T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/369 Esas - 2024/331
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/369 Esas
KARAR NO : 2024/331
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACILAR : 1- ... -...
2-...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1- ... ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 2- ... ... ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 3- ...
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 19/05/2023
KARAR TARİHİ : 27/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; muris ...'ın, müvekkillerinin çocukları olup, davalı ..... firmasına ait ... plaka sayılı otobüsün 05/02/2023 tarihinde ... seferi yaptığı sırada araçta yolcu olarak bulunduğunu ve otobüsün şarampole yuvarlanması neticesinde, ...'ın vefat ettiğini,.... soruşturma numaralı dosyasında alınan bilirkişi raporunda, davalı otobüs sürücüsü davalı ...'un asli kusurlu olduğunun belirlendiğini belirterek, yapılacak yargılama neticesinde; trafik kazasında çocukları ...'ı kaybeden, çocuklarının maddi desteğiyle yaşayan müvekkilleri için şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00'er TL olmak üzere toplam 200,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle müşterek ve müteselsilen tahsiline, müvekkili ... için 250.000- TL...için 250.000-TL olmak üzere toplam 500.000-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalılardan ... ... Limited Şirketi ve ...'dan müşterek ve müteselsilen tahsili ile müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı ... .. vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana geliş şekli ile araç sürücüsünün eylemi arasında illiyet bağı bulunmadığını, araç sürücüsü ...'un rahatsızlığından kaynaklı öksürük krizi geçirdiğini ve başı döndüğünü, akabinde sürücüsünün iradesi dışında kazanın gerçekleştiğini, müteveffanın emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
02/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacılar yakını yolcu ...'ın yolcu olarak bulunduğu, davalı şirkete sigortalı ... plakalı otobüsün davalı sürücüsü ...'un, olayın meydana gelmesinde eşit derecede kusurlu olduğu, ...plakalı otobüsün maliki olan .......'nin otobüsün işletmecisi de olması durumundan dolayı meydana gelen olayda eşit derecede kusurlu olduğu, müteveffa yolcu ...'ın olay sırasında emniyet kemeri durumunun "belirsiz" olduğu anlaşıldığından, müterafik kusur değerlendirmesinin Mahkemenin kanaatine bırakılması gerektiği bildirilmiştir.
02/01/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; kök raporda herhangi bir değişikliğe gidilmediği bildirilmiştir.
... sayılı soruşturma dosyası kapsamında alınan 19/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "dosya kapsamındaki bilgiler ve keşif sırasında yapılan teknik inceleme işlemlerinin sonucunda aracın fren sisteminde eğer bir problem olsa sistemin aracın yola çıkmasını engelleyeceğinden dolayı kaza öncesinde yola çıkarken aracın fren ve kontrol sisteminde teknik bir problem olmadığı, aracın fren pedalına basıldığında “tıss” sesinin gelmesi fren hava yardımcı sisteminde hala hava olduğunu, kompresörün kaza sırasında aktif olduğunu, hava tesisatının da herhangi bir deformasyona uğramadığını gösterdiğini, aracın kaza sırasında kazaya sebep olacak teknik bir probleminin tespit edilemediği, kaza sebebinin kullanıcı hatası olduğu.." kanaati oluştuğunun bildirildiği görülmüştür.
... sayılı soruşturma dosyası kapsamında alınan 13/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "... plakalı otobüs sürücüsü Şüpheli ...; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 84/g ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 157/a-7 maddesi “Araç sürücüleri trafik kazalarında; Şeride tecavüz etme, hallerinde asli kusurlu sayılırlar.” şeklindeki hükmün ihlali niteliğindedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 56/a-1 ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 94/A-f/g maddesi “Şerit izleme: 1. Sürücülerin; geçme, dönme, duraklama, durma ve park etme gibi haller dışında şerit değiştirmeleri veya iki şeridi birden kullanmaları, yasaktır.” şeklindeki hükmün ihlali niteliğindedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 51/e maddesinde “Sürücüler, aksine bir karar alınıp işaretlenmemişse yönetmelikte belirtilen hiz sınırlarını aşmamak zorundadırlar. (Değişik:18/10/2018-7148/21 md.) Hız ölçen teknik cihaz veya çeşitli teknik usullerle yapılan tespit sonucu Yönetmelikte belirlenen hız sınırlarına) Yüzde elliden fazla aşan sürücülere 1.002 Türk lirası idari para cezası verilir" şeklindeki hükmün ihlali niteliğindedir. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/a ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 101/a maddesi “Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak, zorundadırlar. ” şeklindeki hükmün ihlali niteliğindedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/b ve Karayolları Trafik yönetmeliğinin 101/b maddesinde “Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak, zorundadırlar” şeklindeki hükümlerin ihlali nedeniyle asli kusurlu olduğu.." kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüştür.
... E.sayılı dosyasında alınan 20/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...kaza sonrasında otobüsten alınan takograf çıktılarından hız grafiğine göre otobüste 91 km hız ihlali olduğu, her ne kadar hız limiti iki yönlü il yolunda 80 km olsada kaza noktasından 500 metre öncesinde otobüsün istikametine göre 50 km hız tahdit levhasının olduğu, toleransla maksimum 55 km olması gerektiğinden, hız limitinin çok üzerinde seyrettiği, sabaha doğru 06.30 sıralarında, görüşün açık olduğu, kuru asfalt zeminde, çıkış eğimli,virajlı,iki yönlü,3 şeritli il yolunda,sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybederek, hızını ayarlayamadığından karşı şeride geçerek çelik bariyerleri aşarak yoldan çıkmış ve otobüsün sağ yanına yatmasına sebep olduğundan kazaya neden olmuş, dikkatsiz ve tedbirsiz araç kullandığından,bu kazada ve kazanın oluşumunda ...'un asli kusuru ihlal ettiği..." bildirildiği görülmüştür.
... E.sayılı dosyasında alınan... Başkanlığı'nın 08/03/2024 tarihli raporunda özetle; " ...Her ne kadar sanık sürücü ifadelerinde; kazanın seyir halinde iken hastalıktan kaynaklı şiddetli öksürük başlaması ve tansiyonunun düşmesi nedeniyle meydana geldiğini belirtmiş ise de; sürücünün ifadelerinde kaza öncesi rahatsızlığının farkında olduğu, esasen sürücünün güvenli sürüş şartlarını sağlayarak seyrini sürdürmesi gerektiği dikkate alındığında, söz konusu iddia kabul edilse bile bu durumun sürücü tarafından öngörülemeyecek bir durum olmadığı değerlendirilmiş, sürücünün rahatsızlığını bildiği ve arttığını düşündüğü halde aracın şoför koltuğuna geçip seyrini sürdürdüğü anlaşılmıştır.
Olay mahallinin yerleşim yeri virajlı ve eğimli il yolu olması, mahallin gerisinde aracın istikametine hitap eden hız tahdit ve uyarı levhalarının varlığı, aracın takografından tespit edildiği belirtilen 91km/h'lik hız durumu, vakit alacakaranlık olması ve far ışığı altındaki görüş mesafesinin açık olduğu yönündeki tespit, araçta kaza sonrası yapılan incelemeye binaen düzenlenen bilirkişi raporu içeriğinden kazaya etken her hangi bir teknik arıza bulunmadığı yönündeki tespit dikkate alındığında; araca ait takograf hız verisi ve mahalde belirtilen hız limitinden aracın hızının mahal ve yol şartlarına uygun olmadığı değerlendirilmiş, kazanın sanık sürücünün hızını aracının teknik özelliklerine, mahal ve yol şartlarına göre ayarlamaması, dikkatsiz ve tedbirsiz seyri neticesinde sevk ve idare hatası ile direksiyon hakimiyetini kaybettiği ve kazada asli kusurlu olduğu, kazanın oluşumunda kusur atfedilebilecek başkaca bir unsur bulunmadığı kanaatine varılmış, bu bağlamda Savcılık aşamasında alınan ve Mahkemenizce alınan bilirkişi raporlarındaki kusurlandırmalara iştirak edilmiş, olay bölümünde anlatıldığı şekilde meydana gelen kazada; aşağıdaki şekilde rapor tanzimi cihetine gidilmiştir.
Bu duruma göre;
Sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki otobüs ile seyri sırasında dikkatini yola vermemesi, dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde seyretmesi, far ışığı altındaki görüş mesafesini kontrol altında tutup mahalde istikametine hitap eden işaret levhalarını dikkate alarak seyrini sürdürmesi gerekirken bu hususlara özen göstermediği, hızını aracının teknik özelliklerine, mahal ve yol durumunun gerektirdiği şartlara göre ayarlamamasının da etkisiyle olay mahalli virajlı ve eğimli yol bölümünde sevk ve idare hatası sonucu aracının direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ve seyir istikametine göre sola savrulup bariyerlere çarparak yol dışı kalarak aracın devrilmesi ile meydana gelen kazada dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışlarından dolayı asli kusurludur." şeklinde açıklanarak, sürücü ...'un asli kusurlu olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Dava, 05/02/2023 tarihli trafik kazasına bağlı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekilinin UYAP sistemi üzerinden sunmuş olduğu bila tarihli dilekçe ile, destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin davadan feragat ettikleri ve davalı sigorta şirketi dışındaki davalılar yönünden manevi tazminat istemine ilişkin taleplerinin devam ettiğinin bildirildiği görülmüştür.
Davacı tarafın feragat beyanı dikkate alınarak, destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
Davacıların manevi tazminat istemi yönünden; 6098 sayılı TBK'nın 56. maddesi uyarınca, ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine hükmedebilir. Mahkememiz dosyasında alınan kök ve ek bilirkişi raporu, ... dosyasında alınan kusur durumunun tespitine ilişkin bilirkişi raporları dikkate alındığında, 05.02.2023 tarihinde saat 06:30 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüsün, .... istikametinden ... istikametine seyri sırasında olay mahalli viraja geldiğinde sevk ve idare hatası ile direksiyon hakimiyetini kaybedip seyir istikametine göre yolun soluna yönelerek bariyerlere çarpıp yol dışı kalarak devrilmesi sonucunda birden fazla kişinin ölümü ve yaralanmasıyla neticelenen dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, iş bu kazada davacıların çocuğu ...'ın vefat ettiği, davalı sürücü,kazanın seyir halinde iken hastalıktan kaynaklı şiddetli öksürük başlaması ve tansiyonunun düşmesi nedeniyle meydana geldiğini belirtmiş ise de; sürücünün ifadelerinde kaza öncesi rahatsızlığının farkında olduğu, esasen sürücünün güvenli sürüş şartlarını sağlayarak seyrini sürdürmesi gerektiği, söz konusu iddia kabul edilse bile bu durumun sürücü tarafından öngörülemeyecek bir durum olmadığı, sürücünün rahatsızlığını bildiği ve arttığını düşündüğü halde aracın şoför koltuğuna geçip seyrini sürdürdüğü, bu suretle tedbirsiz davrandığı, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışlarından dolayı kazanın meydana geldiği ve davalı sürücüsünün kazada tamamen kusurlu olduğu belirlenmiştir. Müteveffa ...'ın emniyet kemerinin takılı olup olmadığına ilişkin, kaza tespit tutanağında, "belirsiz" olarak işaretlendiği, davalı tarafça aksi duruma ilişkin delil sunulmadığı dikkate alınarak, davalı tarafın müterafik kusur indirimi talebi yerinde görülmemiştir.
Manevi tazminat, 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da etraflıca açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarar uğrayanın manevi ısdırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi tazminatın kapsamını takdir hakkı, kural olarak hakime aittir. Hakim, manevi tazminatın tutarını belirlerken, hak ve adalete uygun davranmalı, hukuk biliminden yararlanmalı, toplumun sosyal, ekonomik ve moral yapısını ve özellikle de somut olayın koşullarını gözetmelidir. Takdir edilecek tutar, bir yandan manevi acıları gidermeli, kamuoyu ve sosyal vicdanda kabul görmeli, diğer yandan ise zarar gören açısından zenginleşme aracı olmamalıdır.
Bu durum karşısında, kazanın meydana geliş şekli, zarar gören davacıların müteveffa ile yakınlığı, davacıların evlatlarının kaybı nedeniyle uğradıkları manevi zarar, tarafların kusur durumları, paranın alım gücü ve somut olayın diğer özellikleri dikkate alınarak, davacıların manevi tazminat istemleri yerinde görülmüş ve davacı... için 250.000,00 TL, davacı ... için 250.000,00 TL olmak üzere toplam 500.000,00 TL tazminatın kaza tarihi olan 05/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ... ... ... Ltd. Şti.'nden müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davacıların destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin davasının feragat beyanı nedeni ile reddine,
2-Davacıların manevi tazminat istemi yönünden, talebin kabulü ile;
-Davacı... için 250.000,00 TL,
-Davacı ... için 250.000,00 TL olmak üzere toplam 500.000,00 TL tazminatın kaza tarihi olan 05/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ... ... ... Ltd. Şti.'nden müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine,
3-MADDİ TAZMİNAT İSTEMİ YÖNÜNDEN;
a-Alınması gerekli 427,60 TL harcın davacılardan müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
b-Davalı tarafın vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
c-İhtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinde arabuluculuk ücretinin davalı sigorta şirketinin üstlendiği görülmekle, 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı sigorta şirketinden tahsili ile Hazineye irat kaydına, bu amaçla karar kesinleştiğinde işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına,
4-MANEVİ TAZMİNAT İSTEMİ YÖNÜNDEN;
a-Alınması gereken 34.155,00 TL nisbi harcın davalılar ... ve ... ... ... Ltd. Şti.'nden müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
b-Davacı... kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 39.500,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... ... ... Ltd. Şti.'nden müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
c-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 39.500,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... ... ... Ltd. Şti.'nden müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
d-Dosya kapsamında adli yardım ödeneğinden karşılanan toplam 2.342,00 TL'nin davalılar .....'nden müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
e-Davacılar tarafından yapılan 100.00 TL yargılama giderinin davalılar ... ve ... ... ... Ltd. Şti.'nden müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,
f-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/05/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
YARGILAMA GİDERİ DÖKÜMÜ:
DAVACI
Posta Masrafı : 100,00 TL
DAVALI
Posta Masrafı : 84,25 TL
ADLİ YARDIMDAN KARŞILANAN
Bilirkişi Ücreti : 2.000,00 TL
Posta Masrafı : 342,00 TL