T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2022/65 Esas - 2023/893
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2022/65 Esas
KARAR NO: 2023/893
HAKİM: ..
KATİP...
DAVACI : ...
VEKİLİ: Av. ..
...
VEKİLLERİ: Av...
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/01/2022
KARAR TARİHİ: 28/11/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 28/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekilinin 25.01.2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili firma ile davalı ...... arasında 04.06.2020 tarihinde ....akdedildiğini, müvekkili şirket tarafından mezkur sözleşme gereği edime uygun ifa yerine getirildiğini, sözleşme gereği müvekkili şirket tarafından yürütülen faaliyetlerin bir kısmına örnek vermek gerekirse; müvekkili şirketçe davalı yanın bir önceki yıla ait enerji tüketim verilerinin ilgili Bakanlığa bildirildiğini, davalı yana ait binalarda enerji etüd çalışmaları yapıldığını, davalı şirkete ait .....'nde faaliyet yürüten bir çok şirketin elektrik sayaçlarının okunmasında tekniksel hataların bulunduğunu, bu nedenle şirketlerin enerji tüketim bedellerinin hesaplanmasında yanlış faturalandırmanın yapıldığı yine Hacettepe Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi'nde "ortak alanların" elektrik tüketim miktarının tekniksel olarak hesaplanamaması nedeniyle teknokent bölgesinde yer alan şirketlere hak ve nesafet ilkesine uygun olarak faturalandırma yapılamadığını, bu nedenle ortak alanların enerji tüketimine yönelik bütün maddi külfetin davalı yanca karşılandığını ve bu nedenle davalı yanın büyük maddi zararlara uğradığının tespit edildiğini ve davalı yana bildirildiğini, müteakiben davalı şirketi temsile yetkili kişilerin talebi doğrultusunda ekte sunulan fatura bedelleriyle müvekkili şirket tarafından 3.....binalarına elektrik sayaçları yer tespiti ve analizi yapıldığını, (02.10.2020 tarihli 8.653 TL değerindeki fatura) ve 29 şirketin elektrik tüketim bedelinin faturalandırılması için Sayaç Okuma Yazılımı ve Modülleri (14.10.2020 tarihli 14.750 TL değerindeki fatura) kurulduğunu, (Sayaç yer tespiti ve Sayaç Okuma Yazılım ve Modülleri olmak üzeri müvekkil şirketçe sözleşme gereği yapılan işlere ilişkin evraklar, mailler ve whatsapp görüşmeleri vb. ), ancak davalı yanın, .... yönetim kurulunda gerçekleşen görev değişikler sonrası iş bu sözleşme gereği üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmemek suretiyle haklı bir sebep olmaksızın müvekkili şirketin emeğinden zenginleştiğini, hizmet sözleşmesinin 6. Maddesine göre sözleşmenin süreli olması, haksız fesih halinde cezai yaptırımın olması nedeniyle müvekkili şirkete karşı sözleşmesel yükümlülükleri ifa etmeyerek feshe zorladığını, bu nedenle sözleşmeye konu edimlerin yerine getirilmesi amacıyla müvekkili şirket tarafından 01/03/2021 tarihinde ....yevmiye nolu ihtarnamesiyle davalı yana ihtar çekilmişse de davalı taraftan edimleri gerçekleştirmek adına somut bir adım atılmadığını, 01/03/2021 tarihli ihtarlarına kadar davalı yanca müvekkilinin sözleşmeye bağlı yükümlülüklerini ihlal ettiğine, kendisinden beklenen ifaları yerine getirmediğine ilişkin mail veya noter vasıtasıyla yapılmış bir ihtarda bulunmadığını, Enerji Danışmanlığı sözleşmesinin "Hizmet Bedeli, Ödeme ve Hizmet Bedelinde Yapılacak Değişikler" başlıklı 5. Maddesi gereği davalı yanın 2.400 TL + KDV hizmet bedelini her ay düzenli bir şekilde davacı müvekkil şirkete ödeme mükellefiyeti bulunmakta olduğunu, ihtarnamede yer alan Kasım 2020, Aralık 2020, Ocak 2021 ve Şubat 2021 dönemlerine ait fatura bedelleri ile .....ilişkin fatura bedellerinin davalı yanca ödenmediğini, bu nedenle taraflarınca, ....Esas sayılı dosyası ile toplam alacak miktarı 34.887,21 TL bedelle iş bu davaya konu icra takibinin açıldığını, icra takibine davalı borçlu...... tarafından borcu olmadığından bahisle haksız bir şekilde itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, takibin durdurulmasının dürüstlük kuralına aykırılı nitelikte olduğunu, itirazın iptali amacıyla iş bu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, bu nedenle davalı borçlunun itirazı haksız olmakla beraber borç ödememek için kötü niyetli olarak yapıldığını, haksız olan itirazın iptal edilmemesi durumunun davalının sebepsiz olarak zenginleşmesine yol açacağının açıkça görüldüğünü belirterek, davanın kabulü ile davalının .... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın İPTALİ ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlu davalı aleyhine % 20'den az olmamak üzere icra inkar ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekilinin 18.03.2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dilekçesinde müvekkili şirket yönünden ileri sürdüğü hususların ve istemlerin hiçbirinin kabule şayan olmadığını, davacı tarafın, 04.06.2020 tarihli Enerji Yöneticiliği Hizmet Sözleşmesi'nin kendisine yüklediği edimleri ifa etmemesine rağmen ifa edilmeyen edimlerin karşılığını haksız bir şekilde talep ettiğini, 04.06.2020 tarihli Enerji Yöneticiliği Hizmet Sözleşmesi'nin 2. Maddesinde Enerji Yöneticisi olan davacının yükümlülüklerinin düzenlenmiş olduğu, davacı tarafça işbu yükümlülüklere aykırı davranıldığı gibi sözleşme konusu hizmetin hiçbir şekilde ifa edilmediği, İşbu sözleşmenin "Sözleşmenin Feshi" başlıklı 6. maddesinde; "Ayrıca aşağıda belirtilen durumların doğması ve karşı tarafa yazılı olarak bildirilmesi durumlarında sözleşme fesih edilmiş sayılır:
• Enerji Yöneticisinin yükümlülüklerini yerine getirmemesi,
• Enerji Yöneticisinin, hizmeti yürütmede işini geciktirmesi, işletmenin şartlarına uyum göstermemesi ve bunda ısrarlı olması,
•Enerji Yöneticisinin, çalışma sonuçlarını işletmeye raporlamaması ve bunda ısrarlı olması,
Yukarıda sıralanan durumların ortaya çıkması sonucu, sözleşmenin fesih edilmesi durumunda bildirimin yapıldığı yazının tebliğ tarihini izleyen aybaşı fesih tarihi olarak kabul edilir." şeklinde düzenleme mevcut olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 97. Maddesine göre "Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir". İş bu düzenleme uyarınca taraflara karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde karşı edimin yerine getirilene kadar borçlunun edimin ifasından kaçınma hakkı mevcut olduğunu, ..... Sayılı ve 16.11.2020 tarihli "Somut olaya gelince; davacı, davalının edimini yerine getirmesini dava yoluyla talep ederken, satış bedelinin tamamını ödemediğinden kendi edimini tam olarak yerine getirdiği söylenemez. Kimse, kendi edimini yerine getirmeden sözleşmenin diğer tarafının edimini yerine getirmesini isteyemez. " şeklindeki kararının da bu doğrultuda olduğunu, davalı tarafından ifa edilmeyen hizmet karşılığında müvekkil şirketin fesih hakkı doğmuş olmasına rağmen feshin son çare olması ilkesi uyarınca ve hizmetin devamlılığını sağlayabilmek ve davacıyı ifaya zorlamak için fesih yoluna başvurulmadığını, ödemeden kaçınmak suretiyle sözleşme devam ettirilmeye çalışıldığını, ancak sözleşmeye bağlılık ilkesi gereğince sözleşmede davacıya yüklenen yükümlülüklerin yerine getirilmesi beklendiği halde müvekkili şirkete hiçbir ifada bulunulmadığı gibi ifa edilmeyen edimin karşılığı davacı tarafından haksız bir şekilde istendiğini, davacının iş bu haksız istemlerinin reddi gerektiğini, davacı tarafın 02.10.2020 ve 14.10.2020 tarihli faturalar ile 04.06.2020 tarihli Enerji Yöneticiliği Hizmet Sözleşmesi kapsamında yapılan bir iş için ek faturalandırma yapmasının hukuka aykırılık teşkil ettiği, Yukarıda açıklandığı üzere davacı tarafından ifası gerçekleştirilmeyen işlere ilişkin faturalar düzenlenmiş olduğu, 01.03.2021 tarihli ihtarname ile müvekkili şirkete tebliğ edildiği, İlgili faturalara müvekkili şirket tarafından yasal süre içerisinde itiraz edildiği, Kabul anlamına gelmemekle birlikte faturalandırılan bu işlerin davacı tarafından ifa edildiği düşünülse dahi bu işlerin 04.06.2020 tarihli Enerji Yöneticiliği Hizmet Sözleşmesi'nin 3. Maddesi uyarınca "Enerji Yöneticisinin Yükümlülükleri" kapsamında düzenlenmiş olduğundan davacı tarafın ek faturalandırma yapmasının gerek sözleşme gerek yasal mevzuat hükümleri çerçevesinde kabul edilemeyeceğini, 04.06.2020 tarihli Enerji Yöneticiliği Hizmet Sözleşmesi'nin "Enerji Yöneticisinin Yükümlülükleri" başlıklı 3. Maddesinde;"• Enerji tüketen sistemler, süreçler veya ekipmanlar üzerinde yapılabilecek tadilatların belirlenmesi ve uygulanması,
• Etütlerin yapılması, projelenin hazırlanması ve uygulanması, enerji tüketen ekipmanların verimliliklerinin izlenmesi, bakım ve kalibrasyonlarının zamanında yapılması,
• Yönetime sunulmak üzere, enerji ihtiyaçlarının ve verimlilik artırıcı uygulamaların planlarının, bütçe ihtiyaçlarının, fayda ve maliyet analizlerinin hazırlanması,
• Enerji tüketiminin ve maliyetlerinin izlenmesi, değerlendirilmesi ve periyodik raporlar üretilmesi,
• Enerji tüketimlerini izlemek için ihtiyaç duyulan sayaç ve ölçüm cihazlarının temin edilmesi, montajı ve kalibrasyonlarının zamanında yapılması" işlerinin sözleşme kapsamında enerji yöneticisinin yükümlülüğü olarak belirlenmiş olmakla birlikte, iş bu sözleşmenin karşılığı bedelin 5. Maddede kararlaştırılmış olduğundan sözleşme kapsamındaki bir iş için davacı tarafından faturalandırma yapılamayacağını, ....Sayılı ve 01.03.2018 tarihli "sözleşme kapsamındaki işler ile ilgili yüklenicinin hak ettiği iş bedeliyle davacının 19.12.2014 tarih ve 621216 numaralı 29.500,00 TL meblağlı, 08.04.2015 tarih 621371 numaralı 28.320,00 TL meblağlı fatura bedellerinin sözleşme kapsamındaki işlerle ilgili olup olmadığı, sözleşmenin III.3 ve 4. maddesine göre davalının ödemekle yükümlü olduğu çalışma maliyetleri ile ilgili olup olmadığı konusunda gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp davanın sonuçlandırılması gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur. " şeklindeki kararından da anlaşılacağı üzere tanzim edilen faturaların sözleşme kapsamındaki işlerle ilgili olup olmadığının araştırılması ve buna göre hüküm kurulması gerektiğini, Sözleşmenin 3. maddesi de incelendiği zaman faturaya konu işlerin bu madde kapsamında kaldığının anlaşılacağı ve sözleşmede kararlaştırılan bedeller davacı tarafa ödendiğinden müvekkil şirketin ilgili faturalar yönünden sorumluluğu olmadığını,
Bir an için davacı tarafından faturalandırılan işlerin 04.06.2020 tarihli Enerji Yöneticiliği Hizmet Sözleşmesi kapsamındaki işlerden olmadığı düşünülse dahi taraflar arasındaki herhangi bir akdi ilişkiye dayanmayan bu faturaların hukuki sonuç doğurmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın düzenlemiş olduğu 02.10.2020 tarihli 0014 NI. 8.500 TL + KDV tutarlı ve 14.10.2020 tarihli 0016 NL. 12.500 TL + KDV tutarlı faturaları dosyaya sunarak alacak talebinde bulunduğu, Ancak işbu faturaların tek başına bir akit olmadığını, akdin ifasını gösteren belge niteliğine sahip olduğundan faturaları düzenleyen davacının faturaların taraflar arasındaki akdi ilişkinin koşullarına göre düzenlediğini ispat etmesi gerektiğini, davacının taraflar arasında böyle bir akdi ilişkinin bulunduğunu ispat edememesi durumunda ilgili faturaların hukuki sonuç doğurmasının da söz konusu olamadığını, Y.... Kurulu'nun .... Sayılı ve 01.07.2021 tarihli "6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23. (6102 Sayılı TTK m. 21) maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir." şeklindeki kararının da bu hususu destekler mahiyette olduğunu, somut olay göz önünde bulundurulduğu zaman 02.10.2020 tarihli 0014 NI. 8.500TL + KDV tutarlı faturada bahsi geçen 3..... elektrik sayaçları yer tespit ve analiz işine ilişkin taraflarca imzalanan herhangi bir sözleşme mevcut olmamakla birlikte, bahsedilen işe ilişkin şirkete rapor, teslim belgesi vs. belge sunulmadığının anlaşıldığını, aynı şekilde 14.10.2020 tarihli 0016 NL. 12.500TL + KDV tutarlı faturada bahsi geçen sayaç okuma yazılım işine dair de müvekkili şirkete herhangi bir ifada bulunulmadığı gibi bu iş için de ayrıca bir sözleşme akdedilmediğini, bu sebeple faturaya dayalı bir borcun varlığının her şeyden önce muteber bir temel borç ilişkisinin varlığı şartına bağlı olduğundan ve faturayı tanzim eden davacı ve müvekkili şirket arasında böyle bir temel borç ilişkisi bulunmadığından faturanın hukuki bir sonuç doğurmasının da söz konusu olmadığını, bu kapsamda faturaya süresi içerisinde itiraz yapıldığından vesikanın doğruluğunu faturayı tanzim eden davacının ispatlaması gerektiğini, sonuç olarak açıklanan nedenlerle davacı tarafın taraflar arasında akdedilen sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ifa etmediğini, davacı tarafın taraflar arasında imzalanan sözleşmede düzenlenen işler için sözleşme dışı ek faturalandırma yapamayacağını, bir an için faturalandırılan işlerin sözleşmede kararlaştırılan işler dışında işlerden olduğu düşünülse dahi taraflar arasında bu işlere ilişkin herhangi bir akdi ilişki bulunmadığından bu faturaların hukuki sonuç doğurmayacağının açık olduğunu belirterek, davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
.... E. Sayılı dosyası, tarafların ticari defter ve belgeleri, 04/06/2020 tarihli Enerji danışmanlığı Hizmet Sözleşmesi, BA/BS formları, bilirkişi raporu ve ek raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE:
Dava, enerji danışmanlığı hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemli olduğu, davacı tarafça davalı aleyhine .... E. Sayılı dosyası ile hizmet sözleşmesi kapsamında davacının edimlerini yerine getirdiği, buna rağmen davalı tarafın hizmet bedeli için düzenlenen fatura bedelini ödemediği gerekçesi ile icra takibi başlatıldığı, buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın; 04/06/2022 tarihli enerji danışmanlığı hizmet sözleşmesinin taraflar arasındaki imzalanıp imzalanmadığı, varsa buna ilişkin olarak sözleşme kapsamında tarafların edimlerinin ne olduğu, tarafların edimlerini yerine getirip getirmediği, davalı tarafın hizmet bedeli alacağı için düzenlenen fatura bedellerini ödeyip ödemediği, davalı tarafın takibe yönelik itirazının haklı olup olmadığı noktasında olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 04/06/2022 tarihli enerji danışmanlığı hizmet sözleşmesinin taraflar arasındaki imzalanıp imzalanmadığını, davacının edimlerini yerine getirmesine rağmen; davalı tarafça fatura bedellerinin ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla icra takibinin başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durmasına karar verildiğini belirterek, itirazın iptali, takibin devamı ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili ise; davacının hizmet sözleşmesindeki edimlerini yerine getirmediğini, davacı tarafça tanzim edilen ve icra takibine konu edilen faturaların sözleşme kapsamındaki işlerle ilgili olup olmadığının araştırılması ve buna göre hüküm kurulması gerektiğini, Sözleşmenin 3. maddesi de incelendiği zaman faturaya konu işlerin bu madde kapsamında kaldığının anlaşılacağı ve sözleşmede kararlaştırılan bedellerin davacı tarafa ödendiğinden müvekkil şirketin ilgili faturalar yönünden sorumluluğu olmadığını, diğer yandan somut olay göz önünde bulundurulduğu zaman 02.10.2020 tarihli 0014 NI. 8.500TL + KDV tutarlı faturada bahsi geçen 3. ..sayaçları yer tespit ve analiz işine ilişkin taraflarca imzalanan herhangi bir sözleşme mevcut olmamakla birlikte, bahsedilen işe ilişkin şirkete rapor, teslim belgesi vs. belge sunulmadığının anlaşıldığını, aynı şekilde 14.10.2020 tarihli 0016 NL. 12.500 TL + KDV tutarlı faturada bahsi geçen sayaç okuma yazılım işine dair de müvekkili şirkete herhangi bir ifada bulunulmadığı gibi bu iş için de ayrıca bir sözleşme akdedilmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davaya konu .... E. Sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine;
02/10/2020 tarih ve 8.653,00 TL bedelli fatura,
14/10/2020 tarih ve 14.750,00 TL bedelli fatura,
07/02/2023 tarih ve 2.443,20 TL bedelli fatura,
07/02/2023 tarih ve 2.443,20 TL bedelli fatura,
28/02/2023 tarih ve 2.443,20 TL bedelli fatura,
28/02/2023 tarih ve 2.443,20 TL bedelli fatura,
Ankara 63.Noterliği 01/03/2021 tarih ve 07775 yev. nolu ihtaname ücreti olan 844,29 TL,
Dayanak gösterilerek asıl alacak ve işlemiş faizleri olarak toplam 34.887,21 Tl bakımından genel haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, davalının borca itirazı üzerine takibin durmasına karar verildiği, davacı tarafça 2004 sayılı İİK'nın 67.maddesi hükümlerine göre bir yıllık hak düşürücü sürede iş bu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır.
Tarafların ticari defter ve belgeleri, .... formları ve tüm deliller de incelenmek suretiyle elektrik mühendisi bilirkişi .... mali müşavir bilirkişi ... ve nitelikli hesap uzmanı bilirkişi.... tarafından düzenlenen 01/05/2023 tarihli rapor ve 18/08/2023 tarihli ek rapor ile; taraflar arasında 04/06/2020 tarihli Enerji Yöneticiliği Hizmet Sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmenin davalı tarafından ..... yevmiye nolu ihtarnamesiyle davacının sözleşmedeki yükümlülüklerin yerine getirilmediğinden fesh edildiği, Davacının yükümlülüklerini yerine getirmemesi, hizmeti yürütmede işini geciktirmesi, işletmenin şartlarına uyum göstermemesi ve bunda ısrarlı olması, çalışma sonuçlarını işletmeye raporlamaması ve bunda ısrarlı olması gibi hususları belgeleyen veya ortaya koyan bir durumun olmadığı bu suretle davacının sözleşme kapsamında edimlerini yerine getirmediğine dair tespit yapılamadığından Sözleşmenin 5. maddesinde belirlenen aylık hizmet bedeline hak kazanacağı, ancak Sözleşmenin 3. maddesi incelendiğinde elektrik sayaçları yer tespiti - analizi ve sayaç okuma yazılımı ve modüllerine ilişkin işlerin (14.750,00.-TL tutarlı 14.10.2020 tarihli fatura ile 8.653,00.-TL tutarlı, 02.10.2020 tarihli faturada bahsi geçen hizmetlerin) taraflar arasındaki Enerji Yöneticiliği Hizmet Sözleşmesinin 3. maddesi kapsamında olmadığı, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında bulunmadığı tespit edilen ve davacı tarafından davalı adına düzenlenen elektrik sayaçları yer tespiti - analizi ve sayaç okuma yazılımı ve modüllerine ilişkin işlerine ilişkin 14.10.2020 tarihli 14.750,00.-TL tutarlı ve 02.10.2020 tarihli 8.653,00.-TL tutarlı takibe konu 2 adet faturanın davacının kendi yasal defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı yasal defter kayıtlarına göre 2020 yılında davalıdan toplam 23.403,00 TL alacağının bulunduğu, ancak 2020 yılına ait bu faturaların davalı taraf yasal defterlerinde kayıtlı olmadığı, bu şekli ile davacı ve davalı taraf yasal defterlerinin birbirleri ile örtüşmediği, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ancak ticari defterlerinde kayıtlı bulunmayan Kasım 2020, Aralık 2020, Ocak 2021 ve Şubat 2021 dönemlerine ilişkin 2.443,20 bedelli Enerji Yöneticiliği Hizmet Bedeli konulu 4 adet faturanın ise, davacının kendi yasal defterlerinde kayıtlı olmaması ve 2021 yılı defterlerinin tutarsız ve önceki yıl kayıtlarının doğrulamaması, taraflarca verilen Ba-Bs formalarının birbirleri ile örtüşmemesi hususları birlikte değerlendirildiğinde; fatura konusu işin yapıldığına ilişkin herhangi bir tespitin yapılamayacağı, keza taraf ticari defterlerinde bu hususta herhangi bir kaydın bulunmadığı, davacı ve davalı yasal defter kayıtlarına göre 2021 yılında davalıdan alacağının bulunmadığı, diğer yandan taraf ticari defter ve kayıtlarında, icra takibine konu edilen 2020 ve 2021 yılına ait bu altı adet faturaya dair ödeme kaydının da bulunmadığı, ayrıca takibin dayanağı .... yevmiye no.lu ihtarname masrafı olarak talep edilen 844,29TL’ye ilişkin makbuzun dosya kapsamında yer almadığı hususlarının belirlendiği anlaşılmaktadır.
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; davanın, enerji danışmanlığı hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemli olduğu, davacı tarafça davalı aleyhine ....Sayılı dosyası ile hizmet sözleşmesi kapsamında davacının edimlerini yerine getirdiği, buna rağmen davalı tarafın, davacının hizmet bedeli için düzenlediği fatura bedellerini ödemediği gerekçesi ile icra takibi başlatıldığı, takibin dayanağının az yukarıda açıklandığı üzere; 02/10/2020 tarih ve 8.653,00 TL bedelli fatura, 14/10/2020 tarih ve 14.750,00 TL bedelli fatura, 07/02/2023 tarih ve 2.443,20 TL bedelli fatura, 07/02/2023 tarih ve 2.443,20 TL bedelli fatura, 28/02/2023 tarih ve 2.443,20 TL bedelli fatura, 28/02/2023 tarih ve 2.443,20 TL bedelli fatura ve .... yev. nolu ihtarnamesi olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından..... yevmiye nolu ihtarnamesiyle davacının sözleşmedeki yükümlülüklerin yerine getirilmediğinden fesh edildiği, davacının yükümlülüklerini yerine getirmemesi, hizmeti yürütmede işini geciktirmesi, işletmenin şartlarına uyum göstermemesi ve bunda ısrarlı olması, çalışma sonuçlarını işletmeye raporlamaması ve bunda ısrarlı olması gibi hususları belgeleyen veya ortaya koyan bir durumun olmadığı bu suretle davacının sözleşme kapsamında edimlerini yerine getirmediğine dair tespit yapılamadığı, bu yönde delil olmadığı, bu haliyle feshin haksız olduğu, davacının; Sözleşmenin 5. maddesinde belirlenen aylık hizmet bedeline hak kazanacağı, buna göre;
1.Takibin dayanağı olan 02/10/2020 tarih ve 8.653,00 TL bedelli fatura ve 14/10/2020 tarih ve 14.750,00 TL bedelli faturanın davacının ticari defter ve belgelerinde kayıtlı olduğu, ....formları ile davacı tarafça söz konusu iki faturanın vergi dairesine bildirildiği, ancak bu iki faturaya konu işlerin taraflar arasındaki Enerji Yöneticiliği Hizmet Sözleşmesinin 3. maddesi kapsamında olmadığı hususunun alınan bilirkişi raporu ve ek raporu ile belirlendiği, ne varki davalı tarafça söz konusu fatura bedellerinin sözleşmenin 3.maddesi kapsamı dışında kaldığı, bu hususta taraflar arasında bir akdi ilişki bulunmadığı, ayrıca tüm fatura bedellerinin ödendiği, bu hususta ek fatura düzenlenemeyeceğinin ileri sürüldüğü ve bu iki faturaya itiraz edilerek iade edildiği ileri sürülmüş ise de; alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile davacı tarafça faturalara konu hizmetin yerine getirildiği, düzenlenen faturaların davacı tarafça vergi dairesine bildirildiği, ancak davalı tarafça ödemeye ilişkin bir delil sunulmadığı anlaşılmakla, söz konusu iki fatura bedeli bakımından davanın kabulüne karar verilmiştir.
2.Diğer yandan, takibin dayanağını oluşturan ve Kasım 2020, Aralık 2020, Ocak 2021 ve Şubat 2021 dönemlerine ilişkin 2.443,20 bedelli Enerji Yöneticiliği Hizmet Bedeli konulu 4 adet faturanın ise, davacının kendi yasal defterlerinde kayıtlı olmadığı ve 2021 yılı defterlerinin tutarsız ve önceki yıl kayıtlarını doğrulamaması, taraflarca verilen.... formalarının birbirleri ile örtüşmemesi nedeniyle davacı tarafın söz konusu fatura bedellerini talep edemeyeceği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
3.Diğer yandan, takibin dayanağı olan noter makbuzunun da davacı tarafça dosyaya sunulmadığı anlaşılmakla bu yöndeki talebin ispat edilememesi nedeniyle reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;
1-Davanın Kısmen KABULÜ ile; davaya konu ...E. Sayılı dosyası ile yapılan icra takibine davalının vaki itirazının kısmen İPTALİ ile; takibin 23.403,00-TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin diğer tüm taleplerin REDDİNE,
2-Alacağın (23.403,00-TL) % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Alınması gereken 1.598,66-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 421,35-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.177,31-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 421,35-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 11.484,21-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafça yapılan 6.230,50-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre belirlenen 4.179,54-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,
8-Arabuluculuk Son Tutanağı, iş bu davada verilen karar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 7 ve 18/A-13 maddeleri ile bu Kanuna göre hazırlanan ve 02/06/2018 tarih ve 30439 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Yönetmeliğin 26. maddesi hükümlerine göre; Bakanlık bütçesinden karşılanan/karşılanması gereken ve iki taraf ve iki saat üzerinden yapılan hesaba göre belirlenen toplam 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davanın KISMEN KABULÜNE karar verilmiş olması nedeniyle 885,48-TL'sinin DAVALIDAN, bakiye 434,52-TL'sinin ise DAVACIDAN alınarak 6183 sayılı AATUHK hükümlerine göre tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu amaçla işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ....Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.28/11/2023
Katip...
¸
Hakim ...