T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2023/432 Esas - 2023/856
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2023/432 Esas
KARAR NO: 2023/856
BAŞKAN:...
ÜYE: ..
ÜYE: ...
KATİP: ...
DAVACI :...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ: 04/08/2021
KARAR TARİHİ: 15/11/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dünya genelinde ekonomik anlamda 2018 yılında yaşanan daralma ....''de de özellikle inşaat sektöründe kendini gösterdiğini, bir çok inşaat şirketini zor duruma düşürdüğünü, müvekkili şirketin 2019 yılı sezonunu zararla kapattığını, akabinde de tüm dünyada ticari faaliyeti sıfırlayan Covid 19 sürecine girildiğini, salgının ülkemizde ve sektörde oluşturduğu olumsuz etki nedeniyle projenin hazırlanması ihtiyacı doğduğunu, özellikle son dönemlerde kendini hissettiren küresel kriz ve kurdaki dalgalanmalardan dolayı ham madde maliyetlerinin yükselmesi ve genel tahsilat sıkıntısı nedeniyle ödeme yükümlülüklerinin ifasında bazı aksamalar meydana geldiğini, müvekkili şirketin 2018 yılında konkordato başvurusunda bulunduğunu, söz konusu konkordato başvurusu sonrasında yapılan yargılamada .... karar sayılı kararı ile konkordatonun tasdikine karar verildiğini, istinaf yoluna başvurulması üzerine ....tarafından 05/07/2021 tarih,.... karar sayılı kararı ile kesin mühlet süresi dolduktan sonra 13/03/2020 tarihli kararla kesin mühletin 11/03/2020 tarihinden başlanarak 3 ay süreyle uzatılmasına karar verildiği, mühlet 11/03/2020 günü sona erdiğinden konkordato prosedürünün mevcudiyetinden söz edilemeyeceği, sonradan verilen uzatma kararlarının kesin mühlete bağlanıp sonuçlarının uygulama kabiliyeti de bulunmadığı gerekçesiyle konkordato isteminin reddine karar verildiğini, karara karşı temyiz yoluna başvurulmuş ise de tedbirlerin kaldırılması nedeniyle bir kısım alacakların cebri icra yoluna başvurduğunu, müvekkili şirketin araçlarına haciz ve muhafaza konulduğunu, müvekkili şirketi çalışamaz duruma getirdiğini, müvekkili şirketin daha önceki konkordato projesindeki taksit ödemelerini zora soktuğunu, müvekkili şirketin cebri icra baskısıyla karşılaşmaması, ticari faaliyetlerini sürdürebilmesi, alacakların tamamının alacağına kavuşabilmesi için yeniden konkordato başvurusunda bulunma zarureti hasıl olduğunu belirtmiş ve konkordato geçici ve kesin mühlet kararı verilmesi ve konkordatonun tasdikine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE:
Talep, konkordato geçici ve kesin mühlet verilmesi ve akabinde konkordato projesinin tasdiki talebine ilişkindir.
Mahkememizce geçici mühlet verilmesi talebi yönünden yapılan incelemede, davacılar tarafından ...Esas sayılı dosyasında konkordato davasının açıldığı, yapılan yargılama sonucunda mahkemece 22/10/2020 tarihinde konkordatonun tasdikine karar verildiği, konkordatonun tasdikine ilişkin...Karar sayılı kararının düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine ve konkordato isteminin usulden reddine, tedbir kararlarının 12/03/2020 tarihi itibariyle kendiliğinden ortadan kalktığının tespitine ilişkin ....Karar sayılı kararının dosyaya sunulduğu, davacı vekili tarafından söz konusu karara karşı temyiz yoluna başvurulduğunun beyan edildiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar derdest konkordato davasının bulunduğu bildirilmiş ise de HMK'nın 114/1-ı bendindeki "Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olması.." dava şartının konkordato taleplerinde uygulanamayacağına ilişkin .... "HMK'nın "Dava Şartları" başlıklı 114. maddesinin (1)-ı fıkrasındaki, "Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olması.." hükmü ile derdestlik dava şartını düzenlemiştir.
Konkordatonun tasdiki prosedürü bir "dava" olmayıp, HMK'nın 382/(2)-f.6 ve 7. fıkraları uyarınca çekişmesiz yargı işidir. Teknik anlamda "dava" niteliğinde olmayan bu "talep" ile ilgili, aynı Kanunun 385/(1). maddesinde tanımlandığı şekilde niteliğine uygun düşmediğinden, HMK'nın 114. maddesinin anılan fıkrasının uygulanması olanağı bulunmamaktadır.
Aynı Kanunun 388/(1). maddesi ise, "Kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde, çekişmesiz yargı kararları maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez." hükmünü içermektedir.
Buna göre İlk derece Mahkemesince, çekişmesiz yargı kararlarının kesinleşmiş olması halinde dahi kesin hüküm teşkil etmediği gözetilerek, talep ile ilgili olarak HMK'nın 286 ve devamı maddeleri kapsamında delillerin değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yanılgılı gerekçeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamıştır." şeklindeki kararı (.... dikkate alınarak ve İİK 286 maddesinde sayılan belgelerin talep edenlerce sunulduğu anlaşılmakla, İİK 287 maddesi gereğince konkordato talep edenler hakkında 3 aylık geçici mühleti verilmesine 11/08/2021 tarihinde karar verilmiştir.
Komiserler kurulu tarafından düzenlenen rapora istinaden 08/12/2021 tarihinde 1 yıllık konkordato kesin mühleti verilmiştir.
Kesin mühlet içerisinde alacaklılar toplantısının yapılıp Komiserler Kurulu tarafından nihai raporun sunulması üzerine 14/10/2022 tarihli tensip ara karar ile tasdik yargılamasına başlanmış olup, kesin mühlet içerisinde tasdikine karar verilmiştir.
13/10/2021 tarihli nihai raporda sonuç olarak " Talepte bulunan Şirket’in revize konkordato projesinin ödeme planı incelendiğinde, “tasdik
tarihinden itibaren üç (3) ay ödemesiz ve takip eden kırk sekiz (48) ayda aylık farklı yüzdeli taksitlerle”
vade konkordatosu teklifinde bulunduğunun anlaşıldığı,
İİK m. 305/I-a’da yer alan "Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflası halinde
alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması" şartının halihazırda
gerçekleştiğinin düşünüldüğü,
Yukarıdaki icmalde de belirtildiği üzere, borçlunun konkordato projesi kapsamındaki adi
alacaklılara ödenecek borcunun 39.210.117,91-TL (55.812.129,22 – 16.602.011,31) (tasdik harcına tabi meblağ)
olduğu anlaşılmakla birlikte, diğer tüm borçlarla birlikte yaklaşık toplam 84.849.386,18-TL borcunun
var olduğu/olacağı, talepte bulunan Şirket’in borç tasfiyesinde elde etmesi muhtemel kaynaklarının
toplamının ise 103.138.750,22-TL olduğu, dolayısıyla İİK m. 305/I-b’da yer alan ²Teklif edilen tutarın
borçlunun kaynakları ile orantılı olması (bu kapsamda mahkeme, borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne oranda dikkate alınacağını da takdir eder)." şartının
gerçekleştiğinin düşünüldüğü,
İİK m. 302’de belirtilen şekle uygun olarak Komiserliğimiz başkanlığında 29/09/2022 tarihinde
gerçekleştirilen Alacaklılar Toplantısında ve devam eden 7 günlük iltihak süresinde, 29.035.464,04-TL
toplam alacağa sahip 109 alacaklının olumlu oy kullandığı, buna karşılık 26.776.665,18-TL toplam
alacağa sahip 16 alacaklının açıkça ya da zımnen (oylamaya katılmayarak) olumsuz oy kullandığı
anlaşıldığından, İİK m. 302/III’de konkordato projesinin kabulü için öngörülen salt çoğunluk şartının,
hem "alacaklı sayısı" hem de "alacak miktarı" açısından sağlandığının ve İİK m. 305/I-c’de yer
alan "Konkordato projesinin 302 nci maddede öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunması" şartının
halihazırda gerçekleştiğinin düşünüldüğü,
Mühlet içinde akdedilmiş sözleşmelerden kaynaklı ve 305/I-d bendi kapsamında değerlendirilebilecek toplam 379.154,25-TL’lik alacak hakkı sahiplerinden, İİK m. 305/I-d bendinde
öngörülen teminat talebinden feragat yazısının henüz alınmadığının anlaşıldığı,
İİK m. 206 1. sıra kapsamında öngörülebilecek işçilik alacağı talebine rastlanılmadığı,
İİK m. 305/I-e’de öngörülen yargılama gideri ile harçlarının deposu hususunda takdirin Sayın
Mahkemeye ait olduğu, konkordato projesi kapsamındaki adi alacaklılara ödenmesi gereken borç
meblağının 39.210.117,91-TL olduğu ve binde 2,27 üzerinden hesaplandığında yatırılması gereken
tasdik harcının 89.006,97-TL olabileceğinin düşünüldüğü,
29/09/2022 tarihinde gerçekleştirilen rehinli alacaklılar toplantısı ile takip eden yedi (7) günlük
iltihak süresi içerisinde İİK m. 308/h’de belirtilen 2/3 çoğunluğu sağlar şekilde bir kabulle
dönülmediği,
Çekişmeli alacak itirazında bulunan... ve 18/10/2021 T.'li İlamı
olduğundan, Mahkemenizce kabul edilerek oy hakkı verilen 494.242,96-TL fark kısmı için İİK m. 308/b
f.2’ye ilişkin takdirin Sayın Mahkemenize bırakıldığı,
İİK m. 304/II’de öngörülen yargılama süresinin Sayın Mahkemenizce kullanılmasına ihtiyaç
duyulması halinde, bu durumun talepte bulunan Şirket açısından herhangi bir olumsuzluğa sebebiyet
vermeyeceği ve Komiserliğimizce sürecin aynı şekilde devam ettirilebileceği, keza Sayın
Mahkemenizce verilen konkordato kesin mühlet süresinin 08/12/2022 tarihi itibariyle tamamlanacağı,
Şirketin TTK. m. 376/III’de ifade edilen aktiflerin muhtemel satış fiyatı esasına göre 31/08/2022
tarihi itibariyle özvarlığının aşağıdaki tabloda gösterildiği şekilde olduğu:
(+) Varlıklar (Mevcutlar ve Alacaklar) Toplamı 92.897.145,25
(-) Borçlar Toplamı 65.375.465,91
(=) ŞİRKETİN REEL ÖZVARLIĞI 27.521.649,34
(/) VARLIKLARIN BORÇLARI KARŞILAMA ORANI 1,42
(%) VARLIKLARIN BORÇLARI KARŞILAMA YÜZDESİ %142
Buna göre, talepte bulunan Şirketin varlıklarının borçlarını karşılama oranının %142 olarak
hesaplanmış olduğu, özvarlığının (+) durumda ve varlık/borç oranı 1’in üstünde olduğu
anlaşıldığından, Komiserliğimizce talepte bulunan şirketin borca batık olmadığının anlaşıldığı, OY
HAKKI TANINAN çekişmeli alacak farkı (16.607.264,43-TL) ile bazı rehinli alacaklılara en azından
T.C.M.B.’nın kısa vadeli avanslara işleyecek (ticari) faiz oranı üzerinden faiz hesaplandığında
(2.353.589,89-TL) toplamı 18.960.854,32-TL’nın borç toplamına eklenmesi halinde, varlıkların
borçları karşılama oranının %110’a kadar gerilediğinin anlaşıldığı,
İİK m. 305/son fıkrası kapsamında konkordato projesinin düzeltilmesini gerektiren bir durumun
söz konusu olup olmadığı hususunda ise takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu,
... E. sayılı dosyasında verilen tasdik
kararının en son...
14/06/2022 tarihli İlamıyla usulden reddine hükmedildiği,
" şeklinde görüş bildirilmiştir.
Davacı şirketin konkordato 15/09/2022 tarihli revize projesi ilk 3 ay ödemesiz ve takip eden 48 ayda projede gösterilen oranlarda aylık taksitler halinde ödenmesine ilişkindir.
Mahkememizin ....Esasında yapılan yargılama sonucunda İİK 305 maddesinde düzenlenen konkordatonun tasdiki şartlarının gerçekleştiği kanaatiyle konkordatonun İİK 308 maddesi gereğince tasdikine karar verilmiştir.
Karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, ....Karar sayılı kararıyla istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.....Dairesi kararının temyiz edilmesi üzerine ... Karar sayılı kararla "... 4.Somut olayda; hakkında projenin tasdiki kararı verilen davacı şirketin varlıklarının borçlarını karşılama oranı %142 olup borca batık durumda değildir. Tasdik edilen proje ile davacı şirketin ek faiz vermeksizin anapara borçlarını faizsiz konkordato tasdik tarihinden 3 ay sonra başlamak üzere 48 aylık vade içerisinde ödemesine karar verilmiştir. Mahkemece tasdikine karar verilen proje, ibraz edilen komiser heyeti raporları dikkate alındığında, şirket borçları, aktifinin değerine göre düşük seviyede kalmış ve ödemeler uzun vadeye yayılmıştır. Bu durumda teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartının gerçekleştiğinin kabulü mümkün değildir. Zira kanun koyucunun konkordato kurumuyla amaçladığı husus gerçek ve tüzel kişiler lehine bir nevi ucuz kredi temini yolu değildir.
5. Öte yandan kabule göre de; mahkemece tasdik edilen konkordato projesinin ödeme planı ve taksitlerinin niceliği itibariyle karmaşık olması konkordatonun genel ilkelerine İİK 306/1 maddesine aykırı olduğu gibi Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesi uyarınca infazı kabil bir karar da değildir. Bu denli karışık bir kararın verilmesi konkordatonun yerine getirilmesi sırasında gerekli gözetimi engellediği gibi mahkemelerce denetime de elverişli değildir.
6.Açıklanan nedenlerle davacı şirketin konkordato talebinin reddi gerekirken, yazılı gerekçelerle projenin tasdiki doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir..." gerekçesiyle mahkememiz kararı bozulmuştur.
Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda konkordatonun tasdiki için, İİK'nın 305 maddesinde ön görülen tasdik şartlarının gerçekleşmesi gerektiği, İİK 305/1-b maddesine göre teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olmasının tasdik şartı olduğu, davacı şirketin varlıklarının borçlarını karşılama oranı %142 olup şirketin borca batık durumda olmadığı, tasdik edilen proje ile davacı şirketin ek faiz vermeksizin anapara borçlarını faizsiz konkordato tasdik tarihinden 3 ay sonra başlamak üzere 48 aylık vade içerisinde ödemesinin öngörüldüğü, şirket borçlarının, aktifinin değerine göre düşük seviyede kaldığı ve ödemelerin uzun vadeye yayıldığı, bu durumda teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartının gerçekleşmediği kanaatine varılmakla davacının konkordatonun tasdik talebinin reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar davacı tarafça bozma ilamından sonra revize proje sunulmuş ise de revize projenin alacaklılar toplantısından önce sunulması gerektiği, alacaklılar toplantısında proje oylandıktan sonra projenin değiştirilemeyeceği dikkate alınarak davacı vekilinin revize projeye göre tasdik kararının verilmesi talebi yerinde görülmemiştir.
Diğer taraftan konkordato harici, borçlunun alacaklılarla yaptığı sözleşme, İİK 308/d maddesi gereğince hükümsüz olduğundan, davacı şirket yetkilisinin Halk Bankası ile anlaşma yapmak üzere süre verilmesi talebi reddedilerek davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı...'nin konkordato talebinin REDDİNE,
2-Kayyımın görevine son verilmesine,
3-Kararın İİK 288 maddesi gereğince ilanına ve ilgili yerlere bildirilmesine,
4-Davacılar tarafından yapılan yargıma giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Alınması gerekli 269,85 TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 59,30 TL' nin mahsubu ile bakiye kalan 210,55 TL' nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair, konkordato talep eden vekili ile duruşmada hazır bulunan ve isimleri yukarıda yazılan alacaklılar vekillerinin yüzüne karşı davacı yönünden kararın tebliğinden, itiraz eden diğer alacaklılar yönünden ise kararın ilanından itibaren 10 gün içinde ... temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/11/2023
Başkan...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır