T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/3 Esas - 2025/289
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/3 Esas
KARAR NO : 2025/289
................
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/01/2023
KARAR TARİHİ : 09/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 04/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan "Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)" davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 30/11/2020 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile Şehit Polis Mustafa Keskin Caddesi üzerinde seyrini sürdürürken, 1300 Sokak kesişimine geldiği esnada tali yoldan hızla gelen ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla çarpışma neticesinde çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, müvekkiline ait aracın sağ yan ve ön kısmından hasar aldığını ve sağ ön kapısının değiştiğini, söz konusu kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün asli ve tamamen kusurlu olduğunu, müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, her ne kadar kaza tespit tutanağına göre davalı sigortalısının kusurunun bulunmadığı belirtilmişse de kaza tespit tutanağını düzenleyen polis ekiplerince hatalı değerlendirme yapıldığını, çünkü müvekkiline ait aracın ana yoldan gittiğini ve kavşaktaki geçişini tamamlamak üzereyken tali yoldan gelen aracın ön kısmıyla müvekkiline ait olan aracın yan kısmına çarptığını, davalı sigorta şirketine sigortalı araç tüm hızı ve dikkatsizliği sebebiyle kazanın meydana geldiğini, kazaya yol açan ... plaka sayılı aracın, davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalandığını, müvekkilinin bu nedenle uğradığı maddi zararın davalı sigorta şirketince kaza tarihinde geçerli olan poliçe teminat limitleri dahilinde karşılanması gerektiğini, taleplerinin yöneltildiği zorunlu evrakları içeren başvuru dilekçesiyle davalı şirkete 23/11/2022 tarihinde başvuru yapıldığını ancak sigorta şirketi tarafından herhangi bir cevap verilmediğini ve süresi içerisinde ödeme yapılmadığını, müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararlar için, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10,00 TL maddi hasar, 10,00 TL değer kaybı olmak üzere toplamda 20,00 TL maddi tazminatın davalının temerrüte düştüğü tarihten itibaren işlemiş AVANS faiziyle birlikte davalı tarafından tazmin edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafın, KTK m. 97. ve TTK m.1427 uyarınca müvekkili sigorta şirketine başvuruda bulunurken birlikte verilmesi gereken belgeler olduğunu ve bu belgelerden birinin eksik olması halinde başvuru yapılmış olsa dahi geçersiz bir başvuru sayılacağını, davacının, müvekkili şirkete başvururken onaylanmış vekaletnamenin suretinin başvuruya eklenerek taraflarına iletilmediğini, dolayısıyla başvuru evrakıyla birlikte teslim edilmesi zorunlu evraklardan olan vekaletname evrakının eksikliği sebebiyle başvurunun geçersiz sayıldığını ve talebin yerine getirilmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, poliçe tanzim tarihi olan 30/09/2020 tarihi göz önünde bulundurulduğunda değer kaybı hesaplamasında genel şartların göz önünde bulundurularak hesaplama yapılması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirketin sorumluluğunun yalnızca poliçe limiti ile sınırlı olduğunu ve mevcut poliçede limitin 41.000,00 TL olduğunu borcu kabul anlamına gelmemek kaydı ile, sigortalısının kusuru oranında zarardan sorumlu olduğundan, mevcut kazada sigortalı araç sürücüsüne kusur atfedilmediğinden, sayılan sebepler dolayısıyla davacı yana hasar bedeli ve değer kaybı hususunda herhangi bir ödemede bulunulmadığını, poliçe kapsamında olmamasına karşılık, müvekkili sigorta şirketinin, hukuki ve mali sorumluluklarını, 12/01/2023 tarihinde eksper firmasına 310,42 TL ödemek suretiyle yerine getirdiğini, poliçeden kalan bakiyenin 40.689,58 TL olduğunu, kusurun gerçeğe en yakın şekilde tespit edilebilmesi bakımından hem Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi'nin hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti'nden seçilecek uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, bahse konu mercilerden oluşacak bir heyet tarafından ifade tutanakları, ceza dosyası, olay yeri görüntüleri, kaza görüntüleri, kazayı anlatan kroki, kazanın meydana geldiği bölge vb. belgeler incelenip birlikte değerlendirilerek kusur tespitinin yapılmasını, böyle bir değerlendirme yapılmadan kusur belirlenmesinin gerçeği yansıtmaktan uzak kalacağını, kazanın meydana gelmesinde etki sahibi olabilecek Karayolları Genel Müdürlüğü'nden kaynaklı yol kusuru, teknik arıza, trafik işaret ve lambalarının arızalı olup olmadığı veya gerektiği gibi çalışıp çalışmadığı, yolun yapısı veya trafik görüşünü engelleyecek tehlikeli bir hususun olup olmadığı gibi değerlendirmelerin de bu hesaplamada dikkate alınması gerektiğini, davacının iddia ettiği temerrüt tarihinden itibaren faiz işletme talebinin hukuka aykırı olduğunu, mahkeme nezdinde açılmış olan davanın öncelikle görev, yetki ve usule ilişkin itirazları dikkate alınarak davanın reddine, aksi kanaat mevcut ise esasa yönelik cevapları dikkate alınarak davanın esastan reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Eldeki dava trafik kazası nedeniyle araçta oluşan hasar tazminatı ve değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir.
Bilindiği üzere, araçta meydana gelen "değer kaybı" aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle önceki kazalar araştırılarak niteliği ve etkisi göz önüne alınarak, aracın hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, modeli, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak kazadan sonraki tamir edilmiş halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmadan ibarettir. Diğer bir deyişle, aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş piyasa değeri ile onarılmış haldeki piyasa değeri arasındaki fark değer kaybını oluşturmaktadır (bkz. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/16876 Esas - 2017/12161 Karar sayılı, 2015/5301 Esas - 2017/11098 Karar sayılı kararları). Bunun yanında, davalı sigorta şirketi, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti dahilinde, kaza tarihi itibariyle uğranılan gerçek zarardan sorumludur.
Davacı, kendisine ait ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketi nezdinde Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (KZMMS) poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın karıştıkları kaza nedeniyle aracında oluşan hasar bedeli ile değer kaybına yönelik maddi tazminat istemli eldeki davayı açmıştır. Davalı ise, mahkememizin görevsiz ve yetkisiz olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün meydana gelen kazada kusursuz olduğunu, bu nedenle davacı tarafa herhangi bir ödemede bulunmadıklarını belirterek haksız davanın reddini istemiştir. Bu ön tespitlerin ardından eldeki dosyada çözümlenmesi gereken hususun, davacının işleten davalının trafik sigortacısı olduğu araçların karıştığı kazada kusur oranları, davacının ileri sürdüğü zarar kaleminin gerçekleşip gerçekleşmediği, bu itibarla davacının hasar bedeli ile değer kaybı talebinde haklı olup olmadığı, haklıysa ne kadar tazminat talep edebileceği noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.
Her ne kadar davalı vekili mahkememizin görevine ve yetkisine itiraz etmiş ise de, davanın trafik sigortasıcı aleyhine açıldığı, bu nedenle ticari nitelikteki sigorta hukukundan kaynaklandığı, uyuşmazlık itibari ile mahkememizin görevli olduğu, yine 2918 Sayılı KTK'nın 110. maddesi dikkate alındığında, davalının bölge müdürlüğünün mahkememiz yargı çevresi içerisinde yer aldığı, mahkememiz yetkili bulunduğu anlaşıldığından, görev ve yetki itirazının reddine karar verilerek davanın esasına girilmiştir.
Mahkememizce değer kaybı oluştuğu iddia edilen ... plakalı aracın UYAP sistemi üzerinden kayıtları dosyamız arasına alınmıştır. Kazanın meydana geldiği 30/11/2020 tarihi itibariyle davacı malik olduğundan ve zarar bu dönemde meydana geldiğinden davacının dava açmakta hukuki yararının ve aktif husumetinin bulunduğu değerlendirilmiş, davanın esasına girilmiştir. Kazaya karışan karşı araç ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından KZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu ve poliçe vadesinin 30/09/2020-30/09/2021 tarihleri arasında olduğu tespit edilmiştir. Bu itibarla poliçe vadesinin kaza tarihi olan 30/11/2020 tarihini kapsadığı ortadadır. Bunun yanı sıra, sigorta limitinin de araç başına 41.000,00 TL olduğu açıktır.
Mahkememizce bakiye değer kaybı talep edilen ... plakalı aracın kaza tarihinden önceki kazalarının mevcut olup olmadığının araştırılması açısından Sigorta Bilgi ve Gözlem Merkezi'ne müzekkere yazılmış, dava konusu aracın önceye dayalı hasar kaydının bulunmadığı görülmüştür.
Mahkememizce yapılan tüm bu tespitler çerçevesinde, ... plakalı araç ile ... plakalı aracın karıştıkları 30/11/2020 tarihli trafik kazasında tarafların kusur oranının tespiti ile davacının ileri sürdüğü zarar kalemlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişiden uyuşmazlık kapsamında rapor tanzim etmesi istenilmiştir. Bilirkişi tarafından 06/07/2023 tarihli kök rapor ve 09/01/2024 tarihli ek rapor dosyaya sunulmuştur. Bilirkişi raporu uyarınca meydana gelen kazada tarafların kusur oranın tespit edilebilmesi için kaza mahallinde keşif icra edilmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmesi üzerine Mahkememizce kazanın gerçekleştiği yerde keşif icrasına karar verilmiştir. Yapılan keşif sonrası bilirkişi tarafından sunulan ek raporda meydana gelen kazada davacının %75 oranında kusurlu olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan araç sürücüsünün ise %25 kusurunun olduğu tespit edilmiştir. Dosya kapsamında bulunan 30/11/2020 tarihli kaza tespit tutanağında davacının meydana gelen kazada %100 kusurlu, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan araç sürücüsünün ise kusursuz olduğu belirlendiğinden, Mahkememizce alınan bilirkişi raporundaki kusur oranlarının kaza tespit tutanağıyla çeliştiği dikkate alınarak dosya bu kez Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş ve her iki kusura yönelik tespit noktasındaki çelişkinin giderilmesi istenilmiştir. Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 04/02/2025 tarihli raporunda tıpkı Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda olduğu gibi, davacının %75 oranında kusurlu olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan araç sürücüsünün ise %25 kusurunun olduğu tespit edilmiş ve kusur noktasındaki çelişki giderilmiştir. Bu itibarla, kusur noktasında yapılan değerlendirmede, dosya kapsamındaki tüm veriler ve Karayolları Trafik Kanunu dikkate alınarak davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı ... plakalı aracın meydana gelen kazada %25 kusurlu, davacının ise %75 kusurlu olduğu, kazanın oluş şekli dikkate alındığında Trafik İhtisas Dairesi'nce düzenlenen raporundaki belirlemelerin Mahkememizce de uygun görüldüğü değerlendirilmekle, rapordaki kusur tespiti uyarınca ileri sürülen zarar kalemlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmıştır. Araçta meydana gelen değer kaybının tespiti açısından bilirkişi raporunun yukarıda belirtilen ilkeler dikkate alınarak reel piyasa koşullarına göre tanzim edildiği, bu nedenle raporun Mahkememizce takdir edildiği, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğunun anlaşıldığı, 30/11/2020 tarihinde gerçekleşen dava konusu kaza neticesinde bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere araçta oluşan değer kaybının 30.414,94 TL olduğu, davacının tespit edilen %75 kusuru düşüldüğünde talep edilebilecek değer kaybı tazminatının 7.603,74 TL olacağı, aynı şekilde davacının meydana gelen kaza nedeniyle aracında oluşan gerçek hasarın 17.479,85 TL olduğu, davacının tespit edilen %75 kusuru düşüldüğünde talep edilebilecek hasar tazminatının 4.369,96 TL olacağı değerlendirilmekle, davacı tarafça sunulan ıslah dilekçesi de dikkate alınarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın KABULÜ İLE, 4.369,96 TL hasar bedeli ile 7.603,74 TL araç değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 11.973,70 TL'nin temerrüt tarihi olan 06/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
2-Alınması gerekli 817,92 TL harçtan peşin ve tamamlama harcı olarak alınan 384,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 433,02 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafından yatırılan 384,90 TL peşin peşin ve tamamlama harcının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 11.973,70 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan 9.277,30 TL (179,90 TL başvurma harcı, 25,60 TL vekalet harcı, 3.250,00 TL bilirkişi ücreti, 2.150,00 TL keşif araç ücreti, 3.030,30 TL keşif harcı, 641,50 posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar KESİNLEŞTİĞİNDE İADESİNE,
7-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 09/05/2025