T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2022/597 Esas - 2024/341
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2022/597 Esas
KARAR NO: 2024/341
BAŞKAN:...
ÜYE: ...
ÜYE:...
KATİP:...
DAVACI : ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI : 1-...
DAVALILAR : 2-...
3- ...
VEKİLLERİ: Av. ...
Av. ...
FERİ MÜDAHİL : 1-...
FERİ MÜDAHİL : 2- ...
VEKİLİ: Av. ..
FERİ MÜDAHİL : 3...
VEKİLİ: Av. ..
FERİ MÜDAHİL : 4-...
VEKİLİ: Av....
DAVA: İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156))
DAVA TARİHİ: 05/08/2022
KARAR TARİHİ: 29/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 12/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ....'nin (... 10.11.2010 tarihinde 200.000.000,00 USD tutarlı ve ... ISIN Kodlu Eurobond (Tahvil) ihraç ettiğini; .... (Yüksel Holding) ve ...)'nin de son ödemesi 10.11.2015 tarihinde olan Tahvilin geri ödemesini garanti ettiğini, müvekkilinin, ...'ın ihraç ettiği Tahvilin 1.440.000,00 USD nominal değerindeki kısmını iktisap ettiğini, müvekkilinin günümüz itibariyle Bank ... bünyesinde tuttuğu ...ın ihraç ettiği 1.440.000,00 USD nominal bedelli Tahvili elinde bulundurduğunu, tahvilin son ödeme vadesinin 10.11.2015 olmasına rağmen müvekkiline ait tahvilin bedelinin vadesinde ödenmediğini, bunun üzerine 30.03.2022 tarihinde, ...e İhtarname keşide edilerek müvekkiline ait olan tahvillerin nominal karşılığı olan 1.440.000,00 USD'nin şimdiye kadar işlemiş tüm faiz ve sair ferileri ile birlikte ödenmesinin talep edildiğini, davalılardan ...'ın ihtarnameye cevabında, Tahvil Sözleşmesinde yer alan yetki klozu dolayısıyla uyuşmazlıkların yabancı hukuka tabi olduğunun, müvekkilinin şirket kayıtlarında alacaklı olarak görünmediği gibi alacak talep yetkisi olmadığının ve talep yetkisinin sınırlı sayıda yabancı kuruluşlarda olduğunun belirtildiğini, bunun üzerine,... ve garantör diğer firmalar aleyhine ... Esas sayısı ile 1.440.000,00 USD nominal değerli alacak ve davalı şirketler tarafından temerrüde düşülen 10.11.2015 tarihinden itibaren işleyen 424.543,56 USD'lik faiziyle birlikte toplam 1.864.543,56 USD tutarındaki alacak için iflas yoluyla adi takipte bulunulduğunu, ... ve diğer firmalar tarafından takibe yapılan itiraz üzerine 12.07.2022 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, bu durumda, müvekkilinin alacağına kavuşabilmesi adına İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 156/3 maddesi kapsamında itirazın kaldırılması ile beraber borçlunun iflasına karar verilmesi talebini haiz işbu davanın ikame edilmesi zorunluluğunun hâsıl olduğunu belirterek Müvekkilin elinde bulundurduğu 1.440.000,00 USD nominal tutarlı tahvilin karşılığının ödenmemesi nedeniyle 2004 sayılı İİK'nin 154 ve devamı hükümleri çerçevesinde davalıların iflas yoluyla adi takibe ilişkin itirazının kaldırılmasına ve iflasına, fazlaya ilişkin her türlü talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla 1.864.543,56 USD'lik alacağa takip tarihinden itibaren USD mevduatına uygulanan en yüksek faizin işletilmesine, muhafaza tedbiri olarak davalı şirketlere ait mallarının bir defterinin tutulmasına ve haklı davalarının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalılar ..., ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketlerden ...'ın tadil edildiği haliyle 10.11.2010 tarihli uluslararası bir sözleşme ve ekleri (Tahvil Sözleşmesi) ile Lüksemburg'da tahvil ihraç ettiğini, Tahvil Sözleşmesinin taraflarının tahvil bedellerini toplayan yabancı bankalar ve finans şirketleri ile yetkili hamil olan tahvil sahibi yabancı bankalar olduğunu, Tahvil Sözleşmesi'nin diğer taraflarının yabancı bir kuruluş olan tahviller konusunda talepte bulunmaya yetkili Yediemin Wilmington Trust ...) Limited şirketi ile yine yabancı kuruluşlar olan Ödeme Temsilcileri ve Alım Satıma Yetkili Yabancı Aracılar olduğunu, yatırımcıların, ancak Tahvil Sözleşmesi'nde belirlenen Tahvillere ilişkin işlem yapma yetkisini haiz kuruluşlar ile gerçekleştirecekleri anlaşma ve işlemler neticesinde ve Tahvil Sözleşmesi şartlarını kabul etmek sureti ile Tahvile yatırım yapabildiklerini, Tahvil Sözleşmesinin hüküm ve şartlarının Tahvile derç edilmiş olduğunu; ayrıca, Tahvil Sözleşmesi uyarınca tahvillerin yurtdışında ihraç edildiğini, ...'de satışa sunulmadığını ve satış işlemlerinin yurt dışında yapıldığını, Tahvillerin ödeme yerinin Türkiye olmadığı gibi ödeme aracısı sıfatıyla hareket eden Tahvil Sözleşmesi tarafının da yurtdışında kurulu başka bir şirket olduğunu, aynı zamanda tahvil Sözleşmesi uyarınca çıkarılan tahvillerin tamamen yurtdışında işlem gördüğünü ve Türkiye'de hiçbir saklama ve satış işleminin gerçekleştirilmediğini, tahvillerin, davacının iddiasının aksine Türk sermaye piyasası mevzuatına tabi olmadığını, tahvili elinde bulunduranların Tahvil Sözleşmesi ile bağlı olmasının sonucu olarak ...Mahkemelerinin yetkisine tabi olmayı kabul ettiklerini,...'da ihraç edilen ve saklanan tahvillerle ilgili olarak yabancı taraflarca akdedilen Tahvil Sözleşmesinin 30 Eylül 2015 tarihinde yapılan Tahvil Sözleşmesi Tadili ile kararlaştırıldığı üzere, yaşanacak ihtilaflarda İngiliz/Londra Mahkemelerinin münhasıran yetkili olduğunun belirlendiğini ve 30 Eylül 2015 tarihli tadil ile değişikliğe uğrayan Tahvil Sözleşmesi'nin 12.07. maddesi uyarınca tahvillerle ilgili her türlü hususta uygulanacak hukukun İngiliz Hukuku olduğunun öngörüldüğünü, Tahvil Sözleşmesi tadil edilerek İngiliz mahkemelerinin yetkisi ve İngiliz hukuku kabul edildikten sonra tahvillere ilişkin olarak yapılan işlemlerin İngiliz Şirketler Kanunu'nun 26. Kısmı (Companies Act, Part 26) kapsamında yetkili mahkeme olan Londra'da bulunan Yüksek Mahkeme bünyesindeki Şansölye Bölümü Şirketler Mahkemesi'nin izni doğrultusunda gerçekleştirildiğini ve bu mahkemenin Tahvillerle ilgili yetkisini kabul ettiğini; huzurdaki davada davacının iflas talebinin dinlenebilmesi için davacının öncelikle alacaklı olduğunu ispatlaması gerektiğini, alacağın tespiti yönünden ise münhasıran yetkili mahkemenin, Tahvil Sözleşmesi'nin 12.05. maddesi uyarınca taraflarca Tahvillerle ilgili talep ve ihtilaflarda münhasıran yetkili kılınan İngiliz Mahkemeleri olduğunu; dolayısıyla alacak ispatının, Tahvil Sözleşmesi uyarınca ancak İngiliz Mahkemelerinden İngiliz Hukukuna göre alınan bir mahkeme kararı ile olabileceğini, böyle bir kararın uygulanabilmesi için de öncelikle bu kararın Türk Mahkemelerince tenfiz edilmesi gerektiğini, davacının, alacak iddiasına ilişkin öncelikle yetkili yabancı mahkemede dava açılarak uygulanacak yabancı hukuk altında iddia edilen alacağını ispat etmesi gerektiğini, yabancı hukuk kurallarına tabi olan alacağın yabancı mahkeme nezdinde ispat edilmesinin, davanın iflasa ilişkin kısmının Mahkeme tarafından görülmesinin şartı olduğunu, nitekim Tahvil Sözleşmesi'nin 6.03 hükmü uyarınca Tahvil Sözleşmesi'nin tarafı olan yedieminin, tahviller konusunda hukuki yollara başvurma yetkisinin bulunduğunu; bu kapsamda yedieminin tahvillerle ilgili her türlü tasarrufunun yatırımcıyı bağladığını, davacının iddiaları doğrultusunda taleplerini tahvile ilişkin yürütülecek işlemler bakımından Tahvile ilişkin talepte bulunma ve işlem yapma yetkisini haiz şirketlere başvurarak iletmesi gerektiğini; huzurdaki davada davacının talebini münferiden müvekkili şirkete yönlendiremeyeceğini belirterek davanın (borcun/ alacağın var olup olmadığının belirlenmesi) itirazın kaldırılmasına ilişkin kismı yönünden davanın itirazın kaldırılmasına ilişkin kısmı yönünden uygulanacak hukukun İngiliz Hukuku olması nedeniyle uygulanacak hukuka itiraz ettiklerini, zamanaşımı def'i ileri sürdüklerini, davanın (borcun / alacağın var olup olmadığının belirlenmesi) itirazın kaldırılmasına ilişkin kısmı yönünden yetkili mahkemenin İngiliz / Londra Mahkemeleri olması nedeniyle Mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini, davacının dava açma yetkisi bulunmaması nedeniyle husumet ehliyetine sahip olmayan davacının davasının reddine karar verilmesini, müvekkili şirket Yüksel Holding yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini, haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddine, muhafaza tedbiri yönünden taleplerin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, itirazın kaldırılması ve iflas istemine ilişkindir.
Davacı tarafından davalılar aleyhine... Esas sayılı dosyasında 24/06/2022 tarih ve 1.864.701,37 USD alacağa istinaden iflas yoluyla takip başlatıldığı, borçlular tarafından ödeme emrine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu ve iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı ... A.Ş. tarafından 10/11/2011 tarihli tahvil sözleşmesine göre davalının tahvillerinin Lüksemburg' da ihraç edildiği, tahvil sözleşmesini diğer davalı ....'nin garantör olarak imzalandığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, iflas takibinin yapıldığı İstanbul İcra Müdürlüğü'nün iflas takibinde yetkili olup olmadığı, mahkememizin itirazın kaldırılması ve iflas davasında yetkili olup olmadığı, uyuşmazlığın İngiliz hukukuna mı Türk hukukuna mı tabi olduğu, alacağın zaman aşımına uğrayıp uğramadığı, davacının aktif husumet ehliyeti, davalılar ... pasif husumet ehliyetlerinin bulunup bulunmadığı, esas yönünden davacının alacağının olup olmadığı, varsa asıl ve faiz alacağının miktarı, iflas takibinde davalılar tarafından yapılan itirazın haksız olup olmadığı, itirazın kaldırılması ve iflas şartlarının mevcut olup olmadığı, konusundan kaynaklanmaktadır.
Uyuşmazlığa konu tahvilin yurt dışında ihraç edilmiş olması nedeniyle uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, bu nedenle 5718 sayılı kanunun uygulanması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Her ne kadar davalı .... aleyhine de dava açılmış ise de, davalının tahvil sözleşmesinin tarafı olmadığı, sözleşmede imzasının bulunmadığı, bu nedenle ihraç edilen tahvil bedellerinin ödenmesinden sorumlu olmadığı kanaatine varılmakla, .... aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davalılarca ... Esas sayılı dosyasına sundukları itiraz dilekçesinde icra müdürlüğünün yetkisine itiraz edilmiştir. Ancak yetkili icra müdürlüğü belirtilmemiş, yetki itirazının gerekçesi olarak İngiliz mahkemelerinin yetkili olması gösterilmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 154/1 maddesine göre iflas yoluyla takipte yetkili merci borçlunun merkezinin bulunduğu mahaldeki icra dairesidir. Söz konusu yetki kesin yetki değildir. Bu nedenle ancak usulüne uygun olarak yapılmış yetki itirazı halinde dikkate alınır. Davalılar tarafından yapılan yetki itirazında yetkili icra müdürlüğü olan ... gösterilmediğinden yetki itirazının usulüne uygun olarak yapılmadığı kabul edilmiş ve buna ilişkin itirazın reddine karar verilmiştir.
Davalılar ayrıca tahvil sözleşmesi gereğince İngiliz mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle mahkememizin yetkisine de itiraz etmişlerdir.
İİK'nın 154/3 maddesinde; "Borçlu ile alacaklı yetkili icra dairesini yazılı anlaşma ile tayin etmişlerse, o yerin icra dairesi dahi iflas takibi için yetkili sayılır. Şu kadar ki, iflas davaları için yetki sözleşmesi yapılamaz ve iflas davası mutlaka borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde açılır" ve 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 47. Maddesinde; "Yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, taraflar, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilirler." hükmü bulunmaktadır.
Anılan hükümler gereğince iflas davasında borçlunun muamele merkezinin kesin yetkili olduğu ve iflas davasındaki yetkinin münhasır yetki olduğu, bu nedenle yetki sözleşmesinin yapılamayacağı dikkate alınarak borçluların muamele merkezinin bulunduğu yerdeki mahkememizde dava açılmış olması nedeniyle mahkememizin yetkili olduğu kanaatine varılmakla, mahkemenin yetkisine yönelik itiraz da yerinde görülmemiştir.
Davalılar ayrıca cevap dilekçesi ile zaman aşımı definde bulunmuşlardır. İcra ve iflas işlemlerinin devletin egemenlik hakkına ilişkin olması nedeniyle yabancılık unsuru taşısa dahi Türk mahkemelerinde açılan iflas davalarında doğrudan Türk Hukuku uygulanır. İflasa tabi kişiler, iflas sebepleri, iflas yargılama usulü ve tasfiyesi Türk Hukuku'na tabidir. Ancak, somut davada olduğu gibi iflas sebebi olarak gösterilen maddi hukuka ilişkin alacağın varlığı, hukuki işlemin esasına uygulanan hukuka göre belirlenir. Tahvil sözleşmesinde yetkili hukuk İngiliz hukuku olarak belirlendiğinden, alacağının varlığının da tahvil sözleşmesi ve İngiliz hukukuna göre belirlenmesi gerekir. Bu kapsamda zaman aşımın da alacağın varlığı ve sona ermesine ilişkin olduğundan, 5718 sayılı kanunun 8. Maddesi gereğince alacağın zaman aşımına uğrayıp uğramadığının İngiliz hukukuna göre değerlendirilmesi gerekir.
Dosyaya sunulan İngiliz Zaman Aşımı Kanunu 5. Maddesinde, adi sözleşmeye dayanan davalar dava sebebinin gerçekleştiği tarihten itibaren 6 yıllık zaman aşımına tabi tutulmuştur. 8. Maddesinde ise hususiyete ilişkin davalarda dava sebebinin gerçekleştiği tarihten itibaren 12 yıl geçtikten sonra davanın açılamayacağı kabul edilmiştir.
5718 sayılı kanunun 2. Maddesine göre, hakim, Türk kanunlar ihtilâfı kurallarını ve bu kurallara göre yetkili olan yabancı hukuku re’sen uygular. Hakim, yetkili yabancı hukukun muhtevasının tespitinde tarafların yardımını isteyebilir.
Anılan hüküm gereğince İngiliz Zaman Aşımı Kanunu hükümleri mahkememizce resen uygulanmış, tahvil sözleşmesinin özellik arz eden nitelikte olduğu kanaatiyle Zaman Aşımı Kanunu 8. maddesi kapsamında 12 yıllık zaman aşımına tabi olduğu ve dava tarihi itibariyle alacağın zaman aşımına uğramadığı kabul edilmiştir.
Tahvil sözleşmesi kapsamında davacının alacağının bulunup bulunmadığı, varsa dava tarihi itibariyle alacağın miktarı konusunda bilirkişi kurulundan rapor alınmıştır.
Bilirkişi kurulu 10/07/2023 tarihli kök raporunda özetle; "...davacı ... tarafından ...'ın yurtdışında ihraç edilen Tahvillerinin tek defada satın alınmadığı, 18.06.2012 tarihinden itibaren ... aracılığıyla önce davacının eşi olarak beyan edilen... adına peyderpey toplam nominal 600.000,00 USD tutarında alınan tahvillerin, 21.05.2013 tarihinde davacı ...nun ... nezdindeki hesabına aktarıldığı, izleyen tarihlerde davacı tarafından ... aracılığıyla ilave tahviller satın alındığı; davacı tarafından 12.09.2014 ve 14.10.2014 tarihlerinde mevcut tahvillerinden toplam nominal 250.000,00 USD tutarındaki kısmını oluşturan Tahvillerin satışının yapıldığı, bir kısım Tahvillerin, Tahvil satışına resmi aracılık yapan ...'ın ortaklığı olaN... aracılığıyla satın alınarak davacının ... nezdindeki hesabına aktarıldığı, tahvillerin normal vade sonu olan 10.11.2015 tarihinden on ay sonraki bir tarih olan 29.08.2016 tarihinde bile davacı tarafından ... aracılığı ile ilave nominal 200.000,00 USD tutarında Tahvil satın alındığı, 22.07.2022 tarihi itibariyle davacının ... nezdindeki portföyünde toplam nominal 1.440.000,00 USD tutarındaki %9,5 Kupon Faizli, XS0558618384 ISIN Kodlu ... Tahvillerinin kayıtlı/ mevcut bulunduğu, davacının bankası ... tarafından davacının sahibi olduğu tahviller için 2012 yılına ait bir adet Kupon Faizi (28.500,00 USD), 2013 yılına ait iki adet Kupon Faizi (28.500,00 + 47.500,00 = 76.000,00 USD), 2014 yılına ait iki adet Kupon Faizi (70.775,00 + 58.900,00 = 129.675,00 USD), 2015 yılına ait bir adet Kupon Faizi (58.900,00 USD) olmak üzere toplam 293.075,00 USD tutarındaki Kupon Faizinin tahsil edilerek davacının ... nezdindeki hesabına aktarıldığı, davacı tarafça davacının Tahvil sahipliğini (Tahvil alacaklısı olduğunu) göstermek üzere dava dosyasına sunulan tek belgenin, Lübnan Bankası ... tarafından davacı adına/hesabına ... Tahvillerinin alım- satım işlemlerini gösterir ... dekontları ile davacının ... nezdindeki 282109 no.lu hesabındaki portföyünde toplam nominal 1.440.000,00 USD tutarındaki ... Tahvillerinin yer aldığını gösterir 22.07.2022 tarihli ... portföy döküm belgesi olduğu; başka bir ifadeyle, ... tarafından davacıya iletilen 22.07.2022 tarihli portföy döküm cetveline göre, vadesi geçmiş/ temerrüde uğramış nominal 1.440.000,00 USD tutarındaki Tahvilin, davacının ... nezdindeki hesabında kaydi olarak mevcut bulunduğu; bunun haricinde davacı tarafça davacının 1.440.000,00 USD tutarındaki Kaydi Tahvile sahip olduğunu kesin kanıt niteliğinde tevsik edecek 30 Eylül 2015 tarihine kadar Kayıt Tutmakla Görevli Kuruluş (Registrar) olan ......ve 30 Eylül 2015 tarihinden sonra Kayıt Tutmakla Görevli Kuruluş olan ...tarafından düzenlenmiş geçerli bir belgenin, yazının, dokümanın (Kaydi Tahvilin davacı adına kayden izlendiğini/ tutulduğunu gösterir belgenin) dava dosyasına sunulmadığı, davacı tarafından sunulan 22.07.2022 tarihli ... portföy dökümü belgesindeki Tahvil sahipliği bilgisinin, Kayıt tutmakla Görevli Kuruluş olan Citigroup Global ... tarafından yazılı olarak doğrulanması gerektiği, dolayısıyla böyle bir doğrulamayı içermeyen dava dosyasına sunulmuş ... belgelerinin, davacının Tahvil Sahipliğini kesin şekilde kanıtlamada eksik kaldığı, bununla birlikte, davacının ... Tahvillerinin alım- satımına baştan itibaren (Haziran/2012'den itibaren) ...'nin aracılık yaparak satışa resmi aracılık yapan BNP PARIBAS gibi bankalar kanalıyla Tahvillerin alış - satışını gerçekleştirmiş olması ve ...'ın Tahvil vadesi içindeki ilgili tarihlerde 30 Eylül 2015 tarihine kadar Asli (Ana) Ödeme Kuruluşu olan... Şubesi nezdinde ve/veya onun hesabında hazır bulundurduğu/ ödediği Kupon Faizi paralarının davacının Bankası ... tarafından davacı adına Asli Ödeme Kuruluşundan tahsil edilerek davacının hesabına aktarılması işlemlerinin gerçekleştirilmiş olması hususları dikkate alındığında, davacının ... nezdindeki hesabında/ portföyünde 1.440.000,00 USD tutarındaki ... Tahvillerinin kayıtlı bulunmasının, davacının Tahvil Sahibi/ Tahvil Alacaklısı olduğunu göstermeye yeterli olacağı kanaatine varıldığı, davalı ...'ın, davacıya ait Tahvillerin Kasım/2012, Mayıs/2013, Kasım/2013, Mayıs/2014, Kasım/2014 ve Mayıs/2015 dönemlerine ait Kupon Faizleri tutarlarını (toplam 293.075,00 USD) Asli Ödeme Kuruluşu olan ... Şubesi'ne ödediği ve/veya Kupon Faizini davacıya (ve diğer Tahvil sahiplerine) ödemek için gerekli ve yeterli tutarda parayı ... Şubesi nezdinde veya hesabında hazır bulundurduğunun ve davacının Bankası ... tarafından söz konusu tarihlere ilişkin Kupon Faizlerinin, Asli Ödeme Kuruluşu olan... Şubesi'nden tahsil edilerek davacının ... nezdindeki hesabına aktarıldığının anlaşıldığı, buna karşılık, davacının Bankası ... tarafından Kasim/2015 tarihine ilişkin Kupon Faizinin 30 Eylül 2015 tarihinden sonra Asli Ödeme Kuruluşu olan ...Şubesi'nden tahsil edilemeyerek davacının ... nezdindeki hesabına aktarılamaması nedeniyle ...'ın, davacıya ait nominal 1.440.000,00 USD tutarındaki Tahvillerinin Kasım/2015 dönemine ait Kupon Faizi tutarını (=58.900,00 USD) 30 Eylül 2015 tarihinden sonra Asli Ödeme Kuruluşu olan ... Şubesi'ne ödemediği ve/veya bu tarihteki Kupon Faizini davacıya (ve diğer Tahvil sahiplerine) ödemek için gerekli ve yeterli tutarda parayı ... Şubesi nezdinde veya hesabında hazır bulundurmadığının da anlaşıldığı, davalı ... tarafından Tahvillerin vadelerinde/itfa tarihlerinde (normal vade tarihi 10.11.2015 ve uzatılmış vade tarihi 10.11.2019'da) prosedüre uygun şekilde belirlenmiş Kaydi Tahvil Sahiplerine... anaparasının ödenmesi veya ödenmesinin sağlanması gerektiği, fakat, ... tarafından 30 Eylül 2015 tarihinden sonra Asli Ödeme Temsilcisi olan ... Şubesi nezdinde veya onun hesabında vade/ itfa tarihlerinde vadesiz mevduat ve/veya hemen kullanılabilir fon olarak Tahvilin tüm anaparasını ödemek için gerekli ve yeterli tutarda parayı hazır bulundurduğuna yönelik bir beyanda bulunulmadığı gibi davacıya ait Tahvilin anaparasınım söz konusu Asli Ödeme Kuruluşu ... Şubesi nezdinde vade tarihlerinde hazır bulundurulduğunu ispatlayacak bir belgenin de Mahkemeye ibraz edilmediği, bu durumda, davalı ... tarafından Tahvil sahibi/ Tahvil alacaklısı davacıya Tahvillerin anaparasının vade tarihlerinde ödenmediğinin veya ödenmesinin sağlanmadığının anlaşıldığı, davacı tarafın talebinin, 10.11.2015 vade tarihindeki 1.440.000,00 USD tutarındaki Tahvil Anaparası ile 10.11.2015 vade tarihi ile 24.06.2022 takip tarihi arasındaki dönemde bankalarca USD cinsinden DTH”' a uygulanan azami faiz oranları üzerinden hesaplanan 424.701,37 USD tutarındaki İşlemiş Faizin toplamı olan 1.864.701.37 USD tutarındaki alacak olduğu,..." şeklinde görüş bildirilmiştir.
Yapılan itiraz üzerine alınan ek raporda, kök rapordaki görüşlerde değişiklik olmadığı bildirilmiştir.
Dosyadaki deliller, alınan bilirkişi raporu dikkate alınarak; tahvil sözleşmesine göre hak sahipliğini ispat edecek 30 Eylül 2015 tarihinden sonra kayıt tutmakla görevli kuruluş olan ... tarafından düzenlenmiş geçerli bir belgenin dosyaya sunulmadığı, ancak bilirkişi kurulunun davacı tarafından sunulan ...dekontları ve portföy döküm cetveline göre, davacının 22/07/2022 tarihi itibariyle nominal 1.440.000,00 USD tutarında ... tahvillerini davacının ... nezdindeki hesabında kayıtlı olarak mevcut olduğu, davalının, davacıya ait tahvillerin Kasım 2012, Mayıs 2013, Kasım 2013, Mayıs 2014, Kasım 2014 ve Mayıs 2015 dönemlerine ait kupon faiz tutarlarını 293.075,00 USD olarak asli ödeme kuruluşu olan... Şubesi'ne ödediği ve / veya kupon faizini davacıya ödemek için gerekli ve yeterli miktarda parayı... Şubesi nezdinde veya hesabında hazır bulundurduğuna ilişkin tespitine göre sunulan belgeler ve kupon faizlerinin ödenmesi hak sahipliğinin ispatı yönünden yeterli görülmüş ve davacının hak sahibi olduğu 1.440.000,00 USD tutarındaki tahvil ana parası ve takip tarihine kadar işlemiş 424.701,37 TL faiz olmak üzere toplam 1.864.701,37 USD miktarında davacının alacaklı olduğu kanaatiyle yargılama sırasında itirazın kaldırılmasına ve iflas ilanlarının yapılmasına, depo emrine esas miktar için bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiştir.
... Esasında görülen emsal davada verilen iflas davasının reddine ilişkin kararın Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin onama kararı ile kesinleştiği belirtildiğinden söz konusu dosya celp edilmiştir. Yapılan incelemede, dava dışı gerçek kişi tarafından ... aleyhine itirazın kaldırılması ve iflas talebiyle dava açıldığı, takibe dayanağın ... A.Ş. tarafından 2010 yılında çıkarılan tahvil ihracından kaynaklanan alacak olduğu, alınan bilirkişi raporunda, davacının söz konusu tahvilleri satışa aracılık eden ... unvanlı aracı kuruluş vasıtasıyla 08 Kasım 2010 tarihinde nominal değeri 100.000,00 USD olan tahvili primli olarak 97.500,00 ABD dolarına satın aldığı, davacının talebi üzerine ...(...)'nin davacıya ilettiği hesap bildirim yazılarına göre vadesi geçmiş temerrüte uğramış söz konusu tahvilin davacının ...Cenevre hesabında belirtilen tarihlerde kaydi olarak mevcut olduğu, davacının tahvil sahipliği bilgisini kayıt tutmakla görevli kuruluş..." tarafından yazılı olarak doldurulması gerektiği şeklinde tespit bulunduğu, mahkemece yapılan yargılama sonucunda "dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında da anlaşılacağı gibi, davacının söz konusu tahvilin sahipliğini ispatlaması için tahvil sözleşmesi uyarınca kayıt kuruluşu olan...'den tahvil sahipliğinin bilgisini yazılı olarak doğrulatmasının gerektiği, mevcut doğrulamanın davacı tarafından dosya kapsamına sunulmadığı, bu nedenden ötürü mahkememizce davacının söz konusu tahvilin kayıt sahipliğini tahvil sözleşmesi uyarınca ispatlayamadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerin... Karar sayılı kararla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve kararın ... Karar sayılı ilamı ile onandığı tespit edilmiştir.
... onama kararı ile kesinleşe...Mahkemesinin kararına göre davalı ... tarafından ihraç edilen tahvillere ilişkin hak sahipliğinin ispatı için, kayıt tutmakla görevli kuruluş ... tarafından düzenlenen belge sunulması gerektiği, davacıya yapılan kupon ödemelerine ilişkin banka kayıtlarının hak sahipliğinin ispatı için yeterli olmadığı anlaşılmaktadır.
...Esas sayılı dosyasında açılan emsal davada verilen kararın ... tarafından onanmış olması nedeniyle, davacı tarafça sunulan kupon ödemeleri ve kaydi olarak tahvillerin tutulduğuna ilişkin ... belgelerinin hak sahipliğinin ispatı için yeterli olmadığı, davalı tarafça ihraç edilen tahvillere hak sahipliğinin ancak kayıt tutmakla görevli kuruluş... tarafından düzenlenmiş geçerli belge ile ispat edilebileceği, mevcut dosya kapsamında bu nitelikte ispat edici belgenin davacı tarafça sunulmadığı, bu nedenle davacının hak sahipliğini ispat edemediği, iflas talebinde haksız olduğu kanaatine varılmakla, itirazın kaldırılmasına ilişkin ara karardan dönülerek, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı ... aleyihe açılan davanın husumet nedeniyle REDDİNE,
2-Diğer davalılar aleyhine açılan davanın esastan REDDİNE,
3-Alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5- a) Davalılar ...kendilerini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara VERİLMESİNE,
b)-Davalılar.... kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde davacıya İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 10 gün içinde ... istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29/05/2024
Başkan ...
✎E-imzalıdır
Üye ...
✎E-imzalıdır
Üye ...
✎E-imzalıdır
Katip ...
✎E-imzalıdır