T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/361 Esas - 2025/525
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/361 Esas
KARAR NO : 2025/525
...............
.................
......................
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 03/06/2020
KARAR TARİHİ : 19/09/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 17/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan "Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)" davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; 28.10.2018 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile direksiyon hakimiyetini kaybederek, yolda park halinde bulunan ... plaka sayılı araca çarptığını, ... plaka sayılı aracın da çarpmanın etkisi ile savrularak kaldırımda yaya olarak bulunan müvekkiline çarptığını, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ...'nin söz konusu trafik kazası nedeni ile yaralandığını, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde ve Malatya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi'nde tedavi altına alındığını, müvekkili için İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından 13/11/2019 tarihinde, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik esasları uyarınca özür oranının %20 olduğunu belirtir rapor tanzim edildiğini, kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın kaza tarihinde, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'ne ............. numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, kaza nedeniyle meydana gelen sakatlanma neticesinde oluşan maddi zararın davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden karşılanması amacıyla doğrudan doğruya davalıya 02/10/2019 tarihinde yazılı başvuruda bulunulduğunu ve ödeme yapılabilmesi için tüm evrakların davalı şirkete teslim edildiğini, davalı sigorta şirketine 15 gün içerisinde cevap verilmediği takdirde dava yoluna başvurulacağının başvuru dilekçesinde ihtar olunduğunu, yapıları yazılı başvuruya sigorla şirketi tarafından taleplerini karşılayacak cevap verilmediğini ve müvekkilinin mağduriyetinin giderilmediğini, belirsiz alacak mahiyetinde açılan davada fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin işgücü kaybından doğan şimdilik 5.500,00-TL daimi maluliyet (sakatlık) tazminatının davalı sigorta şirketine başvuru tarihi olan 15/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Somut olayda davacı tarafin dava yoluna gitmeden önce müvekkil şirketine başvurup gerekli belgeleri ibraz etmemekle, kanunda belirtilen başvuru şartını yerine getirmemiş olduğunu ve bu suretle dava ikame etme hakkı bulunmadığını, davanın öncelikle dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, ... plakalı aracın, müvekkil şirketine, 24/11/2017-24/11/2018 tarihleri arasında 17................55 numarah KTK Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumluluklarının, sigorlalının kusuru oranında olmak üzere, ölüm/daimi sakatlık halinde kişi başına azami 360.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, teminat limitini bildirmelerinin bu miktarın mutlak surette ödeneceği ve davayı kabul anlamında olmadığını, manevi tazminatın poliçe teminatına dahil olmadığını, sigortalı aracın sürücüsünün kusuru yoksa işletene düşen bir sorumluluğun da bulunmayacağını, ceza dosyasından anlaşılacağı üzere sigortalı araç sürücüsü ile davacı arasında uzlaşma söz konusu olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini. dosya içeriğinde bulunan adı geçen uzlaşma tutanağında davacı yanın fazlaya ilişkin taleplerinin ve haklarının saklı tutulmasına ilişkin herhangi bir kayıt düşmediğini, davacının uzlaşma sağladığından tüm hak ve taleplerinden vazgeçmiş olacağını, dolayısı ile artık ortada hem hak hem de bu hakka bağlı dava hakkı kalmadığı için bu hakkın bir daha dava edilmesi söz konusu olamayacağını, kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsüne kusur atfedilmesini kabul etmediklerini, dava konusu kazada müvekkil şirketine sigortalı aracın kusur oranının tespiti için dosyanın varsa savcılık/ceza dosyası evraklarının da temini ile Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek kusur raporu alınması gerektiğini, SGK'ya müzekkere yazılarak; davacıya sürekli iş göremezlik tazminatı veya maaşı başlanıp bağlanmadığının, bağlandı ise ne miktarda ödeme yapıldığının ve maaş bağlama tarihi itibariyle peşin sermaye değerinin ne olduğunun, maaş bağlanmadı ise davacının müracaatı halinde maaş atmaya hak kazanıp kazanmadıklarınm sorulması gerektiğini, davacı tarafça talep edilen geçici işgücü kaybına ilişkin olarak SGK'nın sorumlu olduğunu ve müvekkil şirketinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını ve bu sebeple davacının geçici iş göremezlik talebinin reddinin gerektiğini, 24/11/2017 tanzim tarihli davaya konu poliçe ve 28/10/2018 tarihinde gerçekleşen dava konusu olay, 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Genel Şartları ve 26/04/2016 tarihli KTK değişikliğinden sonra meydana geldiğinden; davacının maluliyetinin yeni genel şartlara uygun bir biçimde, “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe” göre tespit edilmesini, anılan bu yönetmeliğe göre tespit edilen maluliyet oranı üzerinden tazminat hesaplaması yaptırılmasını talep ettiklerini, 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve eki olan TRH 2010 tablosunun uygulanması gerektiğini, sürekli sakatlık tazminatı belirlenirken vergilendirilmiş gelir yoksa asgari ücretin baz alınmasını, dava konusu kazada davacının daimi sakatlığa maruz kalıp kalmadığı, kalmışsa derecesi, gerçek zararının miktarının saptanması için beyan ve talepleri doğrultusunda dosyanın aktüer sıfatına haiz bir bilirkişiye tevdii ile tazminat hesaplanmasının yaptırılmasını, davaya konu hadise haksız fiil teşkil ettiğinden davacı tarafça talep edilen avans faizinin yasal bir dayanağı olmadığı gibi “temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesi”ne ilişkin talebin de hukuki dayanaktan yoksun olduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava trafik kazasından kaynaklı yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dava vekili dava dilekçesinde özetle, ... plakalı aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucu müvekkilinin yaralanması nedeniyle ... plakalı aracın Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı (KZMMS) olan davalı ... Sigorta'dan sürekli iş göremezlik tazminatı isteminde bulunduklarını beyan ederek davanın kabulünü istemiştir. Dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ve davalı tarafça yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmuştur. Davalı vekili ise cevap dilekçesinde özetle, davacının müvekkili şirkete Kanunun aradığı şartlara uygun bir başvuru yapmadığını, kazaya sebebiyet veren sigortalı araç sürücüsü ile davacının ceza dosyasında uzlaştıklarını, bu nedenle davacının işbu davada talepte bulunamayacağını, maddi tazminat isteminin koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Bu noktada Mahkememizce çözümü gereken sorunun, kazanın oluş şekli ve tarafların kusur durumu ile davacının davalıdan sürekli iş göremezlik tazminatı talep edip edemeyeceği, edebilecekse ne kadar tazminat talep edebileceği noktasında olduğu tespit edilmiştir.
Davanın esasına girmeden önce dosyanın geçirmiş olduğu safahat incelendiğinde, yargılamanın ilk olarak Mahkememizin 2020/232 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğü, Mahkememizce 221/765 Kar sayılı kararla davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı tarafın istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi'ne gönderildiği, anılan Daire'nin 2022/1411 Esas, 2023/426 Karar sayılı ilamı ile Mahkememiz kararın kaldırıldığı dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkememize gönderildiği görülmüştür.
Somut olayda kaza tarihi 20/10/2018 tarihidir. Bu tarih itibariyle ... plakalı aracın davalı Sigorta nezdinde 24/11/2017-2018 tarihlerini kapsar KZMMS'sinin mevcut olduğu görülmüştür. KZMMS'de poliçe limiti ise sakatlanma ve sağlık gideri özelinde kişi başı ayrı ayrı 360.000,00 TL'dir. Dolayısıyla bahsi geçen poliçe kaza tarihini kapsamaktadır ve kaza tarihi itibariyle geçerlidir.
Haksız fiilden kaynaklanan cismani zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik zararlarına dayalı maddi tazminat davalarında, maluliyet durumunun doğru şekilde tespit edilmesi gerekir. Bu cümleden olmakla, dava yaralanma nedeniyle maddi tazminat talebine yönelik olduğundan ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi'nin 2022/1411 Esas, 2023/426 Karar sayılı kaldırma ilamında Mahkememizce kaldırma ilamı öncesi hükme esas alınan maluliyet raporunun karar vermeye elverişli olmadığı belirlendiğinden Mahkememizce davacının kaza nedeniyle maluliyet durumunun tespiti yoluna gidilmiştir ve İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan maluliyet raporu alınmıştır. Bu doğrultuda, alınan rapor uyarınca, davacının kaza nedeni ile vücut bütünlüğünü yitirmediği, geçici iş göremezlik süresinin ise 6 ay olduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar dosya kapsamında İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 13/11/2019 tarihli ve İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 01/03/2021 tarihli maluliyet raporu uyarınca davacının %20 maluliyetinin bulunduğu tespit edilmişse de, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi'nin 2022/1411 Esas, 2023/426 Karar sayılı kaldırma ilamı ile de belirlendiği üzere bu raporların hükme esas alınmasının mümkün olmadığı, Mahkememizce alınan raporda önceki tüm raporların irdelendiği, bu nedenle herhangi bir çelişkiden de söz edilemeyeceği değerlendirilmekle taraf itirazları da yerinde görülmemiş ve bahsi geçen rapor hükme esas alınmıştır.
Tüm bu açıklamalar kapsamında eldeki dava maddi tazminat talebi yönünden ele alındığında, davacının maddi tazminat kalemi olarak sürekli iş göremezlik tazminatı talep ettiği, davalı vekilince savcılık aşamasında davacının kazaya neden olan araç sürücüsü ile uzlaşma yoluna gitmesi nedeniyle mevcut davada kendilerinden sigorta poliçesi kapsamında tazminat talep edilemeyeceği yönünde beyanda bulunulduğu ancak uzlaştırma raporu incelendiğinde davacının uzlaşırken "sigorta şirketinden alacak haklarım saklı kalmak kaydı ile uzlaşıyorum" şeklinde şerh düştüğü, bu nedenle uzlaştırma raporunun içerik itibari ile tazminat istemine engel olmayacağı ancak Mahkememizce kaldırma ilamı öncesi alınan maluliyet raporlarının hükme esas alınması mümkün görülmediğinden dosya kapsamında bulunan tüm tedavi evrakları ve maluliyet raporları da irdelenmek suretiyle davacının gerçek maluliyetinin tespiti yoluna gidildiği, bu itibarla İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 26/03/2025 tarihli, 5213 sayılı maluliyet raporu uyarınca davacının 20/10/2018 tarihli kazadan kaynaklı sürekli maluliyetinin bulunmadığının belirtildiği, maluliyet raporunun denetime açık, anlaşılır, dosya kapsamına uygun bir rapor olduğu ve dosya kapsamında bulunan davacı tarafça tek taraflı alınan rapor ile Mahkememizce kaldırma ilamı öncesi aldırılan raporun tüm eksikliklerini giderir mahiyette olduğu görülmekle, davacının davasının reddi yoluna gidilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 561,00 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 5.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının KARAR KESİNLEŞTİĞİNDE İADESİNE,
6-Davalı tarafından yatırılan 370,70 TL (220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 150,00 TL posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
7-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
19/09/2025
¸