Ş.’ye ZMMS poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı kamyon ile davacı yaya ...’a çarpması sonucunda yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, söz konusu kaza nedeniyle davacı tarafından davalılar sürücü, işleten ve sigorta edene karşı fazlaya ilişkin haklan saklı tutularak 4.500,00 TL sürekli iş göremezlik, 400,00 TL geçici iş göremezlik, 50,00 TL bakıcı ve 50,00 TL tedavi giderinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen; 250.000,00 TL manevi tazminatın ise davalı sigorta şirketi dışındaki diğer davalılardan faizi ile birlikte tahsilini talep ettiği, dava sigorta şirketi tarafından 656.436,25.-TL ödeme yapıldığı, davacının davalı sigorta şirketine ilişkin davadan feragat ettiği, diğer davalılar bakımından alınan kusur raporu, maluliyet raporu ve davacının kaza tarihindeki gelir durumuna göre aktüer bilirkişi raporu ile; davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme dikkate alındığında davacının geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi gideri alacağının kalmadığı, sürekli iş göremezlik tazminatı olarak da davalılar sürücü ve işletenden bakiye 2.863.090,15 TL maddi tazminat talep hakkının bulunduğu sonucuna varılarak, dava ve ıslah dilekçesi de dikkate alınarak sürekli iş göremezlik tazminatı bakımından davanın kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Davacının manevi tazminat talebi yönünden yapılan incelemede; 6098 sayılı ... Borçlar Kanunu'nun (TBK) 56. maddesi uyarınca "(1) Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. (2)Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir". Görüldüğü üzere, her ne kadar TBK'nın 56. maddesinde hakimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene ve yakınlarına uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebileceği düzenlenmişse de, hâkim bu noktada serbest değildir. Yargıtay’ın 22.6.1966 tarih ve 1966/7 Esas, 1966/7 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da göz önünde bulundurulmalıdır. Zira, bu şartlar her olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken, ona etkili olan nedenleri de objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Bu husus, zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi açısından zorunlu olduğu gibi, ... Medeni Kanununun (TMK) 4. maddesindeki "Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkim, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir" düzenlemesi açısından da zorunludur.
Tüm bu açıklamalar uyarınca dava dosyası ele alındığında, davacılar manevi tazminat taleplerini ... plakalı aracın yaya davacı ...'a çarpması neticesinde ortaya çıkan maluliyete dayandırmışlardır. Bu nedenle, manevi tazminatın tutarının somutlaştırılabilmesi ve adalete uygun karar verilebilmesi için zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranı ile kazayla illiyet bağının bulunup bulunmadığının ve trafik kazasında tarafların kusur oranının belirlenmesi gerekmektedir. Bu kapsamda Mahkememizce davacı ...'ın kaza tarihi olan 30/12/2019 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan mevzuat uyarınca maluliyeti tespit edilmiştir. Gazi Üniversitesi'nden alınan raporuna göre davacının maluliyetinin %39,3 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 3 ay olduğu anlaşılmıştır. Yine dava konusu kazada tarafların kusur oranının tespiti açısından Mahkememizce kusur raporu alınmıştır. Kusur raporuna göre meydana gelen kazada davacının kusursuz, davalı sürücü ...'in ise tam kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporundaki kusur noktasındaki belirlemenin kaza tespit tutanağı, kazanın oluş şekli ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında hükme esas alınabilecek mahiyette olduğu görülmüş ve Mahkememizce de bu rapor uyarınca karar tesis edilmiştir. Bu çerçevede, olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilebilmesi açısından, davacının maluliyet raporu, tedavi süreci, iyileşme süreci, meydana gelen kazadaki tarafların kusur oranı ve sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, tüm dosya kapsamı uyarınca hak ve nesafet kuralları çerçevesinde 200.000,00 TL üzerinden kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Faiz başlangıcı açısından ise ... Belediye ile ...'in kaza tarihi itibariyle temerrütünün gerçekleştiği tespit edilmekle, faiz kaza tarihi olan 30/12/2019 tarihinden itibaren başlatılmıştır. Kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın "ticari" araç olması nedeniyle de alacağa avans faiz işletilmiştir.
Nihayet, Mahkememizce müterafik kusur yönünden yapılan değerlendirmede ise, gerek kaza tespit tutanağı gerek ceza dosyası içeriği gerekse işbu dosyadaki tüm deliller incelendiğinde, tazminat miktarından müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektirir herhangi bir tespit veya delil bulunmadığı kanaatine varılmış ve müterafik kusur indirimi yapılmamıştır.
HÜKÜM: Açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
2-Davalılardan ... ... Sigorta yönünden açılan davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
3-Davalılardan ... Belediyesi ile ... yönünden açılan maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 2.863.090,15 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 30/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen ... Belediyesi ile ...'den MÜŞTEREKEN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, davacının geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi gideri tazminatı talepleri yönünden DAVANIN REDDİNE,
4-Davacının manevi tazminat talebi yönünden DAVANIN KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 200.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte DAVALILARDAN ... BELEDİYESİ İLE ...'DEN MÜŞTEREKEN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
5-Alınması gerekli 209.239,68 TL harçtan peşin ve ıslah harcı olarak alınan 10.650,96 TL harcın mahsubu ile bakiye 198.588,72 TL harcın DAVALILARDAN ... BELEDİYESİ İLE ...'DEN MÜŞTEREKEN ALINARAK HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Davacı tarafından yatırılan 10.650,96 TL peşin ve ıslah harcının DAVALILARDAN ... BELEDİYESİ İLE ...'DEN MÜŞTEREKEN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
7-Maddi tazminat yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen (kabul ve red oranına göre) 373.047,21 TL vekalet ücretinin DAVALILARDAN ... BELEDİYESİ İLE ...'DEN MÜŞTEREKEN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
8-Maddi tazminat yönünden davalılar kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen (kabul ve red oranına göre) 500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALILAR ... BELEDİYESİ İLE ...'E VERİLMESİNE,
9-Manevi tazminat yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen (kabul ve red oranına göre) 32.000,00 TL vekalet ücretinin DAVALILARDAN ... BELEDİYESİ İLE ...'DEN MÜŞTEREKEN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
10-Manevi tazminat yönünden davalılar kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen (kabul ve red oranına göre) 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALILAR ... BELEDİYESİ İLE ...'E VERİLMESİNE,
11-Davacı tarafından yapılan 8.898,00 TL (başvurma harcı, bilirkişi ücreti, posta gideri ve v.s.masraf olmak üzere) yargılama giderinden (kabul ve red oranına göre) 8.753,68 TL yargılama giderinin DAVALILARDAN ... BELEDİYESİ İLE ...'DEN MÜŞTEREKEN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
12-Davalı ABB tarafından yapılan 34,75 TL (başvurma harcı, bilirkişi ücreti, posta gideri ve v.s.masraf olmak üzere) yargılama giderinden (kabul ve red oranına göre) 0,55 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak DAVALI ... BELEDİYESİ'ne VERİLMESİNE,
13-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde taraflara İADESİNE,
14-Talep bulunmadığından davalı ... ... Sigorta lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
15-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 1.560,00 TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.534,53 TL'nin DAVALILARDAN ... BELEDİYESİ İLE ...'DEN MÜŞTEREKEN ALINARAK, 25,47 TL'nin ise davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/06/2025