T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/671 Esas - 2024/632
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/671 Esas
KARAR NO : 2024/632
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 01/11/2022
KARAR TARİHİ : 15/11/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 13/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili firma ile davalı arasında devam eden cari ticari hesap ilişkisi kapsamında müvekkili firmanın, taşeron olarak hizmet verdiği davalı firmaya yaptığı imalat ve ihzaratlar karşılığı düzenlediği faturayı davalıya tebliğ ederek ifa ettiği hizmeti sözleşme kapsamında teslim ettiğini, aralarındaki cari hesaba istinaden bakiye 61.623,92 TL'lik alacağını tüm talep ve ihtarlara rağmen ödemediğini, bu bedelin tahsili için davalı aleyhine ... ... ... sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere müvekkili lehine icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili,... ... ... İnşaat arasında akdedilmiş bir sözleşme olmadığı gibi, İş Ortaklığı’ndan ayrı bir hukuki veya ticari ilişki de mevcut bulunmadığını savunarak davanın reddini sitemiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK olarak kısaltılacaktır) 67. maddesi gereğince açılan itirazın iptali davasına ilişkindir.
Bilindiği üzere, 2004 Sayılı İİK'nın 67.maddesinde, "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır" hükmü bulunmaktadır.
Öncelikle dosyanın geçirmiş olduğu safahat incelendiğinde, davanın ilk olarak Mahkememizin ... ... ... Karar sayılı ilamla Mahkememiz kararın kaldırıldığı ve dosyanın bu kez Mahkememizin yukarıda belirtilen esasına kaydedildiği görülmüştür.
Eldeki davada davacının da ortağı olduğu dava dışı ... ... ... Şti. arasında oluşturulan iş ortaklığı ile davalı arasında eser sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeden kaynaklı olarak davacının davalıdan alacağı bulunduğunu iddia ederek icra takibi başlattığı görülmüştür. Mahkememizce davaya dayanak icra dosyası getirtilmiş ve incelenmiştir. ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, davacının, davalı aleyhine 07/03/2021 tarihinde 61.623,92 TL asıl alacak ve 8.966,70 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 70.590,62 TL alacak yönünden icra takibi başlattığı, takibe dayanak olarak cari hesap alacağının gösterildiği, bu kapsamda örnek 7 ödeme emrinin davalıya 23/03/2021 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı tarafından 30/03/2021 tarihinde takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Taraflar arasında düzenlenen ... ... ... " niteliği itibariyle eser sözleşmesidir. Bu sözleşmeye göre davacının da içinde yer aldığı iş ortaklığı taşeron, davalı ise yüklenicidir. Adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığı için takibin tüm ortaklar tarafından birlikte başlatılması gerektiği ve yine davanın tüm ortaklar tarafından birlikte açılması gerekmektedir. İcra takibinin dava dışı Makimsan ... A.Ş. ile birlikte başlatılmadığı ve davanın adi ortaklık ortaklarından yalnızca biri tarafından açıldığı görülmüş ve dava dışı Makimsan ... A.Ş.'nin davaya muvafakatinin bulunduğuna ilişkin muvafakatnamenin dosyaya sunulması için davacıya süre verilmiştir. Dava dışı Makimsan ... A.Ş. 08/01/2024 tarihli dilekçeyle davaya muvafakat etmiştir ve bu kapsamda taraf teşkili sağlanmıştır.
Usule ilişkin eksiklik tamamlandıktan sonra davanın esasına girilmiştir. Dava dilekçesi ve cevap dilekçesi incelendiğinde taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğu noktasında çekişme bulunmadığı görülmüştür. Taraflar arasındaki çekişmenin bahsi geçen eser sözleşmesi uyarınca davacının davalıdan alacağının olup olmadığı, varsa miktarı noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Mahkememizce uyuşmazlık konusu da dikkate alınarak bir mali müşavir ve bir nitelikli hesap bilirkişisinden oluşturulan heyete dosya tevdi edilmiş ve bilirkişi raporu alınmıştır. İddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı uyarınca davalı yüklenicinin ticari defter ve kayıtlarına göre davacıya 61.623,87 TL borcu bulunduğu görülmekte ise de, bu borcun defterlerdeki depozito ve teminatlar hesabında bulunduğu, ... ... ... Esas sayılı dosyasında dava dışı işçi ... ... ... tarafından işbu dosyanın tarafları aleyhine kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ve ubgt alacakları nedeniyle dava ikame ettiği, yürütülen yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği, taraflar arasındaki sözleşmenin 17.2, 17.7 ve 27.1 maddesi uyarınca davalı yüklenicinin taşeronun sözleşme dönemindeki işçi ücret ve alacaklarını kesin teminat mektubundan, hakkedişlerden, hakkedişlerden kesilen nakdi teminatlardan mahsup etmek suretiyle ödeme taleplerini karşılamak durumunda olduğu, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin öncelikle uygulanmasının gereği olarak davalının bu bedeli uhdesinde tutmasında haklı olduğu, alacağın talep edilebilir nitelikte olmadığı görülmekle, davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Nihayet, icra takibinin kötüniyetle başlatıldığı ve bu nedenle maddi zarara uğrandığına dair davalıca delil sunulmadığından, davalının kötüniyet tazminatı isteminin de reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın REDDİNE,
2-Şartları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Alınması gerekli 427,60 TL harcın peşin alınan 852,57 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 424,97 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
7-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, bu amaçla karar kesinleştiğinde işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
15/11/2024