T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLLERİ :
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ :....
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 13/12/2022
KARAR TARİHİ : 13/09/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 14/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan 'İtirazın İptali' davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:..... sözleşmesinin imzalandığını, Sözleşme'nin 2. maddesine göre davalı kooperatifin;... Mevkiinde bulunan yaklaşık 135.000 m² büyüklüğünde sahip olduğu taşınmazların 1. Derece Doğal Sit Alanı Vasfının derecesinin değiştirilmesi ya da tamamen kaldırılması işinin yüklenici müvekkili şirket tarafından yapılmasının kararlaştırıldığını, 19.12.2014 tarihli "Ek Sözleşme" ile ana sözleşmenin 2. Maddesi uyarınca; "Kooperatife ait olan ya da onun kontrolünde bulunan, daha sonra kooperatif adına tescil edilecek ya da müteahhit vs. gibi 3. Kişilere geçecek olan taşınmazlar; 1718, 1682, 1658, 1673, 1665, 1684, 1666, 1717, 1663, 1662, 1655, 1642,1652, 1669, 1679, 1670, 1660, 1678, 1680, 1676 parsellerde bulunan taşınmazlarının toplam alanların doğal sit statüsünün değiştirilmesi ya da kaldırılması işleri danışman tarafından yerine getirilecektir:" şeklinde değiştirildiğini, sözleşme gereği davacı müvekkili tarafından; 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik ile Doğal Sit Alanlarının Değerlendiril....) 28.08.2015 tarihinde...Müdürlüğü'ne ve talepleri gereği davalı Kooperatife teslim edildiğini, “başvuru sonrasında, ... Müdürlüğü'nün 28.10.2015 tarih ve .... sayılı yazısı ile " ..., Bakanlığımızca yürütülmekte olan Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma Projeleri tamamlanmadan, özel sektör tarafından hazırlanan raporların Valiliğimizce ilgili Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonlarına değerlendirilmeye alınmayacağı belirtilmiştir" şeklinde cevap verildiği, Bakanlık çalışmaları da tamamlandıktan sonra, sözleşmeye konu taşınmazların, sözleşmede taahhüt edildiği gibi 19.09.2022 tarihli ve.... sayıl...... ile "Nitelikli Doğal Koruma Alanı" olarak tescil edildiğini, bu karar ile sözleşmeye konu alanların sit derecesi değiştiği, ...u ile tamamlanan tescil sürecinden sonra kararın 27.09.2022 tarihli ve .... sayılı ....'de yayımlanarak ilan edildiğini, Ek Sözleşme'nin 2/d maddesi ile Ana Sözleşme'nin 6. maddesini değiştiren hükme göre; bakiye ödemenin, işin tamamlanmasını müteakip, 1 ay içerisinde, ihtara gerek olmaksızın, yükleniciye elden defaten ödeneceğinin kararlaştırıldığını, Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmeliğin 17/d maddesi gereği; "Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanları" ile "Nitelikli Doğal Koruma Alanları"nın tescil kararları Bakan onayı ile tamamlanmış olacağından, davalının bakiye bedeli,....r'u tarihi olan 19.09.2022 tarihinden itibaren 1 ay içinde yani en geç 19.10.2022 tarihine kadar ödemesi gerektiğini, Ek Sözleşme'nin 2/d maddesi, sözleşme bedelini, her 1.000 m² alan için 4.000,00 TL olarak belirlendiğini, davalıya ait taşınmazların toplam alanı 93.099,54m² olduğunu, davalıya ait taşınmazlardan 1684 parselin (469,60m²) sit statüsü henüz değişmediğinden toplam alan 92.602,94m² olarak hesaplandığını, Ek Sözleşme'nin 2/d maddesindeki "Ayrıca teknik ve bilimsel heyet giderleri için bu ek sözleşmenin imzasıyla 25.000,00 TL ödenecektir." ibaresinin değiştirilmesi için, 29.12.2014 tarihli "EK PROTOKOL" yapılarak, bu miktarın hiçbir şekilde iadeye konu edilmeyeceğini taahhüt edildiğini, Sözleşme gereği sit statüsünün değiştirilmesi edimi yerine getirildiğini, kararın....r'u ile tescil süreci tamamlandığı 19.09.2022 tarihinden 19.10.2022 tarihine kadar davalı tarafından ödeme yapılmadığından 26.10.2022 tarihinde....ün .... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, yapılan icra takibine, 04.11.2022 tarihinde, davalı kooperatif tarafından itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, davalının, icra takibine vaki itirazında gerekçe olarak; davacının sözleşmeye aykırı davrandığını, hiçbir işlem yapmadığını, sözleşmenin kendiliğinden sona erdiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını ileri sürdüğünü, davalının icra takibine vaki itirazlarında haksız olduğunu, sözleşme başlığında "Vekalet Sözleşmesi" yazsa da davaya konu edilen sözleşmenin eser sözleşmesi olduğunu, sözleşmeyle, davacıya ait taşınmazların doğal sit statüsünün değiştirilmesi işi üstlenildiğine ve sonuç taahhüt edildiğine (yani sit derecesinin değiştirilmesi) göre, sözleşmenin eser sözleşmesi olduğunda kuşku bulunmadığını, Sözleşmenin vekalet sözleşmesi olduğu kanaati hasıl olsa dahi davalının, bugüne kadar sözleşmeyi sona erdirme iradesi göstermediğini ve sözleşmenin ifasını beklediğini, davalı, bu iradesiyle sözleşme süresine ilişkin maddeyi ertelediğini, TBK 513 maddede ise, vekalet akdinin kendiliğinden sona ereceği hallerin ölüm, ehliyetin kaybedilmesi ve iflas olduğunu, yasa koyucu, sürenin bitmesinden kaynaklı kendiliğinden sona erme halini düzenlemediğini, bu durumda, davalının icra takibine vaki itirazının, vekalet akdi hükümlerine göre de yerinde olmadığını, müvekkili şirketin, direnimi (temerrüt) bulunmadığını, sözleşmeye göre, müvekkili şirketin edimi, bedeli para olan bir edim de olmadığını, buna rağmen, direnimi olduğu kabul edilse dahi, davalının sözleşme tarihinden teslim....r'u) tarihine kadar, dönme iradesini bildirmediği ve ifayı beklediği görüldüğünü, davalı tarafından yapılabilecek diğer bir fesih yolunun da "tazminat karşılığı" fesih olduğunu, davalının, sözleşmeyi feshetmediğini, ifayı beklediğini, davalı, icra takibine vaki itirazında sebep olarak; sözleşme süresi içinde edimin yerine getirilmediğini ileri sürdüğünü, edimin ...(bilimsel çalışma/eser) ve idari başvuru ile yerine getirildiğini, ayrıca davalının, kararı/teslimi beklediğini, Sözleşmenin belirleyiciliği, teslimin beklenmesi, ....u ile teslim borcunun yerine getirilmesi; TBK ilgili hükümleri ve yerleşik Yargıtay kararları karşısında, davalının ileri sürdüğü sebebin haksız olduğu ve davacının zararını karşılaması gerektiğini, davalının zamanaşımı itirazının da yerinde olmadığını, Sözleşme konusu taşınmazların, 19.09.2022 tarihli ve .... sayılı Bakan Oluru ile "Nitelikli Doğal Koruma Alanı" olarak tescil edildiğini, teslim de bu tarihte gerçekleştiğini, davalının, davacının sözleşmeye aykırı davrandığı, hiçbir işlem yapmadığı, itirazlarının da yerinde olmadığını ileri sürerek açıklanan ve resen nazara alınacak sebeplerle; fazlaya, faize, faizi aşan munzam zarar ve sonradan kooperatif adına tescil edilecek taşınmazlara dair hakları saklı kalmak kaydıyla; davalı borçlunun mal kaçırma ihtimalinin göz önüne alınarak, davalının sözleşme konusu taşınmazlarının kayıtlarına, icra dosyası kapsamında oluşan borç miktarı kadar ihtiyati haciz konulmasına, davalı borçlunu..... Müdürlüğü'nün ....E. sayılı dosyasına haksız olarak yaptığı itirazın iptaline, söz konusu icra takibinin devamına, İcra takibine yapılan itirazın haksız olması sebebiyle, davalı aleyhine, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama gider ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili kooperatif ile davacı şirket arasında imzalanan 28.03.2013 tanzim tarihli vekalet sözleşmesinin konusunun; "İş Sahibinin....mevkiindeki yaklaşık 135.000 metrekare büyüklükteki taşınmazda yaptırmayı planladığı 1. erece doğal sit alanı vasfının derecesinin değiştirilmesi ya da tamamen kaldırılması işi için yapılması gereken idari, hukuki ve teknik tüm hizmetler için yükleniciden alacağı görüş ve hizmetlerle ilgili esasların belirlenmesi " şeklinde belirlendiğini, sözleşmenin tarafların hak ve yükümlülükleri düzenlendiği 5. maddede "Vekil, konu taşınmazların mevzuat çerçevesinde 1. derece doğal sit alanın vasfının değiştirilmesi ya da kaldırılması için taşınmazlar üzerinde raporlamaya esas olmak üzere teknik heyetin inceleme yapmasını, buna ilişkin ilgili kurum ve kuruluşlarda gerekli tüm evrakın takibi ve sonuçlandırılmasını, inceleme heyetlerinin raporlamaları neticesinde ilgili makamın onayı ile 1. derece doğal sit alanı vasfının değişeceği veya kalkacağı son aşamaya kadar gerekli takibi yapacaktır ve gerçekleştirecektir" şeklinde yüklenicinin sorumluluğunun belirlendiğini, sözleşmenin 6.maddesi uyarınca, müvekkili kooperatif tarafından 03.02.2014 tarihinde davacı şirketin.... Bankasında bulunan hesabına 21.000,00 TL, davacı şirketin avukatı ...'ün banka hesabına 04.02.2015 tarihinde, 50.000,00 TL, 25.02.2015 tarihinde 25.000,00 TL ödeme yapıldığını, davacı şirketin sözleşmedeki yükümlülükleri yerine getirmemesi neticesinde işbu ödemelerin müvekkili kooperatife iade edilmesinin talep edildiğini, davacı şirket tarafından ödemelerin iade edilmemesi nedeniyle taraflarınca...Müdürlüğünün,....Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibinin kesinleştiğini, sözleşmenin 7.maddesinde, sözleşmeye konu işi en geç 1 yıl olarak kararlaştırıldığını, 19.12.2014 tarihli Ek Sözleşme ile sözleşme süresinin, ek sözleşmenin imzalanma tarihinden itibaren 12 ay olacağı, sürenin sonunda resmi işlemler devam etmekteyse bu işlemlerin devam ettiğine dair kooperatife yazılı bilgi verilmesi şartıyla sürenin bu işlemlerin sona ereceği tarihe kadar uzayacağının kararlaştırıldığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin vekalet sözleşmesi olduğunu, davacı şirket tarafından sözleşme kapsamında sorumlu olduğu yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, 19.12.2014 tarihli ek sözleşmede, sözleşme süresinin ek sözleşmenin imzalanma tarihinden itibaren 12 ay olacağı yazılı olmasına rağmen davalı şirket tarafından bu süre içerisinde sözleşmeye konu iş yerine getirilmediğini, sözleşmede resmi işlemlerin devam etmesi halinde sözleşmenin süresinin uzamasının müvekkili kooperatife açıkça bilgi verilmesi şartına bağlandığını, davalı şirket tarafından bu süre zarfında müvekkil kooperatife hiçbir bilginin verilmediğini, davacı şirketin sözleşmede belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmemesi ve işi sözleşme süresi içerisinde tamamlamaması nedeniyle sözleşmenin kendiliğinden sona erdiğini, davacı şirket ile o dönem Sınırlı Sorumlu.... arasında da aynı şekilde vekalet sözleşmesi imzalandığını ve anılan kooperatif adına davacı şirkete ihtar çekildiğini, ihtarda, sözleşmenin imzalanmasından 6 yıldan uzun bir süre geçmiş olmasına rağmen sözleşme konusu ile ilgili olumlu bir gelişme olmadığı, ...Müdürlüğünün 20.05.2015 tarihli yazısında davacı şirketten 8 kalem evrak istenildiği halde ... Müdürlüğüne evrakların teslim edilmediği, kooperatife de bu konuda bilgi verilmediği yazılarak sözleşmenin kendiliğinden sona erdiği bildirildiğini, davacı şirketin, her iki kooperatif ile imzalamış olduğu Vekalet Sözleşmesi kapsamında üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, sözleşmede, sözleşme süresinin, sözleşme tarihinden itibaren 12 ay olduğu dolayısıyla sürenin kesin olduğunu, Sözleşmenin imzalandığı tarihin belirli olması ve bu doğrultuda sözleşmenin sona erme tarihinin de belirli olduğu ve işin mahiyetinden anlaşıldığı üzere kararlaştırılan süresin kesin nitelikte olduğu gözetildiğinde, davacı şirketin ihtara gerek kalmaksızın temerrüte düştüğünü, vekâlet sözleşmesinde sözleşmenin sona erdiğine dair karşı tarafa ihtar çekme külfeti yüklenilmediğini savunarak davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK olarak kısaltılacaktır) 67. maddesi gereğince açılan itirazın iptali davasına ilişkindir.
2004 Sayılı İİK'nın 67.maddesinde, "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır" hükmü bulunmaktadır.
Bu açıklamalar çerçevesinde eldeki dava dosyası incelendiğinde, davanın, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, bu kapsamda taraflar arasında akdedilen sözleşme ve ek sözleşmeye uygun olarak davacının, davalıya ait veya onun kontrolündeki taşınmazların doğal sit statüsünün değiştirilmesi yada kaldırılması işini yerine getirip getirmediği, davalının iş bedelini ödeyip ödemediği, davacının bahsi geçen sözleşme nedeniyle alacağının olup olmadığı, varsa miktarı noktasında toplanmaktadır.
Mahkememizce davaya dayanak icra dosyası getirtilmiş ve incelenmiştir.... Dairesi'nin... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, davacının, davalı aleyhine 26/10/2022 tarihinde 224.411,76 TL asıl alacak, 581,01 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 224.992,77 TL toplam alacak yönünden icra takibi başlattığı, icra takibine dayanak olarak 28/08/2013 tarihli vekalet sözleşmesi ve bu sözleşmeye ek olarak imzalanan 19/12/2014 tarihli sözleşme gereği ödenmesi gereken bakiye bedelin gösterildiği, bu kapsamda örnek 7 ödeme emrinin davalıya 03/11/2022 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı tarafından 04/11/2022 tarihinde takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu ve eldeki davanın açıldığı görülmüştür.
Davacı dava dilekçesinde özetle, taraflar arasındaki sözleşme ile davalıya ait taşınmazların doğal sit statüsünün değiştirilmesi işini üstlendiğini ve bu kapsamda sözleşmedeki edimini ....(bilimsel çalışma/eser) ve idari başvuru ile yerine getirdiğini ve taşınmazların sit derecesinin değiştirilmesini sağladığını ancak sözleşmedeki yükümlüklerini eksiksiz yerine getirmesine rağmen davalı tarafından bakiye bedelin ödenmediğini, bu nedenle davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine eldeki davanın açıldığını beyan ederek davanın kabulünü istemiştir. Davalı ise cevap dilekçesinde özetle, taraflar arasındaki sözleşme ve ek sözleşme uyarınca belirlenen sürede davacının edimini ifa etmediğini, sözleşmede yazılı olduğu üzere sözleşmenin kendiliğinden sona ermiş olduğunu, bu nedenle davacının sözleşmeden kaynaklı alacağı olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Buna göre, taraflar arasında 28/08/2013 tarihli ve bu sözleşmenin eki mahiyetindeki 19/12/2014 tarihli ek sözleşme bulunduğu konusunda ihtilaf yoktur. Taraflar arasındaki ihtilaf bahsi geçen sözleşmeler kapsamında davacının edimini yerine getirip getirmediği, davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı ve varsa tutarı noktasında toplanmaktadır. Taraflar arasındaki 28/08/2013 tarihli sözleşme incelendiğinde sözleşmenin taraflarının davacı ve davalı olduğu, konusunun...mevkinde bulunan davalı kooperatife ait taşınmazların sit statüsünün değiştirilmesi veya tamamen kaldırılması işi olduğu, bu kapsamda gerekli takiplerin ve tüm işlemlerin davacı tarafından yerine getirileceğinin kararlaştırıldığı, sözleşme süresinin bir yıl olarak belirlendiği, yine sözleşmede sürenin tarafların anlaşmalarına bağlı olarak her zaman uzatılabileceğinin hüküm altına alındığı, akabinde taraflar arasında 19/12/2014 tarihli ek sözleşme tanzim edildiği, bahsi geçen ek sözleşmede sözleşmenin süresine ilişkin 28/08/2013 tarihli sözleşmenin ilgili maddesinin değiştirilmesine karar verildiği ve sözleşmenin ek sözleşme tarihinden itibaren bir yıl uzatılmasına hükmedildiği ancak bir yılın sonunda resmi işlemlerin devam etmesi halinde bu hususun yazılı olarak davalıya bildirilmesi halinde resmi işlemlerin sonuna kadar sözleşmenin uzatılmış sayılacağının kararlaştırıldığı görülmektedir. Taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacı birtakım işlemleri yerine getirmiş ve ilgili kurumlara başvuru yapmıştır. Ancak sözleşmede kararlaştırılan edimin konusu davacının başvuruları sonucunda sözleşmede belirlenen süre içerisinde değil, seneler sonra olumlu olarak neticelenmiştir. Bu kapsamda, davalı tarafından sözleşmeye uygun olarak işin tamamlanmasına kadar belirlenen bedelin ödendiği, bakiye bedelin ise işin tamamlanmasının ardından ödeneceğinin kararlaştırıldığı, ancak yukarıda belirtildiği gibi davacı tarafından ek sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren bir yıllık süre içerisinde işin tamamlanmadığı, yine davacı tarafça bir yıllık sürenin dolmasının akabinde resmi işlemlerin devam ettiğine ilişkin yazılı bildirimde bulunulmadığı, bu nedenle sözleşmenin ek sözleşmenin tanzim tarihinden itibaren bir yıllık sürenin dolduğu gün itibariyle kendiliğinden sona erdiği, sözleşmeye konu taşınmazların ise sözleşmenin kendiliğinden sona erdiği tarihten sonra 19.09.2022 tarihli ve ... sayılı.... ile sit vasfının değiştiği, bu nedenle davacının davalıdan bakiye bedeli talep edemeyeceği değerlendirilmiş ve davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Nihayet, icra takibinin kötüniyetle başlatıldığı ve bu nedenle maddi zarara uğrandığına dair davalıca delil sunulmadığından, davalının kötüniyet tazminatı isteminin de reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1- Davanın REDDİNE,
2-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından REDDİNE,
3-Alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan 2.717,36 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 2.289,76 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 35.748,92 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
7-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince ....bütçesinden karşılanacak olan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, bu amaçla karar kesinleştiğinde işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde.... Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
13/09/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸