T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/185 Esas
KARAR NO : 2025/309
H............
........
.......
DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/03/2023
KARAR TARİHİ : 20/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 30/12/2021 tarihli iki adet sözleşmeden kaynaklı işlerin davalı tarafça kısmen eksik, ayıplı bir şekilde ve devamı süresinde ifa edilmeyen edimler bulunduğunu, bu sebeplerle haklı davalarının kabulü ile eksik ve ayıplı ifa sonucu sözleşme konusu 44 numaralı villa için hesaplanacak olan bedelin, 44 ve 46 numaralı villalarda yapılmayan alüminyum doğramalar ve camlar için taraflar arsında akdedilen sözleşmenin 8. maddesi doğrultusunda gecikme cezasından kaynaklanan bedelin, yine aynı sözleşme maddesi doğrultusunda sözleşmeye uymamanın cezası olan bedelin işin süresinde yapılmamış olmasından kaynaklanan müvekkilinin uğradığı zarar bedelin ticari temerrüt faizi ile birlikte hesaplanarak müvekkiline ödenmesi gerektiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 8. maddesi doğrultusunda süresinde tamamlanamayan eksik işlerden kaynaklı günlük 500 TL'lik cezai şartın da göz önünde bulundurulmasıyla iskele kirasının, bekçi maaş ve sigortasının, aydınlatmanın, ısınma giderlerinin, yol masraflarının ve yemek giderlerinden kaynaklı zararlarında davalıdan tahsiline, geçen süre baz alındığında fiilen iş yapmaktan vazgeçen davalı tarafın sözleşme gereği sözleşme bedelinin %20'si oranında ki cezai şart hükmünün fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1000 TL'sinin davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER:
Taşeron sözleşmeleri, Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/123 Değişik iş sayılı dosyası, Faturalar, bilirkişi raporu ve bilirkişi ek raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE:
Davanın, eser sözleşmesinden kaynaklanan eksik ve ayıplı ifa nedeniyle uğranılan zararın tazmini ile taraflar arasındaki 30/12/2021 tarihli iki farklı konu da düzenlenen sözleşmelerin 8. maddesi ile belirlenen cezai şart alacağına ilişkin olduğu, dosya kapsamına göre taraflar arasında ''Çankaya Beytepe Mahallesi Lo............ Ada 3-4 Parsellerde bulunan iki adet villa inşaatına ait olarak sözleşmelerin düzenlendiği, davacı tarafça taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre işin davalı tarafça ayıplı ve eksik olarak yapıldığı ileri sürülerek bunun tazmini ve sözleşmenin 8. maddesi hükümlerine göre cezai şart olarak fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak toplam 1.000,00-TL alacak talebinde bulunulduğu, konuya ilişkin olarak Ankara 10. SHM'nin 2022/123 D.iş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırıldığı ve rapor alındığı hususlarına ilişkin olduğu, anlaşılmaktadır.
Mahkememizce yapılan 06/06/2023 tarihli ön inceleme duruşmasının 6 numaralı ara kararı ile uyuşmazlık konusunda inşaat mühendisi, nitelikli hesap uzmanı bilirkişisi, mali müşavir bilirkişiden oluşacak bilirkişi kurulundan HMK'nın 279.maddesine uygun olarak rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi kurulu tarafından dosyaya sunulan 25/11/2023 tarihli raporda özetle; " ... Davacının işlerdeki gecikmeden kaynaklı olarak davalının temerrüde düştüğü ancak dosya kapsamı itibarıyla sözleşmenin fesih edildiğine ilişkin bir bilgi ve belgeye tesadüf edilmediği, Yapılan tespitte 30.12.2021 tarihli sözleşme için işlerin fiziki tamamlanma oranını; Alüminyum doğrama ve cam için %55.25 Cephe taş yünü mantolama ve aguapanel kaplaması Y.65.00 olarak tespit edildiği, proje ve orijinal fotoğrafların ibrazı halinde yeniden değerlendirme yapılabileceği, Davacı tarafından sözleşmenin fesih edilmediği ve işin tamamlanıp tamamlanmadığı, davalının ise işi yapmayacağı yönünde dosyada bir beyan bulunmamaktadır. Buna bağlı olarak sözleşmenin, Taraflardan biri keyfi olarak işi yapmaktan vazgeçerse sözleşme bedelinin ( %20'si oranında ) karşı tarafa ödemeyi kabul etmiş sayılır” hükmü gereğince, davalının işi yapmaktan vaz geçip geçmediği bunun sonucu olarak da davacının sözleşme bedelinin %20'si oranında cezai şart talebinin haklı olup olmadığının hukuki değerlendirmesi mahkemeye ait olmak üzere, haklı olduğunun kabulü halinde talep edebileceği %20 cezai şart tutarı cephe kaplama Malzemesinin de değiştiği göz önüne alınarak: (248.000-:284.000)x9620-106.400,00TL hesaplandığı, Yüklenicinin gecikmeden kaynaklı temerrüde düştüğü D.İş dosyasından anlaşılmaktaysa da Taraflar arasındaki sözleşmenin fesih edildiğine ilişkin dosya kapsamında bir bilgi ve belgeye tesadüf edilmemiştir. Sözleşmenin feshinin kabulü halinde gecikme cezasının ifaya ekli cezai şart olması nedeniyle davacı talebinin yerine olup olmadığı hususundaki takdir ve hukuki değerlendirme Sayın Mahkeme'ye aittir. Diğer yandan işin fesih edilmeden davalı tarafından tamamlandığı hususu da dosyada anlaşılamadığı gibi, eksik işlerin ihtarname tarihi ve dava tarihi itibarıyla sözleşme fesih edilmeden davacı tarafından tamamlanıp tamamlanmadığı hususu da dosyada belli değildir. Bütün bu tespitler doğrultusunda hukuki değerlendirme ve takdir Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere davacı talebi 240 güne göre gecikme cezası tutarının 240X500-120.000 TL hesaplandığı, Diğer yandan işin yapım süresi 45 özleşmede cezalı çalışma süresi için de belli bir süre belirlenmemişken 120 gün için gecikme talebinin yerinde olup olmayacağı hususundaki takdir de Sayın Mahkeme'ye ait olacağı, Bir diğer husus da, davacının hem işin yapılmasından vazgeçilmesi yani sözleşmeden dönme halinde talep edilebilecek sözleşme bedelinin %20 tutarındaki ceza şartı, sözleşmenin taraflar arasında geçerli olması halinde hem de ifaya ekli günlük 500,00 TL tutarındaki cezai şartı birlikte talebinin haklı olup olmadığının hukuki değerlendirmesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olacağı, D.İş dosyasındaki tespitlere göre yapılan işin bedelinin fiziki gerçekleşemeye göre tutarı da 318.100,00 TL olduğuna göre eksik iş nedeniyle yapılan fazla ödeme tutarının 702.455,00- 318.100,00x1,18-327.096,99.-TL hesapları Değişen proje nedeniyle toplam sözleşme bedeli az yukarıda (248.0004-284.000)-532.000 TL belirlenmiştir. Buna göre bakiye iş bedeli ise KDV hariç 532.000-318.100,00-213.899,99.-TL hesaplandığı, Davacının nama ifa yoluyla talep ettiği bedel ödemesi gereken bedel ile alınan tekliflerin farkı olacağından nama ifa nedeniyle aradan geçen sürede talep edilen zarar miktarının (255.0004-250.000)-213.899,99.TL-291.100,01.-TL hesaplandığı, ancak bu tutar dosyaya proje ve orijinal fotoğrafların sunulması halinde tarafımızdan yeniden değerlendirilebileceği, fakat bu halde de sözleşmenin fesine ilişkin bilgi ve belgeye rastlanmamış olmakla nama ifanın yapılıp yapılmayacağı ve buna bağlı olarak nama ifa nedeniyle oluşan davacı zararının hesaplanabilmesi hususundaki hukuki takdir ve değerlendirmenin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, " kanaatlerinin bildirildiği görülmektedir.
Ardından beyan ve itirazlar neticesinde dosya bilirkişi kuruluna tevdi edilerek; sunulacak proje ve fotoğraflar ile tüm kayıt ve belgeler ile tarafların beyan ve itirazları da değerlendirilerek mevcut dosya kapsamı ve delil durumu itibariyle varsa davacı tarafın alacaklı olduğu miktarın belirlenmesi bakımından ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi kurulu tarafından sunulan 09/05/2024 tarihli ek raporda özetle; " ... Değerlendirme: Davacı zarar kalemleri kök raporda gerekçeleri ile birlikte hesaplanmıştır. Yapılan ödeme ile gerçekleşen iş miktarı arasındaki fark alınarak davacı zarar hesaplanmıştır. Yapılan imalat bedeli düşülürken sözleşmeye konu malzeme yerine yeni malzeme fiyatı düşüldüğü nedeniyle malzeme fiyat farkı da hesaplamaya yansıtılmıştır. Davacı beyanı uygun mütalaa edilmemiştir. Ayrıca sunulu projelerden dava dışı 3. firmanın sunmuş olduğu alüminyum doğrama teklifindeki miktarın makul olduğu değerlendirilmiştir. SONUÇ VE KANAAT: Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemı 2023/185 esas sayılı dosyası ve eki belgelerin bilirkişilere verilen görev gereğince incelenip değerlendirilmesi sonucunda; Kök rapordaki görüşümüz değiştirecek nitelikte olmadığı değerlendirilmiştir. " şeklinde kanaatlerin bildirildiği görülmektedir.
Akabinde davacı vekili, 27/06/2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; başlangıçta toplam 1.000,00 TL olarak açılan davalarının, 100 TL olarak gösterilen gecikme cezası tutarının 120.000,00 TL, 100 TL olarak açılan nama ifadan geçen süre zararının 291.100,00 TL; 800 TL olarak açılan eksik işten kaynaklı fazla ödeme bedelinin ise 327.096,99 TL'ye artırılarak, toplamda 737.196,99 TL'nin ıslah ile artırıldığını ve toplam dava değerinin 738.196,99 TL olarak ıslah edildiğini beyan etmiştir.
Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 128. maddesi uyarınca ''Süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş olan davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır'. Davalının yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi vermediği tespit edildiğinden davacının ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar ettiği Mahkememizce kabul edilmiştir. Bu kapsamda Mahkememizce davalı tarafa dava dilekçesi ekinde sunulan sözleşme eklenmek suretiyle isticvap davetiyesi çıkartılmış ve sözleşmedeki imzaların davalı yetkilisine ait olup olmadığı, sözleşmeye ilişkin borç bulunup bulunmadığı konusunda beyanının alınması için duruşmada hazır bulunulması gerektiği, aksi takdirde sorulan soruları ikrar etmiş sayılacağı hususunda ihtar yapılmıştır. Davalı usulüne uygun ihtara rağmen duruşmada hazır bulunmamış ve bu suretle uyuşmazlık konusu sözleşme altındaki imzayı ve borcu ikrar etmiştir.
Eser sözleşmesi, taraflarına haklar sağlayan ve borçlar yükleyen tam iki taraflı iş görme akdidir. Ana edim olarak yüklenici, yapımını üstlendiği eseri sözleşmeye, eklerine, teknik ve sanatsal ilkeler ile amacına uygun imal edip iş sahibine teslim, iş sahibi de kararlaştırılan bedeli ödemekle yükümlüdür. Yüklenici teslimi, iş sahibi de bedeli ödediğini ispat etmelidir.
Yukarıda yazılı açıklamalar, toplanan deliller, incelenen davacı tarafa ait ticari defterler ile hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi kök ve ek raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı taraf ticari defterlerine ve diğer delillere göre, davacının davalıdan 120.000,00 TL gecikme cezası bedeli, 327.096,99 TL eksik işten kaynaklı fazla ödeme bedeli, 291.100,00 TL nama ifadan geçen süre zarar bedeli olmak üzere toplam 738.196,99 TL alacaklı olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, mahkememizce verilen süre içerisinde, davalı tarafın ticari defterlerini sunmadığı, bu suretle HMK'unun 222 ve devamı maddeleri uyarınca, ticari defterlerini ibraz etmekten kaçınmış sayıldığı, bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulünün gerekeceği, davalının isticvap davetiyesine rağmen duruşmaya katılmadığı, borcun ödendiği ya da sona erdiğine dair davalı tarafça herhangi bir yasal delil sunulmadığı dikkate alınarak, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;
1-Davanın KABULÜ İLE,
-120.000,00 TL gecikme cezası bedelinin (100,00 TL'sinin dava tarihi olan 10/03/2023 tarihinden itibaren, 119.900,00 TL'sinin ıslah tarihi olan 27/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-327.096,99 TL eksik işten kaynaklı fazla ödeme bedelinin (800,00 TL'sinin dava tarihi olan 10/03/2023 tarihinden itibaren, 326.296,99 TL'sinin ıslah tarihi olan 27/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-291.100,00 TL nama ifadan geçen süre zarar bedelinin (100,00 TL'sinin dava tarihi olan 10/03/2023 tarihinden itibaren, 291.000,00 TL'sinin ıslah tarihi olan 27/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli 50.426,24 TL harçtan peşin ve ıslah harcı olarak alınan 12.769,38 TL harcın mahsubu ile bakiye 37.656,86 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafından yatırılan 12.769,38 TL peşin ve ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 114.729,55 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 10.973,50 TL ( ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
7-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Ankara BAM'da istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen açıklandı. 20/05/2025
.........