T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/342 Esas
KARAR NO : 2025/186
...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/10/2016
KARAR TARİHİ : 14/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 14/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)" davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ile davalı taraf arasında ticari bir ilişkinin bulunduğunu, bu ticari ilişkiden kaynaklı müvekkilince davalı tarafa satışı yapılan Et Ürünleri için fatura düzenlendiğini, düzenlenen faturalara ilişkin davalı tarafça kısmi bir ödemenin yapıldığını, ancak bir kısım fatura bedellerinin ödenmediğini, bu sebeple müvekkilince faturalardan kaynaklanan alacağının tahsili için .... Esas sayılı dosyası ile davalı taraf aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça aleyhine başlatılan icra takibine itirazda bulunulması sebebi ile icra takibinin durdurulduğunu, müvekkilince davalı tarafa satışı yapılan et ürünleri için düzenlenen faturaların bedelinin ödenmediğini, davalı tarafça icra takibine itirazda taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığına ilişkin itirazda bulunulduğunu, tarafların ticari defterlerin incelenmesi neticesinde taraflar arasındaki ticari ilişkinin ortaya çıkacağını, davalı/borçlu tarafın haksız itirazının iptali için huzurdaki davanın açıldığını, açıklanan bu nedenlerle itirazın iptaline, takibin devamına, davalı taraf aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar veri karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili aleyhine davacı tarafça başlatılan icra takibinde alacak olarak göstermiş olduğu asıl alacak tutarının hiçbir dayanağının olmadığını, davacı tarafça müvekkiline teslimi yapılan ürünlere ilişkin faturaların müvekkilinde mevcut olduğunu ve müvekkilince alınan ürünlere ilişkin fatura bedellerinin davacı tarafa ödendiğini, bu sebeple müvekkilinin davacı tarafa borcunun bulunmadığını, davacı tarafın fatura bedellerine ilişkin ödemelerin kendisine yapılmadığına ilişkin ispat yükünün davacı tarafa ait olduğunu, müvekkilince davacı tarafa değişik tarihlerde gerek banka talimatı ile ve gerekse de nakit ödemelerin yapıldığını, ödeme belgelerinin cevap dilekçesi ekinde ibraz edildiğini, müvekkilinin davacı tarafa 17.227,16.-TL ödeme yaptığını, davacı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak müvekkilinden yapmış olduğu ödemeleri mükerrer olarak talep ettiğini, müvekkili aleyhine davacı tarafça başlatılan icra takibine yasal süresi içinde borca ve taraflar arasında ticari ilişkinin kalmamasın sebebi ile itirazda bulunulduğunu ve takibin durdurulduğunu, davacı tarafça müvekkilince yapılan itirazın iptali için dava açıldığını, davacı tarafın taleplerinin usulsüz olduğunu, davanın hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafça müvekkilinin yapmış olduğu ödemelerin mükerrer olarak talebinin haksız ve kötü niyetli olduğunu bilerek müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibi neticesinde müvekkilinin ticari itibarının zedelenmesine kötü niyetli olarak neden olduğunu, açıklanan bu nedenlerle, müvekkilini haksız yere hem mükerrer ödeme talep eden, hem de haksız yere yargılanmasına davacı aleyhine alacağın %20'sinden az olmayacak kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK olarak kısaltılacaktır) 67. maddesi gereğince açılan satıma dayalı fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bilindiği üzere, 2004 Sayılı İİK'nın 67.maddesinde, "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır" hükmü bulunmaktadır.
İtirazın iptali davaları takibe sıkı sıkı bağlı davalardan olduğu için Mahkememizce davaya dayanak icra dosyaya getirtilmiş ve incelenmiştir. ...Esas sayılı dosyasının incelenmesinden, davacı (alacaklı) tarafından davalı (borçlu) aleyhine 9 adet faturaya dayalı olarak 17.302,38 TL asıl alacağın tahsili amacıyla 08/04/2016 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe dayanak olarak 9 adet faturanın gösterildiği, ödeme emrinin 23/05/2016 tarihinde borçluya tebliğ olunduğu, 23/05/2016 tarihinde yapılan borcu olmadığına dair itiraz üzerine takibin durduğu ve eldeki davanın açıldığı görülmüştür.
Davanın esasına geçmeden önce dosyanın geçirmiş olduğu safahat incelendiğinde, Mahkememizce kaldırma kararı öncesi yargılamanın yürütüldüğü ... Karar sayılı dosyada davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilerek 7.345,22 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına hükmedildiği, verilen karara karşı yalnızca davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, istinaf incelemesi için dosyanın ... gönderildiği, ...Karar sayılı ilamıyla Mahkememiz kararının kaldırıldığı ve dosyanın yukarıda belirtilen esasa kaydedildiği görülmüştür.
Kaldırma ilamı incelendiğinde, Daire'ce (1) takibe dayanak 9 adet fatura bulunmasına rağmen 13 adet faturayı irdeleyen rapora göre hüküm kurulması ve (2) davalının ödeme iddiasında bulunduğu nazara alınarak davalıya yemin teklif etme hakkının hatırlatılmaması nedenlerinin kaldırma gerekçesi olarak gösterildiği görülmüştür.
Tüm bu açıklamalar uyarınca eldeki dava dosyası esas yönünden incelendiğinde, davacının dava dilekçesinde davalı ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu, bu kapsamda davalının çeşitli tarihlerde ve miktarlarda et ürünleri alımı yaptığını, bu ürünlerin bir kısmının bedelinin ödenmesine rağmen diğer bir kısmının bedelinin ödenmediğini beyan ederek takibe dayanak 9 adet fatura nedeniyle başlatılan icra takibine davalıca yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ise, aldığı ürünlerin ödemelerini yaptığını, talebin mükerrer olduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir. Bu bağlamda, eldeki davanın alacağın tahsili amacı ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu, Mahkememizce çözümlenmesi gereken hususun, davacının davalıdan takibe dayanak 9 adet fatura nedeniyle alacağı bulunup bulunmadığı, davalının fatura bedellerini ödeyip ödemediği ve davacının alacağı varsa miktarı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.
Davaya ve icra takibine dayanak faturaların;
(1) 04/03/2015 tarihli 6.117,57 TL bedelli .... numaralı
(2) 05/03/2015 tarihli 852,51 TL bedelli ... numaralı
(3) 05/03/2015 tarihli 1.772,55 TL bedelli ... numaralı
(4) 14/03/2015 tarihli 2.463,39 TL bedelli...numaralı
(5) 18/03/2015 tarihli 1.390,77 TL bedelli... numaralı
(6) 19/03/2015 tarihli 136,25 TL bedelli ... numaralı
(7) 20/03/2015 tarihli 727,20 TL bedelli ... numaralı
(8) 21/03/2015 tarihli 1.572,57 TL bedelli ... numaralı
(9) 14/04/2015 tarihli 2.269,47 TL bedelli... numaralı
faturalar olduğu görülmektedir. Takibe dayanak faturaların toplam bedeli 17.302,38 TL'dir.
Tarafların ticari defter ve kayıtları incelendiğinde takibe dayanak 9 adet faturanın haricinde 4 adet faturanın daha defterlerde kayıtlı olduğu, bu faturaların ise;
(1) 07/03/2015 tarihli 595,90 TL bedelli ... numaralı
(2) 10/03/2015 tarihli 484,80 TL bedelli ... numaralı
(3) 11/03/2015 tarihli 1.939,20 TL bedelli... numaralı
(4) 16/03/2015 tarihli 2.157,36 TL bedelli ... numaralı
faturalar olduğu görülmektedir. Takip dışı bu faturaların toplam bedeli ise 5.177,26 TL'dir.
Takibe dayanak 9 adet fatura ile takip konusu yapılmayan 4 adet faturanın toplam bedeli 22.479,64 TL'dir.
Mahkememizce kaldırma kararı sonrası kaldırma ilamında belirtilen hususlar da dikkate alınmak suretiyle kaldırma kararı öncesi rapor alınan bilirkişiye dosya tevdi edilmiş ve ek rapor düzenlenmesi istenilmiştir. Bilirkişinin bilirkişilik listesinden çıkarılması nedeniyle bu kez re'sen seçilen başka bir bilirkişiye dosya tevdi edilmiş ve bir adet kök ve bir adet ek rapor alınmıştır. Ancak alınan raporların hükme esas alınması mümkün görülmediğinden yeni bir bilirkişi görevlendirilmiştir. Bilirkişi kök ve ek raporları uyarınca, davaya dayanak 9 adet fatura ile dava dışı 4 adet fatura olmak üzere 13 faturanın davacının ve davalının ticari defterlerine kayıtlı olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık davalının bu fatura bedellerini, özellikle davacının takibe dayanak yaptığı 9 adet fatura bedellerinin ödeyip ödemediği, ödediyse hangi fatura bedellerini ödediği noktasında toplanmaktadır. Davalı vekili fatura bedellerinin ödendiği yönünde beyanda bulunduğundan davalı fatura bedellerini ödediğini ispat etmek zorundadır. Davalı ödeme iddiasına ilişkin delillerini dosyamıza sunmuş ve deliller Mahkememizce incelenmiştir. Davalının sunmuş olduğu ödeme belgelerine göre 5.020,00 TL'nin banka kanalı yoluyla, kalan kısmı ise tahsilat makbuzu ve senet ile yapıldığı iddia edilmiştir. Hesap hareketleri dosyaya celbedilmiştir. Davalı tarafından davacıya yapılan banka yoluyla ödemelerin;
(1) 15/04/2015 tarihinde 2.270,00 TL
(2) 22/04/2015 tarihinde 1.000,00 TL
(3) 21/04/2015 tarihinde 250,00 TL
(4) 20/05/2015 tarihinde 1.500,00 TL
şeklinde yapıldığı tespit edilmiştir. Banka yoluyla yapılan toplam ödemenin 5.020,00 TL olduğu görülmüştür.
Davalının ödeme iddiasına ilişkin sunmuş olduğu tahsilat makbuzları yönünden ise, davacı ... adına isticvap davetiyesi çıkartılarak adının ve imzasının bulunduğu belgelerin kendisine ait olup olmadığı ve içerikleri bakımından isticvap edilmesine karar verilmiş ve davacı Mahkememiz huzurunda isticvap edilmiştir. Davacı asil beyanında, "15/07/2015 tarihli, teslim alan kısmında imza olan nakit, çek senet kredi kartı makbuzu olan ve 2.270,00 TL içerikli belge gösterildi, imzası soruldu, bana aittir dedi. 11/09/2015 tarihli tediye makbuzu başlıklı belgedeki imza soruldu, bana ait değildir dedi. 04/03/2015 tarihli 1.000,00 TL tutarlı belgedeki imza ve 06/03/2015 tarihli tahsilat makbuzundaki imza soruldu, bana ait değildir dedi. 19/03/2015 tarihli 1.500,00 TL bedelli tahsilat makbuzundaki imza soruldu, bana ait değildir, 25/03/2015 tarihli, 1.000,00 TL tutarlı imza soruldu, bana aittir dedi. 30/03/2015 tarihli 2.000,00 TL bedelli belge soruldu, bana ait değildir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Buna göre davacı asil ... davalı tarafından sunulan tahsilat makbuzlarından;
(1) 30/03/2015 tarihli 2.000,00 TL bedelli tahsilat makbuzu altındaki imzayı inkar etmiş
(2) 24/03/2015 tarihli 1.000,000 TL bedelli tahsilat makbuzu altındaki imzayı kabul etmiş
(3) 19/03/2015 tarihli 1.500,00 TL bedelli tahsilat makbuzu altındaki imzayı inkar etmiş
(4) 06/03/2015 tarihli 3.000,00 TL bedelli tahsilat makbuzu altındaki imzayı inkar etmiş
(5) 04/03/2015 tarihli 1.000,00 TL bedelli tahsilat makbuzu altındaki imzayı inkar etmiş
(6) 22/04/2015 tarihli 1.000,00 TL bedelli tahsilat makbuzu altındaki imzayı kabul etmiş
(7) 15/04/2015 tarihli 2.270,00 TL bedelli tahsilat makbuzu altındaki imzayı kabul etmiş
(8) 11/09/2015 tarihli 1.437,16 TL bedelli tahsilat makbuzu altındaki imzayı inkar etmiştir. Buna göre isticvap sonucu davalının ödemelerinden 4,270,00 TL'lik ödeme davacı tarafından kabul edilmiştir.
Tüm bu açıklamalar uyarınca, davacı ile davalı arasında ticari ilişki kapsamında 13 adet fatura tanzim edildiği, bu faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, davacı tarafından 13 adet faturadan 9 adeti yönünden takip başlatıldığı, takibe ve davaya dayanak faturaların toplam bedelinin 17.302,38 TL olduğu, davalının 5.020,00 TL banka havalesi yoluyla ve 4.270,00 TL isticvap suretiyle fatura bedellerinden 9.290,00 TL ödeme yaptığını ispat ettiği, takibe ve davaya konu yapılmayan 4 adet faturanın üzerinde "bedeli alınmıştır" ibaresi bulunduğundan ispat edilen bu ödemelerin takibe ve davaya dayanak faturalar nedeniyle yapıldığının Mahkememizce kabul edildiği, 17.302,38 TL fatura bedelinden 9.290,00 TL ödeme mahsup edildiğinde davacının davalıdan bakiye 8.012,38 TL alacağı bulunduğu, davalının ispat edemediği ödemelerine ilişkin olarak davalıya yemin teklif etme hakkının hatırlatıldığı ancak davalı tarafından yemin metni sunulmadığı görülmekle, Mahkememizce kaldırma kararı öncesi verilen karara karşı yalnızca davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu da dikkate alınarak, önceki karar gibi 7.345,22 TL üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına yönelik davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Davacının icra inkar tazminatı talebi yönünden ise, İİK’nın 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Açıklanan yasal kuralların ışığında, takibin dayanağının faturadan kaynaklandığı, takip konusu dönem yönünden davacı alacağının likit ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü ile davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
2- Davaya konu ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yönelik davalının İTİRAZININ KISMEN İPTALİ İLE, takibin 7.345,22 TL asıl alacak yönünden aynı koşullarda DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3-Hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında (1.469,00 TL) icra inkar tazminatının DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA ÖDENMESİNE,
4-Alınması gerekli 501,75 TL harçtan peşin alınan 295,49 TL harcın mahsubu ile bakiye 206,26 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
5-Davacı tarafından yatırılan 295,49TL peşin harcın davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 7.345,22 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 9.957,16 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
8-Davacı tarafından yapılan 6.254,50 TL (29,20 TL başvurma harcı, 4,30 vekalet harcı, 121,30 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 6.050,00 TL bilirkişi ücreti, 49,70 TL posta gideri olmak üzere) yargılama giderinden ( kabul ve red oranına göre) 2.655,16 TL'lik kısmının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
9-Davalı tarafından yapılan 350,00 TL (posta gideri vs olmak üzere) yargılama giderinden ( kabul ve red oranına göre) 201,42 TL'lik kısmının davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar KESİNLEŞTİĞİNDE İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
14/03/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸