T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/377 Esas
KARAR NO : 2025/519
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : Dr. ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ...
VEKİLLERİ :.............
.........................
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/06/2016
KARAR TARİHİ : 17/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 03.09.2013 tarihli sözleşme ile 500 kW tribün imalatı- anahtar teslimi ve yine 25.09.2014 tarihli sözleşme ile de 1000 kW tribün imalatı-anahtar teslimi konusunda mutabık kaldıklarını, müvekkiline tribün kurmaya elverişli olduğuna dair davalı tavsiyesi üzerine satın aldırılan arazi üzerine kurulacak 1000 kW rüzgar tribünü izin talebi YEGM’ nin 11.08.2015 tarihli ret kararı ile birlikte taraflar arasındaki 25.09.2014 tarihli sözleşmenin konusuz kaldığını, müvekkilinin 03.09.2013 tarihli sözleşmenin kendisine yüklediği edimlerini zamanından çok önce ve sözleşmede belirtilen tarihleri beklemeden tamamına yakınını davalıya ödediğini, yer teslimi yapılmış olmasına rağmen davalı sözleşmenin 7.7 maddesinde belirtilen 20 haftalık sürede tribünü üretemediği, imalatına dahi başlamadığını, müvekkilinin davalı ile görüşme ve yazışmalarında davalının maddi sıkıntıları olduğunu beyan ettiklerini, 1000 kW ile ilgili sözleşmenin konusuz kalmasının kendilerini ciddi oranda kardan mahrum bıraktıklarını, ellerinde 2.el bir tribün bulunduğunu ve bunu kurabileceklerini gibi mazeretler ileri sürdüklerini, müvekkilinin ... 40.Noterliği’nim 11.03.2016 tarih ve 06966 yevmiye no.lu ihtarnamesi ile davalıyı sözleşmenin gerekleri yerine getirmesi için ihtar edilmesine rağmen davalının ihtara cevap vermediğini, müvekkilinin davalıya 13.09.2013 tarihli sözleşme ile 500 kW imalatı-anahtar teslimi için 1.750.758,22 TL (USD olarak) ödeme yaptığını, sözleşme ve ihtarın gereğini yerine getirmeyen davalı hakkında ... 11. İcra Müdürlüğü’ nün 2016/9632 E. Sayılı icra takibi başlatıldığını, takibe karşı yapılan itirazla takibin durduğunu, bu nedenlerle; dava neticesinde hükmedilecek kararın semeresiz kalmaması ve alacağın akıbetinin teminatı olmak üzere davalı adına kayıtlı gayrimenkul ve araçların kaydına ihtiyati tedbir konulmasını, itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı şirket Eylül/2013 ayında, davacının Balıkesir Bandırma bölgesinde kurmak istediği rüzgâr türbinin üretimi konusunda sözleşme akdettiklerini, sözleşmenin 4.2 maddesinde; kurulum sahasının düzenlenmesi, alt yapısının sağlanması - montaj sahasına ulaşım yolları, alt yapı, enerji nakil hattı ve benzeri inşaat işleri - bakım ve onarım esnasında gerekebilecek vinç hizmetleri sayılmış olarak bu malzeme ve hizmetleri alıcı Teta tarafından sağlanacağı, müvekkilinin ise türbinin projelendirilmesini yapacağı, bu madde ile tarafların işin teslimi konusunda anahtar teslim olarak anlaşmadıklarını, taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde türbinin kurulacağı yerin tespiti, alımı, gerekli izin ve onayların alınması davacının yükümlülükleri altında olduğu, dava dilekçesinde iddia edildiği gibi 25.09.2014 tarihli sözleşme ile Balıkesir-Erdek’ te kurulacak olan 1000 kW türbinin kurulum sahasıyla ilgili müvekkilinin sözleşmede yüklenen bir edim sonucu yer gösterip alimim sağlamadığı, yalnızca davacı firmanın talebi üzerine tavsiyede bulunduğunu, yer tespiti ile ilgili yükümlülüğün davacıda olduğu, YEGM’nin 11.08.2015 tarihinde red karan vermiş olmasına rağmen projenin devamı ile ilgili yazışmaların 11.01.2016 tarihine kadar devam ettiği, davacının 11.01.2016 tarihli mailinde aynı proje ile yeni müracaatların belirtildiği, davacı şirket yetkilisinin üretimin durdurulmamasmı ve hızla tamamlanmasını, Erdek’teki mevcut yer üzerinde küçük bir değişiklik yapılarak yeniden müracaat edilip uygunluk alacağını belirttiğini, müvekkilinin uygunluk alınamaması konusundaki kaygılarının davacı tarafça Manisa veya başka bir yerde üretilen türbinin kurulacağı konusunda giderildiği, İzmir ve Manisa’da yeni alternatif yerlerin rüzgâr verimlilikleri hakkında müvekkilinden bilgi ve öneri istemeye devam ettiği, 11.06.2016 tarihinden sonraki yazılarında ise yine üretimin durdurulmamasmı ve yeni araziler için rüzgâr verimliliği konusunda müvekkili tarafından bilgi aktarılmasını istediğini, Davacı tarafın 25.09.2014 tarihli sözleşmede düzenlenen 13.2 maddesi gereği teminat vermesi gereken temliknameyi de müvekkili şirkete teslim etmediğini, müvekkili şirketin davacı tarafından temlikin yapılacağı konusunda sürekli olarak oyalandığı, taraflar arasında akdedilen 2. Sözleşmenin işlemleri 1.sözleşme işlemlerinden daha hızlı ilerlediği için 1.sözleşme için yapılan ödemelerin 2.sözleşme kapsamında üretilecek türbin için harcanması konusunda mutabık kalındığını, davalı müvekkili şirketin türbinlerin üretimi konusunda gerekli tüm işlemleri yaptığını, faaliyetini gerçekleştirirken davacı tarafça gönderilen miktarın çok üzerinde harcamada bulunduğunu, bu proje kapsamında üretilen türbinin müvekkili şirketin elinde olmayan nedenlerle dikilemediği, müvekkili şirketin ciddi anlamda zarara uğradığı, açıklanan nedenlerle; davanın reddine, takipten ötürü %20’den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, mahkeme masrafları ile vekâlet ücretinin karşı taraftan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
... 11. İcra Müdürlüğünün 2016/9632 esas sayılı dosyası, 03/09/2013 ve 25/09/2014 tarihli sözleşmeler, ödeme dekontları, taraflar arasındaki yazışmalar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının 11/08/2015 tarihli yazısı, Balıkesir Büyükşehir Belediyesinin yazısı, UEDAŞ sözleşmesi, bilirkişi raporları, davalı tarafın ticari defterleri, davacı tarafça sunulan imalata ilişkin fotoğraflar ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davacı tarafından davalı aleyhine ... 11. İcra Müdürlüğünün 2016/9632 esas sayılı dosyasında 03/09/2013 tarihli sözleşme gereğince yapılan ödemelerin tahsili için 1.750.758,22 TL asıl alacak, 20.936,15 TL işlenmiş faiz olmak üzere 1.771.694,37 TL alacak miktarı üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı tarafından ödeme emrine süresinde itiraz edilmesi üzerine icra takibi durmuş ve davacı alacaklı tarafından bir yıllık hak düşürücü sürede İİK'nın 67.maddesine göre iş bu itirazın iptali davası açılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda verilen 28/11/2018 tarih ve 2016/535 Esas, 2018/891 Karar sayılı kararı ile; "...1-Davacının davasının kısmen kabulü ile, ... 11. İcra Müdürlüğünün 2016/9632 esas sayılı dosyasında davalı tarafından ödeme emrine yapılan itirazın 1.252.056,81 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA,
2-Davacının fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE,
3-İtirazın iptaline karar verilen alacağın %20'si olan 250.411,36 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Davalının reddedilen miktar yönünden kötü niyet tazminat talebinin reddine, ..." karar verildiği, verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması nedeniyle ... BAM 27.H.D.'nin 07/04/2022 tarih ve 2022/84-400 E/K sayılı kararı ile; "...Dava, eser sözleşmesinin feshi nedeniyle verilen iş bedelinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dairemizin 10/11/2021 tarih, 2021/764 E-2021/968 K. sayılı geri çevirme kararı gereğince eksiklik mahal mahkemesince ikmal edildikten sonra, istinaf edilen kararın esası incelenmiştir.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. ve Tebligat Yönetmeliği'nin 18. maddeleri gereğince, vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunludur. Tebligat Kanunu'nun 17. ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 26. maddelerine göre; bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler o yerde bulunmadıkları takdirde, tebliğ o yerdeki daimi memur veya müstahdemlerden birine yapılır. Bu durumda muhatabın o yerde geçici olarak bulunmadığı hususu tespit edilerek, tebligat mazbatasına şerh verilmelidir. Şerh gereğinin yerine getirilmemesi ise tebligatı usulsüz kılar.
Somut olayda, Dairemizce davalı vekilinin istinaf talebi üzerine verilen 10.11.2021 tarih 2021/764 E-2021/968 K sayılı geri çevirme kararı gereğince eksik harcın ikmali için ilk derece mahkemesince davalı vekili Av. ... adına çıkarılan meşruhatlı davetiyenin "Merve Doğan" a tebliğ edildiği, vekile yapılan bu tebligat, tebliğ memuru tarafından muhatabın adreste bulunup bulunmadığı araştırılarak tespit edilmediğinden bir başka deyişle tebliğ işlemi 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 17. maddesi hükümlerine uygun yapılmadığından usulsüzdür (HGK'nun 30.01.2013 tarih ve 2012/6-644 E.- 2013/164 K. sayılı ilamı).Bu nedenle ve davalı vekilince harcın da yatırıldığı anlaşılmakla davalı vekilince yapılan istinaf başvurusunun davacı vekilinin istinaf başvurusuyla birlikte esastan incelenmesi gerekmiştir.
Taraflar arasında 500 KW gücündeki bir adet "... 500" rüzgar türbini tesisinin imali, montajı test ve ön işletiminin yapılması konusunda 03.09.2013 tarihli eser sözleşmesi ile 25/09/2014 tarihli 1000 KW gücündeki bir adet "... 1000" rüzgar Türbini tesisinin imali, montajı ve ticari işletmeye alınması konusunda iki adet sözleşmenin yapıldığı hususu taraflar arasında ihtilafsız olup, dava konusu somut uyuşmazlık 03/09/2013 tarihli sözleşmenin çekilmez hale gelmesi nedeniyle feshi nedeniyle iş bedelinin iadesi istemini içeren icra takibine vaki itirazın iptali istemi olup, itirazın iptali davası takipteki dayanak belgelere sıkı sıkıya bağlı olduğundan uyuşmazlığın bu belgelerin esas alınarak çözümlenmesi gerekir
Davacı tarafça, icra takip talebi ve dava dilekçesiyle dava konusu ödemelerin taraflar arasındaki 03.09.2013 tarihli 1. sözleşme kapsamında yapıldığı ileri sürülmüş, davalı tarafça bir kısım ödemelerin 25/09/2014 tarihli2.sözleşme kapsamında yapıldığı savunulmuş, mahkemece yapılan ödemelerin tespiti ve hangi sözleşme kapsamında yapıldığının belirlenmesi için tarafların ticari defter ve ödeme belgeleri üzerinden bilirkişi incelemesi yapılmasına ilişkin 10.05.2017 tarihli duruşmada ara kararı oluşturulmuş, davalı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde konusunda uzman bilirkişi incelemesi yapılmış ise de, davacı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde mahkemece inceleme yapılmasına ilişkin ara kararı gereği yerine getirilerek davacının ticari defter ve kayıtları incelenmemiştir. Bu nedenle davacı vekilinin bu hususa ilişkin delilleri toplanmadan ve değerlendirilmeden karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yine, davalı tarafça sözleşme kapsamında bir kısım imalatların yapıldığı iddiasında bulunulmuş, ancak bu imalatın davaya konu imalatların 1 nolu sözleşme kapsamında mı, yoksa 2 nolu sözleşme kapsamında mı yapıldığı hususu davalı tarafça açıkça belirtilmediğinden, davalı tarafa yapıldığı belirtilen imalatın hangi sözleşme kapsamında yapıldığını açıklaması ve bu kapsamda gerektiğinde delillerini bildirmesi için süre verilerek sonucuna göre imalatın 1 nolu sözleşme kapsamında yapıldığının belirtilmesi halinde konusunda uzman bilirkişi heyeti ile mahallinde keşif yapılarak, davalı tarafça davaya konu 03.09.2013 tarihli sözleşme kapsamında davacının yararına ve sözleşmeye uygun imalat olup olmadığının belirlenmesi, varsa bunun bedelinin tespiti ile davacının defter ve kayıtları incelenerek itirazlar da değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin sair istinaf nedenleri incelenmeksizin istinaf başvurularının kabulü ile mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne,
2-... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28.11.2018 tarih ve 2016/535 Esas- 2018/891 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına,
3-Dairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, ..." şeklinde karar verilmesi üzerine dosyanın yukarıdaki esasa kaydedildiği anlaşılmaktadır.
Söz konusu istinaf kararı gereğince davacının ticari defter ve belgelerinin incelenmesi için talimat yoluyla YMM/Bağımsız Denetçi ...'den 12/12/2022 tarihli bilirkeşi raporu alınmış, buna göre; davacı ...Ş.' nin 2013, 2014 ve 2015 yıllarına ait defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, defterlerin muhasebe ilke ve standartlarına göre tutulduğu, defter kayıtlarının gerçek durumu yansıttığı, davacının defter kayıtları ile davalı ... ARGE ENERJİ ŞTİ.' nin defter kayıtlarının birbirlerini teyit ettiği, kayıtlar konusunda mutabık kalındığı dosyada mevcut bilirkişi raporlarındaki tespitlerle davacı hakkında yaptığı tespitlerin karşılaştırılmasından anlaşıldığını, yapılan çalışmalar sonucu davacı tarafından toplam 602.131,73 USD ödeme yapıldığı, yapılan bu ödeme tutarından 567.857,33 USD' sinin 500 KW türbin imalatı için, 34.274,40 USD' sinin de 1000 KW türbin imalatı için yapıldığının kabul edilmesi gerektiği hususlarının belirlendiği anlaşılmaktadır.
Yine istinaf kararı gereğince davaya konu yerde keşif de yapılmak suretiyle makine yüksek mühendisi ..., elektrik mühendisi ......, nitelikli hesaplamalar uzmanı ........n ve mali müşavir bilirkişi ..........nar tarafından düzenlenen 18/09/2023 tarihli rapor ile; davalı tarafın fabrikasında yer alan türbinlerinin kapasite ve teknik ölçülerine göre; 03.09.2013 tarihli sözleşme konusu 500 KW ve 25.09.2014 tarihli sözleşme konusu 1.000 KW türbinde raporun teknik değerlendirmeler kısmında belirtilen eksikliklerin bulunduğu; her iki sözleşmede de işin bedeli tek fiyat olarak yani açılım yapılmadan verildiğinden/birim fiyatları ayrı olarak verilmediğinden, kalan/eksik imalat bedelinin şu an itibariyle tespit edilemeyeceği, Mahkeme tarafından kalan/eksik imalat tutarının belirlenmesinin istenmesi halinde, taraflardan sözleşme yılları itibariyle kalan/eksik imalatın birim fiyat ve metrajlarının malzeme ve işçilik olarak dava dosyasına kazandırılmasının gerektiği, dosya kapsamında yapılan inceleme ve tespitler sonucunda, dava ve takip konusu edilen 03.09.2013 tarihli 500 KW Türbin Sözleşmesine ilişkin davalıya yapmış olduğu ödemeler toplamının 354.998,04 USD olup, 31.12.2015 tarihi itibariyle TL karşılığının 1.032.192,30 TL olarak hesaplandığı, diğer yandan Mahkemece hangi sözleşmeye istinaden yapıldığı tespit edilemeyen 212.000,00 USD'lik ödemenin her iki sözleşme bedeline oranlama yapılması yönünde karara verilmesi halinde ise, 500 kw'lik sözleşme için yapılan toplam ödeme miktarı 429.755,93 USD olup, 31.12.2015 tarihi itibariyle TL karşılığının 1.249.558,34 TL olarak hesaplandığı hususlarının belirlendiği anlaşılmaktadır.
Rapora, tarafların itirazı ve sundukları kayıt ve belgeler gereğince 19/04/2024 tarihli bilirkişi ek raporu alınmış olup, ek raporda; kök rapordaki teknik değerlendirmelerde herhangi bir değişiklik olmayacağı hususlarının belirlendiği anlaşılmıştır.
Taraf vekillerinin bilirkişi raporu ve ek raporuna yönelik itirazları ve davacı vekili tarafından sunulan teknik mütala ve daha önce alınan rapor ile çelişki olması nedeniyle dava konusu yerde tekrar keşif yapılarak yeni bir bilirkişi kurulundan tekrar rapor alınmasına karar verilmiş olup, bu kapsamda makine mühendisi B..........ir, elektrik elektronik mühendisi Dr.........n ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişi D......ı'dan 13/01/2025 tarihli kök rapor alınmıştır. Raporda özetle; dava konusu ... 500 Rüzgâr Türbini imalatına yönelik incelenen makine dairesi, türbin kanatları ve kule bölümlerinin uygun imalatlar olmadığı, sözleşmeler kapsamında imalatın yapıldığı ve alacaklının temerrüde düşürüldüğünü gösteren herhangi bir bilgi ve belgeye dosya kapsamında rastlanılmadığı, davacının davalıya yapılan toplam ödemelerinin 601.272,44 USD karşılığı 31.12.2015 tarihli 2,9076 kur üzerinden 1.748.259,75 TL olduğunun belirlendiği anlaşılmaktadır.
Tarafların bilirkişi raporuna yönelik itirazları üzerine 03/06/2025 tarihli ek rapor alınmış olup, buna göre;
1- Davacı ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde; 602.131,73 USD ödeme yapıldığı, yapılan bu ödeme tutarından 566.998,03 USD’nin (31.12.2015 tarihli 2,9076 kurdan 1.648.603,47 TL) 500 KW türbin imalatı için, 34.274,40 USD’nin de 1000 KW türbin imalatı için yapıldığının kabul edilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varıldığı,
2- Davalı ticari defterlerine göre; 340.04 PROJE:45.000,00 TL (21.008,00 USD), 340.05 1000 KW:623.710,40 TL (246.254,15 USD), 340.06 500 KW:781.509,00 TL (320.493,70 USD), toplam:1.450.219,40 TL (587.755,85 USD) ödemenin bulunduğu,
Sözleşme tarihleri dikkate alındığında ve davalı defterlerinde kaydı bulunmayan 08.07.2013 tarihli 3.446,90 TL (1.770,00 USD) ödeme 500 KW projeye ve 05.09.2014 tarihli 25.841,19 TL (11.575,00 USD) ödemeler 25.09.2014 tarihli sözleşme öncesinde yapılmış olmasına rağmen davacı vekilinin 22.07.2017 tarihli dilekçesinde 1000 kw sözleşmesine istinaden ödendiği ifade edildiğinden ilgili projelere eklendiğinde; 340.05 1000 KW: 278.837,15 USD (2,9076 kur = 810.746,90 TL), 340.06 500 KW :322.435,29 USD (2,9076 kur = 937.512,85 TL), (322.263,70 USD + 500 KW FARKLI KUR ALINMASI NEDENİYLE: 171,59 USD) olmak üzere toplam:601.272,44 USD (1.748.259,75 TL) şeklinde ayrıştırıldığını,
3- 18.09.2023 Tarihli Bilirkişi Kurulu Raporunda; Mahkemece, hangi sözleşmeye istinaden yapıldığı tespit edilemeyen 212.000,00 USD’lik ödemenin her iki sözleşme bedeline oranlama yapılması yönünde karara verilmesi halinde ise, 500 kw’lik sözleşme için yapılan toplam ödeme miktarı 429.755,93 USD olup, 31.12.2015 tarihi itibariyle TL karşılığının 1.249.558,34 TL olarak hesaplandığının belirlendiğini, diğer yandan 1000 KW Sözleşme: 34.274,42 USD + 212.000,00 USD’den payına düşen :137.242,11 USD olmak üzere toplam:171.516,53 USD (31/12/2015 tarihi itibariyle 498.701,46 TL) olarak hesaplandığı, mevcut belgelere ve kök rapordaki tespitlerimiz dışında farklı bir hesaplama yapma imkanının bulunmadığının belirlendiği anlaşılmış olup, Mahkememizce söz konusu ek rapor hükme esas alınmıştır.
Görüldüğü üzere somut olayda, taraflar arasında 03/09/2013 tarihli 500 kW'lik tribün imalatı işi için ve 25/09/2014 tarihli 1000 kW'lik tribün imalatı işi için sözleşme akdedildiği, uyuşmazlığın ise 03/09/2013 tarihli 500 kW gücündeki bir adet "... 500" rüzgar tribününden kaynaklandığı, 03/09/2013 tarihinde, 500 kW gücündeki 1 adet "... 500" rüzgar tribünü tesisinin satıcı/davalı tarafından imal ve temin edilerek montajı, test ve ön işletiminin yapılması ve ticari işletmeye alınmasıyla ilgili akdedilen sözleşmenin 4. maddesinde tarafların yükümlülükleri açık olarak düzenlenmiş, sözleşme bedeli olarak 670.000,00 USD belirlenmiş, ödemelerin ne şekilde yapılacağı 6. maddede düzenlenmiştir. Sözleşme konusu rüzgar tribünü tesisinin 20 haftada üretileceği kararlaştırılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmalarından 03/09/2013 tarihli sözleşme konusu rüzgar tribününün dava tarihi itabari ile kurulmamış olduğu anlaşılmıştır.
Yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu ile diğer delillere göre, davalı tarafın her iki sözleşmedeki hükümleri yerine getirmemiş olduğu, 500 kW' lik tribün için sözleşmede belirtilen bedelinin kısmen ödenmiş olmasına rağmen tribün imalatına başlanmamış olduğu, sözleşmenin 4.1. maddesindeki tribünün kurulacağı yerin satıcı tarafından tespit edilerek alıcı tarafından temin edileceğine, satıcının belirlenen yerde yerleşim ve jeolojik tespitler yaparak tribünü projelendireceğine ilişkin hüküm ile karşılıklı yazışmalar birlikte değerlendirildiğinde, satıcının bu konuda üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, bu nedenle davacının sözleşmeden dönerek ödenen bedelin iadesini talepte haklı olduğu kanaatine varılmıştır.
Yapılan yargılama, keşif, bilirkişi raporları, istinaf kararı ve diğer tüm delillere göre; Mahkememizce hükme esas alınan ve az yukarıda açıklanan 03/06/2025 tarihli ek rapora göre; davacının davalıya yapılan toplam ödemelerinin 601.272,44 USD karşılığının (31.12.2015 tarihli 2,9076 kur üzerinden) 1.748.259,75 TL olduğu, davalı tarafın da ticari defter ve belgeleri de incelenmek suretiyle davacının 03/09/2013 tarihli 500 kW gücündeki bir adet "... 500" rüzgar tribünü için 322.435,29 USD (2,9076 kur = 937.512,85 TL) ödeme yapıldığı, diğer yandan hangi sözleşmeye istinaden yapıldığı tespit edilemeyen 212.000,00 USD’lik ödemenin; 6098 sayılı TBK'nın 101 ve 102.maddesine göre her iki sözleşme bedeline oranlama yapılması durumunda 107.320,64 USD'nin 500 kW tribün için yapıldığı sonucuna varılarak, bu durumda 500 kw’lik sözleşme için yapılan toplam ödeme miktarı 429.755,93 USD olup, 31.12.2015 tarihi itibariyle TL karşılığının ise 1.249.558,34 TL olarak hesaplandığı, belirlenen bu miktar bakımından tarafların ticari defter ve belgelerindeki kayıtların örtüştüğü, buna göre davacı tarafından yapılan bu ödemeye rağmen davalı tarafından 03/09/2009 tarihli sözleşme gereğince 500 kw' lik tribün imalat ve montajının yapılmaması nedeniyle davacının sözleşmeden dönmede haklı olduğu ve ödediği bedeli talep edebileceği, takip tarihinden önce davalının temerrüte düşürülmediği, dosyaya sunulan ihtarnamenin temerrüt için yeterli olmadığı, bu nedenle davacının temerrüt faizi talep edemeyeceği, alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinde haklı olduğu kanaatine varılmakla, davanın kısmen kabulüne fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe uyarınca;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, ... 11. İcra Müdürlüğü'nün 2016/9632 Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibindeki ödeme emrine davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 1.249.558,34 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Alacağın (1.249.558,34 TL) %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
4-Alınması gereken 85.357,33 TL harçtan peşin olarak alınan 21.040,11 TL harcın mahsubu ile bakiye 64.317,22 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davacı tarafından 21.040,11 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen (kabul ve red oranına göre) 186.938,17 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen (kabul ve red oranına göre) 79.179,98 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8-Davacı tarafça yapılan 73.652,50 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre belirlenen 52.567,56 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
9-Davalı tarafça yapılan 17.772,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre belirlenen 5.087,69 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyenin davalı üzerinde BIRAKILMASINA,
10-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde taraflara İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/09/2025
Başkan ...
✎E-imzalıdır
Üye ...
✎E-imzalıdır
Üye ...
✎E-imzalıdır
Katip ...
✎E-imzalıdır