T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2022/746 Esas - 2023/972
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2022/746 Esas
KARAR NO: 2023/972
DAVA: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ: 19/10/2022
KARAR TARİHİ: 19/12/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...İşletme Müessesesi adına kayıtlı ... plakalı aracın, 18.08.2022 tarihinde müvekkiline ait ...plakalı araca çarptığını ve aracın hasarlanmasına neden olduğunu, bu kazada müvekkiline ait aracın sürücüsünün herhangi bir kusuru bulunmadığını, ...İşletme Müessesesi adına kayıtlı olan ... plakalı aracın, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından 40608549 poliçe numarası ile sigortalandığını, müvekkiline ait olan aracın 2007 model olup daha önce herhangi bir kazaya karışmadığını, trafik kazalarında zarar gören motorlu araçların onarılmasına karşın kazalı olması sebebiyle ikinci el piyasa değerinin azalması nedeniyle değer kaybına uğradıklarını, araçların orijinal parçalarıyla istenilen şekilde onarılmak suretiyle eski haline getirilmiş olsa dahi, hasar nedeniyle ekonomik durumunda azalma yaşandığını, TRAMER sistemine hasar kaydı işlendiği için bu şekilde olan araçların, kazaya karışmayan benzerlerinden çok daha düşük fiyata alıcı bulabileceklerini, yaşanan trafik kazasında hiçbir kusuru bulunmayan müvekkilinin aracında oluşan değer kaybının tazmin edilmesi gerektiğini, bahsedilen değer kaybının giderilmesinin, kusurlu aracın sahibi ve ZMSS poliçesi ile de sigortacı şirketin müteselsil sorumluluğunun bulunduğunu, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, araç mahrumiyeti bedeli dolaylı zarar kabul edilirken, araç değer kaybı bedelini “gerçek, doğrudan zarar” olarak görmekte ve sigorta tarafından tazmin edilecek kalemler arasında sayıldığını, araç değer kaybı bedelinin tazmini için davalı sigorta şirketine başvuru yapılmış olup taraflarına bu başvuruya istinaden 1.175,42 TL miktar ödeme yapıldığını ancak yapılan bu ödemenin, araçta oluşan değer kaybını karşılamadığını, dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak davalı şirket ile yapılan görüşmede anlaşmaya varılamadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 100,00 TL araç değer kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
CEVAP:
Davaya vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketçe; davaya konu mezkur kazaya ilişkin olarak davalıya 1.175,42 TL değer kaybı bedeli ödendiğini ve davalı yanın başkaca bir hak ve alacağı kalmadığını, dava dilekçesinde bahsedilen zararın fahiş ve afaki olduğunu, davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirketin ancak gerçek zarardan sorumlu olacağını, araçtaki zararın belirlenebilmesi için birden çok kriter incelenmeli ve bu incelemenin de konusunda uzman bilirkişiler kanalı ile yapılması gerektiğini, müvekkil şirketin sorumluluğunun net bir şekilde belirlenebilmesi için öncelikle talep edilen tazminat tutarında gerçek zararın tespiti gerektiğini, davacının her ne kadar kusur oranlarını belirterek buna göre değer kaybı tespitinde bulunulmasını talep etmiş ise de, iddia edilen kusur oranlarının geçerli olmadığını ve bundan dolayı öncelikle geçerli bir kusur raporu alınmasını ve buna göre sorumluluğun belirlenmesi gerektiğini, davacıya ait aracın; daha önce herhangi bir kazaya karışıp karışmadığı, karışmış ise nerelerden hasar aldığı, hangi parçalarda değişim yapıldığı, aracın kaza anındaki kilometresi, modeli, yaşı vb. hususlar baz alınarak; kabul anlamına gelmemekle birlikte gerçek zararın bulunması gerektiğini, müvekkili şirketçe; alanında uzman kişilerden aldırılan eksper raporunda; Davacıya ait aracın daha öncesinde de aynı yerlerden hasar aldığının ve onarım yaptırıldığının tespit edildiğini, bu durum karşısında; genel şartlar çerçevesinde araçta herhangi bir değer kaybı hesaplamasının yapılamayacağını, aracın değer kaybı hesaplanırken teminat dışı kalan hallerin göz önüne alınması gerektiğini, zira, teminat dışı zararlardan sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafından, ekspertiz ücretine ilişkin usul ve yasaya uygun bir faturanın dosyaya sunulmadığını, bu sebeple eksper ücretine ilişkin haksız taleplerin taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile; davacı, her ne kadar ticari faizi talep etmiş ise de söz konusu faizin, TBK 76, 88 ve 120. Maddelerine dayalı olarak yasal faiz olması gerektiğini, sigorta şirketinin temerrüdünün; usulüne uygun bir başvurunun yapılmış olması ve tüm belgelerinde eksiksiz olarak sigorta şirketine gönderilmesi durumunda 8 iş günü içerisinde ödeme yapılmadığı takdirde söz konusu olduğunu, ancak davaya konu olayda; başvuruya ilişkin tüm evrakların müvekkili şirkete gönderilmediğini ve usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte; faiz başlangıcının dava tarihinden itibaren ve ıslah yapılması takdirinde ise ıslah ile talep edilen miktar yönünden ıslah tarihinden itibaren uygulanması gerektiğini, haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle zamanaşımı ve sair hususlar gözetilerek usulden ve esastan reddine, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise işbu dilekçede izah ettikleri hususların (kusur oranları, faiz, değer kaybı tespiti vs. ) nazara ittihazına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER:
Kaza tespit tutanağı, sigorta poliçesi, hasar dosyası, bilirkişi raporu ve ek raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE:
Davanın, trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybına ilişkin olduğu, 18/08/2022 günü dava dışı ...Genel Müdürlüğüne ait olan ve ZMMS poliçesi davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen ... plaka sayılı araç ile davacının maliki olduğu ...plaka sayılı araç arasında trafik kazasının meydana geldiği, kaza nedeniyle davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 1.175,42-TL ödemenin 22/09/2022 tarihinde yapıldığı, işbu davadaki uyuşmazlığın oluşan kazadaki tarafların kusur durumu, kaza sonrasında davacıya ait araçta değer kaybı oluşup oluşmadığı, kaza ile değer kaybı arasında uygun illiyet bağı olup olmadığı, değer kaybı varsa miktarı, davalı tarafça yapılan ödemenin yeterli olup olmadığı, noktasında olduğu anlaşılmaktadır.
Kural olarak araçta meydana gelen "değer kaybı"; istikrar kazanan yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre, aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle (varsa önceki kazalar araştırılarak niteliği ve etkisi göz önüne alınarak) hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, modeli, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak kazadan sonraki tamir edilmiş halinin rayiç değeri arasındaki azalmadan ibarettir. Daha somut bir ifade ile aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş piyasa değeri ile onarılmış haldeki piyasa değeri arasındaki farkın araç değer kaybı olarak belirlenmesi gerekmektedir.
Davacı vekili, 27/10/2023 tarihli dilekçesi ile; dava değerini toplam olarak 15.484,58 TL olarak ıslah etmiştir.
Kusur bilirkişisi Haydar Kökten tarafından düzenlenen 16/01/2023 tarihli kusur raporunda; kazanın oluşumunda davalı sigorta şirketinden ZMMS poliçesi ile sigortalı olan ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın bulunduğu sol şeritten sağa doğru kontrolsüz manevra yapması nedeniyle kazanın oluşumunda 2918 sayılı yasanın 53/1-a, 67/a ve 84/f-j, yönetmeliğin 137.maddesi hükümlerine riayetsizliği nedeniyle tamamen (%100) oranında kusurlu olduğu, davacıya ait araç sürücüsünün ise tamamen kusursuz olduğunun belirlendiği görülmüştür. Söz konusu rapor hükme esas alınmıştır.
Makine Mühendisi bilirkişi ... tarafından düzenlenen 02/10/2023 tarihli ek rapor ile; aracın kaza tarihindeki hasarsız haldeki rayiç değeriyle kazadan sonraki hasarlı rayiç değeri belirlenerek aracın kaza sebebiyle uğradığı değer kaybının tespit edilmesini uygun görmesi halinde; davaya konu aracın kaza tarihinden önceki hasarsız ve kaza sonrasındaki hasarlı ikinci el piyasasındaki eder değerinin bilinmesi gerekeceği; Davaya konu aracın, 2007 model HONDA CIVIC SEDAN 1.6 ELEGANCE OV marka araç olduğu, Davaya konu aracın güncel piyasa fiyatlarının tespit edilip yeniden değerleme oranı kullanılarak (TÜİK hesaplama aracı ile) kaza tarihine dönüşümünün yapılmasının ve aracın hasarsız haldeki emsal rayiç değeriyle kazadan sonraki hasarlı rayiç değeri belirlenerek (emsal hasarlı araçlara göre) değer kaybının tespit edilmesinin uygun olacağı; Buna göre, davaya konu aracın kaza tarihindeki değer kaybının, 431.901,81-415.241,81-16.660,00 TL olarak hesaplandığı anlaşılmış olup, söz konusu rapor hükme esas alınmıştır.
Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; Davanın, trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybına ilişkin olduğu, 18/08/2022 günü dava dışı ...Genel Müdürlüğüne ait olan ve ZMMS poliçesi davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen ... plaka sayılı araç ile davacının maliki olduğu ...plaka sayılı araç arasında trafik kazasının meydana geldiği, kaza nedeniyle davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 1.175,42-TL ödemenin 22/09/2022 tarihinde yapıldığı, alınan kusur raporuna göre kazanın oluşumunda davalı sigorta şirketinden ZMMS poliçesi ile sigortalı olan araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait aracın sürücüsünün ise kusurunun bulunmadığı, makine mühendisi tarafından düzenlenen rapor ile davacıya ait araçta dava konusu kaza nedeniyle 16.660,00 TL değer kaybının oluştuğunun belirlendiği, daha önce davalı tarafça davacıya 1.175,42 TL ödeme yapıldığı, buna göre, oluşan kaza nedeniyle davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçesine istinaden davacının aracında meydana gelen değer kaybından sorumlu olduğu sonuç ve kanaatine varılarak dava dilekçesi ve ıslah dilekçesi dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilip aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;
1-Davanın KABULÜ ile; toplam 15.484,58-TL araç değer kaybının 22/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Alınması gereken 1.057,75-TL harçtan dava açılırken peşin olarak yatırılan 80,70-TL harç ve ıslah ile alınan 263,00-TL olmak üzere toplam 343,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 714,05-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 343,70-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafça yapılan 2.835,25-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 15.484,58-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,
7-Arabuluculuk Son Tutanağı, iş bu davada verilen karar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 7 ve 18/A-13 maddeleri ile bu Kanuna göre hazırlanan ve 02/06/2018 tarih ve 30439 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Yönetmeliğin 26. maddesi hükümlerine göre; Bakanlık bütçesinden karşılanan/karşılanması gereken ve iki taraf ve iki saat üzerinden yapılan hesaba göre belirlenen toplam 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin davanın KABULÜNE karar verilmiş olması nedeniyle DAVALIDAN alınarak 6183 sayılı AATUHK hükümlerine göre tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu amaçla işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, dava konusu miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/12/2023