T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/546 Esas
KARAR NO : 2024/441
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- ...
2- ...
VEKİLİ : Av. ...
MÜTEVEFFA : 3- ... - ...
DAHİLİ DAVALI : ... - ... ...
DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/07/2022
KARAR TARİHİ : 10/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ortağı olduğu dava dışı ... Özel Eğitim Rehabilitasyon Ltd. Şti.'nin Pınar DEMİRCİ adına tek ortak olarak toplamda 25 pay olmak üzere 02.08.2019 tarihinde kurulmuş olduğunu, Pınar Demirci'nin 25 pay hissesinin 13 payını ...'a 12 payını ise ...'e satışını yapmış ve müdürlük yetkisinin iki ortağa verilmiş olduğunu, davalı ...'in 12 payını müvekkili ...'e 22.11.2021 tarihinde devretmiş olduğunu, müvekkili ...'in müdürlük yetkisinin bulunmadığını, müvekkilinin şirketin kötü yönetimi ve bazı usulsüz işlemlerin yapıldığına ilişkin aldığı bilgiler üzerine 20.03.2022 tarihinde ortağı olduğu şirkete yaptığı ihtarda %48 hissesine düşen kar payının banka hesabına gönderilmesini talep etmiş olduğunu, şirketin 20.04.2022 tarihinde müvekkiline yaptığı ihtarda bilgi ve belge talebinin reddedildiğini ve 2021 sonu itibariyle mesnetsiz, gerçeğe aykırı 393.906,32 TL müvekkilinin borcunun bulunduğu bildirilmiş olduğunu, bu borcun kaynağının ise bilinmemekte olduğunu, müvekkilinin 05.05.2022 tarihinde şirkete yaptığı ihtarda, genel kurulun toplantıya çağrılmasını ve bilgi talebinin olağanüstü genel kurulda görüşülerek karara bağlanmasını talep ettiğini, ancak bu taleplerine cevap verilmediğini, müvekkilinin ortağı olduğu, ... Özel Eğitim Rehabilitasyon Ltd. Şti.'nin, müdür ve yöneticilerinin şirkete ve doğrudan müvekkiline verdiği zararlardan dolayı müvekkilinin doğrudan ve dolaylı zarara uğramış olduğunu, müvekkilinin 11.04.2022 tarihinde %48 ortağı olduğu şirkete yaptığı ihtarda bilgi ve belge talebinde bulunmuş, rızası dışında yapılacak işlemlerden doğan zararlar ile ilgili sorumluluk davası açma hakkını saklı tuttuğunu bildirmiş olup, yapılan ihtardan 3 gün sonra 14.04.2022 tarihinde müvekkilinin ortağı olduğu şirketin 4 aracı şirket çalışanı ve aynı zamanda şirket müdürünün kardeşi olan 30763373608 T.C. kimlik numaralı ...'a devredilmiş olduğunu, ...'ın şirketin personel listesinde hizmetli olarak gösterilmiş ve sigortalı olarak çalışmakta olduğunu, bu durum şirket müdürü ve yöneticilerinin şirketin içini boşaltmaya çalıştıklarını göstermekte olduğunu, şirket müdürünün öz kardeşine devredilen araçların şirket tarafından kullanılmaya devam ettiğini, yakıtlarının şirket tarafından karşılandığını, özel eğitim okullarında verilen eğitim hizmetlerine uygun olmayan araçlarla öğrencilerin taşındığının bilinmekte olduğunu, ...'ın dava dışı şirkette sigortalı olarak çalışmaya devam ederken 25.04.2022 tarihinde vergi dairesince aynı kod üzerinden iş yeri açmış olduğunu, davalı şirket müdürü kendi adına vergi dairesinde aynı kod üzerinden ve aynı faaliyet hizmeti verilen iş yeri açması mümkün olmadığı için, ... şirket müdürü ile birlikte hareket ederek iş yeri açmış olduğunu, bu durum da şirket müdürü ile kardeşinin planlı bir şekilde şirkete zarar vermeye çalıştığını ispatlamakta olduğunu, zira şirket müdürünün TTK'den doğan rekabet yasağı nedeniyle kendi adına aynı faaliyet dalında bir işletme işletmesi mümkün olmadığı için kardeşi üzerinden rekabet yasağını dolanmayı amaçlamış olduğunu, ayrıca şirket müdürünün kardeşi CAN'ın halen şirkette çalıştığına göre, kendisinin de rekabet yasağını ihlal etmiş olduğunu, zira iş akdinin devamı süresince işçinin işverenle rekabet etmemesi sadakat borcu içinde yer alan bir yükümlülük olduğunu, ...'ın şirkete zarar verici eylemlerine şirket müdürü bildiği halde ona karşı hukuki bir yola başvurmayarak hatta bu davranışları birlikte planlayarak müdürlük görevini kötüye kullanmış olduğunu, müvekkilinin aile içinde problemler yaşadığı eşi davalı ...'in şirkette okul müdürlüğü yaptığını, yapılan işlemler ve şirketin mali durumu hakkında bilgi ve belge talep etmesine rağmen müvekkiline hiçbir bilgi ve belge verilmeyerek müvekkilinin bilgi alma ve inceleme hakkı ihlal edilmiş olduğunu, şirket müdürü ve diğer yöneticilerin müvekkilini alınan hiçbir karara dahil etmeden kendi aralarında kararlar alıp bu kararları uygulayarak maddi çıkarlar elde etmiş olduğunu, dava dışı şirket özel eğitim ve rehabilitasyon merkezi işletmekte olduğunu, resmi kayıtlara göre personel sayısının 40 kişiden oluşmakta olduğunu ve personellerin tamamına yakını asgari ücret almakta olduğunu, şirkette sigortasız olarak personel çalıştırıldığı bilinmekte olduğunu, bu hususun incelenmesini talep ettiklerini, merkezde zihinsel, bedensel yetersizliği olan bireyler ile dil ve konuşma, özel öğrenme güçlüğü, yaygın gelişimsel bozukluğu olan bireylere eğitim verilmekte olup öğrencilerin eğitim giderleri Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından karşılanmakta olduğunu, merkezde eğitim alan öğrenci sayısının yarısından fazlasının merkezle ilişiğinin kesildiği bu sebeple de MEB tarafından alınan ödeneğin de yarısından fazlasının düştüğü bilinmekte olduğunu ve bu nedenle şirketin marka değeri düştüğünü, bu durumun şirketin doğrudan, müvekkilinin ise dolaylı olarak zarara uğramasına neden olduğunu, şirketin MEB'den yıllık 8 milyon TL ödenek almakta olduğunu, bu kadar yüksek ciroya rağmen şirketin yılsonu kârı 70.000,00 TL gösterilmiş olduğunu MEB den alınan ödeneğin gerçekte nereye harcandığının, nerede kullanıldığının bilinmemekte olduğunu, ayrıca gerçek karın gizlenerek müvekkilinin kâr hakkı da ihlal edilmiş olduğunu, yine şirket yöneticilerinin şirketin gerçek kar miktarını göstermemek için şirket adına yapılan harcamalarda fahiş ve sahte faturalar kullandığını, şahsi harcamaların; tatil, gezi, aile ziyareti, hediyeler vb. yapılan giderlerin, şirket giderleri gibi gösterildiğini, bu hususun tespiti için davalıların banka hesap ekstrelerinin mahkememiz tarafından görevlendirilecek bilirkişi aracılığıyla incelenmesini talep ettiklerini, Müvekkiline, %48 ortağı olduğu şirket tarafından, yılsonu gösterilen kâr bedelinin ortaklık payı oranında yapılması gereken ödeme yapılmamış olduğunu, şirket müdürü ...'ın şirket kuruluş tarihinden sonra bankadan kredi çekerek 2021 yılında yaklaşık değeri 3.500.000,00 TL olan 2 daire edindiğini, her ay düzenli olarak 40.000,00 TL kredi taksiti ödediğini, lüks bir araca sahip olduğu, her gün evinden 35 km uzaklıktaki okula şahsi aracıyla geldiğini, iki çocuğunu özel okulda okuttuğunu, şirket müdürünün resmi kayıtlarda aldığı maaş ile bu lüks yaşantısını karşılayamayacağını, şirket yöneticileri mal varlıklarına yenilerini eklerken, müvekkiline şirket tarafından yapılan ihtarda gerçeğe aykırı mesnetsiz 393.906,32 TL borcunun olduğu bildirilmiş olduğunu, bu hususların tespiti için davalıların banka hesap ekstrelerinin mahkememiz tarafından görevlendirilecek bilirkişi aracılığıyla incelenmesini talep ettiklerini, müvekkilinin şahsi kredi kartları ile şirketin yakıt giderleri, kırtasiye, okul çalışanlarının SGK bedelleri, vb. harcamalar yapılmış, müvekkili adına çekilen krediler şirket hesabına aktarıldığını ve müvekkilinin toplamda 240.000,00 TL borçlandırılarak müvekkilinin doğrudan zarara uğratılmış olduğunu, müvekkilinin banka ekstrelerinin bu hususu ispatlamakta olduğunu, müvekkilinin 06 CIU 69 plakalı şahsi aracının Kasım 2021 tarihinde şirkete ödeneğin gelmemesi gerekçesiyle davalı (eşi) ... tarafından 288.000,00 TL'ye satılmış olduğunu, müvekkilinin satış bedelini davalı ...'e havale yaptığını ve eşi tarafından bu bedel şirket harcamalarında kullanılarak müvekkilinin doğrudan zarara uğratılmış olduğunu, müvekkilinin aynı zamanda eşi olan davalı okul müdürü ... ile ailevi problemleri nedeniyle şirketin ortağı olduğu tarihten itibaren şirkete hiç gitmediğini, müvekkilinin şahsi kredi kartlarından şirket adına birçok harcama yapılmış ve müvekkilinin borçlandırılmış olduğunu, okula bir gün dahi gitmediği halde müvekkilinin öğretmen kimliği kullanılarak derslere girmiş gibi gösterilerek imzası taklit edilmiş olduğunu ve şirketin ortağı olduğu tarihten itibaren 5 ay boyunca müvekkiline maaş ödemesi yapılmış olduğunu, bu imzaların kimler tarafından sahte olarak atıldığının adli belge inceleme uzmanı tarafından tespitini talep ettiklerini, müvekkilinin girmediği ders ücretlerini kabul edemeyeceğini, uygun olmadığını söylese de davalı okul ...'in bu ödemelerin müvekkilinin kredi kartlarının borcuna mahsup edildiğini söylediğini, müvekkilinin şirket için şahsi kredi kartlarından yapılan harcamalar nedeniyle uğradığı doğrudan zararın giderilmesi halinde bu yatırılan ders ücretlerini geri iade edeceğini taahhüt etmekte olduğunu, müvekkilinin şirketin aldığı kararlar, yapılan işlemler ve şirketin karar defteri hakkında bilgi talep etmiş olduğunu, müvekkiline hiçbir bilgi verilmeyerek müvekkilinin bilgi alma ve inceleme hakkı ihlal edilmiş olduğunu, TTK m.630 f.2 hükmü uyarınca, haklı sebeplerin varlığında her ortak müdürlerin azlini mahkemeden isteyebileceğini, müvekkilinin ortağı olduğu, ... Özel Eğitim Rehabilitasyon Ltd. Şti.'nin müdür ve yöneticilerinin şirkete verdiği zararlar nedeniyle müvekkilinin uğradığı dolaylı zararların bilirkişi aracılığıyla tespit edilerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla şimdilik 2.500,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte müdür ve yöneticilerden tazmin edilerek şirkete ödenmesine, şirket Müdür ve yöneticilerinin müvekkiline doğrudan verdiği zararların bilirkişi aracılığıyla tespit edilerek fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 2.500,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte müdür ve yöneticilerden tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine, davalıların müdürlük ve temsil görevlerinden azlini, şirkete dava süresince ve dava sonrası kayyum atanmasını, şirket malları üzerinde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıların şirket müdürlük ve temsil yetkilerinin sona erdirilmesi konusu ve buna ilişkin talebin de, ele alınarak incelenemeyeceği, bu konuda bir karar verilemeyeceğini, şirkete kayyum atanması talebinin de aynı şekilde ele alınamayacağını, şirketin taraf olmadığı gerçek kişilere karşı açılmış bir tazminat davasında şirket ile ilgili hüküm kurulamayacağını, davacının davaya konu ettiği ve zarara uğratıldığını iddia ettiği şirketin ... Özel Eğitim Rehabilitasyon Ltd. Şti. isimli şirket olduğunu, davacının ortak olmasından sonra ve halen şirketin imzaya yetkili tek mi ün müvekkili ... olduğunu, diğer müvekkilleri ... ve ...'in şirketin çalışanları olduğunu, MEB izni ve denetimi ile faaliyet gösteren şirkete ait özel Eğitim ve Rehabilitasyon merkezinde MEB nezdinde bazı iş ve işlemlerin yapılması bakımından kurum içinde idari görevleri bulunmakta olup şirket adına herhangi bir işlem yapma hak ve yetkileri bulunmadığını bu nedenle şirketi zarar uğratacak bir işlem yapma salahiyetleri ve pozisyonları bulunmadığını, ayrıca davacının davada taraf olmayan kişileri dilekçesine dahil ettiği gibi şirkete ortak olmadığı dönemlere ilişkin anlatımlar ve talepler ile yine dava konusu içine girmeyecek ortak olmadığı dönemlere ilişkin kayıtların da araştırılmasını, banka hesaplarının getirtilmesini istemekte olduğunu, davacının şirkete ortak olduğu tarih 22.11.2021 olduğunu, o tarihten önceki dönem davanın konusu ve kapsamının dışında olduğunu, iş bu davada taraf olmayan kişilere ilişkin kayıtlar araştırılamayacağı gibi ortaklık ilişkisi başlamadan önceki sürece ilişkin ki anlatımlar ve taleplerin de dikkate alınamayacağını, diğer müvekkili ...'ın şirketin imzaya yetkili tek olduğunu, şirketi zarara uğratacak bir eylemi olmadığı gibi özellikle davacının ortak olmasından sonra davacının şirkete zarar verici eylemlerine karşı şirketi ayakta tutmaya çalıştığını, dönem ortasında öğrencilerin mağdur olmaması için ciddi mücadeleler verdiğini, şahsi imkânları ile ve 3. kişilerden borç almak suretiyle şirket adına birçok ödeme yapmış olduğunu, davalı ...'ın şirketten alacaklı durumda olduğunu, aslında şirket ortakları arasındaki şirkete para koyma ve şirketten para çekme dengesizliği ...' in ortaklığı döneminde başlamış olduğunu, iki ortaklı şirkette, ... sürekli para koyarken ...” in ise sürekli para çeken durumunda olduğunu, iki ortak arasındaki bu makas her geçen gün artmış olduğunu, ..." in şirket hissesini ...”e devrettiği tarihten hemen önce ... 393.906,32 TL şirkete borçlu iken ... 893.443,60 TL şirketten alacaklı olduğunu, ..." in şirkete olan borcunu ödeyemeyeceği, ortaklar arasındaki bu farkın kapanmayacağının anlaşılması üzerine ...'in bu borcu şirkete ödeme taahhüdü ile şirkete ortak olduğunu, davacı ... METİN'in 22.11.2021 tarihinde ...'e ait hissenin tamamını (%48) tüm hak ve borçları ile birlikte devralmış olduğunu, ...” in ortağı olduğu şirkette şu an çalışan durumunda olduğunu, yukarıda ifade ettiğimiz üzere ...' in hissesini satma nedeni şirkete olan 393.906,32 TL borcunun ...'e devrolmuş olduğunu, ...'in bu borcu ödeyeceğini taahhüt ederek şirket hissesini devraldığını, taahhüt edilen ödemenin yapılmaması nedeniyle ortaklar arasında problem yaşanmaya başlandığını, aynı dönemde ... ile eşi davalı ... arasında da bazı problemler çıktığını, davacı tarafından taahhüt edilen ödemenin yapılmaması, şirketin ihtiyaçlarını karşılamak için diğer ortak ... tarafından sürekli para konmak durumunda kalınmaya devam edilmesi ortaklar arasındaki sorunun büyümesine neden olmuş ve netice itibariyle aynı zamanda kurumda öğretmen olarak çalışan davacı ... METİN'in iş yerini terk ederek kuruma gelmemeye, 3. kişiler ile işbirliği yaparak şirkete zarar verici adımlar atmaya başladığını, davacının şirkete gelip gitmeyi bırakmasından sonra teyzesinin eşi ... “ın alacaklı, ...'in borçlu olduğu 500.000,00 TL miktarlı bir senet ortaya çıktığını, bu senet ile...29. İcra müdürlüğünde 2022/5734 E. Dosya ile ... aleyhine kambiyo takibi yapıldığını, ardından 13.04.2022 tarihli yazı ile ...'in şirket hissesindeki hak ve alacağına haciz konduğu bildirilmiş olduğunu, davacının şirket aleyhine dava açmak üzere arabuluculuk başvurusunda bulunduğunu, arabuluculuk görüşmesinde şirkete vadettiği parayı koymayı kabul etmediği gibi şirket hissesinin devri karşılığında kendisine ciddi miktarlarda para ödenmesini istediğini, bu süreçte ... tarafından keşide edilerek şirkete gönderilen ihtarname ve şirket adına keşide edilip ...'e gönderilen cevabi ihtarnameler olduğunu, 20.07.2022 tarihinde şirketin merkez adresi ve aynı zamanda özel eğitim ve Rehabilitasyon merkezi olarak faaliyet gösterdiği .... ... ... ” adresine, ...'in borçlusu olduğu, ... “ın alacaklısı olduğu...29. İcra Müdürlüğü 2022/5734 E. no'lu dosya üzerinden fiili hacze gelindiğini, özel çocuklara yönelik eğitim faaliyeti devam ederken veli ve özel çocukların okulda bulunduğu bir zaman diliminde şirkete ait bir kısım menkul malların haczedildiğini, yedi emin olarak ...'e bırakıldığını, haciz tutanağında görüldüğü üzere, alacaklı ...'ın aslında ... “den değil de şirketten alacaklı olduğunu iddia edildiğini, ayrıca haciz tutanağı incelendiğinde görüleceği üzere; icra memurunun haciz mahalline gitmesinden birkaç dakika sonra borçlunun haciz mahalline geldiğini, borcu kabul ettikten ve hacze itiraz etmediğini zapta geçirdikten sonra alacaklı ... 'dan aldığını iddia ettiği parayı eşi ...'e verdiğini, eşinin de bu parayı şirket için harcadığını ileri sürdüğünü, alacaklı ... “ın da benzer beyanlarda bulunarak; söz konusu paranın şirketin kırtasiye mazot, SGK gibi ödemelerinde kullanıldığı iddiasıyla ve şirketin gerçek ortaklarının da farklı olduğunu da ekleyerek şirkete ait malların haczedilmesini talep ettiğini, yani söz konusu senedin gerçek olmadığı, şirketten kolay yoldan tahsilat yapmak için oluşturulduğunu, .... ... ... “ın şirket karşısında ortak hareket ettiklerini tevilli olarak ikrar ettiğini, yine dosya incelendiğinde ...'in ev adresi ya da başkaca bir varlığı üzerine herhangi bir haciz işlemi yapılmadığı sadece şirketin üzerine gelinmeye çalışıldığı da görülmekte olduğunu, söz konusu haciz işlemi şirketin eğitim faaliyetini devam ettirdiği esnada olması nedeniyle hem çalışan personelde, hem de öğrenci ve velilerde olumsuz bir imaj oluşturmuş ve şirkete olan güvenleri ciddi şekilde sarsıldığını, ortaklar arasında sorun olduğu, şirketin zarar ettiği, demeleri yapmayacağı dedikodusu gün yüzüne çıktığını, zaten ekonomik olarak zor durumda olan şirketin daha da zora girmesine neden olunduğunu, çalışan personelin önemli bir kısmının yeni eğitim ve öğretim döneminde çalışmama kararı aldığını, bunu etrafiyla konuşmaya başlayınca da kurum öğrenci kayıplarını da yaşamaya başlandığını, haczin ortaklar arasındaki sorun ve ekonomik zorluğu duyan iş ilişkisi içinde olan herkes bir an önce alacağını alıp iş ilişkisini sonlandırma yoluna gitmeye yönelttiğin, örneğin bina sahibi aksayan kiraları idare etmeyeceğini beyan ederek tahliye için ihtarname gönderdiğini, öğretmenler ve öğrenciler patır patır kurumdan ayrılmaya başladığını, bu gelişme karşısında davacı ... METİN'e şirket tarafından gönderilen ihtarname ile şirkete olan borcunu ödemesi ve kuruma gelerek üzerine düşen sorumluluğu üstelenmesini, aksi halde işletmeyi kapatmak durumunda oldukları bildirildiğin, bu ihtarnameye herhangi bir cevap verilmediği gibi herhangi bir ödeme de yapılmadığını, gelinen nokta itibariyle yukarıda aktarılan olaylar zinciri neticesinde şirkete ait özel eğitim ve rehabilitasyon merkezi faaliyetine devam edemez hale geldiğini, şirketin bu noktaya gelmesine neden olan olaylar zincirinin başlangıcı davacı ... METİN'in ödemeyi taahhüt ettiği şirkete olan borcunu ödememesi olduğunu, kötü gidişin önüne geçilememesinin nedeni ise davacının şirkete gelmeyerek ve 3. kişiler ile iş birliği yaparak şirket aleyhine giriştiği işlemler olduğunu, bu zarar nedeniyle müvekkili ...'ın uğradığı zararları davacıdan tazmin haklarını saklı tuttuklarını ifade ederek; açıklanan nedenlerle açılan hakız davanın reddine, davacının şirket aleyhine gerçekleştirdiği eylemler nedeniyle müvekkili davalı ...'ın uğradığı zararın tazmin hakkımızın saklı tutulmasına, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 553. Maddesine dayalı şirketin ve ortağın uğradığı zararların tazmini ve 630/2 maddesine dayalı limited şirket müdürünün azli talebine ilişkindir.
Yargılama sırasında davalı ...'in vefat ettiği, mirasçılarından ...'in mirası reddettiği anlaşılmakla, diğer mirasçı ...'in davaya dahil edilmesi suretiyle taraf teşkili sağlanmıştır.
6102 sayılı TTK'nın Kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının sorumluluğu başlıklı 553. Maddesi "(1) Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, (…)71 hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar.
(2) Kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevi veya yetkiyi, kanuna dayanarak, başkasına devreden organlar veya kişiler, bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hâli hariç, bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmazlar.
(3) Hiç kimse kontrolü dışında kalan, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamaz; bu sorumlu olmama durumu gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamaz.", 630/2 maddesi "Her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir." ve Özen ve bağlılık yükümü, rekabet yasağı başlıklı 626. Maddesi "(1) Müdürler ve yönetimle görevli kişiler, görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini, dürüstlük kuralı çerçevesinde, gözetmekle yükümlüdürler. 202 ilâ 205 inci madde hükümleri saklıdır." hükmünü içermektedir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava dilekçesinde zarar (doğrudan veya dolaylı) sebebi ve azil sebebi olarak gösterilen vakıaların mevcut olup olmadığı, söz konusu vakıalar nedeniyle davacının ve dava dışı şirketin zararının bulunup bulunmadığı, varsa zararın miktarı ve davalıların sorumluluğu, dava dışı şirketin faaliyetlerinin sona ermesine davacının neden olup olmadığı konusundan kaynaklanmaktadır.
Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 435810 Sicil numarasında kayıtlı ... Özel Eğitim Rehabilitasyon Limited Şirketi'nin ortakları davacı ... METİN ve davalı ...'dır.
Davalı ... söz konusu şirkette 25 hissenin 12 hissesine sahipken, Ankara 6. Noterliği'nin 19/11/2021 tarih 14582 sayı ile tasdikli 15/11/2021 tarihli genel kurul kararına göre şirketteki payını davacı ... METİN'e devretmiştir.
Davalı ... 15/11/2021 tarihinden itibaren tarafların ortak olduğu şirketi tek başına temsile yetkilidir.
Mahkememizce deliller toplandıktan sonra dosya bilirkişi kuruluna tevdi edilerek bilirkişilerden 10/10/2023 tarihli kök rapor alınmıştır.
Bilirkişiler tarafından ayrıntılı olarak yapılan değerlendirme sonucunda, sonuç olarak;
"...-Dava dışı ... şirketinin 2019 yılını 9.250,02 TL kâr, 2020 yılını 12.437,41 TL zarar, 2021 yılını 49.182,88 TL kâr, 2022 yılını ise 86.470,67 TL kâr ile tamamladığı,
-Ancak dava dışı ... şirketinin ticari defter ve belgelerinin genel kabul
görmüş muhasebe standartlarına uygun olarak tutulmadığı,
-Davacının davasında haklı görülmesi halinde davalılara yüklenecek sorumluluk
oranlarının takdiri mahkemenize ait olmak üzere davacının doğrudan zararı ile dava dışı
şirketin uğradığı zarar nedeniyle oluşacak dolaylı zararın tespiti gerektiğinden
heyetimizce yapılan hesaplama neticesinde Dava dışı ... Özel Eğitim
Rehabilitasyon Ltd. Şti.’nin “İndirgenmiş Nakit Akışları Yöntemi”ne göre dava tarihi
itibariyle “Tahmini Piyasa Değeri”nin 15.052.603,22 TL olduğu, hesaplanan bu tutar
davacı ... METİN’in dolaylı zararını, dava dışı ... Özel Eğitim
Rehabilitasyon Ltd. Şti.’nin doğrudan zararını oluşturmakta olduğu,
-Dava dışı diğer Özel Başarı Can Özel eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’ne dava dışı
... Özel Eğitim Rehabilitasyon Ltd. Şti’den geçen personel ve öğrenci
sayısı ile faaliyet konuları göz önüne alındığında rekabet yasağı iddiası konusunda
hukuki değerlendirme ve takdirin mahkemenizde olduğu,
-Dava dışı ... Şirketinin araçlarının ...’a toplamda
365.000,00 TL’ ye satıldığı, Şirket tarafından ...’a verilen 300.000,00 TL tutarlı
senedin ...’ın borcundan mahsup edildiği, kalan 65.000,00 TL’nin ise banka
kanalıyla ...’dan tahsil edildiği, ... tarafından dava dışı şirkete
araçlar ile ilgili başkaca ödeme yapılmadığı,
-Davacı ... METİN’ in şahsi hesabından SGK’ na yapılan 239.222,30 TL tutarındaki
ödeme tutarları ile şirket kayıtlarından SGK’ na yapılan ödeme tutarları arasında birebir
örtüşme bulunmadığı, bu nedenle kurumun bağlı bulunduğu SGK İl Müdürlüğünden
Müfredat Kartının dosya içeriğine kazandırılması halinde daha net tespit yapılması
mümkün olabileceği" şeklinde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce 22/11/2023 tarihli duruşmada, Keçiören İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne, SGK'ya ve bankalara yazı yazılmasına ve ara kararlar gereğince cevap geldikten sonra dosyanın rapor alınan bilirkişilere tevdi edilerek, dava dışı Yükselen Şirketinin defter kayıtları ve dayanak belgeleri incelenmek suretiyle, davalı vekilinin itirazları, davalılar ..., ... ve vefat eden ...'in görevlerinin dikkate alınması suretiyle davacı tarafından iddia edilen doğrudan ve dolaylı zararlar kapsamındaki eylemlerinin ve kusur oranlarının TTK 553/1-2-3 maddelerine göre tespitinin istenmesine, araçların devri dava sebebi gösterildiğinden bilirkişi heyetinin makina mühendisi eklenerek araçların üzerinde şirketin zararının olup olmadığının tespitinin istenmesine karar verilmiştir.
Ara karar gereğince sunulan ek raporda bilirkişiler tarafından; "Heyetimizce kök raporda yapılan hesaplamaya göre dava dışı şirketin tahmini piyasa
değerinin 15.052.603,22 TL olduğu, hesaplanan bu tutar davacı ... METİN’in
dolaylı zararını, dava dışı ... Özel Eğitim Rehabilitasyon Ltd. Şti.’nin doğrudan zararını oluşturmakta olduğu, dava dışı Şirketin Ticari Defterlerinin Davalı ... yönünden incelenmesi neticesinde; ... adına açılmış herhangi cari hesaba rastlanılmadığı, davalı ...’e banka kanalıyla yapılan 1.496.890,00 TL’nin ödemenin tamamının ... cari hesabına borç kaydedildiği,
dava dışı ... Şirketinin araçlarının ...’a toplamda 365.000,00
TL’ye satıldığı, Şirket tarafından ...’a verilen 300.000,00 TL tutarlı senedin
...’ın borcundan mahsup edildiği, kalan 65.000,00 TL’nin ise banka kanalıyla
...’dan tahsil edildiği, ... tarafından dava dışı şirkete araçlar ile ilgili
başkaca ödeme yapılmadığı,
toplam 5 adet araç satışından şirketin toplam 498.500 TL zarar etmiş olabileceği, araç
satışlarının o tarihte şirket yetkilisi olan ... tarafından yapıldığı, şirketin 02.08.2019- 27.11.2019 tarihleri arasında temsile yetkili müdürünün Pınar
Demirci olduğu,
27.11.2019- 15.11.2021 tarihleri arasında ... ve ...’in birlikte müştereken temsile yetkili müdürler olduğu, 15.11.2021 tarihinden sonra ise ...’ın tek başına temsil yetkisine sahip müdür
olduğu, davalılardan ...’in ise şirkette herhangi bir dönemde TTK anlamında müdür sıfatına haiz olmadığı, ancak ...’e ait ve kurumda müdür olduğunu gösteren kimlik fotokopisi, tanık beyanları, davalı ...’in mahkemenize verdiği kabul/
beyan dilekçesi ve tüm dosya kapsamı göz önünde bulundurulduğunda ...’e ve
ayrıca diğer davalılara sorumluluk atfedilmesi konusunda nihai takdirin mahkememize ait olduğu" şeklinde görüş bildirilmiştir.
Keçiören İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yazı cevabı ve bilirkişi raporuna göre, tarafların ortak olduğu ... Özel Eğitim Rehabilitasyon Merkezinde kayıtlı 501 öğrenciden 427'sinin 2022 Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül döneminde dava dışı Özel Başarı Can Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinde eğitim aldığı, ayrıca ... Özel Eğitim Rehabilitasyon Merkezinde çalışan 28 personelin 2022 Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında işten ayrılarak Özel Başarı Can ... Rehabilitasyon Merkezinde göreve başladığı anlaşılmıştır.
Bu şekilde tarafların ortak olduğu şirkete ait rehabilitasyon merkezi vasfındaki işletmenin faaliyetinin sona erdiği tespit edilmiştir.
Her ne kadar dava 07/07/2022 tarihinde açılmış ve öğrencilerin ve personelin diğer rehabilitasyon merkezine geçişleri dava tarihinden sonra devam etmiş ise de, 13 personel ve 200 öğrencinin Haziran 2022 döneminde Özel Başarı Can Rehabilitasyon Merkezi'ne geçmiş olması sebebiyle işletmenin faaliyetine son verilmesine Haziran 2022'de karar verildiğinin kabulü gerekir.
Yapılan yargılama sonucunda, toplanan delillerden; tarafların ortak olduğu şirketin işletmesi niteliğindeki rehabilitasyon merkezinin kayıtlı öğrencilerin ve çalışan personelin devri suretiyle faaliyetine son verildiği, öğrencilerin kayıtlarını başka bir okula alma velilerinin, çalışanların iş akitlerini sona erdirme kendilerinin iradeleri ile gerçekleşmekte ise de, gerek öğrencilerin gerekse personelin rehabilitasyon merkezinden ilişiğini kestikten sonra aynı merkeze geçmelerinin ancak şirket yönetiminin kararıyla gerçekleşebileceği, söz konusu merkezin faaliyetine son verilmesi eylemini davalı ...'ın müdürlüğü sırasında gerçekleştiği, şirketin işletmesinin faaliyetine son verilmesinde şirket müdürünün kusurunun bulunduğu, zira TTK 626 maddesi gereğince; müdürlerin ve yönetimle görevli kişilerin, görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini, dürüstlük kuralı çerçevesinde, gözetmekle yükümlü olduğu, işletmenin kapanmasına sebebiyet vermenin şirket menfaatlerine aykırı olduğu, bu eylemin TTK 630/2 maddesi kapsamında müdürlükten azil için haklı sebep teşkil ettiği kanaatine varılmakla, davacının müdürlükten azil talebine ilişkin davasının kabulüne karar verilmiştir.
Şirketin uğradığı zarara yönelik dava yönünden bilirkişiler tarafından kök raporda; "indirgenmiş nakit akışları yöntemine" göre dava tarihi itibariyle rehabilitasyon merkezinin tahmini piyasa değerinin 15.052.603,22 TL" olarak hesaplamışlardır. Söz konusu hesaplanan piyasa değerindeki işletmenin faaliyetine son verilmesi nedeniyle şirketin bu miktarda zararının oluştuğu ve bu zarardan işletmenin faaliyetine son verilmesinden sorumlu şirket müdürü ...'ın sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Bilirkişiden alınan ek rapora göre; şirket adına kayıtlı araçların piyasa değerinin altında satılması nedeniyle şirketin 498.500,00 TL zararının olduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar davacı tarafından doğrudan zarar için de dava açılmış ise de, mevcut delillere göre davacının doğrudan zararını ispat edemediği anlaşılmakla, buna ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafça sunulan ıslah dilekçesi ile, dolaylı zarar talebi 15.052.603,22 TL'ye çıkarılmıştır.
Sorumluluk davası yönünden sonuç olarak, işletmenin faaliyetine son verilmesi nedeniyle şirketin toplam 15.052.603,22 TL ve 498.500,00 TL zarara uğratıldığı, bu zarardan şirket müdürü ...'ın sorumlu olduğu kanaatine varılmakla, ...'a karşı açılan davanın ıslah edilen miktar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı ...'e karşı tazminat davası açılmış ise de zarara sebep olan eylemin ...'in müdürlük yetkisinin sona erdiği tarihten sonra gerçekleştiği, zarardan ...'in sorumluluğunun bulunmadığı dikkate alınarak, ...'e karşı açılan davanın esastan reddine, müteveffa ...'in şirkette hiçbir zaman müdür olmadığı, kendisine TTK 553 maddesi kapsamında husumet yöneltilemeyeceği kanaatine varılmakla dahili davalı ...'e karşı açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere şirketin zararına sebep olan işlemin 2022 yılı Haziran ayında gerçekleşmesi nedeniyle haksız fiilin bu tarihte gerçekleştiği, davacının 01/07/2022 tarihinden itibaren faiz talep etmiş olması nedeniyle taleple bağlı kalınarak 01/07/2022 tarihinden itibaren işin ticari iş olması nedeniyle avans faizi işletilmesine karar verilmiştir.
Her ne kadar davalı taraf, öğrencilerin dava dışı İlkizim Şirketinden ...'ı takip ederek ... Rehabilitasyon Merkezi'ne geldiğini savunmuş ise de, merkezin faaliyetine son verilmeden önce öğrencilerin tarafların ortak olduğu şirkete ait rehabilitasyon merkezine kayıtlı olmaları nedeniyle bu yöndeki savunma yerinde görülmemiştir. Diğer taraftan ...'in borcunu davacının ödemediği iddia edilmiş ise de, ortağın şirkete borçlu olmasının sorumluluk ve azil davası açmasına yasal engel teşkil etmediği, davacının şirkette pay sahibi olduğu, bu iddianın da yerinde olmadığı kabul edilmiştir. Ayrıca şirket adresinde davacının kusuruyla dahi olsa haciz yapılmasının işletmenin kapatılması için haklı sebep teşkil etmediği kanaatine varılmıştır.
Kısa kararda temerrüt tarihinin 01/07/2021 olarak sehven yazıldığı, olması gereken temerrüt tarihinin 01/07/2022 olduğu, yanlışlığın yazı hatasından kaynaklandığı kabul edilerek, HMK 304 maddesi gereğince hata düzeltilerek temerrüt tarihinin 01/07/2022 olarak yazılmasına, yeniden harç yatırılmadığından ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davalı ...'a karşı açılan davanın KISMEN KABULÜ ile;
A)15.052.603,22 TL alacağa 01/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsili ile dava dışı ... Özel Eğitim Rehabilitasyon Limited Şirketi'ne ÖDENMESİNE,
B)Davalı ...'ın ... Özel Eğitim Rehabilitasyon Limited Şirketi müdürlüğünden AZLİNE,
C)... yönünden fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
D)Alınması gereken 1.028.243,32 TL harçtan peşin ve ıslah harcı olarak alınan 257.146,22 TL'nin mahsubu ile bakiye 771.097,10 TL'nin davalı ...'dan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
E)Davacı tarafından yatırılan 257.146,22 TL peşin ve ıslah harcının davalı ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
F)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen (kabul ve red oranına göre) 454.526,03 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
G)Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 2.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a VERİLMESİNE,
F)Davacı tarafça yapılan 17.670,81 TL yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
2-Davalı ...'e karşı açılan davanın esastan, dahili davalı ...'e karşı açılan davanın husumet nedeniyle REDDİNE,
A)Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 454.551,03 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e VERİLMESİNE,
3-Yeniden harç yatırılmadığından ihtiyati haciz talebinin REDDİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/07/2024
Başkan ...
✎E-imzalıdır
Üye ...
✎E-imzalıdır
Üye ...
✎E-imzalıdır
Katip ...
✎E-imzalıdır