T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/372 Esas
KARAR NO : 2024/478
HAKİM : ... ÇIKARBAY ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... -
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 21/02/2012
KARAR TARİHİ : 17/07/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 19/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan ''Tazminat'' davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin araç kiralama ve taşımacılık işiyle iştigal ettiğini, müvekkiline ait dava konusu aracın 01/05/2011 tarihinde dava dışı ... Seyahat Oto Kiralama Taşımacılık Otomotiv Tic. Ltd. Şti.’ye kiralandığını, bu firma tarafından 20.05.2011 tarihinde aracın 55.000 km bakımının yapılması için müvekkilinin de anlaşmalı olduğu davalı şirketin yetkili servisine bırakıldığını, teslim alındıktan sonra aracın motorunun davalı servisten kaynaklanan hatadan dolayı yandığını ve kullanılamaz hâle geldiğini, davalının arızalı araca yeni bir motor temin ederek 03/06/2011 tarihinde müvekkiline teslim etmek istediğini, ancak bu teklifin müvekkili tarafından kabul edilmediğini, zira aracın yeni motor şase numarası ruhsata işlenmediğinden, trafiğe çıkamayacak nitelikte olduğunu ve kiraya verilip kullanılamayacağını, müvekkilinin 09/06/2011 tarihinde davalıya gönderdiği ihtarnamede dava konusu aracın yeni bir araç ile değiştirilip teslim edilmesini istediğini, ihtarnamenin 15/06/2011 tarihinde davalıya tebliğ edilmesine rağmen, davalının ihtara cevap vermediğini, rutin bakım için hatasız olarak davalıya teslim edilen aracın başka bir motor takılması ile ayıplı hâle gelip değer kaybettiğini, aracın değer kaybetmesinin yanı sıra kiraya verilememesinden dolayı da zarar oluştuğunu, dava konusu aracın 01/05/2011 tarihli sözleşme ile günlük 500TL’den kırk beş günlüğüne kiralandığı dava dışı ... Seyahat Oto Kiralama Taş. Oto. Tic. Ltd. Şti.’nin arızadan dolayı 06/06/2011 tarihinde gönderdiği ihtarname ile sözleşmeyi feshederek on dokuz günlük araç kira bedelini ödemediğini, aracını kiraya veremeyen müvekkilinin elde edeceği kazançtan mahrum kaldığı gibi ticarî itibarının da zedelendiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı yetkili servisin hatalı hizmeti sonucu kullanılamaz hâle gelen aracın değerinin, bu talep kabul edilmezse araçta oluşan değer kaybının, ayrıca aracın kullanılamaz hâle gelmesine sebebiyet verildiğinden müvekkili şirket tarafından uğranılan günlük 500TL’den kırk beş günlük kira bedelinin 15/06/2011 tarihinden itibaren işleyecek ticarî faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine, ticarî itibar kaybından kaynaklanan manevî zararın giderilmesi için de 1.000TL manevî tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafından 20/05/2011 tarihinde bakım için müvekkili şirkete getirilen aracın bakım sonrasında motor kısmında arıza meydana geldiğini, arızanın giderilmesi ve müşteri memnuniyetini sağlamak için davacının da muvafakatıyla tüm masrafları müvekkili şirkete ait olmak üzere motorun ithal edilen yenisiyle değiştirilerek aracın sorunsuz bir şekilde kullanılabilir hâle getirildiğini ve davacı şirkete aracı teslim almasının bildirildiğini, ancak davacının herhangi bir neden olmaksızın aracı teslim almadığını, davacının araçtan yararlanamaması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, aksine motoru, turbosu ve triger seti tamamen yenilenen aracın değer kazandığını, dava konusu aracın davacının sunduğu kira sözleşmesinde belirtilen araçla aynı olmadığını ve davacının hiçbir zararının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, davacı tarafından bakım için davalıya ait servise bırakılan aracın motorunun hatalı onarım nedeniyle kullanılamaz hale geldiği iddiası ile terditli olarak açılan aracın değerinin tahsili, olmadığı takdirde değer kaybının tahsili, her halükarda meydana gelen kira kaybının tahsili ve şirketin itibar kaybettiği gerekçesi ile manevi tazminat istemine ilişkindir.
Öncelikle dosyanın geçirmiş olduğu safahat incelendiğinde;
1. Yargılamanın ilk olarak Mahkememizin 2012/83 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğü, bahsi geçen dosyada 04/09/2014 tarihli ve 2012/83 Esas, 2014/460 Karar sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verildiği, araç bedeli talebi ile araçta değer kaybı meydana geldiği yönündeki talebin ve manevi tazminat talebinin reddine, 8.000,00 TL kira geliri kaybı oluştuğu gerekçesiyle de davanın kabulüne karar verildiği görülmüştür.
2. Kararın temyizi üzerine dosyanın temyiz incelemesi için Yüksek Yargıtay'ın (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'ne gönderildiği, anılı Daire'ce 02/04/2018 tarihli ve 2018/71 Esas, 2018/1297 Karar sayılı karar ile, araçta değer kaybı meydana geleceği gerekçesiyle yukarıda bahsi geçen kararın yalnız bu yönüyle bozulmasına karar verildiği görülmüştür.
3. Kararın bozulması üzerine yargılamaya Mahkememizin 2019/298 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunduğu, 10/10/2019 tarihli ve 2019/298 Esas, 2019/878 Karar sayılı karar ile, bozma kapsamına göre kesinleşen manevî tazminat ve kira geliri kaybı talepleri hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, değer kaybına ilişkin talep bakımından ise önceki gerekçe ile direnilmesine karar verilmiştir.
4. Direnme kararı üzerine dosya bu kez Hukuk Genel Kurulu'nun önüne gelmiştir. Hukuk Genel Kurulu'nun 20/09/2022 tarihli ve 2020/(15)6-642 Esas, 2022/1120 Karar sayılı kararı ile araçta motor değişikliği nedeniyle değer kaybı oluşacağı dikkate alınarak kararın bozulmasına hükmedilmiştir.
Dosyanın geçirmiş olduğu safahat ile manevi tazminata ve kira kaybına ilişkin verilen hükmün bozma sebebi olmaması dikkate alınarak, eldeki dosyada halihazırda çözümlenmesi gereken hususun davacı tarafından bakımının yapılması amacıyla davalıya teslim edilen araçta, davalı serviste gerçekleştirilen motor değişikliği sonucu değer kaybı oluşup oluşmadığının tespiti ile oluşmuşsa ne kadar oluştuğunun tespiti noktasında toplanmaktadır.
Tüm bu açıklamalar çerçevesinde dosya incelendiğinde davacının, dava dilekçesiyle terditli olarak araç değerini, mümkün olmaması halinde araçta meydana gelen değer kaybını ve her halükarda meydana gelen kira kaybının tahsili ve şirketin itibar kaybettiği gerekçesi ile manevi tazminat talep ettiği görülmüştür. Mahkememizce 2012/83 Esas sayılı dosya üzerinden yürütülen yargılamada davacıya 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 31. maddesi uyarınca her istek kalemi için değer belirlemesi yönünde ihtar yapılmış ve davacı tarafından 17/12/2012 havale ve harç tarihli dilekçe ile davadaki istek kalemleri ve değerlerin belirlenerek terditli olarak aracın değerinin veya değer kaybının müvekkiline ödenmesi talebiyle ilgili eksik harcın aracın değeri üzerinden yatırıldığı belirtilmek suretiyle 135.834,07 TL, araç kiralama bedeline karşılık 22.500,00 TL ve manevi tazminat kalemine ilişkin 1.000,00 TL olmak üzere toplam 159.334,07 TL talep edilmiştir. Bu kapsamda tamamlama harcı adı altında talep edilen bedel üzerinden harç eksikliği de giderilmiştir. Mahkememizce bahsi geçen dilekçe HMK'nın 31. maddesi uyarınca hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında verilmiş süreye binaen sunulan dilekçe olarak kabul edilmiş ve davacı vekilinin bozma sonrası talebi üzerine kendisine ıslah için süre verilmiştir. Davacı vekili verilen sürenin ardından ıslah dilekçesi sunarak değer kaybına ilişkin 17.142,86 TL talep etmiştir. Ancak ıslahla dava değeri azaltılamayacağından Mahkememizce 17/12/2012 tarihli dilekçede talep edilen tazminat miktarı esas alınarak yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmiştir. Bir an için davacı vekili tarafından verilen 17/12/2012 tarihli dilekçenin ıslah dilekçesi olduğu varsayımında dahi, aynı davada tarafların ancak bir kez ıslah yoluna başvurabileceği düzenlemesi karşısında bozma sonrası verilen ıslah dilekçesi geçersiz olacağından sonuç yine değişmeyecektir. Bu kabul doğrultusunda işin esasına girildiğinde, davacı tarafından rutin bakımının yapılması için davalıya teslim edilen araçta yağın konulmaması nedeniyle aracın motorunun yanmış olduğu, hatanın servisin işleminden kaynakladığı, motorun yanma nedeniyle tamir edilemediği, bu nedenle araca davalı tarafından (0) km yeni bir motor takıldığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık araca (0) km, orjinal ve yeni bir motor takılması nedeniyle araçta değer kaybı meydana gelip gelmeyeceği noktasındadır. Her ne kadar aracın servise bakım için bırakıldığında 55.686 kilometrede olduğu görülmekte ise de, araçta motor değişikliğinin araçta değer artışı yaratması ve bu değer artışının değer kaybından daha fazla olması hayatın olağan akışına aykırı olup, araçta kısmen de olsa değer kaybı oluşacağı kuşkusuzdur. Zira, ikinci el araç alınırken araçta sadece motor kilometresine bakılarak karar verilmediği, aracın kaza geçirip geçirmediği gibi diğer unsurların da bu noktada belirleyici olduğu açıktır. Bu kapsamda Mahkememizce dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve araçta meydana gelen değer kaybının tespiti istenilmiştir. Bilirkişi 14/02/2024 tarihli raporunu dosyaya sunmuştur. Bilirkişi raporu uyarınca araçta meydana gelen değer kaybının 17.142,86 TL olarak belirlendiği, bilirkişi raporunun açık, anlaşılır, hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu, Mahkememizce de kabul ve takdir edildiği, zira belirlenen değerin ve yapılan hesaplamanın aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş piyasa değeri ile onarılmış haldeki piyasa değeri dikkate alındığında makul olduğu değerlendirilmiş ve davanın değer kaybı tazminatı yönüyle kabulüne karar verilmiştir. Yukarıda bir vesileyle belirtmiş olduğumuz gibi, bozma öncesi kira kaybı ve manevi tazminata ilişkin verilen hükümlerin bozma sebebi olmadığı, bu hükümlere karşı temyiz itirazlarının reddedildiği görülmekle, bahsi geçen hükümlerde herhangi bir değişiklik yapılmamış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
2-Davacının maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile, 17.142,86 TL değer kaybı tazminatı ile 8.000,00 TL kira geliri kaybı olmak üzere 25.142,86 TL toplam maddi tazminatın 20/06/2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
a-Alınması gerekli 1.717,51 TL harcın peşin ve tamamlama harcı olarak alınan 2.366,15 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 648,64 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
b-Davacı tarafından yatırılan 1.717,51 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunana Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
ç-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 21.310,59 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Davacının manevi tazminat talebinin REDDİNE,
a-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 6.175,88 TL (21,15 TL başvurma harcı, 3,30 TL vekalet harcı, 5.800,00 TL bilirkişi ücreti, 351,43 posta gideri olmak üzere) yargılama giderinden ( kabul ve red oranına göre) 974,55 TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan 39,00 TL ( posta gideri olmak üzere) yargılama giderinden ( kabul ve red oranına göre) 32,85 TL'lik kısmının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'a Temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
17/07/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸